-
Çanakkale Raporu Binbaşı Halis Beyin Savaş Notları
ÇANAKKALE SAVAŞI′NIN DAİR BİRİNCİ EL KAYNAK KİTAP... Çanakkale Savaşı′nda önemli görevler üstlenen, karaya çıkan düşmanı karşılayan askerlerin komutanı olan Binbaşı Halis Beyin savaş sırasında tuttuğu günlük Çanakkale Savaşı′na dair önemli bilgiler içermekte ve o günlerin heyecanını, askerimizin cesaretini ortaya koymaktadır. “Çanakkale Savaşı’yla ilgili ilk kaynaklarından biri Binbaşı alis′in ÇANAKKALE RAPORU′dur. Savaşı an be an anlatan, siperlerde yaşananları olduğu gibi hissettiren emir ve raporlardan oluşan bu kitap, yerli, yabancı her Çanakkale Savaşı araştırmacısının, tarih okurunun başvuru kitabı olmalıdır.” Prof. Dr. Haluk Oral “Harp ceridelerini ihtiva eden bu eserin yeniden basılması askeri tarihe meraklı okuyucular ve askeri tarih öğrencileri için çok önemli bir yeri dolduracaktır. Hele bizim gibi tarih yazmaktan çok tarih yapmaya meraklı bir millet için çok daha önemlidir.” Kenan Çelik Askeri tarihçi ve araştırmacı “‘...beş İngiliz livasına karşı duran kuvvetim, şiddetli taarruzlarla zayiata uğrayan 57. Alay′dan, ikişer taburlu olan 27. ve 77. Alaylarla, gayri kabili istifade bulunan 72. Alay’dan ibaretti. Hakikaten 25 Nisan muharebesiyle Arıburnu cephesi muvaffakiyetinin temelini kuran, İngilizlerin bu cephede azmini kırıp plânını mahveden, bu kuvvetti.’ Bu sözler Mustafa Kemal′e aittir. Ben buna ek olarak, haddim olmayarak, Yüzbaşı Faik Efendi′nin, 3. Tabur Komutanı Halis (Ataksor) Bey′in, 57. Alay Komutanı Avni Bey′in adlarını belirterek katılmak istiyorum.”
19.95 ₺ -
Çanakkale Savaşı Günlüğü Gün Gün Saat Saat Çanakkale
TÜRKİYE’DE ALANINDA İLK... Uzun yıllar süren bir çalışmanın ürünü… Deniz, Kara ve Hava savaşları hakkında hiç bilinmeyen detaylar, unutulan hatıralar, düşmanların gözünden acı gerçekler, komutanların günlüklerinden detaylı bilgiler, askerlerin gözüyle asrın savaşından göz yaşartıcı öyküler… Çanakkale Cephesi’nin öncesi ve sonrası, önemli muharebeler, kahramanlar, komutanlar; sadece Türk tarafındaki değil, İtilaf Devleleri’ndeki gelişmeler de gün gün bu kitapta derlendi. Çanakkale’ye daha geniş açıdan ve bütünüyle bakabilmek, gelişen olaylar arasındaki bağlantıyı izleyebilmek için temel bir kaynak. Bir başvuru kitabı… Çanakkale Cephesi’nin belli gün ve olaylardan ibaret olmadığını, küçük bir kara parçasında savaşın her yönüyle nasıl şiddetle sürdüğünü, cephe dışında İstanbul’da, Kocaeli’de, Gebze’de, Marmara Denizi’nde yapılan saldırıları, sözkonusu olayları yaşayanların ağzından anlatan hatıralarla, sözlerle ve görsel içerikle destekleyen eşsiz bir çalışma…
17.82 ₺ -
Çanakkale Destanı Gerçek Efsanelerin Öyküsü
Kendisinden her bakımdan üstün düşmana karşı Osmanlı Devleti’nin son kalesi İstanbul’u kaybetmemek için canını dişine takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğduğu zaferdir.Çanakkale Savaşı, bir dizi yenilgi ve başarısızlıklardan sonra gelen büyük bir zaferdir. Kendisinden her bakımdan üstün düşman karşı Osmanlı Devleti’nin son kalesi İstanbul’un ele geçmemesi için canını dişe takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğan bir Anka kuşu gibi var olduğu bir zaferdir. Bu zaferülkenin kaymak tabakası denilen okumuş gençleri feda ederek kazandık. Bu kitabı okurken; Mehmetçiğin savaşta bile düşman askerine olan merhametine şahit olacak, 276 kiloluk mermiyi kaldıran, Seyit Onbaşı’ya hayran kalacak, Nusrat Mayın Gemisinin, o boğazı düşmana dar eden ufacık bir geminin hikâyesini okurken, gözyaşlarınızı tutamayacaksınız… Bu kitabı okurken; Seddülbahir’deki çarpışmada tüfeği bozulunca, öfkeden deliye dönen Mehmet Çavuş’un düşmana taşla, kürekle saldırışını, gözlerinizin önüne getirecek, Ertuğrul Tabyası’nda küçük bir destan yazan Ezineli Yahya Çavuş’un takımıyla tam 15 saat 2.500 düşman askerine karşı koyarken, sadece sabah bombardımanında siperlerine atılan 4.650 adet top mermisinin sayısında ürküp, titreyeceksiniz… Bu kitabı okurken; adını raporlara yazmaktan çekinen Mahmut Sabri’yi, savaş esnasında bile “Bu koca gövde ile siper almak zor oluyor” deyip de ayakta duran Binbaşı Halis Beyi, emrindeki subaylara “Ben size ölmeyi emrediyorum!” diyen Yarbay Mustafa Kemal’i gözlerinizin önüne getirecek, ölme emrini yerine getirmek için birbiriyle yarış eden askerlerimizi hatırlayacak, o anları yaşayacak, toprakların değil, ağaçların, denizin bile titrediğini sanacaksınız… Bu kitabı okurken, Çanakkale Destanı’na tanıklık edeceksiniz…
16.80 ₺ -
Çanakkale 1915 Ölüme Koşanlar
Çanakkale; tarihimizin, asaletimizin ve karakterimizin zaferidir. Çanakkale, istilacı ve sömürgeci dehşet ordusuna ruhumuzun cevabıdır. Mehmetçik, Çanakkale’de asırların biriktirdiği türlü yoksulluklar ve yoksunluklar içinde savaştı. Fakat yoksulluk ayağında kalmıştı, sırtında kalmıştı, silahında kalmıştı, ruhuna işlememişti. Bunun içindir ki Mehmetçik Çanakkale’de yalnızca tüfeği ve süngüsüyle, zamanın en güçlü silahlarına ve donanmasına sahip, sömürgelerinin bütün kaynaklarını harekete geçir bir orduya tarihinin en acı mağlubiyetini tattırmış, tarihinin en ağır kayıplarını verdirmiştir. “Savunma hattımızın üstü bir tencere içinde kaynayan su gibi fokurduyordu. Mütemadiyen lavlar püskürten bir volkan seyrediyordum. Kulaklar işitmez oldu. Felce uğramış gibiydik. Bu hal saatlerce devam etti. Bombardıman birden kesildi. Telefonda sesler birbirine karışıyordu: 30. Alay! Düşman cephenize hücuma geçiyor! 1. Bölük Kanlısiperi takviye et! Bomba sandıkları sağ cenaha! Çocuklar metin olun! Şarapnel tutuştu hazır! 30. Alay ne haldesin! 30. Alay!” Düşmanın bu hücumundan önce üzerimizde 8 saat boyunca 50 bin top mermisi patladı. Şimdi siperlerimizde akıllara durgunluk verecek kanlı boğazlaşma başlamıştı. Her basılan yerde bir insan parçası vardı. 30. Alay’dan bize kayıplarıyla hüzünlü, zaferiyle gururlu bir bayrak kaldı. Bu kitap; vatanı korumak uğruna ölüme koşanların, Çanakkale’de 1915 yılında tarih yazan kahramanların öyküsünü anlatıyor. Bu kitapla bütün yönleriyle gözler önüne serilen Çanakkale Savaşı’nı gün gün yaşayacak, kendinizi siperlerde Mehmetçiğin yanında hissedeceksiniz.
8.75 ₺ -
Çöküş
Bir medeniyetin çökmesinden –Angkor Wat’ın terkedilmiş tapınakları, orman içinde kalmış Maya şehirleri ya da Easter Adası’nın heykellerinin kasvet verici görüntüsü gibi- daha korkunç ne olabilir? Bu yıkıntıları görüp aynı şey bizim başımıza gelmez diyecek biri var mıdır? Jared Diamond Tüfek, Mikrop ve Çelik kitabında Batı medeniyetlerinin dünyanın önemli bir kısmında hâkimiyet kurmalarını sağlayan teknoloji ve dokunulmazlıkları nasıl ve niçin geliştirdiğini inceliyordu. Çöküş kitabında ie madalyonun diğer tarafına bakıyor. Geçmişteki büyük medeniyetlerden bazılarının çöküş sebepleri nelerdir ve onların başlarına gelenlerden ne gibi dersler almalıyız? Diamond, Easter Adası’ndaki Polonezya kültüründen yerli Amerikan medeniyetleri Anasazi ve Mayalara, Grönland’da hüküm sürmüş ortaçağdaki Viking kolonisinden günümüz dünyasına felaket senaryoları hakkındaki bakış açılarını ortaya koyuyor. Kaynaklarımızı israf edersek, doğamızın bize verdiği tehlike işaretlerini önemsemezsek, gereksiz yere ağaçları kesersek başımıza neler geleceğini anlatıyor. Doğal afetler, iklim değişikliği, hızlı nüfus artışı, istikrarsız işler ve tabii ki savaşlar eski medeniyetlerin çöküşünde önemli faktörlerdi. Ama bazı toplumlar aynı problemlere çözümler buldular ve bu çözümlerde ısrar ettiler. Bir çevreyi diğerine göre daha kırılgan yapan şey nedir? Niçin bazı toplumlar kendilerini düşünmeden yıkıma götürürken, diğerleri aynı hatayı yapmıyor? Bugün benzer problemlerle biz karşılaşıyoruz; Ruanda ve Haiti’nin başına bazı felaketler geldi bile. Hatta Çin ve Avustralya bu sorunlara yenilikçi tedbirler almaya çalışıyorlar. Her ne kadar bizim toplumumuz (Amerika) açık bir şekilde ekonomik olarak zengin ve siyasi olarak rakipsiz görünse de, meşum ikazlar Montana gibi ekolojik olarak sağlam bölgelerde belirmeye başladı. Benzer bir sonla karşılaşmamak için sosyal, ekonomik ve politik ne gibi tedbirler alabiliriz? Derin içeriği, anlaşılır ve açık üslubuyla Çöküş cevaplanması gereken şu soruyu sorarak günümüzün en önemli kitaplarından biri haline geldi: Dünyamızın çöküşünü nasıl engelleyebiliriz?
12.96 ₺ -
Bilimler Tarihçisi Fuat Sezgin
60 yıllık mesaisini günde 16 saat Bilimler Tarihine ayıran, Müslümanların 800 yıllık gizli kalmış çalışmalarını ortaya çıkaran, 27 dil bilen ve tüm bunlara rağmen 1960 darbesinde 147’likler arasında üniversitesinden uzaklaştırılan, İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin kurucusu Prof. Dr. Fuat Sezgin, hayatını, çalışmalarını, eserlerini ve Bilimler Tarihine ilişkin önemli tespitlerini anlatıyor. Müslüman bilim adamlarının dünya bilim tarihine katkıları nelerdir? Amerika’yı Kristof Kolomb’tan önce kimler keşfetti? Dünyanın gerçeğe çok yakın ilk haritası kimlerin eseri? İbn-i Sina’nın hangi eseri Aristo’nun adıyla yayınlandı? Müslüman bilginler saniyeyi nasıl keşfettiler?
14.58 ₺ -
20.Yüzyıl Politik Düşünürler
20 yüzyıl, insanlık tarihi içinde politik düşüncenin şekillenmesi açısından önemli aşamaların gerçekleştiği bir dönemdir. Politik düşüncedeki verimlilik, buna katkıda bulunan isimlerin önemini de ortaya çıkarmaktadır. Bu kitapta, görüşleri ve aksiyonlarıyla politik düşüncenin şekillenmesine katkıda bulunmuş kişilerin düşünce. tavır ve biyografilerine yer verilmektedir. Dünyanın farklı köşelerinden 175 önemli ismin politik mirasını bir arada sunan bu çalışma dünyayı tanımak ve geleceğe yönelolitik açılımları anlayabilmek noktasında önemli bir başvuru kitabıdır.
11.35 ₺ -
Avrupada Osmanlı Damgası
“…Osmanlı’nın her şehrinde, her memleketten ve her dilden sayısız Yahudiye rastlamak mümkündür… Çünkü kovuldukları her yerden sonra kurtuluşu Osmanlı’da bulmuşlardır…” “Osmanlı İmparatorluğu, Yahudi tarihinin en trajik anlarından birinde Yahudilere sığınacak bir yer ve yaşama ümidi vererek sayısız insan için barınma noktası oluşturdu. İspanya′dan kaçanların ötesinde, din savaşlarından,Orta Avrupa’yı kasıp kavuran zulümlerden ve Reform fanatizminden kaçan daha pek çok sayıda Yahudi, Türk hakimiyetinin sunduğu nispi özgürlüğü tercih etti.” 1686′da Osmanlı hakimiyetindeki Budin′i işgal eden Avusturya, şehrin Müslüman halkını ya kılıçtan geçirmiş ya da göçe zorlamıştır. Ayrıca şehirde yaşayan bin kadar Yahudi′nin birçoğu esir alınmış veya şehirden kaçmıştır. İşte o Yahudilerden biri olan Iszak Schulhof bir Avusturya subayının eline geçmişse de mucize diyebileceğimiz bir şekilde ölümden kurtulmuş ve nihayet zengin bir Budinli kadın tarafından satın alınarak hayatta kalabilmiştir. Schulhof kurtuluşunu bir mucize saydığı için Osmanlı hakimiyetinde Budin’de yaşamı ve işgal sırasında yaşadıklarını, nasıl mucizevi bir şekilde hayatta kaldığını anlatmayı adeta dini bir görev saymıştır. Schulhof başından geçenleri anlatırken hem Türk idaresi ve onun sağladığı güven ve refahı hem Avusturyalıların ölüm saçan davranışları hakkında değerli bilgiler vermektedir. Bu hatırat; Budin ve Macaristan tarihi ile ilgili en eski ve en bilinmeyen kaynaklardan biri olduğu için değeri büyüktür.
4.54 ₺ -
Tarih Boyunca İhtilaller ve Darbeler
Kimi insanlar için liderlik ve iktidar, vazgeçilmesi mümkün olmayan bir tutku olmuştur ve insanlık tarihi, yönetenlerle yönetilenlerin karşılıklı mücadeleleriyle doludur. Bu kitapta, Eski Yunan ve Roma′dan itibaren günümüze kadar yaşanan iktidar çekişmelerini, bu mücadele içinde yaşanan tüm ihtilal ve darbeleri okurken, insanlık tarihinin politik seyrini de izlemiş olacaksınız.
21.00 ₺ -
Sarıkamıştan Sibiryaya Birinci Dünya Savaşı Anıları
Bu kitap; 93 Harbi’nin yaraları kapanmadan, Yemen’de, Trablusgarp’ta, Balkanlar’da çatışmalara katılmış, Sarıkamış’ta Ruslara direnmiş,Çanakkale’nin geçilmezliğini haykırmış, düşmanı Ege Denizi’nin sularına kadar kovalamış, koskoca bir imparatorluğun çöküşüne, o imparatorluğun özünden bir filiz gibi yükselen yeni bir devletin kuruluşuna şahit olmuş ve katkıda bulunmuş, bütün bu savaşların ve özgürlük mücadelesinin acılarını ve sıkıntılarını iliklerine kadar hissetmiş Mehmetçiğin, Türk insanının hatıralarından bir demet... Bu kitabı okurken kendinizi kâh Sarıkamış′ta, kâh Sibirya′da bir esir kampında, kâh Çanakkale′de toz-toprak içinde saldırı emrini bekleyen erin yanında, kâh Yemen′de eve dönmeye çalışan bir Mehmetçikle beraber, kâh Anadolu′da yokluk içinde özgürlük mücadelesi veren insanların yanında hissedeceksiniz… Bu kitap, bazen coşku bazen hüzün veren ama her zaman yürekleri kabartan bir tarihin öyküsü...
5.84 ₺ -
Menderes 27 Mayıs′tan Yassıada Mahkemelerine
Bu kitap 27 Mayıs ve Menderes’i Birinci Dünya Savaşı’ndan DP’ye uzanan tarih çizgisi üzerinde ele alarak, dönemi daha açık görmemizi sağlıyor. Konuya ilk defa ilgi duyanlar için hazırlanan eser DP Milletvekili Gıyaseddin Emre’nin Menderes’le ilgili hatıralarıyla daha da zenginleşiyor. * Tek Parti Dönemi’nde Türkiye’de siyaset, toplumsal hayat, ekonomi, askeriye nasıldı? nü’nün Almanlar İkinci Dünya Savaşı’ndan galip çıksaydı planı neydi? * İsmet İnönü neden Demokrat Parti’nin kurulmasına izin verdi? * Tek Parti döneminde seçimler ne şartlarda yapılıyordu? * Dışişleri Bakanı Zorlu, Hükümetin Kıbrıs’a gizlice silah sevketmesini önlemeye çalışan İngiltere’yi hangi sözleriyle durdurdu? * Amerikalılar Menderes ve Zorlu’yu niçin istemiyordu? * Menderes’in idamını ABD’ye onaylatan kimdi? * Menderes “peygamberin gelsin seni kurtarsın” diyen Mahkeme Başkanına ne dedi? * Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Hikmet Bayur hangi sözlerinden dolayı 5 yıl hapse mahkum edildi? * Selahattin İnan’ın “Kafanın içini bilirim” diyen savcıya herkesi güldüren cevabı neydi? * Atatürk Aydın’da niçin Menderes ile görüşmek istemedi? * Menderes’in idamına karşı çıkıp, onu İsviçre’ye göndermek isteyen Alparslan Türkeş’in başına ne geldi? * İsmet İnönü’nün “Said Nursi’yi İstanbul’da dolaştırıyorsunuz” şeklindeki sözlerine Menderes ne cevap verdi? * İçinde bulunduğu uçak düşerken, Menderes’in aklına kimler gelmişti? * Lütfü Kırdar, Mahkemenin hangi sorusuyla kalp krizi geçirerek oracıkta vefat etti? * Menderes’in Paris Büyükelçisi’ni korkutan emri neydi? * Muzaffer Özdağ’a “Biz İnönü’nün kiralık askeri” değiliz dedirten teklif neydi? * İç İşleri Bakanı Namık Gedik’in kasasından çıkan teyp bantlarında kimler, ne konuşuyordu? Ve ilk defa * DP Milletvekili Gıyaseddin Emre’nin Menderes’le ilgili, 1950-60 hatıraları… Bu kitap, yakın tarihimizin kördüğümlerini çözmeye çalışanlara, Yassıada duruşmalarının, 1960 darbesinin perde arkasını merak edenlere, hakikati arayan tüm okurlara önemli bilgi ve belgeler sunuyor. Bir solukta okuyacaksınız.
8.75 ₺ -
Türklerin Tarihi
Türkler tarih boyunca Orta Asya′dan Asya′nın her köşesine, oralardan da diğer kıtalara göç ederek yeni yurtlar ve yeni devletler kurdu. Bunun içindir ki Türk tarihi zor bir tarihtir. Mısırlılar′ı Mısır′da, İngilizler′i Britanya′da takip edebilirsiniz. Türk tarihi ise anlaşılmak için sizi üç kıtada dolaşmaya mecbur eder. Bu kitap öncelikle Türk tarihini tek bir fotoğrafta görmek isteyen, tarihin doğru öğrenilmesi kadar do ru anlaşılmasına da önem veren okurlar için yazıldı. Kitap, tarihimiz hakkında bundan sonra okunacak diğer kitapların yerleştirilebileceği zihinsel bir raf görevini de yapacaktır. Eser, tarihimizin önemli olayları sırasında Avrupa′da neler yaşandığını da hatırlatıyor. Böylece olayları daha doğru anlamlandırabiliyoruz. Şüphesiz tarih okumak ömrü yalnızca geçmişe doğru değil, geleceğe doğru da uzatıyor. Gelecek üzerinde bir iddiası olanlar da okumak ve okutmak için ellerinde şu anda buna uygun bir kitap tutuyor. Türk Tarihinin keskin dönemeçlerini o günkü heyecanla dönmeye ve önümüzdeki dönemeçleri görmeye hazırsanız sizi eserle baş başa bırakalım.
35.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Savaşlar
Gemileri yaktırıp geri dönülmeyeceğinin sinyallerini veren Tarık Bin Ziyad, gözleri ve kalbi ile fethedeceği Endülüs’e kilitlendiğinde, Fatih Sultan Mehmet, Topkapı surları önünde savaş pozisyonu almış olan askerlerine seslendiğinde, Hitler, askerlerine Stalingrad’ı ‘ne pahasına olursa olsun’ almalarını emrettiğinde, Hiroşima ve Nagazaki’yi haritadan silen atom bombasını atan uçağın komutanı Paul Warfield Tibbets ‘bombayı bı8217; talimatını verdiğinde, Amerikan Başkanı George Bush, 1991’de Amerika’yı, Ortadoğu’nun kalbine çıkmamak üzere yerleştirecek ‘Çöl Fırtınası Operasyonu’ için yeşil ışık yaktığında… akıllarında tek bir şey vardı; düşmanı mağlup edip, savaşı kazanmak… Onlardan öncekiler de, artlarından gelenler de, benzer emirler verdi. Çok kan döküldü. Bombalar gökyüzünü yardı, kılıçlar bedenleri parçaladı. ‘Kahramanlar’ ve ‘hainler’, tarihteki yerlerini aldı. Zaferler kazanıldı, hezimetler yaşandı. Ama hepsinden öte, tarih yazıldı. Verilen her bir ‘Hücum!’ emri ile tarih değişti… *** Gazeteci yazar Ali Çimen ve İnönü Üniversitesi tarih bölümünden Yrd. Doç. Dr. Göknur Göğebakan “Tarihi Değiştiren Savaşlar” adlı kitapta 33 önemli savaş üzerine 33 ayrı dosya hazırladı: Tarihin kaydettiği ilk meydan savaşı Kadeş, efsanevi Truva Savaşı, Pelopones Savaşı, Bedir Savaşı, Bizans’a Suriye’yi kaybettiren Yermük Savaşı, Talas Savaşı, İspanya’nın Müslümanlar Tarafından Fethi, Puvatva Savaşı, Selçuklu Devleti’nin temelini atan Dandanakan Savaşı, Anadolu’nun kapısını Türklere açan Malazgirt Meydan Savaşı, Bir Doğu-Batı Mücadelesi:Haçlı Seferleri, Kösedağ Savaşı, Yüz Yıl Savaşları, Osmanlı fetihlerini kesintiye uğratan Ankara Savaşı, İstanbul’un Fethi, Yavuz’un Mısır Seferi, Mohaç Meydan Muharebesi, İnebahtı Deniz Savaşı, Viyana Kuşatması, 30 Yıl Savaşları, Napolyon’un Rusya Seferi, Waterloo Savaşı, Amerikan Kuzey-Güney Savaşı, Rus-Japon Savaşı, I.Dünya Savaşı ve Çanakkale, Büyük Taarruz ve Kurtuluş Savaşı, Stalingrad, Normandiya ve Hiroşima bağlamında II Dünya Savaşı, 1948-49 Arap-İsrail Savaşı, Kore Savaşı, Rusların Afganistan’ı işgali ve halen devam etmekte olan Körfez Savaşlarının ele alındığı kitap belgesel havasında bir çalışma...
19.95 ₺ -
Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Dünyanın önde gelen liderlerinin kimi zaman “adalet” ve “eşitlik” talep eden, kimi zaman “teslimiyet” ve “korkuyu” itiraf eden, zaman zaman ise “tehdit” içeren konuşmalarından oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle “söylenenlere” daha iyi kulak kabartacaksınız. SÖZÜN GÜCÜNE İNANANLARA… Kulaklarınızı dört açın. Duyduklarınız, göreceklerin
23.45 ₺ -
Tarihi Değiştiren Diktatörler
Tarihi Değiştirenler serisi, serinin belki de en ilginç kitaplarından biriyle devam ediyor: Tarihi Değiştiren Diktatörler. Popüler tarih yazınının en önemli kalemlerinden biri olan Ali Çimen, bu kez dünya tarihini değiştirmiş 15 diktatörü mercek altına alıyor. İnsanların ve insanlığın kaderiyle oynama hakkını kendilerinde bulan 15 diktatörün yaşamlarını kendi üslubu içinde değerlendiren Ali Çimen’in kitabı, zengin bir görsel arşive sahip. Tarihte önemli rol oynamış bu karakterleri yakından tanırken, aslında dünya tarihine dair bir yeniden okuma yapmış olacaksınız. "Nihayet atasının huzuruna çıkacağı an gelmişti. Her şey günün kutsallığına uygun olmalıydı. Söz konusu ulu önderi anmaksa, kimin ya da neyin önemi olabilirdi ki? Binler halinde aktılar anıt mezara. Marşlar, vecd ile lidere secde ettirilen bedenler. Nefes almaksızın, boşlukta bir noktaya gözleri çakılı halde bekleyen, çatık kaşlı, gri suratlı üniformalılar. Evet, evet işte nihayet yüce liderin ayaklarının dibindeydiler! Kafasını kaldırdı. Minik gözleri ile önünde yükselen onlarca tonluk bronz adamın gözlerini görmeye çalıştı. Çocuksu dünyasıyla atasının konuşabileceğini sanıyordu. Eğer göz göze gelebilseler soracaktı ona:NE İŞİMİZ VAR BİZİM BURADA?"
9.72 ₺ -
İran Kütüphaneleri Türkçe Yazmalar Katalogu
Türk dili, edebiyatı, tarih ve kültürü açısından İran tarihi-kültür coğrafyası oldukça mühimdir. İslam sonrası İran tarihine bakıldığında görülecek olan şudur ki; bu coğrafya İslam sonrasında daima Türk asıllı sultan ve emirler vasıtasıyla idare edilmiştir. İran edebiyatı, tarihi ve kültürü üzerine düşünülürken bu önemli hususa dikkat etmek gerekir. Ayrıca, Senai-i Gaznevî, Attar-ı Nişaburî, Nizami-i Gencevî, Sadi-i Şirazî, Hafız-ı Şirazî ve Molla Camî′yi yetiştiren kültür ortamı ve devir idaresi iyözlemlenmeli, zamanın ilim ve kültürü çok iyi tahlil edilmelidir. Büyük çoğunluğu oryantalist bakışla yazılan edebiyat tarihlerimizin tashih, tadil ve yeniden yazılmaya ihtiyacı bulunmaktadır. Fars edebiyatının en parlak devri Selçuklular devridir, bir önceki dönemde tüm hazırlıklarını yapmıştır ki, bu devir Gazneli Sultan Mahmud′un hakimiyetindedir. O halde, kanımızca Fars edebiyatı kavramı dikkatlice kullanılmalıdır. Fars edebiyatı mı Farsça edebiyat mı? sualini tekrar soruyoruz. Kültür ve medeniyet tarihimiz için büyük bir değere sahip olan bu esere aslında Bakiyetü′s Seyf (Kılıç Artığı) adını vermek istedik. Çünkü, sabık Şah Pehlevi rejimi tarafından Pan-Türkizm için bir vesile olur zehab ve korkusuyla mezkur hükümet tarafından bütün kütüphane ve müzelere gönderilen umumi bir talimat-name ile Türkçe eserlerin imha edilmesi ya da gömülmesi istenmiştir. İşte bugün elimizde bulunan yaklaşık 1200 adet Türkçe el yazma nüsha bu akıbetten kurtulanlardır. Bu eser, İran kütüphanelerinde bulunan Türkçe el yazma eserleri ilk olarak inceleyen bir çalışma olarak ayrıca önemlidir.
14.00 ₺ -
Tarihi Hakikatler
Osmanlı ve Türk tarihine dair gerçekler bu kitapta… TÜRKLER kitabının yazarı İsmail Hami Danişmend’le tarihin bilinmeyenlerine yolculuk devam ediyor… İsmail Hami Danişmend, Türk tarihi ve Türk dili sahasındaki araştırmalarıyla tanınmış seçkin bir tarihçimiz ve oldukça değerli bir fikir adamımız olarak kendisini bütün ilim çevrelerine kabul ettirmiş bir büyüğümüzüdür. Tarihi Hakikatler, üü tarihçi ve fikir adamımız İsmail Hami Danişmend’in iki ciltlik eserinden özenli bir seçkidir. Osmanlı dönemine ait birçok yerli yabancı tarihi kaynaklardan istifadeyle hazırlanan eserde, Türklerin askeri, siyasi ve sosyal hayat yapılanmaları hakkında önemli tespitler ve açılımlar yer alıyor. Osmanlı padişahlarının liderlik ve kişilik özellikleri, Osmanlı tarihindeki ilkler, saray kültürünün ayrıntıları ve daha birçok nitelikli açıklamalar yer alıyor. Tarihi Hakikatler’de önde gelen Türk büyüklerinin ayırt edici pek çok özelliğini orijinal ve ince nükteler ve kitabın sonunda tarihten ilginç anekdotlarla okuyacaksınız. İsmail Hami Danişmend Dört ciltlik Osmanlı Tarihi Kronolojisi başta olmak üzere otuzu aşkın önemli esere imza atmış, Milli Mücadele kahramanlarımız arasında yerini almış, üniversitelerde dersler vermiş çok güçlü bir tarihçi, edebiyatçı ve fikir adamıdır.
6.16 ₺ -
Çanakkalede Türklerle Beraber
ÇANAKKALE’DE TÜRKLERLE BERABER, özellikle yabancı tarihçiler tarafından, Çanakkale Savaşları konusunda en önde gelen kaynak eserler arasında gösterilmektedir. 9. Tümen Komutanı Albay Hans Kannengiesser, ordumuzdaki Alman Subaylarının en yeteneklilerinden biriydi. Conkbayırı Savaşları’nda yaralanıp geriye gitmeye mecbur kalmıştır. Mustafa Kemal Atatürk Açıknet gerçeklerle dolu olan Hans Kannengiesser’in kitabının faydalı olacağı kanaatindeyim. Liman von Sanders Paşa * * * Balkan Savaşları’ndan salimen çıkan ve karınlarını otla doyurmak zorunda kaldıklarını ve açlığın, düşman kurşunundan da daha korkunç olduğunu, hatırlayanlara göre, “Evet, Çanakkale tam bir savaş değildi, çünkü her gün yemeğimizi de yiyorduk”. Kırık-bozuk Türkçemle hal-hatır soruyordum: ′Eyi mi?′ (Gehts gut?). Bana bir kişi veya tüm birlik koro halinde cevap veriyordu: ′Eyi Bey′ ve daha sonraları ise, ′Eyi Paşa′ (Es geht gut). * * * ...Hemen, 20 askerli bir piyade takımını tekrar buldum ve ateş açmalarını emrettim. Aldığım cevap ilginçti: “Biz sadece tabur komutanımız emrederse ateş ederiz”. Daha da neler, artık bu kadarı da fazlaydı! Koştum ve kendimi, küçük bir çukurda bulunan bu askerlerin arasına attım. Neler söylediğimi tam olarak bilmiyordum ama, “Her ne olursa olsun ateş edin ve hemen kendinizi karşıdaki İngilizlerin üzerine atın! Ya ateş etmeden atılın ya da ateş ettikten sonra harekete geçin!” dediğimi hatırlıyorum. * * * Çanakkle Savaşı’nda 9. Tümen Komutanı olarak Kirte, Kayaltepe ve Conkbayırı’nda ve Eylül 1915’ten sonra 16. Kolordu Komutanı olarak Anafartalar’da görev alan, işgale direnen Türk askerlerinin kahramanlığını sıkça anan Kannengiesser, Almanya′ya döndükten sonra hatıralarını kaleme almıştır. Çanakkale’de 7 Ağustos 1915’te, düşmanın açtığı makineli tüfek ateşiyle göğsünden vurulan Albay Hans Kannengiesser’in kitabı, Liman von Sanders Paşa’nın önsözüyle tarihseverlerle buluşuyor.
8.75 ₺ -
İbret Işıkları
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hoca Efendi'nin kaleminden tarihe ibret nazarlarıyla bir yolculuk Tarih okumak, tarih bilincine sahip olmak, olup geçmiş olayları kronolojik sırasıyla tekrar edip durmak değildir. Önemli olan, hadiselere ibret nazarıyla bakabilmektir. Tarihten ibret alınsa, aynı tür hatalar işlenip durur muydu? İnsanlık adına altın sayfalara yazılacak nadide örnekler sergileyen İslam büyüklerini fedakarlık zirvesine taşıyan sebeplerin, hürmetle ve engin bir muhabbetle anıldığı bir kitap okumak ister misiniz? Tarihten Günümüze İbret Işıkları adlı kitap, saadet çağından Osmanlı'ya kadar uzanan zaman diliminde tarihten süzülen ibret ışıklarını gündemimize taşıyor. Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kuşatıcı üslubuyla gönül hanemize misafir ediyor.
255.50 ₺ -
Tarihe Yolculuk
Tarih baba derki : Osman Gazi ve nesli gibi diğergâm, gönül eri ve kendisini cenab-ı hakka adayan abide insanlara sahipsen, Tebaasıyla mahkemeye çıkarak bütün dünyaya örnek bir adalet anlayışı tevzi eden bir Fatih'in varsa, Hazret-i Mevlanalar, Yunuslar ve Hüdâiler gibi yüreklerini dergâh yapan gönül erlerin ve onlardan feyz alarak izlerini takip eden güzel insanların varsa, Bir karıncanın hukukunu düşünen Kanuni Sultan Süleyman'ın varsa, Sinesî Kur'an'la dolmuş analar, arslan yürekli yiğitler doğuruyorsa, Dünya, senin gözünde küçülmüş, âhiret saadeti ve Allah rızası bir ideal haline gelmişse; SEN BÜYÜK MİLLETSİN!..
148.00 ₺ -
İstanbulu Aç Gülzar Yap
Bu kitap manasına vâkıf zamanın Fatihlerinin kalemlerinden bir buket sunuyor. İstanbul'un fethini her sene büyük bir coşkuyla anarız. Fetih ne demek bu güne kadar hiç düşündünüz mü? Neden İstanbul'u almak değil de fethetmek, bunu konuştunuz mu? Fethin 550.nci yılı anısına Sözola anlamlı bir girişimde bulundu: İstanbul'un fethi konusunda genç kalemlerin şiir, makale ve hikayelerinin yarıştığı nezih bir tefekkür ortamı oluşturdu. İsatnbul'u Aç Gülzâr Yap adlı sevimli kitap; fetih ruhunu doğru okumak amacıyla hayırlı bir yarışa çıkan birbirinden değerli yazı ve şiirlerden oluşuyor. Her yazıda ayrı bir şevk, her şiirde yeni bir heyecan var. Gönlünüzü ona açsanız; İsatnbul'u Aç Gülzâr Yap adlı kitabı bir solukta okuyacaksınız.
65.70 ₺ -
Bir Köy Tarihi Cinis
Erzurum tarihinin derinliklerinde barınan, Osmanlı döneminde bir süre nahiye de olan Cinis köyünün tarihini yayın hayatımıza kazandırmaktan mutluluk duyuyoruz. Prof. Dr. Enver Konukçu senelerce çalıştığı, doküman topladığı çalışmasına Cinis’li Doç. Dr. Ethem Atnur’un katılmasıyla elinizdeki kitap ortaya çıktı. Ünlü yazarımız Ahmet Hamdi Tanpınar dört gün misafir olduğu Cinis köyünü Beş Şehir kitabında anlatır. Tarihi boyunca; bereketli günleri ve zenginliği barındırdığı gibi, harp ve talan yıllarında açlık ve yoksulluğu da yaşar. Bir Köy Tarihi: Cinis kitabında tarihin dönemlerinde bir köy anlatılırken, Osmanlı kayıtlarında ve günümüz verileriyle bu köyün sosyal ve iktisadî yapısı incelenmektedir
240.00 ₺ -
Bir Vakitler Erzurum
Bir Vakitler Erzurum, geçmiş Erzurum'a özlemdir, Erzurumluluğu hatırlamadır. Bir milletin yeşerip cihana fışkırmasında kaynaklık eden mekânın hatıralar yüküdür. Bu kitap, geçmişi soldurulan Erzurum ve Erzurumluluğun türküsüdür. Hafızaların tazelenmesi, maziye ve umursamazlığa yakılan ağıttır. Bir Vakitler Erzurum, unutulmuş mekânlar, olaylar ve insanlarıyla hepimizin hikâyesidir.
247.50 ₺ -
Erzurum'un Manevi Mimarları
Erzurum yani "Belde-i Tayyibe". 1950 metreden dünyaya bakan, cihangirlerin hep gözlerini diktikleri/gözbebekleri gibi korudukları, dört kapısıyla Doğunun kilit noktası bu şehrimizin kültür mirası muazzamdır. Ancak bir çok konuda olduğu gibi kalın sislerin arasında gizlenen/kalan büyüklerimizi hayatlarıyla, onları değerli kılan özellikleriyle Sıtkı Aras sayesinde bu kitapta anma fırsatı bulmuş oluyoruz.
285.00 ₺ -
Osmanlı Dönemi Türk Mûsikîsi
Osmanlı mûsikîsi, Osmanlı saray veya halk müzisyenlerinin askerî, dinî, klasik ve folklorik türlerde ürettiği ve toplumun her kesiminde kullanılmış bir sanat olarak bir ucu Çin'e, bir ucu Fas'a kadar uzanan yirmi beş yüzyıllık Türk mûsikîsinin yaklaşık beş yüz yıllık bir bölümünü teşkil eder... Türk Halk Müziği adı verilen Anadolu folklor mûsikîsinin, klasik Osmanlı mûsikîsinden bazı şekil farklılıkları gösteren güfte, beste ve çalgı özellikleri vardır. Esasen halk mûsikîsi ile 'klasik' denen mûsiki, biri diğerinden çıkmış ve birbirini sürekli etkilemiş, farklı çevrede icra edilen aynı mûsikî kültürünün ürünleri olarak aynı ses sistemi ile çok az farklı makam, usûl ve form yapısına sahiptirler. Geçen yüzyıl ortalarında milliyetçilik hareketlerinin doğmasından sonra, folklor mûsikîsi ürünleri, okumuş şehir ahalisince yüzyıllar boyu 'basit köy türküleri' olarak değerlendirilmişti. Ancak bugün, ciddi müzisyenlerin tartışma konusu dahi yapmadıkları gerçek şudur ki, ne klasik Osmanlı mûsikîsi folklor mûsikîsinin 'gelişmiş şekli'dir, ne de folklor mûsikîsi klasik şehir mûsikîsinin 'ibtidâî şekli'. Tanzimatla gelen Doğu-Batı kültür çatışmasının sembolü alaturka-alafranga zıtlığı ile teksesli-çoksesli çekişmesi gibi, Türk Sanat Müziği - Türk Halk Müziği şeklindeki zorlama terminoloji de Osmanlı asırlarında hiç mevcut olmamıştı.
247.50 ₺ -
Bir Papazın Osmanlı Günlüğü
İngiltere Kralı Majesteleri II. Charles’ın sefaret papazı Dr. John Covel, Osmanlı topraklarında bulunduğu süre içinde yaşadığı ve gördüğü her şeyi en ince ayrıntısına kadar günlüğüne kaydetti. James Theodore Bent’in Doğu Kumpanyasının tarihiyle ilgili kaleme aldığı açıklayıcı ve kayda değer girişiyle… “Genç Şehzade Mustafa’nın sünnet töreni onuruna yapılan geçit törenini görmeye gittik. … Büyük Efendi de oradaydı ve orada imparatorluğun bütün haşmetini gördük.” “… Genç Şehzade Mustafa, tüylü kavuğu başında, bir tabur yaya cebeci ile çevrilmiş olarak geldi. Şehzade iki cebeci tarafından çekilen, başından kuyruğuna kadar mücevher, inci, altın ve gümüşle süslenmiş olan güçlü, kuvvetli bir at üstünde getirildi. …Genellikle çirkin, sevilmeyen bir çocuktu; tam bir Rus yüzüne sahipti. Çıkıntılı bir alnı, ucunda bir et parçası olan kemerli bir burnu, yuvarlak düz bir yüzü; açık renk gözleri ve kaşları (kum rengi gibiydi) vardı; kulakları dikkat çekecek kadar büyüktü, elleri esmer ve yanıktı. Annesi Rus olup babası da bir Rus’tan doğmuştu.”
187.50 ₺ -
İstanbul'dan Mektuplar 1909-1912
İstanbul’dan Mektuplar, gazeteci-yazar Maurice Baring’in 1909 ve 1912 yıllarında Osmanlı Devletine yaptığı seyahatler sırasında Times ve Morning Post gazetelerine gönderdiği yazılardan oluşuyor. Yazılar Osmanlı toplumunun siyasî panoramasını ortaya koyarken, yazarın ustalığı sayesinde sürükleyici birer edebî metne dönüşüyor. Ele alınan meseleler arasında toplumun kıskacına düştüğü din-modernleşme ikilemi, yeni rejim Meşrutiyetin dayattığı anayasa, demokrasi, hürriyet, eşitlik kavramlarıyla yeni tanışan halkın ve tebaanın insanî ve siyasî tepkileri ile savaş olmakla birlikte, Şarkın tatlı rehaveti, rayihası, göz alıcı parlaklıktaki renkleri de kaçınılmaz olarak bir Batılının gözünden yansıyor. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki, Jön Türkler, yeni Sultan, Bulgar ve Sırp başkaldırıları, İstanbul’u saran kolera salgını, Pera’nın ışıkları, Eyüp’ün eski Yahudi mahalleleri, Sofya, köhne tren vagonları, halkın bütün sefalete rağmen koruduğu vakar ve nezaket; Baring’in muhkem gözlemlerinde karşımıza çıkıyor.
105.00 ₺ -
On Dokuzuncu Asır Biterken İstanbulun Saltanatlı Günleri
Sultan II. Abdülhamit'in "saltanatının" devam ettiği 1894 yılında, Alman asıllı İngiliz filoloğu ve oryantalisti Max Müller ve eşi Georgina Adelaide Müller tarafından kaleme alınmış toplam on altı mektuptan oluşan ve On Dokuzuncu Asır Biterken İstanbul'un Saltanatlı Günleri adıyla ilk kez Türkçeye tercüme ettiğimiz eser, yine Batı'nın gözüyle bakabilmemizi, görebilmemizi sağlayacak bir çalışma. Din, arkeoloji ve siyasete dair toplam dört mektup, konuların uzmanı Max Müller; mesire yerleri, resmi törenler, Türk kadını gibi konuları içeren mektuplar ise Georgina Adelaide Müller tarafından kaleme alınmış. Mektupların ayırt edici özelliği, o dönemde Batı'da ve Batılılarda ekseriyetle görülen "Abdülhamit düşmanlığının" bu çiftte kesinlikle tezahür etmiyor olması. Bilakis kendileri, Sultan'ın sağlık, eğitim ve kültür alanlarında ne kadar da önemli adımlar attığını ve "kadın meselesine" karşı ne denli hassas olduğunu her fırsatta vurguluyorlar
150.00 ₺