-
Tedbiratı İlahiyye
İbnü’l-Arabî, Mevrûr şehrini ziyâreti sırasında Ebu Muhammed Şeyh Salih’in elinde Hakîm-i Zülkarneyn’in kaleme aldığı Sırru’l-Esrâr isimli bir kitap görür. Şeyh Salih kendisine, “Sırru’l-Esrâr müellifi, eserinde dünya şehrinin nasıl idâre edilmesi gerektiğini konu edinmiştir. Buna mukâbil, senden insanlık şehrinin siyasetini konu alan ve saadetimizi temîn edecek olan bir kitap yazmanı isterim” der. İbnü’l-Arabî, onun bu isteğine müsbet cevap verir, sadece dört günlük bir zaman zarfında Sırru’l-Esrâr kitabına karşılık et-Tedbîrâtü’l-İlâhiyye fi Islâhi’l-Memleketi’l-İnsâniyye adlı bu eseri vücûda getirir. Sırru’l-Esrâr’ın çerçevesi, İbnü’l-Arabî tarafından tasavvufî bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu bakımdan Tedbîrât, İbnü’l-Arabî ve eserleri etrafında teşekkül eden vahdet-i vücûd anlayışının siyaset-tasavvuf ilişkisine etkisini tespit etmeye matuftur. Kısacası İbnü’l-Arabî’nin ilk eserlerinden biri olan Tedbîrât’ta tasavvuf, hilâfet, siyaset, insân-âlem arasındaki ilişkinin metafizik temelleri, onun perspektifiyle ele alınır.
100.74 ₺ -
Gaybın Önünde
Mustafa Sabri Efendi, Osmanlı’nın son devrindeki en önemli İslâm âlimlerinden biri olarak Batı medeniyeti karşısında yaşanan fikri ve itikadî bocalamayı engellemek için tüm hayatını mücadele içerisinde geçirmiştir. Bilhassa günümüzde olduğu gibi o dönemde de İslâm âlemini zehirleyen ve toplum üzerinde nüfuzu yüksek bazı kişilerin benimsediği pozitivist görüşlerle mücadele etmiştir. Görüşlerini savunurken ilmî arka planı ve güçlü kalemi sayesinde etkili birçok eser ortaya koymuş ve temel İslâmî esasları ustalıkla müdafaa etmiştir. Mustafa Sabri Efendi’nin el-Kavlu’l-Fasl eseri, Peygamber’in (sav) dâhîliğini vurgulayarak nübüvvet makamını âdeta ilâhî elçilik bağlamından koparan Ferîd Vecdî, Muhammed Abduh, Muhammed Mustafa el-Merâgî, Mahmud Şeltût, Muhammed Hüseyin Heykel gibi isimlere bir karşı çıkıştır. Batılılaşmanın etkisinde kalıp İslâm dinini Batılılaşmanın getirdiği yeni değerlere ve düşünce kalıplarına göre yorumlayan bu isimlerin fikirlerini sertçe eleştiren kitap, Mustafa Sabri Efendi’nin Mısır veliahtının iltifatına mazhar olmasına neden olmuştur. Nübüvvet, mucizeler ve ölümden sonra yeniden dirilme konularında pozitivist düşünceye sahip kişilerin yarattığı kafa karışıklığını gideren ve bu düşünceleri bertaraf eden Mustafa Sabri Efendi’nin bu eseri çağdaş Müslümanların sorunlarına da derman oluyor.
122.64 ₺ -
Osmanlı İnsanlığın Son Adası Ketebe
Tarihle birlikte düşünme ilkesi doğrultusunda eser veren Mustafa Armağan, Osmanlı tarihini yeni bir gözle okuma serüvenini bugüne kadar onlarca kez basılan bir eserle taçlandırıyor; Osmanlı: İnsanlığın Son Adası. Bugün ancak su üstündeki kısmını çözebildiğimiz Osmanlı buzdağının derinlerinde bilmediğimiz nice yönlerini yeni bir bakışla gündeme getiren Armağan, böylece Osmanlı tarihindeki klişeleşmiş hüküm ve anlatıları sorgulamaya girişiyor: Kapitülasyonlar iyi bir şey miydi? Osmanlı toplumu erkek egemen miydi? Harem gerçekten de bir haz mekânı mıydı? Patrona Halil bir eşkıya mıydı yoksa halk kahramanı mı? Osmanlı’da demokrasi var mıydı? Osmanlı: İnsanlığın Son Adası bu ve benzeri merak uyandıran soruları cevaplandırmaya yönelik kışkırtıcı bir okuma girişimi.
118.26 ₺ -
Osmanlının Kayıp Atlası Ketebe
Mustafa Armağan tarihte ender rastlanan tarihî kavşakta kaleme aldığı Osmanlı’nın Kayıp Atlası’nda kaybettiğimiz büyük haritayı elimizdeki parçalarından yola çıkarak tasvir çabasında. Kuruluş, yükselme, duraklama, gerileme ve çöküş... Üç kıtaya yayılmış, onlarca kültür, din, dil ve millete sahip halkları 6 asır huzur içinde yaşatmış bir cihan devletinin kitaplarımızda içine sıkıştırıldığı kalıp bu. Bu kalıptan çıksa çıksa karikatür çıkabilirdi, nitekim çıkan o olmuştur. Peki neden yapılmıştır bu beyin ameliyatı? Bir daha bu topraklarda “Osmanlı” benzeri bir oluşumun ortaya çıkması istenmemişti de ondan. Bu tehlikeli ‘millet’in, ecdadının bir zamanlar neler yaptığını öğrenirse sıkıştırıldığı kalıpları kırmak gibi bir alışkanlığı olur, bu da kurulmak istenen düzenin altına bomba koymak anlamına gelirdi. Onun içindir ki, Osmanlı bu ülkede yıllar yılı kötülendi, aşağılandı, küçük görüldü, artıları bile eksiye dönüştürüldü. Lakin Türkiye asırlık kalıpları birer birer kırarken, tarihinin buna eşlik etmemesi düşünülemezdi. Böylece hem ülke olarak çıktığımız noktada Osmanlı güneşini daha eksiksiz görebilecek bir donanıma kavuşuyoruz, hem de tarih, kafamızdaki kalıpları yıkarak bizi özgürleştiriyor.
72.27 ₺ -
İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri
Bir halkın yükseliş ve düşüşünün sebepleri her zaman karmaşık ve çok yönlüdür. Bu sebeplerden sadece bir kısmı ölçülebilir niteliktedir ve bu şekilde analiz ve keşfe açıktır. Diğer nedenlerse insanların kalplerinde ve iradelerinde gizli olduğu için erişilemez ve izah edilemezler. Hayatını, İslamiyet’i bir hayat nizamı olarak kalplere nakşetmeye adamış büyük devlet adamı Aliya İzetbegoviç, İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri’nde İslami uyanışımızdaki yanlışlara dikkat çekiyor. İslamiyet’in salt teolojik bir yaklaşımdan ibaret olmadığını, dini mesajlar vererek kutsallaştırıp sonrasında da putlaştırılamayacağını tarihi gerçeklerle ortaya koyuyor. İslam’ın dış dünyayı düzenleme ve değiştirme rolünün unutulup, geleneksel ve folklorik bir zaviyeden ele alınışıyla Müslüman toplumların barbarlarca nasıl kolay bir av haline geldiğini gösteriyor.
159.87 ₺ -
Hediyyetül Müştak
Her metnin oluşturulduğu dönemle arasında sıkı bir ilişki bulunur. Bu sebeple bir metnin hakkıyla anlaşılabilmesi için yazıldığı dönemin özelliklerinin, anlayış tarzının, fikrî ve içtimaî yapısının bilinmesi gerekmektedir. Klasik Türk edebiyatına dahil olan metinlerin daha iyi çözümlenebilmesi için özellikle dînî literatürün, kelimelerin kullanıldığı dönemdeki anlamlarının ve anlam çeşitlerinin, şerh metotlarının bilinmesi icap eder. Bu da klasik şerh metodunu yansıtan metinlerin incelenmesi yoluyla olacaktır. XVIII. yüzyıl Osmanlı müellifleri arasında yer alan La‘lî-zâde Abdülbâkî, mensubu olduğu Bayrâmî- Melâmî ekolü hakkında bilgi veren eserleriyle bilinmektedir. Bu kitap, La‘lî-zâde Abdülbâkî’nin büyük dedesi Sarı Abdullah Efendi’nin (ö.1071/1660) Meslekü’l-‘Uşşâk kasidesine yazdığı şerhtir ve özellikle Türk tasavvuf anlayışını ve mensup olduğu ekolün âdâbını yansıtması bakımından büyük önem arz etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde şâirin hayatı ve tespit edilebilen eserleri hakkında bilgi verildikten sonra ikinci bölümünde, sadeleştirilmiş metne yer verilmiştir. Ardından eserin tespit edilebilen nüshaları tavsif edilerek edisyon kritik yapılmış ve transkripsiyonlu metin ortaya konmuştur.
167.17 ₺ -
-
Enneagram ile Öğrencini Keşfet
Öğretmen-öğrenci arasında yaşanan problemlerin ve akademik başarısızlıkların temelinde iletişim hataları vardır. Eğitimde tek tipleştirme, bu eğitim modeline uymayan mizaca sahip öğrencilerin eğitim hayatını hem ebeveynler hem eğitimciler hem de öğrenciler için içinden çıkılması güç büyük bir problem yumağına çevirebiliyor. İsmail Acarkan, her çocuğun farklı bir mizaçla dünyaya geldiğini ve bu yüzden anne babalar için olduğu kadar eğitimciler için de öğrenciyi tanımanın, sağlıklı iletişimi ve akademik başarıyı beraberinde getireceğini özellikle vurguluyor. 9 Tip Mizaç Modeli'yle ilgili Türkiye'nin farklı yerlerinde seminerler veren İsmail Acarkan, bireyselleşme çağı olan 21. yüzyılda bu kadim öğretinin ne kadar ihtiyaç duyduğumuz bir anlayış olduğunun altını çizerken eğitimcilerin işlerini kolaylaştıracak bilgiler veriyor. Enneagram ile Öğrencini Keşfet- Mizaç Farkındalığıyla Öğretmenlik Yapmak kitabı, eğitimcilere öğrencilerini tanımaları için destek olurken aynı zamanda hem psikolojik hem de akademik başarıları için onlara rehberlik etmelerine yardımcı oluyor.
262.80 ₺ -
İslamın Vadettikleri
"Doğuşu ve yayılışıyla tamamen kendine özgü ve tarihte bir örneği daha görülmemiş apayrı bir olay, bir çeşit mucizedir İslâm."
211.70 ₺ -
Beş Şehir
Beş Şehir'in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır. İlk bakışta birbiriyle çatışır görünen bu iki duyguyu sevgi kelimesinde birleştirebiliriz. Bu sevginin kendisine çerçeve olarak seçtiği şehirler, benim hayatımın tesadüfleridir. Bu itibarla onların arkasında kendi insanımıza ve hayatımızı, vatanın manevi çehresi olan kültürümüzü görmek daha da doğru olur.
210.00 ₺ -
Peygamber Efendimizin Hayatı 6 Kitap Set
1- Özlenen Şafak: Peygamber efendimizin hayatı serisinin ilk kitabıdır. sevgili peygamberimizin(s.a.v) doğumundan nübüvvet ile müjdeleninceye kadar geçen zamanı anlatır. 2- Aydınlıklara Doğru: Peygamber efendimizin hayatı serisinin ikinci kitabıdır. nübüvvetin gelişinden, hicreti muhammed'in noktalandığı ana kadar geçen on üç yıl anlatılmaktadır. 3- Doğuş (Hicret Yurdunda Sabah): Peygamber efendimizin hayatı serisinin üçüncü kitabıdır. hicretten sonra medine'de islâmiyet'in ve ilk islâm devleti'nin doğuşu anlatılmaktadır. 4- Yükseliş (Hudeybiye Ufuklarına Doğru): Peygamber efendimizin hayatı serisinin dördüncü kitabıdır. uhud, hudeybiye, hendek, beni mustalik gazveleri detaylarıyla anlatılmaktadır. 5- Guruba Yaklaşırken: Peygamber efendimizin hayatı serisinin beşinci kitabıdır. hudeybiye barış antlaşmasından mekke'nin fethine kadar geçen süreç anlatılmaktadır. 6- Kavuşma: Peygamber Efendimizin Hayatı Serisinin Altıncı Kitabıdır. Mekke'nin Fethinden Peygamber Efendimizin(s.a.v) vefatına kadar geçen süreç anlatılmaktadır.
780.00 ₺ -
Kalbin Halleri
11. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî rah., kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür; İhyâü Ulûmi’d-Dîn… Semerkand Yayınlarından bölüm bölüm müstakil kitaplar halinde Prof. Dr. Dilaver Selvi tarafından tercüme edilen ölümsüz eser, hem çeviri dili hem de tasarımı yönüyle dikkat çekiyor. Serinin 21. kitabı olan Kalbin Halleri; nefs, ruh, kalp ve akıl kelimelerinin anlamı ile bu isimlerden murad edilen mananın ne olduğu, insan kalbinin hususiyeti, kalpte toplanan vasıfların açıklanması, şeytanın vesvese ile kalbe tasallutu, vesvesenin manası ve kalbe galebe çalmasının sebebi, şeytanın kalbe giriş yolları gibi pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
147.00 ₺ -
Hadis Tarihi Bekir Kuzudişli
Bu kitabın eğildiği en temel konu, Hz. Peygamber’den gelen bir hadisin Kütüb-i sitte müelliflerine nasıl ulaştığı ve bu kaynakların oluşumu ile mahiyetlerinin ne olduğu sorusudur. Bu soruyu anlaşılır bir şekilde cevaplamak için Hz. Peygamber ile tamamı III. asırda yaşamış olan Kütüb-i Sitte müellifler arasındaki zaman diliminde hadis rivayetini etkileyen dönüm noktaları tespit edilmeye çalışılmış, bu süre içerisinde hadislerin bir nesilden diğerine nakli ve nasıl korunduğu incelenmeye gayret edilmiştir. Elinizdeki eserde çok miktarda harita, tablo ve resim kullanılarak incelenen zaman diliminin okuyucular tarafından daha iyi anlaşılması hedeflenmiştir.
244.80 ₺ -
Risalei Halidiyye Tercümesi Ahıska
Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtları, kelamları ve hikmetli kıssaları... Mevlânâ Muhammed Hâlid Ziyâuddin el-Bağdâdi en-Nakşibendî (Kuddise Sirruhu)nun “er-Risâletü’l-Hâlidiyye fî âdâbi’t-Tarîkati’n-Nakşibendiyye” adlı -aslı Arapça olan- bu eser, Mahmud Efendi Hazretlerimizin bu yolda okunması elzem olarak her daim mürîdânına tavsiye buyurduğu beş eserden biridir. Derslerinde ve sohbet meclislerinde bu kıymetli eseri okuyup okutan kardeşlerimize bir nebze katkıda bulunabilmek ümidi ile bazı çalışmalar yaptık. 1. Mümkün mertebe zikri geçen rivayetlere kaynak göstererek bazı konuların delillerini kısaca ele aldık. 2. Bir takım izaha muhtaç bazı konuları, Mektûbât-ı Rabbânî ve Risâle-i Kudsiyye'den istifade ederek dipnot ile açıklamaya çalıştık. Reşahât ve Nefahât kitaplarından da müfîd kıssaları ara ara konuların arasına serpiştirdik. 3. Özellikle Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtını, kelamlarını ve hikmetli kıssalarını dercettik. Eserde geçen ilk ders (hazırlık dersi) ve Habs-i Nefes konusunu da, Mahmud Efendi Hazretlerimizin dilinden sunduk. Sonuna da hitâmu-hû misk kabilinden Silsile-i Şerife’yi zikrettik. Sa’y-u gayret bizden, muvaffâkiyet Allah-u Teâlâ’dandır.
222.60 ₺ -
Şarkın Büyük Alimleri
İslam'ın temel eğitim müesseselerinden olan medreselerde okutulan kitaplar, müderrisin İlmî kariyeri ve vakfiyelerde belirtilen şartlar ile doğrudan alakalıydı. İçinde bulunulan zaman ve coğrafya da takip edilen müfredatta ve eserlerde bazı farklılıklara sebep olabiliyordu. Bir ilim talibi, umumiyetle doğduğu şehirdeki âlimlerden ders alır, daha sonra başka ilim merkezlerine seyahatler yapardı. Bir müderris, talebesini başta İlmî liyakat ve kabiliyeti olmak üzere bütün yönleriyle tanır, belirli bir seviyeye kadar okuttuktan sonra kendisinden daha üstün bir âlime tavsiye ile gönderirdi. Hicaz, Suriye, Mısır, Irak, İran, Anadolu, Mâverâünnehir ve Horasan gibi memleketlerde tarih boyunca pek çok İslâm devleti kuruldu. Bu topraklarda eserleri, tâbi oldukları hükümdarların sınırlarını aşıp yedi iklimde okunan nice âlimler yetişti. Şark (doğu), sahip olduğu medeniyet sebebiyle İslâm’ı temsil eder. Buradan hareketle biz de eserimize Şark’ın Büyük Âlimleri ismini koyduk. Âlimleri büyük, küçük gibi sıfatlarla vasıflandırmak gibi bir gayemiz ve haddimiz olmadığı gibi tarih boyunca gelmiş geçmiş binlerce âlimin bu mütevazı çalışmamızda sadece ismini bile zikretmemiz İmkân dâhilinde değildir. Bu çalışmamızda şer‘i ilimlerin anahtarı mesabesinde olan ve eserleri ilim müesseselerinde asırlarca okutulan İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe (rh.), Ebü'l-Hasen el-Kudûrî, Ömer en-Nesefî, Ali el-Ûşî, İbn-i Hâcib, Esîrüddîn el-Ebherî, Ali b. Ömer el-Kâtibî, İmam Bûsîrî, Hatib el-Kazvînî, Sadeddin Mesud Teftâzânî, İbn-i Habib el-Halebî, Seyyid Şerif Cürcânî, İbnü’l-Cezerî, Molla Hüsrev, Abdurrahman Câmî, Abdurrahman Karabaş, Birgivî Mehmed Efendi, Molla Aliyyü’l-Kârî, İmâm-ı Rabbânî (k.s.), Hasan eş-Şürünbülâlî, Ahmed el-Bennâ, Mahmud el-Antâkî, Davud-ı Karsî, Hâmid el-Paluvî, İbn-i Âbidîn gibi âlimleri tanıtmaya çalıştık. Bundan sonraki yapılacak çalışmalara bir basamak teşkil etmesi temennisiyle...
234.00 ₺ -
-
Hafızlık Risalesi Roman Boy
Allahu Tealanın eşi benzeri olmadığı gibi onun kelamının da eşi benzeri yoktur. İnsanlar içerisinde de onun kelamı olan kelamı olan Kuranı Kerim'i ezberleyenlerin eşi benzeri yoktur. Yani hafızı kelam olmak çok büyük bir şeref, çok büyük bir meziyettir. Asırlardan beri bu büyük nimeti de elde eden sayısız nasib sahipleri olmuştur. Hemen hemen her müslümanın gönlünde çocuğunu hafız yetiştirmek aşkı vardır. Zorluklara göğüs gererek bu yol bir kere denenir.
175.00 ₺ -
-
Kehribar Geçidi Ciltli
Roma üzerinden bir insanlık tarihi ve insanlık durumları okuması sunan roman aynı zamanda incelikle işlenmiş detaylarıyla Roma İmparatorluğu'nun toplumsal, siyasal ve dinsel öğelerini de ustalıkla resmediyor. Nazan Bekiroğlu, Kehribar Geçidinde hem İslam hem Hristiyan kültürlerinde yer bulan yedi uyurlar anlatısı ve Roma İmparatorluğu'nun dağılmadan önceki son yüzyılı üzerine bir roman kurguluyor.
412.45 ₺ -
Kehribar Geçidi
Roma üzerinden bir insanlık tarihi ve insanlık durumları okuması sunan roman aynı zamanda incelikle işlenmiş detaylarıyla Roma İmparatorluğu'nun toplumsal, siyasal ve dinsel öğelerini de ustalıkla resmediyor. Nazan Bekiroğlu, Kehribar Geçidinde hem İslam hem Hristiyan kültürlerinde yer bulan yedi uyurlar anlatısı ve Roma İmparatorluğu'nun dağılmadan önceki son yüzyılı üzerine bir roman kurguluyor.
419.75 ₺ -
Delailül Hayrat Tercümesi Hafız Boy Ciltli
Hacı Halîfe (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; Muhammed el-Cezûlî (Rahimehullâh)a âit olup Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) husûsunda yazılmış olan bu kitap Allâh-u Te‘âlâ’nın âyetlerinden büyük bir âyettir. Meşrıklerde ve mağriblerde (doğuda-batıda) kırâatine devâm edilmektedir. Özellikle bilâd-ı Rûm’da (Osmanlı coğrafyasında) bu kitap çok mûteberdir.
339.20 ₺ -
Aile İçinde
Evlerimizde bir arada ama yalnızız. Birbirimizin dertleri karşısında sağır, hakikat karşısında körüz. Aile olmayı unutmuşuz. Dünya ve ahiret saadetinin kaynağı olabilecek yuvalarımızdan çatırtılar geliyor fakat dönüp bakmıyoruz yaranın, hasarın nerede olduğuna. Modern çağın uğultusu bastırıyor tüm sesleri. Aile ocağımızı ihmal edip lüzumsuz pek çok şeyin peşinde vakit ve nakit harcıyoruz. Her şeyin fiyatını öğreniyoruz da değerini pek bilmiyoruz sanki. Oysa en değerli şeyler para ile ölçülemeyenlerdir; huzur, ahlak, mutluluk, sevgi ve aile ortamı gibi. Gelin, biraz düşünelim, Aile İçinde hep beraber. Nefsimize mağlup olup kaybetmeyelim en kıymetlilerimizi. Tam aksine onların değerini idrak edelim. Başka kimimiz var ki?
143.00 ₺ -
Ansiklopedik Büyük Dua Kitabı
Kitabın İçeriğinden: Afetlerden Korunmak İçin Dualar, Deprem, Sel.... Gibi Felaketlerden Korunmak için Dualar, Allah Sevgisi Kazanmak İçin Dualar, Bereket Duası Servetin Bereketlenmesi iiçin Dua Büyü, Sihir Tesir etmemesi için Okunacak Dualar İnsan; ihtiyacı olan herhangi bir şeyi elde etmeyi istemesine rağmen onu elde etmekte aciz olduğunu, Yaratanının ise duasına icabet edeceğini ve dilerse ihtiyacını gidereceğini bilir. Bu sebeple O'ndan bir şeyler ister. Bu isteklerin nasıl yapılması gerektiğini hadisi şeriflerden ve alimlerin yaptığı dualardan derlenerek hazırlanan bu eser, hayat içerisinde ihtiyaç duyulabilecek neredeyse tüm dualar, alfabetik bir sırayla tespit edilmiş, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
238.00 ₺ -
Adabül Mürid Vel Murad Sohbetin Edepleri
Sonsuz ve nihâyetsiz hamdler bizlere rahmet olarak inzâl buyurduğu Kurân-ı Kerîminde : وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولً Yer(yüzünde)de kibirlice yürüme. Şüphesiz ki sen (ne kadar güçlü ve sağlam bir şekilde ayağını bassan da) aslâ yerde bir yarık açamazsın, (ne kadar kasılsan da) uzunluk bakımından dağlara da kesinlikle erişemezsin. (el-İsrâ Sûresi: 37) buyurarak bizlere yürürken dahî edebi gözetmenizi emreden Allâh-u Teâlâya mahsustur. Bî-had salât-ü selâmlar: مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ َأَدَبٍ حَسَنٍ Hiçbir baba evlâdına güzel terbiyeden daha üstün bir hediye vermemiştir. (et-Tirmizî, es-Sünen, el-Birru ves-Sıla:33, rakam:1952, 4/338) buyurarak edep ve hayânın ehemmiyetine dikkat çeken Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin, onun Ehl-i Beytinin ve sahâbesinin üzerine olsun. Kıymetli okurlarım! Elinizdeki bu eser; evvelden beri Büyük Şeyh Efendi es-Seyyid Muhammed Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû)nun Risale-i Kudsiyyende ismini, müellifinin adını ve medhiyesini gördüğümüz fakat kendisine muttalî olamadığımız bir eser idi. Bu fakir bu eseri bulmak için çok heves ettiysem de yoğun çabalarımıza rağmen ilk başta buna muvaffak olamamıştık. Daha sonraki araştırmalarımızda bu eserin Suûdî Arabistanda ve Mısırda olduğuna vâkıf olduk fakat oralardaki nüshalar henüz dijital ortama aktarılmadığından onları almaya muvaffak olamadık. Ardından araştırmalarımıza devâm ederken bu eserin Almanyadaki Leipzig Üniversitesinde bir nüshasının olduğunu öğrenince eseri oranın kütüphânesinden temîn edip Arapça olarak tahkîkine ve neşrine elhamdülillâh muvaffak olduk ki bu çalışma ile Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû)nun medhettiği bu eser ilk defâ basılmış olmaktadır. Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) bu eseri ve müellifini Risâle-i Kudsiyye isimli eserinin 387. beytinde (sh:88) şöyle medhetmektedir. Ebû Bekr ibni Şeyh Sâlih Dâvûd, Hanbelîdir bu zât bir bahr-i Mabûd. Kitabı Âdâbül-Mürîdîn telîfî mevcûd, Bu bahs oldî zelîle anda meşhûd. İbadet sır olup Hakka gidelim, Cemâli bâ kemâle seyr idelim. Görüldüğü üzere; Mustafâ İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) eserin müellifi hakkında Bahr-i Mabûd yâni İbâdet olunmayı hak eden Allâh-u Teâlânın deryâsı tâbirini kullanmıştır ki bu zât Ebû Bekr İbni Dâvûd el-Hanbelî es-Salihî (Rahimehullâh)tır. Terceme-i hâlinden kısaca bahsetmek gerekirse; müellifin tam adı Takiyyüddîn Ebus-Safâ Ebû Bekr ibni Dâvûd ed-Dimeşkî es-Sâlihî el-Hanbelî el-Kadirîdir. Bu zatın birkaç tâne eseri olmakla birlikte en meşhurlarından biri ed-Dürrül müntekal-merfû fî evrâdil-yevmi velleyle vel-üsbû adlı eseridir. Bu eser müellifin mahdûmu olan Abdurrahmân ibni Ebî Bekr (Rahimehullah) tarafından Tuhfetül-ubbâd ve edilletül-evrâd adıyla mufassalen şerhedilmiştir. Ben bu eserlerin de mahtût nüshalarını temîn edip sizler için hazırladığım Ezkâr ve Deavât Külliyâtında bunlardan nakiller yapmaktayım. Bu eseri, kendisinden haberdâr olmamıza vesîle olan Büyük Şeyh Efendimiz ve velî nîmetimiz es-Seyyid Muhammed İsmet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) Hazretlerinin rûhâniyetlerine ithâf etmiş bulunmaktayım. Dolayısıyla Allâh-u Teâlâ rûhâniyetini haberdâr eyleyip cümlemizi dünyâda himmetine, âhirette şefâatlerine nâil eylesin. Allâh-u Teâlâ ebedî olan âhiret hayâtımıza göre çok kısa olan şu dünyâda cümlemizi âmâl-i sâlihaya muvaffak eyleyip cennetiyle ve cemâliyle şerefyâb eylesin. Âmîn! 10 Muharrem 1441 / 9 Eylül 2019
137.50 ₺