-
Türkiyeden Başarı Öyküleri 1
Ülkemizde artık bardağın boş tarafına değil, dolu tarafına bakılmasının zamanı geldiğini düşündük. Bu amaçla hayatın içinden ama bir şekilde hayatın sıradanlıklarını ve kendi kabuğunu kırarak farklı başarılara imza atmış kişileri bu eserde bir araya getirdik. Bu başarılı isimlerin bir kısmını belki ilk defa duyacaksınız ama onların, öyküleriyle ve başarılarıyla sizlere ilham vereceklerine inanıyoruz. Onlar, Türkiye'nin hem kendi içinde hem de farklı arenalarda söz sahibi olması için pozitif değişimin öncüleri olacaklar. Başarı Öyküleri, en sıkıntılı anınızda bile size bir hesaplaşma ve direnme umudu, toplumla yüzleşme çabası aşılayabilecek türden gerçek öykülerle dolu. Eser, birikiminizin bazı unsurlarını kullanmanız ya da çağrışımları zincirini kurmanız amacıyla kaleme alındı. Unutmamak gerekir ki hangi toplumun isimsiz kahramanı çoksa, o toplum diğerlerine üstün gelecektir.
7.00 ₺ -
Zamanın Ötesinde
"Ellerin çok güzel" dedi adam. "Parmaklarımın arasında oynayan kalemi kastediyor olmalısın, güzel olanın ellerim olduğunu sanıyorsun." Bir yandan da gölün maviliğini gözlüyordu yazar. "Senin güzel bulduğun kalemi birisi geri gönderir ya da kırıverir. O zaman parmakların bir işe yaramaz" dedi adam. Cümleler dalgalar kadar dağınık olsa da, gölün üzerinde toparlamayı biliyordu yazar. "Başını ufka çevir" dedi. Başını ağır ağır ufka çeviren kadın, ellerini gördü. Ellerinde kara bir leke. Bakışlarını göle indirdiğinde dalgalar yoktu. Kırgın, mahçup, bir günahın ezikliğinde adımlarını hızlandırdığı sokaklar martıların çığlıklarıyla doldu. Ayak seslerinin arasından göle sızan, dalgalara karışan gözyaşlarıydı. Ağladı. Ağlıyordu. Yaş otuz beşti. Belki yolun yarısı, belki de...
4.90 ₺ -
Yaşama Sevinci Öyküleri
"Öyküler neye öykünür? Neyi işaretler, neye dairdir öyküler?" diye sorsam, bunun muhtemel cevabı şöyle olurdu herhalde: Öykü hayatı, hayatın ta kendisini öykünür. Hayattandır ama hayat değildir. İnsan olmanın en derin sularından süzülüp gelir, gelirken geçtiği yerlerin kokusunu, tuzunu, tozunu beraberinde getirir ama yine de kaynaktaki haliyle aynı değildir. Dolayısıyla öykü okumak, hayatı ve insanı doğala özdeş haliyle, evirip çevirmeden, en yalın şekliyle okumaktır çoğu kere. Belki binlerce öykü, hikaye, mesel, masal okudum bu çalışmayı hazırlarken. Bunun en başta benim düşünce ve hayal hamuruma muazzam katkıları olduğunu bizzat gördüm. Yüzyıllar boyunca halk irfanının bu öykü, mesel ve hikayeler yoluyla taşındığını, hikayelerle, öykülerle düşünmenin insanda ayrı bir bilgelik inşa ettiğini bir daha kavramak olağanüstüydü doğrusu. İyice anladım ki insanlara (ve sık sık kendine) saatlerce teorik ve teknik terimlerle konuşmak yerine bir öykü anlatmak, bir temsil getirmek, bir nükte yapmak yeterli olabilmektedir. O vakit düşündüm ki bilgelik, erdem, anlam, anlaşmak her zaman yüce dağların başında bir mor ışık halesi şeklinde belirmez: Çoğu kere o yüce dağın eteklerindeki küçük, mütevazı bir çakıl taşının bağrında uyuklamaktadır. Öykü okuyabilene, mesel söyleyebilene, "Yaşama Sevinci" duyabilene ne mutlu...
14.00 ₺ -
İnsan Sıcağı Öyküleri
"Öyküler neye öykünür? Neyi işaretler, neye dairdir öyküler?" diye sorsam, bunun muhtemel cevabı şöyle olurdu herhalde: Öykü hayatı, hayatın ta kendisini öykünür. Hayattandır ama hayat değildir. İnsan olmanın en derin sularından süzülüp gelir, gelirken geçtiği yerlerin kokusunu, tuzunu, tozunu beraberinde getirir ama yine de kaynaktaki haliyle aynı değildir. Dolayısıyla öykü okumak, hayatı ve insanı doğala özdeş haliyle, evirip çevirmeden, en yalın şekliyle okumaktır çoğu kere. Belki binlerce öykü, hikaye, mesel, masal okudum bu çalışmayı hazırlarken. Bunun en başta benim düşünce ve hayal hamuruma muazzam katkıları olduğunu bizzat gördüm. Yüzyıllar boyunca halk irfanının bu öykü, mesel ve hikayeler yoluyla taşındığını, hikayelerle, öykülerle düşünmenin insanda ayrı bir bilgelik inşa ettiğini bir daha kavramak olağanüstüydü doğrusu. İyice anladım ki insanlara (ve sık sık kendine) saatlerce teorik ve teknik terimlerle konuşmak yerine bir öykü anlatmak, bir temsil getirmek, bir nükte yapmak yeterli olabilmektedir. O vakit düşündüm ki bilgelik, erdem, anlam, anlaşmak her zaman yüce dağların başında bir mor ışık halesi şeklinde belirmez: Çoğu kere o yüce dağın eteklerindeki küçük, mütevazı bir çakıl taşının bağrında uyuklamaktadır. Öykü okuyabilene, mesel söyleyebilene, "İnsan Sıcağı"nı duyabilene ne mutlu...
14.00 ₺ -
Hayata Dokunan Öyküler
"Öyküler neye öykünür? Neyi işaretler, neye dairdir öyküler?" diye sorsam, bunun muhtemel cevabı şöyle olurdu herhalde: Öykü hayatı, hayatın ta kendisini öykünür. Hayattandır ama hayat değildir, insan olmanın en derin sularından süzülüp gelir, gelirken geçtiği yerlerin kokusunu, tuzunu, tozunu beraberinde getirir ama yine de kaynaktaki haliyle aynı değildir. Dolayısıyla öykü okumak, hayatı ve insanı doğala özdeş haliyle, evirip çevirmeden, en yalın şekliyle okumaktır çoğu kere. Belki binlerce öykü, hikaye, mesel, masal okudum bu çalışmayı hazırlarken. Bunun en başta benim düşünce ve hayal hamuruma muazzam katkıları olduğunu bizzat gördüm. Yüzyıllar boyunca halk irfanının bu öykü, mesel ve hikayeler yoluyla taşındığını, hikayelerle, öykülerle düşünmenin insanda ayrı bir bilgelik inşa ettiğini bir daha kavramak olağanüstüydü doğrusu. İyice anladım ki insanlara (ve sık sık kendine) saatlerce teorik ve teknik terimlerle konuşmak yerine bir öykü anlatmak, bir temsil getirmek, bir nükte yapmak yeterli olabilmektedir. O vakit düşündüm ki bilgelik, erdem, anlam, anlaşmak her zaman yüce dağların başında bir mor ışık halesi şeklinde belirmez: Çoğu kere o yüce dağın eteklerindeki küçük, mütevazı bir çakıl taşının bağrında uyuklamaktadır.
17.50 ₺ -
Gerçek Yaşam Öyküleri
"Uygarlık tarihimizin son 3000 yıllık geçmişini bilmeden yaşayan insan; günübirlik yaşayan insandır." J.W.Goethe Ben bu kitabı okumadan evvel kişisel gelişimle ilgili çok fazla öykü bilen birisi olduğumu zannederdim. Ancak Ayşe Hanımın kitabını okuduktan sonra kişisel gelişimle ilgili ne kadar çok kaynak olabileceğini gördüm. Böyle bir eser yazabilmek için insanın en az 3000 kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Oğuz Saygın Kişisel Gelişim ve NLP uzmanı Karamsarlık ve çözümsüzlük bulutları arsında bunalan bizler için, gerek kendi iç dünyalarımız, gerek insan-insan ilişkileri, gerek insan-kainat ilişkileri açısından pozitif bir enerji sağlayacak ve zevkle okunacak güzel bir çalışma. Selim Gündüzalp Zafer Bilim Araştırma Dergisi Genel Yayın Yönetmeni - Yazar Bu eserde, her milletten, her meslekten bir çok başarılı insanın sırrı, önümüze manevi bir projektör gibi konulmuş.Her insan aynı prensiplerle aynı sonuçlara gidemeyebilir. Ancak, faydalılığı denenmiş o düsturlar, kültüre, çağa, imkana adapte edilerek, her zaman kullanılabilir. Dikkat çeken başlıklar halinde, insanlığa başarı örneği olmuşların hayatları önümüze serilmiş. Kısa, özlü, uygulanabilir ölçüler, kolay okunacak bir biçimde sunulmuş. Vehbi VAKKASOĞLU Eğitimci-Yazar Yaşanmış öyküleri içeren kitaplar bize tecrübe kazandırır. Başka insanların hayallerini, gizemlerini, hedeflerini kısacası birçok düşünsel davranış biçimlerini irdeleyerek; yaptığı hataları, başarıları inceleyerek deneyim kazanmak mümkün. Bu anlayışla hazırlanan bu kitapta, kahramanları belirli bir şablonda değil, farklı karakterlerden oluşan bir argüman içinde bulacaksınız. Aralarında devlet büyükleri, bilim adamları, filozoflar, sanatçılar, sporcular. kısaca birçok meslek grubundan, kitaba derinlik kazandıran kişiler yer alıyor. Bazı öyküde düşünceye dalacak, bazı öyküde belki de kendinizle yüzleşeceksiniz.
8.40 ₺ -
Enfes Öyküler
"Gerçekten de doğru. Bu öyküleri okuduktan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Çok düşündürücü ve çok kolay okunan bir eser." - Mehmet Ali Birand- "Bireylerin duygusal gelişiminde sevgi ve saygıyı ön planda tutan, son derece humanist bir yapıt... Manevi değerlerin neredeyse yok olma noktasına geldiği bir dünyada hoş anlatımıyla unuttuğumuz bazı duyguları bize yeniden hatırlatıyor... Ben 'Enfes Öyküler'i hem büyüklere hem de küçüklere öneriyorum..." - Jülide Ateş- "Enfes Öyküler kitabında her bir öyküyü okuduğumda kalbimin yerinden çıkacağını, öykülerin duygularımı ve gözyaşlarımı zorladığını hissettim. İsmini koyamadığım o coşkulu duygularımı paylaşmak için, eşimi sık sık uykudan uyandırdım. Kitabı uzun süre çantamda taşıdım. Tekrar tekrar okudum..." - Mediha Acar- "Kitabı okuyunca şuna inandım: Artık kimsenin 'Benim okumaya zamanım yok, okumak beni yoruyor, okurken sıkılıyorum!' gibi bahaneleri olmayacak. Enfes Öyküler'den sonra yaşama umutla ve sevinçle bakacağınıza inanıyorum. - Aslan Tonyalı- "Enfes Öyküler; insanları, çevreyi sevmeyi, hoşgörüyü, özveriyi, paylaşımı ve pozitif iletişimi veren enfes bir kitap. Bu duyguları yaşamak isteyen bütün arkadaşlarım okumalı. Emin olun ki artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak..."
7.00 ₺ -
Ben Bu Öğretmeni Çok Sevdim
"Kopya yasak, malûm ama bu kadarcık "tüyo"yu kopyadan saymayınız. O sizi seviyor; sevmese, bu kitap şu anda elinizde olmazdı. Siz de bu öğretmeni seveceksiniz! " A. Turan Alkan "Öğretmenlik en kutsal meslek. Zor meslek Bu zor işi hakkıyla yapabilmenin sırlarını veren Turgay Yalanız'ın elinizdeki kitabı, sadece bu mesleğin değil, hayatın da mutluluk ve başarı anahtarını içermekte" Doç. Dr. Ramazan Gülendam "Bu kitabı okumadan öğretmen olmayı aklınızın ucundan bile geçirmeyin." Önder Altınkaynak "Harika" Şükrü Akkaya "İşte kitap bu ya" Mustafa Delice Bu kitabı çıkarmak için niye bu kadar bekledin arkadaşım Cihan Torkay
8.40 ₺ -
Başka Masallar
Zebercet oğlu, Zülküf eski ve inatçı bir masalın yapayalnız kalmış kahramanıdır. Zülküf zamanın sahibinden emir alıp da Nişabur yoluna düşeli kaç gün geçmiştir bilinmez. Bilineni şudur ki Zülküf, Nişabur’a doğru giderken zaman içre gittiğinin de farkındadır. Yaşadıklarını düşünür yol boyu. Öyle garip haller, öyle değişik işler gelmiştir ki başına, “Keşke makamından bir demet çiçek mi derdin de düşünürsün” diye sorar kendi kendine. Zülküf nihayet bu masalın zamanının da coğrafyasının da aslında olmadığını anlayıp asıl olanın yolculuk etmek, üstelik içinden içine yolculuk etmek olduğunu keşfedince rahatlar.
45.50 ₺