-
Mecmaul Adab Şamua
Mecmaül AdabSofuzade Seyyid Hasan hulusiTercüme: Elhac Muzaffer Ozak Cenabı Hakkın lütuf ve inayeti ve Peygamberi-zişan aleyhi ve alihi salavatullah-ül Mennan Efendimiz hazretlerinin immet ve ruhaniyeti berekatile; MEC MA'UL-ADAB adındaki bu çok mühim ve kıymetli eseri tanınmış vaiz ve hatiplerimizden Elhac MUZAFFER OZAK'ın emeği ve dikkati sayesinde yeni harflerle tab ettirmek hizmet ve şerefi 1958 yılında Yayınevimize nasip ve müyesser olmuştu.Aradan on yıl geçti. İlk baskısı kısa zamanda tükenen bu değerli eserin her gün artan bir istekle ve ısrarla aranıp sorulması bizi ikinci baskısını yapmağa adeta zorladı.Her müslümanın evinde ve kitaplığında bulundurmayı arzuladığı MECMA'UL ADAB; 79 yıl önce Maarif Nezaretinin 3/Ekim/1889 gün ve 305 sayılı ruhsatı ile Çarşamba müftüsü merhum ve mağfur ila rahmeti Rabbihil gafur SOFU ZADE SEYYİD HASAN HULUSİ EFENDİ tarafından aşağıda adlarını yazdığımız maruf ve muteber kitaplardan müteşekkil dini şer'i ve ilmi kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmış ve basılmıştır 1.Buhari-i-şerif2.Cami-üs-sagir 3.Meşarik-i-şerif 3.Mesabih-i-şerif 5.Şir'a şerhi 6.Mefatih-ül-cinan 7.Avarif-ül-maarif 8.Ruh-ül-beyan tefsiri 9.İhya-i-ulümiddin 10.Bostan-ül-arifin 11.Halisa't-ül-hakayik12.Şerh-ül-minye 13.Dürrü Muhtar 14.Mülteka 15.Vikaye 16.Günye't-ül-fetavA 17Şerh-ül-mecmaBu çok zengin bibliyografya kaynaklarından da anlaşılıyor ki; MECMA'UL• ADAB uzun ve yorucu çalışmaların mahsulü olduğu kadar temas ettiği her konuda şahsi ve indi hükümlere yer vermeyen bilhakis ele aldığı konuları islam Aleminin inanılır ve güvenilir eserlerine istinat ettiren müstesna bir Adab mecmuasıdır. İşte; bu sebepledir ki. 79 yıl önce basılan aslını ellerinde bulundurmak bahtiyarlığına nail olanlarla. 10 yıl önce Yayınevimizce yapılan ilk baskısından birer nüsha edinebilenlerle gıpta eden büyük çoğunluğun arzu ve ısrarlarına uyarak ikinci baskısını hazırlattığımız MECMA'UL•ADAB her müslümanın. günlük hayatının her bölümündeki her türlü güçlüklerine cevap veren zengin münderecatı ile. daima el altında ve göz önünde bulundurulacak eşsiz bir eserdir.
325.00 ₺ -
Darağacındaki Kuran Şehitleri Reci Vakası
Adem Saraç'tan İslam Tarihi'nin acı ve ibretli bir destanı. Reci olayı; sevenin sevdiği uğruna severek can verdiğinin destansı anlatımı. İlk Kur'ân muallimlerinin şehadet şerbetini yudumlaması. Peygamber sevgisini gönlünden, diline oradan ameline taşıyan sahabenin sarsılmaz iradesi. Örnek davranışları yüzyılları aydınlatan yiğitlerin cesareti. Aşktı onların yüreğini kavuran, heyecandı kızgın çöllere düşüren: "Varıp gidin. Allah Kelamı'nı insanlara öğretin, İslam'ı yeni gönüllerle buluşturun" sözünün sıcaklığıydı gönüllerini ısıtan. Yolların meşakkati alıkoymadı onları yulundan. İhanete uğrama endişesi alıkoymadı. Yurudundan yuvasından ayrılmak giran gelmedi o yiğitlere. Allah'tan gayrı hiç bir şeyden korkmadılar. İnsanları ürküten ölüm korkusuna karşı; "gideceğim yer buradan daha güzel" inancını kuşandılar. Müjdeler olsun Kur'ân Şehitlerine. Müjdeler olsun, onların aziz hatırasına sahip çıkanlara.
124.10 ₺ -
-
Genç Sahabiler
Genç sahabiler… İnancı uğruna her fedakarlığı göze alabilen ,Önünde yürüyen Sevgili Peygamberine aşık, Kalabalıkları peşinden götüren lider vasıflı,Muhammedi Ay’ın yanında parlayan genç yıldızlar… Onlardan bize ışık tutacak genç öyküler…Mekke ve Medine dönemindeki erkek ve kız yetmiş gençten sıcak öyküler.Duygu ve mesaj yüklü, sade ve akıcı bir üslupla kaleme Alınan bu ese, genç sahabelerin dikkat çeken yönlerini, Peygamberimiz ve gençlik adına bizlere sunuyor.
182.50 ₺ -
Güller Gülü Efendimiz
Adem Saraç'ın kaleminden Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çocukluk yılları. Bu kitapta, Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in çocukluk hayatını bulacaksınız. Yani sadece on beş yaşına kadar. Tabi ki öğrenmek isteyeceksiniz... Çünkü Peygamber Efendimizin hayatını en ince ayrıntılarına kadar bilmek, her Müslümanın en büyük arzusudur değil mi? Bu kitap Gül Çocuklar serisinin birinci kitabıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v)'e Gül; Sahâbelere de Güller dedik...
153.30 ₺ -
Hazreti Muhammed Mustafa sav 1 Mekke Dönemi
Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey'in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş'in Mekke Devri... Yüz yirmi dört bir peygamber ve onlardaki sayasız zuhurat ve ilahi tecelli akışları, sanki bereketli nisan bulutları gib azami derecede işba (doymuşluk) haline geldikten sonra beşeriyetin gönül toprağına mecburi bir surette boşaldı. Ve bereketli bir hidayet şeraresi halirdeki nebiler silsilesi, alemlere rahmet olarak gönderilen Hazret-i Muhammed Mustafa -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zuhura gelmesinin adeta birer ikbal ve bahar müjdesi oldu... Böylece bütün peygamberlerin ve insanlığın ebedi nuru olarak cihanı şereflendiren o sonsuz güneşin Mekke Devri, şirkle kirlenmiş gönülleri tevhid-i İlahi çerçevesinde yüce itikad ile temizlemek, küfürle kurumuş dalları iman ve hakikat pınarıyla yeşertmek, nefsaniyet ve zulümleri dolayısıyla ham meyve haline gelmiş beşeriyeti, ruhaniyet ve Nur-i Muhammedi ile olgunlaştırmak faaliyetiyle geçti. O'nun zahiri terbiyesi ve batıni tesiri gönüllere öyle bir iksir oldu ki, daha evvel yarı vahşi, çoğu insanlıktan bile habersiz bir cahiliye toplumunu, insanlık tarihinin hala gıpta ettiği "sahabe" hüviyetiyle hayal edilmez bir mertebeye ulaştırdı. Onları, dünya tarihinde "fazilette zirve insanlar" haline getirdi. Dolayısıyla adalet, merhamet, muhabbet ve iman dolu bir insanlık hususunda modern bir cahiliye devri yaşayan şu ahir zamanın, yegane kurtuluş yolu da, edebiyet güneşinin Nur-i Muhammedi'sinde tecelli eden ulvi sırlardan nasiplenebilmektir... Şefaat yâ Rasûlallâh!..
365.00 ₺ -
Hazreti Muhammed Mustafa sav 2 Medine Dönemi
Muhterem Osman Nuri Topbaş Bey'in kaleminden bütün peygamberlerin ve insanlığın edebî nûru olarak cihânı şereflendiren O Sonsuz Güneş'in Medine Devri... Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Hak katındaki kadri o kadar yücedir ki; Cenâb-ı Hak, Habîbi'ne itaati, kendine itaat saymış; O'na karşı yapılacak en küçük hürmetsizliği, amellerin boşa çıkmasına sebep kılmış ve O'na tazimi, gönüllerin takva imtihanı eylemiştir. Rasulü'ne uygunsuz hitapta bulunmayı büyük bir cehalet eseri olarak kabul etmiştir. Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e çokça salat ü selam getirerek O'nu hiçbir zaman gönlümüzden ve hatırımızdan çıkarmamamız gerektiğini beyan etmiştir. Hatta namaz kılarken her Tahiyyat'ta Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e selam vermemizi namazın vacip bir rüknü kılmıştır. Bu derece kadri yüce olan Peygamber Sultanı'nın Medine Devri, Allah'ın dinini ikame ile geçmiştir. Gönülleri Cennet'e döndüren yüce esasları, sarsılmaz temeller üzerinde muhteşem saraylar misali inşa etmiştir. O güller gülü, Medine'de oluşturduğu münevver iklimde, hayatının sonuna kadar güzelliğin ve doğruluğu rehberi olmuş ve şerefli hayatı; her türlü yanlış, kötülük, terör ve zulme karşı mücadele içinde geçmiştir. Böylece ardında, insanlığa sonsuz kurtuluş ve vuslatın yegane yolu olan bir din, bir sırat-ı müstakim ve insanlık semasının yıldızları olan örnek bir nesil bırakmıştır. Ne mutlu dünyada, Allah Rasulü'nün izini takip ederek o sırat-ı müstakim'den, yani dosdoğru yoldan yürüyüp de ahiretteki kıldan ince sıratı geçecek olanlara!.. Acizane böyle bir saadete vesile olabilmek maksadıyla kaleme alınan bu eserde, Nebiler Nebisi'nin bütün beşeriyete numune-i imtisal ışığında ilahi tecelli akışlarıyla dolu kıssalarını bulacaksınız. Esasen O'nu tasvirde lisanlar mutlak bir acziyet içindeyken, bizim lisanımızdaki ifadesi de okyanustan bir katre misali idrakimize damlayan şebnemler mesabesindedir. Dahîlek yâ Rasûlallâh!..
365.00 ₺ -
Farsça Türkçe Lügat
Adını İran'ın Fars eyaletinden alan Farsça'nın dünyanın en eski dillerinden biri olduğunu milattan 700 yıl önce yazılmış olan kitabeler ve belgeler isbat etmektedir.Şiire ve edebiyata pek elverişli olan bu dil önce Selçuklu'lar sonra da Osmanlı edip ve şairleri tarafından benimsenip sevilmiş. iki ülke arasındaki münasebet ve temaslardan dolayı onlardan bize ve bizden onlara pek çok kelimeler geçmiştir Lugata İran'da kullanılmakta olan Türkçe kelimeleri de aldık ve onlan (T) harfiyle gösterdik.Bizim Divan edebiyatı Farsça kelime ve terkiplerle doludur. Osmanlıca dediğimiz ilmi dil ile yazılmış olan eserlerden hakkıyla istifade edebilmek için Farisi kaidelerine aşina olmak şarttır.Bizde Farsça-Türkçe olarak intişar etmiş olan «Ferheng-i Şuuru» ve «Burhan-ı Katı» gibi lugatlar'dan bu gün ki talebenin gerektiği şekilde istifade etmesi eski Türkçe harfleri bilmediklerinden dolayı mümkün olamamaktadır. Merhum üstad Ziya Sükun'un Maarif Vekaletince tabedilen «Ferheng-i Ziya» isimli eseri hakikaten büyük bir emek mahsulüdür. Gerek Fars ve gerekse Osmanlı edebiyatıyla uğraşanlar için çok faydalıdır. Ancak İran'lıların dedikleri bugünki dil için kafi olmadığı erbabınca malumdur. Biz bu kitabımızda gerek edebi ve klasik dilde ve gerekse bugünki konuşma dilinde en çok kullanılmakta olan kelimeleri toplarlık.Farsça bir terkipler dilidir Bu dilde esaslı ve köklü bir kaideye uyularak birçok kelimeler türetilir. Lugatten daha fazla istifade edilmesi için bazı önemli gramer kaidelerini aşağıya yazmış bulunuyoruz. Kelimelerin gerek okunuşunda ve gerekse manalarında elden geldiği kadar hata yapmamaya çalıştık Ehli kemalin vaki olan hataları şairin şu sözleri çerçevesi içinde mütalaa edeceklerini umarım Bir karınca (hediye olarak) bir çekirge ayağı getirdi:Sende Süleymanca davran ey yüce soylu kişi!'Tevfik Allahtandır.
227.50 ₺ -
Hz. Ebu Bekir Sıddık RA
Hz. Ebubekir (r.a)'nın hayatı Dört büyük halife. İslam'ın Peygamberimiz'den sonraki temel kaideleri. Yakınlık kelimesinin olanca sıcaklığıyla Efendimiz'e yakın olmuşlar. İnsanlığın yüz akı saadet çağını yaşamışlar, yaşatmışlar... O seçkin halifeler, hayatı nasıl yorumlamış dersiniz? İnsanlarla münasebetlerinde öne çıkan nedir? Eşyaya bakışları nasıl olmuş? Aile efradına, yakın çevresine, umûm mü'minlere vermek istedikleri mesaj nedir? Her söz, söyleyenin gönül süzgecinden geçerek muhatabına ulaşır. Hadiselerin kaynağından okuyana bir köprü olur. Müellif hissiyatıyla yoğurur kelamını. Edebiyle müeddeb eyler kelimeleri... Hulefâ-yı Râşidîn'in hayatlarından seçilmiş menâkıbı, merhum Üstaz Mahmud Sami RAMAZANOĞLU'nun hürmetkar üslubuyla yeniden okumaya var mısınız? Muhammediyyü'l-meşreb bir güzide insan, saadet çağını dokuyan önderleri gönül hanenize davet ediyor.
160.00 ₺ -
Eşsiz Mucize Kuran
“Eşsiz Mucize Kur’an”, Kur’an’ın ne bir şair, ne bir mecnun ne de bir sihirbaz sözü değil, aksine Yüce Kudret’in, kulu ve resulü Muhammed (s.a.v.)’a indirdiği ilahi bir vahiy olduğunu anlatıyor. “Eşsiz Mucize Kur’an” bir çeviri .... Yoğun, yorucu, teori ve mantıksal anlatımın ötesinde, dikkatleri insan tavırlarına pratik hayatta çeken rahat bir uslup O yüce kelamı, eşsiz mucizeye, hayatın içinden, tatlı, hoş ve saf, “su gibi” bir dokunuş... Yorulmadan, zevkle okuyacağınız bir eser. “Araştırın! İnanırsınız... Tabi kalbiniz hale oradaysa...” Grayy Miller
0.00 ₺ -
Haydin Felaha
Mü'min bir ferdin manevidünyasnın imârında namaz ibâdetin ne kadar ihyâ edici ise İslâm ümmetinin diriliş ve hayatiyetini devam ettirmesi bakımından da namazın cemaatle edâ edilmesi, aynı şekilde ehemmiyetlidir.Bu yüzdendirki cemaatla kılınan namaz yalnız kılınan namazdan 27 derece daha üstün kılınmıştır.Namaza davet ezanla başladığından cemaate iştirak, ezana iştirakla başlar .Dolayasıyla cemaatale namazın sırııda eren mümin, daima gönlü namazda kulağı ezanda olduğu için ,evinde,iş yeridne ve bulunduğu her yerde namaz şuuru içinde hayatını devam ettirmektedir.Bu ve benzeri vasıftaki kimselerin hususiyetleri El kârda gönül yârda" veciz szüyle ne güzel tasvir edilmiştir.
83.95 ₺ -
İslam Kültüründe Kardeşlik Ruhu
"Kardeşlik ruhunun” hedefi Kur’an ve sünnet etrafında gelişen, tarihi mirasımızla zenginleşen bir din kardeşliği örneğini sunmak ve okuru, bugünkü alışkanlıklarıyla bir iç hesaplaşmaya sevk etmektedir. Gençlere ve bu konuları kendilerine sorun edinen her kesime seslenen bir muhasebe çağrısı bu.. Efendimiz, Kur'ân-ı Kerim, İlim, ihlas, himmet, rûhânî devir, dostluk, fakr, derd, hizmet... gibi konular, Hz. evlânâ'nın görüşleri çerçevesinde açıklanıyor.
94.90 ₺ -
İslam Kültüründe Vakit Disiplini
Zaman iyi değerlendirme konusunda, yarına dair bir kaygı taşımayan bir düşünceyle, “sürat”, “telaş” ve “kazanım” adına, zaman yönetiminde sınır tanımayan bir anlayış, insanlık için bir huzur ve kurtuluş vesilesi olabilir mi acaba? Kırık bir kum saati düşünün üstten akan kum tanecikleri, saatin altındaki bölmesine değil de, dışarı dökülüyor. Amacımız bu deliğin kapatılmasını hatırlatmak…
87.60 ₺ -
İslami Bilgiler Ansiklopedi
Eğitim ve Uzmanlık alanı din ve din bilimleri olamayan insanlarımıza, bilhassa gençlerimize bu anlamda bir kolaylık sağlamak, günlük hayatta rastladıkları ve anlamına merak ettikleri dini terim ve kelimeleri en anlaşılır bicimde sunmaktır.
146.00 ₺ -
Sufi Gözüyle Hac ve Umre
Sûfîler mukaddes mekanlara hakiki dost Allah Teâlâ'dan bir eser bulmak niyetiyle giderler. Çünkü onlar Cenab-ı Hakk'a derin bir muhabbet duyduklarında gönüllerini ferahlatacak tek çarenin Hac ve Umre ziyareti olduğunu bilirler.
135.05 ₺ -
Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam
Bu eser, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam hakkında anlaşılır, net, özet ve objektij bilgiler elde etmek isteyen herkese faydalı olabilecek bir çalışmadır. İlahi kaynaklı üç dini, birbiriyle mukayase edecek derecede bilsem. Bu konuda ayrıntılara girmeyen, sade bir üslupla yazılmış bir kitap okusam dediğiniz oldu mu? Yahudilik ve Hıristiyanlık asılları bozulmuş iki muharref din. Ve İslâm; ilk günkü safiyetini özünde koruyan en son, en mükemmel din.... Gerçeğin böyle olduğunu cümle alem gibi, o iki dinin mensupları da biliyor. Ve yazık ki bu bilgileri onları harekete geçiriyor. Bu sebeple zihinleri teşviş etmek için, her gün yeni çareler aramaktalar. Bundan haberiniz var mı? Ana Hatlarıyla Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam bu haliyle önemli bir boşluğu doldurmakta. Dr. Erdoğan Baş ve Salih İnci'nin ortak çalışması, günümüz insanını bilinçlendirecek nitelikte bir başucu kitabı. Uyanık olmak için okuma saatlerini artırmalı. İslam'ın kıymetini bilmek için, her seviyeden insanımızın yararlanabileceği bir üslupla hazırlanan bu mukayeseli eseri mutlaka okumalı..
219.00 ₺ -
Kervan
Şebnem Kitaplığından Neslihan Nur Türk Hanımın kaleminden... Okuma saatlerinizde yer açın. Bir içim su tadında, bir ömür fikir çilesi ağırlığında öykülerle buluşmaya hazır olun. Neslihan Nur Türk'ün Kervan adıyla yayınlanan öykülerini okumalısınız. İman süzgecinde damıtılmış cümlelerle, içimizden birinin hikayeleri... Aslında anlatılanlar bizim başımızdan geçenler. Bizim, sizin, hepimizin. İnsanın eşya ile imtihanı, insanın insanla sınavı. Kendi zaaflarıyla denenmesi... Kervan, az gittim, uz gittim, dere tepe düz gittim, bir arpa boyu yol gittim tekerlemesi eşliğinde sizi bir yolculuğa çağırıyor... Bir kervanla yollara düşmüşüz. Yolculuğun encamı hayrolsun istiyorsanız; yükünüz hep çanak çömlek olmasın. Okuma saatlerinde ruhunuz, kıymetli kitaplarla gıdalansın.
164.25 ₺ -
Yaşanmış Hikayeler
Mehmed Lütfi Arslan Bey'in kaleminden, sevindirmiş, hüzünlendirmiş, ağlatmış, güldürmüş, yaşanmış hayat tadında hikayeler... Mehmet Lütfi ARSLAN - Erkam Yayınları
87.60 ₺ -
Cennet Kafenin Sahibi
Genç Dergi'nin sevilen yazarı Harun Kırkıl'ın zeka ile yoğrulmuş, latif nüktelerle bezenmiş hikaye ve denemelerini bir araya getiren bu kitap, okumayı sevenlerin bir solukta bitireceği cinsten. Okurken çok keyif alacak, kurguları karşısında birçok defa tebessüm edeceksiniz. Harun Kırkıl'ın nev-i şahsına münhasır hikayelerinden birkaçının başlığı şöyle: "Biz Kuluz, ‘Cool’ Bir Şey Yani", "Kampanya: Eski Kocanızı Getirin; Değiştirelim", "90-60-90", "Bir Apartman Uğruna Ya Rab! Ne Konaklar Yıkılıyor", "Bana Bir Şey Olmaz Deme O.K. mi?", "Amerikan Evliyalarından Hollywood Menkıbeleri", "Mel Gibbson Saadetten Aday Olsun”.
109.50 ₺ -
Dert Çağrısı
Genç Dergi Editörü Mehmet Lütfi Arslan'ın Dert Çağrısı isimli kitabı, ebedi gençliği bulmak için "dert kardeşliği"nde buluşmaya, hemdert olmaya, "dertdaş" olmaya davet ediyor bizleri. Bu kitap aynı zamanda 42 sayıdır Genç Dergi’nin şahsında dile getirilen duygu ve düşüncelerin özeti, “gönüllüler ordusu”nun eskimeyecek kılavuzu niteliğinde. Eskimeyecek diyoruz, çünkü kanaatimiz o ki şu cümlelerle dile getirilen bu çağrının eskimesi mümkün değil: "Dert yüklü bir şarkı besteleyelim birlikte… Her duyduğumuzda kalp atışlarımızı hızlandıran bir şarkı olsun bu. Yedi iklim dört bucağa şarkımızı salalım. Ulaşılmadık yürek, erişilmedik mekan, kat edilmedik mesafe bırakmayalım. Derdimizin şarkısı mest edinceye dek gönülleri… Derdimiz diyelim; derdimizle ağlayıp derdimizle gülelim… Yüreğimizde titrek titrek yanan bu ışıkla bir başka gönül daha buluşsun diye… Işığımız hiç sönmesin diye… Hiç bitmeyelim, geri kalmayalım, yorulmayalım diye… İnsan olmanın gerçek anlamını kavrayalım, insan olalım diye… Derdimizi bilelim, derdimizi söyleyelim. Derdimizle bilinip, derdimizle tanınalım. Adımıza dertliler desinler. Derdimiz, farkımız olsun. Var mısınız?"
127.75 ₺ -
Göklere Yolculuk Var
İnsan bir yönüyle yere, diğer bir yönüyle de göklere mensup ilâhî sanat harikası eşsiz bir varlıktır. Kur’an, “en aşağı seviyede bir hayat şekli” anlamında “el-hayâtü’d-dünya” kavramına dikkat çeker ve böyle bir hayatın; “oyun, eğlence, övünme, gelip geçici süs ve ziynetler, mal ve evlat çoğaltma yarışı gibi şeylerden ibaret” olduğunu beyan eder. En güzel kıvamda yaratılan insanın, kendi öz cevherini böyle bir hayat seviyesine mahkûm etmemesini tavsiye ederek de onu hep ötelere, göklere davet eder. Adem Ergül’ün önce “Söz Ola”, sonra da “Genç” dergilerinde bir seri olarak yayınlanan “Gönül Seferi” serlevhalı makalelerinin bir araya toplandığı bu kitapta, göklere yolculuk yapabilmenin, yani manen yükselebilmenin, ahlaki bakımdan güzelliklerle donanmanın nasıl gerçekleşebileceği üzerinde duruluyor. Şahsiyetli ve donanımlı yarınlar için, özellikle genç arkadaşlara ve eğitimcilere bu kitabı mutlaka okumalarını tavsiye ederiz.
94.90 ₺ -
İstihbaratta Beyin Yıkama
Güçlü istihbarat örgütleri, insanların düşünce ve davranışlarını kontol edebilmenin ve gerektiğinde direnişlerini yok edebilmenin yollarını araştırıyorlar. İnsan bilincini kontrol edebilmek adına yürütülen deneyler, gizlice sürüdürülen bir ′kirli iş′ olarak uzun yıllardır yapılıyor. Telepati, beyin yıkama, LSD, psiko-teknik, uzaktan izleme ve gelişmiş izleme teknolojisine milyonlarca dolar akıtıyor.Bu deneyler için binlerce insan kobay olarak kullanıldılar, bedensel ve ruhsal olarak yaralandılar; fakatlarına neler geldiğini bir türlü çözemediler. Dr. Armen Victorian, başta Amerika ve Rusya olmak üzere, dünyanın güçlü istihbarat örgütlernin bu konuda yaptıkları çalışmaları net bir biçimde ortaya koyan belgeleri biraraya getirdi. Elinizdeki eser, sıradan bir komplo teorisi üretme tuzağına düşmeden. insan bilincini kontrol altına almaya çalışan ′sinsi. gizemli ve karanlık′ bir dünyanın perdesini aralıyor.
7.77 ₺ -
İşaret Taşları
Anlatmak... Yaratan gücü takati. oranında taklit etme yeteneğiyle donatılmış insanoğlunun yeryüzü serüveninde yaptığı en önemli iş bu olsa gerek. Kimi savaşarak. kimi kaçarak. kimi resimle. kimi besteyle. aletler icad ederek. keşifler yaparak. heykel yontarak veya romanla... Çocuk sahibi olarak ya da münzeviliği seçerek...Hedefi anlatmak değilse. dil. yazı. matbaa. gazete. kitap. mikrofon. hoparlör. radyo. televizyon. telefon. telgraf. fotograf. günümüzde iletişim teknolojisinin sunduğu geniş olanaklar. sinema ne için? Mağara devri insanının kayalara restmesi. bilincinde olmasa dahi. geleceğe bir şey anlatmanın dışında hangi amacı taşır. ya da onca anıt mezar. kitabe? İşaret Taşları′nın gayesi de bundan ibaret... İşiten. kulak veren herkese
6.08 ₺ -
Tuncay Güney Anlatıyor Ergenekonun Perde Arkası
Türkiye, çok şey bilenler için tehlikeli bir ülkedir… CHP Milletvekili Ali Topuz Kanada’ya gidip Ergenekon hakkında konuşmaması için Tuncay Güney’i tehdit etti mi? Yunanistan’dan kara para aklama karşılığında iktidarı ele geçirdikleri takdirde Ege Adaları’nın tamamını Yunanistan’a bıraacağına dair anlaşma imzlayan parti lidri kim? Deniz Baykal, “Ben Ergenekon’un avukatıyım” diyerek kime, nasıl bir mesaj gönderdi? Baykal’ın mesajının arkasında hangi gerçekler var? Türkiye’de, yabancı misyon şeflerine para karşılığında özel raporlar hazırlayanlar kimler? Büyük bir ihanet şebekesi tarafından hazırlanan raporlar, büyükelçilere ve konsoloslara nasıl servis ediliyor? “Ergenekon, iki Mehmet’in kavgasıdır” demek ne anlama geliyor? Ergenekon’un ekonomik ayağına neden hamle yapılamıyor? Yeni operasyonlar ne zaman ve kimler için başlayacak? Gazeteci Bedir Acar, İstanbul Emniyeti’nde verdiği ifade ile Türkiye’nin en büyük operasyonlarından birinin başlamasına sebep olan Tuncay Güney’i, Kanada’daki evinde ziyaret etti ve daha önce hiç sorulmayan soruları sorma fırsatı buldu. Güney’in iddiaları ve Emniyet’te verdiği ilk ifadenin tutanağı bu kitapta yayınlanıyor.
8.12 ₺ -
Mafya Yeraltının Kriminal Efendileri
Mafya, dünya tarihinde ilk olarak ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Mafya örgütlerinin güç kazanması devletleri ve toplumları nasıl etkiledi? İstihbarat servisleri ile Mafya arasında kurulan gizli ilişkiler neler ve bu ilişkiler mler aracılığıyla yürüyor? CIA ve Mafya’nın ortaklaşa yaptığı operasyonların amacı neydi? Baronlar ve Masonlar arasında nasıl bir ilişki var? Devlet ve Mafya hangi şartlarda karşı karşıya geliyor? Türk Mafyası ne zaman ortaya çıktı? Türk Mafyası içinde yaşanan değişim neyin habercisi? Araştırmacı-Yazar Atilla Akar; Sicilya Mafyası’ndan Amerikan Cosa Nostrası’na, Rus Mafyası’ndan Türkiye’deki gizli örgütlenmelere kadar birçok konuyu araştırdı ve Yeraltının Kriminal Efendileri’ni bu kitapta bir araya getirdi.
11.83 ₺ -
Sevmeye Geç Kalmadın
Recep Şükrü Apuhan, insan olmanın anlamını, o anlamın derslerini verenlerden, o anlamın hakkını teslim edenlerden bahsediyor, gerçek insanlık değerlerinin kaynağı olmuş bir medeniyetten resimler aktarıyor.
6.76 ₺ -
Tepki Cephesi Piyasa İmparatorluğuna Karşı
Yaşamakta olduğumuz küresel dönüşümü başlatan Batı, şimdi bu dönüşümün sancılarıyla kıvranıyor. ABD, küresel düzeni dilediği gibi yönlendiremiyor, küresel rekabete ayak uyduramayan yaşlı Avrupa çözümsüzlük içinde bocalıyor. Çin ve Hindistan gibi uyuyan devleri uyandıran küreselleşme süreci Batı’nın küresel hegemonyasını tehdit etmeye başlıyor. AB’nin dünya ölçeğinde etkili bir güç olması için kendisini yeniden yapılandırması elzem. Ancak bunun çok kolay bir süreç olmadığı da ortada. Kimilerine göre AB, Türkiye’ye muhtaç ve mutlaka bünyesine kabul edecek, kimilerine göre ise sadece oyalıyor. Öte yandan küresel dönüşümün itici gücünü oluşturan ‘Piyasa İmparatorluğu’na karşı oluşan ‘Tepki Cephesi’ giderek güçleniyor ve küresel bir nitelik kazanıyor. Türkiye’nin, Batı’nın küresel hâkimiyetinin sarsılmaya başladığı ve Avrupa Birliği’nin(AB) geleceğinin tartışıldığı ortamda, AB ile tam üyelik müzakerelerine başlama noktasına gelmesi bir rastlantı mı? ‘Piyasa İmparatorluğu’na karşı ‘Tepki Cephesi’nin yükselişi Türkiye – AB ilişkilerinin geleceğini olumsuz etkileyebilir mi? Küresel rekabete ayak uydurmakta zorlanan Avrupa’yı saran korku ve yabancılara karşı duyulan tepki Türkiye’nin AB üyeliğini bir kez daha engeller mi? Küresel düzenin yeniden biçimlenmekte olduğu bir dünyada Türkiye, AB üyeliğini tek hedef haline getirip yalnızca bu hedefe mi odaklanmalı? Yoksa Türkiye, AB ile müzakere sürecini sürdürürken diğer seçenekleri de düşünmeli ve kendi stratejisini ona göre mi oluşturmalı? Adalet ve Kalkınma Partisi, Türkiye’yi AB üyeliğine taşıyabilir ve küresel oyunda önemli bir oyuncu haline getirebilir mi? Bu kitapta Osman Ulagay, bu önemli soruları tartışmaya açıyor ve cevaplara varmamızı kolaylaştıracak ipuçları arıyor. AB sürecini ve bu süreçte neler olup bittiğini anlamak için bu kitap çok önemli fırsatlar sunuyor.
5.41 ₺ -
Hedefteki Amerika
Türkiye′de yaşayan ve Türk okurlar için yazılar yazan bir aydın neden Amerika üzerine bir kitap yazar? Kitabı okuyan bizler kadar kitabın yazarı olan Osman Ulagay da bu soruyu kendine soruyor Timaş Yayınları′ndan çıkan son kitabı "Hedefteki Amerika: 11 Eylül Şoku" isimli kitabında. Evet neden? Bu tercihte 11 Eylül olaylarının ABD′yi dünyanın ilgi odağı haline getirmesinin etkisi olduğu kuşkusuz ama tek neden bu değil. Osman Ulagay′ın Amerika hakkında bir kitap yazma hvesi. her şeyden önce küreselleşme ile olan ilgisiyle yakından alakalı. 1999′da Doğan Kitap′tan çıkan "Quo Vadis: Küreselleşmenin İki yüzü" ve 2001′de Timaş Yayınları′ndan çıkan "2001 Krizi ve Küreselleşme Korkusu" isimli kitaplarıyla küreselleşme olgusunun ne olduğunu anlamaya ve anlamlandırmaya çalışan bir yazar olarak kendini böyle bir kitabı yazmaya zorunlu hissettiğini anlıyoruz satır aralarından. Kitabın ilk bakışta öne çıkan üç önemli izleği var: Birincisi; yazarın Amerika ile ilgili düşüncelerinde meydana gelen kırılmanın işlendiği kişisel boyut. İkincisi; ısrarla üzerinde durulan komplolar ve komplo teorileri ve üçüncü olarak ve bence de en önemli nokta da; olayın nedenleri ve sonuçları irdelenirken küreselleşme ile olan nedensellik boyutu. Bu üç ana izlekten kendini her bölüm de hissettiren iki izlek bizce de önemli. Birincisi kitabın yazılma nedenlerinden biri olarak ifade edilen kişisel boyut. bir diğeri de küreselleşme ve ABD ile ilişkili boyutu. Temelde 11 Eylül merkezli özel bir çalışma olmasına rağmen kitapta ABD′nin 11 Eylül gibi bir olaya maruz kalmasının nedenleri ve anlamları üzerinde duruluyor ve bu da ABD′nin küresel köyün jandarmalığına soyunurken bunun meşruiyet zemininin yeterince sağlanamamasından kaynaklanan rahatsızlıklara bir tepki olduğu savunuluyor. Dahası 11 Eylül′de İkiz Kule′lere ve Pentagon′a yapılan saldırıya ilişkin görüntüleri televizyon ekranından seyrederken yazar; kendi kişisel düşünce serüveninde Amerika′ya karşı olan görüş ve duygularındaki kırılmayı da adım adım kitaba yansıtıyor. 11 Eylül olayı. barışçı ve eşitlikçi bir küreselleşme savunucusu olan Osman Ulagay’ı Amerika’nın küreselleşmenin önündeki en büyük tehdit olduğu noktasına kadar götürüyor. Fakat. bu noktada klasik üçüncü dünyacı Amerikan karşıtlığıyla kendini aynı kefeye koymuyor Ulagay. Osman Ulagay yazının başında da ifade ettiğimiz "Neden Amerika hakkında bir kitap" sorusunun cevabını birazda bu kişisel tutum değişikliğinin etken unsuru olarak nitelediği 11 Eylül olayı ve ABD′nun bunun karşısında ortaya koymuş olduğu tepkiyle ilişkilendirirken salt bu duygusal tepkiyle yetinmiyor. Olayın ve kanaat değişiminin nedenlerini irdelerken nesnel ölçütler kullanmaktan. yerli ve yabancı entelektüel çevrelerin olayın yorumlanmasına ve küreselleşme ile ilişkilendirilmesinde ileri sürdüğü görüşlerden de yeterince istifade ediyor. kendi görüşünü destekleyen ilk elden kaynaklardan bolca istifade ediyor. Sonuç itibariyle "Hedefteki Amerika: 11 Eylül Şoku" hem bu kişisel serüveni ifade etmesi hem de komplocu yaklaşımlara pirim vermeden olayın ekonomik. siyasi ve stratejik boyutlarını da irdelemesi. anlamlandırması ve geleceğe yönelik ciddi bir perspektif ortaya koyması açısından dikkate değer özgün bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Bir diğer önemli noktada. kitapta yer alan yazılar daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış ve tamamen bu kitap için kalem alınmış olması…
6.76 ₺