-
Teşkilatı Mahsusa Subayının Hayatı Kuşçubaşı Eşref
Trablusgarp fedaisi, Batı Trakya savaşçısı, efsanevi Teşkilat-ı Mahsusa subayı, 150’lik… Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Kuşçubaşı Eşref, bugün hâlâ tartışılan bir karakter; kimilerinin görmezden geldiği, kimilerininse mitik hale getirdiği, tarihsel gerçeklik ile popüler hayal gücünün sınırları arasında flulaşan efsanevi bir figür. Dünyaca ünlü tarihçi Profesör Benjamin C. Fortna’nın, Kuşçubaşı’nın kendi eliyle kaleme aldığı hatıralar ve sandukasından çıkan şahsi belgelerden üzerinden yaptığı bu birinci sınıf çalışma, Kuşçubaşı hakkında bugüne kadar yazılan en detaylı ve güvenilir biyografi olma özelliğini taşıyor. Fortna, çalışmasını bireye merkezleyerek, devlet ve toplum arasındaki katı sınırları sorgulamaya ve çok daha incelikli bir tarihsel gerçekliğe varmaya kapı aralıyor. “Sadakat, hıyanet, milliyet ve vatanperverlik gibi heybetli ve telaffuzu hoş kavramlar tekil insanların hayatlarına giydirilerek izah edilmeye çalışıldığında kağşarlar, keskinliklerini kaybederler. Eşref Bey kolayca kullanılan soyut kavramları sigaya çekmemizi sağlayan somut bir hayat yaşamıştır. İlaveten, yaşadığı zamanın dünyasını dostlarla ve düşmanlarla paylaşmıştır. Her insan bir ilişkiler ağının parçası, o halde her biyografide yan rollerde başka ilginç karakterler de boy göstermelidir. Nitekim Kuşçubaşı Eşref Bey biyografisinde kendisinden başka Mustafa Kemal, Enver, Cemal ve Hurşid paşaların, Süleyman Askerî ve Yakup Cemil’in, Çerkes Ethem’in, Ahmed’in, Reşid’in, Selim Sami’nin hikâyelerinin bazı cepheleri de saklıdır.”
350.00 ₺ -
Selanik İstanbula Karşı
* 31 Mart Vak'ası'nın gerçek nedenleri... * Jön Türk-Sultan Abdülhamid Mücadelesi'nin sonucunda ne oldu? * Ordunun siyasete karışması ne gibi dengesizliklere neden oldu? * Edine Vak'ası, Kör Ali Olayı ve Askeri İsyanlar'ın detayları... * Avcı Taburları, Askerler, Hocalar, Ulema ve kıyafet değiştiren subaylar... * Hareket Ordusu nasıl oluştu, nasıl harekete geçti? * "İstanbul'un yeniden fethi" nasıl gerçekleşti? * Sultan Abdülhamid'i kimler, nasıl tahttan indirmeye karar verdi? Süreç nasıl işledi? * Ayaklanmaların arkasında "irticacılar" mı vardı, yoksa yabancı parmağı mı?
66.50 ₺ -
Müşteriniz Ne İster
İyi bir firmanız var, nitelikli çalışanlara ve iş disiplinine sahipsiniz, gece gündüz çalışıyorsunuz, orijinal fikirleriniz var ve bunları hayata geçiriyorsunuz ama bir şeyler hep yanlış gidiyor sanki. Bir yandan aksaklıklar, diğer yandan hesapta olmayan harcamalar işleri sürekli olarak sekteye uğratıyor olabilir. Firmanızda iş yönetimi ile alakalı sıkıntı yaşıyor veya müşterilerinizle istediğiniz diyaloğu bir türlü sağlayamıyor olabilirsiniz. Ya da ürün ve hizmetlerinizi müşterilerinize tam olarak anlatamadığınızı düşünüyorsunuz. Belki de artık meseleye “müşterinizin” gözüyle bakmanın zamanı gelmiştir. Firmaların sürekli olarak peşinde koştuğu ve bu alana büyük yatırımlar yaptığı yegâne konulardan biri de daha nitelikli bir iş yönetimini hayata geçirebilmek. Müşteriniz Ne İster? firmanızda gerçekleştireceğiniz yeniliği daha verimli hale getirmek için üç temel meseleye odaklanan bir rehber: Müşteriniz kimdir? Sizden beklentisi tam olarak nedir? Siz onlara ne sunuyorsunuz? Üstelik, yalnızca müşterinizin anlamaya yönelik bir rehber değil, aynı zamanda kendi iş modelinizi, iş süreçlerinizi yönetmek, kurgulamak veya yeniden tasarlamak için hazırlanmış bir kılavuz. Yöntemleri Coca Cola, Procter and Gamble, Mastercard, LEGO, 3M gibi çokuluslu şirketler tarafından benimsenen ve kitapları otuzdan fazla dile çevrilmiş iş yönetim dâhileri Alex Osterwalder ve Yves Pigneur’den görselliği de ön plana çıkaran bir başvuru kitabı.
315.00 ₺ -
Google Nasıl Yönetiliyor
Dünya ekonomisinin belkemiği haline gelen, internet trafiğinin %82’sini yöneten bir şirket düşünün. 2013 yılında 53 milyar dolar ciro yaparken, merkez kampüsün bahçesini düzenlemek için çim biçme makinesi almak yerine 200 keçiyi işe alan bir şirket… Bir yandan rengarenk ofisleri ile üretkenliği tepe noktasına çıkarmayı hedeflerken diğer yandan robot teknolojisi ve mobil cihazlar üzerinden dünyayı değiştirmeye aday bir şirket… O şirket, Google. Peki dünyanın en hızlı büyüyen, en çok beğenilen, en çok konuşulan şirketi Google, nasıl yönetiliyor? Google’ın iki tepe yöneticisi -İcra Kurulu başkanı Eric Schmidt ve Ürünlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Rosenberg- tarafından yazılan ve tüm dünyada çok satan listelerini alt üst eden bu kitap Google’ın oluşturduğu değerler ve şirket kültürü ile dünya lideri bir kuruma dönüşmesinin hikâyesi. Strateji, yetenek yönetimi, karar mekanizmaları, iletişim, inovasyon gibi konularda yepyeni yaklaşımlar sunan Google Nasıl Yönetiliyor?, birçok örnek olayla dünya devi bir şirketin nasıl yönetildiğinin ipuçlarını sunuyor.
420.00 ₺ -
Doğunun Ortak Mirası
Çalışmamızda bulunan 21 adet makalemiz, içerikleri her ne kadar çok çeşitli görünseler de aslında birbirlerinin edebî ve kültürel hayatlarından oldukça esinlenmiş olan Anadolu ve İran coğrafyalarının bize sunduğu kültürel zenginliklerini konu alır. Eserimizde yer alan makalelerimiz yukarıda da belirttiğimiz gibi, gerçekte bu coğrafyaların birbirlerine nasıl tesir ettiklerinin birer kanıtıdır. Örneğin, Farsçanın Türk kültüründeki yeri, Selçuklu araştırmalarında Farsçanın önemi veya ünlü İranlı şair Firdevsi’nin başyapıtı sayılan Şehnâme’nin Türk edebiyatı üzerindeki etkileri gibi konular makalelerimizin içeriklerini oluşturmaktadırlar. Ayrıca, "İslâmiyet’ten Önceki İran Medeniyeti”, “İslâmiyet’ten Önceki İran Şiiri”, “Câmiü’t-Tevârih’e Göre Oğuzlar”, “Nevruz” “Şehriyar Hakkında Türkiye’de Yapılan Bilimsel Çalışmalar”, “Ahmet Yesevî ve Yesevîlik”, “İlk Ahiler Hakkında” gibi makalelerimiz de yine bu coğrafyaların ortak paydası niteliğindedir. Makalelerimizin yedisinde ise Hacı Bektaş-ı Veli’nin hayatı ve düşünceleri, yaşadığı dönemde Nişabur’un kültürel ve siyasî yapısı, şiir anlayışı, sadece yaşadığı yerde değil düşüncelerinin yayıldığı yerlerden birisi olan Arnavutluk’ta edebiyata olan etkisi veya Ahmet Yesevî ve Yunus Emre gibi büyük bir zincirin ilk üç halkasını meydana getiren bu üç velînin birbiriyle olan ilişkilerinden söz edilmiştir. Çalışmamızda yer alan diğer üç makalemiz ise büyük İslam düşünürü Mevlânâ hakkında olup, onun tasavvufî düşüncelerinin incelenmesini, Mevlânâ’nın bizzat kaleme almış olduğu mektuplarının üzerine yapılan tahlilleri ve yaşadığı döneme kadar Belh’in kültürel durumu konu etmektedir.
315.00 ₺ -
Hz Alinin 100 Veciz Sözü
Hz. Ali’den bahseden dinî eserlerin hemen hepsinde, O, büyük bir cengâver ve eşsiz bir kahramandır. Hz. Peygamber’e (s.a.v) yakınlığı ve O’nun ilim meclislerine devamı sebebiyle de “ilim şehrinin kapısı” olma övgüsüne mazhar olmuştur. Bir yönden O’nun sözleri de Hz. Peygamber’in (s.a.v) sözleri gibi değerli bulunmuş ve “Sad Kelime-i Hz. Ali” olarak kitaplara geçerek eşsizleşmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) mübarek sözleri; kırk hadis, yüz hadis, iki yüz elli hadis, beş yüz hadis olarak yaygınlaşmıştır. Buna benzer bir tarzda Hz. Ali’nin ve diğer üç halifenin de sözleri derlenmiştir. Hepsi bir arada “Sad Kelime-i Çıhâr Yâr-ı Güzîn” adı altında bazen müstakil kitap ve bazen de kitap içinde bir bölüm olarak istinsah edilmiş ve hatta şerhleri yapılmıştır. Hz. Peygamber’in (s.a.v) hadislerinden yüz hadis derleyenlerin maksatları ne ise Dört Büyük Halife’nin yüz sözünü derleyenlerin de maksatları aynı olsa gerektir.
30.00 ₺ -
Firavun Mantığı
Onlar uğursuz saydıkları kurtarıcılarını öldürerek kurtulacaklarını sandılar; bunu başaracak göçleri de vardı, yapabilecekleri her şeyi yaptılar. Böylece başlarında bir uğursuzluk olmayacak, kendi kurdukları sapık düzenleri devam edecekti… Her şey planladıkları gibi giderken, ne bir salgın hastalığa uğrayıp hırpalanarak güç kaybettiler, ne de bir ordu saldırısına uğrayıp yok oldular; onların helak olmalarına sadece bir ses yeterli oldu. İşte inkâr ettikleri, bir türlü kabule yaklaşmadıkları Yüce Yaratıcının gücü öyle bir güçtü ki, onların hazırladıkları orduları, kurdukları planları, kullandıkları mantıkları, hazırladıkları köşkleri, donattıkları villaları bu Yüce Güç karşısında bir işe yaramadı, yaramıyor ve yaramayacaktır. Tarihin derinliklerinde kaldığı zannedilen inkâr planları, köhne söylemleri, köksüz mantıkları Kur’an’la güncelleşip günlük hayattaki yerini alarak günümüzde de devam etmektedir, bunun farkına varabilmek için insanlık O yüce Allah tarafından bütün donanımlarıyla hazırlanmış ve tercihleriyle karşı karşıya getirilmiş, dileyen dilediğini seçmekte serbest bırakılmıştır.
180.00 ₺ -
6 Asırlık Devlet 6 Yılda Nasıl Yıkıldı
Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun yeni kitabı 6 Asırlık Devlet 6 Yılda Nasıl Yıkıldı? Nesil Yayınları arasındaki yerini alıyor. Ebubekir Sofuoğlu bu kitabında Osmanlı Devleti’ni yıkıma götüren son 6 yılı; eleştirel bir tarzda, araştırmalarla destekleyen bir üslupla kaleme alıyor. Osmanlı’nın yıkılışındaki faktörler bu kitapta derinlikli olarak irdeleniyor. Önemli incelemeler, okumalar ve tahlillerle bu kitap kıymetini ve önemini artıran bir tarzda sunuluyor. Balkan Savaşları’nın, 31 Mart İsyanı’nın, I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecine olan etkilerini bu eserde okuyacaksınız. Osmanlı’nın yıkılışında etkili olan dış organizasyonların yanı sıra içerideki iş birlikçi faaliyetlerde bulunanlara da bu eser temas etmeden geçmiyor. Akla gelebilecek pek çok aykırı sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. Osmanlı’yı yıkılışa götüren faktörler nelerdi? Osmanlı’nın yıkılışında etkin rol oynayan karakterler kimlerdi? Osmanlı’nın yıkılması yolunda kimler nasıl hazırlıklar yaptı? Balkan Savaşları’nın, 31 Mart Olayı’nın ve I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı’nın yıkılışındaki etkisi nelerdi? Peki, Türkiye Cumhuriyeti de aynı sona maruz kalabilir mi?
24.50 ₺ -
365 Kuran Kelimesi
Bizler bir gecede cahil bırakılmış, sistematik ve planlı bir gayret ile ecdadı ve Kur’anıyla arasındaki bağlar kopartılmaya çalışılmış bir millete mensubuz. Elli sene önce kullanılan dil bugün kullanılan dil arasındaki feci seviye kaybına bakarak şunu fark etmemiz gerekiyor: Dilimizi koruma ve kollama gayretine girmeye mecburuz. Bir yerde durmak, bir dayanak noktası bulmak ve “bu noktadan geriye düşmememiz gerekiyor” demek zorundayız. Bunun için de önce dilimize ne yapıldığını anlamamız gerekiyor. Dilimize yapılan bellidir. Türkçemizin İslam’la, Kur’an’la irtibatı kopartılmaya çalışılıyor. Dilimizi muhafaza etmek, onunla Kur’an arasındaki tam bin senedir dokunmuş o rabıtayı korumak istiyorsak yapacağımız sabit bir noktada direnmektir. O sabit nokta ise Kur’anımızdır. Kur’an kelimelerini yaşadığımız, yaşattığımız, müdafaa ettiğimiz, öğretip, öğrendiğimiz müddetçe dilimizi muhafaza etmiş olacağız. Dilimizi muhafaza edersek kendimizi muhafaza edeceğiz. İddiamızı, rüyamızı, derdimizi, nereden gelip nereye gittiğimizi başkalarından öğrenmek zorunda kalmayacağız. Kur’anımız sadece hayatımız için değil, dilimiz için de yapışıp ayrılığa düşmediğimiz, sarılıp kurtulduğumuz sağlam bir ip olacak. Ey Kur’anını seven, diline itina gösteren ve bu ikisinin arasındaki irtibatı gören ve anlayan kardeşim! Yapılanlar canını mı sıkıyor, oturup kalmak gücüne mi gidiyor? Dildeki tahribata karşı bir şeyler mi yapmak istiyorsun? Dedenle, kitabınla aranı açmak isteyenlere “dur” demeye ne dersin? Yapacağın çok basit bir şey var. Sana 365 Kur’an kelimesi veriyoruz. Bugünden tezi yok her gün bir kelimeyi öğren. Bir senenin sonunda gönlün ve zihnin Kur’an kelimeleri ile şenlendiğinde sen Kur’an’la irtibat noktasında çok farklı bir yerde olacaksın. Bu yer Rabbimizin, milletimizin ve ecdadımızın sevdiği, istediği, beğendiği ve fakat dil uydurukçularının hiç arzu etmediği bir yer olacak, bundan hiç şüphen olmasın.
401.50 ₺ -
Osmanlı Türkçesi Ve Tarihi Derinliği
Türk Dilinin en son, en mühim ve mükemmel eseri hiç şüphesiz bütün bir insanlığa mâl olmuş olan Osmanlı Türkçesi’dir. Nitekim bu şive sadece Türkler için değil, bütün bir Osmanlı coğrafyası ve Müslüman milletler için de vazgeçilmez bir hazinedir. Zira o sadece bir milletin değil, bir medeniyetin vazgeçilmezidir. Bu irfan hazînesi ve hayat damarı bugün ve bu haliyle artık bize kendisini feth etmeyi âdetâ dayatmaktadır. Mâlumdur ki, harf ve dolayısıyla kültür değişikliği bir din ve medeniyet değiştirmek gibi haklı ve mecburi bir sebebe dayanabilir. Ancak son iki-üç asırdır özellikle bizim coğrafyamızda bu hususlardaki garip değişiklikler ne yazık ki gücün kaybedildiği bir hengâma denk gelmiştir. Her ne kadar Batı, Rusya ve Çin birbirine uzak coğrafyalar gibi görünseler de, özellikle tesir sahalarına giren Türkler ve onlara bağlı diğer unsurlar üzerinde müşterek bir proje yürüttükleri bir gerçekliktir. Neticede koca bir milletin ve medeniyetin çocukları birbirlerini ve hayat kaynakları olan kültür varlıklarını anlamaz kavimler haline getirilmiştir. Bugün bizde mâziye sahip çıkma isteği, milletin köklerine olan bağlılığı ve ona olan şiddetli ihtiyacından ileri gelmektedir. Bu yolda yapılan çalışmaların gelecek hakkında ümit verici bir nüve teşkil etmesi artık bizim için zarurîdir. Yazık ki zaman içinde gelişmiş olan hadiseler bizi kendi kültürümüzün dilencisi durumuna düşürmüş ve Osmanlı Türkçesi bizim için bir yabancı dil halini almıştır. Halbuki Batılılar Roma eserlerine dönerek Rönesans’ı nasıl başardı iseler, biz de Osmanlı Türçesi’ne giderek mâziden benzer bir kuvveti almaya mecburuz. Bu yolda hem de gerçek bir planlama ve gayretle bütün dünyadaki arşiv ve kütüphanelere, müzelelere, hatta harabelere girmek ve onları anlamak zorundayız. Bu çalışmayı yapmakdaki gaye; dil ve kültür meselelerini derin bir tarih içinde ve geniş bir coğrafyada ele alarak, evvelâ tedâvi için hasbelkader bir teşhis ve hedef koymaktır. Bu mesele artık çok eskiden beri gelen ve bugün mutlaka halledilmesi gereken bir varoluş davasının mutlak bir parçasıdır. Bu çalışma işin başıdır, eldeki hazinelerin anahtarlarını ortaya koyma hususundaki gayretlerimiz devam edecektir.
270.00 ₺ -
Dinde Deformistler 2
Değerli okuyucu! Din âlimi görüntüsündeki bazı kimseler, eskiden beri bilinen ve yaşanan İslamın yanlış olduğunu, bu yanlışlığı da kendilerinin düzelteceğini söylüyorlar. Peygamberimiz’in ümmetini, hiç bir ayırım yapmaksızın toptan yanlış inanca sahip olmakla suçlayarak, bu ümmetin “Eski sapık ve putperest topluluklar gibi olduğunu” söyleyebiliyorlar. Peygamberimiz’in, “Bir nur kaynağı olamayacağını” ve “Peygamberimiz’le diğer insanlar arasında fark olmadığını” söyleyebiliyorlar. Hâşâ, “Allah’ın, iki yüzlü bir Roma putu olduğunu” ve “Peygamberimiz’in normal bir ruh yapısına sahip olmadığını” söyleyen ve İslamın 5 şartından biri olan hac hakkında, “En mantıksız bir eylem” diyen bir sapığı, “İdeal müslüman” olarak gösteriyorlar. “Kur’an’ın, bütün insanların müslüman olmasını hedeflemediğini” ve “Allah’ın müşrikleri de affedebileceğini” söyleyebiliyorlar. Bunun gibi, İslama zıt daha nice tehlikeli sözler… Okudukça şoktan şoka gireceğiniz bu kitap, işte bu sözleri söyleyenleri tanıtmak için hazırlandı. Tehlikenin büyüklüğünü daha iyi anlayabilmek için, elinizdeki eserin başındaki “Bu kitap hakkında” başlıklı kısa yazıya da bir göz atmanızı önemle tavsiye ederiz… Ali EREN - Dinde Deformistler 2.Cilt
210.00 ₺ -
Dinde Deformistler 1
Değerli okuyucu! Din âlimi görüntüsündeki bazı kimseler, eskiden beri bilinen ve yaşanan İslamın yanlış olduğunu, bu yanlışlığı da kendilerinin düzelteceğini söylüyorlar. Peygamberimiz’in ümmetini, hiç bir ayırım yapmaksızın toptan yanlış inanca sahip olmakla suçlayarak, bu ümmetin “Eski sapık ve putperest topluluklar gibi olduğunu” söyleyebiliyorlar. Peygamberimiz’in, “Bir nur kaynağı olamayacağını” ve “Peygamberimiz’le diğer insanlar arasında fark olmadığını” söyleyebiliyorlar. Hâşâ, “Allah’ın, iki yüzlü bir Roma putu olduğunu” ve “Peygamberimiz’in normal bir ruh yapısına sahip olmadığını” söyleyen ve İslamın 5 şartından biri olan hac hakkında, “En mantıksız bir eylem” diyen bir sapığı, “İdeal müslüman” olarak gösteriyorlar. “Kur’an’ın, bütün insanların müslüman olmasını hedeflemediğini” ve “Allah’ın müşrikleri de affedebileceğini” söyleyebiliyorlar. Bunun gibi, İslama zıt daha nice tehlikeli sözler… Okudukça şoktan şoka gireceğiniz bu kitap, işte bu sözleri söyleyenleri tanıtmak için hazırlandı. Tehlikenin büyüklüğünü daha iyi anlayabilmek için, elinizdeki eserin başındaki “Bu kitap hakkında” başlıklı kısa yazıya da bir göz atmanızı önemle tavsiye ederiz… Ali EREN - Dinde Deformistler 1.Cilt
210.00 ₺ -
Osmanlının Kalbini Bekleyenler
Tarihi günümüze taşıyan üslubuyla herkese sevdiren Talha Uğurluel, Osmanlı’nın Kalbini Bekleyenler kitabıyla Osmanlı’yı Osmanlı yapan kişileri, asırları aşan hayat hikâyeleriyle anlatıyor. Bu kitapta kimler mi anlatılıyor? İstanbul’un asırlardır atan kalbi Ebu Eyyub el-Ensarî’den Semerkand’dan gelen dâhi Ali Kuşçu’ya, III. Ahmed’in musahibi İstanbul’a birçok hayır eseri kazandıran Beşir Ağa’dan krallara taç giydiren Lala Mehmed Paşa’ya, ilk Balkan savaşını kazanan Gazi Ethem Paşa’dan Kıbrıs Fatihi Lala Mustafa Paşa’ya, masallardaki prenseslere benzemeyen prenses Adile Sultan’dan eşleri gurbette ölen Saliha Sultan’a, Bosna dağlarından gelen Sokullu Mehmed Paşa’dan feraset sahibi sadrazam Semiz Ali Paşa’ya, eser üzerine eser veren Feridun Ahmed Paşa’dan Zor Günlerin Padişahı Mehmed Reşad Han’a kadar Osmanlı’nın birbirinden kıymetli birçok devlet ve siyaset adamı, ilim adamı, sultanı ve padişahının genç nesillere örnek yaşantıları ve hâlâ içimizde yaşayan kabirleriyle bize anlattıkları... Talha Uğurluel, her biri Osmanlı’nın farklı dönemlerinde yaşamış, kalpleri hep “İslam ve Osmanlı” diye atmış birbirinden güzel bu kişilerin hayatlarını, bilinmeyen yönlerini, bu vatan uğruna verdikleri mücadeleleri, kısa bir Osmanlı tarihi tadında okuyucusuna sunuyor...
108.50 ₺ -
Arzın Kapısı Kudüs
Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insanı keyifli bir tarih yolculuğuna çıkaran Talha Uğurluel anlatıyor. Arzın Kapısı Kudüs ilk defa kullanılan fotoğraflar ve şehir haritasıyla sizi şehrin damarlarında gezdiriyor, tam bir görsel şölen sunuyor. Kudüs… Dünyada hiçbir şehir dinler tarihi açısından Kudüs’le yarışamaz. Üç semavi dinin de bu beldeyi aziz tuttuğunu, onun için mücadele ettiğini biliyoruz. Ya bilmediklerimiz… Anlatılmayanlar… Görülmeyenler… *İsrailoğullarını Kudüs’e taşıyan peygamber kimdi? Hz. Musa Kudüs’ü görmüş müydü? * Hz. Süleyman’ın kabri nerede? *Mardinli Artuk Bey’in Kudüs’te ne işi vardı? Kudüs Türk hâkimiyetinde neler yaşadı? *Selahaddin Eyyubi’nin Kadınlar Mescidi geçmişte Tapınak Şövalyeleri’nin yönetim merkezi miydi? *Osmanlı’yı arkadan vuran Şerif Hüseyin ve oğullarının akıbeti ne oldu? *Hitler, Yahudi sürgünü fikrini Roma İmparatoru Hadrian’dan almış olabilir miydi? *Filistin devletinin temellerini atan, Çanakkale gazisi Muhammed Emin el-Hüseyni Türkiye’ye neden kaçak girmek zorunda kaldı? Bu kitabı okuduğunuzda Taht-ı Süleyman’dan Antonia Kulesi’ne, Mescid-i Aksa’dan Kubbetü’s-Sahra’ya birçok mekânı görmüş gibi olacaksınız. Tallha Uğurluel, Arzın Kapısı Kudüs, Timaş Kitap, 978-605-08-2425-4
350.00 ₺ -
Derin Cinayetler - Cumhuriyet'in Karanlık Yılları
Cumhuriyet’in ilk yılları, bugüne kadar aydınlanmamış/aydınlatılamamış, kaza ya da intihar süsü verilmiş şaibeli cinayetlerle doludur. Her nedense bu cinayetlerin çözülmesi için fazla çaba gösterilmemiş; tarihçiler bu cinayetleri çoğu zaman görmezden gelmiştir. - Atatürk’ün sofra arkadaşları olarak bilinen Huzur-ı Mutat Zevat kimlerden oluşuyordu? - İttihat ve Terakki’den Huzur-ı Mutat Zevat’a uzanan yolda komitacılık nasıl bir değişim geçirmiştir? - Mustafa Kemal Paşa’nın bu faaliyetlerden haberi var mıydı? - Eski Karakol Cemiyeti üyesi Yahya Kaptan nasıl öldürüldü? - Topal Osman’ın Sivas Kongresi muhaliflerini tasfiyesiyle başlayan faaliyetleri nasıl devam etmiştir? - Millî Mücadele liderliği konusunda Mustafa Kemal Paşa’yla hangi önemli komutan nasıl mücadele ediyordu? - Trabzon’daki İttihatçı yapılanmanın en önemli isimlerinden Yahya Kâhya nasıl öldürüldü? - İstanbul’dan Anadolu’ya yapılan silah ve cephane sevkiyatında canla başla çalışan Ali Şükrü Bey neden ve kim tarafından öldürüldü? - Fikriye Hanım intihar mı etti, öldürüldü mü? Fikriye Hanım’ın ölümünün üzerindeki sır perdesi yıllar sonra nasıl aralanıyor? - Kılıç Ali’nin önderliğinde Recep Zühtü ve diğer Huzur-ı Mutat Zevat, Kâzım Karabekir’i hangi yöntemlerle susturmayı denemişlerdi? Doç. Dr. İsmail Akbal, Derin Cinayetler’de, Türk siyasal hayatında, komitacı ve komitacılık adıyla yer alan kavramlardan hareketle Mustafa Kemal Paşa’nın çevresini kuşatan, hep sofrasında olan ve illegal faaliyetler yürüten Huzur-ı Mutat Zevat’ın karıştığı olayları ve cinayetleri inceliyor. Akbal’ın Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Arşivi, TBMM Arşivi gibi arşivlerle birlikte, konuyla alakalı tüm kaynak kitapları ve gazeteleri inceleyerek ortaya koyduğu bu eser, yakın tarihin en karanlık dönemini aydınlatıyor.
238.00 ₺ -
Modern Ezberlerin Sonu
Modern zamanların ezberleri arasında herhalde en etkilisi, bilim ve din ile ilişkili olanlardır. Din ile bilimin çatıştığı tezi, bu ezberlerin ilkidir. Dinin ‘dogma,’ bilimin ise ‘en hakiki mürşid’ olduğu, bir diğeridir. Evrim teorisinin ispatlanmış gerçek, ateizmin bilimselliğin zorunlu sonucu olduğu, yine bu ezberlerden ikisidir. Bu modern ezberlere göre, ‘inanmak’ dindarların, ‘düşünmek’ inanç- sızların işidir. Modern ezberciler, düşünerek inanma gibi bir seçeneğe kapalı oldukları gibi, ‘ateizme inanma’ gibi bir olguya da kapalıdırlar. Newton başta olmak üzere, büyük bilim adamlarından birçoğunun aynı zamanda Allah’ın varlığına ve birliğine inanan insanlar olduğu gerçeğine de… Elinizdeki kitap, bilim, din ve ateizme dair, bir ‘düşünce meselesi’ olmaktan ziyade ‘inanç meselesi’ olagelmiş bütün bu modern ezberleri masaya yatırıyor. Kitabın sayfaları arasında ilerlerken, modern maddeci bilimsel anlayışa karşı, ‘post-materyalist’ bir bilimin ayak seslerini siz de işiteceksiniz...
10.50 ₺ -
İslam’ın Altın Çağında İlim
Hira’da gelen ilk vahyin üzerinden çeyrek asır geçtiğinde bütün Arabistan İslam’a teslim olmuş; yüzyıl geçtiğinde ise İslam Mağrib’den, hatta İspanya’dan Maveraünnehr’e kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış haldeydi. Asr-ı Saadet’i takip eden bu asırlar, İslam’ın ışığının bir medeniyet suretinde kendisini bütün dünyaya tanıttığı asırlar olageldi. Elbette, Hira’da gelen ilk emrin; ve bir bütün olarak Kur’ân’ın ve hadislerin ışığında… Elinizdeki kitap, ‘İslam’ın Altın Çağı’ diye de tanımlanan bu dönemde, Müslüman dünyanın ilim ve eğitim alanında sergilediği göz kamaştırıcı manzarayı bütün ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Öğrenci merkezli, özgürlükçü, çoğulcu, fırsat eşitliğine dayalı eğitim-öğretim sisteminin esaslarını, kurumlarını, kaynaklarını, müderris ve öğrenci profillerini incelikle ve ustalıkla gösteriyor. İslam’ın Altın Çağında İlim, aynı zamanda modern pedagojiye ve ülkemizin eğitim sistemi arayışlarına cevaplar da içeren bir kitap olarak, öğretici muhtevasıyla vazgeçilmez bir kaynak niteliğinde…
21.00 ₺ -
Tarih Aynasında Ziya Gökalp
Bu eser, sadece bir şahsa değil, bir devre ayna tutuyor. Zira Ziya Gökalp, yaşadığı dönemin kültürel ve ideolojik kara kutusudur. İttihatçıların akıldânesi, Cumhuriyet devrinin de fikir babasıdır. Felaketli bir geçiş döneminin çalkantıları içinde bata çıka düşünmüş, alelacele araştırmış ve çokça yazmıştır. Rakipsiz resmî ideolog olarak, karar mekanizmalarını etkilemiştir. Dolayısıyla, geçmişten günümüze kalmış birçok içtimai yanlışta onun imzası vardır. Bu sebeple onu tanımadan yakın tarihimizi ve hatta bugünümüzü doğru anlamak mümkün değildir.
130.00 ₺ -
YAVAŞLA Kemal Sayar
Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Afrika sözünde söylendiği gibi, “O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.” Kemal Sayar, daha akıllı telefonların, daha hızlı internetin ve daha hızlı otomobillerin çağında yaşayan bizlere, üzerinde “Yavaşla!” yazan bir tabela gösteriyor âdeta. Hatırlamanın, o geniş şimdide yani anda olmanın, yavaşlığın keşfi ve keyfini sürmenin erdemleri üzerinde düşünmeye çağırıyor bizi. Herkesin zamansızlıktan yakındığı bu çağda; hız yapmanın zaman kazandırmadığını, o hızla benliğimizden, sevdiklerimizden ve biricik hayatımızı duyumsayarak yaşamaktan uzaklaştığımızı anlatıyor. Modern hayatın baş döndürücü hızından uzaklaşmak ve sevdiklerinin gözlerinin içine bakmak isteyenler için, bir kılavuz kitap. Baskı üstüne baskı yaparak çok sayıda okura ulaşan Yavaşla, elinizdeki genişletilmiş yeni basımıyla, sizi yeni farkındalıklara çağırıyor.
200.75 ₺ -
Vahdeddinin Sırdaşı Avni Paşa Anlatıyor
Bu eser birilerine hoş veya nahoş görünmek için yazılmamıştır. Asıl hedefim ahlâka ve bizden sonra gelecek olan nesle hizmet olduğundan, gündeme getirirken ve yazarken, bu satırlara nakledilen her şahsiyetin gerçek kimliğiyle anlatılmasına ve bilhassa gerçeklere dayanarak kaydedilmesine dikkat edilmiştir. Ahmed Avni Paşa Osmanlı İmparatorluğu'nun en zor yılları, payitaht işgal altında, tahtta her fırsatta “Keşke padişah olmasaydım!” diyen Sultan Vahdeddin ve ölene kadar sultanı yalnız bırakmayan önce Bahriye Nazırı daha sonra siyaseti hiç sevmemesine rağmen başyaver olan gözüpek bir asker, Ahmed Avni Paşa. Bu kitap, imparatorluğun en zor zamanlarında Milli Mücadele'yi başlatması için Mustafa Kemal Atatürk’ü Anadolu'ya gönderen Sultan Vahdeddin’in ve bütün hazırlıkları yapan, Bandırma Vapuru’nu türlü imkansızlıklar içinde Paşa’nın emrine sunan ve en nihayetinde adı vatan haini olarak 150likler Listesi’ne son anda giren Ahmed Avni Paşa’nın gözüyle bir dönem tasviridir. Ahmed Avni Paşa, Sultan Vahdeddin’i hem saltanatı boyunca hem de San Remo’da sürgünde iken hiç yalnız bırakmamış, dikte ettiği her sözü yazmış ve bu defteri ölene dek yanından hiç ayırmamıştır. Kendisi vefat ettikten sonra torunlarına intikal eden ve özenle muhafaza edilen dede yadigârı bu defter, yazıldıktan 90 yıl sonra ilk defa okuyucularıyla buluşuyor. Sultan Vahdeddin’in kayıp hatıratı nerededir? Mustafa Kemal Paşa’yı, Anadolu’da milli hareketi başlatması için kim Samsun’a göndermiştir? Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’a götüren Bandırma Vapuru’nu kim bulmuş ve emrine vermiştir? Vatan Haini 150 kişi kimdi ve nasıl seçilmişlerdi? Bu ve buna benzer birçok sorunun cevabı ilk defa Vahdeddin’in Sırdaşı Avni Paşa Anlatıyor kitabında...
28.00 ₺ -
İslam Ümmetinin Geleceği
Gelecek çalışmaları üzerine dört ayrı makalenin yer aldığı bu kitapta konu başlıkları şunlardır: - Ümmetin Geleceğini Sorgulama: Alternatif Gelecekler Çalışmasına Yaklaşım ve Teorik Modeller - İslâm Dünyasının Geleceği - İslâmî Diriliş ve 21. Yüzyıl: Yeni Bir Çağda Eski Gündemleri Yeniden Tanımlama - Tarihin Sonu ve İslâm
112.50 ₺ -
İslami Devlet ve Hakimiyet
Bu çalışmada İslâm devletinin iki unsurla tanımlanması gerektiği ileri sürülmektedir: Gruplar arası faaliyetleri ve umumi sosyal ve iktisadî şartları olduğu kadar, İslâmî ideallerin gerçekleştirilmesi için gerekli siyasî müesseseleri de belirleyen kaideler sistemidir. Devletin İslâmiyeti ile devlet gücünün meşrûiyeti arasında ayırım yapılmıştır. Birincisi hukukun, ikincisi ise otoritenin kaynağı ile şekillendirilmiştir. Devlet, kuralları ve kaideleri ile şeriatın prensiplerine dayandığı ve onlardan türediği sürece İslâmîdir. Diğer yandan devletin meşrûiyeti, devlet örgütünün ve gücünün ümmetin iradesini yansıtma derecesine dayanır. Çünkü klasik hukukçuların ısrarla belirttikleri gibi, devlet müesseselerinin meşrûiyeti metne dayalı kaynaklardan türetilmiştir, fakat temel olarak icma prensibine dayanmaktadır.
112.50 ₺ -
İslam Düşüncesinin Bugünkü Meseleleri
Bu tebliğler demeti, her Müslüman aydına bugün İslâmî düşünceyi baskı altında tutan krizin büyüklüğünü anlatmayı, öte yandan da ümmetin âdeta tamamını uyandırmayı amaçlamaktadır. Böyle bir proje, Müslümanların dünyadaki rolünü güçlendirmek için bur krizi çözmeye dâvet eden yeni bir girişimdir. Okuyucu bu eserde entelektüel krizi ele alan bir dizi makale bulacaktır. İçtihadın rolü ve tarihi üzerine bir makale bunlar arasındadır, makale mühimdir. Çünkü entelektüel problemlerimizin âlimlerin bağımsız muhakemesi ve yaratıcılığı olmaksızın çözülmesi mümkün değildir. Taklidi tartışan bir diğer makale Müslüman âlimler ve aydınlara taklidi terk etmeleri ve modern problemleri çözmeye çalışırken geçmişi bugüne tercih etmeyi durdurmaları çağrısında bulunmaktadır. Bir başka makale ise insan haklarını ele almaktadır.
300.00 ₺ -
Kelimeler Kavramlar
İlk baskısı 1983 yılında yapılan kitabın bu 21. baskısında 15 yeni madde (azimet-ruhsat, cemaat, dava, hoşgörü, hurafe, ihlâs, ihtilâf, nasihat, örf ve âdet, rüşvet, temekkün, tevekkül, ümmet, vasiyet, zaruret) ilave edilirken adâlet, icma-i ümmet ve tağut maddeleri yeniden yazıldı. İçindekiler: Abd • Adâlet • Âdem • Afv-İstiğfar • Ahd • Ahlâk • Aile • Akıl emniyeti • Anayasa • Atalar dini • Âyet • Azimet-Ruhsat • Bağy • Bâtıl • Bel’am • Besmele • Bey’at • Bid’at • Câhiliyye • Can emniyeti • Cemaat • Cihad • Cin-Cinler • Cuma namazı • Cumhuriyet • Dalâlet • Dâr anlayışı • Dâvâ • Deccal • Dırar mescidi • Din emniyeti • Edebiyat • Fahşâ-Fuhuş • Fesad • Fıkıh • Fırka • Fısk-Fâsık • Fitne • Fütüvvet • Gayb • Günah • Halk • Helâl-Haram • Hevâ-Heves • Hicret • Hilâfet-İmâmet • Hoşgörü • Hudud • Hurâfe • Hüküm • Hürriyet • İcma-i ümmet • İctihad • İdeoloji • İhlâs • İhtilâf • İktidar-İtaat • İlâh • İman • İnfak • İrtidat • İsraf • Kavm-Kıyam • Kıyas-ı fukaha • Kur’ân-ı Kerim • Küfür • Ma’ruf-Münker • Mal emniyeti • Maslahat • Mele-Mutref • Millet • Mîsak • Mucize • Muhkem-Müteşâbih • Mülkiyet-Milkiyet • Münazara • Nasihat • Nesil emniyeti • Nifak-Münafık • Örf ve âdet • Rızık • Rüşvet • Sadaka • Siyaset • Sünnet • Şehid-Şehâdet • Şeriat • Şirk • Şûra-Müşavere • Şuur • Ta’zir • Tağut • Takiyye • Takvâ • Tasavvuf • Temekkün • Tevekkül • Ümmet • Vahy • Vakıf • Vasiyet • Velâyet • Zaruret • Zikir • Zulüm
375.00 ₺ -
Kitab-ı Mukaddes Allah Sözü Müdür
Ahmed Deedat bu eserinde, Tevrat ve İncil'in binlerce yıldır sayısız beşerî müdahalelere maruz kaldığını ve binlerce çelişki ile dolu olduğunu itiraza yer bırakmayacak şekilde gözler önüne sermektedir. Çarmıha Gerilme Mi, Yoksa Sözde Çarmıh Mı? O’nun İsmi Nedir? kitabın diğer bölüm başlıklarıdır.
195.00 ₺ -
Coğrafi Keşiflerin İç Yüzü
Coğrafî keşifler hangi saiklerle ve kimler tarafından yapıldı? Amerika’ya, Afrika’ya ilk gidenler gerçekte kimlerdi? Batılıların dilinden dinleyelim: "Onların herşeylerini tahrip ettik. Felsefeleri, dinleri mahvoldu. Artık hiçbir şeye inanmıyorlar. Derin bir boşluğa düştüler. Anarşi ve intihar için uygun bir hâle geldiler." (L. Masignon). "Bizim istismarcılar olduğumuzu biliyorsunuz. Bizim, önce altın ve madenlere el attığımızı, sonra da yeni kıtaların petrolünü eski ülkelere taşıdığımızı biliyorsunuz. Bunun muhteşem sonuçlarına şâhit olarak saraylarımız, katedrallerimiz ve büyük sanayi şehirlerimiz yeter..." (J. P. Sartre). "Kalküta’dan bakınca, etrafta pislik yığınları arasında, nasıl çalışabildiğine hayret edeceğiniz fakir, yoksul, pis insanlar göreceksiniz. Bunlar batı uygarlığının, refah ve mutluluğunun harcını karıştırıyorlar..." (M. Perneya). "Gerçeği gizlemeye ne gerek var? Sömürgecilik ilk uygarlık hareketi değildi. Çıkarların dürttüğü bir zor hareketi idi." (A. Sarraut, Fransız Sömürge Bakanı). "...Aşağılık makine zaferleri bunlar!.." (Montaigne). Bu kitapta okuyacaklarınız resmî bilgilerinizi sarsacak, doğruları bulmanız için gerçeğin üzerindeki perdeleri aralayacaktır.
120.00 ₺ -
Kuranda Ölçü ve Ahenk
Kur’ân'daki kelime tekrarları arasındaki benzerlik, eşitlik ve uyum ile ilgili bir çalışma. Herşeyin çiftler hâlinde yaratıldığı ve herşeyin zıddı ile kaim olduğu gerçeği bu kitapta sayılar ile karşılaştırılmıştır: "Dünya ve ahiret, hayat ve ölüm, şeytan ve melek, cehennem ve azap, insan ve elçi, kâfirler ve ateş, müslümanlar ve cihad.." vb. kelimelerin aynı sayıda tekrarlandıklarını biliyor muydunuz? Veya, ceza kelimesinin tekrarının bir katı da mağfiret kelimesinin geçtiğini... Ya da gün (yevm) kelimesinin 365 defa, günler ve iki gün gibi çoğul türevlerinin bir ayın günleri kadar, yani 30 defa tekrarlandığını, ay (şehr) kelimesinin de 12 defa geçtiğini biliyor muydunuz
187.50 ₺ -
Kuran ve Kainat Ayetleri Allah Kainat ve İnsan
Pakistanlı Fethullah Han’ın God, Universe and Man (l978) adlı eserinin çevirisi olan bu kitap "Allah, kâinat ve insan"ı konu alan geniş çerçeveli bir çalışma. Kitaptan bazı başlıklar: - Kur’ân'ı anlamak için gerekli vasıtalar; hikmet, akıl, iman ile ilgili bilgiler, Kur’ân'ın hikmet ışığını kavramak, Allah’ın insanlığa gönderdiği ilahî mesaj, bilgi. - Allah’ın Kur’ân'da kendini tanımlaması, uykuda, ölüm sonrası dirilmede zamansızlık kavramı, insandaki ruh ve can, Allah’ın yaratma fiili, kâinat, güneş, süpernova, madde ve enerji, anti-madde, ışık, insan, şeytan, günah ve tevbe. - Madde ve madde ötesi gerçekler hakkında Kur’ân'daki işaretler, Allah’ın insanlığa ihsan ettiği din: İslâm. - İnsanın üremesi, hayatın kaynakları, evrimciler ve yaratışçılar, erkek veya dişi oluş, hareketsiz genler, insanın genetik açıdan Allah tarafından programlandığını gösteren süpergen, DNA, insanın bilinmeyen gerçeği, - Görünmeyen ve gizli yaşayan varlıklar: Cinler ve melekler.
30.00 ₺