-
Tasavvuf Sohbetleri 2 Cilt
asavvuf Sohbetleri - Mehmet Ildırar Tasavvufun, insanı bir iklimden alıp diğer iklime taşıyan değiştirici ve geliştirici gücü sohbettir. Sohbet meclislerinde tek tek kemale erenler, ruh dünyası sohbetle yoğurulmuş güçlü bir toplum oluştururlar. Böylesi güçlü toplumlar, büyük bir ahlak krizi yaşayan dünyamızın da ihtiyacıdır. Tam da bu ihtiyaç noktasında merhum yarbay Mehmet Ildırar’ın sohbetleri, kitapla kalbin, ilimle irfanın, hükümle hikmetin, örnekle ibretin, amelle aşkın karışımından oluşan leziz bir sofra gibidir. Bu sofranın müdavimleri tövbeyi, tasavvufu, mürşid-i kamilin önemini, tasavvufi hayatı ve edebi öğrenerek ruh dünyalarını zenginleştirir.
644.00 ₺ -
Manevi İkramlar Mebde ve Mead
MANEVİ İKRAMLAR 16. yüzyılda Nakşibendîyye yolunda büyük iz bırakmış, örnek ahlakı ve edebiyle günümüze kadar yaşamış İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin kıymetli bir eseridir. Talebesi Muhammed Sıddık Bedahşî tarafından derlenen bu kitap, tasavvuf yolunun inceliklerini anlatmakta, anlaşılması güç konuları örneklerle akla uygun hale getirerek bizlere sunmaktadır. Sade bir üslupla hazırlanan eserde âyet-i kerimeler ve hadis-i şerifler ile ilgili konulara deliller getirilmiş, satırların arasına mutasavvıf şairlerden Farsça ve Arapça mısralar serpiştirilerek bu münevver kitaba ayrı bir lezzet katılmıştır.
140.00 ₺ -
Hikemi Ataiyye
HİKEM-İ ATAİYYE TASAVVUFİ HİKMETLER Alemlerin Rabbi olan Allah’a (c.c) hamd, O’nun yüce resûlü Muhammed’e (s.a.v) sâlât ve selâm olsun. Tasavvuf ilmi değer olarak ilimlerin en yücesi, iftihar vesilesi olarak en büyüğü ve ışık olarak en parlağıdır. Nasıl olmasın ki; o, şeriatın özü ve tarikatın hedefidir. Hakikat nurları onunla parlar. Tasavvuf ilmiyle ilgili yazılmış en kıymetli eserlerden biri de Hikem-i Atâiyye’dir. Zira bu Hikmetler ledünnî hibeler, Rabbâni sırlar ve kudsi fikirlerden bahsetmektedir. Fakih Bennani, "İbn Atâullah’ın (k.s) Hikem’i sanki vahiy gibi… Şayet Kur’an’dan başkasıyla namaz caiz olsaydı Hikem’in sözleriyle caiz olurdu” demiştir.
185.50 ₺ -
Hadaikul Verdiyye Nakşi Şeyhleri
HADÂİKU’L-VERDİYYE - NAKŞİ ŞEYHLERİ İlk insandan bu yana tasavvufî düşünce çeşitli isimler altında, insanın hayatında en yüksek değer olarak daima mevcuttur. İnsanın Allah ile olan derin ilgisini gönüllerde yaşattığı için, hiçbir devirde yolcusuz ve ıssız kalmamıştır. En mükemmel ve en son din olan İslâm’ın insanlığa indirilişinden bu yana, sûfîlik mesleğine gönül verenler, yol demek olan "tarikat”ın fikrî ve manevi müesseseleri etrafında, ahlâkî gelişimlerini tamamlamak için toplanmışlardır. Tarikat kurumları ile tarikat halkasını devam ettiren zatlar, tasavvufî terbiyeye girmeden önce fıkıh, hadis, tefsir gibi zâhirî ilimleri tahsil etmişler, bu ilimlerin tahsili sonrasında kalplerini tasfiye ve ilâhî muhabbeti tahsil için bir mürşid-i kâmil bulup ona intisap etmişlerdir. Tarikat mekteplerinde "seyrü sülûk” adı verilen eğitimi tamamlayan bu zatlar, mürşidleri tarafından toplumu irşad için görevlendirilmişlerdir. İslâm ahlâkının en güzide örnekleri Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem] ve onun yolundan giden mana erleridir. Hz. Âişe, Resûlullah’ın [sallallahu aleyhi vesellem] ahlâkını tarif ederken, "Onun ahlâkı Kur’an’dı” der. Sûfîler Kur’an ahlâkını tasavvufî ahlâk olarak sistemleştirmişler, Kur’an ahlâkının yaşanabilirliğini hem kendi yaşantılarıyla hem de eserlerinde ifade etmişlerdir. Bu eserlerdeki hayat hikâyelerini okumak, yaşama biçimlerini incelemek ve onlardan örnek modeller çıkarmak insanların gönül dünyalarını genişletir. Eser, mübarek zatların hayat hikâyelerini okumak, yaşama şekillerini öğrenmek ve onlardan kendi yaşantımıza örnek tavır ve davranışlar edinmek adına oldukça önemlidir. Bu eseri tercüme etmedeki gayemiz, modern insanın, hayatının çözüme muhtaç alanlarında yardımcı olacağını ümit ve temenni etmemizdir. Bu eser, şahsiyetlerinde taşıdıkları irşad kendileriyle yolu aydınlatan mana erlerini konu edinmesi ve hayatları yönlendirici bir baş ucu eser okuyabilecekleri kalıcı bir eser olması hasebiyle tercüme edilmiştir. Elinizdeki eser Reşehât kitabından sonra, Nakşibendiyye silsilesine mensup şeyhler hakkında bilgi veren en kapsamlı kitaptır. Kitap, Nakşibendiyye’nin Hz. Ali’ye ulaşan iki Alevî silsilesiyle, Hz. Ebû Bekir’e ulaşan Bekrî silsilesindeki zatları ayrı ayrı üç bölümde anlatmaktadır. Ana silsiledeki elli dört zatın hayatları nakledilirken, halifeleri ve halifelerinin halifeleri de verilmiştir. Hadâiku’l-Verdiyye kitabı bu yönüyle, 16. ve 19. yüzyıllar arasında yaşayan Nakşibendî şeyhleri hakkında yazılan en derli toplu ve güvenilir kaynak olma özelliğini taşır. On altı yıldan kısa bir süre içerisinde yetiştirdiği yüzlerce halife ile Nakşibendîliğin geniş bir coğrafyaya yayılmasına vesile olan Mevlânâ Hâlid el-Bağdâdî hazretleri ve halifeleri hakkında da geniş bilgiler yer almaktadır. Ayrıca sohbet, hatm-i hâcegân, zikir, rabıta ve murakabe gibi konularda Nakşibendîliğin usulleri yeri geldiğinde açıklanmaya çalışılmıştır. Allah bu eseri telif edenden razı olsun. Cenâb-ı Hak bizlere bu eserde bahsedilen ve övülen manevi iklimlere ulaşmayı ihsan etsin. Tercüme edilmesinde katkısı olan fedakâr ve cefakâr bütün dostlara teşekkürü borç biliriz. Eserin tercümesinde başından beri azimle ve gayretle uğraşan Mehmet Bilgen Bey’e, hem metin tercümesinde hem de Farsça şiir tercümesinde göstermiş olduğu titizlik ve incelikten dolayı Hacı Yılmaz’a, son okumayı yapan, tetkik ve tashih eden Kazım Karaağaç ile M. Hakan Öner ve Hüseyin Okur hocalarıma teşekkür ediyorum. Mehmet Emin Fidan Düzce
560.00 ₺ -
Behcetüs Seniyye Nakşibendi Adabı
BEHCETÜ'S SENİYYE - NAKŞİBENDÎ ÂDABI Tasavvufî düşünce, ilk günden bu yana çeşitli isimler altında varlığını sürdürmüş, insanların hayatında en yüksek değer olarak daima mevcudiyetini korumuştur. Tasavvuf yolu da hiçbir zaman ıssız ve yolcusuz kalmamıştır. İslâm dininin insanlığa indirilmesinden bu yana, sûfîlik mesleğine gönül verenler, bu yol vasıtasıyla en yüksek mertebeleri elde etmişlerdir. Tarikat halkasını devam ettiren kâmil ârifler, tasavvufî terbiyeye girmeden önce fıkıh, hadis, tefsir gibi zâhirî ilimleri tahsil etmişler, sonra kalplerini tasfiye için kâmil bir mürşide intisap ederek ilâhî muhabbeti tahsil yoluna koyulmuşlardır. Tasavvuf mekteplerinde "seyrü sülûk” adı verilen eğitimi tamamlayan bu ârifler, mürşidleri tarafından halkı Hakk’a irşad için görevlendirilmişlerdir. Bu kâmil zatlar; gerek sözleriyle gerek halleriyle ve gerek kaleme aldıkları eserleriyle insanlığa örnek olmuşlardır. Elinizdeki eser, el-Behcetü’s-Seniyye fî Âdâbi’t-Tarîkati’l-Aliyyeti’l-Hâlidiyyeti’n-Nakşibendiyye adıyla meşhur olup büyük İslâm âlimi, ârif, sûfî, Şeyh Muhammed b. Abdullah el-Hânî’ye aittir. Adından da anlaşılacağı gibi bu kitap, Nakşibendî-Hâlidî meşrebini anlatan temel bir eserdir. Mevlânâ Hâlid hazretlerinden sonra yazılan kapsamlı ve değerli kaynak kitaplardandır. Kitapta Nakşî sûfîlerin inanç, ilim, ahlâk, hal, makam, usul, edep ve müridi Allah’a ulaştıran yolları işlenmektedir. Baştan sona Allah dostu kâmil müminlerin yaşadığı, tattığı ve kâinata yaydığı ilâhî muhabbeti ve güzel edebi ele almaktadır. İnsan terbiyesinde varılabilecek en yüksek seviyeyi ve Allah dostlarının bunu nasıl gerçekleştirdiğini gözler önüne sermekte, her seviyedeki insana bunun yolunu göstermektedir. Ayrıca eserde Şâh-ı Nakşibend, İmam-ı Rabbânî ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretlerinin hayat ve menkıbeleri yer almaktadır. Hak Teâlâ’nın yardımı, büyüklerin himmet ve bereketiyle bu kıymetli eserin tercümesine muvaffak olduk. Elhamdülillâh. Eserde geçen âyetlerin sûre ve numaralarını belirttik. Ayrıca bütün hadisleri tahriç edip hadis kaynaklarındaki yerlerini gösterdik. Anlaşılması zor ve kapalı olan yerleri dipnotlarda açıkladık. Daha rahat okunması ve takip edilebilmesi için konuya uygun başlıklar ekledik. Konunun bütünlüğünü sağlamak amacıyla bazı yerlerde takdim ve tehir yaptık. Bu çalışmanın, hayırlara vesile olmasını, bakan ve okuyan herkesin istifade etmesini yüce Allah’tan dileriz. Kıymetli okuyucularımızın eseri, güzel bir niyetle okumalarını ve içerdiği kıymetli bilgileri anlayarak hayatlarına geçirmelerini Cenâb-ı Hak’tan niyaz eder, ayrıca okuyucularımızın dualarını talep ederiz. Siraceddin Önlüer
343.00 ₺ -
Zikir
Tasavvuf, Cenâb-ı Hakkın iradesinin hayatın her aşamasında uygulamasının, yani hâle tam olarak geçirilmesinin yanısıra, İslâm’ın ihsan boyutu olarak tarif edilmektedir. Tasavvufun özü ise, insanın kendini bilmesidir. İnsanın kendini bilmesinin en önemli tezâhürü de zikirdir. Tasavvufta zikir, kişinin benliğinden kurtulup, evrensel benlikle var olma yoludur; Allah’a vâsıl olma iştiyâkıdır. Kişinin nefsânî arzularından kurtulup, ebedî olana yönelmesidir. Zikir, dirilmek ve hayat bulmaktır. Bu mânâda fenâ-bekâ düşüncesi tasavvufta üzerinde çok durulan iki kavramdır. Fenâ, benlikten, nefisten kurtulma; bekâ ise, kendi bütünlüğünü kazanıp evrensel benlikle bütünleşme olarak değerlendirilmiştir. Zikir insanın fenâ haline ulaşması için tarîkatların uyguladığı en önemli usüllerden biridir. Zikir, aynı zamanda tarîkat uygulamalarının en önemli unsurlarından birisidir. Tarîkatlardaki ilk derstir. Zikrin “lisanî zikir”, “kalbî zikir”, “toplu zikir”, “semâ”, “hatm-ı hâce”, “darb-ı esmâ,” “kayamî zikir,” “deverân” gibi şekilleri tarîkatların meydana geliş süreciyle birlikte ortaya çıkmış hususlardır. Zikir ve musiki arasında da irtibat kurulmuştur. Dinleme, musiki anlamına gelen sema Mevlevîlik tarîkatının zikridir. Ayakta dönerek icrâ edilir. Buna “Mukabele” de denilir. Bugünkü şekliyle semâ, sonraki asırlarda ortaya çıkan bir uygulamadır. Mesela,“Hatm-i Hace” Nakşbendî tarîkatında kişinin şeyhin huzurunda oturarak icrâ ettiği zikirdir. Sessiz yapılır. “Büyük hatme”, “küçük hatme” diye ayrılır. Râbıta ile başlar, duâ ile sona erer. Gözler kapalı olarak yapılır. İntisâbı olmayan iştirak edemez. “Darb-ı Esmâ” ise, Halvetîlerde icrâ edilen zikirdir. Bunun gibi tarîkatların farklı zikir uygulamaları olsa da hepsi özü itibariye birdir. Rabbimiz (c.c.), insanın kendisiyle bütünleşme ve varoluş kazanma hakîkati olan zikrin ehemmiyetini “Siz Beni zikredin ki Ben de sizi zikredeyim” (Bakara, 152) ifadesiyle beyan buyuruyor. Mevlânâ, Mesnevî’sinde bu konuyla ilgili şöyle bir hikâye anlatır: Adamın biri her gece Allah’ı zikreder ve bu zikrinden de zevk almaktadır. Bir gece Şeytan ona şöyle vesvese verir: -“Bunca Allah demene karşılık Onun lebbeyk (buyur) demesi nerede? Böyle ne vakte dek “Allah” deyip duracaksın?” Adam bu vesveseden üzülür, eleme düşer, başını yere koyup yatar. Rüyada Hızır (a.s.)’ı yeşiller giymiş olarak görür. Hızır ona: -“Niçin zikri bıraktın? Zikretmekten niye vazgeçtin?” der. -“Lebbeyk” sesi gelmiyor. Kapıdan kovulacağımdan korkuyorum” -Senin “Allah” demen, sana aynı zamanda “lebbeyk” denilmesidir. Senin o derde düşmen, çareler araman kapıya kabul edilmendendir. Her Allah demende sana gizlice “Lebbeyk” (buyur) denilir.” Dolayısıyla insanın arayış içinde olması, âh u fîgan etmesi, ahh çekmesi, zikredebilmesi hep Cenâb-ı Hakkın bir lütfudur. İnsan gidecek başka kapının olmadığını bilerek, bu şuur içinde hayatını sürdürebilmelidir. Bu kitapta tasavvufun en önemli mevzularından biri olan zikir konusu temelde tasavvufî bir bakış açısıyla ele alınmaya çalışılmıştır. Kitap; önsöz, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde, İslâm’da zikir, Kur’ân-ı Kerîm’de zikir, Efendimiz (s.a.v.)’in hayatında zikir, tasavvufta zikir, zikrin üç hâli, zikrin önemi, zikrin sürekliliği, zikrin benlik inşâsına tesiri, tefekkür zikir birlikteliği, zikrin evrensel yönü, zikrin sosyal-psikolojik yönü, zikrin kuşatıcılığı, dâimî zikrin önemi ve tesiri, zikrin kişiliğin oluşumuna ve insan-ı kâmil olmaya tesiri, zikir tefekkür ilişkisi, zikir ma’rifet ilişkisi, zikir vuslat ilişkisi, zikir mekân ilişkisi, zikir şükür ilişkisi, zikrin diğer ibadetlerle münâsebeti gibi konular işlenmiştir. İkinci bölümde ise, farklı zikir uygulamaları başlığı altında, hafî zikir, cehrî zikir, tevhid zikri gibi konulara temas edildikten sonra tarîkatlarda zikir başlığı altında Kâdirî, Nakşî, Rıfâî, Kübrevî, Sühreverdî, Halvetî, Gülşenî, Mevlevî gibi tarîkatlarda zikrin farklı icrâ ediliş şekilleri ve farklı isimlendirmeler ortaya konulmuştur.
160.60 ₺ -
Yolculuk Nereye?
Yolculuk nereye? Yolculuk, hiç şüphesiz oraya... Rabbin huzuruna... Peki, ama oraya nasıl varmalı? Bu soru çok daha hayati. İnsan, yolculuğun sona doğru ilerlediğinin bir şekilde farkına varır da, asıl “Oraya nasıl varmalı?” sorusunu sormayı, cevabı üzerinde yoğunlaşmayı, daha önemlisi doğru bir cevabı bulmayı ıskalayabilir. İnsan, dünyaya, Rabbin bünyesinde sakladığı türlü çeşitli potansiyellerle gelir. Sonra bu potansiyel imkânlar, gün yüzüne çıkar, insanın gücünü - kuvvetini oluşturur. Bir süre böyle “Güçlü” olarak devam eder insan hayatı. Sonra şakaklara ak düşer. Zirve dönülür. Güç azalır, azalır ve azalır. Son nefes, insanın son gücüdür. O da gittiğinde, insanda, dünya varlığından bir şey kalmaz. Bu durumda insanı, ebediyet kapısı gibi duran kabre götürürler. Kabre konulduğunda, insanın malı, mülkü, ünvanları, evladü ıyali, her şeyi ama her şeyi bu tarafta kalmıştır. Artık hayatın gerçeği öte dünyadır. Ebediyyet âlemidir ve orada Rabbin huzuruna çıkılacaktır.
94.90 ₺ -
İmandan İhsana Tasavvuf
İmandan İhsana Tasavvuf ...eserimizde tasavvufun umûmî olarak muhtevâsını verdikten sonra, onun ana mevzûunu teşkileden mârifetullâh, muhabbetullâh, tezkiye-i nefs, tasfiyei kalb, tasavvufî üslûb vb. hususları îzâh etmeye gayret ettik. Başta Peygamber aleyhissalâtü vesselâm olmak üzere, o mübârek varlığın vârisleri olan İslâm büyüklerinin davranışlarından örnekler sunmaya çalıştık. Yer yer de tasavvufun derinlik ve incelikleriyle ilgili birtakım tereddüt ve muhalif görüşlere cevap mahiyetinde şahısları hedef alarak değil sadece fikir bazında mâlumat arz ettik.Ayrıca eser de, tasavvufun arzu ettiği mânevî terbiyeden uzak bâzı kimselerin, ya iyi niyetle fakat câhilâne ya da gafletlerinden ötürü aksak, kifâyetsiz ve yersiz uygulamalarının bu mübârek yol ile bir alâkasının bulunmadığına temas ettik. Hâsılı bütün bu yönleriyle eser, zâhirde müellifinin, ancak hakîkatte Hak dostlarının bir te’lîfidir.Yâni eserdeki bütün feyz ve güzellikler, ehlullâhı gönül âlemlerinden bizlere yansıyan ulvî akislerdir.Bizim vazîfemiz, günümüzün lüzûm ve şartlarına göre bunları derlemek gayretinden ibâret olmuştur. Yâ Rabbî! İlim ve idrâkimizin kifâyetsizliğine rağmen,engin tasavvuf âlemi hakkında izhâr ve ifâdesine cür’et ettiğimiz his ve fikirlerimizin, muhterem okuyucularımızda inşâallah hâsıl edeceği feyz ve tesirlere sonsuz bir teselsül bereketi ihsân eyle! Allâh’ım! Bu âcizâne gönül hizmetimiz vesilesiyle bizi muhterem okuyucularımızla birlikte sonsuz nîmetlerine lutfen ve keremen nâil eyle! Bu nîmetleride kendi şân-ı ulûhiyyetinin azamet ve îcâbına göre muhteşem bir muhtevâ ile lutfeyle! Âmîn!..
547.50 ₺ -
Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik
İmam-ı Gazali’ nin en büyük eseri olan İhya-u Ulum’id-din, her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. İhya-u Ulum’id-din içinde yer alan konuların her biri, eserin orjinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhya-u Ulum’id-din’ in üçüncü cildinde yer alan yedinci kitap Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik’dir. Bu kitapda; özetle diyebiliriz ki, malın faydalı yönleri olduğu kadar, afet ve tehlikeli olan yönleri de bulunmaktadır. Bunun faydalı ve yararlı yönlerini yerine getirmenin sonucunda kurtuluş bulunmakla birlikte, kötülüğü de kişiye felaket ve tehlike getirir. Kaldı ki, bunun iyisini kötüsünden, hayrını şerrinden ayırmak da öyle pek kolay değildir. İşte bu konunun tek tek ele alınarak açıklanması gerçekten pek önemlidir.
114.00 ₺ -
Mesnevi Bahçesinden Bir Testi Su
"Mesnevi Bahçesinden" ser-levhasıyla takdim edilen bu kitabın muhtevası, Allah dostlarının şifa pınarı olan gönül bahçelerinden derlenmiş "alev renkli bir demet karanfil" ve "bir testi su" dur. Rabbimizden niyazımız şu ki; bu "alev renkli bir demet karanfil" ve "bir testi su", ruhaniyetlerin tecellisi ile kalbte "yanışlar, kavruluşlar" ve gönül şebnemlerinde "zemzemler" meydana getirsin! Amin!..
292.00 ₺ -
Mektubatı Rabbanide Şeriat ve Tasavvuf
Mektûbât-ı Rabbânî’de Şerîat ve Tasavvuf Bir İmâm-ı Rabbânî kitabı. Mektûbât’tan seçilmiş 199 mektup. Altınoluk dergisi, okuyucularına İmâm-ı Rabbânî’nin gönül dünyasından süzülmüş bir “Tasavvuf Çerçevesi”ni taşıyor. “Tasavvuf Çerçevesi” demişsek, İmâm-ı Rabbânî söz konusu olduğunda bunun bir “Şeriat çerçevesi” olduğunu ifade etmekten zaitlerden oluyor. Ve Altınoluk da zaten bunun için seçti bu kitabı. Şeriat mi, tarikat mi, hakîkat mi, mârifet mi tartışmaları içinde savrulup gitmek var. Bir de işin ana çerçevesini Kur’ân ve Sünnet’in çizdiği İslâm ölçüleri demek olan Şeriat’i temel alıp, diğer her şeyi onun içinde ilerleyiş olarak görmek var. İmâm-ı Rabbânî çizgisi bu. Kendini en önce Şer’î Şerîf ile bağlamak, ondan sonra gönül yolculuğunu sürdürmek, nereye kadar tırmanılabilirse…
401.50 ₺ -
Kuranı Kerimde Seyru Sülük
İbn Acîbe, Kuzey Afrika tasavvufunun önde gelen şahsiyetlerinden biridir. Şâzelî ekolüne mensup bir sûfî olan İbn Acîbe, Hikem-i Atâiyye müellifi İbn Atâullah el-İskenderî (v. 1309) ile Şeyh Ahmed Zerrûk (v. 1493) gibi sahasında otorite kabul edilen sûfîler silsilesinden gelen bir zâttır. Onun İslâmî ilimlerdeki derin bilgisi ile telif ettiği, şeriat ve hakîkatı buluşturan eserleri de eşsiz niteliktedir. Tasavvufî hayatın Kur’ân ile olan yakın bağı bu sahada yazılan tefsirlerin çokluğu ile kendini ortaya koyar. Sûfîlere göre Kur’ân kendini ancak yaşayanlara açan bir ilim deryası ve ilham kaynağıdır. Sülûkta kemâlâtın bir ölçüsü de müntehî sâlikin aradığı her meselenin cevabını Kur’ân-ı Kerîm’den bulabilmesidir. Bu sebeple sûfîler hem teorik hem de pratik meselelerini Kur’ân’dan yola çıkarak çözümlemek için pek çok tefsir kaleme almışlardır. Bu gayretler arasında İbn Acîbe’nin tefsiri özellikle tekke hayatının pratik sorunlarına cevap verebilecek şekilde kaleme alınmış olması açısından önemlidir. Müellifin âyetlerden yola çıkarak insanı hayrete düşürecek bir tefekkür ile mürid-mürşid ve müridler arası ilişkilerde kurallar vazetmesi sebebiyle eser üzerine müstakil bir çalışma yapılmasının faydalı olacağını düşündük ve bu çalışmayı yapmaya karar verdik. Biz bu çalışmamızı dört bölüm olarak ele aldık. Birinci bölümde İbn Acîbe’nin hayatı, eserleri, yetiştiği dönem ve tasavvufî şahsiyetini inceledik. Her ne kadar Gazâlî gibi keskin bir dönüşü olmasa da müellifin 14 / KUR’ÂN-I KERÎM’DE SEYR U SÜLÛK zâhirî ilimlerden tasavvufî ilimlere dönüşünü, sülûk yolundaki ciddi gayretlerini onun Fehrese’sinden yine onun rûh dünyası ile birlikte aktarmaya çalıştık. İkinci bölümde müellife göre, seyr u sülûk sürecinin Kur’ân merkezinde temellendirilmesi, sülûkun makâmları ve bunların aşılmasında sâlikin dikkat etmesi gereken hususlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde mürşidin Kur’ân’daki yerini, mürşide verilen Kur’ân kökenli isimler, mürşid olmanın şartları gibi konuları ele aldık. Bu bölümde İbn Acîbe’nin peygamberlerle alâkalı âyetleri, onların varisleri olan ulemâyı ve sûfiyyeyi merkeze alarak yorumladığını gördük. Dördüncü bölümde ise “Sülûkun en önemli muhatabı olan sâlik nasıl olmalıdır?” sorusuna cevap verildi. Müellifimiz Kur’ân’dan yola çıkarak sâliklere muhtelif adlar vermiştir ki bunların pek çoğu başka kaynaklarda rastlanmayan orijinal isimlendirmelerdir. Çalışmam esnasında yardımları dokunan tüm dostlarıma özellikle de metni gözden geçiren Prof. Dr. Ramazan Muslu’ya, Dr. Murat Kaya’ya ve son okumayı gerçekleştiren Abdurrahman Mıhçıoğlu, M. Nedim Tan ve K. Yusuf Ünal’a teşekkürü bir borç bilirim. Eserimizdeki başarılar Allah’tan; hata ve kusurlar ise bizdendir. Süleyman DERİN Küçük Çamlıca / 15 Eylül 2012
255.50 ₺ -
Hak Dostlarından Hikmetler Hazreti Mevlana
İnsanlar vardır, daha yaşarken mâzi olmuşlardır. İnsanlar vardır, asırlar önce yaşamış olmalarına rağmen, gönüllere hayat bahşeden nefesleri bugün bile dipdiridir. Yani onlar, üzerlerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, aslâ mâzi olmayanlardır. İşte gönülleri tenvir, irşad ve ihyâ vazifesine, Cenâb-ı Hak tarafından çağları aşan bir teselsül bereketi ihsân edilen müstesnâ Hak dostlarından biri de; Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’dir. Hazret-i Mevlânâ’nın asırlar önce insanlığa ihlâs ile yazdığı irşad mektubu, bugün bile bütün dünyada akis buluyor ve heyecan uyandırıyor. Zira onun insanlığa yâdigârı olan gönül eserleri, insanın iç dünyasına ayna tutarak kendini tanımasına, özüne dönmesine ve mânevî problemlerini çözmesine yardımcı oluyor. Asrımızın materyalist zihniyetinin sultası altında ezilen insanların gönül âlemlerini huzur ve sü-kû-na kavuşturuyor, hidâyetlere vesîle oluyor…
182.50 ₺ -
Derviş Keşkülü
Tasavvuf ve dergâh kültürümüze dair muhtelif yazılardan oluşan ve Derviş Keşkülü adıyla okuyucuya sunulan bu eser, sufilerin düşünce dünyası ve gelenekleri hakkında faydalı ve önemli bilgiler sunmaktadır. Tasavvuf kültüründe çiçek konusuyla başlayan eser, İslâmiyet’in yayılmasında sufilerin rolü, tasavvuf ehlinin miracı, sufi gözüyle hac, hoşgörü, tekke yemekleri, aşure gelenekleri, tasavvuf kültüründe meyve, Yesevilik’te zikir, Üveysilik ve rabıta gibi konularla devam etmekte ve Bandırmalı iki Allah dostunun hayatından çizgilerle sona ermektedir.
160.60 ₺ -
Çağları Aşan Mevlana Çağrısı
Mevlânâ çağırıyor! Çünkü Mevlânâ bir çağrı insanıdır. Halkı Hakk’a, aşka, hoşgörüye, gönül inşâsına ve en önemlisi ümîde çağırmaktadır. Onun bu çağrısının yılları aşarak eskimeden, pörsümeden, bozulmadan ve bayatlamadan günümüze ulaşması, onun çağırdığı şeyin solmayan bir renk, bozulmayan bir âhenk, ve ebediyet âlemine açılan bir hevenk olmasından ve çağrı uslûbundaki etkileyicilik, kuşatıcılık ve çekiciliktendir. Çağırdığının gücü ve çağrısının üslûbu ona ebediyet kazandırmıştır. Yorgun gönüller, ümidsiz zihinler ve solgun gözler onun sözlerinde ve eserlerinde ışık, aydınlık ve heyecan bulmuşlardır.
164.25 ₺ -
-
Envarül Aşıkin Aşıkların Nurları
Dünyevî ve uhrevî kurtuluşumuzun ana maddeleri şunlardır: 1 - Tashih-i İ'tikad, yâni inançları düzeltmek. Bu da Ehl-i sünnet mezhebine bağlı olmakla olur. 2 - Namazın ikâmesi 5 vakit namaz (erkeklerce) dâima cemaatle kılınacaktır. 3 - İbadeti yaratılışının hikmet ve sebebi bilmek, en büyük vazifemiz yaratıcımız olan Hak Teâlâ'ya ibadet ve kulluktur. 4 - İhlâs, yâni katışıksızlık. Allah Teâlâ'ya karşı daimâ ihlâslı olacağız. Sırf O'nun yüce rızâsı için ibâdet edecek, hayırlarda bulunacağız. 5 - İslâm dâvasına Hizmet edeceğiz. Onu asla kendi şahsi veya siyasal menfaat veya nüfuzumuz uğrunda İstihdam ve İstismar etmiyeceğiz ve ettirmeyeceğiz. 6 - Nefsimizi Temizlemek, Ahlâkımızı Güzelleştirmek. Bu da din büyüklerimizin irşad ve nasihatlerini can kulağıyla dinleyip tatbik etmekle olur. Yukarıda kısaca temas ettiğim mevzûlarda derinleşmek isteyenler, büyük Ehl-i sünnet âlimlerinin te'lif ve tasnif ettikleri -bu kitap gibi- ahlak, öğüt, irşad ve mev'ize kitaplarına mürâcat etmelidirler.
390.00 ₺ -
Tefekkür Düşünmenin Fazileti
“Bir anlık/saatlik tefekkür, doğrusu bir yıllık nafile ibadetten üstündür.”(Hadis-i Şerif) Kaldı ki Yüce Rabbimizin Kitabında; tefekkür, düşünme, ibret alma, dikkatli ve titiz olarak incelemeyle ilgili olarak çok teşviklerde bulunulmuş ve buna ilişkin hükümler yer almıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Onlar ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın.”(Âl-i İmran, 3/191.) Rasulullah (sallallâhu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Allah’ın yarattığı varlıklar hakkında düşünün/ tefekküre dalın. Ancak Allah’ın zatı hakkında tefekküre dalmayın/düşünmeyin. Çünkü siz gerçekten gereğince Allah’ı takdir edemezsiniz.” Bu kitabımızda; tefekkürün önemini, değer ve faziletini gerek âyetler ve gerekse hadislerle açıklamaya gayret göstereceğiz.
90.00 ₺ -
Kıyamet ve Ahiret Ölüm ve Ölüm Ötesi Hayat
İmam-ı Gazâlî, yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir din âlimidir. Gazâlî’nin eserleri günümüzde de değerini korumakta, en çok okunan ve başvurulan İslamî temel kaynak eserler arasında yer almaktadır. İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâ-u Ulûm’id-din, İslam dünyasında son derece önemli ve müstesna bir değere sahiptir. Her dönem Müslümanlar için ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri, şimdi yepyeni bir formatla size sunuyoruz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan konuların her biri, eserin orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak sadeleştirilerek, başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâ-u Ulûm’id-din ciltleri içindeki konuların yer aldığı kitapları bundan böyle yanınızda taşıyarak okuyabilecek, kitaplığınızda şık ve müstesna bir yer tutacak olan İhyâ-u Ulûm’id-din kitaplarına sahip olabileceksiniz. İhyâ-u Ulûm’id-din içinde yer alan en önemli bölümlerinden biri de, “Ölüm ve Ölüm Ötesi Hayat”tır. “Ölüm ve Ölüm Ötesi Hayat” kitabını, İhyâ Kitaplığı dizisinin ilk kitabı olarak değerli okurlarımıza sunuyoruz.
210.00 ₺ -
İhyau Ulumid Din Tercümesi
İhyâu Ulûmid'd-Dîn Tercümesi Yayınevi: ERKAM YAYINLARI Yazar: İmam Gazali İhyâu Ulûmid'd-Dîn Tercümesi- İmâm-ı Gazâlî ✔ İmâm-ı Gazâlî’nin mühteşem eseri İhyâu Ulûmi’d-Dîn iki yıllık bir çalışmanın neticesinde yeniden yayına hazırlandı. ✔ Uzun başlıklar sadeleştirildi. ✔ Kelimeler günümüz diline uyarlandı. ✔ Arapça metinler gözden geçirildi. ✔ Kaynaklar tespit edilmeye çalışıldı. ✔ Gözü yormayan ayvori kağıt kullanıldı. ✔ 8 Sempatik Cilt olarak basıldı , Ebat 11 cm x 15 cm İmam Gazâlî,İhyâ’da, bir Müslüman’ın mutlaka bilmesi gereken hususları; “ibadetler”,“âdetler”, “helak ediciler” ve“kurtarıcılar” ana başlıkları altında toplayarak derinlemesine incelemiştir. Gazâlî, ele aldığı konuları kuru bilgi yığını şeklinde anlatmamış, ilmin irfân ile meczedilmesi lüzumuna her vesileyle işaret etmiştir. O, namazı ve orucu, zekâtı ve haccı anlatırken esrârına işaret etmiş; alış-veriş, evlilik ve yolculuk gibi insânî muâmelelerin âdâbına riâyeti fevkalâde önemsemiştir.
2200.00 ₺ -
Avarifül Mearif Tasavvufun Hakikatleri
Şihabüddin Sühreverdi derki; "Dünyayı terk et (Haram olan Allahü Teala'nın yasak ettiği şeyleri ve dünya sevgisini tek et). Çünkü dünyayı isteyenin ve sevenin dini gider. Namazını kıl, orucunu tut. Allahü Teala'nın veli kullarına, malın, bedenin ve makamınla hizmetçi ol. Onların kalplerini kazan ve onların yaşayışlarına göre hareket et. "Allahü Teala'nın sana rızk olrak verdiği şeylerde cömert ol. Cimrilik, haset, kin ve hileden sakın. Çünkü cimri ve hasetçi kimsenin yeri Cehennem'dir. Hiçbir zaman halini insanlara açma. Zahiri süsleme. Çünkü görünüşü süslemek, batının haraplığındandır. "İnsanlara nasihat edici ve faydakı ol. Yemeyi, içmeyi, konuşmayı ve uykuyu azalt. Sadece ihtiyacın kadar ye ve zaruret yoksa konuşma. Çok uyuma. Namaz, oruç ve Allahü Teala'nın zikriyle meşgul ol. Kalbin mahzun, malın ilim, zinetin zühd olsun."
137.50 ₺ -
Tevhidin Sırları Esrarüt Tevhid
Tevhidin Sırları (Esrarü’t Tevhid) Tevhidin Sırları adlı eserde kâmil bir sûfînin nasıl olması gerektigi hususunda açıklayıcı bilgileri okurken yazıldıgı dönemin sosyal, siyasî, askerî, tarihî, ahlâkî ve dinî hayatı hakkında da çok degerli ipuçları sunar. Ayrıca kitapta, tekke hayatı ve düzeni, tekke sakinlerinin gözetmekte yükümlü oldukları âdap, erkân ve usul, tekkelerin gelirleri, giderleri, tekkede ve tekke dısında verilen ziyafetler, halkın ve yöneticilerin tekkeyle olan iliskileri, ulemanın ve hocaların tekkeye ve tekke sakinlerine bakıs açıları, toplumun türlü türlü gelenek ve görenekleri de bahis konusu edilmistir.
339.50 ₺ -
Samininin Gül Bahçesinden Sohbetler 5 Kitap
Samininin Gül Bahçesinden Sohbetler 5 Kitap 20.Yüzyılın meşhur mutasavvıf alimlerinden Hafız Osman Bedreddin Hazretleri, dönemin; alim, gazi, derviş ve kamil mürşidlerindendir. Nakşibendi yolunun tanınmış ve önde gelen simalarından olan Osman Bedreddin Hazretlerinin güzide sohbetlerinin tasavvuf yolunun inceliklerini anlattığı bu kıymetli eser, sufiliğin esasları ve sufilerin güzel ahlakını öğrenmek için okunması gereken temel eserlerdendir.
910.00 ₺ -
İlahi Fetihler
İLAHİ FETİHLER FÜTUHATÜL İLAHİYYE Mantık, kelam, tefsir, fıkıh, hadis, siyer, şemail, astronomi gibi birçok ilimle ilgilenen İbn Acibe (ks) "Tasavvufa gelince, o benim için asıl ilim ve esas duraktır." diyerek tasavvufun kendisi için önemini belirtiyor. Bu bağlamda kaleme aldığı kitap; tasavvufun ne olduğu, fazileti, faydası, edepleri, hükümleri ve kamil mürşidin sıfatları gibi konuları Doç.Dr.Dilaver Selvi'nin tercümesiyle Semerkand Yayınları'ndan çıktı.
455.00 ₺ -
Aşk Bağından Öğütler
AŞK BAĞINDAN ÖĞÜTLER - MÂ HAZAR Şark klasikleri arasında önemli bir yeri olan Şeyh Ferîdüddin-i Attâr'ın (k.s) Pendnâmesi birçok âlim ve mutasavvıf tarafından talebelerine okutulmuştur. Pendnâme üzerine de birçok âlim şerh yazmıştır. Bu esere yazılan şerhlerden biri de Molla Murad en-Nakşinbendî (k.s) hazretlerine ait olan Mâ Hazar isimli eserdir. Semerkand Yayınları Tasavvuf Klasikleri arasından çıkan Mâ Hazar (Aşk Bağından Öğütler); güzel ahlâk, iman ehlinin alâmetleri, dünyayı terk etme, Allah zikri ve faziletleri gibi konuları içeriyor. Eseri yayına Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kunt ve Mehmet Ali Özkan hazırladı. Ayrıca Ferîdüddin Attâr'ın (k.s) ve Molla Murad en-Nakşibendî'nin (k.s) hayatı ve eserleri de anlatılıyor. Bununla birlikte pendnâme-nasihatnâme geleneğinin İslâm ahlâkındaki yeri ve önemine de değiniliyor.
262.50 ₺ -
Mesnevi Bahçesinden İnci Sandığı
Hakk’ın esrarını anlamaya, onun sanatı ve kudreti karşısında hayran olmaya, coşmaya ne canda, ne gönülde takat vardır. Canın ve gönlün anlayamadığı bu sırları kime söyleyeyim. Dostların yanına eli boş gelmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer. Hak aşıkları, muhabbet deryasının balıklarıdır. Onlar vuslat suyuna kanmazlar, bu sebeple balıktan başka herkes suya kandı, nasibi olmayanın da günü uzadıkça uzadı. Elinizdeki bu eser yukarıdaki mana ve hikmetler gibi binler tarifi bünyesinde barındıran bir mesnevi taraması ve bu mana ve hikmetler deryasının özüne inmenin sandukasıdır. Okuma, fehmetme ve hazmetmenize armağanıdır Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin.
90.00 ₺ -
Ahirette Allahın Kulları İle Diyaloğu
Bu çalışmamızda; Rabbimizin yarın ahirette biz kullarıyla neleri konuşacağını açıklamak istedik. Kişi bu diyalogların yaşanacağını bilirse hayatındaki her günü daha dikkatli yaşamaya, insanlarla iyi geçinmeye, zamanını israf etmemeye, ibadetlerine özen göstermeye gayret eder. Böylece huzur-u ilahide en azından “Rabbim! Elimden gelen ancak bu kadar oldu” diyerek Rabbinin sonsuz rahmetine sığınır. Rabbimiz kullarına çok değer vermiştir. Onları dünyada iken peygambersiz ve kitapsız bırakmamış, rızıklarını kesmemiş, işlemiş oldukları günahlara rağmen tövbe etmeleri için onlara bir ömür zaman tanımıştır. Onun biz kullarına verdiği lütuflar sayılarla ifade edilecek türden de değildir. Tüm bunların karşılığında kullarından sadece ibadet etmelerini, şükretmelerini, haram ve helâllere dikkat etmelerini istemektedir. İşte ahirette kullarına lütfetmiş olduğu bu nimetler karşılığında neler yaptıklarını soracak ve onlara asla zulmetmeyecek, adaletiyle tecelli edecektir.
102.00 ₺ -
Temel Dini Bilgiler ve Büyük Namaz Hocası
“Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular : ‘’Dini ilim öğrenmek her Müslümana farzdır.’’ (İbn-i Mace, 63/224 ‘’Kişi ilim öğrenirken ölürse şehit olarak ölmüş olur.’’ (Haysemi, 1/124) ‘’İlimden birşeyden öğrenmen,senin için kabul edilmiş 1000 rekat nafile namaz kılmandan daha hayırlıdır;O şeyi insanlara öğrettiğin zaman is- ter amel edilsin,ister edilmesin,senin için yine kabul edilmiş bin rekat na- file namazdan daha hayırlıdır.’’(Deylemi, 1/278)
51.00 ₺