-
Maturidinin Uluhiyet Meselelerine Yaklaşımı
İslam inanç esaslarının temelini teşkil eden ilâhiyât bahsi, kelâm ilminin en önemli ve kapsamlı konularındandır. Sahâbe döneminin sonlarından itibaren Allah’ın varlığının ve birliğinin delilleri, zâtı ve sıfatları başta olmak üzere ulûhiyet meseleleriyle ilgili tartışmalar ve mühim düşünce ayrılıkları ortaya çıkmaya başlamıştır. İslam inanç esasları alanında özgün düşünceler serdeden yetkin ilim adamlarından biri, aynı zamanda Mâtürîdiyye mezhebinin kurucusu olan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’dir. Mâtürîdî, Ehl-i sünnet ilm-i kelâmını ilk olarak sistemli ve tafsilatlı bir şekilde ortaya koyduğu Kitâbü’t-Tevhîd isimli değerli kelâm eserinde ve yine kapsamlı ilk dirâyet tefsiri olan Te’vîlâtü’l-Kur’ân’da ulûhiyetle ilgili konuları geniş bir perspektifle ve doyurucu bir şekilde ele alıp açıklamıştır. Elinizdeki eserde temel ilâhiyât bahislerinin yanı sıra Allah’ın kâinatı yaratma amacı, Allah’ın zararlı nesneleri ve şerri yaratmasının hikmeti yani kötülük problemi, rü’yetullah, Allah’ın arşa istivâsı, Allah’ın mekânla sınırlandırılamayacağı meselesi gibi konulara dair İmam Mâtürîdî’nin yaklaşımlarına yer verilmiştir. Kitap, İslam inancının ulûhiyet meselelerine dair sahih bir tasavvura sahip olmak isteyenler için aydınlatıcı bir metin olma özelliği taşımaktadır.
117.00 ₺ -
Yasin ve Tebliğ
Bu kitapta Yâsîn suresi bir ilke ve metod üzere; Kur’ân’ın dili, Kur’ân’ın nazmı, Kur’ân’ın Kur’ân’la tefsiri, meşhur ve mütevatir sünnet, hadis kitapları, esbâbu’n-nüzul, tefsir kitapları, eski semavi sahifeler ve Arap tarihi göz önünde bulundurularak tefsir edilmiştir. Yine bu kitapta tebliğ ve tebliğ yöntemlerimiz faklı bir üslupla ele alınıp değerlendirilmiştir. Kur’ân’ı öğrenmek ve anlamak Müslümana farz olduğu gibi onu tebliğ etmek de farzdır. Yüce rabbimiz Yusuf suresi 108. Ayette; “De ki (Ey Muhammed!) İşte bu, benim yolumdur. Ben (İnsanları) Allah’a (körü körüne değil) bir basiret üzere (illetleri ve sebepleri göstererek) davet ediyorum. Ben de bana tabi olanlar da (böyleyiz)” buyurmuştur. Basiret üzere Allaha davet etmeyen Resulüllah’a tabi değildir. Kişi bildiklerini ulaşacağı kimselere tebliğ etmekle sorumludur. İşte bu yolla hakkın çemberi genişler ve batılın çemberi ise gittikçe daralır. Hz. Muhammed (a.s.), “Benden bir ayet dahi olsa insanlara ulaştırın” buyurmuştur. İnsan hem cansız varlıklar gibi ağırlığı, hacmi ve yüksekliği olan hem bitkiler gibi gelişebilen hem de hayvanlar gibi hareket edebilen bir canlıdır. Allah insanı idrak özelliğiyle ön plana çıkarmıştır. İdrak kuvvetinin gıdası da ilimdir. Ve eğer insan, aklını ilimle doyurmazsa insanlık konumu alçalır. İlim talebinden uzak duran kimse; “diri olmayan cansız varlıklar”, “bir yere dayanmış kütükler”, “ciltlerce kitap taşıyan merkepler”, “hayır, hayvanlar gibi, hatta onlardan daha da sapıktırlar”. Din hususunda delil olmadan bir şey kabul edilmez ve aynı şekilde delil olmadan da bir şey reddedilmez. Din bizim etimiz, kanımız ve nefes aldığımız havamızdır. Onu haktan sapanlardan değil, istikamet üzere olanlardan alıp bütün insanlığa ulaştırmalıyız.
130.00 ₺ -
Hz Peygamber’in Fiillerinin Güncel Değeri
Hz. Peygamber’in hadis ve sünnetinin mahiyeti ve kapsayıcılığı hakkında geçmişten günümüze birçok tartışma yapılmıştır. Yaşadığımız çağda da bu tartışmaların farklı boyutlar kazanarak iki ana eksende devam ettiği görülmektedir. Bunlardan birincisi Hz. Peygamber’den günümüze kadar nakledilen ve hadis kitaplarında yer alan bütün hadis rivayetlerini hiçbir fiilî ayrıma tabi tutmadan Rasûlullah’a ait sünnet olarak kabul eden bir gruptur. Diğeri ise Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerin hepsine ret düşüncesiyle yaklaşıp bir nevi hadis/sünnet inkarcılığıyla ön plana çıkan ve bunların delil olamayacağını kabul eden anlayıştır. Bu iki anlayış ya da düşüncenin Hz. Peygamber tasavvuru, onun hadis ve uygulamalarının sağlıklı ve gereği gibi anlaşılmasına bir yararı olmadığı tam aksine zararının olduğu da bilinen bir husustur. Sözü edilen iki anlayış sonuç itibarıyla hiçbir düşünme zahmetine katlanmadan ya baştan tamamen kabul ya da tamamen ret ilkesi ile hareket ederek işin kolaycılığına gitmektedir. Kur’an’ın ifadesiyle âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber ve onun sahih sünnetini oluşturan fiillerinin birçoğunun da evrensel olması inkârı mümkün olmayan bir durumdur. Sözü edilen olumsuzlukların önüne geçebilmek için Hz. Peygamber’in beşerî yönünün, onun teşrii bakımdan fiillerinin mahiyetinin ve kendine mahsus fiillerinin iyi ayırt edilerek hareket edilmesi Kur’an temelli sünnet bilincinin oluşmasında önemli bir yer tutmaktadır.
130.00 ₺ -
Hakk’ın Zaferleri
İzmirli İsmail Hakkı ile Şeyh Saffet Efendi arasındaki tartışma biri (İzmirli İsmail Hakkı) Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye üyesi, diğeri (Şeyh Saffet Efendi) ise Tetkik-i Mesahif-i Şerif ve Müellefât-ı Şer’iyye Meclisi reisi iken ortaya çıkmıştır. İzmirli, Cerîde-i İlmiyye’de yayımlanan Gazzalî’ye dair bir makalede (sene 5, sy. 53, 15 Cemâziye’l-evvel 1338) “Îzah” başlığı ile düştüğü bir dipnotta “ahlâk ve tasavvuf kitaplarında hadis diye zikredilen sözlerin hadis değil, büyüklerin ve mutasavvıfların sözleri olduğunu” ileri sürmüş, İhyâ’da geçen “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.” rivayetini örnek göstermiştir. Bunun üzerine Saffet Efendi başında bulunduğu kurum adına “İstîzâh” başlığı ile bir yazı yazıp İzmirli’den açıklama talep etmiştir (23 Cemâziye’l-evvel 1338). Söz konusu talebinde “ahlâk ve tasavvuf kitaplarında hadis diye geçen rivayetlerin hadis olmadığı, aksine din büyüklerinin ve mutasavvıfların sözleri olduğu hükm-i umûmîsine nasıl ulaştığını ispat etmesini” istemiştir. Bu eser farklı alanlarda uzman iki Osmanlı aliminin birbirleri ile ilmî ve akademik tartışma yapmasının düzeyini gösteren bir örnektir.
195.00 ₺ -
Muvatta
Muvatta, İmam Malik'in en meşhur eseridir. Fıkıh konularıyla ilgili bir kısım hadisi, Medine halkının uygulamalarını, sahabe ve tabiûn fetvaları ile İmam Malik'in kendi içtihadlarını içine alır. Bu eserde, rivayette bulunduğu âsâra kıyasla, bazı meselelerde görüşlerini, rivayetlerine dair tefsir ve eğilimlerini, görüşlerden bazılarının diğerlerine tercih ediliş sebeplerini de anlatmıştır. Bu eseri için çok uğraşmış, fıkhın konularına göre düzenlemiştir. Kalabalık bir grup, İmam Malik'in sağlığında bu eseri kendisinden okumuştur. Abbasî halifeleri Mansur ile Harun Reşid, Muvatta'ı bütün ülkede uygulanacak bir kanunname olarak kabul etmek istemişlerse de, İmam Malik içtihad hürriyetini zedeleyeceği gerekçesiyle bu tekliflerini kabul etmemiştir. Muvatta'da 600'ü müsned, 222'si mürsel, 613'ü mevkuf, 285'i maktu 1720 kadar hadis vardır. Önce Hz. Peygamber'den gelen hadisleri, sonra Ashab'dan, daha sonra da tabiûndan gelen haberleri (âsâr) zikretmektedir. En sonunda da İmam Malik, kendi re'yini belirtmektedir.
520.00 ₺ -
İslam Son Dindir
“Allah katında din, İslam’dır. Kendilerine kitap verilmiş olanlar (Yahudiler ve Hristiyanlar) ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki ihtirastan dolayı ihtilafa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse, şüphesiz ki Allah, hesabı çok çabuk görendir.” (Âl-i İmran, 3/19) “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa o din ondan asla kabul edilmeyecektir. O, âhirette de hüsrana uğrayanlardan olacaktır.” (Âl-i İmran, 3/85) HADİS-İ ŞERİFLER “Şüphesiz ki Resullük ve Nebîlik artık sona ermiştir. Benden sonra ne Resul ne de Nebî gelecektir.” (Tirmizi, Siyer, 5) “Muhammedin nefsi kudret elinde olan Allah’a yemin olsun ki bu ümmetten herhangi bir kimse, Yahudi ve Hristiyan da olsa beni duyduğu halde,bana gönderilene iman etmeden ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.” (Müslim, İman, 240).
130.00 ₺ -
İslam Hak Dinidir
Bütün Haklar İlahîdir, Tanrısaldır. Âlemin esasını teşkil eden haklar, Allah tarafından tespit ve tayin edilmiştir. İnsanlar hak namına hiçbir şey ihdas edemezler (yaratamazlar). Bu alanda yaptıkları tek şey, güçlerinin yettiği kadarıyla, bu hakları sahiplerine vermeye çalışmaktan ibarettir. Onu da adalet anlayışıyla yaparlar. Çok kere de hak dağıtmaya çalışanlar, haksızlık yaparlar. Kanunları yaparken objektif olamazlar. Kendi haksız kazançlarını önde tutarlar. Tarafsız olan, adil-i mutlak olan Allah Teâlâ ise, asla haksızlık yapmaz. Bu sebeple adaleti sağlayıp hak sahiplerine haklarını vermek için onun emir ve kurallarına uymak gerekir. Aksi halde hiçbir suretle haksızlıkların önüne geçilemez. “Hâlık’ın nâ-mütenâhî adı var, en başı “Hakk” Kul için ne büyük şey, hakkı tutup kaldırmak.”
130.00 ₺ -
İslam Dünya Düzenidir
“İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.” Mehmet Akif Ersoy Dünya ve ahiret hayatımız için Kur’an’ın ne ifade ettiğini en çarpıcı biçimde anlatan bu iki mısrayı hiç unutmamalıyız. İslam dini, bizim dünya hayatımızı düzene koymak, ebedi olan ahiret hayatımızı da teminat altına almak için gönderilmiştir. Bu sebeple, bütün güzellikler, bütün kolaylıklar onda mevcuttur. Bize düşen, onu iyi anlamak, emir ve yasak ve tavsiyelerine uymaktır. Bu takdirde en kestirme yoldan, en kolay şekilde hayatımızı düzene koymuş olacağız. Hem dünya hayatımızda güçlü olacağız, mutlu yaşayacağız hem de ebedi olan ahiret hayatımızı kazanmış olacağız. Peygamber Efendimizin tatbikatına, emir ve tavsiyelerine de uymak suretiyle Kur’an’ı ve hayatı anlamaya ve yaşamaya çalışmak asıl amacımız olmalıdır. Hidayet ve muvaffakiyet Allah’tandır.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 2
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Dini Doğru Anlamak ve Doğru Yaşamak 1
Dinimiz İslâm’ın emirlerine karşı, itikatta ve ibadete samimi olmak zorundayız. Her ne yapıyorsak ve her nerede bulunuyorsak, Allah bizi görüyor zihnimizden geçenleri dahi biliyor. Bu gerçeğe bu şekilde iman eden hiçbir kimse yanlış yapamaz, ikili davranamaz. Sahih ve sağlam inanç böyle olur. Allah tealaya ihsan derecesinde ibadette bulunmalıyız. İhsan; Allah’ı görüyormuşcasına ona ibadette bulunmaktır. Biz onu görmesek de o bizi görüyor. Tüm iş ve işlemlerimizi bu kapsamda yapmak zorundayız. O işleri nasıl yapacağımızın kuralları da ortada ve apaçıktır. Bilgi ve belgeler elimizdedir. Uygulamalı ve tarihi geçmiş önümüzdedir. Bütün mesele onları uygulamaktadır.Aslında bu durumda dini yanlış anlama ve yanlış yapma olayı da mümkün değildir. Ancak bazı mihraklar onu yanlış anlatmakta ve müminler, yanlış yapmaya yönlendirilmektedir. Önemli olan, bunun farkında olmaktır. Mümin kişi kendi inanç ve değerlerini tartışma konusu yapanların oyununa gelmemek zorundadır. Bu hususta peygamber efendimiz buyuruyor ki; “Müminin ferasetinden (Bir bakışta olayın arka planını anlamasından) sakının. çünkü o, Allah’ın nuruyla bakar ve görür.” (Tirmizi, Tefsir el-Kur’ân Sûre 15, HN. 3127) Dinimizi doğru anlamak ve doğru yaşamak temennisi ile.
130.00 ₺ -
Namazlarımızı Bilinçaltında Kılabilmek
Zihnimizin %90’ını oluşturan bilinçaltımızda huşû içinde ve tam manasıyla namaz kılabilmek için namazı bütün kural ve yönleriyle bilinçaltımıza yerleştirmemiz oldukça önemlidir. Eğer bilinçaltımıza namazı hakkıyla kavratamazsak, namazı mükemmel bir şekilde kılamayız ve namazı kılma esnasında bilincimiz (düşünce) farklı şeylerle meşgul olmaya başlar. İnsanı tanımak ve namazda huşûyu yakalayabilmek için bilinçaltında kayıtlı bilgilerin önemi yadsınamaz. Bu yüzden kitabımızı, bilinçaltını dikkate alarak hazırlamaya çalıştık. Kitapta yer verdiğimiz örneklerin de güncel ve yaşanmış hikâyeler olmasına dikkat etmeye çalıştık. Yine konumuzla alâkalı ayet ve hadislere yer verdiğimiz gibi hadislerin de sahih hadislerden olmasına özen gösterdik. Bir Müslüman kardeşimizin bilinçaltında namazın huşû ve farkındalığını sağlamak amacıyla ele aldığımız bu eserimizi istifadenize sunuyoruz.
97.50 ₺ -
Mahmut Balcıya Vefa Kitabı
Bir anlamı da “sevgide süreklilik” olan vefa, önemli değerlerimizdendir. Vefa, hem bize hayatı bahşedene hem de bu dünyada münasebetimiz olan insanlara karşı gösterdiğimizde anlamlı olacaktır. Mahmut Balcı’ya Vefa Kitabı bu düşünceyle hazırlanmıştır. Mahmut Balcı kitapçı, yayıncı, eğitimci vasıflarıyla ömrünü dava şuuruyla yaşamaya gayret etmiştir. Bu, onu tanıyan insanların teslim ettiği bir özelliğidir. Onun Erzurum’da başlayan ve İstanbul’da devam eden kitap-yayın ve eğitim alanındaki gayretleri, kitaptaki yazılarda da görülecektir. Kitabın içeriği ağırlıklı olarak Mahmut Balcı’nın vefatından sonra onunla ilgili kaleme alınan yazılardan ve paylaşımlardan oluşmaktadır. Bu yazıların yanında, kendisi hayattayken hakkında yazılan ve yine onun vefa amaçlı daha önce kaleme aldığı yazılar da kitaba eklenmiştir. Aramızdan ayrılanların güzel yönlerinden söz etmek, onların değerini artırmaktan ziyade geride kalanlar için birer işaret taşı kıymetindedir. Güzel bir şahitlik düşüncesiyle hazırlanan elinizdeki kitabın Mahmut Balcı’nın hayırla anılmasına vesile olması ve iyi işler yapacak insanlar için de örnek oluşturması ümidiyle…
130.00 ₺ -
313 Soru 313 Cevap
"Elinizdeki kitabın yazarı dayım M. Yahya Kutluoğlu, din ilimleri ve hizmetleri alanında büyük hizmetler sarf etmiş bir ocağa mensuptur. Dedem Mehmet Hanefi, Kur'an hıfzı ve din ilimleri seviyesinde icazetler vermiş, çeşitli dinî görevler ifa etmiş, ilim ve hâl ehlinin seçkin şahsiyetlerinden biriydi. Büyük dayım Mehmet Emin, dinî ilimlerin tahsilinin yanı sıra Kur'ân hıfzı, aşare ve takrib konusunda yüksek seviyelere erişmiş, bunların eğitim ve öğretimi ile meşgul olmuş, ehl-i hâl ve ehl-i irşâda mensuptu. Küçük dayım Mehmet Yahya, özgeçmişinde görüleceği üzere, böyle bir ocakta yetişip Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çeşitli kademelerinde görev ifa etmiş, hizmet vermiştir. Onun zengin birikimi, yakın ve uzak çevresindeki gözlemleri ve yarım asırdan fazla olan tecrübelerinin ürünü olan bu kitabın, değerli okuyuculara faydalı olacağı muhakkaktır. Benim yetişmemde büyük himmet ve gayretleri bulunan dedem ve büyük dayımı rahmetle anarken, küçük dayım M. Yahya Kutluoğlu'nun da dinî ve ilmî şahsiyetimin oluşmasında önemli katkıları olduğunu şükranla anar, kendisine sağlık ve afiyet içinde ömürler diler, eserlerinin devamını Cenab-ı Hak'tan niyaz ederim."
169.00 ₺ -
İslam Dininin Temelleri İslam'ın 5 Şartına Farklı Bir Yaklaşım
İslâm, "Kur'ân-ı Kerim'in ve Hz. Peygamber'in getirdiği kesin olarak bilinen bütün emir ve yasaklara karşı teslimiyetkâr olmaktır. "İslâm'ın beş şartı" ifadesi ise بني الإسلام على خمس [İslâm beş esas üzerine kurulmuştur.] hadisinin Türk kültürüne intikal etmiş hâlidir. "İslâm'ın 5 şartı" olarak terimleşen kelime-i şehâdet, salât, zekât, oruç ve hac; İslâmiyet sarayının, başka türlü ayakta kalamayacağı, olmazsa olmaz temelleridir. Bunlar üzerinde yükselen, bunlara bağlı daha nice ibadet (teslimiyet) söz konusudur.
162.50 ₺ -
İman Amel İlişkisi
İman-amel ilişkisi sorununa Kur’an-ı Kerim ekseninde cevap aramanın ne denli önemli olduğu aşikârdır; ancak iman-amel ilişkisi Kur’an açısından ele alınacaksa, imanın ve dinin gayesi ışığında işlenmeli; iman-amel etkileşimi açısından tahlil edilmeli; iman ile amelin birbirlerine ne tür bir etkide bulunduğu ortaya konmalıdır.
234.00 ₺ -
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
2025 Fazilet Çocuk Takvimi
Hızla değişen dünyada çocuklar ve gençler başta olmak üzere bütün insanların bilgiye ulaşması, eskisinden çok daha hızlı ve kolaydır. Fakat bu süreç, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak için bazı hassasiyetlere sahip olmayı da gerekli kılmıştır. Çocukların, zihinsel ve ruhsal gelişimleri de dikkate alınarak hazırladığımız Fazilet Çocuk Takvimi’nde güvenilir kaynaklardan beslenen, son derece eğitici bir muhteva yer almaktadır. Takvimin her bir sayfasında günü dolu dolu geçirmeyi temin edecek birçok detaya yer verilmiş ve takvim, çocuklara uygun bir görsel tasarımla zenginleştirilmiştir. Takvimin ön sayfasında Ayet-i Kerime, Hadis-i Şerif, özlü söz, tarihi hadiseler, altın bilgiler, bilmeceler, deyimler, maniler, İngilizce ve Arapça kelimeler gibi kısa ve öz bilgiler yer almaktadır. Arka sayfada ise Siyer-i Nebi, ilmihal, kıssa, adâb-ı muâşeret kuralları, değerler eğitimi, genel kültür, ahlâkî hikayeler, hikâye, bilim, zekâ soruları, bulmaca, sağlık, oyun, teknoloji, gezi yazıları gibi elliye yakın farklı alanda genişletilmiş metinler bulunmaktadır. “Çocuklar, mayadan yetişmelidir.” anlayışı ve büyük bir özveri ile hazırladığımız Fazilet Çocuk Takvimi’nin anne-babalar, eğitimciler ve en önemlisi çocuklar için büyük bir fayda sağlayacağını ümit ediyoruz.
75.00 ₺ -