-
Kalbine Bir Söz Söyle
Kalbine bir söz söyle; Gökyüzü bir kubbe, yeryüzü mâbed. Yalnız Hakk’tan yardım, Hakk’a ibâdet. Besmeleyle kelime-i şehadet, Kelime-i tevhid sözün güzeli. Kalbine bir söz söyle; "Âlemlere Rahmet” olarak gönderilen "Hüzün Güzeli” Efendimizin, mükerrem Mekke’nin mihrabıyla, münevver Medine’nin minberinden 23 yıl haykırdığı hakikat, sabah-ı haşre kadar bâkidir. Allah’ın ipine (Kur’an’a), Rasûlü’nün (s.a.v) sünnetine sarılmaz isek, kullar bizi bir çıkmaza götürür. Kalbine bir söz söyle; O, şu imtihan dünyasında huzur mu arıyor? O halde Allah’ı çok zikretsin! "Biliniz ki kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d: 13/28) Kalbine bir söz söyle; gönül gülistânında rengarenk güller açsın! Kalbine bir söz söyle; gafillerden olmasın! Kalbine bir söz söyle; Allah için sevsin, Allah için buğzetsin! Kalbine bir söz söyle; zâlimlere meyletmesin! Sonra ateş dokunur da, yazık eder kendine! Çünkü Allah zâlimleri sevmez..
171.55 ₺ -
Türkiyede Din Hizmeti Yürütenlerin Sorunları ve Çözüm Önerileri
Diyanet İşleri Başkanlığı, gerek cami içinde gerekse cami dışı din hizmetlerinin yürütülmesinde vaizlerden yararlanmaktadır. Bununla birlikte değişen toplumsal, ekonomik ve teknolojik şartlar daha çok cami içi din hizmeti olarak ve sözlü geleneğe dayalı olarak yıllarca yapılan vaizliğin işlevlerini ve vaizlerin görevlerini yeniden sorgulamayı gündeme getirmiştir. Bu kitapta. Türkiye'de din hizmetini yürüten vaizlerin gözüyle, vaizlik mesleğinin sorunlan ve vaizlerin bu sorunlara çözüm önerileri ele alınmıştır. Bu çerçevede, vaizlik mesleğinin sorunlarının cinsiyet, görev yeri. görev yapılan bölgeye göre değişip değişmediği ortaya konmuştur.
234.00 ₺ -
Rivayet İlimlerinde Haberi Vahidlerin İtikat ve Teşri Yönlerinden Değeri
Haber-i vâhid türündeki menkûlât, özellikle Peygamber'imizin hadisleri, İslâm Dini'nde kuvvetli bir delil ve bir bilgi kaynağıdır. Hicrî ilk üç asırdan günümüze kadar gelmiş değişik örneklerine sahip olduğumuz, haber-i vâhidlerle amelin vücûbu na en kuvvetli delil, adı geçen haberler lehindeki sahâbe ve tâbiûn icmâ'larıdır. İhtiyat tedbiri olarak bazan ikinci bir şahsın şâhitliğini isteyen bu nevi tatbikat örneklerinde, haber sahipleri hep tek kişidir. Haber-i vâhid tabirinin ilk zamanlardaki tariflerine uygun olan bu örneklerin bir kısmında, zikri geçen ikinci ve üçüncü şahısların olaya şâhitlikleri o haberi, yine vâhidin haberi olmaktan kurtaramamaktadır. Çünkü sonradan yayılan telakkiye göre haber-i vâhid: Tevâtür yoluyla gelen haberlerin dışında kalan haberler olarak tanımlanmaktadır. Bu görüşe göre Hazret-i Peygamber'in hadislerinden pek çoğu bu vasıftaki haberlerdir. Nitekim pek çok âlim, sünnetin ve hadislerin çoğunluğunu, âhâdın haberleri teşkil ettiğini açıkça belirtmişlerdir. Cumhur tarafından İslâm teşriinde delil olarak kabul edilip kullanılan haber-i vâhidler için şüphesiz itiraz edenler de olmuştur. Fa¬kat bu muhâlefetlerin hepsi diyebileceğimiz çoğunluğu, mesnetsiz ve tenakuzlu görülmektedir. Çünkü, tatbikatta bu haberleri beğenmeyen itirazcıların, bizzat haber-i vâhidlere sarıldıkları, onları delil olarak kul¬landıkları tespit olunmuştur. Bu çalışmamız, İslâm ilim hayatına hiç olmazsa, dağınık malzemenin bir araya toplanması, bazı kapalı noktaların açıklığa kavuşması, birtakım kapalı terminolojiye bağlı yanlışların halli, gerekli bir kaç yerde kanaat serdi gibi mütevâzı hizmetleri yapabilirse mutlu olacağız.
117.00 ₺ -
Kurandan Evrensel İlkeler
İslam medeniyetini anlamak için kuşkusuz İslamın müslüman hayatında ve tarihinde oluşturmuş olduğu etkiye bakmak gerekir. Bu etki kendisini ibadetlerde, kurumlarda, düşüncede ve manevi hayatta belirgin kılmıştır.İşte Armağan Kitaplar bu anlama faaliyetini gerçekleştirmek için yayınlanmaktadır. İlâhi kitaplar içerisinde günümüze kadar özgünlüğünü koruyan yegâne kitap hiç kuşkusuz Kurândır. Kurânda hukûki, ahlâkî, iktisâdî ve sosyal alanlara ait bir takım evrensel ilkeler yer almaktadır. İşte biz bu mütevazi çalışmamızda sözünü ettiğimiz evrensel ilkelerden bir kısmını ele almak istiyoruz.
26.00 ₺ -
İslamda Kolaylaştırma İlkesi
Rahmet, merhamet ve mağfiretinin bir gereği olarak hakkımızda kolaylık murat eden, gücümüzle orantılı teklifte bulunan Allah'a hamd olsun. İki şey arasında tercihte bulunması gerektiğinde günah olmadığı sürece kolay olanı seçen, dinin talim ve irşadında kolaylaştırmayı, uygulanmasında itidali tavsiye eden, Yüce Mevlâ'nın âlemlere rahmet olarak gönderdiği Hz. Muhammed'e (s.a.), onun aile fertlerine ve ashabına salât ve selâm olsun.
169.00 ₺ -
İslam Tıp Tarihi Üzerine İncelemeler
Tıp tarihi alanında yaptığımız araştırmalardan oluşan bu eser, yurt içinde ve dışında tıp tarihi kongrelerinde sunduğumuz tebliğlerden, bu alanla ilgili yaptığımız yayınlardan ve konunun bütünlüğünü görebilmemize yardımcı olması için Hz. Peygamber Döneminde Sağlık Hizmetlerinde Kadınların Yeri adlı çalışmamızdan aldığımız bazı kesitlerden oluşmaktadır. Bu çalışmaları yeniden gözden geçirerek zenginleştirmeye çalıştık. Ayrıca bir takım ilavelerde de bulunduk. Burada metin birliğini sağlama adına bazen konu başlıklarını bazen de cümle akışlarını yeniden gözden geçirdik. Buna ilave olarak kaleme aldığımız bazı tanıtım yazılarını da kolay erişilebilmesi için ekler kısmına koyduk. Son olarak hazırlamakta olduğumuz Arapça Tıp Terimleri Sözlüğüne ait bir seçkiyi de sizlerle paylaşmak istedik.Böylece, İslâm tıp tarihinin bazı kesitlerini çeşitli yönleriyle yeniden kurgulamaya çalıştık.
13.00 ₺ -
Batıya Akan Nehir Aliyanın Entelektüel Yolculuğu
Bu kitapta, Aliya'nın insan, toplum ve İslam anlayışını, onun kitapları çerçevesinde anlamaya ve yorumlamaya çalıştık. Bunu yaparken, onun fikirlerini çarpıtmadan, anlamaya ve alıntılarımızı onun ifadelerinden aynen alarak bir Aliya Açılımı ortaya koymaya gayret ettik. Onun fikirlerinden hareketle, insan, toplum ve İslam yorumu yapmayı denedik. Tabii bu süreçte kendi duygu, düşünce ve bakış açımızı da yer yer ifade ettik. Böylece, hayatın akışında insanın çok farklı olgu ve olaylarla karşılaşabileceğini ve hayatın iyi-kötü, acı-tatlı yönlerini tecrübe etme zorunda kalabileceğini ortay koymaya çalıştık. Bu kitap, bir toplumun, olma ya da yok olma sürecinde, öncü/lider insanlara ihtiyacı olduğunu ve bunlar ekseninde milli ve dini birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları çerçevesinde zorlukları aşacağını ve zafere ulaşacağını göstermeye çalışmaktadır.
162.50 ₺ -
Yeni Dünyanın Kurtları
Çoğumuz fark etmesek de dünya, son bir iki asırda hızla değişti. Ahlâk, din, tarih, siyaset, sanat anlayışımız; konuştuğumuz dil; yaşadığımız mekânlar; aile ve iş hayatımız; kılık kıyafetimiz; zevklerimiz, fikirlerimiz vs. Hiçbir şey eskisi gibi değil… Dün için anormal olan bir şey, bugün normal kabul ediliyor ya da tam tersi. Peki, bunun sebebi nedir? Binlerce yıldır üç aşağı beş yukarı aynı kalan dünya, neden şimdi değişiyor? Bu inkılâp, tekniğin ilerlemesinden kaynaklanan tabii bir seyir mi; yoksa birileri tarafından organize edilen kontrollü bir değişim mi? Eğer organize ediliyorsa, bunu yapanlar kimler ve maksatları ne? Eskisinin enkazı üzerinde Yeni Dünya’nın inşa edildiği bir zamanda yaşıyoruz. Bu inşanın temelleri ihtilallerle atıldı; tuğlaları ise inkılaplarla konuyor. Açılışı da muhtemelen yine bir ihtilalle olacak. Mimarları ‘görünmez bir hükumet’ olan ‘Yeni Kudüs’ü görmek çok zor. Çünkü bu krallık sadece dışarıda değil, zihinlerimizde de yükseliyor. Görebilenler; bir şekilde aynı kalabilmiş ‘eski kafalı’ insanlar. Bizler, sürü halinde hareket eden koyunlarız; çobanlarımızı, ihtilallerde kaybettik. Bu kitap ise size, bizim kılığımızda, aramızda dolaşan kurtları anlatıyor.
130.00 ₺ -
Gülen Şeytanlar Tarihi
Aslında bu ‘tarih’, şeytanın kibri yüzünden Allah-ü Teâlâ’nın, Âdem (a.s.)’a yani insana secde/tazim emrine isyanıyla başlamış, O ve zevcesi Hz. Havva’yı, ‘yasak ağaç’ ile aldatmasıyla devam etmiştir. İblis ile insanın mücadelesi o gün bugün aralıksız sürüyor.Şeytan, Kuran’ı Kerim’de de açıkça beyan edildiği üzere, sırat-ı müstakime ulaşan Müslümanları bu yoldan uzaklaştırmak, Âdem’in çocuklarını Hakk yola yaklaştırmamak ister. Bunun için içimizden bazılarını kendine çırak olarak alır, kalfalığa kadar terfi ettirir. Bu iki ayaklı şeytanlar ise ustalarıyla beraber fitne ateşi yakarlar. İsterler ki; şüphecilik artsın, akıl ve lider putlaşsın, Müslümanlar kendi arasında fırkalara bölünüp parçalansın, herkes sadece kendini doğru yolda görsün, fitne, fesâd alsın yürüsün, Hakk ile batıl karışsın…İşte bu kitap, şeytan ve onun emrine giren kalfaların ifsad tarihidir. Sion, Bilderberg, Gül Haç, CIA, MOSSAD, BND, NATO, Cizvit, Moon, Opus Dei, Sayntoloji, mason locaları ve dahi FETÖ gibi illüzyonist şer şebekelerinin yazdığı ‘kanlı’ bir tarih… Başka bir ifadeyle, başrolünde sahte peygamberlerin, sahte şeyhlerin, Pavlus, İbn-i Sebe, Hasan Sabbah, Sabetay Sevi gibi hannâsın oynadığı ‘büyülü’ bir film…Bir daha aldanmamak, kanmamak, tuzağa düşmemek ve evet şeytanın kalfalarıyla savaşmak, bir eşrefi mahlûkat olarak bize verilen emaneti hakkıyla taşımak için okunmalı! Düşmanı yakından tanımak için… İlk kez yayımlanan belgeler, bini aşkın referans eşliğinde, bir ‘korunma’ ve ‘fetih’ duası niyetine…Kitabın Bölümleri:* İFSAD VE FİTNE HAREKETLERİ * PAVLUS: ŞEYTANIN KALFASI * İBN-İ SEBE: GÜLEN’İN FİKİR ATASI * EHLİ SÜNNET VE’L-CEMAAT MEZHEPLERİ * HASAN SABBAH: ŞEYTANIN KALFASI * THUG’LAR: AZ BİLİNEN CİNAYET ŞEBEKESİ * OSMANLI MİLLET SİSTEMİ VE RUM PATRİKHANESİ * SABETAY SEVİ: ŞEYTANIN KALFASI * CEMALETTİN EFGĀNÎ: MODERNİST, REFORMCU, MÜFSİD * EBÛ REYYE: HADİS KARŞITI VE TARİHSELCİLERİN ŞEYHİ * FAZLUR RAHMAN: MODERNİST MÜFSİD * MUSA CARULLAH: MODERNİST, ŞAŞKIN MÜFSİD * TAHİR’ÜL KADRİ: PAKİSTAN’IN FETÖ’SÜ * MASONİK MANEVİ CİHAZLANMA ÖRGÜTÜ * İNGİLİZLER SAHNEDE * MODERN ŞEYH BÖYLE OLUR * YABANCI OKULLARIN İSLAM VE TOPLUMA ETKİSİ * ADI AYLİN: PEKİ KENDİSİ KİM? * KASIM GÜLEK: GÜLEN’İ NATO, CIA VE PAPA’YA SUNAN ADAM * YAŞAR TUNAGÜR: FETÖ’NÜN MUCİDİ * HERKÜL HAREKETİ: YA DA TERÖR ÖRGÜTÜ FETÖ * GÜLEN’İN NESEBİ * HİTĀM * FETÖ ÖRGÜTÜ KAVŞAKLARI VE KIRILMA KRONOLOJİSİ * ARAŞTIRMADA FAYDALANILAN ESERLER * DİZİN
46.90 ₺ -
İmam Matüridi ve Matüridiyye Geleneği
İmam Ebû Mansûr Muhammed b. Muhammed el-Mâtürîdî (ö. 333/944) ve Mâtürîdiyye kelâm ekolü İslâm ilim ve fikir geleneği içinde çok önemli bir yere sahiptir. Günümüzde İmam Mâtürîdî ve Mâtürîdiyye kelâmına dair giderek artan bir ilginin varlığı dikkat çekmektedir. Ancak bu durum, Mâtürîdî’nin popülerleşmesi, tüketilmesi ve çağdaş kültüre göre yorumlanması gibi bir sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu bakımdan çağdaş dünyanın kalıplarına göre biçimlendiren bir Mâtürîdîlik yorumuna değil, onu kendinde var olduğu gibi anlamayı ve anlatmayı hedefleyen ayrıntılı incelemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Aslında İmam Mâtürîdî’nin “farklı görüşlerin bulunduğu yerde hakikatin açığa çıkması için araştırmaya ihtiyaç duyulduğu” fikri hatırlandığında onun hakkındaki değişik yaklaşımlar karşısında da yapılması gerekenin araştırmaya devam etmek olduğu söylenebilir. Elinizdeki bu kitap, kısmî de olsa böyle bir ihtiyacı gidermeye yönelik bir amaç da taşımaktadır. Eser, Prof. Dr. Bekir Topaloğlu Hocamızın Mâtürîdiyye Akaidi adını verdiği tercümesinden esinlenilerek, artık gelenek üzerinde çalışmalar yapılması gereğine işaret etme ve buna dair bir giriş yapma düşüncesiyle İmam Mâtürîdî ve Mâtürîdiyye Geleneği olarak isimlendirilmiştir.
455.60 ₺ -
Kuranı Kerimin Nuzulü ve Kıraatı
Allah’ın kitabı olan Kur’ân-ı Kerîm’in kırâati; müslümanların, İslâmiyetin başlangıcından itibaren meşgul oldukları bir konudur. İbâdetlerinin kabul edilmesinin şartı olan böyle bir mesele ile ilgilenmenin yanında, ayrıca Kırâat İlmini öğrenmek ve öğretmek müslümanlar üzerine farz-ı kifâyedir. İslâmı maddi kuvvetleriyle yıkamayan İslâm düşmanlarının, bugün ilim adı altında Kur’ân-ı Kerîm’e taarruzları için, Kur’ân’ın kırâati ile ilgili yönünü hedef olarak seçmeleri, müslümanların bu konuya hassasiyetle sarılmalarını zaruri kılmaktadır.
341.70 ₺ -
Ruh Beden Zihin Bütünlüğünde Kadınlığın Keşfi
Kadın, bedeniyle, zihniyle, ruhuyla bir bütündür. Yaradılıştan gelen bu bütünlük bozulduğunda ruhsal ve bedensel hastalıklar başlar. Mutsuzluk başlar. Bu kitapta beden-zihin-ruh tevhidini bozan bilinçaltı yazılım ve saplantıların, kadınların hayatını nasıl olumsuz etkilediği, hatta bazen nasıl kâbusa çevirebildiği anlatılıyor. Çözüm önerileri sunuluyor. Nefsin ve dünyevi koşullanmaların köleliğinden kurtuluş, kişinin en büyük özgürlük savaşıdır. Bu savaşı kazanan insan, “Size ruhumdan üfledim” ilahi kelamının anlamına da vakıf olarak yeniden doğar, özgürce tam ve bütün olarak… Kadınlığın Keşfi, kadınları, farklı dönem ve durumlarda (çocukluk, regl, ergenlik, evlilik, cinsellik, doğum, annelik, menopoz vb) yaşadıkları fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkların kaynağını keşfetmeye çağırıyor. Onları farkında olmaya, idrak etmeye davet ediyor. Onlara, kendi bedenlerini okumaları için kılavuzluk yapıyor. Fizik bedeninizi idare eden yazılımları düzeltmek… Dönem dönem yaşadığınız ya da kronikleşmiş korkularınızdan kurtulmak… Değişim yetkisinin sizde olduğunu hatırlamak… Evliliğinizi mutlu ve neşeli hale getirmek… Yaratılış programınızı fark edip kadınlığınızdan memnun olmak istiyorsanız bu kitap tam size göre! “Kadınlığın Keşfi”
174.20 ₺ -
İslam Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı
Bu kitap, Roger Garaudy’nin hayatını borçlu olduğu Cezayirli Müslüman askerlere, dolayısıyla da Müslümanlığa, yazar tarafından minnet ve şükranla sunulmuş bir armağan kitaptır. Müslüman askerler, İkinci Dünya Savaşı sırasında, komutanlarının kesin emrine karşı çıkarak ve kırbaçlamasına aldırmayarak, Garaudy’ye ateş etmediler ve onu kurşuna dizilmekten kurtardılar. Garaudy, hürriyetine kavuşur kavuşmaz, Cezayirli o Müslüman askerlere teşekkür etmek için İslâm dinini araştırdı ve İkinci Dünya Savaşının hemen ertesi yılında, 1946’da, bu kitabını yayımladı. Cezayir 1960 yılında Fransız sömürgesi olmaktan kurtulunca, kitabını daha da genişleterek kurtuluş savaşı vermiş olan Cezayirlilere ithaf etti. Garaudy’nin komünistken yazdığı bu eser, daha sonra İslâm hakkında yazacağı diğer kitaplarının çekirdeğini oluşturmuştur.
112.00 ₺ -
Doğu Batı Arasında İslam
Çağdaş dünya, uzun zamandır süregelen ve sonu kestirilemeyen kesif bir ideolojik çatışmanın sahnesidir. Hepimiz bir şekilde bu çatışmalarla yüz yüzeyiz. Bu mücadele İçinde acaba İslâm’ın yeri neresidir? Bugünkü dünyayı şekillendiren süreçlerdeki rolü nedir? Doğu Batı Arasında İslâm tüm bu konuları geniş bir entelektüel ufuk içinde ele alıp cevaplandırmaya çalışıyor. İnsanın yolculuğunun ilham ve hayret verici bir seklide bütünleştirilmiş bir analizi. Gücünün etki alanı, İslam'ın evrenselliğine ve güzelliğine canlandırıcı bir anlam veriyor. Robin Woodsworth Carisen Avrupa yüzyıllardır İslam’dan faydalanıyor, çoğunlukla da onay almadan ve karşılığında hiçbir sey vermeden. Simdi, Doğu Batı Arasında İslâm’ın yayımlanmasıyla İslam’a borcunu ödemeye başladı. Rasyonel, fakat duygulara hakaret etmiyor, bedeni kötülemeden ruhu yüceltiyor. Ancak onu bir sınır tası olarak ayrı tutan şey, tüm soylu fikirlerin doğasında bulunan bir tarzda ifade edilen doğaüstü bilgeliğidir. Şüphesiz, onun çağrısı zamanının ötesine geçecek, çünkü hayatı içine alıyor; ve hayattan daha mükemmel bir mevzu yok. M. Tariq Quraishi Aliya İzzetbegovic kendi rotasını çiziyor; cüretkâr ama büyüleyici. D. S. Balic Bir başyapıt; zaman, içindekileri teyit edecek. Prof. İsmail R. Al-Faruqi
23.10 ₺ -
Çağdaş İslami Akımlar
Batı’nın Müslüman toplumlara yönelik siyasi, askeri ve kültürel tehdit ve işgaliyle ortaya çıkan kriz, farklı tepkileri doğurmuş ve bu tepkiler, İslam coğrafyasının merkezi bölgelerinden başlamak üzere birçok ülkede farklı vurgulara sahip çözümler ve programlar geliştiren dini oluşumların ve hareketlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bir ders kitabı olarak hazırlanan Çağdaş İslami Akımlar, son iki asırda ortaya çıkan İslami oluşum ve hareketleri sadece tanıtmakla kalmayıp onların tepki ve tavırlarını anlamak üzere kuşatıcı bir teorik çerçeve ve tasnif sunmakta, nasların yorumundan siyasete, fıkıh ve mezheplerden tasavvuf ve tarikatlara, eğitim ve bilime kadar birçok konuda ortaya koydukları görüş, tavır ve uygulamalara yön veren temel yaklaşımlarına işaret etmektedir.
365.40 ₺ -
Çağdaş Dünyada Ulema Değişimin Muhafızları
M. Kasım Zaman, elinizdeki çalışmada çağdaş İslam dünyasında beklenenin aksine daha görünür ve etkin hale gelen ulemanın sosyal ve dinî değişimdeki rolünü ve onların, hızla değişen dünyanın getirdiği tehditler karşısında nasıl bir yol izlediklerini ele alıyor. Bu manada, diğer bölgelerle karşılaştırmalı bir çerçeve içerisinde 1850’lerden bu yana Hint altkıtasında hukuk ve eğitim alanında ortaya çıkan dönüşüm ve değişimlere âlimlerin tepkisini, ilmî, siyasi, sosyal alanlardaki faaliyetlerini ve medreselerdeki değişim çabalarını inceliyor. Diyobendileri merkeze almakla birlikte Hint altkıtasındaki farklı akım ve hareketler ile Suudi Arabistan, İran, Mısır gibi diğer bazı ülkelerdeki âlimleri de inceleyen Zaman, günümüz Müslüman toplumlarını kavramada İslamcı hareketler kadar ulemanın rolüne de dikkat çekiyor. Ona göre ulema sadece değişen zamanın tehditlerine karşı koymakla kalmamış, günümüzdeki birçok Müslüman toplumda etkilerini artırarak, kitlelere önderlik ederek ve kamu alanına yönelik söylemlere önemli katkılar sağlayarak başarılar da elde etmiştir. Ulemanın önemi, –geçmişi ve bugünü birleştiren, sürekliliğe sahip olmasının yanısıra çeşitli şekillerde sürekli güncellenen canlı bir miras olarak– dinî geleneğin muhafızlığını yapmalarına dayanmaktadır.
284.90 ₺ -
Bir Osmanlı Arap Gazetecinin Anıları
Kürd Aliİ, Osmanlı’nın son döneminde Suriye’de Cemal Paşa’nın yakınında bulunmuş bir Arap gazeteci. Mesleği gereği siyasî olayları yakından izlemiş, dönemin aydınlarının sergiledikleri Osmanlıcılık, Arap milliyetçiliği, Batıcılık gibi akımlar arasındaki çelişkili tutumları bizzat yaşamış bir tanık. Harb-i Umumîden önce Fransız hariciye görevlilerinden birinin, çıkartmakta olduğum el-Muktebes gazetesinin, kendi politikalarına uygun yayın yapması durumunda karşılıksız bırakılmayacağını söylemesi üzerine ona şöyle dedim: “Türklerle aramızda dilden başka bir farkın olmadığını biliyorsunuzdur. Türklerle birlikteliğimiz Osmanlı dönemiyle başlamadı; Türkler bizimle Haçlı ordularına karşı omuz omuza çarpıştılar. Onların ve Kürtlerin sayesinde sizleri Ortaçağ’da topraklarımızdan kovduk. İttihatçılar farklı unsurları dışlayınca Araplar onlara karşı mücadele verdiler. Çünkü Araplar dillerinden ve milliyetlerinden vazgeçmek istemiyorlar. Tarihleriyle övünmekte, medeniyetlerini beğenmektedirler. Bizimle aynı ırk, medeniyet, dil ve dinden olmadığınız halde sizinle birlikte olmamızı nasıl istersiniz?” Fransız görevli teklifinde ısrar edince ona “Biz ancak Osmanlılarla birlikte oluruz” dedim. Bir gazeteci olarak Kürd Ali’nin hatıraları yakın tarihin satır aralarını ortaya çıkarırken kurgulanmış tarihin dışında bir perspektif sunuyor.
284.90 ₺ -
Bilge Yöneticinin Elkitabı
Bilge Yöneticinin El Kitabı İslâm siyaset düşüncesinin en meşhur simalarından biri olan Ebü’l-Hasen el-Mâverdî’nin İslâm medeniyetinin en merkezî kavramlarından birisi olan vezirlik üzerine geliştirdiği görüşleri ele almaktadır. Vezirlik konusunda İslâm tarihi boyunca en kapsamlı ve en yetkin değerlendirmeleri yapan âlimler arasında Maverdî ilk sırada yer alır. İslâm siyaset düşüncesinin önemli kavramlarından birisi olarak öne çıkan vezirlik hakkında onun yaptığı tasnif ve tahliller kendisinden sonraki literatürün yönünü belirlemiştir. Eserde vezirliğin nasıl bir görev olduğu, vezir olmak için gerekli şartların tespiti, vezirlerin sorumluluk ve görevlerinin neler olduğu, ne gibi haklarının bulunduğu ile vezirlik çeşitleri gibi konular ele alınmaktadır.
26.60 ₺ -
Beşerî Bilimler İslâm’ın Klasik Çağında ve Hıristiyan Batı’da
Ortaçağ Avrupası’nın iki ana düşünce hareketi olan skolastisizm ve hümanizmin temellerini İslâm’ın klasik çağında arayan ve iki medeniyet arasındaki kültürel alışverişin izlerini süren George Makdisi, Ortaçağ’da Yüksek Öğretim’de medrese-üniversite bağlantısını incelerken, daha sonra yazdığı Beşeri Bilimler’de ise İslâm’daki edeb ile Rönesans dönemi hümanizmi arasındaki irtibatı ele alıyor. Skolastisizm ve hümanizm İslâm âleminin doğusunda başlamış, Irak’tan batıya doğru Suriye, Mısır, Kuzey Afrika üzerinden İspanya ve Sicilya’ya ve oradan da Hıristiyan Batı’nın diğer kısımlarına yayılmıştır. Bu iki hareket Hıristiyan Batı’ya aşağı yukarı aynı zamanlarda, XI. yüzyılın ikinci yarısında ulaşmıştır. Makdisi’ye göre, mevcut deliller ağırlıklı olarak her iki hareketin İslam dünyasından Latin Batı’ya intikal ettiği yönündedir. Sözkonusu iki hareketin köklerini açıklamada, farklı bir cepheden bakan Makdisi’nin nazariyesi, Avrupa-merkezli modernist bakış açısına veya “Akdeniz ruhu” yaklaşımına nisbetle hakikate daha yakın duruyor. Bu eser, iki medeniyetin tarihî-kültürel köklerine ve aralarındaki kültürel ilişkiye ilgi duyan herkes için önem taşıyan tespitler ve yorumlar içermektedir.
343.00 ₺ -
Batı Gözüyle Tecdid
Tecdid, Müslümanların dinin aslî kaynaklarına sadık kalarak yenilenme ve kendiliklerini kaybetmeden güncele uyum sağlayabilme çabalarını ifade eder. İslâm tarihinin muhtelif dönemlerinde, özellikle de buhran anlarında yaşanan gelişmelere paralel olarak öne çıkan bu kavramın muhtevası, dönemlere ve kavramı kullanan kesimlerin yönelimlerine göre farklılık arz etmiştir. Modernizmin İslâm dünyasına girişinin hemen öncesi, tecdid arayışlarının en çok yoğunlaştığı dönemlerden birisi olmuştur. Bu dönemde Batı Afrika’dan Yemen’e, Güneydoğu Asya'dan Hint alt-kıtasına kadar birçok bölge, daha sonraları “tecdid hareketleri” olarak adlandırılacak ıslah arayışlarına sahne olmuştur. Batı Gözüyle Tecdid, tecdid olgusunun ve önde gelen tecdid hareketlerinin Batı akademyasında algılanış tarzlarını göstermeyi hedefleyen bir derlemedir. Tecdid hareketlerine dair muhtelif yönelimleri temsil edecek şekilde seçilen bu metinlerle söz konusu olgu ve hareketlerin “dışarı”dan nasıl görüldüğü ve değerlendirildiği ortaya konmak istenmiştir. Eser boyunca tecdid hareketlerinin kökeni, aralarındaki irtibatlar, tecdid önderlerinin ilmî ve fikrî yönelimleri, tecdidin modern Batı düşüncesinin öne çıkan kavramlarıyla mukayesesi gibi konular ele alınmaktadır. Bu derleme, İslâm dünyasının diğer bölgelerinde olduğu gibi ülkemizde de güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen tecdid ve ihyâ hareketleri hakkındaki tartışma ve çalışmalara yeni bir perspektif kazandıracaktır.
36.40 ₺ -
Âlimler ve Sultanlar Erken Modern Osmanlı İmparatorluğu’nda
Osmanlı İmparatorluğu’nda ulema sınıfının oluşumunu ve imparatorluk idaresiyle ilişkisinin dönüşümünü anlamak isteyen araştırmacılar için önemli bir kitap… Karen Barkey, University of California, Berkeley Abdurrahman Atçıl sultanın gücü ile ulemanın maharetini perçinleyen Osmanlı idari mekanizmasının oluşumunu özlü bir şekilde anlatıyor. […] âlim-bürokratları Osmanlı sisteminin en güçlü yönlerinden biri hâline getiren sosyo-politik düzenin özelliklerine odaklanarak şimdiye kadar bildiğimizi zannettiğimiz ama esasen varsayımlarımıza dayalı olarak hakkında konuştuğumuz olguları kesin ve tutarlı bir şekilde anlamamızı sağlıyor. Heather Ferguson, Claremont McKenna College Osmanlı siyasi teşebbüsünün başlangıcından imparatorluğun yeni bir dönüşümü tecrübe ettiği 1600’lere uzanan dönemde ulema sınıfının gelişimine odaklanan bu eser literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. M. Talha Çiçek, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Âlim-bürokratların tayinlerini ve farklı kariyer tariklerinin karşılıklı ilişkilerinin karmaşıklığını kapsamlı bir şekilde ele alan bu kitap lisansüstü öğrencilerinin okuma listesi için vazgeçilmez olacak. Cihan Yüksel Muslu, University of Houston Atçıl’ın kitabı bize ilmiye sınıfının devlet içindeki konumunu ve değişimini kolay izlenebilir bir çerçeve içinde anlatıyor. Naci Cem Öncel, Hürriyet Gazetesi
35.70 ₺ -
Abbâsîler Döneminde Vezirlik (295-530/908-1136)
Siyasi ve idari açıdan gerçekleştirdikleri faaliyetlerle kendilerinden sonraki pek çok İslâm devletinin kurumsal yapısında kalıcı bir etki bırakan Abbâsîler, Emevîler’den tevarüs ettikleri kurumların bir kısmını geliştirerek bir kısmına ise yenilerini ekleyerek devleti daha merkezî ve bürokratik bir yapıya kavuşturmuşlardır. Bu yöndeki çabaların en önemlisi kuşkusuz İslâm tarihinde resmî bir kurum olarak ilk defa vezirlik müessesesinin tesis edilmesidir. Kurulduğu ilk dönemlerde idari açıdan nispeten basit bir görümüm arz eden vezirlik müessesesi, sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren tam teşekküllü bir yapı haline gelmiş, dokuzuncu yüzyılın sonlarından itibaren ise çeyrek asır boyunca hemen hemen son kudretli dönemini yaşamıştır. Abbâsîler Döneminde Vezirlik vezirlik kurumunun son parlak dönemini yaşadığı Muktedir-Billâh’ın halifeliğinden Abbâsîler’de Selçuklu nüfuzunun sona erdiği Muktefî-Liemrillâh’ın halifeliğine kadar iki asrı aşkın bir zaman dilimini kapsamaktadır. Kitapta bu süre zarfında halifenin ve onun vekili olarak vezirin güç ve otoritesindeki değişim dikkate alınarak vezirlik kurumunun tarihî gelişimi ve işleyişi üzerinde durulmuş, vezirlerin birbirleriyle mücadeleleri, siyasi ve idari faaliyetleri, halife ve sultanla ilişkileri derinlemesine incelenmiştir. Ayrıca vezirlik kurumunun ortaya çıkışı ve mahiyeti, Abbâsî bürokrasisinin temelini oluşturan divanlar, vezirlerin tayin merasimleri, görevleri, kıyafetleri, lakapları, gelirleri, azledilme gerekçeleri ve nâibü’l-vezirlik gibi vezirlik kurumunun işleyişine dair konular da kitabın ele aldığı temel meselelerdir.
291.20 ₺ -
İstihbaratın Kısa Tarihi Gölge Oyunu
İnsanoğlu, tarih boyunca hep ötekileri merak etmiş ve onlar hakkında bilgi sahibi olmaya gayret etmiştir. Bu nedenle istihbaratın ortaya çıkışı insanlığın başlangıcına kadar götürülebilir. Her topluluk kendi varlığını korumak ve diğerlerine üstünlük kurmak için ötekiler hakkında bilgi sahibi olmaya ve onların teşebbüslerini engellemeye çalışmıştır. Dolayısıyla tarihin her devrinde istihbarat ve istihbaratçılar toplumların vazgeçilmez bir parçası olagelmiştir. İlkin Başar Özal, kaleme aldığı İstihbaratın Kısa Tarihi / GÖLGE OYUNU isimli çalışmasıyla istihbarat tarihine ait bilgi yumağını adeta hallaç pamuğu gibi elden geçiriyor. Fırat Nehri’nin kıyısında bulunan antik dönemden kalma bir kil tablet hangi istihbarat olayını aydınlatıyordu? Asurluların kurduğu ticaret merkezlerinin istihbarat faaliyetleri ile ne ilişkisi vardı? Roma, Yunan ve Pers medeniyetlerinde istihbaratın önemi neydi? Üç semavi dinin Peygamberleri inananlarını korumak için hangi istihbarat yöntemlerine başvuruyordu? Kardinal Richeliu’den Casanova’ya modern öncesi dönemde Avrupa’daki istihbarat mücadelelerinde neler yaşandı? Amerikan İç Savaşı’nda kadınların ve zencilerin rolü neydi? Fransa’daki Dreyfus Meselesi’nin istihbarat tarihindeki önemi neydi? Birinci Dünya Savaşı’nda ne tür istihbarat mücadeleleri yaşanmıştı? İstihbarat tarihi açısından İkinci Dünya Savaşı’nın önemi neydi? Soğuk Savaş sürecinde istihbarat faaliyetlerinin ulaştığı nokta neresiydi? 21. yüzyılda istihbarat faaliyetleri hangi noktaya evirildi? İlkin Başar Özal, bu soruları İstihbaratın Kısa Tarihi / GÖLGE OYUNU kitabıyla cevaplıyor ve tarih boyunca perde arkasında kalan faaliyetlere ışık tutuyor.
262.50 ₺ -
Kaybolan Tarihin Peşinde
Kaybolan Tarihin Peşinde ismini verdiği sosyal medya hesaplarıyla milyonların tanıdığı bir isim "Mehmet Dilbaz" Bu platformda imparatorluk coğrafyasının bilhassa son payitaht İstanbul’un zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdiğini gösterdiği fotoğraflarla hazin ve hüzünlü hatıralarla anlatıyor. Yine Kaybolan Tarihin Peşinde ismiyle hazırladığı çalışmasıyla bu kez not defterini okuyucuyla paylaşıyor. Bir cami, kasır, türbe, han, mezar taşı, eski bir çınar, çeşme, geçmiş zamanı hayal ettiren manzara ve isimle, üstünde sallanan ve bütün çizgilerine hasret sindiren incelikli vakitlere pencere açıyor. Teşkilat-ı Mahsusa’nın fedaisi Yakup Cemil nerede kurşuna dizildi? Hangi konsolosluk binası Osmanlı mezarlığının üzerine inşa edildi? Kâğıthane sarayları hangi dönemde yağmalandı? Hangi Osmanlı mezarlığının üzerinde konser alanı var? Mezarında rahat bırakılmayan Mevlevi Şeyhi kimdi? Hangi Mimar Sinan eseri yıkılıp yerine benzin istasyonu yapıldı? Ünlü sanatçı Safiye Ayla’nın çocukluğunun geçtiği yetimhane aslında hangi saraydı? Bu kitapla, Tanpınar’ın “Kaybolan şey, bir hayat tarzı bütün bir dünyaydı…” diye andığı ‘ikinci zaman’a yolculuklara çıkacaksınız. Ve İstanbul’un nasıl bir masal kuşu olup, avuçlarımızda uçup gittiğine şahit olacaksınız
175.00 ₺ -
Selanikin Yükselişi
“Biz Türkler de umum Osmanlılar gibi bu müstebid hükûmetten ıslahat ve hürriyet isteriz. Cemiyetimiz bu maksadla çalışıyor. Biz bugün, Ermenileri tedibe çalışacağımıza idaresizliğin, zulüm ve istibdadın merkezi olan Babıâli, Şeyhulislâm kapısını, Yıldız’ı basarak bu daireleri müstebidlerin başına yıkalım, elele verelim, toplanalım, çoğalalım. Bizim de hürriyete, serbestiye âşık ve müstahak olduğumuzu âlem-i medeniyete gösterelim” Osmanlı İttihâd ve Terakkî Cemiyeti Osmanlı tarihinin en çok konuşulan/tartışılan padişahı Sultan II. Abdülhamid ve Batı’dan sirayet eden/ettirilen; başta Meşrutiyet olmak üzere hürriyet, müsâvât (eşitlik), uhûvvet (kardeşlik) fikirlerinin öncüleri Jön Türk Hareketi... Ortada dağılmakta olan bir devlet ve bunu kurtarmak isteyen iki taraf: II. Abdülhamid ve Jön Türkler…Ve bu uğurda yapılan kıyasıya bir siyasî mücadele…
70.00 ₺ -
Osmanlı Modernleşmesi
Prof. Dr. Kemal H. Karpat’a göre Osmanlı sosyal yapısı, devlet geleneği, sanatı, hukuk sistemi, kültürü ve tarihi değişmeye yani modernleşmeye kendi kültürel ve tarihî çerçevesini çizmiştir ve ona göre değişmiştir. Değişme konusunda değişmeyi tetikleyen devlet ve değişmeye maruz kalan toplum arasında değişmenin yani modernleşmenin özü ve amacı konularında büyük farklar ve çelişkiler olmuştur ve hâlen oluşmaktadır. 19. yüzyılın ikinci yarısında büyük bir bürokrat grubuna dayanan merkezileşme, devletin gördüğü hizmetlerin çoğalması, Kırım, Kafkasya ve Balkanlar’dan gelen göçler eskiye göre içeride çok yeni bir sosyokültürel ve politik ortam yarattığı gibi, dış güçler de Osmanlı sosyal gelişimini yakından etkilemiştir. Dış etkenler arasında Osmanlı’nın dar çerçeveli pazar ekonomisini Batı’nın sınai ve ticari kapitalizminin nasıl etki altına aldığını birinci derecede göz önünde tutmak gerekir. Hakikaten kapitalizm Osmanlı üretim sistemini kökünden etkileyerek özel mülkiyetin gelişmesini sağlamış, süreç devlet mülkiyeti, yani miri mülkün gittikçe daralması ve ferdiyetçi bir toplumun ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Karpat bu eserinde; Osmanlı sosyal yapısının yüzyıllar boyu geçirdiği evrim ile modernleşmenin yaşandığı 18. ve 19. yüzyıllarda oluşan sosyal yapı değişikliklerinin nitelik bakımından birbirinden nasıl ayrıldığını tüm detaylarıyla anlatmaktadır. Osmanlı Devleti’nde sosyal yapı değişikliklerini tarihî bir çerçeve içinde ele alan bu çalışma; 19. yüzyıldaki ıslahat girişimlerinin, devlet yapısındaki değişikliklerin ve nüfus hareketlerinin birbirini nasıl etkileyerek yeni bir toplumsal yapıyı oluşturduklarını tüm detaylarıyla incelemektedir.
168.00 ₺ -
Sarı Saltuk Diyarı Babadağı
Babadağı hakkında bir kitap yazmayı yıllar önce planlamıştım. Amacım, Osmanlı devlet ve tarihine merkezden; yani İstanbul'dan değil; küçük bir kasaba açısından bakarak bu kasabanın neden ve nasıl büyüdüğünü, nasıl çöktüğünü anlatmaktı. Bunun için de İslam ve Osmanlı tarihinde istisnai derecede ilginç bir yeri olan Babadağı'nı seçmiştim. Orada doğup büyümem ve Babadağı'nın ruhunu içime sindirmiş olmam; gölünü, ormanlarını, insanlarını yakından tanımam, kasabanın tarihini yazmamı kaçınılmaz bir vazife haline getirmişti. Sonunda elimde bulunan bilgileri bir araya getirerek yayınlamaya karar verdim. Böylece Babadağı'na duyduğum minnet borcumu kısmen de olsa ödemiş olacağım. Daha iyisini, tarihi seven ve geçmişini unutmayanlar yapsın. Son söz bu. Kemal H. Karpat
280.00 ₺ -
Osmanlı ve Modern Türkiye
Dünyada Türk-Osmanlı tarihine bakışı değiştiren, tüm üniversitelerde okunan ve okutulan efsane tarihçimiz Prof. Dr. Halil İnalcık’tan Osmanlı ve Modern Türkiye'ye dair ufuk açıcı bir kitap… "Milletleri millet yapan tarihleri ve kültürleridir. Tarihsiz bir millet, kişiliğini kaybetmiş bir bireye benzer." "Osmanlı imparatorluk rejimi, din ve ırk ayrılığı gözetmeyen, bütün tebaayı Osmanlı Devleti şemsiyesi altında birleştiren siyasi bir düzendi." "16. yüzyılda Osmanlı dünya gücü, Avrupa siyasi coğrafyasını ve ekonomisini belirleyen başlıca etkenlerden biriydi." "İslâm medeniyeti Ortaçağ’da; felsefede, tıpta, astronomi ve matematikte, hatta teknolojide Batı Hıristiyan dünyasına örnek olmuştur." "Ahî ve derviş zaviyeleri Osmanlı Devleti’nin fetih ve yayılış döneminde, Rumeli’de yerleşmede (kolonizasyon) hayati bir rol üstlenmişti." "Osmanlı Devleti’nin son iki yüzyıllık değişim ve dönüşümü, 1923’te Cumhuriyet’in ilanı ile noktalanmıştır." "Atatürk, yalnız büyük bir askerî stratejist değil, aynı zamanda usta bir siyaset stratejistidir." "Atatürkçülük, yüz elli yıllık bir tarihî gelişimin son ve radikal ifadesiydi." "Türk devriminin en derin etki yaptığı memleket Hindistan’dır. Bu geniş memlekette gerek Müslümanlar gerek Hindular, İngiliz koloni idaresine karşı özerklik ve bağımsızlık hareketlerinde Türkiye’de gelişen olaylardan ilhâm almışlardı." "İslâm devletleri arasında Mustafa Kemal’in emperyalizme karşı mücadelesini heyecanla izleyen ilk Müslüman devlet Afganistan’dır." Prof. Dr. Halil İnalcık
133.00 ₺