-
Tasavvuf
İslâmiyet’i kabul eden Müslüman-Türk devletlerinde ve tüm İslâm memleketlerinde hemen her şehirde cami ile beraber bir tekkenin, bir zaviyenin kuruluşuna şahit oluyoruz. Tasavvuf, ruhî ve vicdanî bir duyuşun mahsulüdür. Bu bir zauretse, bu zaruret neden doğmuştur? Tasavvuf, merhum muallim Mahir İz’in İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’deki derslerinde anlattıklarından meydana geliyor. Tasavvufun mahiyetini, tarifini, ilk mutasavvıflar, tarikatler ile tasavvuf terimlerini açıkladığı talebelerine her zaman “istikbâlin mânevî mimarı” gözüyle bakan Mahir İz’in bu eseri bizi tasavvuf ehliyle tanıştırıyor. Allah’tan gayrı kimseden bir şey ummayan, şöhretten kaçan, hayırlı olmayan şeylerden uzak duran, şikâyeti bırakıp sıkıntıya alışan, kibri bırakıp tevazuu huy edinen, tembelliği bırakıp çalışmaya devam eden, hayalleri bırakıp tatbikata bakan, uykuyu ve gafleti bırakıp ibadet devam eden tasavvufun ehemmiyeti, Mahir İz’e göre telâkki tarzının hatalı bir görüşe bağlı olması. Bu eserde zikrolunan hiss-i uhuvvet, kemâl-i iman ve neşve-i tasavvuf bizi, sıhhatli bir telâkki ile tasavvufun esasını anlamaya sevk ediyor.
202.30 ₺ -
Muhabbet Baldan Tatlıdır
“Bütün dünya insanlarının Âdem’in çocukları yâni kardeşleriniz olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Yeri geldiğinde uzaktaki kardeşinizi yakındaki kardeşinize tercih edin. Başkalarının çizdiği sınırlar gönül dünyanızın sınırları olmasın. Yarın hesap günü mahşer yerine topluca çıkacağız. Orada kimseye memleketi sorulmayacak. Yanına düşen adam, ‘Beni niye hiç düşünmedin?’ diye sorarsa ona ne diyeceksin? Sen başka ülke vatandaşıydın, onun için benden değildin mi, diyeceksin? Coğrafî sınırlar senin doğru karar vermene engel olmasın. Tekke hayatında da evlilik hayatında da hak aranmaz. Bunların hiçbirinde almak yoktur, sadece vermek vardır, vermenin olduğu yerde de haktan bahsedilmez. Arayanlar, bırak arayadursunlar. Sen arama. Adam olmak istiyorsan arama. Evi mâmur olmayanın, eşi mutlu olmayanın, dünyası da mâmur olmaz ahireti de. Evliliklerinizi kendi haline bırakmayın. Biraz sahip çıkın, üzerine titreyin, kırgınlık ve kızgınlıklar büyür sonra karşınıza öyle bir dikilir ki, altından kalkamazsınız. Hâdiseler büyümeden birbirlerinizin gönlünü hoş tutmanın yollarını arayın. Hediyeleşin, hediyeleşin ki kalpleriniz yumuşasın, güler yüzlü olun, güler yüzlü olun ki evinize hiddet hâkim olmasın. Sakın ola ki zamanımızın hastalığı olan kolaycılığa kaçmayın. Dikkatli bakarsanız, hayatta her şeyin ak ve kara veya iyi ve kötü olmadığını anlarsınız. Allah Teâlâ’nın sizlere bahşettiği akıl nimetinin değerini bilin, idrak ikramına şükredin. Allah’ın yeryüzündeki halifesi olduğunuzu, O’nu yeryüzünde sizin temsil ettiğinizi unutmayın. Vazifelerin sadece Kur’ân’da yazılanlarla, hadîste olanlarla sınırlı, İslam’ın beş şartı ile imanın altı esasından ibaret olmadığını bilin. Akıl ettiğiniz, şuur duyduğunuz her şey sizin vazifenizdir. Cenab-ı Hak’tan istemekte sınır olmadığı gibi vazifelerde de sınır yoktur.”
279.30 ₺ -
Hoş Nazar
Kendini okumak, âlemi okumaktır. Hasan Sevil, tasavvufun temel kavramlarını hem derinlikli hem de içten bir dille sûfî geleneğin kalbinden aldığı ilhamla, insanın önce kendini sonra varlığı okuyarak nasıl hakikate ulaşabileceğini gösteriyor. Kur’ân ve sünnet temelli bir yaklaşımla, aşkın, tevazunun, merhametin, ahlâkın ve adaletin ne demek olduğu anlatılırken; geçmişin büyük sûfîlerinden günümüze uzanan bir köprü kuruluyor. Hoş Nazar, anlam arayışında olan herkesi kucaklayan bir dille sesleniyor: Kendine bak, varlığa bak, hoş nazarla bak…
195.30 ₺ -
Nefs İlmi ve Rüyaların Dili
İnsanın iç dünyası yalnızca bilinç ve bilinçdışıyla sınırlı değildir; çok daha derin, çok daha zengin bir boyut insanı kendi özüne çağırmaktadır… Psikiyatrist Dr. Mustafa Merter, Batı psikolojisinin temel kuramlarını tasavvufun asırlık hikmetiyle buluşturarak psikolojinin üçüncü boyutuna kapı aralıyor: Nefs İlmi. Freud’un bastırma kavramından Jung’un arketiplerine, modern psikolojinin önde gelen kavram ve yaklaşımlarından benötesi psikolojiye dek birçok konuya değinen yazar; ardından bizi, insanın varoluşunu çok katmanlı bir harita gibi açan nefs mertebelerine götürüyor. Kitapta; kaygı, depresyon, nöroz ve modern çağın diğer ruhsal sıkıntıları, nefsin üç boyutlu yapısı üzerinden yeniden ele alınıyor. Böylece psikopatolojilere tasavvufi bir bakış, sadece tedavi yollarına değil, insanın hakiki potansiyeline dair de yeni ufuklar açıyor. Merter, aynı zamanda rüyaların dilini çözümleyerek bize âlem-i misalin perdelerini aralarken, insanın en karanlık gecelerde bile yalnız olmadığını, daima bir ışığın ona yol gösterdiğini hatırlatıyor. Nefs İlmi ve Rüyaların Dili, sadece akademik bir katkı değil, aynı zamanda kendi iç yolculuğuna çıkmak isteyenler için bir davet. Batı’nın iki boyutlu insan anlayışına karşılık, insanın hakikatine odaklanarak derinlikli bir perspektif sunan bu eser, hem psikoloji araştırmacıları ve ilgilileri hem de manevi gelişimini önemseyenler için vazgeçilmez bir başucu kitabı.
629.30 ₺ -
Ariflerin Yolu
İmam Gazzâlî’nin tasavvufî düşüncesini pratik bir rehber olarak sistemleştirdiği, ârif bir mü’minin bir gününü maddi ve manevi unsurlarıyla hülasa ettiği Âriflerin Yolu isimli bu risale, müellifin olgunluk döneminde kaleme alınmıştır. Eser, başta İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn olmak üzere Gazzâlî’nin birçok kitabında işlediği teorik tasavvufun amelî bir özeti niteliğindedir. Rabbanî müridin menheci, başka bir deyişle “ilâhî yolun metodolojisi” üzerine odaklanan risalede, seyr ü sülûkun temel bahisleri adım adım açıklanırken ibadetlerin zâhirî-bâtınî boyutu ve nefis terbiyesinin incelikleri derinlemesine işlenmiş, aklî disiplinlerle keşfî bilgiyi harmanlayan bir yaklaşım benimsenmiştir.
121.80 ₺ -
Velinin Alemi
Fas tasavvufunun yüzyıllar boyunca şekillendirdiği manevî otorite, toplumsal yapı ve dinî pratikleri derinlikle inceleyen öncü bir çalışma olan Velînin Âlemi’nde Vincent J. Cornell, yalnızca Faslı velîlerin tarihî serüvenini değil; velâyet, otorite, karizma, şehir-kır dengesi ve tasavvufî kurumların yükselişi gibi kavramları yeniden düşünmemizi sağlayan güçlü bir teorik çerçeve sunuyor. Velîlik kurumunu sadece bir inanç ya da halk geleneği olarak değil; toplumsal düzeni, otorite biçimlerini ve kültürel sürekliliği etkileyen güçlü bir yapı olarak ele alıyor. Fez’in fakihlerinden kırsal ribât geleneklerine, menâkıbnâmelerdeki keramet anlatılarından Cezûliyye doktrininin siyasal etkilerine uzanan geniş bir yelpazede, İslâm düşüncesinin Batı coğrafyasında nasıl özgün bir biçimde geliştiğini gösteren Cornell, hem sosyal bilimlerin antropolojik kalıplarını sorguluyor hem de tasavvuf araştırmalarında ihmal edilmiş bir bölgenin zengin entelektüel mirasını gün yüzüne çıkarıyor. Fas tasavvufunu kendi bağlamı içinde ele alırken, aynı zamanda İslâm düşüncesinin bütününe dair yeni bir okuma önerisi sunan bu kapsamlı çalışma, Fas tasavvufunun sadece yerel bir fenomen değil; İslâm dünyasının doğusundan batısına yayılan entelektüel akımların düğüm noktası olduğunu ortaya koyuyor.
339.50 ₺ -
Gece Ehli
Dunja Rasiç’in bu eseri, Şeyh-i Ekber İbn Arabî hazretlerinin ölümsüz yapıtı el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’nin 41. Bâbı olan "Gece Ehli’nin Marifeti Üzerine" bölümünden ilhamla kaleme alınmıştır. Eserde evliyalar arasında özel bir zümre olan Gece Ehli (Ehlü’l-Leyl) mütalaa edilmekte, hem Fütûhât’taki ilgili pasajdan hem de İbn Arabî hazretlerinin diğer eserlerinden yola çıkarak incelenip tanıtılmaktadır. Rasiç, eserinde âdeta okuru gecenin ve ehlinin esrarını çözmek üzere bir yolculuğa çıkarıyor. Allah’ın geceyi sırf kendilerini masivadan gizlemek için bir örtü olarak yarattığı bu önemli velilerin ibadetlerini, alışkanlarını, eğitimlerini, kerametlerini, hâllerini ve makamlarını Fütûhât’tan ve başka klasik kaynaklardan yola çıkarak izah ediyor.
209.30 ₺ -
Zuhura Övgü
Salâtüselâm getirmek, bir rahmet vesilesi olarak Peygamber Efendimiz’le (s.a.s.) irtibatın dilimizde ve kalbimizdeki ifadesidir. Ona yönelttiğimiz her salâtüselâmda hayata dâir ümidimiz tazelenir, kulluk edebimiz istikamet kazanır. Peygamber Efendimiz’i (s.a.s.) hatırladıkça Allah’ın üzerimizde tamamladığı nimeti daha derinden idrak eder, kendimizi bir hakikat tecrübesi içinde buluruz. Zira salâtüselâm, kendisiyle kemâle erdiğimiz ve ümmet olma bilincine eriştiğimiz ilâhî tecellîye yönelmiş bir ameldir. Bu hakikat üzerine ne kadar düşünsek, o nisbette sınırsızlaşan bir mânâ ile karşılaşırız. İslâm telif mirası, Peygamber Efendimiz’le (s.a.s.) irtibatın sürekli canlı kaldığı zengin bir külliyât ortaya koymuştur. Bu büyük hâfıza içinde Abdüsselâm İbn Meşîş hazretlerinin tertip ettiği salavâtın müstesnâ bir yeri vardır. Asırlar boyunca sâlihlerin kalplerinde ve tâliplerin dillerinde yer bulan, her okunuşunda hakîkat-i Muhammediyye’nin bir vechesini idraklere taşıyan bu salavât metni, üzerine yazılan şerhler sayesinde müşterek bir irfânın ifadesi haline gelmiştir. Zuhura Övgü, İbn Meşîş salavâtı üzerine İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin şerhini merkeze alarak yapılmış bir okuma ve açıklama denemesidir. Kitap, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) etrafında teşekkül eden ilmî ve edebî mirası İbn Meşîş salavâtı üzerinden takip ederek aktarmaya çalışmakta; anlamın ve kesinlik duygusunun yitirildiği, her meselenin kısır tartışmaların gölgesinde tüketildiği şu dönemde hakîkat-i Muhammediyye’nin sâlih kalplere akseden yönlerine vurgu yapabilmeyi amaçlamaktadır.
611.80 ₺ -
Makam ve Riyanın Yergisi
İnsanların helâkine yol açan şey, hevâya uymaları ve övülme arzularıdır. Hz. Muhammed [sav] Bu eser, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de yer alan “Kitâbü Zemmi’l-Câh ve’r-Riyâ” bölümünün tercümesidir. İmam Gazzâlî, makam ve itibar arzusunu insanı içten içe çürüten en tehlikeli ahlâkî hastalıklar arasında görür ve bu arzunun insan tabiatındaki köklerini psikolojik ve metafizik boyutlarıyla ele alır. Kalplere hükmetme isteğinin rubûbiyyet arzusuyla nasıl iç içe geçtiğini ortaya koyar ve bu eğilimin uzun mücâhedelerden sonra bile nefisten bütünüyle silinmediğini vurgular. Bu noktada insanı kendi niyetiyle yüzleşmeye çağırır ve riyâ meselesini bu yüzleşmenin en hassas eşiği olarak konumlandırır. Gazzâlî, bazı durumlarda ibadetin izhar edilmesine ruhsat verildiğini belirtir ve bunun hangi noktada riyâya dönüştüğünü açık ölçülerle gösterir. Kulun her amel öncesinde kalbini tartmasını, içten içe beslenen övülme arzusunu susturmasını öğütler. Makamın neden maldan daha cazip görüldüğünü nefis üzerine yaptığı analizlerle açıklar ve insanların övgüsüne duyulan iştiyak ile yerilmekten kaçınmanın sebeplerini derinlikli biçimde çözümler. Şöhretin ve bilinmenin hangi hâllerde kalbi bulanıklaştırdığını gösteren bu eser, günümüz dünyasında yaygınlaşan görünürlük ve itibar arzusuna karşı güçlü bir uyarı niteliğindedir. Görünmez hastalıkları teşhis eder ve kalbin şifası için sahih bir tedavi yolu sunar.
108.50 ₺ -
Dil Belası
Müminin susması tefekkür, bakışı ibret, konuşması zikirdir. Hz. Muhammed [sav] Bu eser, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de yer alan “Kitâbü Âfâti’l-Lisân” bölümünün tercümesidir. Eserde dil ile iman arasındaki ilişki, susmanın hikmeti ve konuşmanın sınırları ele alınır. Sözün insanı kurtuluşa yahut helâke sürükleyen etkisi üzerinde durulur; gıybet, yalan, koğuculuk, tartışma, fuzûlî konuşma gibi yirmi ayrı dil âfeti, sebepleriyle ve tedavi yollarıyla birlikte incelenir. Dil, kalpte başlayan hâllerin dışa vurulduğu
104.30 ₺ -
Gülzarı Aşk Şerhi
Herkesin bildiği ama pek azının “tanıdığı” bir sırra davet... Süleyman Çelebi’nin asırlardır minarelerden yankılanan ve evlerimizin bereketine eşlik eden Mevlid-i Şerîf’i, sadece bir merasim metni olmakla kalmaz. Onun her satırı, ince ince işlenmiş bir tevhid ve aşk atlasıdır. Ancak kelimeler değiştikçe ve dilimiz daraldıkça bu muazzam eserin kalbine giden yollar da birer birer kapanmıştır. İşte, Türk tasavvufunun önemli hafızalarından Ömer Tuğrul İnançer bu eserde, Hüseyin Vassâf Efendi’nin yüzyıllık derinlikli şerhi Gülzâr-ı Aşk’ı yanına alarak bizleri yeniden o “Gül Bahçesi”ne davet ediyor. Gülzâr-ı Aşk Şerhi, bir tarih
510.30 ₺ -
Şairin Coğrafyası
Şairin Coğrafyası, okuru elinden tutup tarihsel süreçte İslam beldeleri arasında bir gezintiye çıkarı-yor. Şehirleri, dağları, dereleri, çölleri gösteriyor ve dolaştırıyor. İslam şiirinde coğrafi unsurların estetik ve semantik değerini Türk, Arap, Fars ve Urdu şiirinden örneklerle izah ediyor. Kâh İmruul-kays ile “Durun ağlayalım!” diye hayıflanıyor, kâh Nedim ile “Yürü serv-i revanım, gidelim Sa’dâbâd’a!” diyerek keyifleniyor. Şairin Coğrafyası edebiyatla, tarihle, tasavvufla ve dillerle ilgili herkesin dikkatini cezbedecek bir kitap. Ama dahası, isteyenin buyurup katılabileceği bir dost meclisi, adeta kadim zamanlardan bu-güne ışınlanmış bir şiir ve helva sohbeti…
181.30 ₺ -
Yaratıcı Aşkın Sırları
Annemarie Schimmel Yaratıcı Aşkın Sırları’nda büyük şair Muhammed İkbal’in eserlerini o tanıdık tatlı üslubuyla ele alıyor. İkbal’in eserlerinde tasavvufun, felsefenin, tarihin, peygamber sevgisinin, dinî düşüncenin, hepsinden önemlisi aşkın izlerini sürüyor. “Aşk Mekke’nin fakihidir. Aşk orduların komutanıdır. Aşk yolun oğludur, binlerce yer onundur. Aşk, hayatın gergin tellerinde nağmeler çalan mızraptır. Aşk hayatın aydınlık ışığıdır. Aşk hayatın ateşidir.”
167.30 ₺ -
Kuranın Erişilmez Üstünlüğü
Kur’an-ı Kerim’in nüzulü, insanlık kelamı için geri dönülmez bir eşik. Dilin ve hitabetin zirvede olduğu bir çağda, beşerî yaratıcılığı kendi sınırlarıyla yüzleştirerek çaresiz bırakan bu ilahi hitap, “i’câz”ı salt bir inanç unsuru olmaktan çıkarıp sarsıcı bir edebî vakıaya dönüştürdü. Dolayısıyla Kur’an’ın taklit edilemezliği tezi, artık teolojik bir dogmanın çok ötesinde; dil, beyan, nazım ve anlam ufuklarını şekillendiren muazzam bir belagat felsefesinin kurucu dinamiği. Kuran’ın Erişilmez Üstünlüğü, tam da bu taklit edilemezliğin izini sürerek İslam düşünce atlasının i’câz teorisini inşa eden kurucu zihinlerini selamlıyor. Nazzâm’ın sarfe kuramı, Câhiz’in beyan arayışı, Rummânî, Hattâbî, Bâkıllânî ve Kadı Abdülcebbâr’ın estetik dokunuşları… Ve nihayet Abdülkâhir Cürcânî’nin o dâhiyane söz dizim nazariyesi… Kelam, felsefe ve dil bilim kesişiminde şekillenen büyük dehaların teorileri, metinler arası süreklilikle bir karşılaştırma zeminine taşınıyor. İlahi hitabın zamana meydan okuyan yapısal kodlarına ışık tutan bu eser, lafız ile mana arasındaki sarsılmaz estetik örgüye odaklanıyor. Kelamullah’ın beşer üstü yapısı; akli, edebî ve tarihî deliller eşliğinde, derinlikli bir tefekkürün kapılarını aralıyor.
314.30 ₺ -
Kalbin Yolculuğu İçin Harita
Cümle varlık Hakk’ın gölgesidir; Bütün mevcudât O’nun kudretinin tecellisidir. Molla Abdullah İlâhî’nin, Acem diyarından Anadolu’ya geldikten sonra kaleme aldığı ilk Türkçe risâle olan Meslekü’t-Tâlibîn, mürşidin rehberliğinden teslimiyetin inceliklerine, manevî arayıştan nefsi tanıyıp sükûna ermeye kadar uzanan dokuz erbaîni ele alan klasik bir tasavvuf rehberidir. Her bir erbaîn, kalbin üzerindeki bir perdeyi aralar; derviş nefsinin karanlığıyla yüzleşir, dünyevî arzulardan uzaklaşır ve saf yönelişin aydınlığına adım atar. Ardından risâlede mürşid-i kâmillerin nitelikleri, müritlerin adabı ve yolun incelikleri anlatılır. İlâhî, peşinden gidilmesi gereken hakikati ilmî bir kesinlik ve kalbe dokunan bir üslupla aktarır. Edep, inziva, mürşid, zikir, sabır, tevekkül ve riyâzet gibi kavramları derinlikli biçimde yeniden kurar; dervişin gündelik hayatını baştan sona düzenleyen bütüncül bir yol haritası sunar. Tasavvufî tecrübeyi, yaşadığı iklimin içinden aktarması, risâleyi hem tarihî bir tanıklığa hem de öğretici bir rehbere dönüştürür. Kalbin Yolculuğu İçin Harita, Abdurrezzak Tek’in titiz çalışmasıyla, Molla Abdullah İlâhî’nin tasavvufî birikimini günümüze taşıyan, seyr ü sülûk ve irşad geleneğinin nadide örneklerinden biri olarak müstesna bir değer kazanmıştır.
195.30 ₺ -
Tövbe ve Günahlardan Kurtuluş Yolları
“Ey iman edenler! Samimi bir tövbe ile Allah’a dönün.” (Tahrim Suresi, 8) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcılar’ın ilk konusu “tövbe” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Tövbe, günahı terk etmek demektir. Bir şeyi terk etmek ise ancak onun bilgisine sahip olduktan sonra mümkün olur. Tövbe vacip olduktan sonra tövbe etmeye götürecek şey de vacip olur. O halde günahları tanımak da vaciptir. Günah, terk edilmesinde veya yapılmasında Allah’ın emrine muhalif olan şeylerden ibarettir. Bunun tafsilatı, şer’î olarak mükellef tutulan şeyleri başından sonuna kadar izah etmeyi gerektirir. Şimdilik bizim konumuz bu değildir. Ancak biz mükellef tutulan meselelerin odak noktalarına ve kısımlarının bağlantılarına işaret edelim. Rahmetiyle doğruya muvaffak kılan Allah’tır.”
144.00 ₺ -
Dost Mevlana
1930’lu yıllarda Prof. Dr. Feridun Nâfiz Bey Mevlevîlikle ilgili bir yayın projesi planlar: Hazreti Mevlânâ’nın Mecâlis-i Seb‘a ve Mektûbât isimli eserleriyle Sultan Veled’in Divan’ı tahkik edilerek basılacaktır. Üsküdar Mevlevîhanesi’nin son postnişi Ahmed Remzi Akyürek’in destek verdiği bu projenin etrafında cereyan eden hadiseler, bu kitaptaki mektupların ana eksenini oluşturmaktadır. Mektuplarda kitap, kütüphane ve yayıncılıkla ilgili olarak Türkiye’de 1930’lu yılların panoramasını görmek mümkündür. Bununla birlikte tîli konular içinde de çok kıymetli malzeme bulunmaktadır. Çünkü mektupların yazarı olan Ahmed Remzi Efendi, örnek kişiliği, tecrübesi, birikimi, geniş görüşlülüğü, yardımseverliği, güçlü şairliği ve nüktedanlığı ile sevilip sayılan ve daima aranan bir zattır. Çevresinde ilim, edebiyat ve sanat dünyasının birçok değerli mensubu da bulunmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki eser, Mevlevîlik tarihi ve adabı kadar yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimiz açısından da hayli önemli bilgileri içermektedir. Bu mektuplarda Mevlevîlik tarihini ve adabını, yakın dönem kültür, sanat ve edebiyat tarihimizin farklı veçhelerini, idealist insanların, inançları, değerleri ve memleket sevgisi uğruna, güçlükler, hatta imkânsızlıklar içerisinde nasıl özveriyle çalıştıklarını okuyacaksınız.
244.30 ₺ -
İrşadül Müminin ve İrşadül Gafilin
"İrşadü'l Müminîn ve İkâzü'l Gâfilîn" adlı eser, Müslümanları dini görevlerine karşı uyanık olmaya teşvik eden ve gafletten sakındıran önemli bir İslami kaynaktır. Kitap, iman, ibadetler ve ahlaki değerler gibi konuları ele alarak, okuyuculara Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ışığında rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Yazar, sade ve anlaşılır bir dille, okuyucuların dini sorumluluklarını yerine getirmeleri için gerekli bilgileri sunmaktadır. Bu eser, vaizler, imamlar ve dini eğitim veren kurumlar için değerli bir başvuru kaynağıdır. Ayrıca, bireysel olarak dini bilgilerini artırmak isteyen okuyucular için de faydalı bir rehber niteliğindedir. Kitap, okuyucuların dini bilinçlerini artırarak, daha bilinçli ve sorumlu bireyler olmalarına katkı sağlamaktadır.
352.80 ₺ -
Müslümanın Gönül Dünyası
Yunus Emre Hazretleri rûhânî terennümleri ile, Mevlânâ Hazretleri irfan dolu Mesnevî’si ile, Şâh-ı Nakşibend Hazretleri hikmet derinliği ve kalplere mâneviyat nakşeden irşâdıyla, Aziz Mahmud Hüdâyî Hazretleri de, hiçliğin asâletli bir numûnesi olması ve halkından sultânına kadar herkesi mâneviyatla yoğuran terbiye üslûbuyla, İslâm ahlâkını yaşayan ve yaşatan rahmet insanlarını yetiştirmişlerdir. Tarih boyu, cennet vatanımız en büyük buhranlardan işte böyle güzîde insanlar sayesinde selâmete erebilmiştir.
620.50 ₺ -
Ebediyet Yolculuğu
Kur’ân ve Sünnet ikliminde, ölümün tefekkürüyle aydınlanmamış bir hayat, karanlık bir musîbet gecesinden farksızdır. Ebedî saâdet güneşi; ilâhî beyanlar ışığında bir ömür sürüp müsterih bir vicdanla âhirete intikâl etmesini bilenlerin ufuklarından doğar. Ecel rüzgârıyla savrulan ömür harmanında Hak’tan gâfil olanlara ise, ne arkalarında bıraktıkları dünya ağlar, ne de karşılarına dikilen âhiret tebessüm eder!..
511.00 ₺ -
Mümin Müminin Aynasıdır
Bu eser iki risale içermektedir. Eserdeki her iki risale de iki ayrı hadisin şerhidir. Birincisi Efendimiz (s.a.v.)'in: “Mü'min Mü'minin aynasıdır.” hadîs-i şerifinin şerhidir. Müellif hazretleri hadîs-i şerifi kendisinden önce ele alan iki alime atıf yapmış, sonra kendisine ait külli bir bakış açısıyla hadîs-i şerifi şerh etmiştir. İkinci risalede ise tabiri caizse “Kelamın kibarı, kibarın kelamıdır.” deyiminin haklılığını ortaya koymuş ve aslında iki büyük hadis âliminin tahkiki ile lafzının ve senedinin hadis olarak kabul edilmediği bir metin üzerinde çalışmıştır. Mâna denizinden incilerin nasıl toplandığını, hadîs-i şerifi mânen tashih ederek ortaya koymuştur. Zü'l-cenâhayn bir âlim olan hazretin hem ilmî hem de tasavvufî bütünlüğe sahip olduğu her iki risaleden anlaşılmaktadır. Bu yönüyle bütün fikrin lüzumunun ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğu her iki risalede görülecektir.
156.00 ₺ -
Saliha Hanımlar
Bu kitapta Hz. Havva validemizden başlanarak yakın döneme kadar olan süreçte yaşamış bazı saliha hanımlardan bahsediliyor. Onlar kuvvetli imanları, takva ve ibadetleriyle mümine hanımlara, genç nesillere örnek oldular. Çağları aştılar, insanlığa iz bıraktılar. Allah yolunda gönülden hizmetleri ve güzel ahlâklarıyla asırlardır unutulmadılar. Kimi kucağında peygamber büyüttü. Kimi Allah’ın elçisine zevce oldu. Kimi Allah Resûlü’nü gördü ve sahabilik faziletine ulaştı. Bazısı da sonraki asırlarda İslâm’ı en kalbî duygularla, tasavvufi neşveyle yaşadı. Sufi hanımlardan oldu. Güzel kulluğu ve ihlâsıyla gıpta edildi. Hz. Havva validemizden Hz. Meryem’e, Hz. Hatice ve Hz. Âişe annelerimizden Hz. Fâtıma annemize, Râbia el-Adeviyye’den bazı valide sultanlara ve Nene Hatun’a kadar birçok saliha hanımın ibretlik hikâyesine bu kitapta şahitlik edeceksiniz…
196.00 ₺ -
Yeme İçme Adabı
12. yüzyılın büyük İslâm âlimi İmam Gazâlî’nin (rah.), kaleme aldığı eserlerle yalnızca yaşadığı dönemde değil, hemen her asırda derin izler bırakan fakih ve mutasavvıf bir âlimdir. Bu değerli eserlerin arasında öyle bir kitap vardır ki fıkıh, ahlâk ve tasavvuf konularında, yazıldığı günden şimdiye dek İslâm âleminde derin saygı ve kabul görmüştür. Serinin 11. kitabı olan Yeme İçme Âdabı; yemekten önce dikkat edilecek edeplerden davete icabet etmenin önemine kadar pek çok konuyu kaynak ve delilleriyle açıklıyor.
126.00 ₺ -
Sufilerin El Kitabı Ketebe
Tam ismi Ahmed b. Acîbe el-Hasenî olan yazar, zâhirî ilimlerde edindiği kariyeri zirvedeyken İbn Atâullah el-İskenderî’nin Hikem adlı eserinden o denli müteessir olur ki tasavvufî yolculuğuna başlar. Tasavvufî eğitimi sırasında, şehir çarşısında ya da cami önünde dilenmek, sokaklardaki çöpleri süpürmek gibi hayli ağır vazifeleri yerine getirir ve yıllar süren zorlu seyahatlere çıkar. Bu seyahatlerinde İbn Acîbe, İbnü’l-Arabî, İbnü’l-Fâriz, Şüşterî gibi bazı sufilerin bir kısım eserlerine şerhler kaleme alır. Seyrü sülûkunu tamamlamış, kâmil bir şeyh olarak birçok müride yol gösteren İbn Acîbe 1809’da vefat eder. Yazmaya hiç ara vermemiş bir sufi olan İbn Acîbe, elinizdeki bu eserde tasavvuf terminolojisindeki, hâllere, makamlara ve bazı özel nitelikteki kullanımlara tahsis edilmiş yüz kırk üç terimi ele alıyor. Sufilerin kendi aralarında kullandıkları, eserlerinde çoğu kez açıklama ihtiyacı hissetmeden yer verdikleri terimleri, özlü, vurucu ve iç bütünlüğe sahip bir üslupla açıklıyor yazar. Bu eserin, kullanışlı, özlü ve özellikle hemen her terimde uyguladığı ve manevi mertebe açısından üç insan tipini (avam, havas, hâssatü’l-havas: sıradan mümin, manevi seçkin, seçkinlerin seçkinleri) kuşatan yaklaşımı nedeniyle özgün bir el kitabı olduğuna kuşku yok.
160.30 ₺ -
Kurucu Düşünürleri ve Meseleleriyle Kelam
Mezhepler konusunda klasik dönemde yapılan çalışmalarda göze çarpan en önemli unsur fırkaların tanıtımı ve görüşlerin aktarımındaki tarafgir tutumdur. Bu durumun birçok sebebi vardır; en önemlilerinden biri, müellifin bir mezhebe aidiyeti ve düşünce dünyasının oluşumunda mezhepsel unsurların etkili olmasıdır. Bu sebeple müellif kendi bulunduğu düzlemi esas kabul ederek diğer dinî yapıları eleştiriye tâbi tutar. Fahreddin Râzî’nin Türkçede ilk kez basılan er-Riyâzu’l-Mûnika fi Ârâi Ehli’l-İlm isimli eseri mezhepler hakkında yazılmasına rağmen tarafsız bir tutum sergilemektedir. Tahkik metodunun kullanıldığı bu eserde Râzî, mezhepler hakkındaki tarihî bilgileri ve mezhep teorisyenlerinin görüşlerini bazen salt aktarımla, bazen de kendinden önce yazılmış eserlerdeki yanlış anlaşılmaları düzelterek sunmaktadır. Günümüze eksik bir şekilde ulaşmış olmasına rağmen Râzî’nin bu eseri hem kelâm hem de mezhepler tarihi açısından önemli bilgileri ihtiva etmektedir.
349.30 ₺ -
Aşıklar Tabibi Aziz Mahmud Hüdayi
Nutukları dillerde aşk ve şevkle dolaşan bir bülbül… Nice bülbülün âşık olduğu bir gül… Civarına erişen herkesi Zat tevhidine ulaştıran, dost ilinin kılavuzu, her dileyenin dileğine eriştiği, her müşkili halleden bir eren… Üstadı için söylediği sıfatların tümüne kâmilen kendisi erişmiş olan bir muakkip… Âşıklar Tabîbi Aziz Mahmûd Hüdâyî… Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz’ın dilinden bu güzelim Aziz’in hayatını, irfanını, eserlerini ve tesirlerini bilmek/tanımak isteyenler için altın bir fırsat… Bu bereketli yaşamın derinliklerine dalmaya hazır mısınız?
18.25 ₺ -
-
Müslümanın Edepleri
Yaratılmışların en şereflisi Allah Resûlü’ne, onun şerefli âline, ashabına, onun miras olarak bıraktığı ilme, güzel ahlâka sahip çıkanlara ve onun izinden gidenlere salâtü selâm olsun. Elinizdeki eser, İslâm âleminde yüzyıllardır "Hüccetü’l-İslâm” (İslâm’ın delili) lakabıyla tanınan rabbânî âlim ve büyük mutasavvıf İmam Gazâlî hazretlerine [rahmetullahi aleyh] aittir. O, hayatı, ilmî şahsiyeti, yazdığı eserler ve hizmetleriyle İslâm dinine birçok hizmette bulunmuş İslâm âlimlerden biridir. Bu eser, hacmi küçük olmakla birlikte, içerdiği konular itibariyle oldukça kıymetlidir. Asıl adı el-Edebü fî’d-Dîn olan bu eseri, Arapça aslından Müslümanın Edepleri adıyla olabildiğince anlaşılır bir dille çevirmeye çalıştık. Eser üzerinde yer yer dipnot çalışması yaptık. İmam Gazâlî [rahmetullahi aleyh] Şâfiî mezhebine mensup bir âlim olduğu için ibadetlerle ilgili edepleri Şâfiî mezhebinin hükümlerine göre zikretmiştir; biz de gerekli bazı yerlerde Hanefî mezhebine göre bildirilen hükümleri dipnotta belirttik. Eser, bir müslümanın Rabb’ine karşı kulluk âdâbından başlayarak günlük ibadetlerinde ve hayatında dikkat etmesi gereken edeplerden kısa ve öz olarak bahsetmektedir. Bu önemli eserin çevrilmesini bize nasip eden yüce Mevlâmız’a sonsuz şükürler olsun. Bu çalışmaya vesile olan değerli büyüklerimizden Allah razı olsun. Eserin hazırlanmasında ve okuyucularımıza sunulmasında yardımı olan ve emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliriz. Temennimiz bu çalışmanın herkes için faydalı olmasıdır. Çalışmak bizden, başarı ve hidayet Cenâb-ı Mevlâ’dandır.
61.60 ₺