-
Öfke Kin Haset ve Kurtuluş Yolları
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. İhyâu Ulûmi’d-Din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din’in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü’nün beşinci konusu Öfke, Kin, Haset’tir. Öfke, Kin, Haset ve Kurtuluş Yolları öncelikle bu duyguları tanıtarak kişinin bilgi sahibi olmasına yardımcı olur. Bu hasletler şayet kişinin kalbinde kök salmışsa o zaman da onu tedavi yollarını gösterir. Zira şerri tanımayan kişi o şerre düşer. Şerri tanıyan kişi ise –ki sadece tanımakla yetinmeyip onunla mücadele yolunu bilirse– şerri engeller ve uzaklaştırır. Bu kitap kin ve hasedin afetlerini, öfkenin insanın başına getireceği felaketleri zikredip kurtuluş çarelerini sıralamaktadır.
108.00 ₺ -
Ölüm Karşısında Metanetli Olmak Son Nefes
İnsanoğlu çevresinde her gün ölüm haberleri ile karşılaşmaktadır. Peki, hayatla bu kadar iç içe olan ölümün gerçek yüzü nasıldır? • Ölümle insanlar müebbet bir ayrılığa mı girer yoksa bu ayrılık geçici zamanlı mıdır? • Bir sevdiğini kaybeden kişinin tutumu nasıl olmalıdır? • Ölümünün yaklaştığını fark eden bir mümin nasıl davranmalıdır? • Ölüm karşısında peygamberler ve salih insanlar nasıl bir tutum içerisine girmişlerdir? Son Nefes, bu sorulara ve daha fazlasına cevaplar arayan, insanın ölüme nasıl bakması gerektiğini anlatan ve okuyanı pek çok yönden bilgilendiren derinlikli ve etkileyici bir eser. “Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar? Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz.” (Enbiya suresi, 34-35.)
122.50 ₺ -
Ruh Sevgiyle Maksuduna Erer
İlk zuhur; varlık aleminin bir bir dizilen incisi... Sevmenin ve sevilmenin zirvesi, Varlık nuru, kainat hamurunun mayası. Hak'tan gelen aşkın hedefi, güzeller güzeli, en güzel insan, Allah celle celaluhu sevgilisinin vuslat yolu... Masivayı gönülden çıkarıp atmak, cânı cânanda aramak; nefsi dine râm, dini nefs için vicdan kılmak ancak aşk vasıtasıyla gerçekleşir. İşte İmam-ı Rabbani hazretleri 260. mektup ile aşkın yollarını ve aşkın sırrına ermenin iksirini beyan eder.
448.00 ₺ -
Kalplerin Keşfi Mükaşefetül Kulüb Ciltli
İslam dünyasının Huccetü'l-İslam olarak tanıdığı Ebu Hamid Muhammed el-Gazâlî, hicri 450 (m. 1058) yılında Horasan civarındaki Tus şehrinde dünya gelmiştir. İslamî ilimlerin her sahasında eser veren İmam Gazâlî ardından pek çok eser bırakarak hicri 505 (m. 1111) tarihinde vefat etmiştir. Onun en önemli eserlerinden biri, İhyâuUlûmi'd-Dîn'dir. Zühd ve ahlaka dair olan bu eserini daha sonraları farklı eserlerinde ihtisar etmiştir. Bu eserleri arasında halk arasında elden ele dolaşanlardan biri de elinizdeki Mükâşefetü'l-Kulûb adlı eserdir. Eserde, Allah korkusu, sabır ve hastalık, nefsi yenmek ve şeytana karşı koymak, gaflet, fasıklık ve nifak, tevbe, sevgi, Allah'a itaat, O'nu sevmek, Resulü'nü sevmek, emanet, namaz, emr-i bi'l-maruf ve nehy-i ani'l-münker, şeytanın düşmanlığı, emanet ve tevbe, merhametli olmak, dedikodu, koğuculuk, zekat, sıla-i rahim ve ana baba hakkı, ibadete devam ve haramı terketmek, ölümü hatırlamak, kanaatin fazileti, ameller mizan ve cehennem azabı, Allah'ı (c.c) zikretmenin fazileti, abdestin fazileti, namazın fazileti, haram yemek, faizin yasak oluşu, kul hakları gibi konular işlenmiştir.
360.00 ₺ -
Yakın ve İrfan Ehli İçin İman Hakikatleri
15. yüzyılda Horasan bölgesinde dünyaya gelen ve bu bölgede ilmi faaliyetlerde bulunan Musannifek, hayatının ikinci kısmını Konya, Bursa ve Edirne gibi Osmanlı şehirlerinde geçirmiştir. Fatih Sultan Mehmet’le de yakın ilişkileri olan Musannifek’in Anadolu’ya geçmeden hemen önce Herat’ta iken Farsça olarak kaleme aldığı bu eser, imanla ilgili temel meseleleri ve İslam’ın beş şartını hem fıkıh hem de irfân zâviyesinden ele almaktadır. Müellif, bu çalışması ile insanların aşina olduğu iman ve İslam ile alakalı temel konuların çok katmanlı yapısını ve işaret ettiği mânâları, sadece ilim ehlinin değil, her kesimden insanın anlayacağı bir üslupla anlatmaktadır.
314.30 ₺ -
Eş Şemailün Nebeviyye Tercümetüş Şemail
Ben de sizin gibi bir beşerim ancak bana vahyolunur.” (Kehf, 18/110, Fussilet, 41/6) âyet-i kerîmesinin hükmünce husûle gelmiş olan “şemâil” türü, asırlar boyu Türk-İslam kültürü ve edebiyatı için en önemli kaynaklardan biri olagelmiştir. Peygamber Efendimizin (sav) daha ziyade beşerî özelliklerini, dünya hayatında vaz ve takip ettiği Sünnet-i Seniyye’yi bir örneklik teşkil edecek şekilde aktarmak üzerine gelişen bu türün en şümullü ve kâmil örneklerinden birini eş-Şemâilü’n Nebeviyye’siyle nesir yoluyla aktaran İmam Tirmizî Hazretlerinin bu eseri, son dönem Osmanlı paşalarından Mekteb-i Fünûn-ı Bahriye mirlivâsı, hem velûd bir Türk âlimi ve münevveri hem de Üveysî tarîk ile müridi olduğu İdrîs-i Muhtefî Hazretleri vasıtası ile sâdık bir sûfî olan Eyüp Sabri Paşa tarafından Tercümetü’ş Şemâil adı ile elli altı bâb hâlinde, hadîs-i şerîf izahları, şerhleri ve râvi silsilelerine ilaveten konuları destekleyen âyetler, beyitler ve manzumeler eşliğinde tercüme edilmiştir. Hüsâmeddin Nakşibendî Hazretlerinin aynı eserden yaptığı tercüme ve şerh çerçevesinde kaleme alınan bu tercümenin mukaddimesi Ahmed Midhat Efendi’nin neşrettiği “Tercümân-ı Hakîkat” gazetesinde bir tanıtım yazısı ile birlikte yayımlanmıştır: “Âsâr-ı nefîsesi ebnâ-yı zamân nezdinde bi-hakkın iştihârını mûcib olmuş bulunan Eyüp Sabri Bey birâderimiz şimdiye kadar kütübhâne-i İslâm’a yâdigâr buyurdukları âsâr-ı mergûbe ve mahsûbeye zamîme bu kere dahi Şemâ’il-i Şerîf’i tercüme buyurmuşlardır. (...) Eser-i celîl-i mezkûrun takdîr-i kıymeti yolunda buraca bizim temhîd-i mukaddimât etmekliğimiz hiç lüzûm görülememiştir. Muharrir-i mûmâ ileyhin kudret-i kalemiyyesi zâten kıymet-sencân-ı erbâb-ı ma‘ârif nezdinde takdîr olunmuş bulunduğu gibi te’lîfâtında ağlebiyyetle bir cihetin Zât-ı Şefâ‘at-Simât-ı Hazret-i Peygamberî’ye veyâhûd semt-i celîl-i Hicâz’a ta‘alluku olmak Eyüp Sabri Bey’in cümle-i hasâyısından olmasıyla şu şeref dahi âsâr-ı kalemiyyesine bir kat daha kıymet vermektedir. (...) İşbu Tercüme-i Şemâ’il-i Şerîfe dahi Aleyhi’s-Selâm Efendimiz hazretlerinin doğrudan doğruya ve Zât-ı Nübüvvet-Simât-ı Risâletpenâhîlerine ta‘alluku olduğundan şeref ü kudsiyet cihetiyle cümle âsârına tefevvuk dahi bu eser-i cedîdde teslîm olunacağına şübhe yoktur.” Tercümân-ı Hakîkat 29 Zilhicce 1296 (19 Aralık 1879), 446/3. Ketebe Yayınları olarak, Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının beşinci yıl dönümü münasebetiyle basılan bu değerli eseri, başta Kütüb-i Sitte olmak üzere kadim hadis ve sünnet kaynaklarına hemrâh olacağı düşüncesiyle tahkikli metni, geniş lügatçesi ve Hz. Peygamber’i (sav) meth ü senâ için kullanılan sıfatlar listesi ile sunmaktan iftihar ediyoruz.
475.30 ₺ -
Hakikat Arayışı
İslam düşüncesinin zirve isimlerinden olan İmam Gazzâlî’nin, yüzyıllar boyunca tartışmaların odağında olmuş meşhur eseri el-Münkız Mine’d-Dalâl, kendi çağındaki İslâm düşüncesi fikir ve inanç hareketlerini ele almasının yanı sıra şüpheciliğe dair ortaya koyduğu ve o güne kadar benzeri görülmemiş yorumuyla da İslâm düşünce tarihinin en özgün metinlerinden birisidir. Kısaca el-Münkız olarak bilinen bu meşhur eser, Gazzâlî’nin kendi düşünce dünyasındaki büyük değişim ve gelişimi anlattığı bir tür otobiyografik metindir. Elinizde tuttuğunuz metin, dünyanın çeşitli kütüphanelerinde çok sayıda yazma nüshası bulunan el-Münkız’ın bilinen en eski nüshası baz alınarak ve diğer nüshalarla karşılaştırılarak hazırlandı. Gazzâlî’nin hakikat arayışının bir çeşit günlüğü de olan bu büyük eser, erken dönemlerden itibaren hem İslâm dünyasında hem de Batı’da büyük bir ilgiyle karşılanmıştır.
70.00 ₺ -
Hediyyetül Müştak
Her metnin oluşturulduğu dönemle arasında sıkı bir ilişki bulunur. Bu sebeple bir metnin hakkıyla anlaşılabilmesi için yazıldığı dönemin özelliklerinin, anlayış tarzının, fikrî ve içtimaî yapısının bilinmesi gerekmektedir. Klasik Türk edebiyatına dahil olan metinlerin daha iyi çözümlenebilmesi için özellikle dînî literatürün, kelimelerin kullanıldığı dönemdeki anlamlarının ve anlam çeşitlerinin, şerh metotlarının bilinmesi icap eder. Bu da klasik şerh metodunu yansıtan metinlerin incelenmesi yoluyla olacaktır. XVIII. yüzyıl Osmanlı müellifleri arasında yer alan La‘lî-zâde Abdülbâkî, mensubu olduğu Bayrâmî- Melâmî ekolü hakkında bilgi veren eserleriyle bilinmektedir. Bu kitap, La‘lî-zâde Abdülbâkî’nin büyük dedesi Sarı Abdullah Efendi’nin (ö.1071/1660) Meslekü’l-‘Uşşâk kasidesine yazdığı şerhtir ve özellikle Türk tasavvuf anlayışını ve mensup olduğu ekolün âdâbını yansıtması bakımından büyük önem arz etmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde şâirin hayatı ve tespit edilebilen eserleri hakkında bilgi verildikten sonra ikinci bölümünde, sadeleştirilmiş metne yer verilmiştir. Ardından eserin tespit edilebilen nüshaları tavsif edilerek edisyon kritik yapılmış ve transkripsiyonlu metin ortaya konmuştur.
174.30 ₺ -
Kalbin Halleri
11. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî rah., kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür; İhyâü Ulûmi’d-Dîn… Semerkand Yayınlarından bölüm bölüm müstakil kitaplar halinde Prof. Dr. Dilaver Selvi tarafından tercüme edilen ölümsüz eser, hem çeviri dili hem de tasarımı yönüyle dikkat çekiyor. Serinin 21. kitabı olan Kalbin Halleri; nefs, ruh, kalp ve akıl kelimelerinin anlamı ile bu isimlerden murad edilen mananın ne olduğu, insan kalbinin hususiyeti, kalpte toplanan vasıfların açıklanması, şeytanın vesvese ile kalbe tasallutu, vesvesenin manası ve kalbe galebe çalmasının sebebi, şeytanın kalbe giriş yolları gibi pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
185.50 ₺ -
Risalei Halidiyye Tercümesi Ahıska
Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtları, kelamları ve hikmetli kıssaları... Mevlânâ Muhammed Hâlid Ziyâuddin el-Bağdâdi en-Nakşibendî (Kuddise Sirruhu)nun “er-Risâletü’l-Hâlidiyye fî âdâbi’t-Tarîkati’n-Nakşibendiyye” adlı -aslı Arapça olan- bu eser, Mahmud Efendi Hazretlerimizin bu yolda okunması elzem olarak her daim mürîdânına tavsiye buyurduğu beş eserden biridir. Derslerinde ve sohbet meclislerinde bu kıymetli eseri okuyup okutan kardeşlerimize bir nebze katkıda bulunabilmek ümidi ile bazı çalışmalar yaptık. 1. Mümkün mertebe zikri geçen rivayetlere kaynak göstererek bazı konuların delillerini kısaca ele aldık. 2. Bir takım izaha muhtaç bazı konuları, Mektûbât-ı Rabbânî ve Risâle-i Kudsiyye'den istifade ederek dipnot ile açıklamaya çalıştık. Reşahât ve Nefahât kitaplarından da müfîd kıssaları ara ara konuların arasına serpiştirdik. 3. Özellikle Mahmud Efendi Hazretlerimizin, zikri geçen konular ile alakalı feyizli beyânâtını, kelamlarını ve hikmetli kıssalarını dercettik. Eserde geçen ilk ders (hazırlık dersi) ve Habs-i Nefes konusunu da, Mahmud Efendi Hazretlerimizin dilinden sunduk. Sonuna da hitâmu-hû misk kabilinden Silsile-i Şerife’yi zikrettik. Sa’y-u gayret bizden, muvaffâkiyet Allah-u Teâlâ’dandır.
270.30 ₺ -
Hakikat Bahçesi
Muhammed b. Ebubekir er-Râzî, Türk asıllı olup Rey şehrinde doğdu. Tahsilini Buhara ve Semerkant’ta tamamladı. Hanefî mezhebi fakihlerinden olan Râzî, itikadî konularda Mâtürîdî mezhebine bağlıdır. Onun en belirgin özelliklerinden biri tasavvufî yönüdür. Sadreddin Konevî ile olan dostluğu ve eserlerinde mutasavvıflar için “Ehlü’l Hakīkat” tâbirini kullanması tasavvufa olan ilgisini gösterir. Müellif; tevbe, mücâhede, uzlet gibi tasavvufun ana kavramlarını açıkladığı bu eseri için şunları söylemektedir; ‘Allah’ın (c.c) kitabından, Peygamber’in (s.a.v) sünnetinden, sahabenin sözlerinden ve âriflerin kelamından çıkartarak bu eseri cem ettim. O ârifler ki bu yolun erbabı, hakikatin yolcuları, sülûk ehlinin önderleri, selef âlimlerinin örnekleridir. Onlar din yolundan ve peygamberlerin peşlerinden ayrılmamışlardır. Allah (c.c) onların nefesini bize bereketli kılsın, kendi muhabbetini onların kadehleriyle sunsun, fiili ve kavli olarak onlara tâbi olmayı nasip etsin. Yine onlara da, bize de huzuruna en yakın ve en yüce mertebeleri tahsis etsin. Ben bu esere ‘Hadaiku’l Hakikat (Hakikat Bahçesi)’ ismini vererek onu altmış bâba ayırdım.’
245.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Arapça Harekeli 2 Cilt Takım
Arapça Mektubat 2 Cilt TAKIM HAREKELİ Mektubat-ı Rabbani kitabımız Ali kara hocamızın kontrol ve tashihinden geçerek harekeli olarak, Eski matbu nushaya sadık kalınarak sayfa tutar bir şekilde, yeni dizgi (Bilgisayarlı) olarak hazırlanmıştır. Ayet ve Hadis-i Şeriflerin kaynakları sayfanın altına dipnot olarak eklenmiştir. Ayet, hadisi şerif ve şiirler koyu olarak belirtilmiş. Ayrıca 2. cildin sonuna Mebde ve Mead Risalesi harekeli olarak eklenmiştir.
700.00 ₺ -
-
-
-
Kalbin Sırları ve Faziletleri
İmam-ı Gazali'nin en büyük eseri olan İhyâu Ulumi'd-Din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. ihyau Ulumi'd-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Ihyâu Ulumi'd-Din içinde yer alan konula-rın her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. ihyau Uleımi'd-Din' in üçüncü bölümü olan Helak Edici Şeyler Bölümü' nün birinci konusu Kalbin Sırları ve Faziletleri'dir. imam-1 Gazali, Kalp, ruh, nefs ve akıl kavramlarını açıklayarak baş-ladığı bu eserinde; kalbin özelliklerini, akıl ve ilim ilişkisini, şeytanın kalbe girişi gibi konuları işlemektedir. "insanoğlunu Allah'a yaklaştıran şey kalptir. İnsanın şerefi ve bütün yaratıklara kendisini üstün kılan meziyeti; Allah'ın kudret ve azametini tanımaya ve onu bilmeye bağlıdır. O halde Allah'ı bilen kalptir." " Kalp, o nesnedir ki, insanoğlu onu tanıdığı zaman, muhakkak nefsini tanımıştır. Nefsini tanıdığı zaman da muhakkak Rabbini tanımıştır."
114.00 ₺ -
Et Tarikatül Muhammediyye
Muhammed Rahmetullah Hafız Muhammed Nazım En-Nedvi YayınEvi:Darül Kalem Zeynüddin Muhammed b. Pir Ali Er-Rumi El-Birgivi
742.50 ₺ -
Tasavvufta 7 Adımda Arşa Yolculuk
Tasavvuf kendini tanımanın ilmidir. İnsan nefsini bildiğinde, kendi özüne yani varlığının merkezine eriştiğinde Rabbine ilişkin bilgiyi edinir, Rabbini tanır. Cenâb-ı Hak ibadet için, marifet için yarattığı bu kuluna kendisini tanımasına yardımcı olacak sıfatlar ve haller ikram etmiştir. Sonradan yaratılmış olan bu kul, kendi sınırlı kudretine bakarak yaratıcısının ezelî ve sonsuz kudretini bir derece bildiği gibi, sıfat ve şuunatını da tefekkür eder. Ve insan bu haliyle kendinde ve kainatta yolculuğa başlar. İşte bu kitap, bu yolculuğu tamamlayıp geri dönmüş binlerce veliden örnekler ve tavsiyeler içermekte olup yapacağınız bu değerli yolculukta size rehber olacaktır.
420.00 ₺ -
Nakşibendi Şeyhlerinin Hikmetli Sözleri
Bu kitap, bir kaç risalenin bir araya gelmesiyle meydana gelmiş derleme bir eserdir. Eserde geçen risalelerin konusu tasavvufî menkıbeler ve vecizelerdir. Bu menkıbe ve vecizeler, irşadlarının aydınlığı yaşadığımız yıllara sarkan, yakın yıllarda yaşamış ve bu bakımdan zamanımızı etkilemiş, hatıraları henüz tüm canlılığı ile yaşayan şeyhlere aittir. Özellikle Doğu Anadolu yöremizde yaşamış ve irşad nurunu saçmış olan, Gavs-ül Azam Seyyid Sıbğatullah Ervasî, Seyda Şeyh Abdurrahman Tağî ve Şeyh Fethullah Verkansî Bitlisî gibi gönül sultanları bunlardandır. İnsan, bu büyük gönül sultanlarının menkıbe ve vecizelerini okurken onların gönüllerde nasıl taht kurabildiklerini, kalabalıkları nasıl büyüleyip eşiklerine bağlayabildiklerini kolayca anlayabilir. Kalplerindeki engin insan sevgisi, sözlerinin şaşırtıcı sadeliği, yalınlığı yanındaki derinliği ve düşündürücülüğü, muhteşem heybetleri ile ters orantılı alçakgönüllülükleri, hayatlarının gecesini-gündüzünü insanlara hem manen ve hem de maddeten iyilik edebilme hedefine adamış yoğun ve asla çıkar gözetmeyen tükenmez gayretleri hemen göze çarpmaktadır.
360.00 ₺ -
Rabıta Şahver Çelikoğlu
"Nâmütenâhî hamd Allâh'u Azîmüş'Şân Hazretlerine, salât ve selâm Habîb-i Edîbi, yüce Resûlü Peygamberimiz Efendimiz (s.a.v)'e, âl, ashâb ve kıyâmete kadar gelecek olan tâbîlerine olsun. İnsanı yaratan, ona beyânı öğreten ve onu eksiksiz bir nüsha, yeryüzünün ihtivâ ettiği şeyleri ona musahhar ve onu kendisine delil kılan, en yakın mânevî nîmetlenme yollarından, kendisine doğru varan seyr ü sülûk yolu açan Allâh'a hamd olsun. Öyle bir hamd ki, onunla bilginin çoğalması, mânâ âlemine âid ilimlerin devamı dilenir. Allah'dan başka ilâh olmadığına, O'nun birliğine ve O'nun ortağının bulunmadığına şâhitlik ederim. Hz. Muhammed (s.a.v)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna da şâhitlik ederim. Allah Teâlâ'dan O'na her zaman salât olsun. Çünkü O (s.a.v), Yüce Rabbin Habîb-i Edîbi ve Resûlüdür. Bütün isimleriyle kutsal olan Yüce Kudret, tüm kalbleri bir kap şeklinde yaratmıştır. En hayırlısı iyilik ve hidâyete en açık olanıdır. En kötüsü de fenalık ve fesada yakın olanıdır. Yüce Mevlâ, nefsin isteklerine karşı çıkıp mücâdelede başarılı olan kimselere cennet vaat etmiştir. Nefse tâbî olanları ise, cehennem ateşiyle cezâlandırmıştır. Âhiret hayâtına nisbetle bir saatlik zaman kadar kısa olan dünya hayâtının istek ve arzularına karşı çıkıp reddetmeyi vâcib kılmıştır. Hakk'a kul olmanın gerçekleşmesi mânevî yolculuk (seyr ü sülûk) ile mümkündür. Mânevî olgunluğa ermek için bâzı prensiplere riâyet etmek şarttır. Hiçbir şey kendiliğinden meydana gelmez. Okumadan âlim, gezmeden seyyah olunmadığı gibi, mücâdelesiz ve murakabesiz de sûfî olunmaz, tasavvuf yoluna girilmez. Tasavvuf ve tarikat mürşîdlerini mürşîd olarak tanımayan nasibsizdir. Onları mürşîd olarak tanımak, irşâd ve işâretlerine göre özümüzü, sözümüzü ve davranışlarımızı düzenlemek, şer-i şerîfe uygun ve güzel bir husustur ve güzel bir yaşam biçimi olur. Evet, tasavvuf, ahlâkî ve rûhî bir tasfiye yolu, tarikatler ise tasfiye ocağıdır. Bu tezkiye işi, bedenî varlığımızdan hareket ederek, Allâh'a varan mânevî bir yolculuğun sonunda kazanılan bir keyfiyettir. Bu yolculuk, sonu olan fânî varlığın, belirli mücâhede ve riyâzatlar neticesinde, henüz yaşarken sonsuzluğa tırmanışı, eğreti kalıptan kurtularak fenâdan bekâya geçişi ve kulun mânevî makamlara yükselişidir. Bu hâliyle dînin özünü, iç ve dış dünyamızda yaşanır hâle getirmek demek olan tasavvuf, bir taraftan sistemli ve disiplinli birer teşkîlat olan tarîkatler vâsıtasıyla içtimâî hayâta nizam ve intizam verici esas unsurlardan birisi olmuştur. Değerli okuyucu, elimizdeki bu kitab, hanımefendi kardeşlerimizin muhtelif suallerine cevaplardan meydana gelmiştir. Sualler muhtelif olmakla berâber daha ziyâde râbıta ile ilgili olduğundan, kitaba "Râbıta" adını vermeyi uygun gördüm. Cevaplar, şahsî mülâhazalarımızdan ziyâde, kaynağı Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin rûhânî hayâtı olan tasavvuf ilmine vâkıf velîlerimiz, Nakşbend Tarîkati mensupları meşâyihimizin eserlerinden mülhemdir. Bilindiği üzere râbıta-ı şerîfe, nefsi zincirler, şeytanı kaçırır. Feyyaz-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hak'dan gerçek feyze kavuşmaya bir vâsıta olur. Allah Teâlâ'ya vuslata götürür. Bâzı muhakkıklar, "Râbıta, Allâh'a ermeye müstakil bir yoldur, tek başına erdiricidir" demişlerdir. Ve râbıta her tarîkatte şarttır. Bu şartı kabul etmeyenler, ya râbıtanın ne olduğunu bilmeyenler, ya da tarîkatlerin mânâ ve mefhûmunu anlamayanlardır. Dikkat etmek gerekiyor. Mârifetiyle âriflerin kalblerini aydınlatan, büyük lütfu ile sâliklerin hallerini âlemlerden daha üstün tutan Allâh'a hamd, Habîb-i Edîbi'ne (s.a.v) salât ü selâm olsun. Allah Teâlâ'dan niyazımız, bu risâleyi okuruna ve bilhassa sual sâhiplerine faydalı kılması. Okuyucudan istirhamımız ise, görecekleri hatâ ve kusurları samîmiyetimize bağışlamaları ve duâlarında bizi de anmalarıdır. "Allâh'ım, bize dünyâda iyilik ver. Âhirette de iyilik ver. Bizi cehennem ateşinden koru. (Âmin)." Çalışma bizden, tevfîk ve hidâyet, kullarını yolların en doğrusuna ileten Cenâb-ı Hak'dandır. Şahver Çelikoğlu 08.02.2016/ESKİŞEHİR"
245.00 ₺ -
Haletiruhiye Nefs Felsefesi ve Mutluluk Dersleri
“Bil ki, Allah seni okuyor. Seni saniye saniye, satır satır, anbean okuyor. Sabah uyandıktan sonra, yatağa yeniden girinceye kadar ve uyuduğun saatlerde okuyor. Ayaktayken, beklerken, yürürken Rakîb ismiyle seni okuyor. Başkalarını da okuyor olmasının bölmediği bir okumayla seni kesintisiz ve fasılasız okuyor. Ara vermeksizin seyrediyor seni. Davranışlarını, okuduklarını, düşündüklerini, yürüyüş tarzını, endamını seyrediyor. Önünden ve arkandan, sağından ve solundan, içinden ve dışından sana bakıyor. Bugüne dek senden hiç ayrılmamış bakışıyla hep sana bakıyor. Bir an olsun vazgeçmedi O; senden, seni seyretmekten. Yaşamın iç içe geçmiş ve sınırsız sayıdaki iplerini, dizginlerini kendi elinde tutmaya çalışırsan, ağır bir yükümlülükle karşı karşıya kalırsın. O ağır yükler altındayken, dünya yaşamında mutluluk duyman nasıl düşünülebilir? Hayat keyiflidir. Yediğin yemekler, yaşadığın şehir, baktığın gökyüzü harikulade ve güzeldir. İhtiyaçlarından çok daha fazla imkâna da sahipsindir; ama bütün bunlardan lezzet alamazsın. Çünkü üzerine almaman gereken korkuları ve sorumlulukları yüklenerek manevi ve psikolojik hastalıklara tutulmuşsundur. Dünyanın dönüşü hakkında nasıl kaygılı değilsen, yerçekimi aniden yok olur diye nasıl telaşa düşmüyorsan, yarın gün doğar mı doğmaz mı, bu kıştan sonra bahar gelir mi gelmez mi diye nasıl endişelenmiyorsan, kendin hakkında da aynı rahatlığa ermelisin. Çünkü Rabbimiz, senin durumunu senden daha iyi bilmekte, içerisinde olduğun kederli psikolojiyi ve başında dönüp duran tehlikeleri senden çok daha iyi görmektedir. Rabbimize ait oluşun ve yaşadıklarının en ince detayına kadar ilahi dikkat altında olması, senin için en ümit verici müjde, yaşayacağın sorunlardan kesinkes kurtulacağının da en sahih garantisidir.” Denemek, değişmek, dönüşmek, var olmak, dirilmek ve yeniden yapılanmak için Hâletiruhiye, nefs felsefesi üzerinden mutluluk teorilerinin çağdaş bir örneğini sunuyor.
154.10 ₺ -
İhyau Ulumiddin 4 Cilt Ayfa
İmam-ı Gazâli, insanlık tarihinde nev’i şahsına münhasır büyük bir İslam mütefekkiridir. En mühim eseri de hiç şüphesiz ki İHYÂ-U ULÛMİ’D-DÎN’dir. Çünkü İslam tarihinde, ne şarkta ne de garpta bu mevzuda böyle bir eser yazılmamıştır. Gazâli hazretleri iki yönden yenilenmeye girişmiştir: a. Felsefeyi tenkid etmek, b. Kelam ilmini yeni bir tarzda arzetmek. Hazretin ikinci cephesini “İHYA” adlı eseri temsil etmektedir. Zira ‘İHYA’ müslümanların hayatını derinden etkileyen İslami kaynakların başında gelir. Alimler ve tedkikciler onu çokça övmektedir. Örneğin; hadis hafızı imam Zeyneddin Ebul-Fazl el-Irakî [806 Milad.] “İHYA” hakkında şunları söyler: “O İslâmî kitapların büyüklerindendir.” Gazâli’nin muâsırı ve İmamı Haremeyn’in talebesi Şeyh Abdul-Gafır El-Farisî: “İHYA, Gazâli’nin eşsiz eserlerindendir,” der. Şeyh Ebu-Muhammed el-Kâzerûnî: “Eğer bütün ilimler yok olsa, hepsi İHYA’dan çıkabilir.” der. İmam Nevevî hazretleri “İHYA” yı çok beğenir ve onu son derece takdir ederdi. Bu ve benzer sözlerin mübalağadan ibaret olduğunu farzetsek bile yine de bunlar en azından halkın bu kitabın tesirinde kaldığına delalet eder. Ayrıca alimlerin onu mütalaa ettiğinin delilidir. İHYÂÜ ULÛMİ'D-DİN 4 CİLT 12. yüzyılın büyük âlimi, Hüccetü’l-İslâm, yani İslâm’ın Delili sıfatlı İmam Gazâlî (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, her asırda derin izler bırakan hemen her ilim dalında söz sahibi, büyük bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. İhyâü Ulûmi’d-Dîn isimli bu eser, yazıldığı dönemin yaralarına merhem olduğu gibi, günümüzde de dünya hayatı ile dini yaşantıyı birleştiren eşsiz bir rehber niteliğindedir. Abdullah Aydın tarafından tercüme edilen ölümsüz eser, hem çeviri dili hem de tasarımı yönüyle dikkat çekiyor. Namazın Sırları, Orucun Sırları, Haccın Sırları ve Kur’an Okuma Edepleri bölümlerinin bulunduğu 4 Cilt, Ayfa Basın yayınlarında
1992.00 ₺ -
-
-
Kalplerin Tesellisi Şamua
Bu kitap birçok ilimleri içine alan bir kitaptır, öyle ki ismi bunu gösterir. “Sülve” gönlü hoş eden, “Arifin” de bellidir. Tasavvuf düşüncesinde bir yeri vardır. Filan arif-i billah denir. Yani bu kitap her arif-i billah’ın gönlünü hoş eder demektir. Her arif-i billahın da nefsini teselli etmesi caizdir. Kitap çeşitli dallara el atmıştır; Arş’in, göklerin, yerin, güneşin, ayın, yerin altındakilerin yaratılmasıyla başlamış, Meleklerin yaratılmasını ele almış, Âdem’in yaratılmasını, Peygamberimiz’in (s.a.v) doğumunu, süt emmesini, gönderilmesini, evlenmesini ve mucizelerini anlatmıştır. Sonra ilmin ve alimlerin faziletine geçmiş, İslam’ın namaz, zekat, oruç ve hac gibi rükünlerini ele almış, Sonra kadınlara, evliliğe, sıla-i rahme, güzel ahlaka, çirkin şeylerden ve haramlardan uzak durmağa geçmiş, İslam’ın emrettiğini anlatmıştır. Sonra ölümü, kıyameti, hesabı ve suali, cennet ve cehennemin sıfatını anlatmıştır. Neşredilmiş bir çok kıymetli eseri bulunan İmam Gazali'nin, bu kitabını değerli ilim adamı, pek çok ilmî ve İslâmî eseri bulunan Doç. Dr. Abdülvehhab Öztürk Türkçeye tercüme etti. Büyük boy lüks ciltli olan ve sekiz yüz sayfadan oluşan eser, tam metin ve eksiksiz tercümedir. Dili sade, akıcı ve sürükleyicidir. Her kütüphanede bulunmasında büyük fayda görülen Sülvetülarifin, Kalplerin Tesellisi Kahraman Yayınları tarafından titiz bir baskı ile kültür hayatımıza kazandırılmıştır. Okuyucular, bu değerli hazineye, tüm seçkin kitapevlerinden ve e ticaret sitelerinden sahip olabileceklerdir.
520.00 ₺