-
Ailemizle 52 Derste Sahabe
Ailemizle 52 Derste Sahabe kitabı Peygamberimizin (a.s.) ailesini, dostlarını ve arkadaşlarını genç neslimize tanıtmayı amaçlamaktadır. Sevgili Peygamberimizin (a.s.) terbiyesiyle yetişen bu güzide insanlar Müslümanlar için birer rehberdir. Yaşamları, kişilikleri ve güzel ahlaklarıyla örnek olan her sahabiden alınacak türlü türlü dersler vardır. Kur’an’ın indirilişine şahitlik eden ve onun mesajlarıyla ilk kez muhatap olan sahabiler İslam’ın hayata geçirilmesinde ve sonraki nesillere aktarılmasında bir köprü vazifesi görmüşlerdir. Bu güzel insanları tanımak ve örnek almak günümüz Müslümanlarının bir vazifesidir. Kitabın aileler ve gençlerimiz için faydalı olması temennisiyle…
227.50 ₺ -
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler kitabı son yüz elli yılda başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında Müslümanların hayatına ve düşüncelerine etki eden örnek şahsiyetleri konu edinmektedir. Bu kitap örnek şahsiyetlerin hayatına, ahlakî kişiliklerine ve fikir dünyalarına açılan bir pencere olarak görülebilir. İnsanların inanç, kimlik ve ahlak krizine girdiği zor dönemlerde öne çıkan, uyuyanları uyandırmak ve ümitsizliğe düşenlere umut aşılamak için fikirleri ve yaşamlarıyla ilham kaynağı olan şahsiyetleri tanımak bizim için bir vefa borcudur. Onlar bizim ve gelecek nesiller için geçmişten geleceğe uzanan birer köprü olmuşlardır. Onlar Müslümanca düşünme ve Müslümanca yaşama konusunda bize örnek alınacak bir miras bırakmışlardır. Elbette hiçbiri hatadan müstağni değildir. Ancak insan ve tarih şahittir ki bu güzel insanlar, güzel bir hayat yaşamış, güzel işler yapmış, arkalarında güzel eserler bırakmış ve bize de güzel bir hayat yaşama yolunda güzel örnekler sunmuşlardır. Hepsini rahmet ve minnetle anıyoruz.
227.50 ₺ -
Maturidinin Uluhiyet Meselelerine Yaklaşımı
İslam inanç esaslarının temelini teşkil eden ilâhiyât bahsi, kelâm ilminin en önemli ve kapsamlı konularındandır. Sahâbe döneminin sonlarından itibaren Allah’ın varlığının ve birliğinin delilleri, zâtı ve sıfatları başta olmak üzere ulûhiyet meseleleriyle ilgili tartışmalar ve mühim düşünce ayrılıkları ortaya çıkmaya başlamıştır. İslam inanç esasları alanında özgün düşünceler serdeden yetkin ilim adamlarından biri, aynı zamanda Mâtürîdiyye mezhebinin kurucusu olan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’dir. Mâtürîdî, Ehl-i sünnet ilm-i kelâmını ilk olarak sistemli ve tafsilatlı bir şekilde ortaya koyduğu Kitâbü’t-Tevhîd isimli değerli kelâm eserinde ve yine kapsamlı ilk dirâyet tefsiri olan Te’vîlâtü’l-Kur’ân’da ulûhiyetle ilgili konuları geniş bir perspektifle ve doyurucu bir şekilde ele alıp açıklamıştır. Elinizdeki eserde temel ilâhiyât bahislerinin yanı sıra Allah’ın kâinatı yaratma amacı, Allah’ın zararlı nesneleri ve şerri yaratmasının hikmeti yani kötülük problemi, rü’yetullah, Allah’ın arşa istivâsı, Allah’ın mekânla sınırlandırılamayacağı meselesi gibi konulara dair İmam Mâtürîdî’nin yaklaşımlarına yer verilmiştir. Kitap, İslam inancının ulûhiyet meselelerine dair sahih bir tasavvura sahip olmak isteyenler için aydınlatıcı bir metin olma özelliği taşımaktadır.
117.00 ₺ -
Yasin ve Tebliğ
Bu kitapta Yâsîn suresi bir ilke ve metod üzere; Kur’ân’ın dili, Kur’ân’ın nazmı, Kur’ân’ın Kur’ân’la tefsiri, meşhur ve mütevatir sünnet, hadis kitapları, esbâbu’n-nüzul, tefsir kitapları, eski semavi sahifeler ve Arap tarihi göz önünde bulundurularak tefsir edilmiştir. Yine bu kitapta tebliğ ve tebliğ yöntemlerimiz faklı bir üslupla ele alınıp değerlendirilmiştir. Kur’ân’ı öğrenmek ve anlamak Müslümana farz olduğu gibi onu tebliğ etmek de farzdır. Yüce rabbimiz Yusuf suresi 108. Ayette; “De ki (Ey Muhammed!) İşte bu, benim yolumdur. Ben (İnsanları) Allah’a (körü körüne değil) bir basiret üzere (illetleri ve sebepleri göstererek) davet ediyorum. Ben de bana tabi olanlar da (böyleyiz)” buyurmuştur. Basiret üzere Allaha davet etmeyen Resulüllah’a tabi değildir. Kişi bildiklerini ulaşacağı kimselere tebliğ etmekle sorumludur. İşte bu yolla hakkın çemberi genişler ve batılın çemberi ise gittikçe daralır. Hz. Muhammed (a.s.), “Benden bir ayet dahi olsa insanlara ulaştırın” buyurmuştur. İnsan hem cansız varlıklar gibi ağırlığı, hacmi ve yüksekliği olan hem bitkiler gibi gelişebilen hem de hayvanlar gibi hareket edebilen bir canlıdır. Allah insanı idrak özelliğiyle ön plana çıkarmıştır. İdrak kuvvetinin gıdası da ilimdir. Ve eğer insan, aklını ilimle doyurmazsa insanlık konumu alçalır. İlim talebinden uzak duran kimse; “diri olmayan cansız varlıklar”, “bir yere dayanmış kütükler”, “ciltlerce kitap taşıyan merkepler”, “hayır, hayvanlar gibi, hatta onlardan daha da sapıktırlar”. Din hususunda delil olmadan bir şey kabul edilmez ve aynı şekilde delil olmadan da bir şey reddedilmez. Din bizim etimiz, kanımız ve nefes aldığımız havamızdır. Onu haktan sapanlardan değil, istikamet üzere olanlardan alıp bütün insanlığa ulaştırmalıyız.
130.00 ₺ -
Hz Peygamber’in Fiillerinin Güncel Değeri
Hz. Peygamber’in hadis ve sünnetinin mahiyeti ve kapsayıcılığı hakkında geçmişten günümüze birçok tartışma yapılmıştır. Yaşadığımız çağda da bu tartışmaların farklı boyutlar kazanarak iki ana eksende devam ettiği görülmektedir. Bunlardan birincisi Hz. Peygamber’den günümüze kadar nakledilen ve hadis kitaplarında yer alan bütün hadis rivayetlerini hiçbir fiilî ayrıma tabi tutmadan Rasûlullah’a ait sünnet olarak kabul eden bir gruptur. Diğeri ise Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerin hepsine ret düşüncesiyle yaklaşıp bir nevi hadis/sünnet inkarcılığıyla ön plana çıkan ve bunların delil olamayacağını kabul eden anlayıştır. Bu iki anlayış ya da düşüncenin Hz. Peygamber tasavvuru, onun hadis ve uygulamalarının sağlıklı ve gereği gibi anlaşılmasına bir yararı olmadığı tam aksine zararının olduğu da bilinen bir husustur. Sözü edilen iki anlayış sonuç itibarıyla hiçbir düşünme zahmetine katlanmadan ya baştan tamamen kabul ya da tamamen ret ilkesi ile hareket ederek işin kolaycılığına gitmektedir. Kur’an’ın ifadesiyle âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber ve onun sahih sünnetini oluşturan fiillerinin birçoğunun da evrensel olması inkârı mümkün olmayan bir durumdur. Sözü edilen olumsuzlukların önüne geçebilmek için Hz. Peygamber’in beşerî yönünün, onun teşrii bakımdan fiillerinin mahiyetinin ve kendine mahsus fiillerinin iyi ayırt edilerek hareket edilmesi Kur’an temelli sünnet bilincinin oluşmasında önemli bir yer tutmaktadır.
130.00 ₺ -
Hakk’ın Zaferleri
İzmirli İsmail Hakkı ile Şeyh Saffet Efendi arasındaki tartışma biri (İzmirli İsmail Hakkı) Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye üyesi, diğeri (Şeyh Saffet Efendi) ise Tetkik-i Mesahif-i Şerif ve Müellefât-ı Şer’iyye Meclisi reisi iken ortaya çıkmıştır. İzmirli, Cerîde-i İlmiyye’de yayımlanan Gazzalî’ye dair bir makalede (sene 5, sy. 53, 15 Cemâziye’l-evvel 1338) “Îzah” başlığı ile düştüğü bir dipnotta “ahlâk ve tasavvuf kitaplarında hadis diye zikredilen sözlerin hadis değil, büyüklerin ve mutasavvıfların sözleri olduğunu” ileri sürmüş, İhyâ’da geçen “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.” rivayetini örnek göstermiştir. Bunun üzerine Saffet Efendi başında bulunduğu kurum adına “İstîzâh” başlığı ile bir yazı yazıp İzmirli’den açıklama talep etmiştir (23 Cemâziye’l-evvel 1338). Söz konusu talebinde “ahlâk ve tasavvuf kitaplarında hadis diye geçen rivayetlerin hadis olmadığı, aksine din büyüklerinin ve mutasavvıfların sözleri olduğu hükm-i umûmîsine nasıl ulaştığını ispat etmesini” istemiştir. Bu eser farklı alanlarda uzman iki Osmanlı aliminin birbirleri ile ilmî ve akademik tartışma yapmasının düzeyini gösteren bir örnektir.
195.00 ₺ -
Muvatta
Muvatta, İmam Malik'in en meşhur eseridir. Fıkıh konularıyla ilgili bir kısım hadisi, Medine halkının uygulamalarını, sahabe ve tabiûn fetvaları ile İmam Malik'in kendi içtihadlarını içine alır. Bu eserde, rivayette bulunduğu âsâra kıyasla, bazı meselelerde görüşlerini, rivayetlerine dair tefsir ve eğilimlerini, görüşlerden bazılarının diğerlerine tercih ediliş sebeplerini de anlatmıştır. Bu eseri için çok uğraşmış, fıkhın konularına göre düzenlemiştir. Kalabalık bir grup, İmam Malik'in sağlığında bu eseri kendisinden okumuştur. Abbasî halifeleri Mansur ile Harun Reşid, Muvatta'ı bütün ülkede uygulanacak bir kanunname olarak kabul etmek istemişlerse de, İmam Malik içtihad hürriyetini zedeleyeceği gerekçesiyle bu tekliflerini kabul etmemiştir. Muvatta'da 600'ü müsned, 222'si mürsel, 613'ü mevkuf, 285'i maktu 1720 kadar hadis vardır. Önce Hz. Peygamber'den gelen hadisleri, sonra Ashab'dan, daha sonra da tabiûndan gelen haberleri (âsâr) zikretmektedir. En sonunda da İmam Malik, kendi re'yini belirtmektedir.
520.00 ₺ -
İslam Son Dindir
“Allah katında din, İslam’dır. Kendilerine kitap verilmiş olanlar (Yahudiler ve Hristiyanlar) ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah, hesabı çok çabuk görendir.” (Âl-i İmran, 3/19) “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa o din ondan asla kabul edilmeyecektir. O, âhirette de hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmran, 3/85) HADİS-İ ŞERİFLER “Şüphesiz ki Resullük ve Nebîlik artık sona ermiştir. Benden sonra ne Resul ne de Nebî gelecektir.” (Tirmizi, Siyer, 5) “Muhammedin nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki bu ümmetten herhangi bir kimse, Yahudi ve Hristiyan da olsa beni duyduğu halde,bana gönderilene iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Müslim, İman, 240).
130.00 ₺ -
İslam Hak Dinidir
Bütün Haklar İlahîdir, Tanrısaldır. Âlemin esasını teşkil eden haklar, Allah tarafından tespit ve tayin edilmiştir. İnsanlar hak namına hiçbir şey ihdas edemezler (yaratamazlar). Bu alanda yaptıkları tek şey, güçlerinin yettiği kadarıyla, bu hakları sahiplerine vermeye çalışmaktan ibarettir. Onu da adalet anlayışıyla yaparlar. Çok kere de hak dağıtmaya çalışanlar, haksızlık yaparlar. Kanunları yaparken objektif olamazlar. Kendi haksız kazançlarını önde tutarlar. Tarafsız olan, adil-i mutlak olan Allah Teâlâ ise, asla haksızlık yapmaz. Bu sebeple adaleti sağlayıp hak sahiplerine haklarını vermek için onun emir ve kurallarına uymak gerekir. Aksi halde hiçbir suretle haksızlıkların önüne geçilemez. “Hâlık’ın nâ-mütenâhî adı var, en başı “Hakk” Kul için ne büyük şey, hakkı tutup kaldırmak.”
130.00 ₺ -
İslam Dünya Düzenidir
“İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.” Mehmet Akif Ersoy Dünya ve ahiret hayatımız için Kur’an’ın ne ifade ettiğini en çarpıcı biçimde anlatan bu iki mısrayı hiç unutmamalıyız. İslam dini, bizim dünya hayatımızı düzene koymak, ebedi olan ahiret hayatımızı da teminat altına almak için gönderilmiştir. Bu sebeple, bütün güzellikler, bütün kolaylıklar onda mevcuttur. Bize düşen, onu iyi anlamak, emir ve yasak ve tavsiyelerine uymaktır. Bu takdirde en kestirme yoldan, en kolay şekilde hayatımızı düzene koymuş olacağız. Hem dünya hayatımızda güçlü olacağız, mutlu yaşayacağız hem de ebedi olan ahiret hayatımızı kazanmış olacağız. Peygamber Efendimizin tatbikatına, emir ve tavsiyelerine de uymak suretiyle Kur’an’ı ve hayatı anlamaya ve yaşamaya çalışmak asıl amacımız olmalıdır. Hidayet ve muvaffakiyet Allah’tandır.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 2
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 1
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Namazlarımızı Bilinçaltında Kılabilmek
Zihnimizin %90’ını oluşturan bilinçaltımızda huşû içinde ve tam manasıyla namaz kılabilmek için namazı bütün kural ve yönleriyle bilinçaltımıza yerleştirmemiz oldukça önemlidir. Eğer bilinçaltımıza namazı hakkıyla kavratamazsak, namazı mükemmel bir şekilde kılamayız ve namazı kılma esnasında bilincimiz (düşünce) farklı şeylerle meşgul olmaya başlar. İnsanı tanımak ve namazda huşûyu yakalayabilmek için bilinçaltında kayıtlı bilgilerin önemi yadsınamaz. Bu yüzden kitabımızı, bilinçaltını dikkate alarak hazırlamaya çalıştık. Kitapta yer verdiğimiz örneklerin de güncel ve yaşanmış hikâyeler olmasına dikkat etmeye çalıştık. Yine konumuzla alâkalı ayet ve hadislere yer verdiğimiz gibi hadislerin de sahih hadislerden olmasına özen gösterdik. Bir Müslüman kardeşimizin bilinçaltında namazın huşû ve farkındalığını sağlamak amacıyla ele aldığımız bu eserimizi istifadenize sunuyoruz.
97.50 ₺ -
313 Soru 313 Cevap
"Elinizdeki kitabın yazarı dayım M. Yahya Kutluoğlu, din ilimleri ve hizmetleri alanında büyük hizmetler sarf etmiş bir ocağa mensuptur. Dedem Mehmet Hanefi, Kur'an hıfzı ve din ilimleri seviyesinde icazetler vermiş, çeşitli dinî görevler ifa etmiş, ilim ve hâl ehlinin seçkin şahsiyetlerinden biriydi. Büyük dayım Mehmet Emin, dinî ilimlerin tahsilinin yanı sıra Kur'ân hıfzı, aşare ve takrib konusunda yüksek seviyelere erişmiş, bunların eğitim ve öğretimi ile meşgul olmuş, ehl-i hâl ve ehl-i irşâda mensuptu. Küçük dayım Mehmet Yahya, özgeçmişinde görüleceği üzere, böyle bir ocakta yetişip Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çeşitli kademelerinde görev ifa etmiş, hizmet vermiştir. Onun zengin birikimi, yakın ve uzak çevresindeki gözlemleri ve yarım asırdan fazla olan tecrübelerinin ürünü olan bu kitabın, değerli okuyuculara faydalı olacağı muhakkaktır. Benim yetişmemde büyük himmet ve gayretleri bulunan dedem ve büyük dayımı rahmetle anarken, küçük dayım M. Yahya Kutluoğlu'nun da dinî ve ilmî şahsiyetimin oluşmasında önemli katkıları olduğunu şükranla anar, kendisine sağlık ve afiyet içinde ömürler diler, eserlerinin devamını Cenab-ı Hak'tan niyaz ederim."
169.00 ₺ -
Kuranı Kerimin İcazı Tefsiri
Evrendeki düzen ve ahenk Allah’ın varlığını gösteren delillerdendir. Nasıl ki bir harf kâtipsiz, bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir. Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni, cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış, bilinçli varlıkların kendisini bilmesini, kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir. Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm, pozitivizm, komünizm, evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir. Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş; siyasî, sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir. Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek; böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir. Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık, anlayışları bulanık, onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur. Dolayısıyla Müslümanlar, îmânlarını Allah’ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar. Böyleleri için îmân, soyut ve aklî bir bilgidir. Hâlbuki onlar, îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar. Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir. Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir. İşte, namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte; mü’mine bir kimlik edindirmekte; bu kimliği sürekli tahkim etmekte; kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah’a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte; vahiy ile inşa etmektedir. Kişi, namaz sayesinde insanileşmekte; kendisi gibi olana, nefse ve Şeytân’a kulluktan korunmaktadır. Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir. Bu kitabın bize öğrettiği şudur: Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir. Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir. Kalpte olduğu varsayılan îmân, kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir. Îmân, namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir.
260.00 ₺ -
40 Hadis ve Şerhi
Hz. Muhammed (s.a.v)’e kırk yaşında nübüvvetin gelmesi, Müslümanların sayısı kırka tamamlanınca açıktan tebliğe başlanması, ayrıca İslâm hukukunda malın kırkta birinin zekât olarak verilmesi Müslüman geleneğinde kırk rakamının önemli bir yer tuttuğuna işaret sayılabilmektedir. Yine “Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah-u Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir.” mealindeki bir hadisten dolayı “kırk hadis” ifadesi, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adı olarak kullanılmıştır. Üstad M. Ali es-Sâbûnî’nin “kırk hadis” üzerine yazdığı bu değerli eseri; Mekke-i Mükerreme’deki Şeriât Fakültesi, Arapça ve İslamî İlimler dalında eğitim gören öğrencilere verilen dersler ve konferansların birleştirilmesiyle ortaya çıkmış, Resûlullah (s.a.v)’in “cevâmiü’l-kelim” olarak nitelendirilen özlü sözlerindeki etkileyici, edebî tarza ve belagatin eşsiz hikmetlerine tanıklık etmek üzere onun sözlerinden seçilen ve bu kitabın muhteviyatını oluşturan hadisler, söz sanatları ve anlam güzelliğiyle belirginleşmiş özlü sözlerdir. Bu hadisler; edebî güzelliklerin, eşsiz ve parıldayan bir üslubun, beyan ilminin sırlarının toplandığı bir hikmet yurdudur.
169.00 ₺ -
Tefsir ve Hadiste İsrailiyyat
Müslüman alimler, dış kültürlerden İslamî kaynaklara girmiş rivayetleri ve kıssaları, çoğunluğu Yahudi menşeli olduğu için "İsrailiyyat" diye isimlendirirler. Bu tür hâricî bilgilerin daha ziyade bulunduğu yerler "rivayet tefsirleri"dir. Bu tefsirlerin sahipleri, özellikle kâinât ve önceki peygamberlerin kıssalarının geçtiği ayetleri açıklamak için bunlara oldukça yer vermişlerdir. Aktarımlarında seçmeci davrandıklarını söylemek ise çok zordur. Bu alıntılar içinde İslam'ın ruhuyla bağdaşmayan, onun temel prensipleriyle çelişen, peygamberlerin konumlarını küçülten, bugünkü bilimsel gerçeklere aykırılık arz eden pek çok şey bulunmaktadır. Bunlar İslam ümmetinin Kur'ân'ı anlamada bir takım yanlışlara düşmesine, aslı olmayan hurafelere gerçekmiş gibi inanmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla bu alıntılarla, bunların geçtiği eserlere dikkat çekilmesi ve müelliflerinin büyük bilginler olmasına aldanarak eserlerinde zikrettikleri her bir şeye inanılmaması gerekmektedir. Hadis kitaplarına gelince, tefsir kitapları kadar olmasa da, böylesi şeyleri onlar da ihtiva etmektedir. Elinizdeki çalışma İsrailiyyat'ın İslâmî kültüre sızma sürecini, kısımlarını, müminlerin akidesi üzerindeki zararlarını,bunları nakleden raviler ile tefsir kitaplarını örneklerle açıklamakta, bu tür rivayetlere karşı genel bir bakış açısı kazandırmaktadır.
162.50 ₺ -
Tasavvuf Kültüründe Hadis
Tarih boyunca tasavvuf çevrelerinde, yaygın biçimde Peygamberimiz'in hadisi olarak kullanılıp meşhur olan nice sözden, özellikle tasavvuf kökenli olanlarının, Peygamberimiz'e ait olup olmadıklarını inceleyen bu eser, bir çok problemi Hadis Usulü ölçülerine göre irdelemekte ve sonuçta, iki ilim arasında gerçekleşen işbirliği ve yardımlaşma ile Tasavvufun, Hadis İlimleri açısından değerlendirmesini ve sağlam delillerle yürütülmesini amaçlamaktadır.
227.50 ₺ -
İslam Dininin Temelleri İslam'ın 5 Şartına Farklı Bir Yaklaşım
İslâm, "Kur'ân-ı Kerim'in ve Hz. Peygamber'in getirdiği kesin olarak bilinen bütün emir ve yasaklara karşı teslimiyetkâr olmaktır. "İslâm'ın beş şartı" ifadesi ise بني الإسلام على خمس [İslâm beş esas üzerine kurulmuştur.] hadisinin Türk kültürüne intikal etmiş hâlidir. "İslâm'ın 5 şartı" olarak terimleşen kelime-i şehâdet, salât, zekât, oruç ve hac; İslâmiyet sarayının, başka türlü ayakta kalamayacağı, olmazsa olmaz temelleridir. Bunlar üzerinde yükselen, bunlara bağlı daha nice ibadet (teslimiyet) söz konusudur.
162.50 ₺ -
İman Amel İlişkisi
İman-amel ilişkisi sorununa Kur’an-ı Kerim ekseninde cevap aramanın ne denli önemli olduğu aşikârdır; ancak iman-amel ilişkisi Kur’an açısından ele alınacaksa, imanın ve dinin gayesi ışığında işlenmeli; iman-amel etkileşimi açısından tahlil edilmeli; iman ile amelin birbirlerine ne tür bir etkide bulunduğu ortaya konmalıdır.
234.00 ₺ -
Rivayet Tekniği Açısından Hadislerin Sayısı
Hadislerin sayıca artması etrafındaki tartışmalar, özellikle günümüzde bazı kesimlerde genel anlamda sünnete ve hadise karşı duyulan güvensizliğin de bir ifadesi olarak gündeme getirilirken, bu durumu normal karşılayan kesimlerde ise, sayıların özel bir ıstılaha göre söylendiği, bu konuda yapılacak yeni araştırmalarla şüphe ve tereddütlerin izale olacağı belirtilmektedir. Ancak bugüne kadar hadislerin artması ve sayısı konusunda, bir çalışma yapıldığı bilinmemektedir. Bu bakımdan, hadislerin artması ve sayısı konusu, günümüzde artık öncelikle ele alınıp izah edilmesi gereken bir konu hüviyeti taşımaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle yaptığımız bu mutevazı çalışmada, hadislerin tahrici ve sayımı konularında başta Buhârî, Müslim'in Sahîh'leri olmak üzere Kütüb-i Sitte ve ona ilave olarak Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i, İmam Mâlik'in Muvatta'ı ve Dârimî'nin Sünen'i (Kütüb-i Tis‘a) esas alınmış, gerekli durumlarda diğer hadis kaynaklarına müracaat edilmiştir.
169.00 ₺ -
Hadîs Rivâyet Tarihi
Hicrî ikinci asırdan itibaren hadîsleri yazıyla zabt altına alma çalışmaları yoğunlaşmıştır. Başlangıçta amaç, Hz. Peygamber'e (s.a.v) ait hadîslerin söz konusu kaybolma tehlikesine karşı herhangi bir şekilde yazıya geçirilmesiydi. Hicrî üçüncü asırda ise, yazılı olarak toplanan bu hadîslerden daha verimli bir şekilde istifâde etmek amacıyla tasnîf faaliyeti başlatıldı. Rivâyetlerin tesbît ve tahkîki çalışmaları ise hicrî beşinci asırda son bulmuş, bundan sonra daha çok tehzîb çalışmaları ağırlık kazanmıştır. Bu çalışmamızı tamamlarken, bazı açılardan kendimizi sınırlamak zorunda olduğumuzu fark ederek hadîs tarihini, rivâyetle kayıtlandırma gereği duyduk ve elinizdeki bu çalışmaya Hadîs Rivâyet Tarihi adını verdik. Bu konuyu, rivâyetle kayıtlamak suretiyle hadîs tarihi ile ilgili iki husustan müstağni kalmayı amaçladık. Birinci olarak, hadîs tarihiyle ilgili mevzular, hadîs rivâyetlerinin tamamlandığı ve eserlerin çoğunlukla tasnîf edildiği hicrî beşinci asra kadar sınırlanmış oldu. Böy¬lece hicrî beşinci asır sonrası tarihi ve eserleri bu çalışmanın alanı dışında bırakıldı. İkinci olarak da hadis tarihi içerisin¬de yer alan konuların tamamı yerine, rivâyetle doğrudan ya da dolaylı fakat çok yakından alakalı konuları incelemek yeterli hâle geldi. Hadîs tarihi alanında olmasa da Hadîs Rivâyet Tarihi olarak, ilk sayılabilecek bu eserin oluşmasında bugüne kadar üzerimde hakkı olan ve emeği geçen tüm hocalarıma ve meslektaşlarıma duacıyım.
182.00 ₺ -
Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi
"Elinizdeki bu kitap; derlenen âyet ve hadis meallerinden, atasözü, beyit ve mısralardan; şiir, fıkra ve notlardan; İslâm büyüklerinin ve Batılı düşünürlerin vecîze ve hikmetli sözlerinden oluştu. 40 yıllık ilgi ve bilgi birikimi olan bu derleme, 475 konuyu kapsamaktadır. Konular, alfabetik başlıklar hâlinde hazırlandı ve kendi içinde kompoze edilmeye çalışıldı. Bu kitapta derlenip bir araya getirilen sözler; nesilleri birbirine bağlayan bir köprü ve nesiller boyunca babadan oğla, anneden kıza, devredile gelen değerli birer vasiyet, emanet ve paha biçilemez armağandır; sözlerin özü ve insanlık tarihi boyunca binlerce tecrübenin hayata tutulan ışığıdır. Bu kitapta; öğretmen-öğrenci, âmir-memur, asker, din görevlisi, işçi, çiftçi, gurbetçi, esnaf, her görüş, her meslek ve her yaştan kadın-erkek, genç-ihtiyar, okur-yazar, herkes aradığını bulacaktır. Usanmadan ve zevkle okuyacağınızı umduğum bu sözlerle; konuşmalarınız, yazışmalarınız ve yaşayışınız daha bir güzel, hayatla ölüm arasındaki her şeye bakışınız daha bir derin ve anlamlı olacaktır, inşallah."
455.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb Nakşibendî Dua Kitabı 3
19. yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mecmuatu’l-Ahzab Dua Kitabı’nın Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri tarafından on yıldan fazla bir süredeki çalışması sonucunda meydana gelmiştir. Kitap 3 ciltten oluşmaktadır. Mecmûatü’l Ahzâb Nakşibendî Dua Kitabı ikinci cildidir.
715.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb Şâzelî Dua kitabı 1
19. yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mesela: Hizb-i Bahr, yani Denizde Okunacak Hizb, Hizb-i Nasr: Yardım İçin Okunacak Hizb. Hizb-i Ekber, Hizb-i Bahiye, Kenz-i A'zam, Hizb-i Nevevi, Hizb-i Konevi, Hizb-i Ebissuud, Hizb-i Mevlana, Hizb-i Suhreverdi, Hizb-i Masfun, Hizb-i İbni Meşiş gibi. Bazıları tarikatta muteber olan kitaplardan mübarek duaları bu kitaba eklemiştir. Bazı duaları da büyük alimlerin evlatlarından isteyerek bu dualara eklemiş ve topyekün iki bin sahifeyi aşkın bir dua hazinesi hazırlamıştır.
715.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb İbnî Arabî Dua Kitabı 2
19 yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mecmuatu’l-Ahzab Dua Kitabı’nın Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri tarafından on yıldan fazla bir süredeki çalışması sonucunda meydana gelmiştir. Kitap 3 ciltten oluşmaktadır. Mecmûatü’l Ahzâb İbnî Arabî Dua Kitabı ikinci cildidir.
715.00 ₺ -
Başlangıçtan Emevi Devletinin Sonuna Kadar İlk Dönem İslam Tarihi ve Medeniyeti
Akademik açıdan bir felsefe doktoru olmasının yanısıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da ilim dünyasına nitelikli ve özgün eserler kazandıran Ömer Ferrûh aynı zamanda İslâm Tarihi ve Medeniyeti’ne dair vukufiyetli çalışmalar yapmıştır. Müellifin tercümesini hazırladığımız Tarihu Sadri’l-İslâm ve’d-Devleti’l-Ümeyye isimli kitabı ise onun hem kısa bir ilk dönem İslam Tarihi çalışması hem de İslam tarihi yazım metoduyla ilgili muhtasar bilgi ve değerlendirmelerinin sunulduğu orijinal bir eserdir. İslam öncesi döneminden başlayıp Emevîler Devleti’nin sonuna kadar özet olarak İslâm tarihinin dönüm noktalarını ve İslam Medeniyeti’nin zihnî arka planı ve kurumlarını ele alan bu çalışmanın belki de en özgün yanı asıl alanı Felsefe ve Arap Edebiyatı olan bir araştırmacının İslam tarihi ve Medeniyeti üzerine özgün değerlendirmeler ihtiva ediyor olmasıdır. Eser bu haliyle bir anlamda “İlk Dönem İslam Tarihi ve Medeniyetine Giriş” mahiyetinde bir çalışma hüviyeti taşımaktadır. Bu sebeple kitabın çevirisi muhtevayı yansıtmak amacıyla “Başlangıçtan Emevî Devleti’nin Sonuna Kadar İslâm Tarihi ve Medeniyeti” başlığıyla yayınlanmıştır.
162.50 ₺