-
Nur
Günümüz Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden, usta hikâyeci Mustafa Kutlu’nun yeni kitabı Nur, okurlarıyla buluştu. Bir hakikat yolculuğu olarak tanımlanabilecek olan hikâyede, Genç bir mimar olan Nur’un iç sıkıntılarına çare bulmak için çaldığı kapılar ve yol üstünde tanıştığı insanlar anlatılıyor. Ana karakterin etrafında şekillenen resimde yerlerini alan her bir kişiyi, Mustafa Kutlu bir ressam edasıyla tek tek gözümüzün önünde canlandırıyor: Genç ve heyecanlı bir mimar olan Sinan, babası Kadırgalı hamal Ali, ağabeyi delikanlı Demirci Cemil, hasta kardeş Çiçek, onun yavuklusu Cüneyt, Nur’un babası Raci bey… ve daha birçok kişi bu küçük hikayede yerlerini alıp bize bir insanlık durumunu anlatıyorlar. Günümüz insanının değişmeyen “boşluk” probleminin bir kişiyi merkeze alarak anlatımı olan bu kitap, Mustafa Kutlu okurları için hem tanıdık bir hikâye özelliği taşıyor hem de uzak diyarların bir masalını anlatıyormuş gibi bizi başka insanların dünyasına götürüyor.
202.50 ₺ -
Tirende Bir Keman
Türk hikâyeciliğinin usta kalemlerinden Mustafa Kutlu, Tirende Bir Keman adlı son kitabıyla okurlarıyla buluşuyor. Kimi zaman güldüren çoğu zaman da hüzünlendiren musikişinas bir baba-oğulun hikâyesi, okuyanların yüreğine dokunacak türden… Her hikâyesinde olduğu gibi Türk toplumunun duygu ve düşüncelerine ayna tutan Kutlu, hayat verdiği karakterlerle bize insanlık hâllerini anlatıyor. Hayal kırıklıkları karşısında sonu gelmeyen tiren yolculuklarına çıkan Kenan ve yolculukta onu yalnız bırakmayan oğlu Sadullah... Gerisi ise istasyonları doldurup boşaltan yolcular misali hayatlarına girip çıkmış insanlar… Değişmeyen şeyler de var elbette: Yanlarından ayırmadıkları keman ve dillerinden düşürmedikleri şarkılar. Bir de hasret ve gurbet… Ellili yılların havasını taşıyan bu şarkılarla yürüyen duygusal hikâyeyi Mustafa Kutlu’nun kaleminden okuyacaksınız.
150.00 ₺ -
Hesap Günü
“Musallada bir tabut, yeşil örtü üstünde, yapayalnız… İkindi okunmuş, namaz kılanlar camiye girmiş, kılmayan kalabalık cami duvarına yanaşıp saçak altına sığınmış. Alafranga bir muhit; ama gelin durumu izah edin. Erkekler cami duvarında, kadınlar şadırvan altında. Haliyle haremlik selâmlık olmuş. Böyledir… … Önce bir büyücek naylon top, pat-pat zıplayarak müezzinin bahçesine kadar gitti, mısırların arasında kayboldu. Topun ardından bir oğlan çocuğu altı, yedi yaşlarda; onun ardından aynı yaşta bir kız, mısır püskülü sarı saçlarını savurarak koştular. Hem koşuyor, hem gülüyor, hem cıvıl cıvıl konuşuyorlar. Mısırların arasında kayboldular. Çocuklar böyle bir rüzgâr estirdiler işte. Gökyüzünün karanlık çarşafı keskin bir bıçakla yırtıldı. Arasından güneş çıktı, beyaz bulutlar. Kuşlar ötmeye, çiçekler açmaya başladı. Şadırvan havuzundan su sesi geldi. Hayat olanca parıltısıyla cami avlusunu ışığa boğdu…”
165.00 ₺ -
İyiler Ölmez
“Kapı açıldı, biri içeri girdi. Onunla beraber yağmurun kokusu, fırtınanın ayazı… Kahveci Hacı Kadir uzun süpürgenin sapına dayanarak gelene baktı. Biraz ürperdi ama renk vermedi. Ne de olsa gecenin bir vakti. Saç baş birbirine karışmış, sırt çantası taşıyan bir garip adam. Üstelik sakallı. O yıllarda memlekette sırt çantası yoktu. Demek bu adam yaban ya da turist… Orada öylece gözlerini kısmış duruyor, dimdik Hacı’ya bakıyor.”
150.00 ₺ -
Tarla Kuşunun Sesi
Türk edebiyatının usta hikâyecilerinden Mustafa Kutlu’nun yeni kitabı Tarla Kuşunun Sesi, okurlarıyla buluşuyor… Kutlu, “halk destanı” tarzında kurduğu hikâyede, bir ailenin kuşaklar boyu yaşadıklarını anlatıyor. Kalabalık bir ailenin hayatını merkeze alan Kutlu, diğer hikâyelerinde de olduğu gibi hikâyeyi günlük hayatın unsurlarıyla zenginleştiriyor. İnsana, aileye, topluma “gerçekçi” ve “merhametli” bir gözle bakan anlatıcı, hikâyeye tarihi bir arka plan da çiziyor. “Böyledir. Her şeyin aynı şekilde sürüp gideceğini sanırız. Kâinata ve hayata akıl erdirmeye çalışmak boş. Akıl dediğin bir yere kadar. Nasıl gayba inanıyoruz, olup bitenler için şöyledir böyledir demenin bir mânası yok. Teslim olmalı. İşte su üzerine bir yazı yazdık, geldik gidiyoruz. Şu gölgede bir miktar dinlendik. Hepsi bu. İdare edin. Hoşça kalın.”
225.00 ₺ -
Sevincini Bulmak
Türk edebiyatının usta hikâyecilerinden Mustafa Kutlu’nun yeni kitabı Sevincini Bulmak okurlarıyla buluşuyor. Kutlu, Sevinci Bulmak’ta “dış dünyanın hücumuna karşı kitapların dünyasına sığınan” Suna ile Elif’in hikâyesini anlatıyor. Hikâye, Tanpınar hayranı bir akademisyen olan Suna’nın ve onun dert ortağı, sırdaşı Elif’in hayatlarına giren insanların, yaşadıkları aşkların, ayrılıklarının, uğradıkları hayal kırıklarının, hüzünlerinin anlatılmasıyla şekilleniyor. Kutlu, “sevincini arayan” ve bütün zorlukların üstesinden gelen kadınların dünyalarını okuyucuya açıyor. Kutlu, yeni kitabında insani ilişkilere değinmekle birlikte günümüz ilişkilerini de sorguluyor. “Güz. Nedir güzün güzelliği? Yaprakların kızırması, sararması, ardından dala elveda diyerek ayva kokan esintinin kolları arasında, bir o yana bir bu yana salınarak toprağa düşmesi. Şahane ayrılık, şahane ölüm. Toprak ve yaprak iki sevgili değil midir? Yahut ana-oğul. Yaprak düşer, bin parçaya ayrılır, ana kucağında ölür. Bu dramatik kavuşma için yağmurun sayısız bestesi vardır. Taze mezar üstüne yağar, yağar... Ne zamana kadar? Kara çevrilip tüm âlemi sessizlik kaplayana kadar. Sonra matem sona erer, güneşgülümser. Dallara su yürür ve tomurcuk patlar. Toprak ana yavrusunu hayata uçurur. Devran böyle döner. Pervane alevin etrafında döner döner, aşktan çıldırarak kendini ateşe atar. Şimdi biz bir aşkın doğumuna şahit olmayacak mıyız? Buna bir şiir yazmayacak mıyız?”
300.00 ₺ -
Canavar Kardeşler 2 Canavar Kalbi
Bir canavarın kalbinde pek çok şey olabilir... Peki ya bir Anne Canavar'ın kalbinde kaç sevgi olabilir?
136.50 ₺ -
Nasreddin Hoca
Nasreddin Hoca, tüm dünya milletleri arasında tanınmış bir Türk bilginidir. Hakiki manada bir tasavvuf ehlidir. Fıkralarının tamamında, mevcut olan dünya görüşünü, tasavvufi mana olarak açığa çıkaran bir güzellik hâkimdir. Herhangi bir aşırılığa, onun zıddı ile karşılık verir. Yıkıcı değil, yapıcıdır. İnsanı önce güldürür, sonra düşündürür. Her sözünde bir hikmet, her hareketinde bir güzellik mevcuttur. Günlük hayatın her safhasını, onun fıkra ve hikâyelerinde görmek mümkündür. İşte biz de bu kitap sayfalarında, Hocanın fıkralarını, onun bizlere duyurmak istediği derin uyarı ve ibretleri, çeşitli kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler ışığında hem zahiri, hem tasavvufi olarak, aynı zamanda bize ilham olunan ilahiler ile Allahın lütfettiği idrak ve anlayış miktarınca ifade etmeye çalıştık.
195.00 ₺ -
Atasözleri ve Hikayeleri
Atasözleri dilimizin zenginliği, bize atalarımızın mirasıdır. Hangisini istersek, babamızın malı gibi rahatça kullanırız. Hepsi de anamızın ak sütü gibi helaldir. İşte bu kitapta birbirinden güzel, birbirinden değişik, birbirinden şenlikli atasözlerinin hikâyeleri var. Aç ayının neden şakkıdı şakkıdı oynamadığını, damdan düşenin halinden en iyi kimin anladığını, kılavuzu karga olan adamın akıbetini, pilav seven kişinin cebinde ne taşıdığını, züğürtleyen bezirgânın eski defterleri neden karıştırdığını ve horozların nasıl yumurtladığını merak ediyorsanız bu kitabı okumaya doyamayacaksınız…
129.50 ₺ -
2. Abdülhamidin Hafiyeleri
Tarihin sırlı sayfalarında hiç anlatılmamış hikayeler vardır. Nasıl yakalandığını hiç bilmediğimiz casuslar, onları gören ama kimseye görünmeyen gözler, en gizli fısıltıları duyan ama sesi hiç çıkmayanlar… Belki yanı başınızdalar ama haberiniz yok..Sırlı Sultan’ın sırlı hafiyeleri kimlerdi? Nasıl çalıştılar? Nasıl gizlendiler? Planları nasıl bozdular, ne oyunlar kurdular? Bütün bunları ne için yaptılar? Kimin dostu oldular, kimlerin karşısına dikildiler? Tarihin sırlı sayfaları aralanıyor ve kimsenin bilmediği, duymadığı, anlatmadığı hikayeler gün yüzüne çıkıyor. Binlerce yıllık tarihimizin derinliklerine doğru yol almaya başladığımız serinin bu ilk kitabında, cennet mekan Sultan Abdülhamid Han’ın kuşatılmış dünyasını renklendiren hafiyeleri tanıyacak ve onların sırlanmış maceralarına katılacaksınız.Yazarımız Abdurrahman Erkan Akay gizemli olduğu kadar eğlenceli üç hikayesiyle okuyucularına heyecanlı serüvenler yaşatacak ve onları, ezberlenen değil merakla okunan ve hiç unutulmayan bir tarihle tanıştıracak. Serinin devamında farklı dönemlerden yine gerçek kahramanlar ve yine heyecan dolu sırlı hikayeler sizleri bekliyor olacak.
107.20 ₺ -
Elif Gibi Sevmek 2 Dem
Çayı deminden anlarsın, yâri ise ayrılık vakti boğazında bıraktığı düğümden... Beklemek değil bizimkisi, demlenmek... Demlenmek yavaşlamaktır biraz. Durmak, bakmak, koklamak, anlamak, öğrenmektir. İçine kazımak, silinmez bir kalemle aklına yazmaktır. Hatırlamak için değil, unutmamak içindir. Peki ya sevmek? Kısmete açılan bir kapı mı, yoksa büyük bir imtihanın başlangıcı mı? Bu kitapta birbirine kavuşanların değil, ancak muhabbetle demlenenlerin aşka ulaşabileceğine şahit olacaksınız. Ve bazı şiirlerin hatırlamak için değil unutmamak için yazıldığını göreceksiniz...
33.00 ₺ -
Tarih Çeşmesinden Binbir Damla
Yusuf Özcan’ın Semerkand Dergisi’nin Binbir Damla isimli köşesinde yayımlanan tarihî kıssalar, hikâyeler bu kitapta toplandı. Tarih çeşmesinden damlayan ibret dolu damlalar bir araya getirildi. Tarihten ders almak, kıssadan hisse çıkarmak, hikâyelerle mesaj vermek geleneğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle sözlü geleneğimizde ibretli hadiseler ezberlenerek nesilden nesillere aktarılmıştır. Bu silsileden kopmamak da dinî ve millî mirasımızdan faydalanmanın en kolay yollarından biridir. Yusuf Özcan menkıbeleri büyük bir ilmi titizlikle tek tek birincil kaynaklarından alarak günümüze taşıyor. Naklettiği her sözün ve olayın kaynağını veriyor.
434.00 ₺ -
İstanbulun Sakinleri
Kulağımıza hep bir yerlerden çalınır: Derler ki, İstanbul sadece bir şehir değildir. İstanbul’un uzağında olan için bu sözün pek bir anlamı olmayabilir. Fakat şehrin içinde yaşayan, bir ara konaklayan veya şöyle kıyısından geçip gidenler için bile İstanbul artık başka bir anlam kazanmaya başlar. Ancak bu şehri İstanbul yapan asıl unsurlardan biri de sinesinde barındırdığı martılar, güvercinler, köpekler, kediler ve cümle sokak hayvanları değil midir? İstanbul asıl rengini, sesini, kokusunu ve güzelliğini bu canlılarla birlikte kazanmıyor mu? Ve hal böyleyken, şehrin esas “sakinleri” de bizler değil aslında onlar olmuyor mu? Bu kitapta, İstanbul’da yaşayan, bir zamanlar buraya yolu düşmüş olan, bu şehri özleyen herkesin kendi hayatından bir şeyler bulacağı metinler yer alıyor. 18 yazarın, kitabın temasını odağa alarak yazdıklarıöykü ve anlatılar ilk kez okurun beğenisine sunuluyor.Üstelik sadece İstanbul değil, bu sefer odakta şehri onlarla paylaştığımız, şehirle adeta özdeşleşmiş martılar, güvercinler, kediler ve köpekler de yazarların anlatılarına eşlik ediyor, onları derinleştiriyor ve daha da anlamlı hale getiriyor. Ve böylece, Şehr-i İstanbul hepimizi bir kez daha yamacına topluyor.
175.00 ₺ -
İçimdeki Müzik Sert Kapak
"Düşünce ve kelimelerin karmaşık işleyişini nasıl çözdüm bilmiyorum ama bu kendiliğinden ve hızlıca oldu. İki yaşına geldiğimde bütün anılarımda kelimeler ve bütün kelimelerin de bir anlamı vardı." "Çok küçükken – belki henüz birkaç aylıkken – kelimeleri bana ikram edilen tatlı bir içeceğe benzetir ve limonata gibi içerdim. Sanki tatlarını alırdım. Karmakarışık düşüncelerime ve duygularıma anlam kazandırırlardı." "Bazen insanlar adımı bile sormuyor, hiç önemi yokmuş gibi ama adım önemli. Benim adım Melody."
70.00 ₺ -
Türkçe Çevirileriyle Arapça Seçme Hikayeler 2
Kitap, muhtevasındaki Arapça hikayelerin titizlikle işlenmiş Türkçe çevirileri sayesinde çeviriyle ilgilenen Arapça öğrencileri için faydalı bir kaynak durumundadır. Aynı şekilde kitap, içeriğinde yer alan her hikayenin sonunda verilen mini testlerde dilbilgisiyle ilgili hazırlanmış olan sorularıyla da Arapça öğrenen herkesin sarf ve nahiv bilgilerini pekiştirmesine katkı sağlayacaktır.
288.00 ₺ -
Türkçe Çevirileriyle Arapça Seçme Hikayeler 1
Türkçe Çevirileriyle Arapça Seçme Hikayeler- I Alanında hazırlanış tarzı ve içeriği açısından ilk olma özelliğine sahip Birbirinden eğlenceli Türkçe tercümeli 55 farklı hikâyeye özel alıştırmalar ve cevaplar Temel düzeyde Arapça bilgisine sahip okuyuculara yönelik bir eser Beş kitaptan oluşan serinin ilk kitabı
288.00 ₺ -
Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek
Yûsuf’un aynası düştü nasibine. Işığın şavkı vurdu içinin içine. Artık içinin mahrem sancıları ayıplanamaz. Artık küller altında tuttuğun ’âh’lar uslanmaz. Artık uyuttuğun hasretlerin rüyaya kanmaz. Artık unuttuğun hicranların susmaz. Üç rüyanın aynasında seni sana anlatıyor Yûsuf. Dünya rüyasının ardına çağırıyor gözlerini. Üç gömleği giydirerek yazgına, alnının çileli çizgilerinde okuyor hayatı. Üç Yûsuf sahnesinin gerilimlerinde, Yûsuf’un tuzağına düşmenin güzelliğini fısıldıyor. Yâkub’ca bekleyişlerin sessizliğinde kalbinin kıpırtılarına dokunuyor. Senai Demirci, Yûsuf Kıssası’nın insanı aynalayan mesajını hece hece keşfe çıkıyor. Yûsuf Kıssası’nın içinden ‘aynalı çarşı’da yürür gibi yürüyor. Yumuşacık akıp giden şiirsel anlatının sıcağında, Kur’ân’ın hitabının diri d/okunuşlarıyla şaşırtıyor okuyucuyu.
273.00 ₺ -
Kırk Gram Tebessüm
Fırtınalı bir dünyada bocalayan insanoğlu, yaşanılan her zorluğun kolaylık ve güzelliğe açılan bir kapı olduğunu bilmiyorsa; o dehşetli fırtınada kuru bir yaprak gibi savruluyor. Bu arada bir yerlere sığınmak istese de, seçtiği yanlış mekânlar onu barındırmıyor, yanlış kişiler de ona sahip çıkmayıp, bazen hem kendisini, hem de sevdiklerini perişan ediyor. Bu duruma düşenler, ümitsizlik nedeniyle geleceğe bakmaktan korktukları için, gününü gün etmeye, hiçbir sınır tanımadan mutluluk peşinde koşmaya başlıyorlar. Ne yazık ki elde ettikleri şey, sahte bir mutluluktan ve sahte gülümsemelerden öteye gidemiyor. “Ruhen ağlayan kişiler gerçek anlamda gülemez.” diyenler doğru demiş. Ruhlar güldüğü takdirde insan da güler. Üstelik her iki cihanda da inşallah. … Elinizdeki kitap, size bambaşka bir tefekkür kapısı açacak ve edepli mizahın seçkin örnekleriyle, ruhunuzun yanı sıra yüzünüzü de güldürecektir inşallah.
11.67 ₺ -
Kesilen Gitar
Bu kitabı yazarken, şimdi ancak rüyalarımda gördüğüm kişilerle görüştüm, onlarla sohbet ettim, hem de yüz yüze. Hayatımı tekrar yaşadım sanki. Kitabı kapatıp geriye baktığımda, ortaya çıkan tek gerçek dünyanın faniliği… Çocukluğumu yaşarken güzel bulduğum şeyler, gerçekten de güzel olan dereler ve ırmaklar, birbiri ardınca ölüp gitmişler bu dünyadan. Bir daha geri dönmemek, inşallah cennette akmak üzere… Uçurtma uçurduğumuz yeşil ovalar, hep birlikte piknik yapıp gezdiğimiz tepeler, kıvrım kıvrım derelerle serinleyen ormanlar; sanki müthiş bir depremle beton blokların altına gömülmüşler. O bâki diyarda tekrar yeşermek duasıyla… Sevdiğim insanlarsa, belki onda dokuzu, başta gül kokulu Resul olmak üzere, ebedî bir diyara göç etmişler. Kalanlarsa yüzlerini oraya çevirmişler. … Bu kitabın başlarında önce cennetteymiş gibi geçen çocukluğumu, daha sonra gençlik yıllarımı dile getirirken son elli yıl içersinde neler kaybettiğimizi gözyaşları içinde fark edeceksiniz.
161.00 ₺ -
Nüzhetül Mecalisden Seçme Dini Hikayeler
İbrahim el-Havvâs anlatıyor: Bir gün rızık aramak için evden çıktım. Bir olta alıp denize saldım… Ard arda tam üç balık tuttum… Hazırlanıp eve gelmek üzereyken kulağıma şöyle bir ses geldi: “Ey İbrahim, bırak bizi! Allah’ı zikredenlerden başka, kendine yiyecek bir şey bulamadın mı?” Bu söz bana çok tesir etmiş olacak ki, oltayı kırdım ve o günden sonra bir daha balık avına çıkmadım… KISSA’DAN HİSSE Bu hikâyelerden hisse alırken, azamî derecede ruhumuzu beslemeye çalışırken, zinhar balık avlamanın günâh olduğunu sanmayalım… Zira balık avlamanın caiz olduğu âyetlerle sabittir. Bu kıssalar bize sadece her şeyin Allah’ı zikrettiğini, binaenaleyh varlıklar içinde en şerefli mevkii işgal eden insanoğlunun zikirden gafil kalmasının doğru olmadığını anlatmaktadır. Hepsi o kadar…
168.00 ₺ -
Kudüslü Ömer
Kudüs, biz Müslümanlar için neden önemli? Tarihinde neler yaşanmış? Bugün neden işgal altında? Yahudiler neden zulmediyor, bizi neden öldürüyor, evlerimizi neden elimizden alıyor, etrafımıza neden duvarlar örüyorlar? Var mısınız yol arkadaşlığına? Hadi o zaman kemerlerinizi bağlayın ve sıkı tutunun. Ya da en iyisi abdest alın. Çünkü gezimiz camiler, türbeler, muhteşem tarihî eserlerle dolu…
165.00 ₺ -
Mesela Hayat
Meselâ Hayat bir hikâyedir… Öyle bir hikâyedir ki bazen tebessüm ettirir, bazen hüzünlendirir; ders verir, teselli eder, öfkelendirir, şaşırtır, sevindirir, düşündürür, umutlandırır. Yolunuzu bağdan, bahçeden geçirir; dağ yollarından şehrin kalabalık caddelerine ulaştırır. Siz, geçip gittiğiniz yerlerde tanıdığınız ve tanımadığınız insanlarla karşılaşırsınız. Kimisi aradığınız kendiniz, kimisi unuttuğunuz bir dostunuz, kimisi yitirdiğiniz bir yakınınız olabilir. Onların yaşadıklarını görür, birikmişlerini öğrenirsiniz. Yaşadıkları, yaşadıklarınız; birikmişleri birikmişlerinizdir. Sade bir üslup ve akıcı bir dille köyden şehre, eğitim ortamlarından iş hayatına, birbirinden farklı hayatlardan kesitler sunan, uzun veya kısa, birbirinden güzel, etkileyici tam yirmi dört hikâyeden ibaret olan Meselâ Hayat; hikâye içindeki hikâyelerlerle okuyucuyu çeşitli mecralara taşıyacak, üstün insan olmanın ayrıcalığını yaşatacaktır. İyi okumalar…
138.70 ₺ -
İstikamet
İstikamet; iyi ve kötünün bitip tükenmek bilmeyen kavgası olan hayatta bir yanda “onulmaz bir sevdanın, ölçüsüz hayallerin, yanlış hesapların, yersiz isteklerin, öfkenin, hasedin, çaresizliğin” diğer yanda “samimiyetin, gayretin, ümidin, sadakatin, iyiliğin, fedakârlığın, sevincin, hüznün ve olmaz denilen olmuşların” yaşandığı hayal ve hakikat mücadelesinden ibaret bir yüzleşmenin öyküsüdür. “Böyledir hayat. An gelir, vakitli vakitsiz, gönül teline bir el dokunur. Envaiçeşit nağmeler dökülmeye başlar. Neşeli, hüzünlü. En çok da hüzünlü…”
124.10 ₺ -
Bahar Gelince
‘Niyet hayır, akıbet hayır’ düşüncesiyle siz bir kapı aralarsınız, araladığınız o kapının ardından başka kapılar açılır. Kendinizi hayatın dört mevsiminin, renklerinin, kokularının ve nimetlerinin arasından geçirecek bir yolun başında bulursunuz. Yürüyeceğiniz bu yolda yüzleşeceğiniz hayaller, ümitler, sevinçler, üzüntüler ve kırgınlıklar hayatın kendisidir. Yolculuğunuz sırasında doğru istikamette samimiyet, azim ve gayretle ilerleyip emek vererek tabiatla bütünleşebilir; insana huzur veren renk renk, burcu burcu kokan çiçekler ve meyvelerle ruhunuzu dinlendirebilirsiniz. Gönül dünyanızı tatlı bir bahar esintisiyle dolduracak bu kitap; sadece tüketmek yerine üretmeyi tercih ederek fıtrat gereği, ‘sadık yâr’ kara toprağın bağrına başını koyanların hikâyesidir.
135.05 ₺ -
Sevgi ve Merhamet Öyküleri
Dünyanın en güzel öyküleri arasından, iyiliğe özendiren, kötülükten kaçındıran harika hikâyeler seçtik... Onları kolayca anlayabilmeniz ve keyifle okuyabilmeniz için yeniden yazdık... Sizler için iyilik, merhamet, dostluk, kardeşlik gibi değerlere dair harika bir öykü dizisi hazırladık... Bu dizinin kitaplarını bir solukta okuyacaksınız, ama ömür boyu unutamayacaksınız...
112.50 ₺ -
Şu Acayip Arılar
Acayip Şeyler Dizisi’nin bu kitabı balarılarının olağanüstü dünyasına dair... Bala dair hiçbir şey bilmiyor olsaydınız, arılar hakkında hiçbir bilginiz olmasaydı, bir kaşık bal yediğinizde ne düşünürdünüz? Bal ile minicik bir böcek arasında böyle bir ilişki olduğunu, bu tatlı nimetin bize zehirli bir böceğin eliyle sunulduğunu bırakın düşünmeyi, hayal bile edebilir miydiniz?
165.00 ₺ -
Memleket Kazan Ben Kepçe
Evliya Çelebi, seyyahlar içinde en eğlencelisi. Elinizde tuttuğunuz kitap ise Evliya Çelebi kitapları içinde bir mizah kapsülü gibi! Evliya nereleri gezmiş, gezmiş de ne görmüş, görmüş de ne düşünmüş diye merak edenler bu kitabı okumalı. Okurken bol bol güldürme ihtimali olduğundan gözünüzden akabilecek yaşlar için yanınızda mendil bulundurmakta; gülerken boğazınıza kaçma ihtimali olduğundan fındık fıstık yememekte fayda var. Haydi bakalım Evliya, anlat bize o günleri!
5.60 ₺ -
Torun Sevme Rehberi
Bu kitabın amacı, çocukların büyük anne ve dede sevgisinden mahrum, büyüdüğü çağımızda, zayıflayan aile bağlarını güçlendirmek ve geniş aile kültürüne katkıda bulunmaktır.
67.50 ₺