-
Erken Dönem Şii Düşünürler
Elinizdeki bu eserde; hayatları, eserleri ve görüşleri hakkında bilgi verdiğimiz Şiî düşünürler, ilk beş asırda yaşamış Şiî-İmamiyye'nin hadis, kelam ve fıkıh sahalarında öncülük yapmış şahsiyetleridir. Bununla birlikte Şia'nın erken dönem âlimlerini, bu çalışmaya aldığımız sayılı birkaç âlimle sınırlandırmak doğru olmaz. Zira bu eserin asıl hedefi, imamet düşüncesinin oluşması sürecinde belirleyici rolleri bulunan önemli şahsiyetleri ve görüşlerini dikkate sunmaktır. Bu çalışmanın nihai hedefi; İslâm Mezhepleri Tarihi ve Kelam ilmi sahasında akademik çalışma yapmak isteyen, özelde yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, ilk dönem Şiî âlimlerini tanıtmak, Şiî düşüncesine ne tür katkılarda bulunduklarını göstermektir. Bununla birlikte Şiîliğin ortaya çıkışı ve teşekkül sürecini merak eden bütün okuyucuların faydalanacağı bir eser olduğunda da şüphe yoktur.
58.50 ₺ -
Şemsi Tebrizi
Şems-i Tebrizî Gayba, lâyu’kale ve dahi sırra duyulan iştiyakın tecessümü olarak gönüllerde akseden, gönüllere hükmeden bir veli; Şems-i Tebrizî… Şems-i Rûmî albümümün hazırlıkları için merakla okuduğum onca kitabın ardından hemen tamamen bir tesadüf sonucu elime geçti, Melâhat Ürkmez Hanımefendi’nin bu başyapıtı. Evet, başyapıt!.. Evet, kaynak kitap!.. Neden mi? Lirik bir anlatımla cezbedici bir itikadın tüm derinliğini yaşattığı için.. Eserdeki kaynak kitapları gördüğümde, ne çapta bir hazinenin varoluşuna şahitlik ettiğimi hissederek ürperdim. Sayın Ürkmez, aşkın bu en müşahhas hâlini bizlere ne fedakârlıklar ile sunmuş, o anki hayranlığım tarifsiz… Şems-i Tebrizî, bir sırlayıcının pek çok kişi için hiç bilinmeyen, yazılmayan hâllerinin ilk kez bu açıklıkta kaleme alındığı, hakkındaki araştırmaların tafsilatıyla gün ışığına çıkarıldığı bir yapıt… Yüce Mevlâna Celâleddîn Muhammed’in nefesine can veren, bu yola başını adayan Sultanü’l Esrar’ın makamları aşan bilinmezlerle dolu hayatından gerçek kesitler... Melâhat Hanımefendi’nin eserinde, satırlar, sırlar bambaşka bir “Şems Tutulması” yaşattı bana. Sanki Muhammed Şemseddîn’le aramızda bir kadîm yakınlık hâsıl oldu. Tüm şükürler Allah’ın yüce şânına… Tasavvuf alanında büyük bir Hakk hizmeti kabul ettiğim eseri vasıtasıyla kendisini tanımaktan büyük mutluluk duyduğum Sayın Melâhat Ürkmez Hanımefendi’ye albümüme gösterdiği yön ve bana aktardığı sır dolu duygular için şükranla taşan kalbimde onun sıcacık dostuğunun huzuru ile yaşayacağım…
63.00 ₺ -
Kuranı Kerimde Lafzı Müteşabih Ayetler
Allâh-u Teâlâ’nın yüce kelâmı Kur’ân-ı Kerîm, sözlein en güzeli, aynı zamanda da âyetleri birbirine benzeyen ve çok tekrarlanan bir kitap olma özelliğine sahiptir. “Allâh, sözlerin en güzelini; âyetleri (güzellikte) birbirine benzeyen ve (hükümleri, öğütleri, kıssaları) tekrarlanan bir kitap olarak indirilmiştir. Rabblerinden korkanların derileri (vücutları) ondan dolayı ürperir, sonra derileri de (vücutları da), kalpleri de Allâh’ın zikrine karşı yumuşar. İşte bu Kur’ân, Âllah’ın hidâyet rehberidir. Onunla dilediğini doğru yola iletir. Allâh, kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösterici yoktur.” (Zümer 39/23) âyeti kerîmesi Kur’ân-ı Kerîm’deki âyetlerin birbirine benzediğini beyan etmektedir. Bu durum Kelâmullâh’ın i’caz yönünü oluşturmakla beraber bu şekildeki âyetleri hafızların birbirine karıştırmadan zihinde tutarak okuyabilmeleri için aralarında ki farkları iyice belirlemeleri gerekmektedir. Bu ise söz konusu âyetlere ayrı bir ehemmiyet, dikkat ve îtina göstermeyi ve çalışmayı gerektirir.
210.00 ₺ -
Düşünce Geleneğimizde Mantık
Düşünce Geleneğimizde Mantık olarak isimlendirdiğimiz bu esrimizde yer alan makaleler, daha önce çeşitli akademik dergilerde yayınlanan veya sempozyumlarda sunulan toplam 13 yazıdan oluşmaktadır. Eserde yer alan Kıbrıslı Zenon ve Stoa Okulu ile Süryanilerin Mantık İlmine Katkıları isimli makaleler, mantık ilminin İslâm dünyasına geçmeden önceki durumunu tespit açısından önemlidir. Mantık ilminin sistemleştiricisi olan Aristoteles'ten sonra stoacıların özellikle şartlı önerme ve şartlı kıyas hakkındaki görüşleri Müslüman mantıkçılar tarafından çok ilgi görmüştür.
162.50 ₺ -
Aşkname
Tüketti sanma hezârân hikâyet-i aşkı O kıssadan dahi söylenmedik neler kaldı Keçecizâde İzzet Molla Aşk, Elest Bezmi’nde hakikatimize gizlenen cevher… Derûnundaki hazinenin farkına varıp iç âlemindeki perdeleri kaldırabilenlere ezeliyet şarabını içiren, onun varlığını hissetmeden yaşayan kalpleri taşa çeviren… Aşk, tasavvufa göre âlemlerin yaratılış sebebi. Şark ve Garp edebiyatlarının biricik mevzusu. Asırlardır kalem erbabının satırlarını süsleyen, ismi malum cismi mevhum bir Anka kuşu. Bu Eser, Sultan Veled’in ilâhî aşkı anlattığı doksan iki beyitlik Farsça Aşknâme şiirine, Edirne Mevlevîhane Dergâhı Mesnevîhanlarından Hasan Halid el-Mevlevî’nin yazdığı şerhtir. Aşknâme, “Yâri Hak olan başkasını nasıl beğenir!” hakikatinden yola çıkarak, nazarlarımızı fani olandan baki olanın Cemaline çeviriyor. Bu kesret pazarında taş kesilen yüreklerimizi gerçek sevginin pınarından yudumlarla serinletiyor.
200.75 ₺ -
Buharinin Ebu Hanifeye ve Hanefilere Bakış
İmam Buhârî'nin Sahîh'i, en güvenilir hadis kitabı olarak görülmesi yanında hadisçilerin kabullerini yansıtması nedeniyle ümmet arasında haklı bir şöhrete ulaşmıştır. Bunun yanında o, ehl-i hadisin farklı ekollere yönelik değerlendirmelerini aktarmasıyla da dikkat çekmiştir. Ebû Hanîfe ile Hanefilere bakışı ise bu bağlamda önemli bir yer tutar ve her dönemin tartışma konusudur. Elinizdeki çalışma, bu mevzuyu bilimsel bir bakış açısıyla ülkemiz okuruna sunmaktadır.
227.50 ₺ -
BEREKAT Zübdetül Makamat İmamı Rabbani Menakıbı
Berâkat kitabını yazan; İmam-ı Rabbani hazretlerinin en yüksek talebelerinden ve halifelerinden, faziletler sahibi Muhammed Haşim Kişmi hazretleridir (kuddise sirruhma). Bu kitabı İmam-ı Rabbaninin vefatından bir sene önce yazmaya başlayıp, altı senede bitirmiştir. Yani hicri binotuzyedi (M.1627) senesinde tamamlamıştır. Kitab, belagat ve fesahat bakımından çok yüksektir. İki maksad üzere olup, birinci maksad, İmam-ı Rabbaninin hocası Muhammed Baki’yi (kuddise sirruhma), ikinci maksad, her cebhesiyle İmam-ı Rabbani’yi, oğullarını ve halifelerini anlatır.
315.00 ₺ -
Ziyaeddin Mevlana Halid
Hazreti Müceddid’in Hindistan ve havalisinde yaptığı gibi Mevlana Halid efendimiz de Orta Doğu’yu irşad etmiş, irşad nuru ve feyizleri Türkistan’dan Balkanlara, Dağıstan’dan Arabistan’a, Anadolu’dan Mısır’a, Bağdad’dan Şam’a, İzmir’den Girit’e, hatta Güney Amerika’ya uzanmış, İslamın dünyaya gölge salançınarı zahiren ve batınen bir bahar tazeliğine bürünmüş, dallarından ilim cıvıltıları, yapraklarından zikir terennümleri gül bahçesi gibi asumana yayılmış ve dünyanın insanlarla meskun bulunan dörtte biri tarafından duyulmuştur. Naksibendiliğin Müceddidi rengiyle bu yeni ve asil renk Mevlana’nın manevi eliyle de hususi bir tarz ve şekil almıştır. Kendisini görenle görmeyen, tanıyanla tanımayan, sevenle sevmeyen asla bir ve beraber sayılmamıştır. İşte bu kitapta dinin parlak ışığı, düneşler güneşi Ziyaeddin Mevlana Halid hazretlerinin insanlığa örnek hayatları ve mektubları bir araya getirilmiştir. Süleyman Kuku
140.00 ₺ -
Umdetül Makamat Muhabbet Ehlinin Rehberi
İkinci bin yılının yenileyicisi İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin torunlarından Muhammed Fadlullah bu kitabında kainatın efendisi Hz. Muhammed (sallallahu teâlâ aleyhi vessellem) ile hanımları, çocukları ve eshabının hayatlarıyla birlikte asr-ı saadetten kendi zamanına kadar olan İslam alimleri ve evliyaların hayat hikayelerini ve menkıbelerini anlatmaktadır. Hak aşıklarının başucu rehberidir. Süleyman KUKU
315.00 ₺ -
Üç Mektub Mebde ve Mead Tercümesi
Bu kitapta İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin hal tercümesi, teberrüken üç mektûbları ile Mebde’ ve Me’ad Risâlesi’nin tercümesi vardır.
140.00 ₺ -
Şahı Nakşibend Hacei Hacegan Piri Piran
“Hâce-i Hâcegan, Piri Piran” ŞÂH-I NAKŞİBEND Hâce Nakşi Muhammed Behâeddîn-i Buhârî “kaddesallahu sirrehul bârî” ENÎSÜ’T-TÂLİBİN VE ÜDDETÜ’S-SÂLİKÎN Bu kitab, Hâce Behâeddin Nakşibend hazretlerinin menkıbelerinden bahseder. Şimdiye kadar bu konuda yazılmış kitabların en güzeli, en faydalısı, en büyüğü olup, nakşibendî tarîkatının usulünü en iyi anlatan kitabdır. Bu kitab, dört bölüm üzerine tertîb edilmiştir: Birinci Bölüm: Velâyet ve velî ne demektir. Müellif burada konudaki âyet ve hadisleri de bildirerek ifâdeleri teyid eder. İkinci Bölüm: Hazreti Hâce’nin ilk zamanındaki halleri ve zikr-i silsile-i Hâcegân. Üçüncü Bölüm: Hazreti Hâce Behâeddin Nakşibend’in (kuddise sirruh) sıfatlarını, hallerini, sözlerini ve ahlâkını bildirir; Kitabın telifinden esas maksad da bu bölümdür. Dördüncü Bölüm: Diğer kerâmetleri hakkındadır.
140.00 ₺ -
Son Halkalar 2 Cilt Takım
Bu aciz ve güçsüz halimle, cesarete geldim ve bu büyük vazifenin altına girdim. Mezkür mevcud vesikalardan yanımda olanları, ya’ni elli seneden beri toplamış olduklarımı, ahiretim için bir sevab ve kurtuluş vesilesi olur ümidiyle bugünkü harflere ve çok az sadeleştirerek, bazan kelimelere dokunmayıp, köşeli parantez içine kullanıldığı cümledeki ma’nasını yazarak dilimize çevirdim. İsmini, yukarıda Seyyid Abdülhakim Arvasi’nin (kuddise sirruh) külliyatı olmak üzere, Son Halkalar koydum. Son halkaların dalga boyları uzun olduğundan inşallah sevenleri kıyamete kadar manevi olarak ruhaniyetlerinden, ilmi olark da eserlerinden ve menkıbelrinden istifade eder, feyiz alırlar. Allah herşeye kadirdir. Süleyman Kuku
700.00 ₺ -
Reşahat Aynül Hayat Süleyman Kuku
Reşahât ayn-ül Hayât kitabında büyük insan numûnelerinin menakıbı yazılıdır. Kitabın müellifi Alî bin Hüseyin’dir. Hüseyin Vâiz-i Kâşifî hazretlerinin oğludur. Fahreddin ve Sâfî isimleri ile meşhûrdur. 867 (m.1462) senesinde dünyaya gelmiş, 939 (m.1533) de Herat’ta vefât etmiştir. Kendi ifadesi ile, iki defa Hâce Ubeydullah Ahrâr hazretlerinin sohbeti ile şereflenmiş, toplam bir sene onların Cennet misâli sohbetlerinde bulunarak, kesb-i kemâlât ve fuyuzât eylemiştir. Bu kitabı hicrî 909 (m.1503) senesinde yazmış ve 909 rakamına ebced hesabı ile eş düşen ‘Reşahât’ ismini vermiştir. Süleyman Kuku
315.00 ₺ -
MUHAMMED MASUM Urvetül Vuska
Birinci eser; İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin sevgili talebesi ve oğlu, büyük evliya Muhammed Ma’sum Faruki Hazretleri’nin hayatını anlatıyor. Sözleri hasta kalplere deva, bakışları ruhlara gıda olan Muhammed Masum Faruki Hazretleri; Beyazid-i Bistami, Cüneyd-i Bağdadi, Şah-ı Nakşibend, Alaaddin-i Attar, Ubeydullah-ı Ahrar (kadesallahü esrarehümü’l aziz) gibi Ümmet-i İslamda gelmiş evliyalardandır. İkinci büyük eser ise, İmam-ı Rabbani Hazretleri’nin Mektubatı’nda Ehl-i sünnetin doğru itikadını edinmek için, büyük imam Türpüşti’nin Risalesini okumak pek münasiptir. Anlaşılması da kolaydır. Sohbetteki derslerinizde okursanız çok iyi olur diye bahsettiği Fadlullah bin Hasan Türpüşti’nin Risalesi. Eserde, İmamın esasları ile kitap, sünnet ve icma-i ümmete göre itikada ait meseleler anlatılıyor. Süleyman KUKU
140.00 ₺ -
Mektubat Hazinetül Mearif Marifetler Hazinesi
HAZÎNETÜ’L-MEÂRİF kitabı, hazreti Mürevvicü’ş-Şerîat Behâeddin Ebûl-Abbâs MUHAMMED UBEYDULLAH hazretlerinin Mektûbâtıdır. Hâce Muhammed Ma’sûm hazretlerinin oğludur. O da herkesin bildiği, Müceddid-i elf-i sânî İmamı Rabbânî’nin (kuddise sirruhum) oğludur. Dili Fârisî’dir. Bir kısmı da Arabî’dir. “Seven sevdiğiyledir” buyuruyor Peygamber Kalbleri rahatlatır, işte bu güzel haber.” Süleyman KUKU
140.00 ₺ -
Mekatibi Şerife Tercümesi Dürrül Mearif
Bu kitabın sahibi Silsile-i Aliyye’nin büyüklerinden olan Abdullah Dehlevî hazretleridir. Kitapta hal tercümesi ile birlikte Mekatib-i Şerîfe ve Dürrü’l-Mearif adlı eserlerinin tercümesi yer almaktadır. Süleyman Kuku
140.00 ₺ -
Kelamı Kibar Hikmetli Sözler
Besmele, hamd ve salattan sonra; KELÂM-I KİBÂR veya HİKMETLİ SÖZLER ismini verdiğimiz bu kitab, konusunda nâdir yazılmış kitablardandır. Çok kitab taradık, güzel sözler aradık. Büyük, derin kitabları engin deniz gibi bulduk. Diblerinden birkaç inci çıkardık. Bunun için “Seçilmiş İnciler” denebilir. “Akıl ve Ma’rifet” ismi de verilebilir. Evliyâ ve ulema sözü olduğundan “Nûr ve Huzûr” da denebilir. Hattâ “İhlâs ve İstikâmet” de dense yerinde olur. Umarım biraz dikkatle okur, umumî faydaları yanında husûsî işâretlerinden de hissemend olursunuz. Her biri ilim, ma’rifet ve feyiz pınarı kalblerden süzüldüğünden, inşaallahü teâlâ kalblerimize tesir eder de, varsa karanlıklar aydınlık, kirli lekeler temiz olur da, biz de bu vesile ile muradımıza ve maksadımıza nâil oluruz. Bâkî Allah’tır. Ve’s-selâm ve’l-ikrâm. Süleyman Kuku Ahmedoğlu [A. Farûk Meyân]
315.00 ₺ -
Gün Işığı Davüş Şems
Dav’üş-Şems kitabının tercümesine GÜN IŞIĞI dedik. İnşaallahu teâlâ zulmetin nura, karanlığın aydınlığa dönüşmesine vesile olur. Küfür, fısk ve günâh kirlerinin temizlenmesine, îman güneşinin parlamasına sebeb olur ve böylece müellifin kasd ettiği manâ zuhûr eder. Çünkü eser o kadar akıcı, tesirli ve âlimâne bir dille yazılmış ki, sanki kalblere ve beyne yükleme yapılmıştır. İslâmın beş şartı veyâ esası üzerine tertîb ve tedvîn edilmiş olup, içinde bilmediğimiz, duymadığımız çok güzel bilgiler vardır. Süleyman Kuku ( A.Faruk Meyan)
315.00 ₺ -
Divan Tercümesi
İslâm âleminde yazılmış en güzel, en manidâr birkaç divândan biridir. Mevlâna Abdurrahman Câmî’nin ve Hâfız’ın divânları gibidir. Seyyid Abdülhakîm Arvasî hazretleri, Arabî divânlardan Ömer İbn-i Fârıd’ın, Fârisî’den Mevlânâ Hâlid efendimizin divânlarını takdim ve tercih ederdi. Mürşidi, Seyyid Fehim hazretlerinin torunu Tâhâ efendi’ye, Mevlânâ Hâlid’in DİVAN’ını hediye ettikleri zaman: “Bu Divân’ın kıymetini bil. Bunu çok oku. İstanbol’a bedeldir. Hâşâ! Yanlış söyledim, dünyaya bedeldir” buyurmuşlardı. Bizim tercümeye gelince: Çok büyük kısmı zâhirî bir tercüme olup kelimelerin lügat manâları esas alınmıştır. Mümkün mertebe vezin ve kafiye kalıblarına uyarlamaya gayret ettik. İşâret, manâ, teşbîh, temsil taraflarına çok eğilmedik. Şiir hâlinde çevirmeye giriştiğimizden, şiir icabı, bazı ufak ayrılmalar olmuş olabilir. Kafiye ve vezin gereğine bir de bizim eksikliğimizi eklersek, okuyanların bizi afv etmeleri belki daha kolay olur; yoksa Mevlânâ Hâlid hazretlerinin Divân’ını tercümeye, hem de şiir hâlinde tercümeye kalkışmak akıldan uzak olduğu kadar, edebden de uzaktır. Ancak Divân’ı okumak isteyenlere bir kolaylık olabilir. Yani bu tercümemiz, tam Divân olmayıp, ondan haber veren bir numûnedir.
140.00 ₺ -
Evliya Menkıbeleri Nefahatül Üns Şamua
Bu eser, tasavvufa dairdir. İçindekiler de tasavvufu sözde değil, özde yaşayanlardır. Bunların her biri, İslâm âleminin yetiştirdiği nadide çiçeklerdir. Koklamasını bilmek gerek. Bu eserde sizlere, halka halka veliler zinciri, bir başka deyişle ‘Mukaddes Makamlardan Huzur Nefesleri’ sunulacak. Doya doya içinize çekiniz. Zira ilâhi âlemden esip gelen lütuf rüzgârlarıdır. Öz kaynağı da rububiyet merkezidir. Bu nefesler her zaman bulunur; kendinizi onlara atmaya bakınız. Bu eseri okuyan kimselerin keremli huylarından, şefkat duygularından beklenen odur ki, Allah’ın veli kullarının uğurlu, pâk nefeslerinden, mukaddes ruhlarının feyizlerinden hallerini, vakitlerini hoş edeler. Bu eser, kudsiyet âleminde uçuşanları dile getirmekte, ünsiyet makamına iştiyak duyanların can burunlarına meşayihin pâk nefeslerinin kokularını ulaştırmaktadır.
600.00 ₺ -
Efe Hazretleri
Meşhur lakabı “Alvarlı Efe” olan Muhammed Lutfî Hazretleri (1868-1956) değeri yüksek ve derecesi yüce Allah dostlarındandır. Uzun yıllar Alvar Köyü’nde imamlık ve irşad vazifesini îfâ etmiştir. Hâl ve kemâl, ilim ve irfan sahibi insanlara hürmet ve muhabbet ifâdesi “Efendi” unvanının kısaltılmış şekli olan“Efe” namıyla anılmaktadır. Türk-İslâm medeniyetine hizmetleriyle tanınan, Efe Hazretleri Vakfı’nın kurucularından Hattat Hüseyin Kutlu Hocaefendi gönüllere hükmeden mânâ eriEfe Hazretleri’nianlatıyor. Efe Hazretleri’nin ilk hocası, muhterem babası, zâhirî ve bâtınî ilimlerde yed-i tûlâ sahibi Hâce Hüseyin Efendi ve şeyhleri Hacı Feyzullah Efendi ile Mîr Hamza Nigârî’yi; kudsî nazarı ve irşadıyla Alvar İmamı’nın Nakşibendî tarîkatinin altın halkasına dâhil olduğu Pîr Muhammed Küfrevî Hazretleri’ni; bıraktığı en önemli eseri, yegâne oğlu ve mümtaz halîfesi Seyfeddin Efendi’yi; mücahid kimliğini, cömertliğini kısaca Mâneviyât Efe’sinin hayatını okuyacaksınız.
197.10 ₺ -
Tasavvuf Düşüncesi
“Allah’a giden en güzel yol, Allah’ın mazhar-ı tammı olan insandan geçer.” “Ben insanı yarattım ve ona kendi ruhumdan üfledim.” diyorsa Allah, kul ile Rabbi arasında çok yakın, çok sıcak, birebir ilişki vardır, diyor Mahmud Erol Kılıç, Tasavvuf Düşüncesi’nde. İçimizden sadece seçilmişlerin yaşayabileceği bir derûnî tecrübeden bahsetmiyor. Başlangıcı kendini bilmek, nihayeti Rabbini bulmak olan bu dikey yolculuğa yaratılmış her can’ın talip olabileceğini anlatıyor. Yurt içinde ve yurt dışında sunduğu seminerler ve makalelerden oluşan bu eserde yazar; sosyolojik Müslümanlıktan hakiki kulluğa, felsefe-tasavvuf ilişkisinden gayb problemlerine, insan, kâinat, aşk ve hayata dair geniş bir yelpazede ele aldığı bütün meseleleri, İslâm âriflerinin âyetler, hadisler ve kendi derunî tecrübelerine dayanarak oluşturdukları İslâm tasavvufu penceresinden ele alıyor. Bu kitap modern zamanların kimlik bunalımından nasibini almış, kendini kendi referanslarıyla tanımlayamayan günümüz Müslümanına özüne yerleştirilmiş olan ilâhî cevheri, kalbinden Rabbine ulaşan yol haritasının merhalelerini ve Dost kokusunu hatırlatıyor. Bilme, akletme melekesinin asıl merkezi olan kalbe işaret ederek yitirdiği kimliğini orada bulacağını müjdeliyor. Hz. Ali’nin dediği gibi: “Devası kendindedir insanın…”
328.50 ₺ -
Risalei Halidiyye Ve Adabı Zikir Risalesi
Tasavvuf usül ve adabıyla ilgili bu eserde; hacimce küçük ve fakat ulaşmış olduğu kitle, yapmış olduğu tesir ve güncelliğini koruması bakımından oldukça büyük iki adet risale bulunmaktadır. Bunlardan birincisi; Nakşibendîliğin Hâlidiyye kolunun müessisi Hâlid-i Bağdâdî tarafından tarikat âdâb ve erkânı hakkında kaleme alınmış olan risâledir. İkincisi ise Mehmed Said isimli bir zât tarafından yazılmış tarikatin zâhirî, bâtınî ve sâir yirmi âdâbının açıklandığı bir risâledir. Adı geçen her iki risale de Mehmed Zahid Efendi tarafından "tenkîhan" sadeleştirilmiştir. (Tenkîh; bir şeyin iyisini kötüsünden, faydalısını fazla ve gereksiz kısımlarından ayıklama anlamına gelir.)
112.00 ₺ -
Sufilerin El Kitabı
Elinizdeki eser tasavvuf yolcusuna kılavuzluk edecek temel bir başvuru kaynağı. Tasavvuf terminolojisindeki, hâllere, makamlara ve bazı özel nitelikteki kullanımlara tahsis edilmiş yüz kırk üç terimi ele alıyor. Sufilerin kendi aralarında kullandıkları, eserlerinde çoğu kez açıklama ihtiyacı hissetmeden yer verdikleri terimler, özlü, vurucu ve iç bütünlüğe sahip bir üslupla açıklanıyor.Faslı sufi İbn Acîbe, on üç sene seyrü sülûk yaptıktan sonra tamamladığı kitabında, tasavvufî yolculuğun durakları olan makamların ve hâllerin dışında, bu yolculuğa talip olanların edindikleri niteliklere ve yolculukta kat ettikleri mesafelere göre aldıkları isimleri de açıklıyor. Kitap, hemen her terimde uyguladığı ve manevi mertebe açısından üç insan tipini (avam-havas-hâssatü’l-havas: sıradan mümin-manevi seçkin-seçkinlerin seçkinleri) kuşatan yaklaşımı nedeniyle benzerlerinden ayrılıyor, özgün bir nitelik kazanıyor.Kitabı Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Tasavvuf Bölümü Öğretim Üyesi Ahmet Murat Özel tercüme etti.
10.05 ₺ -
Sufilerde Bir Nefs Terbiye Yöntemi Olarak Açlık
“Bu marifete nasıl eriştin?” diye sorulduğunda Bayezid Bistâmî “Aç bir karın ve çıplak bir beden ile” diye cevap vermiştir. Açlık, ilk dönemlerden itibaren tasavvufta marifete eriştiren bir yöntem olagelmiştir.Bir tarife göre tasavvuf, nefsin tüm hazlarını terketmektir. Dünyevi olanı bırakarak İlahi olana ulaşmayı gaye edinen sufiler bu anlayış çerçevesinde “rağbet etmemek” anlamındaki zühdü hayatlarının her alanında uygulamaya çalışmış; bu açıdan zühdü; kıyafette zühd, yeme-içmede zühd, alışverişte zühd, konuşmada, bakmada, işitmede zühd, mülkiyette zühd şeklinde bir bütün olarak benimsemişlerdir.Açlık da zahitliğin kurucu bir unsuru olarak ilk dönemden itibaren farklı şekillerde uygulanmıştır. Sufiler aç kalarak ahlaklanma ve ahlaklanarak da marifetullaha erişme arasında kurdukları irtibat ile açlığı, tasavvufi eğitim sürecinin merkezine yerleştirmişlerdir.
117.25 ₺ -
Arifler ve Olağanüstü Hadiselerin Sırları
İbn Sina’nın son dönem eserlerinden biri olan el-İşârât ve’t-Tenbîhât, kapsam, üslup, konu sıralaması ve tahlil gücü bakımından filozofun bilgelik kitabı olarak nitelenmeyi hak eder. Zira İbn Sina bu eserde insan tecrübesinin bütününü dikkate alarak bu bütünü metafiziğin temel ilkeleriyle uyumlu olarak açıklamayı amaçlar. İşte Hayykitap’ın “Herkes İçin Tasavvuf” serisinden yayınladığı Arifler ve Olağanüstü Hadiselerin Sırları kitabı, İbn Sînâ’nın adı geçen eserinin son iki bölümü ile bu bölümlerin Fahreddîn Râzî’ye ait şerhinden oluşmakta. İbn Sînâ bu iki bölümde insanî bilginin en yüksek derecesi olan marifetullaha (Allah’ı bilmek) ulaşma yolunda âriflerin duraklarını ve gerek bu süreçte gerekse sürecin sonunda onlarda gözlemlenen olağanüstü durumların sebeplerini inceliyor. Bir ârifin kendisinden başlayıp Tanrı’ya uzanan ve Tanrı’dan tekrar kendisine ve diğer varlıklara dönen marifet yolcuğunu anlatıyor. Tasavvufun iki büyük ismini bir araya getiren Arifler ve Olağanüstü Hadiselerin Sırları zamanlar üstü bir sohbet tadında akıyor. İbn Sina tembih ediyor, işaret ediyor, nasihat veriyor. Gerçeğin özünü süzüyor, kelimelerin inceliklerinde hikmetlerin değerlisini lokma lokma yediriyor. Fahreddin Razi ise bunları daha iyi anlayabilmemiz için açıklıyor, detaylandırıyor. Konular da alabildiğine ilgi çekici. Allah yolundaki ariflerin makamları, özellikleri ve üstünlükleri. Söz ariflerden açılmışken metafizik alemin derinliklerine dalıveriyor ikili. Ve o berrak suyun gayblarında olağanüstü hadiselerin sırlarıyla, sözgelimi uzun süre gıda almadan yaşayabilmenin, imkânsız gibi görünen güç fiilleri yapabilmenin gizemiyle tanıştırıyorlar bizi.
117.25 ₺ -
Kadere Rıza
Dünyada dertsiz insan yoktur. Ama tesellisi olmayan, kendisini rahatlatacak, gönlünü huzura kavuşturacak bir arkadaşı olmayan çok insan vardır. Bir güzel söze, bir merhametli göze hasret kalıp derdini dökecek kimseyi bulamayan insanlar çoktur. Mevlana der ki: -"Dertli adamın,kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir evi vardır. Derdini dinlersen, o eve bir pencere açmış olursun." Şu kainatta meydana gelen her olay, her hadise en ince teferruatıyla tespit edilen bir plan ve program dahilindedir. Kainatın varoluşundan yokoluşuna kadar sergilenen ve sergilenecek olan her şey ilahi taktirle belirlenmiştir. İnsan hayatı, sırları ve geleceği de hep bu ilahi taktirin cilveleri ile doludur. Yüce Rabbimiz (c.c.) buyurur; "Biz her şeyi bir ölçüye göre (kader ile) yarattık. (Kamer Suresi,49) "Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz, onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır." Hadid Suresi,22 Selam Huda'ya tabi olanların üzerine olsun...
132.00 ₺