-
Kelâm-ı Azîz
Hazırlayan: Mustafa Tatcı 1645 senesinde Kastamonu'da doğup İstanbul'da tahsil gören ve yine burada Halvetî/Şa'bânî azizlerinden Karabaş-ı Velî'nin rehberliğinde tasavvuf tahsil ederek Aydınoğlu Dergâhı’nda postnişîn olan Hasan Ünsî, vefat ettiği 1723 senesine kadar bu tekkede yaşamış ve irşâd ile uğraşmıştır. Sohbetleri talebesi İbrahim Hâs tarafından “Kelâm-ı Azîz” ismiyle derlenmiştir. "Kelâm-ı Azîz", bir sûfînin manâ yolunda nasıl davranması ve düşünmesi gerektiği hususunda ince noktalara temas etmekte, tasavvuf tarihinde sıkça rastlanan ledünnî ve evrensel sırları çözümlerken dikkat edilmesi gereken noktalara işaret etmektedir. Eser, tasavvuf tarihinde önemli bir yeri olan Halvetîyye/Şa'bâniyye ekolüne mensup gönül insanlarının XVII-XVIII. asırdaki düşünce, üslûp ve davranışlarını yansıtması açısından da son derece önemlidir. Derleyen: İbrahim Has
6.76 ₺ -
Kalplerin Keşfi 2 Hm
Mükaşefetül Kulüb adlı kitabın tercümesidir. Müslüman kimliğin ve İslâmî bir hayatın ölçü ve sınırlarını belirler. İnsanın hem iç dünyasını hem dış yaşantısını Cenâb-ı Hakk'ın muradına göre göre tanzim ve tezyin etmeyi öğretir. Mükaşefetül Kulüb - Kalplerin Keşfi - Merve Yayınevi - ISBN: 9789758524280
228.00 ₺ -
Şifaül Esrar
Osmanlı tasavvufunun XV-XIX. asırlar arasındaki en büyük mektebi olan ve kırktan fazla kolu ile bütün Osmanlı coğrafyasına yayılan Halvetiyye’nin ilk merkezi Bakü, Pir-i Sânisi Seyyid Yahya Şirvanî idi. Anadolu’dan akın akın Seyyid Yahya’nın hankâhına gelen hakikat âşıkları, buradan aldıkları ilim ve irfanı, yeni bir Yesevî ruhu ile yıllar boyu Anadolu’ya taşıdılar. Edebî ve tasavvufî kültürümüzün şaheserlerinden Şifaü’l-Esrar’ın yolculuğu böyle başladı. Aldatmayan saf hakikatten bahseden Şifaü’l-Esrar, ruhumuzu, kalbimizi ve düşüncemizi temizleme, arıtma ve arındırma yollarını gösterir; beşeriyete kurtuluş müjdeleri gönderir. Ruh medeniyetimizin manevî şifreleri onun satırlarında gizlidir. Şifaü’l-Esrar, Kur’an ve Hz. Muhammed’in(sav) nurlu yolunda dosdoğru giderek, İmam Buharî’den İmam Ebu Hanife’ye, Hz. Ali’den Cafer-i Sadık’a, Nizamî Gencevî’den Mevlâna’ya, Ahmed Yesevî’den Yunus Emre’ye, Sühreverdî’den Şems-i Tebrizî’ye uzanan sağlam ve sahih bir medeniyet dünyasını resmeder. “Aşk perdeyi yırtmak, sırları açmaktır. Aşk âşığı öldüren derttir, ancak âşık bununla iftihar eder. Aşk, hastalıktır ve onun devası kendisindedir. Aşk şaraptır. Mecnunlar onu sevgi kadehi ile içerler de sonra köyler ve şehirler onlara dar gelir. Aşk muhabbetin en son derecesidir.” Kitabı yayına hazırlayan: Doç. Dr. Mehmet Rıhtım
310.25 ₺ -
Tenbihül Gafilin Gafillere Nasihatler 2 Cilt
Ebu’l-Leys Semerkandî (rahmetullahi aleyh) Hazretleri büyük bir Hanefi fakihi ve müfessirdir. Onun zahirî ilimlerdeki üstünlüğü, ilk dönem tasavvuf klasikleri arasında yer alan Tenbihü’l-Gafilîn isimli eserinin özel bir öneme sahip olmasını sağlamıştır. Çünkü bu eser ehl-i sünnete bağlı, sahih tasavvuf anlayışını yansıtmaktadır. Bu kıymetli eseri, tam metin olarak Hüseyin Okur’un tercümesiyle yayınlıyoruz. Tenbihül Gafilin Gafillere Nasihatler - Semerkand - Pozitif Dağıtım - 9786055455538
973.00 ₺ -
Caliyetül Ekdar Ves Seyfül Bettar
Mevlana Halid-i Bağdâdî hazretlerinin (kuddise sırruhû) şifa kaynağı eserlerinden biri olan Câliyetü’l-Ekdâr ve’s-Seyfü’l-Bettâr; Esmaü’l-Hüsna’yı, Bedir ashabının kıymetli isimlerini, çeşitli duaları ve salâvat-ı şerifleri içermektedir. Câliyetü’l-Ekdâr ve’s-Seyfü’l-Bettâr, “kederleri gideren keskin kılıç” demektir. Bu eseri okumak maddi ve manevi dertlerimiz için bir şifa kaynağıdır. Çünkü Câliyetü’l- Ekdâr’ı okuyan biri duasına hem Mevlana Halid-i Bağdâdî hazretlerini (kuddise sırruhû) hem de esma-i hüsnâ ile Bedir ashabını vesile etmiş olur. Bilal Aksoy’un tercüme ettiği eser yayına hazırlanırken daha faydalı olacağı düşünüldüğü için Arapça metin ile çevirisi karşılıklı sayfalara konulmuştur.
269.50 ₺ -
Dersaadet Dergahları
Kültür ve edebiyat hayatımızda Asitâne, Dergâh, Hanikâh,Kalenderhâne, Ribat, Tekke ve Zâviye adları altında insâniyete İslâmiyet hizmeti sunmuş eğitim kurumlarımızın pek çoğu tarihe karıştı, maalesef... Bu kitapta;Eyüp ,Eminönü, Fatih, Zeytinburnu, Büyükçekmece, Beyoğlu, Kağıthane, Beşiktaş, Sarıyer, Beykoz, Üsküdar, Kadıköy ve Kartal'da bulunan 491 Dergâhın tarihine tanıklık edecek,cadde cadde,sokak sokak,mahalle mahalle dolaşacak ve hatta ada ve parsel numaralarına kadar öğreneceksiniz.İyi seyirlerYâ Selâm!...
350.00 ₺ -
Vahdet Ve Melamet Gülşeni Hasbahçe
Melâmet, bazılarının sandığı gibi İslâmiyetin şeriat boyutuna isyan veya muhâlefet hareketi değildir. Melâmet üzre muhabbet demleyenlerin nutuklarındaki isyan veya muhâlefet görüntüsü, kuraldan ziyâde kuralcılığa karşı oluşun ifâdesidir. Melâmet, İslâmiyetin, şeriat+tarikat+marifet ve hakikat bütünlüğünde yaşanan aşk+şevk+zevk idrâki ve Muhammedî neşenin taşmasından ibârettir. Evrenin ve devranın çözümsüz gizem dekorları içerisinde dönüp dolaşan gerçeğin gökcek yüzünü görmenin zevk ve şevki içinde coşup taşmanın ifâdesi bu. Böylesi taşmalara isyan denilmez. Kınama ve kınanma kaydından soyunup dökünme denir buna. Melâmet Sultanı Yûnusda ifâdesini bulan ne varlığa sevinme ne yokluğa yerinme hâli bu. Eşyânın esrarıyla tanışan kişinin bu tanışmanın şevki içinde bir miktar şımarması ve kınanma hâletiyle dolup taşması doğal bir haldir. Kınama ve kınanma, yerme ve yerilme anlamına gelen melâmetin özü, özeleştiriye hep açık olması gereken kişinin, eğer illâ da kınama ihtiyacıyla dolup taşıyorsa, salt kendi (nefsi) ni kınaması, yermesi, başka hiç kimseyi kınamaması, yermemesidir. Bu sebeple melâmet erbâbına Melâmiler (yerilenler) de derler. Büyük insanlık ailesinin muhtaç olduğu birlik bütünlük neşesini açıp saçan bu kitab, belirli bir çevreye değil herkese hitabtır Yâ Selâm
210.00 ₺ -
Ravi
“Bana hocam, ona da onun hocası, ona da onun hocası… şöyle rivayet etti…” Bir ilim yolcusunun Semerkant’tan başlayıp Buhara’ya, Merv’e, Basra’ya, Rey’e, Haremeyn’e ve daha nice merkeze uğrayarak kâh ferahlık kâh meşakkat içerisinde geçen rihlesi ve tek tanığı kendi derlediği risale hacmindeki bir günce. Ömür, macera, ilim… Her şey biter, yazı kalır. Elinizdeki kitapta yazar “gerçekten kurmacaya” uzanan post-modern bir anlatı ortaya koyuyor. Kimi zaman hâkim bakış açısıyla isimsiz kahramanın bir gününe ve hayat akışına, kimi zaman bizzat genç ilim tâlibinin kendi gözünden hadis halkalarına, derslerin işleniş usullerine, dönemin âlimlerine, birbiri ile temas eden farklı çevrelere tanıklık ediyoruz. Kimi zaman da risalenin bitmeyen serüvenine ortak oluyoruz. Romanla akademik bir araştırma arasında gidip gelen bu melez metin, sadece hadis tarihine ilgi duyanlar için değil, İslami ilimler ve ortaçağ İslam kültür tarihiyle ilgilenenler için de dönemin ruhuna dokunmaya imkânı sunuyor.
196.52 ₺ -
Hikemi Ataiyye Şerhi
Hikem-i Atâiyye, tasavvuf klasikleri arasında nadide bir eserdir. Manevî ünü asırlar ötesine ulaşan İbn Atâullah el-İskenderî’nin iki yüzü aşkın “hikmet”inden oluşan bu eser, tasavvuf ilmini tatbike vâkıf olmak isteyenlerin okuması gereken bir klasiktir. Mutasavvıfların, “Namazda Kur’ân’dan başka bir kitap okumak caiz olsaydı Hikem okunurdu.” şeklinde methettikleri bu kıymetli eser, kaleme alındığı dönemden günümüze birçok tercümeye ve şerhe tâbi tutulmuş, ünü kendi coğrafyasını aşarak başka kıtalara da ulaşmış, tasavvuf tarihinin en bilinen ve sevilen eserlerinden biri olmuştur. Eserin aynı zamanda şârihlerinden olan İbn Acîbe de Hikem’i konu bakımından tasavvuf alanında yazılmış kitapların tamamını kuşatan bir eser olarak görmüştür. Hikem, genç bir sâlik olan İskenderî’nin bir nevi seyr ü sülûk notları gibidir ve sâlikin yolculuğunun temel stratejilerini büyük bir vukûfiyetle özetleyen tasavvufî aforizmalardan oluşur. Sâlikin mânevî yolculuğunda karşılaşabileceği tuzaklar ve kısa yollar, eserin bütününe yayılmıştır. Çok özlü olması, kavranması güç birçok tasavvufî inceliği anlaşılır ve çok çarpıcı bir biçimde dile getirmesi, Hikem’in en belirgin edebî özelliklerindendir. Hikem üzerine yüze yakın şerh yazılmıştır. Bunlardan pek azı Türkçedir. Elinizdeki şerh, Türkçedeki şerh zincirinin şimdilik son halkasını oluşturmaktadır. Şerhin müellifi merhum Hüsnü Geçer Hocaefendi, hem zâhirî hem de bâtınî ilimlerde hâkimiyet sahibi bir âlimdi. Bu şerhte bu vukûfiyetin izlerini görmek mümkündür. Bu eser, İbn Acîbe’nin İb’âdü’l-Gumem an Îkâzi’l-Himem fî Şerhi’l- Hikem’i başta olmak üzere selefi olan başlıca şerhleri dikkate almakla birlikte merhum yazarın kendi zevkini, tecrübesini ve idrakini de yansıtmaktadır.
577.32 ₺ -
Kıl Şefaat Ya Resullalah Huda Affeylesin
İslâmî edebiyatın ilk ve en önemli manzum ürünlerinden biri, Ka‘b b. Züheyr’in Bürde Kasidesi’dir. Mu‘allaka şairlerinden Züheyr b. Ebî Sülmâ, gördüğü bir rüyayı âhir zaman peygamberinin yakında zuhur edeceğine yorarak oğulları Büceyr ve Ka‘b’ı Son Nebî’ye biat etmeleri hususunda uyarmıştır. Bundan yıllar sonra Büceyr, kardeşinden ayrılıp Medine’ye gelerek Müslüman olmuş; bunu öğrenen Ka‘b, hem onu hem de Hz. Peygamber’i (sav) hicveden talihsiz bir şiir söylemiştir. Ancak daha sonra bundan nedamet getirerek kendisi de Medine’ye gelen Ka‘b’ın, Mescid-i Nebevî’de okuduğu, “Bânet Su‘âd” şeklinde başlayan şiiri Resûlullâh’ın (sav) beğenisini kazanmış; bunun üzerine Efendimiz, Ka‘b’ın omuzlarına kendi hırkasını (bürde) koymuştur. Hz. Ka‘b’ın Kasîde-i Bürde’si, kendisinin affına vesile olduğu gibi İslâmî edebiyatın en önemli eserlerinden biri olarak geniş bir tercüme-şerh literatürünün oluşmasını da sağlamıştır. Kıl Şefâat Yâ Resûlallâh Hudâ Affeylesin, 17. yüzyılda yaşamış iki önemli Osmanlı müellifinin Kasîde-i Bürde etrafında ortaya koyduğu mesaiyi bir araya getirmektedir. Galata Kadısı Üsküdârî Ramazan Ahmed Efendi ile Nişancı Abdurrahman Abdi Paşa tarafından kaleme alınan bu iki şerh, İslâmî edebiyatın en seçkin ürünlerinden birinin Türkçe literatürdeki yansımalarından bir kesit sunmaktadır. İlki divan şiirinden beyitler eşliğinde, ikincisi ise son derece berrak bir Türkçeyle yazılan ve her ikisi de dönemin padişahı IV. Mehmed’e sunulan bu şerhler, Türkçe okuryazar kitle için tertipli birer istifade kaynağı olma vasfını taşımaktadır. Bürde Kasidesi’nin ilk Türkçe şerhlerini içeren bu çalışma, İslâm kültür tarihinin mukaddes bir emanetini konu alarak bu kültürel ve edebî birikimi günümüz okurlarıyla buluşturmaktadır.
176.12 ₺ -
Hak Aşıklarının Azığı
“Bilgil ki bu kitap; seyr ü sefer, takdir-i Rabbânî’yle Rûm diyârının bir ucuna düştüğünde, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in hicretinden 895 sene sonra Vardar Yenicesi’nde Türkî ihtiyâr olundu, tâ ki Hak yolunun tâlibleri (tâlibân-ı sâdık) ve bu yolda samimi olanlar (muhlisân-ı muhikk) kulak verip yararlanalar.” Hak Âşıklarının Azığı, 15. yüzyıl Osmanlı meşâyıhından Molla Abdullah İlâhî’nin, tasavvufî terbiyeye yönelen kişilere dikkat edilmesi gerekenleri sohbet usulüyle açıklayarak Türkçe kaleme aldığı bir risâledir. Kulluk, muhabbetullah, tezkiye, tasfiye, mücâhede, müşâhede, murâkabe, tevekkül, tefekkür, kalp, nefs, ruh, hâl, makam, tarikat âdâb ve erkânı, ibadetlerde titizlik, sünnetullaha riâyet, lokmanın helâlliği gibi tüm boyutlarıyla açıklanması gereken konular, bu risâlede açıklığa kavuşturulmaktadır. Risâlenin sonunda İlâhî’nin, metin boyunca açıkladığı tasavvufî kavramları Muhyiddin İbn Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyye’sinin yüz elli üçüncü bölümüne dayanarak özetlediği bir kısım da mevcuttur. Simav’da doğan ve Ali et-Tûsî gibi isimlerden medrese tahsili aldıktan sonra Semerkand’a giden Molla Abdullah İlahî, burada Nakşibendî şeyhi Ubeydullah Ahrâr’a intisab etmiştir. Şah-ı Nakşibend’in türbesinde dokuz erbain çıkardıktan sonra mürşidinin izni ve işaretiyle Anadolu’ya dönmüş, bu esnada Molla Câmî gibi isimlerle görüşme imkânı bulmuştur. Tam da bu sebeple onun satırları, birçok manevî yolun neşvesini taşımaktadır.
122.40 ₺ -
El Munkizü Mined Dalal Şerhi ve Tasavvufi İncelemeler
Bu mükemmel eser, İmam Gazali’nin üç eserinden biri ve birincisidir. Tasavvufi İncelemeler konusunda en geniş ve en kapsamlı eserin “El Munkiz” olduğu tescil edilmiştir. Bu eserde, tasavvufi konular en ince ayrıntısına kadar incelenmiş ve irdelenmiştir. Türkçe karşılığı “Dalaletten Hidayete” olan bu kitap çok ciddi bir çalışmadır. İmam Gazali bu eserinde, tasavvufun insanlar üzerindeki müspet ve menfi tesirlerini açıklamıştır. Eserde geçen bazı konular şunlardır. • Tasavvuf nedir? • Tasavvufu kimler kabul eder? • Tasavvufu kimler inkar eder? • Tasavvufu inkar edenlerin, inkar ettikleri en önemli konular nelerdir? • Tasavvuf Aristokrasimidir? • Tasavvuf seçkin insanların kullandıkları bir yöntem midir? • Tasavvuf Ruhbanlık mıdır? • Tasavvuf yabancı kaynaklı bir sistem midir?...vb ve daha çok ayrıntılı konular. Ayrıca bu müthiş eserle birlikte, İmam Gazalinin hayatını, yaşam mücadelesini, hangi hocalardan ders aldığını, kimlere ders verdiğini öğreneceksiniz. Araştırma ve inceleme yaptığı konularda Gazali, Kelamcılarla, Felsefecilerle, Batınilerle ve Sufilerle yaptığı farklı görüşlerini de bu eserine almıştır.
272.00 ₺ -
Hikmet Damlaları
* HUŞ DERDEM:Her nefeste uyanık olmak. * NAZAR BER KADEM:Daima ayakucuna bakarak yümek * SEFER DER VATAN:Salikin âlemi halktan,âlemi hakka sefer etmesi. * HALVET DER VATAN:Halktan ayrılıp Hakla beraber olmak. * YÂD KER:Dil zikri ile kalp zikrini birleştirmek. * BAZ GEŞT:Mevla’dan başka maksudu olmamak. * NİGAH DAŞT:Kalbi havatırdan korumak. * YÂD DAŞT:Herdem Mevla ile beraber olmak Hakkı hiç unutmamak. * VUKUFU ZAMANİ:Mutlaka zamanı değerlendirmek. * VUKUFU ADEDİ:Zikirde adede riyet etmek. * VUKUFU KALBİ:Kalbi daima Mevla’nın zikri fikri ile meşgul etmektir.
115.00 ₺ -
Mevlananın Kalbine Açılan Kapı
Aşk gönül aynasının sırrıdır, İfşa edildiğinde yere düşer, kırılır. Kırık aynadan tek görüntü alınmaz. Oysa aşk, irfani anlamda teke ulaşmaktır, biricik olana bağlanmaktır. Aşk bir harekettir, bir koşudur, bir emektir, icabında bir kavgadır.
9.38 ₺ -
Kalbin Nuru Abdülkadir Geylaniden Hikmetli Sözler
Elinizdeki kitapta Abdülkadir Geylani´ye iat olduğu keisn olan dört kitap taranarak kalp aynanızı parlatacak sözler seçildi.. Nefsinden uzaklaştığın zaman seninle kalbin konuşur, sonra kalnine sırrında katılır. Sonra Hak senin işlerini üzerine alıp kendi yürütür. Bundan sonra kulların ve beldelerin koruyucusu olursun...
8.04 ₺ -
Tasavvuf Seni Çağırıyor Kendini Bilmek İstemez Misin
Kitap bir tasavvufa giriş" kitabı olarak da okunabilir. Tasavvuf nedir? Tasavvufî yol ve manevî üstadın rolü nedir? Manevî eğitimin metotları nelerdir? Herkesin bir mürşidi olmak zorunda mıdır? Halvet, zühd, çile gibi kavramlar nasıl anlaşılmalıdır? Kendini bilmek ne demektir? Sûfîler aklı ve bilimi küçümser mi? Onlara göre aşk ne demektir? Düşünce tarihindeki varlık teorilerini de dikkate almak suretiyle vahdet-i vücûd nasıl izah edilebilir? Kitaptaki sohbetler derinleştikçe, Kim olursa olsun herkesi ´çağıran´, herkese gel diyen bu samimi yolculuğun bir parçası oluyorsunuz
14.74 ₺ -
Nefsin Terbiyesi Allahla Aramızı Nasıl Düzeltiriz
Kim kötülüğü terk ederse iyilik yapmış olur. Ama iyilik yapan herkes iyilerden değildir. Nefs nasıl bilinir, nefsle nasıl sözleşilir? Bu yırtıcı hayvan nasıl ehlileştirilir? Gurur nasıl tedavi edilir? Nefs, korku hikmetiyle nasıl dizginlenir, bizi köleleştirmesi nasıl engellenir? Kalp nefse niçin yabancılaşır? Şeytan hangi kalplere çullanır? Ona en ağır gelen şey nedir? İşte "nefs" "nefsi azdıran"la ilgili merak ettiğiniz her şey
134.00 ₺ -
Özün Özü
Hayykitap bir ilke imza atıp, hit olacak kitaplar serisini yayımlamaya başlayalı tam 5 yıl oldu. Hitin açılımı Herkes İçin Tasavvuf. Seri, Türk insanını bu topraklara ait gerçek tasavvufla tanıştırmayı amaçlıyor. Herkes İçin Tasavvuf serisi, piyasadaki diğer tasavvuf kitaplarından farklı. Farkı ise eserlerin seçiminde, profesyonel çeviride, çeviride kullanılan anlaşılır sade dilde ve okumayı kolaylaştıran rahat görsel tasarımda yatıyor. Ve tabii eser sahiplerinin tartışmasız büyüklüğünde Hit serisinin 9uncu kitabı İbn Arabînin Futûhât ve Fusûsunda yer alan öz pasajlardan oluşan Lübbül Lübb yani Özün Özü. İsmail Hakkı Bursevînin seçip şerh ettiği bu pasajlar İbn Arabî tasavvufunun ve vahdet-i vücûd anlayışının da anahtar kavramlarını içermekte. İsmail Hakkı Bursevî, bu pasajlarla Arabînin tasavvuf anlayışının daha kolay ve özet bir şekilde anlaşıldığını düşündüğü için kitaba Lübbül-Lübb yani Özün Özü ismini ver¬miş. Kitapta ele alınan kavramların başında ilâh-ı mûtekad mevzusu geliyor. Bu konu özel rab kavramıy¬la birlikte vahdet-i vücûd anlayışının en temel konusunu oluşturuyor. İbnül-Arabînin kendi târifi ile ilâh-ı mûtekad, kulun kendi düşüncesi veya bir başkasında görerek taklit etmesi yoluyla kal¬binde yarattığı tanrıdır. Bu tanrının ortaya çık¬ması insanın kendi tanrısı hakkındaki fikridir. İnsan ancak bu fikir ve tanrı tasavvuru vasıta¬sıyla Allaha yönelir. Bütün insanlar şu veya bu şekilde tanrı hakkında bir fikre sahip oldukları isterse tanrıtanımaz olsunlar- için inançtaki tanrı yani ilâh-ı mûtekadların sayısı insanların sayısıncadır denilebilir. Peki arifler için durum nasıldır? Buna da kitaptan ilgili bölümle yanıt verelim: Ârife Her nereye yönelirseniz yönelin Allahın yüzü oradadır (Bakara, 115) âyetinin mânâsı zâhir olur. Yani bu âyete göre hangi tarafa dönülürse dönülsün orada zâhiren ve bâtınan Hakkın bir yüzü vardır. Gerçi bir yüz olması nedeniyle Hakkın o yüzüne dönebilirsin. Ancak O her an yeni bir iş ve oluştadır (Rahmân, 29) âyeti düsturunca Hakkın makamları ve mertebeleri vardır. Bu nedenle Hakk her bir makamda bir çeşit ve her mertebede bir tür yüz gösterir. Her yüzde bir çeşit güzellik, her güzellikte bir aşk nevi, her aşkta bir türlü gamze, her gamzede bir türlü şîve, her şîvede bir türlü girişme, her girişmede bir türlü naz, her nazda bir türlü ağaz yani başlangıç gösterir. Onun için Onun cemâline tutkun olan âşıklar türlü türlü hâllere ve sevdâlara uğrar; bazen kabz ve celâle mazhar olur, bazen zevk, şevk, safa ve cemâlin bast hâline mazhar olur. Hakkın cemâli gâh naz, gâh niyâzla vasıflanır; çeşit çeşit işve ve nazla sürekli âşıkın nazarında cilve işve gösterir. Bunla birlikte hiç birini tekrar etmez. O hâlde ârif kendisini nasıl bir inanç şekli ile ve bir hâlle bağlı kılsın ki? Zîrâ sevgili her ne yüz, ne sıfat, ne elbise ve ne işve ile kendisini arz edip tecellî ederse bunlara karşı gaflet etmeyip kendisini tek bir yüz ile sınırlandırmaz.
117.25 ₺ -
Kalbin Anlamı Tirmizi
Kalp, sadr, fuad ve lüb.. Aralarında ince farkların olduğu bu iç güçler ya da kalbin 4 makamı Tirmizi´ye göre Allah´ın nurlarından birisiyle ilgili ve irtibatlı. Din nuruyla, iman nuruyla, marifet nuruyla ya da tevhit (birleme) nuruyla.. Yani insan sadece kalbiyle Müslüman, mümin, arif ve muvahit (birleyen) olabiliyor. Ancak kalp aynamızı gerektiği gibi parlatmadığımızda aynı iç güçler kötülüğü emreden ya da kendini kınayan nefsle de irtibata geçebiliyor.
8.04 ₺ -
7 Makam 7 Nefs
İnsanoğlunun kalbinde yedi budağı olan bir hevâ (nefsin dünyevi istek ve arzuları) ağacı vardır. Bu budakların her biri bir tarafa yönelmiş durumdadır. Biri göze, biri dile, biri kalbe, biri nefse, biri halka, biri dünyaya ve biri de âhirete bakar. Ayrıca her bir budağın meyveleri vardır. Göz tarafındaki budağın meyveleri töhmet ve şehvettir. Dil tarafında bulunan budağın meyvesi boş konuşmak ve dedikodudur. Kalp tarafında olan budağın meyvesi sevgisizlik ve düşmanlıktır. Dünyaya ve halka giden budağın meyvesi süs, şöhret ve riyakârlıktır. Âhirete bakan budağın meyvesi ise hasret ve pişmanlıktır. Kanuni Sultan Süleyman'ın ordularının maneviyatına destek vermekle görevlendirilmiş bir sufi olan Sofyalı Bâlî Efendi, 7 Makam 7 Nefs adlı bu eserde tasavvufun önemli meselelerinden biri olan nefsi ele alıyor. Eserde nefsin mertebeleri ve seyr u sulukla ilişkisi konu ediniliyor. Kitapta Allah yolundaki salikin 7 makamı ve bu makamlardaki nefsin halleri anlatılıyor.
117.25 ₺ -
Risale-i Kudsiyye Cep
Kutbu'l Aktâb, Gavsu'l A'zâm, İmâm-u Zaman, Hicri 15. Yüzyılın Müceddidi, Şeyhü'l İslâm İsmail Efendi (İsmail Ağa) Camii Şerîfi Emekli İmâm-Hatibi Mahmud Ustaosmanoğlu Hazretlerinin, Mustafa İsmet Garibullah'a (K.S) ait olan Tasavuf kitabı Risale-i Kudsiyye üzerine hazırlamış olduğu terceme ve tasavvufi izahlarından meydana gelmiş güzel bir eserdir.
100.00 ₺ -
Sümbüliyye Tarikatı Ve Kocamustafapaşa Külliyesi
Halvetilik ve Onun bir kolu olan Sümbüliyye alaturka bir tarikattır. Orta Asya'da ortaya çıkmış, Türk şeyh ve dervişleri tarafından Anadolu'ya taşınmıştır. Türk insanı ve Türk toplumu hayatı üzerinde derin izleri ve tesirleri bulunmaktadır. Bilginin ilk kaynaktan alınması tarihin her döneminde çok önemli olmuştur. Bu kitabın hazırlanmasında Sümbülî Hanigâhı'nın kurulmasından, tekkelerin kapatılmasına kadar geçen beş asırlık zaman dilimi içerisinde toplanan ve metrûkât arasında yer alan 300 Arşiv belgesi başta olmak üzere birçok kaynak eser gözden geçirilerek bu eser meydana getirilmiştir.
510.00 ₺ -
Mezhepler Tarihine Giriş
Mezhepler Tarihi, Hz. Peygamber´in ölümünden sonra meydana gelen toplumsal değişimin sonucunda dini ve siyasi gayelerle vücut bulmuş İslam düşünce ekollerini incelemek üzere doğan bir bilimdir. İslam bilim tarihinde konuları, sorunları ve kendine özgü yöntemleriyle bağımsız bir disiplin olarak yerini aldı. Bu bilimin temelleri, kendi görüşlerini açıklamak, yaymak ve muhaliflerinin eleştirilerine cevap vermek için makaleler veya kitapçıklar yazan fıkra mensuplarınca atıldı. Daha sonra bütün siyasi ve itikadi zümreleşmeleri, teşekkül süreçlerini, tarihçelerini, fikirlerini inançlarını, mensuplarını ve yayıldığı bölgeleri ele alan bilimsel hüviyete kavuştu.
140.00 ₺ -
İlim Kapısı
İlim, ahiret saadetine ulaşmaya bir vesile ve Allahu Teala'ya yaklaşmaya bir vasıtadır. Ahiret saadetine ilimle ulaşılır. Onun için en faziletli şey de buna vesile olanlardır. Amel ancak onu nasıl yapacağını bilmekle gerçekleşir. Dünya ve ahiret saadetinin aslı ilimdir. Çünkü ilim amellerin en faziletlisidir. Her şeyin kıymeti, neticesi ve meyvesiyle bilinir. İlmin neticesi, alemlerin Rabb'ine yakınlaşmaktır. İmam Gazâlî (k.s), İhyâü Ulûmi'd-Din adlı eserinin "İlim Kapısı"nda, ilim öğrenmenin ibadet,müzakere etmenin tesbih, ondan bahsetmenin cihad, bilmeyenlere öğretmenin sadaka, ehli olana bolca vermenin Allah'a yakınlık, dinde delil, sıkıntı ve darlık halinde sabır sebebi olduğunu söyler.
278.60 ₺ -
Görünmeyen Düşmanımız - Şeytandan Korunma Yolları -
Şeytan insanı çekemediği için isyan etti. İnsandan üstün olduğunu iddia etti. Arştan kovuldu, manevi değerini kaybetti. Bunun üzerine insanları saptırmak için izin istedi ve kendisine kıyamete kadar izin verildi. O insanları saptırarak intikam almaya çalışıyor. İnsanların kendisinden üstün olamayacağını kanıtlamak istiyor. Ama çabası boşunadır. Çünkü salih kullar onun isteklerine boyun eğmezler. Ve insanlara da ondan kurtulma yollarını öğretirler. Şeytanın en büyük düşmanları peygamberler, alimler, evliyalar ve meleklerdir. Onlar insanları şeytanın hilelerine karşı muhafaza eder, bu görünmeyen sinsi düşmanın oyunlarını açığa çıkarırlar.
164.50 ₺ -
Muzekkin Nüfus Nefisleri Temizleyen
Osmanlı Devleti’nin yükselme döneminde yaşayan Eşrefoğlu Rumî (kuddise sırruh) yazdığı eserlerle bu yükselişin manevi temellerini atmıştır. Onun kitapları Osmanlı tasavvufî hayatını inşa eden ana unsurlardan olmuştur. Yüzyıllardır okunarak ve yaşanarak canlı tutulan bu kitaplar değerini hiç yitirmemiştir. İşte o kitapların en meşhuru olan Müzekki’n-Nüfus bizleri bu büyük geleneğe davet etmektedir.
563.50 ₺ -
Tasavvuf ve Nefis Terbiyesi Ciltli
Mehmet Ildırar hayatını insanlara tasavvufu anlatmakla geçirmiş değerli bir hoca efendidir. Son yıllarda, sohbetlerine ve hizmetlerine Almanya?da devam etmektedir. Klasik tasavvufî kaynakları esas alan, rivayete dayalı bir sohbet usulü vardır. Bir konuyla ilgili klasik eserlerde geçen bilgileri etkileyici bir hitabetle aktarmaktadır. Sohbetleri önce kasetlere kaydedilmiştir. Daha sonra da bu kasetlerden deşifre edilerek kitaplaştırılmıştır. Hâlihazırda sohbetlerinin önemli bir bölümü kitaplaştırılmış olmakla birlikte, henüz yayımlanmamış sohbetleri de bulunmaktadır. Yayınevimiz Mehmet Yarbay namıyla meşhur bu değerli hocamızın bütün sohbetlerini kitaplaştırmayı hedeflemektedir. Tasavvuf ve Nefis Terbiyesi isimli bu eserde, tasavvuf yolunda nefis terbiyesinin nasıl gerçekleştiği anlatılıyor. Nefsi terbiye etmenin iyi bir kul olmada ne kadar önemli olduğu üzerinde duruluyor. Konu ayet-i kerimelerle, hadis-i seriflerle, âlimlerden ve velilerden sözlerle, menkıbelerle işleniyor. Eser, içindeki bütün ayet-i kerime ve hadis-i seriflerin tahriç-tahkikleri yapılmış olarak sunuluyor. Nefis terbiyesinin Allah dostlarından hayatlarından örneklerle anlatıldığı bu kitap; tasavvufi sohbetlerin sıcaklığını yansııtıyor.
410.90 ₺ -
Tasavvuf ve Nefis Terbiyesi-Karton Kapak
Nefis terbiyesinin Allah dostlarından hayatlarından örneklerle anlatıldığı bu kitap; tasavvufi sohbetlerin sıcaklığını yansııtıyor.
91.00 ₺