-
Akaidin Özü
AKAİDİN ÖZÜ - HULÂSA-İ AKAİD Kürt medreselerinde Seyyid Abdullah'ın [kuddise sırruhû] özellikle çocuklara yönelik Kürtçe bir akaid risâlesi yazdığı öteden beri anlatılmaktadır. Yabancı araştırmacılardan ilk kez MacKenzie Seyyid Abdullah'ın [kuddise sırruhû] bu eserinden bahisle şunları söylemektedir: "İslâm doktrininin bir özeti olan bir eser de Şeyh Abdullah Nehrî [kuddise sırruhû] tarafından yaklaşık 1800 yılında yazılmıştır." Hulâsa-i Akaid'in orijinal nüshasına şimdiye kadar rastlayamadık. Ancak, değişik kütüphanelerdeki Kürtçe el yazmaları hakkında araştırmalar yapmakla görevlendirdiğimiz yüksek lisans öğrencimiz Mesut Arslan bu eserin bir müstensih nüshasını tesbit etti4 ve bize getirdi. Kendisine çok teşekkür ederiz. Eseri istinsah eden zat, Kürtçe yazdığı giriş kısmının sonunda kendini "Nehrî Tekyası'nın müderrisi Ömer b. Cercîs" olarak tanıtmakta ve bu eseri istinsah etmesini emreden zatın Seyyid Tâhâ [kuddise sırruhû] olduğunu ifade etmektedir. Ömer b. Cercîs burada sözünü ettiği Seyyid Tâhâ'nın [kuddise sırruhû] Şeyh Muhammed Sıddık'ın halifesi [kuddise sırruhû]; Şeyh Muhammed Sıddık'ın [kuddise sırruhû] Şeyh Ubeydullah'ın oğlu [kuddise sırruhû]; Şeyh Ubeydullah'ın da [kuddise sırruhû] Seyyid Tâhâ'nın [kuddise sırruhû] oğlu olduğunu kitabın giriş kısmında ifade etmiştir. Ayrıca kitabın sonunda da geniş bilgilere yer vermiştir. Ahmed Ramiz, Seyyid Abdullah'ın [kuddise sırruhû] bu eserini 1911 yılında kendine ait Reşbelek adındaki risâleyle birlikte 54 numarayla ve kendi yayınlarının ikincisi olarak Manzume-i Efkâr Matbaası'nda bastırmıştır. 4 Erzurum Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Seyfettin Özege. Arşiv nr. 22801/Süleyman Örtek.
35.00 ₺ -
Akaidin Kalbi Lübbül Akaid
Mevlânâ Halid-i Bağdâdî hazretleri’nin oğlu için yazdığı risale, iman ve İslâm’ın şartları okuyanların çok rahat bir şekilde anlayabileceği sade ve naif bir üslüpla kaleme alınmıştır. Mevlânâ Halid-i Bağdâdî hazretleri kitaba, "Eğer biri İslâm nedir diye sorarsa” diyerek başlamakta ve oğluna nasihat eder gibi devam etmekte, ayrıca bir müslümanın akaidle ilgili bilmesi gereken her şeyi kısa ve öz bir şekilde izah etmektedir.
42.00 ₺ -
Akaidi İslamiyye
AKÂİD-İ İSLÂMİYYE Hayatı anlamlandıran en önemli kelimenin ne olduğu sorusuna hiç düşünmeden "iman" diye cevap vermek mümkündür. Bir şeye inanmak, onu tasdik edip bağlanmak ve inandığı şeyler uğruna bütün hayatını seferber etmek insanlığın var oluşundan bugüne kadar hiç değişmemiştir ve bundan sonra da değişmeyecektir. Ahmet Efe'nin şerhini yaptığı Akâid-i İslâmiyye Manzumesi, Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin (k.s) Mârifetnâme adlı eserinde geçmektedir. Bu eserde Ahmet Efe akıcı üslübuyla bir anlamda Ehl-i sünnet ve'l-cemâat itikadı anlayışını ortaya koyuyor.
157.50 ₺ -
Şemsüş Şumus
GÜNEŞLER GÜNEŞİ ŞEMSÜ'Ş ŞÜMÛS - MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ'NİN (k.s) HAYATI, HALİFELERİ VE MENKIBELERİ Nakşibendî terbiye yolu, Hâce Muhammed Bahâeddin Nakşibend hazretlerinin [kuddise sırruhû] temel usullerini belirlediği manevi bir terbiye sistemidir. Bu yol, onun adına nisbet edilerek "Nakşibendîlik” diye anılmaktadır. Nakşbendî Tarikatı Bahauddin Nakşbendî'den sonra Ahrariyye, Müceddidiyye gibi isimler almıştır. Mevlânâ Hâlid hazretlerinden [kuddise sırruhû] sonra ise "Hâlidiyye” ismiyle anılıp yayılmıştır. Hâlidiyye kolu, Nakşibendî yolunun devamıdır. Mevlânâ Hâlid hazretleri de [kuddise sırruhû] bu silsile içerisinde bu yolun yenileyicisi, bir kolbaşı durumundadır. Mevlânâ Hâlid hazretleri [kuddise sırruhû] İslâm âlemine birçok hizmette bulunmuş, bu yola çok hizmet etmiş kâmil bir mürşiddir. Mevlânâ Hâlid’in [kuddise sırruhû] hakkında bilgi veren eserler olduğu gibi hayatı ve menkıbeleri hakkında müstakil eserler de vardır. Bunlardan biri daha önce tercümesini sunduğumuz Mecdü’t-Tâlîd adlı eserdir. Diğeri ise elinizdeki Şemsü’ş Şümûs (Güneşler Güneşi) adlı eserdir. el-Hac Hasan Şükrü Efendi tarafından kaleme alınan bu eser, bir mukaddime ile iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Mevlânâ Hâlid’in [kuddise sırruhû] hayatı, kerametleri ve vasiyetleri zikredilmektedir. İkinci bölümde ise Anadolu’daki halifelerinden Muhammed Kudsî ve kitabın sonunda da Hâlidiyye koluna intisap eden âlimler hakkında bilgiler verilmiştir. Eserin temin edebildiğimiz nüshasının kapak sayfasında, Hasan Şükrü Efendi için "mütercim” ifadesi kullanılmıştır. Önsözde ise, "Mevlânâ Hâlid hazretlerinin menkıbelerinin Türkçesi şu zamana kadar bulunmadığından Türk halkı onun feyzinden hakkıyla istifade edememiştir” denmesi eserin Arapça veya Farsça’dan Osmanlı Türkçesi’ne çevrildiğini akla getirmektedir. Ayrıca eserin, İbrahim Fasîh [kuddise sırruhû] tarafından kaleme alınan Mecdü’t Tâlîd ile; anlatılan menkıbeler, halife ve âlimlerin zikrediliş sırası gibi hususlarda benzeyen yönleri vardır. Bu husus Hasan Şükrü Efendi’nin eseri, Mecdü’t-Tâlîd’den istifadeyle üzerine ilavelerde bulunarak hazırladığını düşündürmektedir. Eserin ikinci bölümünde 61. menkıbeden 65. menkıbeye kadar olan ve Memiş Efendi diye bilinen Bozkırlı Muhammed Kudsî Efendi’nin [kuddise sırruhû] hal tercümelerinden ve kerametlerinden bahseden kısım zannımızca ya aynı zatın oğlu Muhammed Bahâeddin b. Muhammed Kudsî Efendi [kuddise sırruhû] tarafından kaleme alınmış ya da onun emriyle yazılmıştır. Çünkü bu kısımda, geçmiş halifelerin, mürşidlerinin hatıralarını canlı tutmak, muhabbeti kuvvetlendirmek ve duaya mazhar olabilmek için onların hayatlarını anlatan eserler kaleme aldıkları söylenmektedir. Bunu yazan kimse ardından kendisinin de onların bu âdetlerine uyarak Şeyh Muhammed Bahâeddin’in [kuddise sırruhû] babası Bozkırlı Şeyh Muhammed Kudsî hazretlerinin [kuddise sırruhû] hayatını kaleme aldığını ifade etmektedir. Halbuki Hasan Şükrü Efendi ile Bozkırlı Şeyh Muhammed Kudsî hazretleri [kuddise sırruhû] aynı dönemde yaşamamıştır. Bundan dolayı en azından bu kısmın onun oğlu olan Muhammed Bahâeddin Efendi tarafından veya onun emriyle kaleme alındığı anlaşılmaktadır. Biz de bu düsturdan yola çıkarak büyüklerin bereketli hayat hikâyelerini anlatan bu eseri günümüz Türkçesine aktardık. Hayırlara vesile olması temennisiyle. Eser Sazak
105.00 ₺ -
Benim Adım Sena
… Ben buraya vaaz yapmaya gelmedim. Ben buraya konferans vermeye gelmedim. Ben buraya, Çanakkale Harbi’ni vermeye geldim. Ben buraya, cephede askerlere “Hücum” emri vermeye geldim. Her türlü küfre karşı, her türlü zulme karşı, şu memleketi sömüren odaklara karşı. Adres vermeye gerek yok. Siz sineği bile namlayan (vuran) insanlarsınız. Onun için artık kürsüdekinden her şeyi açık seçik beklemeyin. … Sen buraya vaaz dinlemeye gelmedin. “İcâzet merasimi varmış, gidelim, takılalım’’ vesaire. Öyle değil. Ben buraya vaaz etmeye gelmedim. Git eve anan baban sana vaaz etsin, git ninen, deden sana vaaz etsin icabında. Benim âcizâne burada konuştuğum bir vaazdır, Eyvallah ama bir yerde vaaz hududunu taşırıyorum. Bak, dikkat et! Ben şu an burada Resûl-i Ekrem’in (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) dediği gibi olmanın sancısını çekiyorum. … Resûl-i Ekrem’den (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) topla, bu tarafa gel. Genelde İslâmiyet’te, özelde Nakşibendî tarikatında ilim zikirden önce gelir. “Ben buraya geldim, bu hocayı dinledim, hem de tarikat dersi yapayım.” Veyahut da “Hocanın konuştuklarını dinlemeye gerek yok, ben dersimi bitireyim bir an önce’’ vesaire, câiz değildir. O tesbihi koynuna koy, cebine koy, çantana koy. İlim zikirden üstündür. Sen, zikrin nasıl yapılacağını ilimle öğrenirsin. Sana namazın nasıl kılınacağını tesbih öğretmiyor. Sana tahâretin nasıl alınacağını tesbih göstermiyor. Sana nasıl giyineceksin, nasıl Allah’ın en şerefli kulu olacaksın tesbih öğretmiyor. Tesbihe şiddetle ihtiyaç var; amma velâkin ilim olmadan (sadece) tesbihle olmuyor. Diyelim ki Mevlâ’yı zikretmek eğer bir ekmek ise ilim de havadaki oksijendir.
140.00 ₺ -
Şemaili Şerif
Şemâil-i Şerif Şemâil kelimesi şimalin çokluğudur. Sözlükte ”karakter, kişilik, tabiat, huy, ahlâk; iyi, hoş seçkin özellikler ” gibi anlamlara gelen kelime, "bir şahsın hayat hikâyesini içine alan eserler için” kullanılmış, 9. Yüzyıldan itibaren Hz. Peygamber’in beşeri yönünü, yaşama tarzını ve şahsî hayatını anlatan eserlere bu ad verilmiş ve böylece bir insan olarak Resûlullah’ın (s.a.v) dış görünüşünü, özel hayatını ahlâkını ifade eden bir terim haline gelmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) mükemmel beşeri yönü ve bedeni tavsifinin bütünü için şemâil kelimesinin kullanılması yaygınlaşmıştır.
168.00 ₺ -
Risalei Ünsiyye
RİSÂLE-İ ÜNSİYYE ۞ يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا الّٰلَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ "Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun” (Tevbe 9/119). Toplumların kaybolan ahlâkî değerlerini ve edep anlayışını yeniden inşa etmekte önemli rol oynayan tasavvuf kültürü, her dönemde varlığını sürdürmüştür. Kültürlerin önemli yapı taşları olan mutasavvıflar, sahip oldukları güzel ahlâk ve örnek yaşantı ile bizlere rehberlik yapıp yolumuza ışık tutmaktadırlar. Kurdukları edep okulu ve terbiye mektebiyle körelmiş nefislerimizi kemale erdirmeyi amaçlamaktalar ve bu hususta bizlere hocalık yapmaktadırlar. Kâmil mükemmil zatlara uyup onlar gibi doğru ve dürüst yaşayabilmemiz için, böylesine güzel bir niyetle bizlere yaklaşan ve kucak açan tasavvuf büyüklerini doğru anlamamız ve iyi tanımamız gerekir. Evliyaullah, Allah’ın [celle celâluhû] rızasını kazanma yolunda bizler için fırsattır. Rabbü’l-âlemîn’in bu salih kullarının değerini bilip onlarla beraber olmalıyız, onlarla aynı yolda ilerlemeliyiz. Çalışmasını yaptığımız Risâle-i Ünsiyye isimli bu kıymetli eser işte bu değerli mutasavvıflardan biri olan Yakub-i Çerhî’ye [kuddise sırruhû] aittir. 14. yüzyılın büyük âlimlerinden Yakub-i Çerhî; dönemin kıymetli zatı, kâmil mükemmil şeyhi ve büyük mutasavvıfı Şah-ı Nakşibend hazretlerinin [kuddise sırruhû] gönlünü kazanmış, onun kutlu dergâhında kabul görmüş ve kendisinin mana hediyelerine mazhar olmuş bir velidir. Şah-ı Nakşibend hazretlerinin sırlı işaretiyle Hâce Alâeddin Attâr hazretlerine [kuddise sırruhû] halife olmuş bir gönül dostu ve Hak âşığıdır. Yakub-i Çerhî hazretleri [kuddise sırruhû] diğer bütün mutasavvıf âlimler gibi kendisini bu hak yolda hizmete adamıştır. Bu hizmet yolunda, yakınında olanlara sohbet etmiş ve onları tasavvuf yoluna davet etmiştir. Ulaşma imkânının zor olduğu kimselere ise risâleler yoluyla tebliğde bulunmuş ve onlara Nakşibendîlik yolunun inceliklerini anlatmıştır. Her fırsatta insanlara mâsivanın (dünya hayatına meyletmenin) zararlarından bahsetmiş ve gafletten kurtulup kalplerini yeniden inşa etmelerini nasihat etmiştir. Tasavvufun bir istikrar ve disiplin yolu olduğunu vurgulamıştır. Bu eserde Yakub-i Çerhî [kuddise sırruhû]; abdestin, gizli zikrin, vukûf-i kalbînin ve nâfile namazın faziletlerinden bahsederek âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ile bu konulara deliller getirmiştir. Sade bir üslupla yazılan eserde Yakub-i Çerhî [kuddise sırruhû], satırlarının arasına mutasavvıf şairlerden Farsça mısralar serpiştirerek bu münevver kitaba ayrı bir lezzet katmıştır. Hak Teâlâ hepsinin makamını yüceltsin, ruhlarını şâd eylesin. Tevfik Allah Teâlâ’dandır.
80.50 ₺ -
Mektubatı Seydai Tahi
MEKTÛBÂT-I SEYDA-İ TÂHÎ Hamd, evliyasının kalbini sır hazinesi kılan ve onları dünya süslerine, ağyarın kirine meyletmekten alıkoyan Allah’a mahsustur. Allah Teâlâ onların kalplerini mâsivaya bağlanmaktan alıkoymuştur. Böylece onlar da fâil-i mutlakın Allah [celle celâluhû] olduğuna yakînen inanmışlardır. Cenâb-ı Hak lutfu ve keremiyle onların ruhlarını öyle nurlandırdı ki, bu sayede Allah Teâlâ’nın karîb ve mucib olduğuna yakîn ederek O’nun dostluğunu elde ettiler. Salât ve selâm o kimseye olsun ki Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem], ona tâbi olmak hidayetin, muhalefet etmek helâkin tâ kendisidir. Yine salât ve selâm Hz. Peygamber’in [sallallahu aleyhi vesellem] iyi ve müttaki olan âline ve hidayet yıldızları olan ashabına olsun. Çok affedici ve her şeyin sahibi olan Allah’ın [celle celâluhû] rahmetine muhtaç olan, bu büyük eşiğin hizmetçisi Abdülkahhâr der ki: Büyük üstat, kutbü’l-âzam, fenâ filllâh ve bekâ billâh makamına ulaşmış, her şeyin sahibi ve yargılayıcısı Allah Teâlâ’nın ipine sımsıkı sarılan, şeyhimiz, mürşidimiz, üstadımız ve sığınağımız Şeyh Abdurrahman-ı Tâhî’nin [kuddise sırruhû] bazı yakınlarına gönderdiği mektupları gördüm. Ve bu mektupları lutfunu bana akıtmasına ve rabıtasının bende hâsıl olmasına vesile olması ümidiyle bir araya getirdim. Başarı Allah’tandır ve hakikatin dizginleri O’nun elindedir.
80.50 ₺ -
Mecdüt Talid
BÜYÜK DOĞUŞ MECDÜ'T TÂLÎD - MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ'NİN [k.s] HAYATI, HALİFELERİ VE MENKIBELERİ Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı ile… İhlâslı kullarına ihsan ve nimet lutuflarını saçarak onları cennetlerinde ebedî kalacaklardan kılan Cenâb-ı-Hakk’a hamdolsun. Onların yolunu tutan, dilleri ve kalpleri ile onların uygulamalarını örnek alanlara müjdeler olsun. Salât ve selâm, apaçık bir şekilde doğru yola ileten efendimiz, sığınağımız, habibimiz Hz. Muhammed’e [sallallahu aleyhi vesellem] ve kalpleri Rahmân’ın zikriyle huzur bulan âl ve ashabına olsun. İnsanlar arasında Mevlâ’nın affına en çok muhtaç olan Haydarîzâde lakabıyla meşhur, Bağdatlı, Nakşibendî tarikatının Halidiyye koluna mensup Seyyid Sıbgatullah’ın [kuddise sırruhû] oğlu Seyyid İbrahim Fasîh [kuddise sırruhû] der ki: Bu kitap, şeyhimiz, dayanağımız, kutbü’l-vücûd 1, şühûd 2 makamına ulaşmış bir gavs, din ve milletin dayanağı, yakîn 3 ve hakikatin delili, sâliklerin 4 terbiyecisi, zâhidlerin mürşidi, asrının ve zamanının müceddidi, zamanının göz kamaştıran bir serveti, mutlak olarak asrındaki şeyhlerin şeyhi, bütün ufuklarda parlayan tarikatın güneşi, lafız ve mana olarak bütün ilimleri kendisinde toplayan engin bir deniz, göz kamaştıran olağanüstü haller ve açık keramet sahibi, çok rükû ve secde yapan, iki kanat sahibi (zâhirî ve manevi ilimlere sahip), Mevlânâ Ziyâüddin Halid en-Nakşibendî el-Osmânî el-Irâkî eş-Şehrezûrî 5 (v. 1242/1826) hazretlerinin yetişmesini ve menkıbelerini içermektedir. Allah Teâlâ onun yüce nefeslerinin bereketinden üzerimize saçsın. Bu kitabı dostlar için bir hatıra, inkârcı kınayıcılar için bir aydınlatma, kimseye malının ve çocuklarının fayda vermeyeceği, ancak selim bir kalple gelenlerin fayda göreceği o kıyamet gününde de bana bir erzak olması için yazdım. Dürrü’l-Muhtâr adlı kitabın sahibi büyük âlim ve fakih İbn Âbidin 6 (v.1252/1836) gibi bazı seçkin âlimler de Mevlânâ Halid’in [kuddise sırruhû] menkıbeleri hakkında kitap telif etmişlerdir. Bir mukaddime, iki bölüm ve bir hatime ile düzenlediğim bu kitaba "el-Mecdü’t-Tâlîd fî Menâkıbi Mevlânâ Hâlid ismini verdim. Birinci bölüm, Mevlânâ Halid’in [kuddise sırruhû] halleri hakkındadır. İkinci bölüm ise bazı halifeleri hakkındadır. Tevfik ve doğru yola ulaştırmak Allah’tandır. 1 Kutbü’l-aktâb, kutbü’l-ekber, kutbü’l-irşad en büyük veliye verilen isimler olup, halkı Hakk’a götürmekle görevlidirler. İki türlü kutub vardır. 1. Kutbü’l-irşad: Buna, kutbiyyet-i kübrâ denir. İrşad makamı, nübüvvetin bâtınını temsil eder. 2. Kutbü’l-aktâb ve kutbü’l-vücûd: Bu hâtemü’l-evliya olup derecesi bâtın-ı hâtem-i nübüvvettir. Yani vücûd makamı son nebî Hz. Muhammed’in bâtınını temsil eder. 2 Şühûd: Arapça "görmek, müşahede etmek” demektir. Kâşânî, şühûdu, Hakk’ı, Hak vasıtasıyla görmektir, diye tanımlar. Zıddı gaybettir. 3 Yakîn: Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. 4 Sâlik: Sözlükte "yolcu” anlamına gelen sâlik, tasavvufta, Allah’a giden yolu tutana, seyr halinde bulunduğu sürece müride denildiği gibi, ilim ve tasavvur ile değil de mücerret hal ile makamlarda seyreden kimseye de denir. Sâlike, ehl-i sülûk de denir. 5 Şehrezûr: Musul vilayetini oluşturan üç sancaktan biri olup Dicle’nin doğusunda bulunan, yerleşim alanı batıya doğru uzanan, kuzeyden güneye bir hilal şeklindedir. Musul, Süleymaniye ve Bağdat ile sınırlıdır. 6 İbn Âbidin: İsmi, Seyyid Muhammed Emin b. Ömer b. Abdülaziz olup 1198 (1784) senesinde Şam’da doğmuştur. Şam’da yetişen âlimlerin ve Osmanlılar’ın en meşhur fıkıh âlimlerinden biridir. İbn Âbidin, zâhirî ilimleri öğrendikten sonra, kelâm ve tasavvuf ilimlerini de zamanin en büyük âlimi ve tasavvuf ehli, Mevlânâ Halid-i Bağdâdî’den öğrenmiş ve onun sohbetiyle şereflenerek kemale ermiştir. 1252 (1836) senesinde elli dört yaşında Şam’da vefat etmiştir.
112.00 ₺ -
Manevi İkramlar Mebde ve Mead
MANEVİ İKRAMLAR 16. yüzyılda Nakşibendîyye yolunda büyük iz bırakmış, örnek ahlakı ve edebiyle günümüze kadar yaşamış İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin kıymetli bir eseridir. Talebesi Muhammed Sıddık Bedahşî tarafından derlenen bu kitap, tasavvuf yolunun inceliklerini anlatmakta, anlaşılması güç konuları örneklerle akla uygun hale getirerek bizlere sunmaktadır. Sade bir üslupla hazırlanan eserde âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ile ilgili konulara deliller getirilmiş, satırların arasına mutasavvıf şairlerden Farsça ve Arapça mısralar serpiştirilerek bu münevver kitaba ayrı bir lezzet katılmıştır.
140.00 ₺ -
Hikemi Ataiyye
HİKEM-İ ATAİYYE TASAVVUFİ HİKMETLER Alemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c) hamd, O’nun yüce resûlü Muhammed’e (s.a.v) sâlât ve selâm olsun. Tasavvuf ilmi değer olarak ilimlerin en yücesi, iftihar vesilesi olarak en büyüğü ve ışık olarak en parlağıdır. Nasıl olmasın ki; o, şeriatın özü ve tarikatın hedefidir. Hakikat nurları onunla parlar. Tasavvuf ilmiyle ilgili yazılmış en kıymetli eserlerden biri de Hikem-i Atâiyye’dir. Zira bu Hikmetler ledünnî hibeler, Rabbâni sırlar ve kudsi fikirlerden bahsetmektedir. Fakih Bennani, "İbn Atâullah’ın (k.s) Hikem’i sanki vahiy gibi… Şayet Kur’an’dan başkasıyla namaz caiz olsaydı Hikem’in sözleriyle caiz olurdu” demiştir.
185.50 ₺ -
Hazret ve Şahı Hazne
HAZRET VE ŞAH-I HAZNE [k.s] HAYAT VE MENKIBELERİ Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ’ya hamd, Habibi Hz. Muhammed Mustafa’ya [sallallahu aleyhi vesellem] ve Onun âl ve ashabına sonsuz salât ve selâm ederiz. Rabbimize hamdolsun ki Semerkand Yayınevi olarak yeni bir eserle daha karşınızdayız. Elinizdeki eser Silsile-i Zeheb diye nitelendirilen altın silsilenin iki kıymetli şahsiyeti olan (Şeyh Hazret) Muhammed Diyâüddin [kuddise sırruhû] ile (Şah-ı Hazne) Ahmed Haznevî’nin [kuddise sırruhû] değerli menkıbelerinden bir kesiti oluşturuyor. Ahmed Haznevî’nin [kuddise sırruhû] oğlu Şeyh Alâeddin Haznevî tarafından derlenip kaleme alınan bu değerli eser Şeyh Hazret ve Şah-ı Hazne’nin [kaddesallahu esrarahüm] hayatlarından önemli anekdotlar içeriyor. Yayınevimiz tarafından Arapça aslından Türkçe’ye çevrilen bu kitabı okurken, tasavvuf büyüklerinin kutlu dünyasına misafir olacak, hayret dolu yaşamlarına bir kez daha şahitlik edeceksiniz. Umarız elinizdeki çalışma, bu büyüklerin zaman içerisinde unutulan menkıbelerinin tekrar hatırlanmasına bir nebze olsun katkı sağlar ve yollarını yol edinen sufilerin onların yaşamlarından örnek almalarına vesile olur… Muvaffakiyet Allah’tandır.
80.50 ₺ -
Hadaikul Verdiyye Nakşi Şeyhleri
HADÂİKU’L-VERDİYYE - NAKŞİ ŞEYHLERİ İlk insandan bu yana tasavvufî düşünce çeşitli isimler altında, insanın hayatında en yüksek değer olarak daima mevcuttur. İnsanın Allah ile olan derin ilgisini gönüllerde yaşattığı için, hiçbir devirde yolcusuz ve ıssız kalmamıştır. En mükemmel ve en son din olan İslâm’ın insanlığa indirilişinden bu yana, sûfîlik mesleğine gönül verenler, yol demek olan "tarikat”ın fikrî ve manevi müesseseleri etrafında, ahlâkî gelişimlerini tamamlamak için toplanmışlardır. Tarikat kurumları ile tarikat halkasını devam ettiren zatlar, tasavvufî terbiyeye girmeden önce fıkıh, hadis, tefsir gibi zâhirî ilimleri tahsil etmişler, bu ilimlerin tahsili sonrasında kalplerini tasfiye ve ilâhî muhabbeti tahsil için bir mürşid-i kâmil bulup ona intisap etmişlerdir. Tarikat mekteplerinde "seyrü sülûk” adı verilen eğitimi tamamlayan bu zatlar, mürşidleri tarafından toplumu irşad için görevlendirilmişlerdir. İslâm ahlâkının en güzide örnekleri Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] ve onun yolundan giden mana erleridir. Hz. Âişe, Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] ahlâkını tarif ederken, "Onun ahlâkı Kur’an’dı” der. Sûfîler Kur’an ahlâkını tasavvufî ahlâk olarak sistemleştirmişler, Kur’an ahlâkının yaşanabilirliğini hem kendi yaşantılarıyla hem de eserlerinde ifade etmişlerdir. Bu eserlerdeki hayat hikâyelerini okumak, yaşama biçimlerini incelemek ve onlardan örnek modeller çıkarmak insanların gönül dünyalarını genişletir. Eser, mübarek zatların hayat hikâyelerini okumak, yaşama şekillerini öğrenmek ve onlardan kendi yaşantımıza örnek tavır ve davranışlar edinmek adına oldukça önemlidir. Bu eseri tercüme etmedeki gayemiz, modern insanın, hayatının çözüme muhtaç alanlarında yardımcı olacağını ümit ve temenni etmemizdir. Bu eser, şahsiyetlerinde taşıdıkları irşad kendileriyle yolu aydınlatan mana erlerini konu edinmesi ve hayatları yönlendirici bir baş ucu eser okuyabilecekleri kalıcı bir eser olması hasebiyle tercüme edilmiştir. Elinizdeki eser Reşehât kitabından sonra, Nakşibendiyye silsilesine mensup şeyhler hakkında bilgi veren en kapsamlı kitaptır. Kitap, Nakşibendiyye’nin Hz. Ali’ye ulaşan iki Alevî silsilesiyle, Hz. Ebû Bekir’e ulaşan Bekrî silsilesindeki zatları ayrı ayrı üç bölümde anlatmaktadır. Ana silsiledeki elli dört zatın hayatları nakledilirken, halifeleri ve halifelerinin halifeleri de verilmiştir. Hadâiku’l-Verdiyye kitabı bu yönüyle, 16. ve 19. yüzyıllar arasında yaşayan Nakşibendî şeyhleri hakkında yazılan en derli toplu ve güvenilir kaynak olma özelliğini taşır. On altı yıldan kısa bir süre içerisinde yetiştirdiği yüzlerce halife ile Nakşibendîliğin geniş bir coğrafyaya yayılmasına vesile olan Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî hazretleri ve halifeleri hakkında da geniş bilgiler yer almaktadır. Ayrıca sohbet, hatm-i hâcegân, zikir, rabıta ve murakabe gibi konularda Nakşibendîliğin usulleri yeri geldiğinde açıklanmaya çalışılmıştır. Allah bu eseri telif edenden razı olsun. Cenâb-ı Hak bizlere bu eserde bahsedilen ve övülen manevi iklimlere ulaşmayı ihsan etsin. Tercüme edilmesinde katkısı olan fedakâr ve cefakâr bütün dostlara teşekkürü borç biliriz. Eserin tercümesinde başından beri azimle ve gayretle uğraşan Mehmet Bilgen Bey’e, hem metin tercümesinde hem de Farsça şiir tercümesinde göstermiş olduğu titizlik ve incelikten dolayı Hacı Yılmaz’a, son okumayı yapan, tetkik ve tashih eden Kazım Karaağaç ile M. Hakan Öner ve Hüseyin Okur hocalarıma teşekkür ediyorum. Mehmet Emin Fidan Düzce
560.00 ₺ -
Behcetüs Seniyye Nakşibendi Adabı
BEHCETÜ'S SENİYYE - NAKŞİBENDÎ ÂDABI Tasavvufî düşünce, ilk günden bu yana çeşitli isimler altında varlığını sürdürmüş, insanların hayatında en yüksek değer olarak daima mevcudiyetini korumuştur. Tasavvuf yolu da hiçbir zaman ıssız ve yolcusuz kalmamıştır. İslâm dininin insanlığa indirilmesinden bu yana, sûfîlik mesleğine gönül verenler, bu yol vasıtasıyla en yüksek mertebeleri elde etmişlerdir. Tarikat halkasını devam ettiren kâmil ârifler, tasavvufî terbiyeye girmeden önce fıkıh, hadis, tefsir gibi zâhirî ilimleri tahsil etmişler, sonra kalplerini tasfiye için kâmil bir mürşide intisap ederek ilâhî muhabbeti tahsil yoluna koyulmuşlardır. Tasavvuf mekteplerinde "seyrü sülûk” adı verilen eğitimi tamamlayan bu ârifler, mürşidleri tarafından halkı Hakk’a irşad için görevlendirilmişlerdir. Bu kâmil zatlar; gerek sözleriyle gerek halleriyle ve gerek kaleme aldıkları eserleriyle insanlığa örnek olmuşlardır. Elinizdeki eser, el-Behcetü’s-Seniyye fî Âdâbi’t-Tarîkati’l-Aliyyeti’l-Hâlidiyyeti’n-Nakşibendiyye adıyla meşhur olup büyük İslâm âlimi, ârif, sûfî, Şeyh Muhammed b. Abdullah el-Hânî’ye aittir. Adından da anlaşılacağı gibi bu kitap, Nakşibendî-Hâlidî meşrebini anlatan temel bir eserdir. Mevlânâ Hâlid hazretlerinden sonra yazılan kapsamlı ve değerli kaynak kitaplardandır. Kitapta Nakşî sûfîlerin inanç, ilim, ahlâk, hal, makam, usul, edep ve müridi Allah’a ulaştıran yolları işlenmektedir. Baştan sona Allah dostu kâmil müminlerin yaşadığı, tattığı ve kâinata yaydığı ilâhî muhabbeti ve güzel edebi ele almaktadır. İnsan terbiyesinde varılabilecek en yüksek seviyeyi ve Allah dostlarının bunu nasıl gerçekleştirdiğini gözler önüne sermekte, her seviyedeki insana bunun yolunu göstermektedir. Ayrıca eserde Şâh-ı Nakşibend, İmam-ı Rabbânî ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin hayat ve menkıbeleri yer almaktadır. Hak Teâlâ’nın yardımı, büyüklerin himmet ve bereketiyle bu kıymetli eserin tercümesine muvaffak olduk. Elhamdülillâh. Eserde geçen âyetlerin sûre ve numaralarını belirttik. Ayrıca bütün hadisleri tahriç edip hadis kaynaklarındaki yerlerini gösterdik. Anlaşılması zor ve kapalı olan yerleri dipnotlarda açıkladık. Daha rahat okunması ve takip edilebilmesi için konuya uygun başlıklar ekledik. Konunun bütünlüğünü sağlamak amacıyla bazı yerlerde takdim ve tehir yaptık. Bu çalışmanın, hayırlara vesile olmasını, bakan ve okuyan herkesin istifade etmesini yüce Allah’tan dileriz. Kıymetli okuyucularımızın eseri, güzel bir niyetle okumalarını ve içerdiği kıymetli bilgileri anlayarak hayatlarına geçirmelerini Cenâb-ı Hak’tan niyaz eder, ayrıca okuyucularımızın dualarını talep ederiz. Siraceddin Önlüer
343.00 ₺ -
Sorulu Cevaplı Dini Bilgiler
Sorulu Cevaplı Dini Bilgiler Bu kitaptaki din ilimlerine ait olan soruların bir kısmı, bu ilimlerden imtihana tâbi tutulacak kimselerin muhakeme, delil getirme, şer’î hikmetlere ve işaretlere intikal hususundaki kabiliyetleri ve hızlı düşünmelerinin seviyesini anlamak maksadına dayanmaktadır. Bizim tespit ettiğimiz cevaplar, fikirleri nurlandırmaya, zihinleri keskinleştirmeye vesile olmak, intikal ve delil getirme tarzına da birer örnek olması için hazırlanmıştır. Bununla birlikte bu kitap ile sadece imtihanlara girecekler için bir imtihan örneği ve rehberi ortaya koymak hedeflenmiş değildir. Aynı zamanda diğer araştırmacıların da faydalanmaları düşünülmüştür.
336.00 ₺ -
Nüzhetül Ervah
NÜZHETÜ?L-ERVAH - FARSÇA DİVANÇE VE TÜRKÇE ŞİİRLER Bu eserde; son devrin büyük fikir ve ilim adamlarından olan Ömer Nasuhi Bilmen?in Farsça divançesi ve Türkçe şiirleri bulunuyor. Hakikat arayışında olan âlimlerin, sözlerin en derini olan şiirle duygularını ifade etmesi oldukça anlamlıdır. Eski Diyanet İşleri Başkanlarından olan Ömer Nasuhi Bilmen de ilk gençlik yıllarında Farsça divançe yazacak kadar Farsçaya hakimdir. Bu eserde Farsça şiirlerinin tercümesiyle beraber Türkçe şiirleri de yer almaktadır. Ömer Nasuhi Bilmen?in şiirlerinden oluşan bu eser Semerkand Yayınları?ndan çıktı.
70.00 ₺ -
Beş Sevgi Dili
Siz eşiniz ile oturup konuşmak istiyorsunuz, ama o size çiçek gönderiyor. Siz ev yemeği yemek istiyorsunuz, ama o size sarılarak doyuyor. Sorun sevginizde değil, sevgi dilinizde! Dünyaca ünlü Dr. Gary Chapman, farklı insanların sevgilerini nasıl farklı şekillerde ifade ettiklerini ortaya koyuyor ve bunları şöyle sıralıyor: Kaliteli Zaman, Onay Sözleri, Hediye Alma, Hizmet Eylemleri, Fiziksel Temas Sizin için çok önemli bir şey karşınızdaki için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Ya da sizin gerekli bulduğunuz bir şeyi karşı taraf hiç umursamayabilir. İşte bu kitap sizin ve karşınızdaki kişinin ihtiyaçlarını anlamanız ve ona göre hareket etmeniz için bir kılavuz. Doğru adımları uygulayın ve doğru dili kullanın, kısa sürede sevginizi ifade etmenin ve karşılığında gerçek sevgiyi bulmanın mutluluğunu paylaşacaksınız. Dr. Chapman, insanın duygusal sağlığına yön veren ve sonsuz sevgi iletişimini belirleyen kilit noktaları, her insanın “sevgi deposu” olduğunu ve bu büyük kaynağı canlı tutmak için küçük sevgi dolu bir adımın bile yetebileceğini anlatıyor. Anahtar sizin elinizde… Hangi yoldan gitmeniz gerektiğine siz karar verin.
176.00 ₺ -
İnancımız Ahlakımız
BÜYÜK İSLAM İLMİHALİN'DEN İNANCIMIZ AHLAKIMIZ Biliyoruz ki bu âlemde hiçbir şey kendiliğinden var olacak bir durumda değildir. Bunlardan hiçbiri ne kendi kendine var olabilir ne de kendi kendine yok olabilir. Dolayısıyla hiçbir şey kendi kendine yokluktan varlığa gelemez. Varlıktan da yokluğa gidemez. Hiçbir yaratık da ne bir zerreyi var edebilir ne de onu yok edebilir. İşte bütün bunları yokluktan var eden, sonra yok eden ve ardından yaptıklarından hesaba çeken kuvvet ve hikmet sahibi yüce bir yaratıcının varlığından asla şüphe edilemez. O yüce yaratıcı biz kullarının kendisinden haberdar olup doğru ve sağlam bir akide üzere yaşamamız için üstün ahlak ve fazilet sahibi Resûlü’nü göndermiştir. Bizleri onun tertemiz hayatını örnek alıp inanç ve amellerimizi doğru şekilde tatbik etmemiz için üstün ahlak sahibi Nebisine ittiba ile memur kılmış, her hususta kendisini örnek almamızı emir buyurmuştur. Ömer Nasuhi Bilmen’in Büyük İslâm İlmihali’nden derlenen eser Semerkand Yayınlarında…
105.00 ₺ -
Peygamberler Tarihi 2 Cilt Birarada
Bu eserde, peygamberlerin soyları, hayat ve şahsiyetleri, üstün kişilikleri, gönderildikleri kavimlere neler tebliğ ettikleri, nasıl karşılandıkları kavimlerinin tutum ve davranışlarına göre ne gibi akıbetlere uğradıkları kaynaklara dayanılarak açıklanmıştır.
455.00 ₺ -
Fetih Suresi Tefsiri
FETİH SURESİ TEFSİRİ Ömer Nasuhi Bilmen?in kıymetli bir eserini daha sizlerle buluşturuyoruz. Fetih Sûresi Hudeybiye Anlaşması üzerine inmiş bir sûredir. Hudeybiye anlaşması görünüşte Müslümanların aleyhine bir anlaşmaydı. Ama gerçekte büyük bir fetihti. Çünkü Allah?ın (celle celâluhû) rızası o doğrultudaydı. Müslümanlar yenilmiş gözüküyordu, Allah (celle celâluhû) "siz galipsiniz? diyordu. Nitekim çok geçmeden Mekke fethedildi ve gerçek galibin kim olduğu anlaşıldı. Fetih Sûresi Tefsiri de bizi hayırla şerri gözden geçirmeye, dinimize fayda veren şeylerin görünüşteki zararlarına aldanmamaya çağırıyor. Kitapta hem sadeleştirenin, hem de Ömer Nasuhi Bilmen?in önsözüne yer veriliyor. Ayetlerin Arapça metni, Türkçe meali, tefsiri, ve tasavvufi manası birlikte veriliyor. Ömer Nasuhi Bilmen?in yayınevimizden çıkan diğer kitapları şu şekilde: İki Aşk Çiçeği, İstanbul ve Fatih, İslam ve Dünya Dinleri, İslam Akaidi, Beş Yüz Hadis-i Şerif Hikmet Goncaları.
105.00 ₺ -
Sen Gelince Efendim Mevlid Şerhi
EN GELİNCE EFENDİM (S.A.V) | MEVLİD ŞERHİ Cebbarzâde Mehmed Ârif Bey, Îzâhu’l-Merâm alâ Vilâdeti Seyyidi’l-Enâm başlıklı eseriyle Süleyman Çelebi’nin meşhur Vesîletü’n-Necât isimli mevlidine kısa ve öz bir şekilde şerh yapmıştır. Ârif Bey, Mevlid’i son dönem Osmanlı aydını gözüyle ele almayı başaran velut bir müelliftir. Bir mevlid meclisinde şevke gelip Vesîletü’n-Necât’ı şerh etmeye karar veren Ârif Bey, Hz. Peygamber’e [sallallahu aleyhi vesellem] duyduğu içten sevgiyi bu eseriyle gözler önüne serer. Îzâhu’l-Merâm’da Resûl-i Ekrem’in doğumu ve sonrasında gelişen olayları Süleyman Çelebi’nin anlatımıyla ele alırken, kendisinin de ifade ettiği üzere, tamamen yazılı ve güvenilir kaynaklara başvurup bir tür akademik anlayış gözetmiş, böylece dört başı mâmur bir şerh meydana getirmiştir. Eser, Vesîletü’n-Necât üzerine yazılmış bir diğer şerh olan, Hüseyin Vassâf’ın Gülzâr-ı Aşk’ıyla aynı dönemde telif edilmiştir.
126.00 ₺ -
Ramazan ve Teravih
RAMAZAN VE TERAVİH Abdurrahman Altundağ?ın hazırladığı Ramazan ve Teravih kitabında; Ramazan ayının, gece namazının ve teravih namazının faziletiyle beraber sahabelerin bunlarla ilgili uygulamaları anlatılıyor. Her yıl evlerimize bereketli bir misafir gibi gelen Ramazan?la beraber gönüller ferahlar, ruhlar yeniden canlanır. Ramazan ayına özel bir nafile ibadet olan teravih, Peygamber Efendimiz?in (s.a.v) sünnetlerindendir. Ramazan ayının tadı; cemaatle kılınan teravih namazlarında, gece vakti kalkılan sahurlarda, ailece yapılan iftarlardadır. Elinizdeki eser; teravih namazının önemi ağırlıklı olmak üzere Osmanlı?da Ramazan Kültürü, Edebiyatımızda Ramazan ve Teravih konularını da içermektedir.
63.00 ₺ -
Namazım Huzurum
NAMAZIM HUZURUM Selim Uğur’un hazırladığı Namazım Huzurum kitabında beş vakit namazı, namazın fazileti, nâfile namazlar, namaz tesbihatları, ezan ve ezana karşı sorumluluklar, cami ve caminin edepleri gibi günümüzdeki namazla ilgili hassasiyetler anlatılmaktadır. Bu çalışmada cami ve namaz merkezli bir hayat gayreti yle yazılmış deneme ve makaleler yer alıyor, günümüze dair problemlere samimi bir üslupla çözüm önerileri sunuluyor. Metin aralarında Allah dostlarının güzel hallerinden namazla ve camiyle ilgili çarpıcı örnekler bulacak, hayatı nın merkezine namazı koyanların ayrıcalığını fark edeceksiniz. Selim Uğur, Namazım Huzurum isimli eserinde cami ve namaz merkezli bir hayata nasıl hazırlanılması gerekti ği hakkında önemli bilgiler vermektedir. Namazım Huzurum, Semerkand Yayınları’ndan çıktı .
105.00 ₺ -
Hicri Aylar Rebiülahir
HİCRİ AYLAR | REBÎÜLÂHİR Bütün ibadetlerde ve dinî faaliyetlerde hicrî aylar esas alınır. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayramlar hep hicrî aylara göre tespit edilir. Mesela hac Zilhicce ayında yapılır, oruç Ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı Şevval ayında kutlanır. İslâm âlemi için böylesine ehemmiyeti olan hicri takvim sistemi, biz müslümanların hayatına birçok cihetten yön verir. Bu sebepten de hicri ayların öneminin ve bu aylarda yaşanan olayların bilinmesi çokça mühim bir konudur. Elinizdeki kitapta hicri aylardan biri olan Rebîülâhir’de öne çıkan olaylar kaleme alınmıştır. Kısa ve öz şekilde aktarılan hususlar, bu ayın öneminin idraki noktasında oldukça faydalı olacaktır.
49.00 ₺ -
Hicri Aylar Cemaziyelevvel
HİCRİ AYLAR | CEMÂZİYELEVVEL Hicrî aylar, müslüman takvimini belirler. Yıl içerisindeki pek çok önemli ve bereketli gün ve gece, bu takvimde hayat bulur. Hac, oruç, zekât, kurban ve bayram vakitleri hicrî aylara göre tesbit edilir. Mesela hac zilhicce ayında yapılır, oruç ramazan ayında tutulur, ramazan bayramı şevval ayında kutlanır. Bu sebebten hicrî ayların ve bu aylarda gerçekleşen hadiselerin bilinmesi önemlidir. Siraceddin Önlüer’in titiz çalışması sonucunda hazırladığı "Hicrî Aylar” serisi, bu ehemmiyetin gereği olarak ortaya çıktı. İçerisinde yaşadığımız ayların anlamını ve Âsr-ı saâdet devrinde bu aylarda gerçekleşen hadiseleri bilmek bir yönüyle de müslüman takvimini birlemek anlamına gelecektir. Bu birliktelik bizleri önemli bir farkındalığa ve özene sevkedecektir. Sağlam kaynaklardan derlenmiş ve kısa ve öz bir şekilde aktarılmış hadiselerin yer aldığı Cemâziyelevvel isimli eser Semerkand Yayınları’ndan çıktı.
49.00 ₺ -
Ömrün Bereketi
Yüce İslâm dini, yardımlaşmaya ve dayanışmaya büyük önem vermektedir. Bu yüzden Allah Teâlâ biz müminlerden iyilik ve takva yolunda yardımlaşmamızı istemektedir. Hz.Peygamber’in (s.a.v) hayır yolunda yardımlaşmanın ve dayanışmanın önemini hatırlatan birçok hadisinin ve müjdesinin olduğunu bilmekteyiz. Ayrıca tarih boyunca güzel ahlâkın temsilcileri olan sahâbe-i kirâmın, Allah’ın veli kullarının ilâhî rızaya götüren bu yolda ne kadar cömert davrandıklarının vesikalarını da görmekteyiz. Bir mümin için cömertlik sevilmeye vesiledir. Çünkü Allah Teâlâ cömerttir ve cömertliği sever. Cömertlik başkalarının maddî ve mânevî ihti yaçlarını giderme, onlara Allah için bir şeyler verme ahlâkıdır. Muhammed Yekeler’in kaleme aldığı cömertlik ve sadaka konulu bu eser, cömertliğin insana kazandırdığı güzellikleri anlatı yor. Bu ahlâktan mahrum olanların maddi ve mânevî kayıplarını ele alarak dinimiz, tarihimiz, toplumumuz ve kültürümüz açısından sadakanın önemini gündeme getiriyor.
63.00 ₺ -
Helal Kazanç Hayatımızın Mihenk Taşı
HAYATIMIZIN MİHENK TAŞI - HELÂL KAZANÇ Rızkı helâl yollardan temin etmek ve helâl lokma ile beslenmek, son derece ehemmiyetli bir meseledir. Çünkü helâl lokma, insanlığın mihenk taşıdır. Altının kalitesi mihenk taşı ile test edildiği gibi, insanın kalitesi de helâl lokma ile test edilir. Haram lokma ise, hayatı zehirler, iman nurunu sündürür, kalbi karartır, manen ölmesine sebep olur. Dolayısıyla haram yiyen bir kimse, istese de ibadet edemez, ibadet etse bile zevk alamaz! Esasında helâl de haram da rızıktır. İkisi de gıdadır. Fakat biri şifadır, biri de zehirdir. Hz. Mevlana?nın (k.s) şu sözü bu meseleyi çok güzel ifade etmektedir: "Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki su ise, onu kaldırıp yüzdürür.?
108.50 ₺ -
Edep Bir Tac İmiş
EDEP BİR TÂC İMİŞ Semerkand Yayınları?ndan güzel ahlâka dair kısa, özlü ve faydalı makalelerden oluşan bir eser: Edep Bir Tâc İmiş. Peygamber Efendimiz (s.a.v), "Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim? buyurmuştur. Güzel ahlâk Peygamberimiz?in (s.a.v) yaşayış şeklidir, Allah dostlarının şanı ve alametidir. Tasavvuf da güzel ahlâktan ibarettir. Ahirette mîzana konacak en ağır, en faydalı amel, iman ve namazdan sonra güzel ahlâktır. Doç. Dr. Dilaver Selvi?nin sade ve akıcı dille yazdığı eseri, dinî kaynaklara dayanmakla beraber kıssa, şiir ve nüktelerle okunması zevkli hale geliyor.
185.50 ₺