-
Kızılelma 3 Hz. Muhammed’in s.a.s Ordusu Osmanlı Hilafet Yolunda
Kanuni Sultan Süleyman dönemi 16. asır Türk asrı oldu. Babasından devraldığı 6,5 milyon km2 toprakları, 15 milyon km2’ye çıkararak 22 milyon km2’ye hükmeden büyük bir hükümdardı. 637 yıllık Macar devletini 2 saatte yıkmayı başaran. Almanya’nın büyük imparatorluk hayallerine ket vuran. Hristiyanlığın merkezi Estergon’da mehter çaldıran, Ezanı Muhammediye’yi dinleten büyük bir dava adamıydı. Hayattayken evlatlarının taht mücadelesini görmüştü. Evlat acısı ile yüreği yanmıştı. Derin aşkla bağlandığı, sevdiği kadına yazdığı şiirlerle divan edebiyatına Muhibbi’yi kazandıran gönül insanıydı. Karınca için şeyhülislamdan fetva alan bir müttaki, “Zahire baksan eğerçi berru bahrin şahıyam Bir ulu dergahın amma gubarı rahıyam” diyen bir mutasavvıftı. 72 yaşında Zigetvar önünde son nefesini veren Sultan Süleyman’ın dava aksiyonu bu yüzyılın insanına özellikle de genç nesillere çok şey katacaktır.
175.50 ₺ -
Hz. Osman (R.A.)
Canını Allah yolunda sarf ettiği gibi canının yongası malını da defalarca Allah’ın davası için veren Hz. Osman(ra) Mekke’nin soylu şahsiyeti, İslâm’ın zeki tüccarıdır. İnfaka doymayan bu güzide sahabe Tebük Seferi’ndeki zorluk ordusunun donatıcısıdır. Kendisi Peygamber(sav) evine iki kez damat olma şerefine nail olmuş ve “Zinnûreyn / İki nur sahibi” lakabını almıştır. Çok güzel yazı yazan bir vahiy katibi olan Hz. Osman(ra) aynı zamanda çok da güzel konuşur. Hatta talâkat denilen güzel konuşma sanatının ondan tevarüs ettiği söylenmektedir. Allah Resûlü’nün(sav) ikinci Yûsuf(as) olarak nitelendirdiği bu eşsiz güzellik, güzelliğinin yanında son derece de iffet sahibidir. Onun için kendisinden değil insanlar melekler bile hayâ etmiştir. Günümüzde hayâsızlığın kol gezdiği sokaklarda senin iffetine; menfaatin, yalanın ve faizin azık edinildiği ticarette senin kolaylığına, doğruluğuna ve tevekkülüne her şeyden çok ihtiyacımız var Ey Osman(ra)!
77.00 ₺ -
Hazreti Osman Ali Eren
Hazreti Osman (Radıyallâhü anh), Sevgili Peygamberimiz’in 4 büyük halifesinin üçüncüsüdür. Tevazu, yumuşak huyluluk, acıma hissi, cömertlik gibi güzel sıfatlara sahip olan Hazreti Osman (Radıyallâhü anh), Peygamberimiz’in iki kızıyla evlenerek Zinnûreyn / İki Nur sahibi ünvanına sahip olan tek sahabidir. Önce Peygamberimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem)in bir kızı ile evlenmiş, o vefat edince ikinci kızı ile evlenmiş, o da vefat edince Peygamberimiz, “Üçüncü bir kızım olsaydı onu da Osman'a nikahlardım” buyurmuştur. Acizane kaleme aldığımız bu eseri hürmetle takdim eder, duâlarınızı bekleriz.
140.00 ₺ -
Alemlere Rahmet Hz.Muhammed Ebedi Mucize Kuranı Kerim
Bizleri, lûtf u keremiyle yokluktan varlığa çıkaran, sayısız mahlûkat içinde en mükerrem varlık olan “insan”lardan kılan, ebedî saâdet kapısının anahtarı mevkiindeki îman nîmetine mazhar eyleyen, 124 bin küsur peygamber içinde En Sevgili Rasûl’üne ümmet olma bahtiyarlığını ihsân eden, sözlerin en güzeli, mûcizelerin en büyüğü Kur’ân-ı Kerîm’e muhâtap kılmakla şereflendiren Allah Teâlâ’ya nihâyetsiz hamd ü senâlar olsun.Câhiliye karanlıklarında, izzet, şeref ve haysiyetini kaybetmiş olan insanoğlunu, İslâm’ın nurlu iklîmine sevk ederek gönülleri ihyâ eden, yarı vahşi bir toplumdan fazîletler medeniyeti inşâ eden ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Hazret-i Muhammed Mustafâ r Efendimiz’e, O’nun Ehl-i Beyt’ine ve ashâbına, sonsuz salât ü selâm olsun.Ceddimiz Âdem u’ın aslî vatanı olan Cennet’e dönüş yolu, ancak Cenâb-ı Hakk’ın arzu ettiği kulluk husûsiyetlerinin tahsilinden geçmektedir. Rabbimiz, bu husûsiyetleri bildirmek ve onların nasıl tahsil edileceğini öğretmek üzere, bizlere iki muazzam rehber ihsân etmiştir ki, bunlar; Kur’ân-ı Kerîm ve Hazret-i Peygamber r Efendimiz’dir.Kur’ân-ı Kerîm; vahiyle terbiye edilmemiş zihnî melekeler ve kalbî temâyüllerin, insanoğlunu sürükleyebileceği bâdirelerden kurtulmanın yegâne vâsıtası olarak, Âhirzaman Nebîsi ile insanoğluna lûtfedilen ilâhî bir hediyedir.Peygamber Efendimiz r ise, Kur’ân ahkâmının ve ahlâkının, nasıl ve ne şekilde yaşanacağını, insanoğluna fiilî örnekleriyle sergileyen, İslâm’ın yeğâne huzur ve saâdet dîni olduğunu nezih hayatıyla ortaya koyan, eşsiz bir ikrâm-ı ilâhîdir. Bu sebeple, yaratılış gâyesini ve var oluş hikmetini gerçekleştirmeye, yani Allah Teâlâ’yı doğru bir mâhiyette tanıyıp O’na güzel bir kullukta bulunmaya mecbur olan insanoğlu için en lüzumlu iş, bütün hayatını Kur’ân ve Sünnet’in tâlimatlarına göre tanzim etmektir. Yani Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir tefsîri mâhiyetindeki Rasûlullah r Efendimiz’in güzel ahlâkıyla ahlâklanarak, yeryüzünde Cenâb-ı Hakk’ın dînini temsil edebilmektir. Âyet-i kerîmede buyrulduğu üzere insan, kendisine ihsân edilen her türlü nîmetten, kıyâmet günü tek tek sorguya çekilecektir. Dolayısıyla Kur’ân ve Sünnet gibi iki büyük nîmete nâiliyetle şereflenmişken, onların gösterdiği feyizli istikâmette yürümek yerine -Allah muhâfaza buyursun- onlardan yüz çevirmek, kişinin ebedî hayatını elîm bir azap faslına çeviren, dehşetli bir nankörlük ve kıymet bilmezliktir. Hiçbir zaman unutmayalım ki; Kur’ân ve Sünnet ile meşgûliyetimiz, bizim Allah ve Rasûlü’ne olan muhabbet ve bağlılığımızın da en belirgin ölçüsü durumundadır. Bizler de, Allah ve Rasûlü’ne olan muhabbetimizi muhâsebe etmek, Kur’ân ile yakınlığımızı ve Allah Rasûlü ile beraberliğimizi her geçen gün daha da artırmak arzusuyla, evvelce kaleme almış olduğumuz muhtelif yazılarımızdan bir hulâsa sadedinde, elinizdeki bu mütevâzı kitapçığı derlemiş bulunuyoruz. Cenâb-ı Hak, her vesîleyle gönüllerimizde Kur’ân ve Sünnet’in feyzini ziyâdeleştirsin; bu iki hidâyet nûrundan lâyıkıyla istifâde edebilmeyi lûtfeylesin. Bizler, her ne kadar O Rahmet Peygamberi’nden 14 asır sonra gelmiş olsak da, en büyük arzu ve idealimiz, O’nun buyurduğu “kardeşlerim” iltifâtına nâil olabilmektir. O’nunla yeryüzüne gelen fasl-ı bahârın zamanımıza kadar süregelen rahmet, bereket ve hidâyet yağmurlarında küçük bir damlacık olabilmektir. Nitekim O Gönüller Sultânı r, bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyuruyorlar: “Benim ümmetimin misâli, yağmurun misâli gibidir. Evveli mi daha hayırlıdır, sonu mu daha hayırlıdır bilinmez!” (Tirmizî, Edeb, 81/2869; Ahmed, III, 130) Cenâb-ı Hak cümlemizi, mûcize kelâmı Kur’ân-ı Kerîm’in ve onun canlı bir tefsiri olan Rasûlullah r Efendimiz’in kadr u kıymetini lâyıkıyla idrâk eden, fânî hayatını Kur’ân ve Sünnet’in feyizli iklîminde yaşayıp ebedî kurtuluşa nâil olan bahtiyar kulları arasına lûtf u keremiyle kabul buyursun. Âmîn!.. Osman Nûri TOPBAŞ - Mart 2014 - Üsküdar Alemlere Rahmet Hz.MUHAMMED - Ebedi Mucize Kur'an-ı Kerim - Erkam Yayınları - Osman Nuri Topbaş
60.00 ₺ -
Alemlere Rahmet Hz. Muhammed
Bizleri, lûtf u keremiyle yokluktan varlığa çıkaran, sayısız mahlûkat içinde en mükerrem varlık olan “insan”lardan kılan, ebedî saâdet kapısının anahtarı mevkiindeki îman nîmetine mazhar eyleyen, 124 bin küsur peygamber içinde En Sevgili Rasûl’üne ümmet olma bahtiyarlığını ihsân eden, sözlerin en güzeli, mûcizelerin en büyüğü Kur’ân-ı Kerîm’e muhâtap kılmakla şereflendiren Allah Teâlâ’ya nihâyetsiz hamd ü senâlar olsun.Câhiliye karanlıklarında, izzet, şeref ve haysiyetini kaybetmiş olan insanoğlunu, İslâm’ın nurlu iklîmine sevk ederek gönülleri ihyâ eden, yarı vahşi bir toplumdan fazîletler medeniyeti inşâ eden ve âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Hazret-i Muhammed Mustafâ r Efendimiz’e, O’nun Ehl-i Beyt’ine ve ashâbına, sonsuz salât ü selâm olsun.Ceddimiz Âdem u’ın aslî vatanı olan Cennet’e dönüş yolu, ancak Cenâb-ı Hakk’ın arzu ettiği kulluk husûsiyetlerinin tahsilinden geçmektedir. Rabbimiz, bu husûsiyetleri bildirmek ve onların nasıl tahsil edileceğini öğretmek üzere, bizlere iki muazzam rehber ihsân etmiştir ki, bunlar; Kur’ân-ı Kerîm ve Hazret-i Peygamber r Efendimiz’dir.Kur’ân-ı Kerîm; vahiyle terbiye edilmemiş zihnî melekeler ve kalbî temâyüllerin, insanoğlunu sürükleyebileceği bâdirelerden kurtulmanın yegâne vâsıtası olarak, Âhirzaman Nebîsi ile insanoğluna lûtfedilen ilâhî bir hediyedir.Peygamber Efendimiz r ise, Kur’ân ahkâmının ve ahlâkının, nasıl ve ne şekilde yaşanacağını, insanoğluna fiilî örnekleriyle sergileyen, İslâm’ın yeğâne huzur ve saâdet dîni olduğunu nezih hayatıyla ortaya koyan, eşsiz bir ikrâm-ı ilâhîdir. Bu sebeple, yaratılış gâyesini ve var oluş hikmetini gerçekleştirmeye, yani Allah Teâlâ’yı doğru bir mâhiyette tanıyıp O’na güzel bir kullukta bulunmaya mecbur olan insanoğlu için en lüzumlu iş, bütün hayatını Kur’ân ve Sünnet’in tâlimatlarına göre tanzim etmektir. Yani Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir tefsîri mâhiyetindeki Rasûlullah r Efendimiz’in güzel ahlâkıyla ahlâklanarak, yeryüzünde Cenâb-ı Hakk’ın dînini temsil edebilmektir.
60.00 ₺ -
Hayâ Timsali Hz. Osman (r.a.)
Genç yaşta Kureyş`in sayılı zenginleri arasına girdi. Otuzlu yaşlarda İslamla şereflendi. Mekke müşriklerinin tüm baskılarına, tehdit ve işkencelerine rağmen davasından vazgeçmedi. Elindeki tüm imkanları İslama adamaktan çekinmedi. Cennetle müjdelenen on kişinin arasında o da vardı. Hz. Peygamber`in (a.s.m.) damadı oldu ve “Zi`n-Nûreyn = İki Nur Sahibi” unvanını aldı. Resulüllah`ın (a.s.m.) “Gerçekten Osman pek hayâlı bir adamdır” iltifatına mazhar oldu. Hz. Ömer`den (r.a.) sonra toplanan şûra meclisi tarafından halife seçildi. Ne yazık ki, ihtilalle şehid edilen ilk devlet başkanı olarak tarihe geçti. Bu kitapta örnek bir Müslüman, örnek bir devlet adamı ve hayâda zirveye ulaşan örnek bir insan portresiyle karşılaşacaksınız.
7.80 ₺