-
Çeşitli Yönleriyle Nübüvvet Kavramı
Elinizdeki eser, son yıllarda medya tarafından özellikle gündeme getirilen ve çoğu kez ehil olmayan kişilerce tartışmaya açılan "Nebi-Resül" Nübüvvet gibi hassas kavramları bütün yönleriyle ele almaktadır. Söz konusu kavramlarla ilgili yedi ayrı çalışmadan meydana gelen eser, bu mevzudaki bütün soruları cevaplayacak, tartışmaya açılan konulara gerçek anlamda açıklık getirecek niteliktedir. "Çeşitli Yönleriyle Nübüvvet Kavramı" adı altında kitaplaştırdığımız bu değerli çalışma, şu bölümlerden müteşekkildir. 1. Nübüvvet merasimi - Biset 2. Nübüvvet - Ciddiyet ilişkisi 3. Nübüvvet'in İspatı ve Önemi 4. Hz. Peygamber'de Sevgi 5. Nübüvvet - Cinnet İlişkisi 6. İslam Tarihi Açısından Melike Belkıs ve Diğer Meliklerle Mukayese 7. İslam Tarihi Açısından Sünnetin Yazıyla Tesbiti ve Önemi
130.00 ₺ -
Bizim Mahallede Müslümanlık
İslam, 2010 yılı Türkiyesinde sosyal hayatın merkezinde en dinamik ve belirleyici yapıdır. Ülkemizde, insanların doğuştan kazanmış oldukları, temel hak ve özgürlüklerin, eşit yurttaş, eşit insan olma taleplerinin kendi yerel kültürel değerleri üzerinden dile getirilmesi, doğal olarak İslamın merkezi ağırlığını artırmıştır. İslam çevrede ve toplumdaki mağdurların merkeze, yönetici ve hakim unsurlara karşı, hak arama, kendi varlıklarını ifade etme ve bulundukları zorlukları aşmada dayandıkları bir moral, fikir ve iddia olmuştur. Günümüz Türkiyesindeki sosyal değişim ve gelişimin en güzel yanı, bu gelişimin, artık ciddi bir birikimimizin de olduğu demokrasi içerisinde olmasıdır. Şöyle bir düşünürseniz, bu husus insanlık açısından dikkate değer bir örnektir. İslamiyet sağlıklı, mutlu ve dengeli bir toplum için bireylerin erdemli insanlar olmasını ister. Bir ülke sosyal alt yapısını ve kurumlarını çok mükemmel hale getirebilir. Müslümanlık bir yaşlı ve düşkünün elinden tutmak, bir yetimin yanağını ve başını her zaman okşamak, onların üzerinden bu şefkatli eli hiç çekmemektir. Bunları yapmak için insanoğlunun paraya pula da ihtiyacı yoktur. Bu şefkat öz anne babalığın yerini tutmasa da ondan daha önemlidir. Müslümanlık hak yememedir, hiç zarar vermeme, hep faydalı olmadır. Hiç kimseye, hiçbir zaman burada insanlık yok mu? dedirtmemektir. Sözümüzün özünü Yunus Emre ile tamamlayalım. Sevelim, sevilelim, Dünya kimseye kalmaz
6.18 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Hukuku Cilt 3
İslâmın çağı, İslâmın uyanışı, yeniden İslâma gibi ifadeler, yalnızca XV hicrî asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslâmın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslâm Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususî bir gayret mevzuu olan İslâm Hukuku bugün, yalnız İslâm dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu hâline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Elinizdeki kitap bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mâhiyetindedir.
195.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Hukuku 1
İslâmın çağı, İslâmın uyanışı, yeniden İslâma gibi ifadeler, yalnızca XV hicrî asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslâmın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslâm Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususî bir gayret mevzuu olan İslâm Hukuku bugün, yalnız İslâm dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu hâline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Elinizdeki kitap bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mâhiyetindedir.
195.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Hukuku 2.Cilt
İslâmın çağı, İslâmın uyanışı, yeniden İslâma gibi ifadeler, yalnızca XV hicrî asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslâmın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslâm Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususî bir gayret mevzuu olan İslâm Hukuku bugün, yalnız İslâm dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu hâline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Elinizdeki kitap bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mâhiyetindedir.
195.00 ₺ -
Kuranı Hayata Taşımak
Allahım mal verdiğin zaman saadetimizi, Kuvvet verdiğin zaman aklımızı, İktidar verdiğin zaman basiretimizi, Bela verdiğin zaman imanımızı, Nimet verdiğin zaman şükrümüzü ve mertliğimizi, Güzellik verdiğin zaman iffetimizi, Zorluk verdiğin zaman sabrımızı, Bizden alma Ya Rabbi! Kuranı nefsimize, nesillerimize sevdir. Günlerimizi ve gecelerimizi Kuran ile ziynetlendir. Bizleri, Kuran ile bilgilenen, aydnlanan ve dirilişi yaşayanlardan eyle...
16.25 ₺ -
Ahlak İbn Hazm
Bu kitap, Bursada Ekim 2007 yılında yapılan Uluslararası Katılımlı İbn Hazm Sempozyumunun bildiri ve müzakerelerinden oluşmaktadır. Felsefe, kelam, fıkıh, dinler tarihi ve diğer görüşleri olmak üzere beş bölümden oluşan kitap, yirmi sekiz tebliğ metnini ve on sekiz müzakereyi içermekte; Prof. Dr. Süleyman Uludağın değerlendirmesiyle sona ermektedir. İslâm hakkında size her şeyi söyleyecek bir kaynak olarak tek bir kişiyle sınırlandırılma durumunda kalsaydınız, tercihiniz İbn Hazm olurdu. O, her alanda bilgi sunar, bizatihi kendisi bir ansiklopedidir; fakat ansiklopediden farklı olarak, İbn Hazm sıkıcı özetler değil, ilginç detaylar verir. O edip ve şair, fakîh ve tarihçi, rasyonalist ve ilâhiyatçı, gelenekçi, filozof ve ahlâk ilmi uzmanı, mantıkçı ve muallim, eğitimci, teorisyen, fizikçi ve soy bilimci, biyografi ve otobiyografi yazarıdır. (Prof. Dr. Muhammed Ebû Leyle) İslâm tarihinin ilk beş asırlık dönemi boyunca İslâm tarihçileri arasında yazdıklarında tarihî eleştiriyi onun kadar kullanan birini görmediğimi burada belirtmeliyim (Prof. Dr. Abdülhalim Uveys) İbn Hazma Orta Çağın en büyük düşünür ve şairlerinden herhangi birinin emsali olarak bakılabilir. Şayet eserlerini Latince ya da Yunanca yazmış olsaydı, adı Dante ya da St. Thomas Aquinas kadar iyi bilinirdi (Claudio Sánchez-Albornoz) İbn Hazmın Milel ven Nihali, kendisine özgü bir bakış açısıyla, İslâm kelâmının mükemmel bir anlatımıdır ve sırf üslûbu bakımından, Arap literatürünün olağanüstü bir eseri olarak görülebilir. (Israel Friedlaender)
130.00 ₺ -
Dört İncil Farklılıkları ve Çelişkileri
Bu eserde Hıristiyanlığın kutsal kitabı İnciller ele alınmış, bunların yazılması ve toplanması tarihi seyri içinde incelenmiştir. Ayrıca İncillerde yer alan konular tesbit edilmiş, hangi konunun hangi İncil’de nasıl anlatıldığı karşılaştırmalı bir şekilde ortaya konarak İnciller arasındaki farklılıklar ve çelişkiler tesbit edilmiştir. Türkiye’de ve bütün İslam Dünyasında Hıristiyan misyonerleri tarafından yürütülen yoğun bir Hıristiyanlık propagandası vardır. Vatikan’ın Hıristiyan-İslam diyaloğu için sürekli çağrılar yapmasına rağmen, İslam ülkelerine yönelik bu misyoner çalışmalarını kiliselerin organize ettiği görülmektedir. Türkiye’de ve dünyanın diğer yerlerinde Hıristiyanlığı propaganda eden misyonerler, İncillerin sadece iyi ve güzel yanlarını tanıtmaktadırlar. Halbuki İncillerde bu iyi ve güzel şeylerin yanı sıra akla, mantığa ve bilime aykırı şeyler de bulunmaktadır. Misyoner propagandalarında yer almayan İncillerin bu yanını görebilmek için elinizdeki kitap dikkatle okunmalıdır. Bu araştırmanın hedefi, İncillere inanan Hıristiyanları rencide etmek değil, aksine objektif şekilde yer yer Hıristiyan kaynaklara da başvurarak İncillerle ilgili gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma ile Hıristiyanları kendi inançlarından çevirmek amaçlanmamış, ancak Hıristiyan olmadığı halde bu dine çevrilmek istenen insanları uyararak onların gerçekleri görmeleri sağlanmak istenmiştir.
117.00 ₺ -
Eşsiz Mucize Kuran
“Eşsiz Mucize Kur’an”, Kur’an’ın ne bir şair, ne bir mecnun ne de bir sihirbaz sözü değil, aksine Yüce Kudret’in, kulu ve resulü Muhammed (s.a.v.)’a indirdiği ilahi bir vahiy olduğunu anlatıyor. “Eşsiz Mucize Kur’an” bir çeviri .... Yoğun, yorucu, teori ve mantıksal anlatımın ötesinde, dikkatleri insan tavırlarına pratik hayatta çeken rahat bir uslup O yüce kelamı, eşsiz mucizeye, hayatın içinden, tatlı, hoş ve saf, “su gibi” bir dokunuş... Yorulmadan, zevkle okuyacağınız bir eser. “Araştırın! İnanırsınız... Tabi kalbiniz hale oradaysa...” Grayy Miller
0.00 ₺ -
Haydin Felaha
Mü'min bir ferdin manevidünyasnın imârında namaz ibâdetin ne kadar ihyâ edici ise İslâm ümmetinin diriliş ve hayatiyetini devam ettirmesi bakımından da namazın cemaatle edâ edilmesi, aynı şekilde ehemmiyetlidir.Bu yüzdendirki cemaatla kılınan namaz yalnız kılınan namazdan 27 derece daha üstün kılınmıştır.Namaza davet ezanla başladığından cemaate iştirak, ezana iştirakla başlar .Dolayasıyla cemaatale namazın sırııda eren mümin, daima gönlü namazda kulağı ezanda olduğu için ,evinde,iş yeridne ve bulunduğu her yerde namaz şuuru içinde hayatını devam ettirmektedir.Bu ve benzeri vasıftaki kimselerin hususiyetleri El kârda gönül yârda" veciz szüyle ne güzel tasvir edilmiştir.
83.95 ₺ -
İslam Kültüründe Kardeşlik Ruhu
"Kardeşlik ruhunun” hedefi Kur’an ve sünnet etrafında gelişen, tarihi mirasımızla zenginleşen bir din kardeşliği örneğini sunmak ve okuru, bugünkü alışkanlıklarıyla bir iç hesaplaşmaya sevk etmektedir. Gençlere ve bu konuları kendilerine sorun edinen her kesime seslenen bir muhasebe çağrısı bu.. Efendimiz, Kur'ân-ı Kerim, İlim, ihlas, himmet, rûhânî devir, dostluk, fakr, derd, hizmet... gibi konular, Hz. evlânâ'nın görüşleri çerçevesinde açıklanıyor.
94.90 ₺ -
İslam Kültüründe Vakit Disiplini
Zaman iyi değerlendirme konusunda, yarına dair bir kaygı taşımayan bir düşünceyle, “sürat”, “telaş” ve “kazanım” adına, zaman yönetiminde sınır tanımayan bir anlayış, insanlık için bir huzur ve kurtuluş vesilesi olabilir mi acaba? Kırık bir kum saati düşünün üstten akan kum tanecikleri, saatin altındaki bölmesine değil de, dışarı dökülüyor. Amacımız bu deliğin kapatılmasını hatırlatmak…
87.60 ₺ -
İslami Bilgiler Ansiklopedi
Eğitim ve Uzmanlık alanı din ve din bilimleri olamayan insanlarımıza, bilhassa gençlerimize bu anlamda bir kolaylık sağlamak, günlük hayatta rastladıkları ve anlamına merak ettikleri dini terim ve kelimeleri en anlaşılır bicimde sunmaktır.
146.00 ₺ -
Sufi Gözüyle Hac ve Umre
Sûfîler mukaddes mekanlara hakiki dost Allah Teâlâ'dan bir eser bulmak niyetiyle giderler. Çünkü onlar Cenab-ı Hakk'a derin bir muhabbet duyduklarında gönüllerini ferahlatacak tek çarenin Hac ve Umre ziyareti olduğunu bilirler.
135.05 ₺ -
Yahudilik Hıristiyanlık ve İslam
Bu eser, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam hakkında anlaşılır, net, özet ve objektij bilgiler elde etmek isteyen herkese faydalı olabilecek bir çalışmadır. İlahi kaynaklı üç dini, birbiriyle mukayase edecek derecede bilsem. Bu konuda ayrıntılara girmeyen, sade bir üslupla yazılmış bir kitap okusam dediğiniz oldu mu? Yahudilik ve Hıristiyanlık asılları bozulmuş iki muharref din. Ve İslâm; ilk günkü safiyetini özünde koruyan en son, en mükemmel din.... Gerçeğin böyle olduğunu cümle alem gibi, o iki dinin mensupları da biliyor. Ve yazık ki bu bilgileri onları harekete geçiriyor. Bu sebeple zihinleri teşviş etmek için, her gün yeni çareler aramaktalar. Bundan haberiniz var mı? Ana Hatlarıyla Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam bu haliyle önemli bir boşluğu doldurmakta. Dr. Erdoğan Baş ve Salih İnci'nin ortak çalışması, günümüz insanını bilinçlendirecek nitelikte bir başucu kitabı. Uyanık olmak için okuma saatlerini artırmalı. İslam'ın kıymetini bilmek için, her seviyeden insanımızın yararlanabileceği bir üslupla hazırlanan bu mukayeseli eseri mutlaka okumalı..
219.00 ₺ -
İnsan Krizi
Ahmet Taşgetiren Bey'in kaleminden bu çağın insanının yüreğine ait yansımalar... Kainatın gözbebeği insan, kendisine aşağıların aşağısı dedirten davranışları nasıl olup da benimser? Eşya ile ilişkisinde muazzam başarılar yakaladığı bir çağda mutluluğu elde etmede neden uzaklara savrulur gider? Yazık ki, insanoğlu saadeti nerede ve nasıl bulacağına dair ölçüleri şaşırdı. Başkalarının elindekine tamah ettikçe mesud olacağını zannetti... Halbuki Müslüman, insanlığın içine düştüğü anafordan daha az yara bere ile kurtulabilir. Çünkü, krizlerden kurtuluş için, onun başvuracağı adres bellidir. Başkalarının arayıp da bulamadığı hazineler inancında mevcuttur. Bu kitabı oluşturan yazılar, kriz yansımaları içinde yüreğinizde bir yerlere dokunacak ve sizi yüce ufuklara taşıyacaktır.
65.70 ₺ -
Laiklik Çıkmazı
Ahmet Taşgetiren'den laiklik sorunu ile ilgili güncel ve köklü değerlendirmeler Laiklik çağın tartışmasız modeli olabilir mi? Olanı ve olabilecekler arasında en idealini bulmak için düşünmek ve uygarca konuşmak gerek. Türkiye, Mısır, ve Cezayir örneklerini bir düşünmeli. Halk oyunun belirleyiciliğindeki çıkmazları. Sistemlerin hem demokrat, hem de tabulu karakter arzetmelerini. Laikliğin doktrin olarak evrensel plandaki çözümsüzlükleri. Laik sistem modelinin değer yargısı alanlarındaki tıkanmaları... Kitap bu ve benzer konuları tartışma gündeminize getiren yazılardan oluşuyor. Bunları açık yüreklilikle konuşmak gerektiğini vurgulamak istiyor.
51.10 ₺ -
Müslüman ve Sistem Tartışmaları
Ahmet Taşgetiren Bey'in kaleminden Müslüman ve Sistem ilişkisine dair etraflı bir değerlendirme Müslümanın sahip olduğu sistem bilincinin çerçevesi netleştirilmeli. Ve İslam-sistem ilişkileri konusunda ortaya çıkan tartışmaların tahliline bir yerden başlanmalı. Ortadaki belirsizlikten dolayı derin sarsılışlar yaşanıyor çünkü. Geniş toplum kesimleri temel insan haklarının ellerinden alındığı gibi bir duyguya kapılıyor. Devlet-toplum ilişkileri yaralanıyor... Türkiye bu tıkanıklığı aşmalı, hemen her zeminde ayağına dolanan bu ukdeyi çözmeli. Müslüman-Sistem Tartışmaları adlı kitap bu alandaki tartışmalara yeni düşünce ufukları getiriyor. Düğümün çözülmesini samimiyetle isteyen her kesimden insanın yararlanabileceği değerlendirmelerde bulunuyor.
65.70 ₺ -
Züht Açısından Dünya Nimetleri
Zühd Açısından Dünya ve Nimetleri Mü'minlerine her işte orta yolu işaret eden İslam dini, dünyayı ve ondaki nimetleri nasıl tanımlar? Dr. Alican TATLI Zühd Açısından Dünya ve Nimetleri adlı eseri, ifrat ve tefrit arasında bocalayan insanlığa İslam'ın sükûnet limanını işaret ediyor.
130.00 ₺ -
Sultan Abdülhamit Devrinde İstanbul'da Gördüklerim
İstanbul’da Gördüklerim’de Lady Dorina Neave, oryantal bir tablo olarak benimsediği Sultan Abdülhamit devri İstanbul’unu kuvvetli kalemi, belgesel hassasiyeti ve gözlem kabiliyetinin de etkisiyle göz alıcı, romantik, büyülü bir sanat eseri olarak yeni baştan resmediyor. Hayatının 26 yılını 1881 senesinde ailesinin görevi nedeniyle geldiği İstanbul’da geçiren Lady Neave İstanbul’un düşsel güzellikleri ve unutulmuş tatlarıyla birlikte dönemin siyasi ve toplumsal yapısını da kendi bakış açısıyla okuyucuya aktarıyor. Yazarın resmettiği portre içinde rastladığımız oryantal dekorun figürleri; her milletten esnaf ve satıcılar, zenginlik ve bolluğun her türünün sergilendiği çarşılar, tabii ve tarihi güzellikleriyle Göksu ve Kağıthane dereleri, Boğaziçi ve Sultanahmet semtleri, toplumun farklı kesimlerinin adetleri hatta şaşırtıcı ayrıntılarıyla Mevlevi, Rufai, Şia toplulukların dinî ayinleri… Yanı sıra, İstanbul’u sarsan büyük 1894 ve 1904 depremleri, Boğaziçi’nin dehşet veren yangınlarının ince ayrıntıları, karahumma salgını ile 1896 Osmanlı Bankası baskını da eserde karşımıza çıkıyor.
165.00 ₺ -
Müteahhir Dönem Maturidi Kelamı
“Mâturîdî kelâmının nev’î şahsına münhasır bir numunesi olarak anılmaya layık” Şemsüddîn es-Semerkandî, müteahhir dönem kelâm ilmi için çok önemli bir isim olmasına rağmen hayatı konusunda çok az bilgiye rastlanmaktadır. Ancak Şemsüddîn es-Semerkandî’nin felsefî-kelâm usûlüne hâkimiyeti, mantık sahasındaki yetkinliği, bugün pozitif bilimler olarak nitelendirilen ilim şubelerindeki eserleri ve hakkında paylaşılan sınırlı bilgiler kendisinin hayatı ve kelâm düşüncesine dair ayrıntılı bir araştırma yapmayı gerekli kılmaktadır. Melikşah Sezen, Şemsüddîn Es-Semerkandî’nin şahsını, yaşadığı coğrafyayı, hocalarını, eğitimini, talebelerini ve eserlerini tetkik etmek yoluyla literatürdeki bu büyük boşluğu dolduruyor.
117.60 ₺ -
Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları-Tarikatlar - Tekkeler - Şeyhler
İslam kültür ve medeniyet tarihinin ana alanlarından biri olan Tasavvuf tarihi ile ilgili araştırmalar yeni ise de bu kültürün unsurlarını bize aktaran kaynak eserlerin kaleme alınması çok eskidir. İslamın ilk yüzyıllarında daha çok tasavvuf terimlerine açıklık getirmek isteyen eserlere, X. yüzyıldan sonra tabakât/biyografi yazma boyutu ilave edilmiştir. XII. yüzyıldan sonra tarikatların sahneye çıkmasıyla birlikte yaygınlık kazanan tasavvufî hayat ve müesseseler, vakıfların da desteğiyle sosyal hayattaki tesir ve nüfûzunu en üst noktaya taşımıştır. Farklı tarikatlara mensup olan tekkeler ve zâviyeler, dinî-ahlâkî hayatı merkeze alan çalışmalarının yanında çevresinde var olan her türlü problemlerle de yakından ilgilenmiştir. Dervişler, eserleri, kurumları ve sözkonusu kurumlar vasıtasıyla kurdukları çok yönlü ilişkiler, gerçekleştirdikleri faaliyetler İslâm coğrafyasının her yerinde mevcuttur. Önümüzde binlerce sufî ve derviş, yüzlerce tekke ve kitap, onlarca meşreb ve tarikat olunca "bütün yazdıklarımız denizden bir katredir" cümlesi, tevâzu sınırlarından kurtularak gerçekleri dile getirme makamına yükselecektir.
675.00 ₺ -
Altın Suyunu Batırılmış Bir Hayat Abdülhak Hâmid Tarhan
Eserleri kadar yaşayış tarzıyla da ilgi uyandırmış, kıskanılmış bir şahsiyet olan ve Türk edebiyatına 1870'lerden itibaren verdiği eserle giren Abdülhak Hâmid hakkında pek çok söz söylenmişse de eserlerinin harf devriminden sonra yeni harflerle basılması geciktiği için bir bakıma unutulmaya terkedilmiştir. İhsan Safi'nin hazırladığı bu kitapla Hâmid hakkındaki resmi biyografik bilgilerin düzeltilmesinde önemli bir adım atılmış olmaktadır. Arşiv belgelerinin ortaya çıkarılması, yazarın hatıra ve mektuplarındaki bilgilerle karşılaştırılması sonucu ortaya edebiyat tarihimiz için önemli bir çalışma çıkmıştır.
108.75 ₺ -
Bir Eleştirmen Olarak Ahmet Hamdi Tanpınar
Ahmet Hamdi Tanpınar edebiyatımızda daha çok şair, hikâyeci, romancı ve edebiyat tarihçisi olarak tanınır, eleştirmenliği ise pek fark edilmez. Oysa eleştirmen olarak bilinen çağdaşı yazarlardan türünde daha başarılı ve işlevseldir. Ahmet Hamdi Tanpınar, eleştiride bir düşünceyi ispat etme ya da benimsetme çabasına girmez. Elindeki malzemeyi yeni eleştirilere açık kapı bırakacak tarzda yorumlar. Böylece eleştiriye süreklilik niteliği katar; kendinden öncesi ile sonrası arasında bir köprü kurmaya çalışır. Onun eseri ve düşüncesini önemli kılan ve geleceğe taşıyan bu yönüdür. Bu yüzden onu atlayan eleştiri, geçmişle sağlıklı bir ilişki kuramayacağı gibi geleceğe yönelik tasarılarında da köksüz kalmaya mahkûmdur. Çünkü Ahmet Hamdi Tanpınar, eseri ve düşüncesiyle büyük bir toparlayıcıdır ve modern Türk eleştirisinde kurucu şahsiyet misyonuna sahiptir. Ona böyle bir misyonu lâyık görmeyenler, ya ideolojik kaygıyla hareket etmekte ya da onun eserini gereği gibi incelemeden ön yargıyla hüküm vermektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar, düşüncesi ve sanatıyla Türk edebiyatını etkilemeyi ve beslemeyi sürdürmektedir. Eleştiriye yön veren tarafı da zaman içinde daha iyi anlaşılacaktır.
6.00 ₺ -
Bir Tartışmanın Hikayesi Dekadanlar
Türk edebiyatında güçlü bir edebiyat eleştirisi bulunmadığı öteden beri söylenmektedir. Bu görüş muhtemelen, Divan edebiyatı hakkındaki kuram bilgilerinin az oluşu ve bunların uygulamalı olarak büyük şairler üzerinde incelenmemesinden kaynaklanmaktadır. Halbuki son yirmi, otuz yıldan beri araştırıcılar daha farklı gözlerle eski şiirimize bakmakta, onların şiir sanatı anlayışlarını ortaya koymaya çalışmaktadırlar. Yeni Türk edebiyatı başladıktan sonra eski edebiyata karşı takınılan tavrın, yeni modalar doğurmasına rağmen, onun sağlam temellerini sarstığını söylemek zordur. Her şeyden önce yeni Türk edebiyatçılarının hepsi bu kaynaktan beslenmişler, başlangıçta onun terbiyesinden geçmişlerdir. Ancak batı edebiyatının ve eleştirisinin dayandığı kaynak, felsefedir. Türk kültüründeki bu noksan, eleştiricileri de hayli dağınık yazılar yazmaya sevketmiştir denilebilir. Hele bir edebiyat akımı doğuracak ciddiyetteki eserler, inanılmayacak suçlamalarla karşılaşmıştır. İşte Türk edebiyatını derinden etkileyen Servet-i Fünun etrafında toplanan gençler de bir kelime ile suçlanmışlardır: Dekadan. Bu suçlamayı yeni Türk edebiyatının sayılan, önemli bir şahsının, Ahmet Midhat’ın yapması önemlidir. Bu itham bir kıvılcım gibi “İkinci Edebiyat-ı Cedide” hareketini yadırgayanları harekete getirmiş ve Türk edebiyatında yer yer çok ciddi, yer yer kötü polemik örneği olabilecek birçok yazının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Aslında bu tartışma pek de yararsız olmamıştır. Dergi ve gazete sütunlarında ithamların yanı sıra, Servet-i Fünun yazarlarının da kendilerini savunan, her yeni edebiyat hamlesinin kendinden öncekilere dayandığını ortaya koyan ve Fransa’daki “dekadan” sayılan edebiyat akımları ve şairleri hakkında değerli yazılar yazılmıştır. Bu tartışmanın Servet-i Fünuncuları kendi edebiyat anlayışları üzerinde düşündürdüğü de şüphesizdir. Prof. Dr. Birol Emil’in metin derlemesine dayanan, basılmamış bitirme tezi dışında, dekadanlık tartışması müstakil bir çalışmaya konu olmamıştır. Bu kitapta Fazıl Gökçek üzerinden uzun zaman geçtiği için, süreli yayınların sayfalarında kaybolmuş olan malzemenin büyük kısmını derlemiş ve onları yorumlamıştır. Edebiyatımızdaki öteki tartışmaların da bu tür incelemelerle ortaya konulması, edebiyat eleştirisinin gerçek durumunu göstermek açısından önemlidir. Görülen odur ki, hücuma maruz kalanlar, genellikle yenilikleri dolayısıyla yadırgananlardır. Edebiyat dünyasındaki gelişmeler de çoğunlukla yadırgananların eserleriyle gerçekleşmiştir. Bu kitaptaki malzemeyi okurken unutulanlarla hâlâ hatırlananlar arasındaki fark da açıkça görünmektedir.
172.50 ₺ -
Eski Türk Edebiyatı Tarihi
Eski edebiyatımızın tam bir özeti ve "envanter defteri" değerindedir. Kitapta eski edebiyat ve kültür tarihimizin seyri içerisinde rol alan şair, yazar ve eserler kronolojik bir sıralamayla özlü olarak kısaca anlatılmış ve okuyucunun önünden adeta film şeridi gibi geçirilmiştir. Eser bu yönüyle gerek öğrenciler gerekse konu ile ilgilenen okuyucular için tam bir kaynak ve müracaat kitabı değerindedir. Üniversiteler İçin Eski Türk Edebiyatı Tarihi'nin önemli yönlerinden birisi de, Türkiye Üniversitelerinde "Eski Türk Edebiyatı" sahasında yapılan yayımlanmamış yüksek lisans ve doktara tezlerinden, yurt içi ve dışındaki en güncel neşriyata kadar hemen bütün çalışmaları zengin bir bibliyografya ile ilgilenenlere sunmasıdır. Eseri elinde bulunduranlar eski edebiyat sahasında ulaşmak istedikleri bütün kaynakların bir listesini de karşılarında bulacaklardır.
750.00 ₺ -
Günlüklerin Işığında Tanpınarla Başbaşa
Edebiyatın hemen her dalında eser veren Tanpınar, eserleriyle olduğu kadar şahsiyeti, hayat tarzı ve sahip olduğu kültürün derinliği ile yakın dönem edebiyatımızın en önemli şahsiyetlerinden biridir. Prof. Dr. İnci Enginün ve Prof. Dr. Zeynep Kerman’ın hazırladığı elinizdeki kitapta, Tanpınar’ın bilinmezleri, acı ve sevinçleri ile iç dünyası ve özel hayatı, edebiyat çevreleriyle ilişkilerini kendi kaleminden bulacaksınız. “Bu defteri seviyorum. Benden sonra okunacağını düşünüyorum. Hoşuma gidiyor. Geçen zamanım görülecek sanıyorum...” “Hiçbir şeyi bitiremiyorum... Gece yarısı öksürükle uyandım ve ilk defa gelecek seneye çıkamam korkusu aklıma geldi. Ciddiyetle geldi. Hiçbir şeyi bitiremeden ölmek istemiyorum. O kadar eser ve kullanmadığım o kadar kelime varken...” “Abdullah Efendi’nin Rüyaları, bilhassa birinci hikâye böyle tenkitsiz mi geçecekti? Huzur ki okuyucuların hepsi sevdiler, üç makale ile, Yaz Yağmuru hiçbir akissiz mi geçecekti.” “Bunların Türkiye’ye getirdiği hiçbir şey yok muydu? Türkiye ve Türkçeye. Ya şiirlerim? Hâlâ hiç kimse “Deniz” manzumesinden bahsetmedi. “Deniz” manzumesi Türkçenin beş on manzumesinden biridir. Buna eminim. Buna makalelerimi de ilâve edin... Fakat niçin bu kadar haksızlık? Bu işte eksiğim nedir!” “Belki de kendi kendimi mahveden benim. Hakkımdaki sükût suikastının bir sebebi de belki de benim...” “Daima derinleştim. Sıfırdan başlamış gibiydim. Bu sıfır Yahya Kemal ve Haşim hariç Türk şiirinin değer seviyesiydi. Eğer burada genişlemeğe razı olsaydım benim de hiç olmazsa Faruk [Nafiz Çamlıbel] kadar bir şöhretim olurdu. Biraz kaysaydım Orhan [Veli Kanık] ve Cahit’ten [Sıtkı Tarancı] fazla sevilen adam olurdum. Yapmadım. Hakikaten sıfırdan başladım.” “Kırk yaşında tek oda müstakil evim oldu. Herşey, hayatımda herşey geç oldu. İlk nesir kitabım kırk yaşında çıktı. Hâlâ ikinci romanım Remzi’de bekliyor...”
525.00 ₺ -
Mitoloji Üzerine Araştırmalar Metinler ve Tahliller
Mitoloji "mit bilimi" anlamına gelir. Mit'in asıl mânası "gerçek hikâye" ve bunun da ötesinde "sahip olunan çok değerli şeyler, kutsal ve mânalı olan"dır. Mitolojilerin içinde kutsal hikâyeler ve merasimler bulunur. Zamanla bu kutsal vasıflar unutulur, böylece masallar ve efsaneler ortaya çıkar. Merasimlerin bir kısmı ise günümüze kadar devam etmiştir. Tiyatronun, dansın ve şarkıların ortaya çıkışında mitlerin rolü büyüktür. Kozmogoniyi anlatan mitlerden sonra menşe mitleri başlar, böylece varlık problemi ortaya çıkar ve felsefenin konusu oluşur. Türklerde felsefenin başlangıcını mitolojik dönemlere kadar çıkarmak mümkündür. Bu kitapta mit, mitoloji, Türk mitolojisi ve diğer milletlerin mitolojileri üzerinde durulmakta, metinler verilmekte ve tahliller yapılmaktadır.
97.50 ₺