-
İslâm Dünyasında Yüksek Eğitimi Yeniden Canlandırmak
Yüksek eğitimde reform ve yeniden canlandırma; Ümmetin uyanması ve medeniyet özlemlerinin tahakkuku ve küresel misyonunun başarısı için esas unsurlardır. Bu kitapçık, özellikle Bilginin İslâmîleştirilmesi yoluyla eğitime yaklaşımımızı gözden geçirmeye dâvet ediyor. Bu şekilde hem ilahî hem de beşerî kaynakları vahyedilmiş bilgi ile güçlü bir bütün hâline gelecek ve insan davranışı, evrensel kanunlar ve bu davranışın araçları olarak bilimsel ve teknolojik bilgi alanlarında kapsamlı, manevî ve ahlâkî rehberlik sağlayacaktır. 1984 yılında kurulan Malezya Uluslararası İslâm Üniversitesi, Bilginin İslâmîleştirilmesiyle ilgili fikirleri bir üniversite eğitim planına dönüştürme başarısını aydınlatmaya yarayacak bir vak’a incelemesi olarak alınmıştır.
90.00 ₺ -
Kur'an ve Siyaset – Siyasî Düşüncenin Mekkî Âyetlerdeki Temelleri
Kur’ân-ı Kerim, “siyasî düşünce” meselesini, genel hedefler ve referans çerçevelerini oluşturacak şekilde, kapsamlı bir bahis içinde ele almaktadır. Gerisi, tarihî tecrübelerden edindikleri ve ilim adamlarının âyetlerin realiteyle ilgisinden çıkarımlarıyla tamamlanması için, insan aklına bırakılmıştır. Bu çalışma siyasî düşüncenin kaynakları ve siyaset felsefesinin incelenmesiyle ilgilidir. Bu eser, toplumda kamu işleriyle ilgili ana güç kaynağı olarak devletin faaliyetlerini inceliyor. Ayrıca, hangi kamu faaliyetinin İslâm'ın tasvip ettiği başka değer sistemleri ile ilişkisinde iyi ya da kötü sayılabileceğini dikkatlerimize sunuyor. Bu eser Kur’ân'ın siyaset düşüncesinin ana unsurlarının Mekki âyetlere sağlam bir şekilde dayandığını ispatlamada benzersiz bir metodoloji kullanıyor. Burada bu âyetler ışığında, kurumların yükselişi ve ilişkilerin düzenlenmesinden önce hem toplum hem siyasî faaliyete rehberlik edecek kural ve ilkeler araştırılmaktadır.
300.00 ₺ -
Tarih ve Dilbilimi Kaynakları Işığında Kur'ân'ın 10 Kıraati
Çocukluğundan itibaren hâfızlık yapan ve Kur’ân üzerinde çalışmakta olan müellif Profesör Ahmed Ali İmam, Edinburgh Üniversitesi'nden “On Kıraat” hakkında doktora derecesi almıştır. Bu eser söz konusu doktora tezinin özü olup, Hz. Peygamber'den yazılı ve şifâhî olarak devralındıktan sonra nesilden nesile aktarılan Kur’ân metninin sıhhati üzerine özgün bir çalışmadır. Profesör İmam iyi araştırılmış, geniş kapsamlı, ciddî ve özenle hazırlanmış çalışmada Kur’ân'ın kendileriyle vahyolunduğu yedi harfin tarihini ve gelişimini, yanı sıra Hz. Osman mushafının derlenmesine götüren muhtelif gelişmeleri tetkik eder. Hıfzdan (ezberleme) harekeleme ve noktalamaya kadar yedi harfi, kıraatlerin manşe’lerini vs. yorumlayan âlimlerin görüşlerini incelemek suretiyle, okuyucuların Kur’ân ile ilişkisini derinleştirmek ve Kur’ân'ın nüzulüyle başlayan lenguistik canlanmaya vukuflarının artırılması hedeflenmiştir.
20.25 ₺ -
Medeniyetimizin Sosyal Dinamikleri
Bu kitap merhum İskilipli Mehmed Âtıf Efendi’nin Cemiyet-i İlmiyye-i İslâmiyye tarafından yayınlanan Beyanü’l-Hak dergisinde 1911-1912 yıllarında “Medeniyet-i Şer’iyye ve Terakkiyât-ı Dîniyye” başlığı altında yazdığı makalelerden oluşmaktadır Bu makaleleri kısmen sadeleştirerek Latin harflerine çevirip yayınlamaktan maksadımız, son dönem Osmanlı ulemasından Âtıf Efendinin İslâm, şeriat ve yaşadığı zamanın günlük meselelerine, siyasetine bakışı hakkında fikir edinmek, aynı zamanda bu değerli hocamızın ilmi ve görüşlerinden günümüz müslümanlarının istifade etmesine yardımcı olmaktır. Kitabın genel çerçevesi, insanların bir arada yaşarken muhtaç oldukları kanun, yönetim ve işbirliği olup bu konular, haklar ve görevler bakışaçısından ele alınmaktadır. Bu yönüyle eser, 1900’ler başında Avrupanın etkisiyle Osmanlı’da da sıkça gündeme gelen medeniyet, sosyal sözleşme, din ve terakki konularına ulemânın bir nevi cevapları niteliğindedir.
135.00 ₺ -
Ünlü Müslüman Kadınlar
Fatma Aliyye bu kitabının, şahsına müracaat eden bir çok yabancı kadının Paris'te açılacak olan sergide kısaca anlatılmak üzere hazırlamasını talep ettiği çalışmadan doğduğunu belirtmektedir. Yazar, eserin doğrudan doğruya anlatıldıktan sonra Fransızca'sının da yayınlanacağını ifadeyle, "insanın memleketine, vatanına olan muhabbeti, çalışıp meydana getirebildiği eser pek değerli olmasa da, ondan vatandaşlarının da istifâdesini düşündürüyor" diyerek "Nâmdârân-ı Zenân-ı İslâmiyân" üst başlıklı çalışmasını 1899-1901 yıllarında Malûmat Gazetesi'nde tefrika olarak yayınlamıştır. Seçilen "Büyük Kadınlar", doğum ve evlilik yoluyla büyük mevkilerde bulunmakla beraber, hayatlarmdâki olağanüstü hâller onlara tarih sayfalarında özel bir önem verdirmiştir. İşte bunların en meşhurları bu çalışmada anlatılmaktadır. Anlatımda, tarihî süreç gözönünde bulundurularak İslâmiyet'in ilk dönemlerinden, sırasıyla Emevîler, Abbasîler, Diğer hanedanlardan ve Osmanlılardan "Ünlü Büyük Kadınlar" incelenmiş, yine aynı dönemler ı başlıca" Şair Kadınlar" ilave edilmiştir.
37.50 ₺ -
Göklerin Kapıları Uzayın Derinliklerine Seyahat
Âlemlerin Rabbi, Kendisini eseriyle tanıtır. Kur’ân’ın insanı sürekli kâinat kitabına çağırması, bu sebeptendir. Gözümüz önünde uzayıp giden gökyüzü ise, O’nun kudret kaleminden çıkmış olup bize O’nu tanıtan bu büyük kitabın muhteşem bir sayfasıdır. “Bakmazlar mı göğe?” diye soran birçok âyet, bizi bu muhteşem sayfayı okumaya davet etmektedir. Elinizdeki kitap, işte bu gökyüzü sayfasını anlatıyor ve uzayın en esrarengiz olaylarının sır perdesini birbiri ardınca aralıyor. Göklerin Kapıları’nın satırları arasında dolaşırken, uzay-zamanın anlamı gibi ilginç kozmik sırlara dalacak ve fiziğin sınırlarına ulaşacaksınız. Gökyüzündeki tüm cisimlerin her biri; birer ibret levhası, mana sembolü ve hakikat habercisi olarak dile gelecek. Okuyucuyu uzayın tabakalarında ve derinliklerinde zihnî bir seyahate çıkaran bu kitabın, bilimin sevdirilmesi adına da önemli bir hizmette bulunacağına inanıyoruz. “Elinizdeki kitap, öncü bir çalışma. Hem özen ve titizlikle hazırlanmış, hem de kitabın nasıl başlayıp nasıl bittiğini hissettirmeyecek bir akıcılıkla kaleme alınmış. Okuyucuyu gezegenimizin üzerinden alarak kâinatın uçsuz bucaksız ufuklarında heyecanlı bir seyahate çıkarıyor; fakat bu seyahatin hiçbir yerinde kaybolmuşluk duygusunu yaşatmıyor. Bu özelliğiyle de, içinde yaşadığı kâinatı tanımak isteyen yolcunun el kitabı olma özelliğini hak ediyor. Dileğimiz, bu çalışmanın yeryüzünde ulaşmayacağı bir köşenin kalmamasıdır.”
5.85 ₺ -
Tarihte Yaşanmış Sırlı Olaylar
Tarihte Yaşanmış Sırlı Olaylar, ilgimizi çekiyor, bizi kendine celbediyor.Çünkü merakımıza hitap ediyor. Merakımız, üzerimizdeki ve etrafımızdaki hadiseleri evirip çeviren gizli ism-i ilahî ve sıfât-ı sübhâniye yüzünü dönmüş. Kıblemiz, isimlerin, sıfatların ve şelerin de ötesindeki Hz. Gizem! Gayemiz: Tarihten günümüze olayların yüzündeki Onun izlerini görebilmek, sürebilmek! Bu izler bizi Ona götürür. Biz bu çalışmamızda, Kuran ayetlerinde açıklanan sırlı olaylar ve sözlerden bahsettik. Onların insanoğluna verdiği mesajlara dikkat çektik. Daha sonrada yeryüzünün halifesi olarak yaratılan ve iradesinde serbest bırakılan insanoğlunun yeryüzünde tarih boyunca yaşamış olduğu sırlı olayları sunmaya çalıştık.
350.00 ₺ -
Sömürgeciliğin Hasat Mevsimi
Elinizdeki kitap, Tarsus Amerikan Koleji’nde 1953-1966 yılları arasında görev yapan genç öğretmenlerden Frank A. Stone’un, Anadolu’da kurulmuş olan Amerikan okullarının tarihçesini ele aldığı çalışmasıdır. Stone, incelediği okulların niçin ve nasıl kurulduğunu, Cumhuriyet’e kadarki serencamını, misyoner belgelerine dayanarak ortaya koyup yorumluyor. Ancak bütün bunları yaparken, bu okulları ABD’deki okullaşma hareketlerine paralel, doğal bir eğitim hareketi olarak değerlendiren Stone, bu okulların, salt Protestanlık telkininde bulunmak için kurulduklarını, öğrencilerinin çoğunluğunu oluşturan Gregoryen, Ortodoks ve Katolik gençlere, gittikleri yolun yanlışlığını göstermeye uğraştıklarını, mezunlarını da yine yerli Hıristiyan kitlelere gönderilecek yerli misyonerler ve yerli öğretmenler olarak yetiştirmeyi hedeflediklerini yansıtmaktan kaçınıyor.
450.00 ₺ -
Arap Olmayan Sahabiler
Hz. Peygamber'in elçilik görevini ifa ettiği dönemde hayatta bulunmuş, onunla karşılaşmış, ona iman etmiş ve iman üzere vefat etmiş olan kimselere "sahâbî" denir. Resûl-i Ekrem Efendimiz Arap asıllı olduğu ve Arap Yarımadasında yaşadığı için, kendisine iman eden sahâbîlerin buranın sakini olan Araplardan olması çok doğaldır. Peki Araplar dışındaki milletlerden Hz. Peygamber'e iman eden ve sahâbîlik şerefini elde eden kimseler var mıdır? Varsa hangi milletlerden kaç kişi bu şerefe nail olmuştur? Bu çalışma, çok kimse tarafından sorulan ancak cevabı bulunamayan bu konuya açıklık getirmek, ayrıca konu etrafında dolaşan asılsız bir takım bilgi ve iddialara cevap vermek maksadıyla hazırlanmıştır.
234.00 ₺ -
Türkçe Ezan ve Menderes
Mustafa Armağan, Türkçe ezanın okunduğu günleri ve Başbakan Menderes’in Arapça ezanı serbest bıraktırdığı günü yaşayanları konuşturarak yakın tarihimizin bu unutturulmuş döneminin perdesini aralıyor. “İnsaf ediniz, diyorlardı. “Allahuekber” dedi diye insan tutuklanır mı? Caminin içinde Arapça okumak suç değil. Fakat minareye çıkınca suç oluyor. Keza minareden ezan yerine küfür edilse yine suç değil. Fakat Allahuekber denilince hapishane hazır. Bu bizim 1300 yıllık geleneğimiz. Biz 1300 yıldan beri Allahuekber demeğe alışmışız. Mademki laikiz, neden ezan okurken “Tanrı Uludur” yerine “Allahuekber” dediğimiz için bizi hapse atıyorsunuz? Bir Hıristiyan, ibadetini istediği lisanla yapınca ses çıkartmıyorsunuz da, bizim Allah huzuruna çıkışımızda alıştığımız lisanda konuşmağa neden müsaade etmiyorsunuz?” (Bir Türkçe ezan mağdurunun sözleri...)
35.00 ₺ -
Hikmet Kavşağında-Edmund Burke ile Ahmed Cevdet
Batı'da teodise bizinin etkisiyle başlayan, modernizm denen yeni bir dünya kurma projesinin gerektirdiği doğru bilgi arayışı çok geçmeden hikmetin kaybına yol açtı. 1789 Fransız İhtilali, hikmetin kaybedildiği modern dünyanın doğuşunu simgeliyordu. Sonucu bakımından modernizm "hikmetin kaybı" olarak görüldüğünde postmodemizmin temel işlevi de kaybedilen evrensel anonim hikmeti yeniden keşif yolunu açmak olacaktır. Bunun yolu da gelenek ile modernliğin sınırında duran farklı coğrafyalardan düşünürlerin mukayeseli incelemesinden geçmektedir. Fransız İhtilali'ne karşı duran İngiltere'den Edmund Burke ile Osmanlı'dan Ahmed Cevdet, hikmete dayalı bu geleneksel dünya görüşünün son temsilcileri sayılabilirlerdi. İki düşünür, buluştukları ortak bir "hikmet kavşağında" Fransız İhtilali ile gelen modern düşünce ve hayat tarzının meydan okumasına şaşırtıcı derecede benzer dinamik bir karşılık verir. Ancak Burke, sünnetullah teriminin yorumunda olduğu gibi hikmet yerine Hıristiyan teolojinin etkisi altına girdiği yerlerde hikmete bağlılığını koruyan Cevdet'ten ayrı düşer. İslâm'da Modernleşme, 1839-1939 adlı çığır-açıcı kitabıyla tanınan Bedri Gencer, bu ikinci eserinde bir taraftan muhafazakârlık ile gelenekselciliği ayırmaya yarayacak modernleşme ideolojileri hakkında bir tipoloji geliştirmekle önemli bir teorik katkı yaparken diğer taraftan iki düşünür örneğinde günümüzde hararetle tartışılan sosyal ve siyasal teorinin merkezî problemlerinin çözüm yolları hakkında hayatî ipuçları verecek muhafazakâr düşünceyi tanıtmaktadır.
109.50 ₺ -
Kanuni Çağının Ruhu
Sultan olduğu 46 yılda Osmanlı İmparatorluğu’nu en geniş sınırlarına ulaştıran Kanuni Sultan Süleyman ve onun dönemi yüzlerce tarihçi tarafından incelendi, birçok eser kaleme alındı. Çünkü Kanuni çok yönlü bir kişilikti; hem başarılı bir komutan, hem başarılı bir siyaset adamı hem de başarılı bir sanat adamıydı. Özel hayatı da hayatının hiçbir döneminde çalkantılardan uzak olmadı. Joseph von Hammer ve Alphonse de Lamartine, ellerindeki arşiv kayıtlarına dayanarak Osmanlı’ya dair yazılmış en önemli tarihi kaynakları oluşturdular. Osmanlı Tarihinin en yetkin isimlerinden olan Hammer ve Lamartine’in Kanuni Sultan Süleyman ve dönemi hakkında yazdıkları şimdi tek bir kitap olarak okuyuculara sunuluyor.
346.75 ₺ -
Okları Kırılmış Kirpi
Refik Halid'in muhalif bir yazar olduğu dilden dile dolaşan bir söylencedir. Buna karşılık, bürokratik görevi bir yana bırakılarak tutumunu yansıtması gereken eserlerine bakıldığında, onun muhalifliğini gösterecek ciddi bir kanıta rastlanamaz. Bir yazarın muhalif tutumunun ancak yazarlık dışındaki bir alanla bağlantı kurularak dillendirilmesi ancak bizde görülebilecek bir garabettir. Öyleyse eserlerinin durumu, onun muhalif bir yazar olmadığım, hakkındaki söylencenin tümüyle bir yakıştırma ya da yanılsamaya dayandığını mı gösteriyor? Bu soruya paradoksal biçimde hem "evet" hem de "hayır" yanıtını verebiliriz. Evet, çünkü söz konusu eserlerin 1940'tan başlayarak yapılan yeni baskılarında, gerçekten de onun bir muhalif olduğunu gösteren ciddi bir veriye rastlamıyoruz. Hayır, çünkü bu eserlerin yeni basımları ile onun muhalif kimliğini belirginleştiren özgün basımları aynı içeriğe sahip değil. Başka bir deyişle onun muhalifliğini belgeleyen eserler, yeni basımlarında budanarak tek parti rejiminin kabul edebileceği bir içeriğe dönüştürülmüştür.
142.35 ₺ -
Kürt Meselesi ve Said Nursi
"Kürt meselesi" yakın dönemde Türkiye toplumunda en büyük acı ve ızdırap konusu olan ve en ziyade gerilim ve kutuplaşma üreten mesele niteliğinde.Peki "Kürt meselesi" nasıl ortaya çıktı? Daha doğrusu, bu toprakların bir sakini iken Kürtler nasıl bir "mesele"ye dönüştü veya dönüştürüldü?Elinizdeki kitap, işte bu can alıcı sorunun izini sürüyor. Anadolu'da din ortak paydasında beraberce buluşan iki kardeş milletin bilhassa son yüzyıl içinde yaşadıklarını, sebeplerini ve sonuçlarıyla, tarihsel bir perspektif içinde ve Bediüzzaman Said Nursi'nin bakış açısının ışığında inceliyor. Dahası, yaşanan gerilime birebir vakıf bir yazarın elinden çıkmış olmak itibariyle, bu konunun "mesele" olmaktan çıkabilmesi için, ufuk açıcı çözüm yolları öneriyor. Kürt Meselesi ve Said Nursi, bu meselenin barışçı çözümü için anahtar kelimeler niteliğindeki "müzakere"yi sahih ve insaflı bir zeminde geliştirme bakımından okunması gereken bir kitap. (Tanıtım Bülteninden)
9.10 ₺ -
Gurabahane-i Laklakan (osmanlı Türkçesi Aslı İle Birlikte)
Ahmet Haşim in bu eseri güncel yada genel konuları bir deneme mahiyetinde ele almasıdır. Haşim eserin bazı yerlerinde ise eleştirmekten geri kalmamiştır. Gurabahane-i Laklakan ın bir başka özelliği ise sanat konulu yazılara çok fazla yer vermesidir.
142.50 ₺ -
Osmanlı Sufiliğine Bakışlar
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak bu kitabında yer alan makaleleriyle projeksiyonunu Osmanlı dönemindeki tasavvufî figürlere ve Osmanlı tarihinde önemli bir yer tutan sufî zümrelere çeviriyor. Bu kitapta serinin ilk kitabı olan "Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası"ndaki genel perspektif çerçevesinden daha özele inen makaleler var. Selçuklu döneminde Balkanlar’da önemli bir Türkmen kolonizasyon hareketine öncülük etmiş olup, buralarda İslam’ın yayılmasında ciddi bir payı bulunan Sarı Saltık, 16. yüzyılda Osmanlı merkezî yönetimiyle ciddî ideolojik problemler yaşayan Melâmî hareketinin temsilcilerinden Bünyamin-i Ayâşî ve İsmail Ma‘şukî gibi isimler bu makalelerin konularından bazıları. Kitapta Fuat Köprülü’nün Ahmed-i Yesevî ve Yesevîlik’le ilgili çalışmalarından bu yana geçen zaman içinde, bu konunun yeniden akademik tarihçiliğin ilgi alanına girdiğini gösteren yeni tartışmaları, Türkiye tarihinde siyasal iktidar ve sufi çevre ilişkilerini sentetik bir yaklaşımla değerlendiren makaleler de var. Ahmet Yaşar Ocak ayrıca Osmanlı'da Sufi Çevreler, Kalenderiler ve Kalenderi Dervişler, Bektaşilik, Bayramî Melamîleri gibi konuların yanısıra Zaviyeler, Evliya Menakıbnamaleri gibi konulara farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Türkiye'de her zaman tartışılan ama üzerinde çok şey bilinmeyen hususlara dair derinlemesine incelemeler bulunan mühim bir eser...
297.50 ₺ -
Dış Göç Ve Din
Türkiye’den Almanya’ya göç eden, artık başka ve yeni statüleri olan Türk göçmenlerinin dini ve sosyal problemlerini araştırma ve betimlemeyi amaçlayan bu çalışma, araştırmacının bizzat içinde bulunduğu ortamı gözlemlemesi sonucundan hareketle başlatılmıştır. Almanya gurbet mi, bir göç ülkesi mi, yoksa yeni bir vatan mı sorularının cevaplarına göre statüsü değişen Türk topluluğu, bu tartışmalar arasında gerçek kimliğini oluşturmada zorlanmaktadır. Diğer taraftan kendi sorunlarını dile getirecek sosyal bilimcilerin hem nicelik hem de nitelik olarak henüz istenilen düzeye gelememiş olması da bir başka büyük açmazdır. Bu çalışmanın açıkça dile getirilmeyen, ama geri planda önemli bir motivasyon zeminini oluşturan gayesi bu olarak açıklanabilir.
11.90 ₺ -
Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar I
"Mehmed Akif Hakkında Araştırmalar" adını taşıyan bu kitabımız, yüzden fazla yazı ve araştırmayı ihtiva eden müteaddit ciltlerden meydana gelmektedir. İlk iki cildini 1987 ve 1989 yıllarında yayınlamıştık. Şimdi o iki ciltle birlikte, devamı olan ciltler de basılacaktır. Kitabımızda, millî şâirimiz Mehmed Akif Ersoy un hayatı, eserleri, fikirleri, şahsiyeti, zamanı ve çevresi hakkında kaleme aldığımız, muhtelif derece ve genişlikte yazı ve araştırmalar bulunmaktadır. Eserde görülecek olan yazıların konulan, ana hatları ile şu şekilde çizilebilir: Hayatından safhalar: Çocukluğu, ailesi, tahsili, Meşrutiyet öncesi gençlik yılları ve edebî çalışmaları; Meşrutiyet, devrinde şiirleriyle tanınması, Sebilürreşad dergisinin başyazarı ve bir fikir adamı olarak ortaya çıkması; Mütareke günlerindeki faaliyetleri; Millî Mücâdele ye katılması, Birinci Millet Meclisi nde Burdur mebusu olarak çalışmaları, İstiklâl Marşı nı yazması ve Anadolu yu dolaşarak yaptığı konuşmalar; Mısır a göç etmeden önc
169.00 ₺ -
Kelam Araştırmaları Üzerine Düşünceler
Kelâm ilminin II. (VIII.) yüzyılın başlarından itibaren oluşmaya başladığı bilinmektedir. Onun teşekkül edişinin sebepleri arasında, sınırları genişleyen İslâm dünyasının içinde ve dışında dinin asıl bünyesini ilgilendiren problemlerin ortaya çıkışı önemli bir yer tutar. İslâm ın dış dünyaya açıldığı, çeşitli inanç ve düşüncelere bağlı insanların farklı amaçlarla ilgisini çekmeye başladığı o dönemlerde temel ilkelerinin sistemleştirilmesi gerekiyordu. Mu tezile âlimlerince başlayan bu faaliyet sonraki asırlarda Sünnî âlimlerce devam ettirilmiş, dinin iman esasları ve kesin hükümlerinin vahye ve akla dayanan "felsefe"si yapılmış, müslüman nüfusun yüzde doksanı aşan büyük çoğunluğunun kabulüne mazhar olmuştur. Gazzâlî ile birlikte felsefenin kelâm ilmine dahil olması, zaten Ebû Hanîfe ve özellikle Mâtürîdî den itibaren Sünnî kelâmında, ayrıca Mu tezile de var olan akla önem verme ve onun ışığı altında istidlâllerde bulunma faaliyetlerine katkıda bulunmuştur.
13.00 ₺ -
Dinler ve Misyonerler
Küreselleşme adı altında kurulmak istenen yeni dünya düzeni, aslında yeni bir hristiyan sömürge düzenidir. İnsanların köleleştirilmesi ise bu düzenin tabiatı gereğidir. Bu büyük projeyi yönetenlerin dünya çapında yürüttükleri psikolojik ve ekonomik operasyonlar da bu hedef doğrul-tusunda alt yapı oluşturmaya yöneliktir. Bu faaliyetin ilk basamağı, hedef seçilen kitlelerin sahip oldukları kültür değerlerini ve ekonomilerini yıkmak, sonra da onun yerine Batılı hayat tarzını ve Hıristiyan kültürünü ikame etmek, dolayısıyla insanları bunalıma itmek ve fakirliğe mahkum etmektir.
7.48 ₺ -
Müslümanların Diğer Dinlere Bakışları
İslam hakkındaki batılı görüşler, son yirmi yıl boyunca artan bir şekilde bilimsel bir ilgi kazanmış olsa da, müslümanların diğer kültürlere ve dinlere bakışı böyle bir ilgiye mazhar olmamıştır. Ancak başlangıcından itibaren müslüman medeniyeti, diğer kültür ve medeniyetlerle sürekli olarak ilişki halinde olmuştur. Atlantik?ten Pasifik okyanusuna ve uzun müddet kültür taşıyıcısı olan bölgelere yayılmıştır. Bunun bir sonucu olarak da müslümanlar, bir çok dinle ilişki kurmuşlardır. Bunlar arasında, Asya ve Afrika?daki okuma yazma bilmeyen insanların dinlerinden söz edilmese bile, yalnızca Hıristiyanlığın ve Yahudiliğin Ortadoğu içindeki ve dışındaki farklı şekilleri değil fakat aynı zamanda, Zerdüştçülük, Manicilik, Hinduizm ve hatta Budizm bile zikredilebilir.
292.50 ₺ -
Hadis ve Hadisçiler
Hadîslerin günümüzde eski dönemlere kıyasla daha çok eleştiriye uğradığı ve her önüne gelenin bilir bilmez Sünnet konusunu diline doladığı dikkate alınırsa Hadîsi, dolayısıyla Hz. Peygamberi savunma işini eskiden olduğu gibi yine Hadîs ehlinin üstlenmesinin zarureti ortaya çıkmaktadır. Muhammed Ebu Zehvin bu işi başarılı bir şekilde yaptığı ilgililerce bilinmektedir. Günümüzde çeşitli hadîs konularını güzel bir sistemle ele alan ve Hadîse yöneltilen ithamlara gerektiği şekilde yanıt veren eserler arasında onun el-Hadîs vel-muhaddisûn adlı kitabının ilk sıralarda yer aldığı da muhakkaktır. İşte bu nedenle bu önemli eseri Türkçemize kazandırmayı uygun bulduk.
227.50 ₺ -
İslâm İnancında Gayb Alemi
İslam medeniyetini anlamak için kuşkusuz İslamın müslüman hayatında ve tarihinde oluşturmuş olduğu etkiye bakmak gerekir. Bu etki kendisini ibadetlerde, kurumlarda, düşüncede ve manevi hayatta belirgin kılmıştır. İşte Armağan Kitaplar bu anlama faaliyetini gerçekleştirmek için yayınlanmaktadır. Gayb âlemi her zaman insanların ilgisini çekmiştir. Bu nedenle tarihin her devrinde peygamberler dışında da bu âlemle irtibatlı olduğunu iddia eden insanlar çıkmıştır. Kâhin, arrâf, müneccim, büyücü, şifa dağıtıcı, şifreci gibi değişik adlarla ortaya çıkan insanlar gaybdan haber verme, şifa dağıtma ve tabiata tasarrufta bulunma iddiasında bulunmuşlardır.
26.00 ₺ -
Çeşitli Yönleriyle Nübüvvet Kavramı
Elinizdeki eser, son yıllarda medya tarafından özellikle gündeme getirilen ve çoğu kez ehil olmayan kişilerce tartışmaya açılan "Nebi-Resül" Nübüvvet gibi hassas kavramları bütün yönleriyle ele almaktadır. Söz konusu kavramlarla ilgili yedi ayrı çalışmadan meydana gelen eser, bu mevzudaki bütün soruları cevaplayacak, tartışmaya açılan konulara gerçek anlamda açıklık getirecek niteliktedir. "Çeşitli Yönleriyle Nübüvvet Kavramı" adı altında kitaplaştırdığımız bu değerli çalışma, şu bölümlerden müteşekkildir. 1. Nübüvvet merasimi - Biset 2. Nübüvvet - Ciddiyet ilişkisi 3. Nübüvvet'in İspatı ve Önemi 4. Hz. Peygamber'de Sevgi 5. Nübüvvet - Cinnet İlişkisi 6. İslam Tarihi Açısından Melike Belkıs ve Diğer Meliklerle Mukayese 7. İslam Tarihi Açısından Sünnetin Yazıyla Tesbiti ve Önemi
130.00 ₺ -
Bizim Mahallede Müslümanlık
İslam, 2010 yılı Türkiyesinde sosyal hayatın merkezinde en dinamik ve belirleyici yapıdır. Ülkemizde, insanların doğuştan kazanmış oldukları, temel hak ve özgürlüklerin, eşit yurttaş, eşit insan olma taleplerinin kendi yerel kültürel değerleri üzerinden dile getirilmesi, doğal olarak İslamın merkezi ağırlığını artırmıştır. İslam çevrede ve toplumdaki mağdurların merkeze, yönetici ve hakim unsurlara karşı, hak arama, kendi varlıklarını ifade etme ve bulundukları zorlukları aşmada dayandıkları bir moral, fikir ve iddia olmuştur. Günümüz Türkiyesindeki sosyal değişim ve gelişimin en güzel yanı, bu gelişimin, artık ciddi bir birikimimizin de olduğu demokrasi içerisinde olmasıdır. Şöyle bir düşünürseniz, bu husus insanlık açısından dikkate değer bir örnektir. İslamiyet sağlıklı, mutlu ve dengeli bir toplum için bireylerin erdemli insanlar olmasını ister. Bir ülke sosyal alt yapısını ve kurumlarını çok mükemmel hale getirebilir. Müslümanlık bir yaşlı ve düşkünün elinden tutmak, bir yetimin yanağını ve başını her zaman okşamak, onların üzerinden bu şefkatli eli hiç çekmemektir. Bunları yapmak için insanoğlunun paraya pula da ihtiyacı yoktur. Bu şefkat öz anne babalığın yerini tutmasa da ondan daha önemlidir. Müslümanlık hak yememedir, hiç zarar vermeme, hep faydalı olmadır. Hiç kimseye, hiçbir zaman burada insanlık yok mu? dedirtmemektir. Sözümüzün özünü Yunus Emre ile tamamlayalım. Sevelim, sevilelim, Dünya kimseye kalmaz
6.18 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Hukuku Cilt 3
İslâmın çağı, İslâmın uyanışı, yeniden İslâma gibi ifadeler, yalnızca XV hicrî asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslâmın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslâm Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususî bir gayret mevzuu olan İslâm Hukuku bugün, yalnız İslâm dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu hâline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Elinizdeki kitap bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mâhiyetindedir.
195.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Hukuku 1
İslâmın çağı, İslâmın uyanışı, yeniden İslâma gibi ifadeler, yalnızca XV hicrî asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslâmın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslâm Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususî bir gayret mevzuu olan İslâm Hukuku bugün, yalnız İslâm dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu hâline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Elinizdeki kitap bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mâhiyetindedir.
195.00 ₺