-
Aile İlmihali Ciltli
Günümüzün en saygın İslam âlimlerinden Prof. Dr. Hayreddin Karaman’dan her evin kütüphanesinde bulunması gereken bir başvuru kaynağı: Aile İlmihali Hayreddin Karaman; aile ve kadın denince akla gelen her türlü sorunun cevabını, evlilik, aile hayatı, çocuk bakımı ve terbiyesi, kadına ait haller, gündelik hayatın düzenlenmesine dair detayları temel kaynaklara referanslarla okura aktarıyor. Hz. Peygamber’in (sav) ev ve aile hayatının model alındığı eser, insanın yaradılış kanunlarına uygun bir hayat kurmasıyla yakalayacağı saadetin ipuçlarını sunuyor. “İslam’da ailenin ne olduğunu sağlam delillerle ve ilmî araştırmalarla ortaya koymaya çalıştık. Bu kitap dünyaya örnek bir aile modeli sunulmasında mütevazı bir hizmet görürse ne mutlu bize!” Prof. Dr. Hayreddin Karaman
350.00 ₺ -
Beni Ödülle Cezalandırma
Çocuk Eğitiminde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar! Acaba ödülle ilgili tüm bildiklerimiz yanlış mı? • Ödül, neden motivasyonu düşürür? • Ödülle değerler neden öğretilemez? • Ödül, yaratıcılığı neden olumsuz etkiler? • Ödül, yapay sevginin bir göstergesi midir? • Ödülle büyüyen çocukları ne tür tehlikeler bekler? • Mutlu ve başarılı bir çocuk gerçekte nasıl yetiştirilir? Bunun gibi merak edilen birçok sorunun yanıtını eğitim bilimci Dr. Özgür Bolat, son 70 yılda yapılan bilimsel araştırma ve gerçek vakalarla net bir şekilde ortaya koyuyor. Dr. Özgür Bolat, sadece ödülün görünmeyen gizli zararlarını anlatmıyor; bizlere bir model, pratik çözümler ve uygulamalar öneriyor. Kılavuz niteliğindeki bu kitabı okuduğunuzda mutlu, özgüvenli, sorumluluk sahibi ve başarılı bir çocuk yetiştirmek için önemli bir adım atmış olacak, çocuğunuzla ilişkinizde anlamlı değişiklikler yaşayacaksınız.
280.00 ₺ -
Mutlu Evliliğin Sırları
Emniyet, yeri geldiğinde soru sormadan gözlerden cevabı almaktır. Oysa günümüzde eşler birbirlerinin telefonlarına bakmaktan gözlerine bakamaz duruma geldi. Bu asırda yolun Hatice'lerle kesişsin istiyorsan araman değil, olman gerekir. Sadık olanın yolu, sadıklarla kesişir. Doğru eşi arayanın önce doğru eş olması gerekir. İnsanlığın mayası ümmet, ümmetin mayası ise ailedir. Aile bozulursa ümmet, ümmet bozulursa insanlık bozulur. Öyleyse insanlığı düzeltmek isteyen kişi buna evvela aileden başlamalıdır. Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Mutlu Evliliğin Sırları kitabında, akıcı üslubu ve etkili örnekleriyle İslam'a uygun bir aile modelinin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
280.00 ₺ -
Türkün Dönüşü
1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan'da barış görüşmeleri yapıyorlardı. Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye'yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor. Türk'ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan'daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet'in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Venizelos: "Lozan Helen Zaferidir!" L’Eclair: "Türkiye'nin Feragat Sözleşmesi" ABD Basını: "Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı" Pravda: "Sovyetler Cumhuriyetten Memnun" Illustrated London News: "Sevr’de Ölen Hilafet Şimdi Canlandı" İsmet Paşa: "Halifeliğin Kaldırılması Mevzubahis Değil"
315.00 ₺ -
Muhabbet Ateşi
Gönüller Sultanı Hazreti Mevlânâ, “aşk”ı, yine aşkla anlatıyor. “Aşkın kaynağı ilâhî sevgi olduğuna göre, onu şerh edecek ancak aşkın kendisidir,” diyor. Aşk ateşi, öyle şiddetli bir ateştir ki cehennem ateşini bile söndürebilir. Büyük İslâm mutasavvıflarından İsmâil Hâkkı Bursevî Hazretleri’nin, Rûhü’l-Mesnevî isimli kitabının birinci cildinde nakledildiğine göre, ateş diyor ki: Yâ Rabbi! Eğer sana itâat etmeseydim, benden daha şiddetli bir nesne ile azap eder miydin? Allah buyurdu ki: Büyük ateşimi senin üzerine musallat ederdim. Nâr (ateş) dedi ki: Benden daha büyük ateş var mı? Yüce Allah, o zaman şöyle buyurdu: Evet, var. Bu, velîlerimin kalplerine yerleştirdiğim muhabbet ateşidir. Kültür tarihimize dair çalışmalarıyla tanınan Dursun Gürlek’in Muhabbet Ateşi adını verdiği bu çalışmasında Mihrî Hatun’dan Evliya Çelebi’ye, Mehmed Âkif Ersoy’dan Tâhirü’l-Mevlevî’ye, Üsküdarlı Hafız Ali Efendi’den Münevver Ayaşlı’ya birçok Osmanlı bakıyyesi şahsiyetten ilme, kültüre, kitaplara ve muhabbete dair birçok yazı bulunuyor. Muhabbet meclisinizde, muhabbet ateşi eksik olmasın!...
262.50 ₺ -
Osmanlı Filistinine Veda
İnsan hakları örgütü El-Hak’ın kurucusu, “Orwell Prize for Books” (2008) ile “Moore Prize” (2020) ödüllerinin sahibi, Filistinli avukat ve yazar Raja Shehadeh’ten muhteşem bir Filistin tarihi… Yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı döneminde Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Hristiyan tebaadan bir entelektüel olan Necib Nassar reformlara sıcak baksa da Osmanlı’nın Orta Doğu’yu zaman içinde kaybetmesinden endişelidir. Bu gerekçeyle Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet ettiğinde ise hayatını altüst edecek bir gelişme yaşanır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkar. Devlet görevlileri üç yıl boyunca Necib’i ararken o da Filistin topraklarında gizlenir. Bu kaçış sürecinde köyler, bedevi çadırları ve dağlar onun yeni yuvası olur. Raja Shehadeh, bu aile tarihi anlatısında büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğunu tekrarlıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı o hayat dolu yerlerin nasıl birer harabe hâline geldiğini gözlemliyor. Filistin’in bugün berbat bir hapishaneye dönüştüğünü, Necib amcası gibi özgürce dolaşmanın ise artık imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. Zamandaki Kırılma: Osmanlı Filistin’ine Veda, siyonizmin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, huzuru, toplumsal hafızayı nasıl geri dönülmez biçimde mahvettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir yolculuk öyküsü. Ancak her türlü kedere ve baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgür olacağına inanan yazar, Necib amcasından miras kalan mücadeleci ruhu okuyucularına vermeyi başarıyor.
210.00 ₺ -
En Güzel Kıssa
“Kur’an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.” Elmalılı Hamdi Yazır “Kur'an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz…” diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, “Bu kıssa bana ne söylüyor?” sorusunun cevabını arıyor. Hz. Adem’den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh’tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim’den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut’tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa’dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem’den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf’tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz. En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf’un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.
245.00 ₺ -
Fatihin Entellektüel Portresi
Fatih Sultan Mehmed, 1453 yılında İstanbul’u fethettiğinde kurmak istediği dünya imparatorluğunun başkentini aynı zamanda bir kültür merkezi haline getirmeyi amaçlıyordu. Çok genç yaşta Doğu ve Batı kültürüne hâkim olan Fatih, bir yandan İslâm bir yandan da eski Yunan ve Roma’nın kültür mirasıyla yakından ilgileniyordu. Her gün Büyük İskender’in hayatını dinleyen, dönemin ulemasının dinî konularda yaptığı sohbetlere katılan, kütüphanesi için İlyada Destanı’nın bir nüshasını hazırlatan, “din ve felsefe münasebetleri” konusundaki önemli iki âliminden birer eser yazmalarını isteyen aynı Fatih’tir. Topkapı Sarayı’nda kurduğu kütüphanede İslâm dininin ve kültürünün en önemli kaynakları yanında Grekçe, Latince, Ermenice, Süryanice, İtalyanca ve İbranice yazılmış yazma eserler de mevcuttu. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal, Fatih’in Entelektüel Portresi’nde hiçbir Osmanlı padişahı ile kıyaslanamayacak bu büyük hükümdara, ilgilerini, meraklarını ve kütüphanelerini merkeze alarak yakından bakmayı deniyor.
147.00 ₺ -
Yirmi İki Mürekkep Damlası
Elinizdeki kitap, Osmanlı kültür tarihine araştırmaları ve keşifleriyle damga vuran Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yine kültür tarihi alanında yazı ve röportajlarıyla tanınan gazeteci-yazar Halil Solak’ın yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor. Prof. Erünsal’ın İstanbul Üniversitesi’nden İngiltere’ye uzanan eğitim yılları, üniversite hocalığı, akademik dünyanın problemleriyle açılan kitap, imparatorluk coğrafyasında kitap ticaretinin ve kütüphanelerin gelişimi, padişahların kitaplarla ilişkisi, Osmanlılarda kadınların okuduğu kitaplar, sıbyan mektepleri, sosyal ve kültür tarihi kaynağı olarak kadı sicillerinin kullanımı, dünden bugüne sahaflığın seyri, kütüphanelerin ve arşivlerin güncel durumuna dair değerlendirmeleriyle sürüyor. Kuruluş yıllarından itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi ve İSAM Kütüphanesi çalışmalarının her aşamasında bulunan Prof. Erünsal, yönetici kimliğiyle değerli tecrübelerini de bizimle paylaşıyor. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile Yirmi İki Mürekkep Damlası sizi kitapların büyülü dünyasında ilham verici bir sohbete davet ediyor.
525.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Günler
Tarihi Değiştirenler Serisi tüm hızıyla devam ediyor… Serinin bu kitabı tarihte dönüm noktası olan günlere odaklanıyor… “O sırada Türkiye’de ne oluyordu?” bölümüyle de okurlara karşılaştırmalı tarih okuması imkânı sağlıyor… Süveyş Krizi, Vietnam Sendromu, Neil Armstrong, Baas Partisi, Keşmir Sorunu, Kore Savaşı, Uzun Yürüyüş, Bağımsızlık Bildirgesi, Büyük Bunalım, New Deal, İran İslam Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Cemal Abdül Nasır, 11 Eylül Saldırıları, Mahatma Ghandi, Başkan Kennedy, Kıbrıs Barış Harekâtı, Mehmet Ali Ağca, İnebahtı, Çernobil, Petrol Krizi, Normandiya Çıkarması, Saddam Hüseyin, Pearl Harbor Baskını, El Kaide, Everest, Apartheid, Gagarin, Perestroika, Başkan Mao, Konstantinopol, Waterloo, Küba Füze Krizi, Savaşların Anası, Afganistan'ın İşgali, Berlin Duvarı, Haçlı Seferi, Sivil İtaatsizlik, Tiananmen Olayları, Macar Ayaklanması, Prag Baharı, Nelson Mandela, Enosis, Politbüro, Klonlama, İnternet, Viyana Kuşatması, Filistin-İsrail Barışı, Napolyon, Soğuk Savaş, JFK, Albaylar Cuntası, Martin Luther King, Ekim Devrimi ve daha onlarcası... BU İSİMLER VE KAVRAMLAR HAYATIMIZA NASIL GİRDİ DERSİNİZ?
280.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Tarihin önde gelen liderlerinin kimi zaman ADALET ve ÖZGÜRLÜK çağrısı yaptığı, kimi zamansa DEMOKRASİ ve EŞİTLİK için ayağa kalktığı, bazen TEHDİT savurup KORKU saldığı ama sıklıkla da ortaya büyük bir VİZYON koyup yeni bir DÜZEN yaratmaya soyunduğu konuşmalardan oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle “söylenenlere” daha iyi kulak kabartacaksınız. Ali Çimen’in yenilenerek okuyucusuyla buluşturduğu bu kitapla; Büyük İskender’in kılıcıyla olduğu kadar sözcükleriyle de dünyayı fethettiğine tanıklık edecek, Tarık bin Ziyad’la gemileri olmasa da kelimeleri ateşe verecek, Alp Arslan’ın cümleleriyle Anadolu’nun kapılarını omuzlayacağız. Haçlı Seferleri’nin nasıl başladığına Bizzat Papa Urban’nın ağzından şahit olacak, Kraliçe I. Elizabeth’le birlikte ordusuna cesaret verecek, Abraham Lincoln’le demokrasi yemini edeceğiz. Susan B. Anthony ile kadın düşmanlarına meydan okuyacak, Bismarck’ın nutkuyla Almanya’nın düşmanlarına göz dağı vereceğiz. Durmayacak, Woodrow Wilson’la “Yeni bir dünya kurulsun!” diyecek, Atatürk’le yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan edeceğiz. Sözün gücüne inananlara...
315.00 ₺ -
Osmanlıya Kalan Miras
"Yakın tarihin altı asrına damgasını vuran Osmanlı Devleti, Avrupa ile en çok teması olan İslâm devleti idi. Öyle ki ecnebîler, İslâm deyince Türk’ü anlar; 'Müslüman oldu!' yerine 'Türk oldu!' derlerdi. Asırlarca Batı’nın Müslümanlığa açılan penceresi Osmanlılar oldu. Bu miras, onlara cihan hâkimiyetinin yolunu açtığı gibi, bugün bile özlenen apayrı bir dünya görüşünün de temsilcisi kıldı. Elinizdeki kitap, Osmanlı’ya kalan işte bu mirastan bahsetmektedir." Ekrem Buğra Ekinci Ekrem Buğra Ekinci Osmanlı’ya Kalan Miras kitabıyla Osmanlı medeniyetini meydana getiren ve asırlarca yaşatan maddi-manevi dinamikleri akıcı bir üslupla anlatıyor. Osmanlı sosyal hayatının her sahasında, o köklü medeniyeti kuran ve devamını temin eden birçok detayı yakalayıp rehber edineceğiniz bu çalışmada, aslında matbaanın zannedildiği gibi Osmanlılara geç gelmediğini; Müslümanların ilimde geri kalmadıklarını; atalarımızın yanmayan, yıkılmayan kütüphaneler inşa ederek ilme nasıl değer verdiklerini; Osmanlı cemiyetinde okur yazar nisbetinin zannedilenden daha fazla olduğunu; mahkemeye taşınan her türlü davanın kayda geçildiğini; Ramazan ayı ile birlikte oruç ve kurban gibi vecibelerin cemiyet hayatında nasıl yerine getirildiğini ve daha nice enteresan hâdiseleri birbirinden çarpıcı misallerle okuyacaksınız… Osmanlı’yı Osmanlı yapan, Hazret-i Peygamber’den Osmanlı’ya intikal eden mirasın “Osmanlı Medeniyeti”ni nasıl kurduğu ve birçoğunun hâlâ daha nasıl yaşadığı Ekrem Buğra Ekinci’nin enfes üslubuyla Osmanlı’ya Kalan Miras’ta…
280.00 ₺ -
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Öğretmen Kılavuzu
Lise Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretmenleri için başvuru kaynağı niteliğindeki bu kılavuz, uzun zamandır birlikte çalışan ve pek çok ders kitabı yazan bir ekibin ortak çalışmasıdır. Bu kitapta, DKAB Öğretim Programı hakkında bilgi verilmiş, programın temel yaklaşımı ve yapısı uygulama örnekleriyle açıklanmıştır. Diğer taraftan, din öğretiminde kullanılan yöntem ve teknikler etkinlik uygulamaları örnekleriyle sunulmuştur. Kılavuzda ders konuları, kazanımlar ve bunlarla ilgili açıklamalara da yer verilmiştir. Bu amaçla, bütün sınıflar düzeyinde her bir öğrenme alanı için birer ders işlenişi örneği sunulmuştur. Bu nedenle, bütün Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenleri ve İmam-Hatip Lisesi meslek dersleri öğretmenlerinin de bu kılavuzdan istifade edeceklerini umuyoruz.
195.00 ₺ -
Din Eğitimi ve Din Hizmetlerine Adanmış Bir Ömür Anılarım
Bu kitap, yazar Hayrettin Şallı’nın hizmetlerle dolu dolu geçen 80 yıllık bereketli ömrünün bir özetidir. Bir anı kitabı olmanın ötesinde, lise ve üniversite gençliğine, din eğitimi ve din hizmeti alanlarında çalışanlara, eğitimcilere, bürokratlara, iş insanlarına ve politika yapanlara ilham kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Çünkü bu kitabın yazarı, yalnızca bir din eğitimcisi ve din hizmetlisi değil; vizyoner bir devlet adamı, başarılı bir iş insanı ve sivil toplumun Türkiye hizmetlerinde, Hollanda ve Almanya Türk Toplumunda önder isimlerinden biridir.
162.50 ₺ -
Savaş Göç Yoksulluk
Bu kitap 24-25 Şubat 2018 tarihleri arasında Deniz Feneri Derneği ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi işbirliği, Ziraat Katılım Bankası desteğiyle gerçekleştirilen Uluslararası Savaş Göç Yoksulluk Sempozyumu tebliğ ve konuşmalarını içermektedir. Savaşların göçlere, göçün ise yoksulluğa neden olduğunu, konunun uzmanları ve bu acıları bizzat yaşayan insanların tanıklıklarıyla bulacağınız Savaş Göç Yoksulluk Kitabı, sadece akademisyen ve öğrencilerin değil, konuya ilgi duyan herkesin başvuracağı bir kaynak eser olacaktır. Deniz Feneri Derneği'nin bundan önce gerçekleştirmiş olduğu yoksulluk konulu sempozyumlarda olduğu gibi bu sempozyumumuzun da tebliğ ve konuşmalarını bir araya getirip kitap halinde kamuoyuna sunmayı, milletimizin bize verdiği emanetlerden biri olarak görüyoruz.
65.00 ₺ -
Huzura Doğru 5 Büyük Adım - Namaza 2 Saat 2 Dakikar Var
Sevgili arkadaşlar, elinizdeki kitapta, birbirinden çok farklı aile ortamlarında yetişmiş, bir zamanlar sizler gibi çocuk ve genç olan çok kıymetli ağabey ve ablalarınızın namaza başlama hikâyelerini okuyacak, belki de her birinde kendi hikayenizden, düşünce dünyanızdan, evinizden, anne-babanızdan bir parça bulacaksınız. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğümüz bu kitapta, her beş vakitte, Rabbimiz katından yapılan davete icabet etmenin, Rabbimiz tarafından yapılan yoklamaya "burda!" demiş olmanın ruhunuza kattığı iç aydınlanmaya şahit olacaksınız. KONUŞMALARIYLA KATKIDA BULUNAN YAZARLAR: Abdurrahman Dilipak-Gazeteci-Yazar, Ahmet Mercan-Şair, Asım Gültekin-Yazar, Bakiye Marangoz-Yazar, Derya Güney-Eğitimci-Yazar, Eva Firryewh(Rus Öğrenci), Süeda Yalçın-Yazar, Gülcan Şimşekçakan-Ev hanımı, Gürcan Onat-Emekli Binbaşı-ASDER Genel Başkan Yardımcısı, Halit Bekiroğlu-Yazar-ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı, Hasan Aksay-Devlet Eski Bakanı, İman Bedir (Suriyeli) Ev hanımı, Mehmet Güney-İnsan Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı, Meryem Fazlıoğlu-Öğretmen, Mücahid Gökduman-Öğrenci, Müzeyyen Taşçı-Yazar, Najla Tammy İlhan (Amerikalı)Yazar, Raziye Nur Tuna Özköse-Ev hanımı, Remzi Tuncer-Müdür (Celalettin Ökten Anadolu İHL Okulu), Sabiha Alpat Ateş-Yazar-Radyo Programcısı, Şükran Erdem-Genel Cerrah, Turan Kışlakçı-Gazeteci-Yazar-AA Ortadoğu ve Afrika Yayın Yönetmeni, Tülay Gökçimen ?Yönetmen, Zahide Poyraz-Öğretmen, Zuhal Özcan Çolaklı -Öğretmen
48.75 ₺ -
Mukaddime
İbn-i Haldûn, günümüzden yaklaşık 670 yıl önce kaleme aldığı Mukaddime adlı eserinde “Sosyoloji, Tarih Felsefesi, Antropoloji, Ekonomi” gibi toplumsal bilimlerle ilgili yepyeni fikirler ortaya koymuş ve haklı olarak “sosyolojinin kurucusu” olarak kabul edilmiştir. İbn-i Haldûn’un, çağının sınırlarını aşan bu fikirleri yüzyıllar boyunca tam olarak anlaşılamamış ve hak ettiği karşılığı da bulamamıştır. Cemil Meriç bu durumu “Ortaçağın karanlık gecesinin, ne öncüsü ne de devamcısı olmayan, muhteşem ve münzevî bir yıldızı” olarak tarif etmiştir. İbn-i Haldûn’un ve Mukaddime’nin bilim dünyasındaki eşsiz yeri geç de olsa anlaşılmış ve bilim dünyasının şaşkınlık ve takdirine şayan olmuştur. Elinizdeki çeviride hem eserin orijinaline bağlı kalınmasına hem de kolay ve anlaşılır bir dil kullanılmasına azami gayret edilmiştir. Aynı şekilde İbn-i Haldûn’un söylediklerini çağımız gözüyle değil, bizzat onun kendi perspektifinden aktarmak için özel bir titizlik gösterilmiştir. Örneğin onun kendi dönemini ifade etmek için kullandığı ve o dönemin şartları içinde gerçeği yansıtan “ileri teknik” ve “sanayi” şeklinde çevrilebilecek ifadeleri bu şekilde çevrilmiş; çağımızın penceresinden bakılarak, “el işçiliği” veya “zanaat” şeklinde çevrilme yoluna gidilmemiştir.
487.50 ₺ -
İslam Barış Dinidir
İSLAM BARIŞ DİNİDİR Asıl amaç barış içinde yaşamaktır. Bütün imkan ve vasıtalar bunun için kullanılmalıdır. Ayet-i Kerimelerde buyuruluyor ki: “İnkâr eden ve bu konudaki inatları yüzünden zulmeden, başkalarının haklarını çiğneyen engelcileri ve barışı bozan inatçıları korkutmak ve kötü niyetlerinden caydırmak için; bütün imkanlarınızı kullanarak kuvvet hazırlayın.” Bu amaç tahakkuk ettiğinde, bu kesimler durumu görmüş, mesajı almış ve barışa yanaşma durumuna gelmişlerse siz de barışa yanaşın. Huzuru ve güvenliği sağlayın.
130.00 ₺ -
Safahat
İstiklâl Marşı şairi Mehmet Âkif Ersoy'un, ilk kitabı Safahat, bağımsız bir edebi kişiliğin ürünüdür. Fransız romantiklerinden Lamartine'i Fuzuli kadar, Alexandre Dumas Fils'i Sâdi kadar sevdiğini belirten şair, bütün bu sanatçıların uğraşı alanlarına giren "manzum hikâye" biçimini kendisi için en geçerli yazı olarak seçmiştir. Savunageldiği geleneksel edebiyat birikimi, onun yalınkat bir manzumeci değil, bilinçle işlenmiş ve gelişmeye açık bir şiir türünün öncüsü olmasını sağlamıştır. Mehmet Âkif'in düşünsel gelişiminde en belirleyici öğe, onun çağdaş bir İslamcı oluşudur. Toplumsal ve ideolojik konuları şiir ile ve şiir içinde tartışma ve sergileme yolunu seçmiştir. Bütün çıplaklığıyla gerçeği göstermekteki amacı okuyucusunu insanların sorunlarına yöneltmektir. Bu kaygıların sonucu olarak, yoksul insanların gerçek çehreleriyle yer aldığı şiirler, Türk edebiyatında ilk kez Mehmet Âkif tarafından yazılmıştır.
162.50 ₺ -
Arap Edebiyatında Edebi Tenkit
İnsanoğlu, fıtrî olarak hoşlandığı şeyler hakkında güzel, iyi, hoş, zarif; hoşlanmadığı şeyler hakkında da kaba, kötü gibi bir takım değerlendirmeler yapmaktadır. Bu özellik her millettin mensuplarında sade ve basit bir şekilde var olmuştur. En genel anlamıyla tenkidin başlangıç tarihini, insanlığın yeryüzünde sahne alış zamanından itibaren başlatmak mümkündür. Edebî tenkidin tarihini ise, duygu ve düşüncelerin birer ifâde biçimi olarak şiir ve nesrin her millette var olduğunu düşünürsek çok gerilere götürebiliriz. İnsanların bu edebî eserler karşısında beğenme veya beğenmeme gibi düşüncelerini belirtmeleri ile edebî tenkidin başladığı görülür. Edebî tenkidin başlangıç tarihini tam olarak tespit etmek mümkün olmamakla birlikte, elimizdeki bilgilerden hareketle, Eski Yunan döneminde hareketlendiğini ve Aristoteles gibi yetişmiş bir tenkitçinin mevcut olduğu söylenebilir. Daha önceki milletlerde de edebî tenkitle ilgili çalışmaların yapıldığı hatta Yunanlıların onların bilgilerini sentez ve nakil yaptığını söylememiz mümkündür. Çalışmamızda, modern anlamda edebî tenkit ve tenkidin anlam alanını, klasik dönem edebi tenkidiyle karşılaştırmalı olarak ele aldık. Ayrıca edebî tenkit tarihini ve öncülerini h. V asır Kayrevân’ın ünlü edebiyat tenkitçisi İbn Reşîk el-Kayrevânî’nin (ö.h.463/m.1071) yaşadığı döneme kadar karşılaştırmalı olarak inceledik. Daha sonra İbn Reşîk el-Kayrevânî’nin edebî tenkitçiliğini, hem Bağdat merkezli hem de Endülüs Dolayısıyla h.V/m.XI asra kadar edebî tenkidin durumunu ortaya koymaya çalıştık.
169.00 ₺ -
Kısa İslam Tarihi Başlangıcından Osmanlılara Kadar
Yüzyıllara damga vuran İslam Tarihi’ni bir de böyle okuyun… Ahmet N. Özdal, bu çalışmasında İslam Tarihi’yle alakalı öteden beri söylenmekte olanları tekrarlamaktan olabildiğince kaçınarak sadece yeni bilgilerle, yorumların ya da farklı bakış açılarının sunulmasına gayret ediyor. Hz. Muhammed ve Dört Halife dönemlerini, giriş konuları olarak ele alıp kısa tutarak Sâmânîler, Fâtımîler, Harezmşahlar, Selçuklular gibi devlet ve hanedanlıklarla alakalı bilinmeyen birçok detayı anlatıyor. Özdal; Sâmânî ile Sâsânî kelimelerini birbirine karıştırabilen, Büveyhî lafzını duyduğunda aklında sadece “Şii Büveyhoğulları” canlanan, Murâbıtlar Devleti hakkında belki hiçbir şey duymamış olan ya da Eyyûbîler konusu geçtiğinde, sohbeti “Selahaddîn Eyyûbî Kürt müydü?” tartışmasının ötesine götüren özgün bilgiler sunuyor. Aynı zamanda siyaset, ekonomi ve ticaret olgularının yanında önemli liderlerin, politik ya da dinî figürlerin, bazı şairlerin ve bilim adamlarının karakter özelliklerine yoğunlaşarak bütüncül bir bakış akışı üzerinden İslam Tarihi’ni anlatıyor. Bu kitap, başlangıcından Osmanlılara kadar ana hatlarıyla, öne çıkan karakterleriyle, ekonomisiyle, siyasetiyle, sosyal yaşamıyla İslam’ın tarihî serüvenini merak eden herkese alternatif bir tarih okuması sunuyor…
175.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Olaylar
MAGNA CARTA ile despot hükümdara “Dur!” diyen insanlık, RÖNESANS ile zihnin önündeki engelleri kaldırdı, kendini keşfetti. FRANSIZ DEVRİMİ ile monarşileri alaşağı edip “Ben de varım!” dedi. AYDINLANMA ile aklı keşfedip SANAYİ DEVRİMİ’nin kapısını açtı. 1917’de bu kez bu devrimin yarattığı sınıf sömürüsüne EKİM DEVRİMİ ile “Dur!” dedi. Bilim ve teknoloji ile kalkınıp zenginleşti; ancak iki dünya savaşı ve onların arasına sıkıştırdığı BÜYÜK EKONOMİK KRİZ’le kendini sıfırladı. Bu sıfırlanıştan doğan HİTLER gibi bir canavarı NORMANDİYA ÇIKARMASI ile yere serdi. Sadece onu sermekle kalmadı; suç ortağını pes ettirmek için kullandığı benzersiz bir silahla ATOM ÇAĞI’nı da başlattı. Tüm bunlara paralel gerçekleşen YAHUDİ SOYKIRIMI, alnına kara bir leke olarak kazındı, vicdanı öldü. Ölmeyen aklıyla SOĞUK SAVAŞ’ı başlatıp ortasında AVRUPA BİRLİĞİ’nin yükseldiği iki kutuplu yeni bir düzen kurdu. Soğuk Savaş’ı kazanmak için Dünya’yı tıka basa nükleer silahlarla doldururken UZAY YARIŞI ile kainatı keşfetti. Dünya’nın sınırlarını terk ederken BERLİN DUVARI ile aynı dili konuşanları birbirine hasret bıraktı. Gün geldi SOVYETLER BİRLİĞİ’nin çöküşüne şahitlik etti. Soğuk Savaş’ın bitmesiyle hızlanan tarih başını döndürürken 11 EYLÜL SALDIRILARI ile sarsıldı; yeni ve belirsiz bir düzene adım attı. Ama ne olursa olsun Fransız Devrimi’nde yüksek sesle haykırdığı özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe olan iştahı hiç dinmedi…
315.00 ₺ -
Osmanlı Devletinin Kısa Sosyal Tarihi
Sosyal tarih denildiği zaman akla gelen önemli tarihçilerden G. M. Trevelyan klasikleşmiş olan English Social History adlı eserinde sosyal tarihi siyasi tarihin hariç bıraktığı ya da unuttuğu insanların tarihi olarak tanımlar. Bunu yaparken, insanları siyasetten bağımsız düşünmenin zor olduğunu ve hele İngiltere insanı için bunun daha zor olduğunu belirtir. Sosyal tarih olmaksızın iktisadi ve siyasi tarihin anlaşılamayacağını savunur. Bu sözleri Osmanlı tarihi ve insanına uyarlamamız mümkündür. Nitekim XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Charles Issawi, Roger Owen, Halil İnalcık, Donald Quataert, Nikolai Todorov gibi tarihçi ve sosyal bilimciler “Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihinin” farklı dönemlerine ve bölgelerine ışık tutmaya çalıştılar. Bu çalışmaların hiçbirisi “devlet”i konu dışında bırakmamıştır. Bu çalışmalarda birinci ve ikinci elden nicel ve nitel veriler kullanılarak Osmanlı toplumunun bürokrasiden başka diğer unsurları da incelenmiştir. Elinizdeki bu kitap, merhum Kemal Karpat’ın vefatından kısa bir süre önce arşivini düzenlediği sırada, ayırıp yayınevinin mutfağına gönderdiği, bir yönüyle yukarıda ismi verilen sosyal bilimcilerin takip ettiği metot ve verileri kullanmak suretiyle oluşturulmuş bir sosyal tarih çalışmasıdır. Osmanlı Devleti’nin devraldığı tarihsel miras ve coğrafya üzerine kurduğu özgün sosyo-politik, ekonomik, kültürel ve askerî yapılanmasının bilhassa XVI. yüzyılın sonundan itibaren yaşadığı dönüşümün sebepleri mukayeseli bir bakış açısıyla tahlil edilmektedir. Karpat, kendisine has üslubu ve metodolojisiyle Osmanlı siyasası ve toplumsal yapısı üzerindeki temel dinamiklerin paradoksal değişimini genel yönleriyle tahlil ederken çok ilginç ayrıntılara değinmek suretiyle hem bir bütün halinde Osmanlı tarihini incelemiş hem de birtakım ayrıntıları da ihmal etmediğini göstermiştir. Merhum Kemal Karpat’ın 35 yıl önce hazırladığı bu kitabı neşretmekle hüzünlü bir sevinç yaşamaktayız.
227.50 ₺ -
Ben Türk
Resmî kaynaklara göre Kore Savaşı süresince Kuzey Kore ve Çin kuvvetleri tarafından esir edilen 7,190 Amerikan askerinin yaklaşık %38’i, 1,148 İngiliz askerinin ise %15’i esir kamplarında öldü. Yine, Amerikalı esirlerin %15’i ve İngiliz esirlerin %12’si düşmanla iş birliği yaparken, savaş sonunda 21 Amerikalı ve 1 İngiliz asker düşmana iltica etti. Buna karşın, aynı esir kamplarında yaşayan 244 Türk esir arasında kampta ölen ya da savaş sonunda düşmana iltica eden olmadı. 244 Türk esirin bu başarısı Batı dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. ABD Ordusu Kore’deki Türk esaret deneyimi üzerine bir akademik araştırma yaptırmış, bu araştırmadan elde edilen bulgular ABD Ordusu’nun bugün halen kullandığı muharebe ve esarete yönelik davranış ilkeleri rehberinin oluşturmasında emsal teşkil etti. Ne var ki, Kore Savaşı’nın ardından Batı’da yayınlanan çok sayıda kitap ve makale ABD Ordusu’nun Türk esirler hakkındaki bulgularını tahrif etmiştir. Türk esirler hakkında İngilizce yapılan yayınlar Kore’de tutsak olan 244 Türk askerinin gösterdikleri üstün esaret performansını onların “profesyonel” ve “elit” askerler oldukları gibi mesnetsiz bir iddia ile açıklamaya çalışmışlardır. Bu görüş, günümüze kadar, Kore’deki esirler ile ilgili literatüre hâkim olmuştur. Askerî antropolog Aynur Onur Çifci Ben Türk adını verdiği bu çalışmasında Türk, Amerikan ve İngiliz arşivlerinden elde ettiği askerî belgelere, esir olan Türk askerlerle yaptığı mülakatlara ve ailelerinden temin ettiği şimdiye değin yayınlanmamış notlara dayanarak Kore’deki 244 Türk esirini ve onların esaret hayatları hakkındaki gerçekleri ele almakta, kamplarda nasıl hayata tutunduklarını ve düşmanın komünist propagandasına nasıl mukavemet gösterdiklerini ilk defa bu kadar detaylı gün yüzüne çıkarmaktadır.
280.00 ₺ -
Osmanlı Hanedanının Kayıt Defteri
Osmanlı Devleti, altı asır boyunca üç kıtada hüküm süren büyük bir devletti. Bu süre boyunca Osmanoğulları Hanedanı tarafından yönetildi. Bu kadar uzun süre, bu kadar geniş bir coğrafyaya hükmetmeyi başarmış olan bu hanedanın üyeleri ve mensupları her zaman büyük bir merak uyandırdı. Sultan V. Murad’ın torunu Osman Selaheddin Osmanoğlu’nun yazdığı ve adını Osmanlı Hanedanı’nın Kayıt Defteri koyduğu bu çalışma, içeriden bir bakış açısıyla Osmanlı Hanedanı’nın, özellikle, 19. ve 20. yüzyıllardaki üye ve mensupları hakkında bilinmeyen pek çok ayrıntıyı istatistik ilmiyle yoğurarak okuyucuların dikkatine sunmaktadır. Bu eserde, ilk olarak Osmanlı Hanedanı’nın tarihî geçmişine değinilmiştir. Burada hilafetin tarihçesi, Osmanlı fetihleri, Osmanlı armasının tarihçesi, Osmanlı Hanedanı’nın üyeleri ve mensuplarının kimler olduğu gibi konularda ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Daha sonra, padişahların doğum tarihleri ve burçları, sünnet düğünleri, kılıç kuşanmaları, lakap ve mahlasları, bağlı oldukları tarikatlar, eş ve çocuk sayıları, saltanat süreleri ve vefat nedenleri gibi okuyucuların ilgisini çekecek konulara değinilmiştir. Son bölümde ise Mart 1924’te çıkarılan kanun gereği sürgüne gönderilen ve halen yaşamakta olan Osmanlı Hanedan üyeleri ve mensupları hakkında birçok malumat bulunmaktadır. Osmanlı Hanedanı’nı saltanat devrinde, sürgün senelerinde ve günümüzde sayılarla ifade eden bu çalışma konuya meraklı tarih okurlarının başucu eseri niteliğindedir.
189.00 ₺ -
Kısa İkinci Dünya Savaşı Tarihi
Birinci Dünya Savaşı sonunda yapılan antlaşmalar, o an için silahları susturmuş, ama gerçek bir barış ortamı tesis edememişti. Örneğin Almanya ile Fransa arasında, 1918 yılının 11. ayının 11. günü, saat 11’de yürürlüğe giren ateşkes antlaşması, Compiègne ormanındaki Rethondes İstasyonu’nda bir tren vagonunda imzalanmıştı. Aynı vagon, çok değil, 22 sene sonra bir antlaşmaya daha şahit olacaktı. Bu kez teslim alınan Fransa, teslim alansa Adolf Hitler’di. İkinci Dünya Savaşı dünya tarihinin bilançosu en ağır savaşıdır. Bu savaşta cephe ve cephe gerisi ayrımı anlamını yitirmiş, şehirler ve siviller bombalanmış, yıkılmaz denilen hatlar, aşılmaz denilen barikatlar düşmüş, istihbarat ve teknoloji savaşları çatışmaların gidişatını derinden etkilemiş, insanlık Nazi vahşeti ve soykırım kavramı ile tanışmış ve savaşı neticelendiren de yine sivilleri hedef alan atom bombaları olmuştur. 1945 sonrası dünyayı şekillendiren Soğuk Savaş da İkinci Dünya Savaşı’nın bir sonucudur. Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi kitabıyla savaş tarihi anlatımına farklı bir perspektif getiren İlkin Başar Özal, bu defa İkinci Dünya Savaşı’nı masaya yatırıyor. İki dünya savaşı arası dönemi ve bu savaşa yol açan zemini ayrıntılı biçimde inceledikten sonra Doğu cephesinden Batı cephesine, Afrika’dan Pasifik’e, Atlantik’ten Balkanlar’a kadar savaşın tüm cephelerini ayrı ayrı ele alıyor. Savaşın gidişatını belirleyen teknoloji mücadelesini, istihbarat savaşlarını, taktik ve strateji oyunlarını da akıcı bir dille metne yediriyor. İkinci Dünya Savaşı’nı başından sonuna tüm cepheleri ve ayrıntıları ile ele alan kitap salt bir kronoloji düzeni içinde akmak yerine karşılıklı bağlantıları kurarak her cepheyi açık ve anlaşılır biçimde analiz ediyor.
420.00 ₺ -
Selçuklular Osmanlılar Ve İslam Ciltli
Müslüman Türk devlet ve toplum geleneğinde değişik boyutlarıyla İslam’ın yeri ve işlevi konusu, belki ilk bakışta Kristof Kolomb’un yumurtası gibi basit görünebilir. Ama temelde bu, Türk devletlerinin iç ve dış politikalarını, toplumlarının yapısını doğru ve gerçekçi olarak anlamamız ve analiz etmemiz konusunda önemli ve karmaşık rolü olan bir problemdir. Bu itibarla yüzyıllara yayılan uzun soluklu bir tarih sorunsalı olarak zihniyet, kullanılan araçlar, uygulanan yöntemler ve elde edilen sonuçlar olarak ciddi bir şekilde tartışılmayı hak ediyor. İşte günümüz tarihçilerinden Ahmet Yaşar Ocak, Selçuklular, Osmanlılar ve İslam / Tespitler, Problemler, Öneriler adlı kitabında bu sorunsalın siyasal, kurumsal, toplumsal, tasavvufi ve itikadi boyutlarını, Mehdîlik ve Mehdîci hareketler gibi toplumsal ve mistik ağırlıklı halk hareketlerine yansıyan yönlerini irdeliyor. Devlet, toplum ve İslam ilişkisi probleminin muhtelif yönlerini tarihsel gelişimi ve yansımaları bağlamında kendine özgü yaklaşımıyla sergilemeye çalışıyor.
455.00 ₺ -
Kısa Birinci Dünya Savaşı Tarihi
28 Haziran 1914… Avusturya-Macaristan Veliahdı Franz Ferdinand ile eşi Sophie’nin Saraybosna gezisi sırasında uğradıkları suikast sonucu hayata veda ettikleri gün… Suikastın, Avusturya-Macaristan’ın egemenliği altında bulunan Bosna-Hersek’in kendisine bırakılmasını isteyen Sırbistan'ın yönlendirdiği bir grup milliyetçi genç tarafından gerçekleştirildiği bilinmektedir. 29 Haziran’da başlayan karşılıklı tepkiler sonucunda bir dünya savaşına neden olan bu olay, hiç de basit bir gerekçeye sahip değildi. Franz Ferdinand ile eşi Sophie’yi öldüren Gavrilo Princip, sadece bir figürandı. Veliahdı öldüren silah, 16. yüzyılda imal edildi, 17. yüzyılda çekildi, tetiğine 18. yüzyılda basıldı ve namludan çıkan mermi 19. yüzyılı baştan sona geçerek 1914 yılında Ferdinand’a saplandı. İlkin Başar Özal, Kısa I. Dünya Savaşı Tarihi isimli kitapta farklı bir anlatım tekniği deniyor. On beşinci yüzyıldan başlayarak Büyük Savaş’a giden sürecin ayrıntılarını gözler önüne seriyor ve sadece bir kronolojik akış vermenin ötesine geçerek her cepheyi ayrı ayrı ele alıyor. Batı ve Doğu Cephelerinin gölgesinde kalan çatışmaları; Osmanlı’nın kuvvetli bir direniş gösterdiği Çanakkale’yi, hep hüzünle hatırladığımız Sarıkamış’ı ve devamında Kafkas İslam Ordusu’nun ilerleyişini, Mısır’da Kanal’a yapılan taarruzu, İngilizlere karşı kazanılan Kutü’l-Amare Zaferi’ni, Fahrettin Paşa’nın efsanevi Medine Müdafaası’nı, Balkanlarda, İtalya’da, Afrika’da, Uzakdoğu ve Pasifik’te yaşanan çatışmaları, ayrıca hava ve deniz savaşlarını da canlı tasvirlerle, son derece akıcı bir biçimde anlatıyor.
315.00 ₺