-
Kalpten Kalbe Köprü Rabıta Füyuzatül Vasıta
Füyûzâtü'l-Vâsıta, Mahmud Efendi Hazretleri'nin Dilinden, Rabıta, Tevessül ve Teberrük (Deri Cilt) -İÇİNDEKİLER- MÜCEDDİD MAHMUD EFENDİ (KUDDİSE SİRRUHÜ) HAZRETLERİ'NİN MUHTASAR HAYATI MUKADDİME BİRİNCİ KISIM RABITANIN TARİFİ VE ÇEŞİTLERİ RABITA NEDİR? RABITANIN ÇEŞİTLERİ İKİNCİ KISIM RABITAYA DELİL OLAN AYET-İ KERİMELER 1)MADDEN VE MANEN SADIKLARLA BERABER OLMAK Meşayih Hazaratı Bu Ayet-i Kerimeyi Rabıtaya Delil Olmak Zikretmişlerdir Ayet-i Kerimede İfade Edilen Beraberlik Salihlerle Beraber Olmak Şeriatın Süretinden Hakikatine Geçmek 2)SAHABE-İ KİRAM EFENDİLERİMİZİN, RASÜLÜLLAH (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İLE BERABER OLMAK HUSUSUNDAKİ İŞTİYAKLARI Ayet-i Celilenin Sebeb-i Nüzulü Hakkındaki Rivayetler 3)TEVESSÜL VE TEBERRÜK ( VESİLE EDİNMEK VE BEREKET UMMAK) Herkes Tarafından Kabul Edilen Tevessül TEVESSÜL VE TEBERREK İLE İLGİLİ DELİLLER 1)Varlığından Evvel Rasülüllah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İle Tevessülü 2)Yahudilerin Rasulüllah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İle Tevessülü 3)Rasulüllah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İle Hayatında ve Vefatından Sonra Yapılan Tevessül 4)Kıyamet Gününde Efendimiz(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) İle Tevessül 5)Rasulüllah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Eserleriyle Tevessül Ve Teberrük a)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Mübarek Saçı ile Tevessül ve Teberrük b)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Vefatından Sonra Mübarek Tüyleriyle Tevessül ve Teberrük c)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Saçlarını İnsanlara Dağıtması e)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in, Abdest Suyunun Artığının Korunmasını İstemesi f)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)e Dokonan Eli Öpmekle Tevessül ve Teberrük g)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Cübbesiyle Tevessül Ve Teberrük h)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Yed-i Şerifinin Deydiği Yerle Tevessül ve Teberrük ı)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in Bardağı ve Namaz Kıldığı Yerle Tevessül ve Teberrük 6)Peygamberlerin Eserleriyle Tevessül 7)Rasulüllah((Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in, Kendi Hakkıyla ve Diğer Nebilerin Hürmetiyle Tevessülü 8)Hazreti Ömer(Radıyallahu Anh)ın, Hazreti Abbas(Radıyallahu Anh) ile Tevessülü ÜÇÜNCÜ KISIM ULEMANIN RABITA HAKKINDAKİ KIYMETLİ KELAMLARI RABITA İLE ALAKALI BAZI EBYAT-I ŞERİFE Rabıta-ı Şerifenin, Tarikat-ı Aliyye-i Nakşıbendiyye'de Rükn-ü Azam (En Büyük Temel) Olduğu Hakkında "Risale-i Kudsiyye"deki Bazı Mühim Beyitler Mürşidin, Mevla Teala'ya Kavuşmaya Vesile Olması Hakkındaki "Risale-i Kudsiyye"deki Bazı Mühim Beyitler DÖRDÜNCÜ KISIM MAHMUD EFENDİ HAZRETLERİ'NDEN RABITA HAKKINDA SOHBETLER VE NASİHATLER MEVLA TEALA'DA FANİ OLMAK İÇİN RABITANIN ELZEM OLDUĞU RABITANIN, ŞERİATIN HAKİKATİNE ULAŞTIRALACAĞI RABITA YOLUYLA FEYZİN NASIL ALINACAĞI MUHABBET OLAN YERDE RABITANIN DA OLACAĞI MURŞİDİN VE MÜRŞİDLE MANEVİ BERABERLİĞE VESİLE OLAN RABITANIN KAZANDIRDIKLARI RABITA ETMENİN FAYDALARI RABITANIN ADABI(EDEBLERİ) RABITA MÜNKİRLERİNE NASİHATLER TARİKAT DERSİNİN EHEMMİYETİ VE FAYDALARI
339.16 ₺ -
Abı Hayat Katreleri
Ab-ı Hayat Katraleri Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin kaleme aldığı bu eser, rûhâniyet ve huzura ihtiyaç duyan toplumumuza, Hazret-i Mevlânâ'nın Mesnevî'sinden âdeta ikinci "Bir Testi Su" makamındadır. ...Bu vesileyle ifâde etmek gerekir ki, sadece milletimize değil, bütün insanlığa yüzyıllardır ölümsüz bir ilham kaynağı olan.Mesnevî, Cenâb-ı Hakk’ın Mevlânâ -kuddîse sirruh-’ lutfettiği bir mânâ ve sır deryâsıdır. Aynı zamanda Abı Hayat Katreleri - Osman Nûri Topbaş - Erkam Yayınları - 9789756247563
219.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi 3.Cilt
3. CİLT (215-269. Mektuplar) Eserin Anlaşılmasına yardımcı olmak için dipnotlar ilave edilip, bazı yerlere açıklamalar eklenmiştir. Bu notlar ve açıklamalar gözden geçirilirse mesele daha iyi anlaşılır. Bazı mektuplardaki izahlar, diğer mektuplarda da aynen geçerli olduğundan her mektuba izahatları tekrar getirmedik. Bu yüzden konuları aynı olan mektupları birbiri ardınca takip etmek daha uygundur. Kelime manası olan bölümler, soru edatlı olarak hazırlandı. Böylece ilim ehli için kolaylık hasıl olur. İlave bazı açıklamaları yazmaya çalıştık, ne kadar yazsakta yine noksan olduğumuzun farkındayız… Allah'u Teala, sevgili Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, dostlarının duaları ve bereketiyle hepimizi, Ehli Sünnet yolunda en güzel hizmetlere muvaffak eylesin. Âmîn. Mütercim: Ali KARA Mektubatı Rabbani Tercümesi Kelime Anlamlı 3.Cilt - İmamı Rabbani - Ali Kara - ISBN:978-605-9815-77-2
476.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi 2.Cilt
2. CİLT (76-214. Mektuplar) Eserin Anlaşılmasına yardımcı olmak için dipnotlar ilave edilip, bazı yerlere açıklamalar eklenmiştir. Bu notlar ve açıklamalar gözden geçirilirse mesele daha iyi anlaşılır. Bazı mektuplardaki izahlar, diğer mektuplarda da aynen geçerli olduğundan her mektuba izahatları tekrar getirmedik. Bu yüzden konuları aynı olan mektupları birbiri ardınca takip etmek daha uygundur. Kelime manası olan bölümler, soru edatlı olarak hazırlandı. Böylece ilim ehli için kolaylık hasıl olur. İlave bazı açıklamaları yazmaya çalıştık, ne kadar yazsakta yine noksan olduğumuzun farkındayız… Allah'u Teala, sevgili Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, dostlarının duaları ve bereketiyle hepimizi, Ehli Sünnet yolunda en güzel hizmetlere muvaffak eylesin. Âmîn. Mütercim: Ali KARA Mektubatı Rabbani Tercümesi 2.Cilt - İmamı Rabbani - Ali Kara - ISBN:978-605-9815-76-5
476.00 ₺ -
İhyau Ulumid Din Çanta Boy 8 Cilt Takım
İmam-ı Gazâli, insanlık tarihinde nev’i şahsına münhasır büyük bir İslam mütefekkiridir. En mühim eseri de hiç şüphesiz ki İHYÂ-U ULÛMİ’D-DÎN’dir. Çünkü İslam tarihinde, ne şarkta ne de garpta bu mevzuda böyle bir eser yazılmamıştır. Gazâli hazretleri iki yönden yenilenmeye girişmiştir: a. Felsefeyi tenkid etmek, b. Kelam ilmini yeni bir tarzda arzetmek. Hazretin ikinci cephesini “İHYA” adlı eseri temsil etmektedir. Zira ‘İHYA’ müslümanların hayatını derinden etkileyen İslami kaynakların başında gelir. Alimler ve tedkikciler onu çokça övmektedir. Örneğin; hadis hafızı imam Zeyneddin Ebul-Fazl el-Irakî [806 Milad.] “İHYA” hakkında şunları söyler: “O İslâmî kitapların büyüklerindendir.” Gazâli’nin muâsırı ve İmamı Haremeyn’in talebesi Şeyh Abdul-Gafır El-Farisî: “İHYA, Gazâli’nin eşsiz eserlerindendir,” der. Şeyh Ebu-Muhammed el-Kâzerûnî: “Eğer bütün ilimler yok olsa, hepsi İHYA’dan çıkabilir.” der. İmam Nevevî hazretleri “İHYA” yı çok beğenir ve onu son derece takdir ederdi. Bu ve benzer sözlerin mübalağadan ibaret olduğunu farzetsek bile yine de bunlar en azından halkın bu kitabın tesirinde kaldığına delalet eder. Ayrıca alimlerin onu mütalaa ettiğinin delilidir.
2100.00 ₺ -
Cuma Namazı ve Zuhri Ahir
Neden zuhr-i âhir namazı ile uğraşıyoruz? ‘Köylünün sürüsünün tamamı telef oldu, gitti; Bir kişi de kendine ait olan alaca danayı arıyor!’ Bizim yaptığımız da öyle mi, O kadar mı basit? Asla hayır! Dini tamir davasındaki din tahripçileri işe, dini meseleleri ve onların gerçekte yetkili olan sahiplerini yani müctehid imamlarımızı, fakıhlerimizi, müfessirlerimizi, akaid âlimlerimizi, muhaddislerimizi ve Şeriat dairesindeki tasavvuf ve tarikat büyüklerini sırasıyla ve belli bir tertiple tartışma mevzuu yaparak başladılar. Böylece önce edepler, sonra sünnetler, sonra vacipler, daha sonra da farzlar ve nihayet iman dövülmeye ve dinamitlenmeye başlandı. Hatta daha da önce evvela, müctehidler ve her sahadaki din âlimleri, sonra Sahabe radıyallahu anhum, sonra Efendimiz sallâllâhü aleyhi ve sellem ve nihâyet Allah Teâlâ hedef tahtası yapıldı. Bir mevzi düşünce sıra sonrakine geldi. İşte birileri de buna benzer bir şekilde tâlî gibi görünen böylesi meseleler üzerinden merkeze ulaşmanın, işi imana getirmenin yollarını arama, Müslümanlarda uyandırdıkları vesveselerle eskiye itimadı yok ederek küllî bir şekkin ve sarsılmanın önünü açma çabasındadır. İmana nispetle tâlî olan meseleler, Resmi İslam anlayışını aslında Müslüman olan memleketin vatandaşlarına inandırma vazifesiyle muvazzaf kılınan birilerince temel mesele olan imanın çökertilmesine birer sıçrama taşı yapılıyorsa, onların ıslahı, tamiri ve tahkimi de çok büyük bir ehemmiyet arz eder. Aslî meselenin tahribine yol ve menfez yapılan tâlî mesele, sanki onun vazgeçilmez bir parçası halini alır; onu deşifre etmek, imanı muhafaza etmenin vesilesi haline gelir. Cuma Namazı ve Zührü Ahir - Siraç Yayınevi - Sirac Yayınevi - Siraç Kitapevi - İsmailağa İlmi Heyeti - İsmailağa Telif Heyeti
100.00 ₺ -
Mektubatı Rabbani Tercümesi 1.Cilt
1. CİLT (1-75 Mektuplar) Eserin Anlaşılmasına yardımcı olmak için dipnotlar ilave edilip, bazı yerlere açıklamalar eklenmiştir. Bu notlar ve açıklamalar gözden geçirilirse mesele daha iyi anlaşılır. Bazı mektuplardaki izahlar, diğer mektuplarda da aynen geçerli olduğundan her mektuba izahatları tekrar getirmedik. Bu yüzden konuları aynı olan mektupları birbiri ardınca takip etmek daha uygundur. Kelime manası olan bölümler, soru edatlı olarak hazırlandı. Böylece ilim ehli için kolaylık hasıl olur. İlave bazı açıklamaları yazmaya çalıştık, ne kadar yazsakta yine noksan olduğumuzun farkındayız… Allah'u Teala, sevgili Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem hürmetine, dostlarının duaları ve bereketiyle hepimizi, Ehli Sünnet yolunda en güzel hizmetlere muvaffak eylesin. Âmîn. Ali KARA
476.00 ₺ -
Kudema Meclisi
Kadîm zamanlardan geçen asra kadar, çocuklar erken yaşta medreseye kaydolur, İslâm harflerini öğrenir, her fenden kitaplar okur, metinler ezberlerdi. Ezberlenen metinler, hoca huzurunda takrir edilir, unutmamak için belli aralıklarla tekrar edilirdi. Bunları ezberleyerek yetişenler, icâzet alır, icâzet verir, zamanla halk nazarında ayaklı kütüphane olarak kabul görürdü. Her soruya, bizzat ezberledikleri ibareyi okuyarak cevap vermeleri soranlar nezdinde güvenirliklerini artırırdı. Çok okur, çok düşünür, az yazarlardı. Yazdıklarından çok daha fazlasını bilirlerdi. Bu durum kendilerine soru sorulduğunda daha da zahir olurdu. Talebenin kaynağa ulaşmasını kolaylaştırmak için cevap verirken kitapların baplarını, fasıllarını hatta sayfalarını da zikreden alimler vardı. Eğitimde kitabî kültür yanında şifahî mirasın da önemli bir yeri vardı. Medreseler kapatılıp, alimlere okutma yasağı getirilince ilimdeki tevârüs durdu. İlim, sonraki kuşaklara taşınamadı. Tedrisattan uzaklaştırılan alimler evlerine çekildi, çocukları, sıra kitaplarını okumadığından babalarının dünyalarına giremedi, onları anlayamadı. Bu yüzden sadece onların züht ve takvalarından bahsettiler, babalarını farklı kılan ilimlerini sonraki nesillere aktaramadılar. Medresenin ilgası bizi İslâm dünyasından kopardığı gibi medeni birikimimizden de uzaklaştırdı. Birkaç ferdî zuhûr dışında ilimde tevârüs tarih oldu. Büyük inkişaf için Kudema Meclisinden modern zamanın ders halkalarına diriltici soluklar taşımaya mecburuz. Kudema Meclisi, Hüküm Basın Yayın, İhsan Şenocak Kitapları, 9786056608131
163.20 ₺ -
Hikmet Tasavvufun Özü
Sen kendinden vazgeçmeyince aramak da bulmak da ne mümkün. Bu yolda öyle yanmalısın ki, gönlüne giren her masivâ yanıp yok olmalı ve öyle ışık olmalısın ki, içine girdiğin her karanlık aydınlanmalı seninle. Öyle teslim olmalısın ki, sendeki bütün arzular ve hevesler yok olmalı. Tıpkı ateşin odunu yediği gibi. Odun, ateşe teslim olduğu vakit odundan geriye kalan sadece bir avuç küldür. O da bir rüzgârla yok olup gider...
68.00 ₺ -
Envarül Aşıkin
ENVARÜ’L - ÂSIKÎN [HAK ÂSIKLARININ NURLARI] Yazıcıoglu Ahmed Bîcan, 15. yüzyılda yasayan Türk âlim, mutasavvıf, mütercim ve yazarlarındandır. Yazıcıoglu, Yazıcızâde veya nadiren Ibnü’l-Kâtib (Ahmed) denilmekle beraber daha çok Bîcan lakabıyla meshur olmustur. Yazıcıoglu Ahmed Bîcan’ın en ünlü eseri Envârü’l-Âsıkîn ise basta Anadolu cografyası olmak üzere bütün Osmanlı topraklarında en çok okunan ve sevilen eserler arasına girmistir. Kitap, Allah yolunda sey-rü sülûk etmek isteyen dervislerin yol haritası niteligindedir. Allah Teâlâ’nın ilk yarattıgı sey olan Kâinatın Efendisi’nin [sallallahu aleyhi vesellem] nurundan itibaren bütün yaratılıs merhalelerinden, Kur’ân-ı Kerîm’de ismi zikredilen peygamberlerin kıssa ve sözlerinden, bazı evliyaların menkıbelerinden bahseden eser cen¬net halkının ele alındıgı bölümle sona erer. Yazıcıoglu, kitabın içeriginden okuyucuya seslenerek söyle bahseder: Ey ilâhî sırların tâlibi! Bu kitap hadis-i kudsîden, mukaddes vahiylerden, sırr-ı sübhânîden, sırların bilgisinden ve nur-ı rabbânîden olusmaktadır. Allah Teâlâ’nın nurların nurundan bana lutfettigi basarı sayesinde, kudsî hadisleri ve sözleri bir araya getirdim. Envarul Aşıkin - Yazıcıoğlu Ahmed Bican - Semerkand Yayınevi - Isbn: 978-605-159-131-5
76.30 ₺ -
Nisabül Mevlevi Tercümesi
Tarikat Adabına Dair Şeriat Adabına Dair Marifet ve Hakikat Adabına Dair İslam dünyasının yetiştirdiği en önemli mütefekkir ve mutasavvıflardan biri olan Mevlana Celaleddin-i Rumi 1207-1273 engin fikirleriyle insanları asırlarca etkilemiş büyük bir şahsiyettir. Bilhassa edebi ve tasavvufi bir şaheser olan Mesnevi'si, yüzyıllarca bizim kültür ve düşünce dünyamızı yoğurmuş, alimlerimiz, ediplerimiz ve halkımız tarafından büyük bir ilgi ve sevgiye mazhar olmuştur.
49.70 ₺ -
Risalei Halidiyye Tercümesi
<<<Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: “Kişi, sevdiği ile beraberdir.” (Buhari: 5817) Arifler der ki: “Allah ile beraber ol, eğer buna güç yetiremezsen Allah ile beraber olan ile beraber ol.” Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Allahu tealadan şöyle haber verdi: “Muhabbetim, benim yolumda birbirlerini sevenler için hak (sabit) oldu, benim yolumda birbirlerini ziyaret edenler için, birbirlerine verenler için, birbirlerine tasadduk edenler için sabit oldu.” (İbni Hıbban: 5779) “Sizden hiç biriniz, ben kendisine babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça (gerçek) iman etmiş olamaz.” (Buhari: 159, Müslim: 449) >>> “Sevgiliden sadır olan her şey, sevgilidir” denilmiştir. Ey rüşt (hidayet) talep eden kişi! Allahu teala beni ve seni, sevdiği ve razı olduğu şeye muvaffak kılsın! Bizleri, çirkin eden ve ayıplandıran şeylerden korusun! Âmin! İradesinde sadık olan mürid için niyet edebi şudur ki, kalbinin yüzünü (kalp aynasını) şeyhi aracılığı ile, Allahu teala’nın öz Zat’ı tarafına yöneltip Allahu teala’yı kast eyleye. Yani: Dünyevi ve uhrevi (ahıretle alakalı) bütün maksatlar, karşılıklar (menfaatler), batıni haller olan (manevi) yakınlık, (keramet ehli olan) velilik, (insanların kalbine) tesir etmek, (yol gösterip) irşat etmek, marifet (ilhama dayalı bilgiler) elde etmek ve Allah’tan gayrı diğer şeyleri (n hiç birini) murat etmeye, bir şartla (olmalı) ki o yönelişi, kulluğun edasıyla, özellikle (sadece) Allahu teala Hazretlerine olacaktır. Rabıta Risalesi İlaveli Yeni Baskıdır Risalei Halidiyye Tercümesi - Isbn: 9786059815413 - Ali Kara - Muhammed Halid Ziyaüddin
170.00 ₺ -
Kabir Ziyareti Ahkam ve Adabı
Kabir ziyareti yapmak, kabir başında Kur’ân okumak, kabir ehline saygı göstermek… Asıl itibariyle sahih sünnette ve selef-i sâlihinin tatbikatında bulunan bu ve benzeri uygulamaların “bidat” ya da “şirk” olduğu iddiası belli çevrelerce özellikle yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bu, ne kadar da asılsız ne kadar da büyük bir iftirâdır. Elinizdeki bu risale, üzerinde kıyametler koparılan ve bir korku duvarıyla örülmeye çalışılan bu meseleler hakkında basiret ehli kimselere yetecek değerlendirmelere hâvidir.
192.00 ₺ -
Tasavvufun Menşei ve İmamı Azam
Tasavvuf, fıkıh, kelâm, usûl gibi kökenerini selefte bulan ve zaman içinde o temeller çerçevesinde tekâmül eden şer'i ilimlerin en büyüklerindendir. Tasavvufun menşei ve tekâmül sürecinin doğru yorumlanabilmesi için, selef-i sâlihînin hayatlarından alınacak önemli ipuçları vardır. Adı ile aanılan bir mezhebin bânîsi, fahkihliği ile maruf bir şahsiyet olan Ebû Hanîfe'nin (Rahimehullâh) özellikle tasavvuf ilmindeki mevkiini ön plana çıkartmamızın sebebi, bu sürece bir nebze olsun ışık tutabilmektir. Böylelikle görülebilecektir ki İmâm-ı Âzam (Rahimehullâh); fıkıh, hadis ve diğer şer'i ilimlerdeimam olduğu gibi takva, züht, tasavvuf ve hakikat ilminde de bir imamdır.
80.00 ₺ -
Bayezidi Bistami Hayatı ve Menkıbeleri
Semerkand Yayınları’ndan çıkan bu önemli eserde 9. yüzyılda yaşamış meşhur veli Bâyezid-i Bistâmî’nin hayatı, kerametleri ve sözlerini bulacaksınız. Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri’nin menkıbelerinin de yer aldığı eser Halkın düsturu/ ortak görüşü anlamına gelmektedir.
343.00 ₺ -
Marifet Deryasından İnciler Dürrül Maarif
İnsanın kendini kesfetmesinde ve bulundugu ahvali tanımasında ayna görevi gören tasavvuf yolu, Islâm ahlâkıyla ahlâklanma çizgisini en dogru sekilde yansıtır. Bu hususta birçok Allah dostu sayısız kitap yazmıs, sohbetler yapmıs, Ehl-i sünnet yolunu merkez alıp iyiligi emredip kötülügü nehyetmistir. Marifet Deryasından Inciler olarak çevrilen Dürrü’l Meârif adlı bu eser18. yüzyılın sonlarında Naksibendiyye yolunda iz bırakmıs, örnek ahlâkı ve edebiyle günümüze kadar yasamıs Abdullah-ı Dihlevî’nin [kuddise sırruhû] tasavvufî sohbetlerinden olusmaktadır. Marifet Deryasından İnciler-Dürrül Maarif - Semerkand Yayınları - 978-605-159-133-9
332.50 ₺ -
Makamat Tercümesi ve Arapçası
Kitabın İçeriğinde: Makamat Kelime Anlamı Toplu Tercümesi ve Orjinal Arapça Metni bulunmaktadır. Osmanlı devlet-i alisi dönemi boyunca adları sayılamayacak kadar çok ilim irfan sahibi yetişmiştir. Günümüzde matbu olan ve olmayan birçok eserler vücuda getirmişler, çok gayretli çalışmalarda bulunmuşlardır. Daha sonradan gelen nesiller bu alanda yetersiz kalmış, maalesef bu açık yeterince kapatılamamıştır. Ömrünü ilme irfana adamış nesiller mazide kalmış, yerini maddeci ve menfaatperest halefler işgal etmiş, Ulu çınarlar yerini cılız fidanlara bırakmıştır. Örfün ve âdetin ilmi faaliyetler olduğu dönemden; oyun, eğlence ve zevki sefa dönemine geçilmiş, kadim medeniyetimiz mezar taşlarında ya da kütüphane raflarında çürümeye mahkûm bırakılmıştır. Zihinler ve Mefkure’ler batıya göç etmiş, şer'i ilimlerin talimi, gayri İslami metotlu batı şarkiyat literatürel bilime dönüşmüştür. Eşsiz kazanımlar değersiz görülmüş, üstelik eleştirilmiştir. Osmanlıca ve Arapça mirasımıza sahip çıkacak nesiller yetişmez olmuş, bu değerli mirasa sahip çıkma arzusundakiler her daim hakir görülmüştür, Batılılaşmış sözde münevverler ve reformistler ümmete, Üsve-i hasene olarak lanse edilmiştir. İlim irfandan çeşitli sebeplerle uzak kalan avam, haliyle bunlardan etkilenmiş, artık ilm-i şuur basit ve gayri dini dış mahfillere esir olmuştur. Ne hazin bir durumdur ki; İslami algı, asli kaynağından olağanca uzaklaşmış ve örf 'ü am adı altında selefi Salih'inin giyim, kuşam, yaşantı tarzı vb. İslami miraslar neredeyse tamamı ile zihinlerden silinmiştir. Bir misal sadedinde; Acaba (iki yüz yıl ve daha önceki dönemde) hangi Sahabe ve Âlim sakalsızdı? Acaba hangi Âlim batılı giyim-kuşam tarzı ile seyr-i alem yapardı? İsmet GARİBULLAH (Kuddise sirruhu) nun veciz manidar ifadesiyle: Ya şimdi bir fesat koptu cihanda, Hevayı nefse düştü nas bu anda, Eğer Alim, eğer Abid bu şanda, Hadis, Tefsir, Fıkıh kaldı nihanda, Bu Nas'tan ayrılıp HAKKA gidelim Cemali ba Kemale seyredelim. Kadim ulemayı, medar-ı iftiharımız bilerek, onların yolundan gitmeyi yaşantı tarzı haline getirmeyi ahde vefa olarak telakki ederiz. Bu bağlamda; Necip, Arif-i billah, Fadıl şahsiyet Birgivi (rahimehullah) nin gönüllere hitap eden, ruhları neşat eden güzide miras "makamat" adlı eserini, Ulumu Şeriyye ve Maneviye gönüllülerine hizmet sadedinde hazırlamaya çalıştık. Rabbim çalışmamızı kabule şayan eyleyip, ruhaniyetinden istifadeye muvaffak eylesin.
85.00 ₺ -
Makamat Arapça
Osmanlı devlet-i alisi dönemi boyunca adları sayılamayacak kadar çok ilim irfan sahibi yetişmiştir. Günümüzde matbu olan ve olmayan birçok eserler vücuda getirmişler, çok gayretli çalışmalarda bulunmuşlardır. Daha sonradan gelen nesiller bu alanda yetersiz kalmış, maalesef bu açık yeterince kapatılamamıştır. Ömrünü ilme irfana adamış nesiller mazide kalmış, yerini maddeci ve menfaatperest halefler işgal etmiş, Ulu çınarlar yerini cılız fidanlara bırakmıştır. Örfün ve âdetin ilmi faaliyetler olduğu dönemden; oyun, eğlence ve zevki sefa dönemine geçilmiş, kadim medeniyetimiz mezar taşlarında ya da kütüphane raflarında çürümeye mahkûm bırakılmıştır. Zihinler ve Mefkure’ler batıya göç etmiş, şer'i ilimlerin talimi, gayri İslami metotlu batı şarkiyat literatürel bilime dönüşmüştür. Eşsiz kazanımlar değersiz görülmüş, üstelik eleştirilmiştir. Osmanlıca ve Arapça mirasımıza sahip çıkacak nesiller yetişmez olmuş, bu değerli mirasa sahip çıkma arzusundakiler her daim hakir görülmüştür, Batılılaşmış sözde münevverler ve reformistler ümmete, Üsve-i hasene olarak lanse edilmiştir. İlim irfandan çeşitli sebeplerle uzak kalan avam, haliyle bunlardan etkilenmiş, artık ilm-i şuur basit ve gayri dini dış mahfillere esir olmuştur. Ne hazin bir durumdur ki; İslami algı, asli kaynağından olağanca uzaklaşmış ve örf 'ü am adı altında selefi Salih'inin giyim, kuşam, yaşantı tarzı vb. İslami miraslar neredeyse tamamı ile zihinlerden silinmiştir. Bir misal sadedinde; Acaba (iki yüz yıl ve daha önceki dönemde) hangi Sahabe ve Âlim sakalsızdı? Acaba hangi Âlim batılı giyim-kuşam tarzı ile seyr-i alem yapardı? İsmet GARİBULLAH (Kuddise sirruhu) nun veciz manidar ifadesiyle: Ya şimdi bir fesat koptu cihanda, Hevayı nefse düştü nas bu anda, Eğer Alim, eğer Abid bu şanda, Hadis, Tefsir, Fıkıh kaldı nihanda, Bu Nas'tan ayrılıp HAKKA gidelim Cemali ba Kemale seyredelim. Kadim ulemayı, medar-ı iftiharımız bilerek, onların yolundan gitmeyi yaşantı tarzı haline getirmeyi ahde vefa olarak telakki ederiz. Bu bağlamda; Necip, Arif-i billah, Fadıl şahsiyet Birgivi (rahimehullah) nin gönüllere hitap eden, ruhları neşat eden güzide miras "makamat" adlı eserini, Ulumu Şeriyye ve Maneviye gönüllülerine hizmet sadedinde hazırlamaya çalıştık. Rabbim çalışmamızı kabule şayan eyleyip, ruhaniyetinden istifadeye muvaffak eylesin.
34.00 ₺ -
Elbette Allahuekber
Bu kitapla; İslam'ın en büyük haykırışı olan, kula kulluğun zincirlerini kıran, doğduğumuz andan itibaren kulağımızda çınlayan, Bilal'in ezanlarıyla her asır dalgalanan, cihadın parolası olan, mü'minin reflekslerinde dahi kendisine yer bulan tek gerçek: "Allahuekber" hayatlarımıza nakış nakış işlenecek ve kalplerimiz heyecanla "Elbette Allahuekber!" diyecek.
102.00 ₺ -
Herkes Seni Terk Etse Aşk Terk Etmez
Korkma, herkes seni terk etse O terk etmez! Herkes seni yalnız bıraksa O bırakmaz! O yokluktadır, O yokluktan doğandır. O her şeyi bilir. O Latif’tir, Emin’dir, Mülk ve Saltanat sahibi bir Emir’dir. O sığınaktır, cümle günahkârın sığınağıdır. Eşi ve benzeri olmayan bir Nur’dur. Gönüldeki her türlü acıyı, ıstırabı teskin edendir. Sen gizlesen de O senin bütün derdini bilendir. Herkes seni terk etse de O terk etmez. Hiçbir yerde seni yalnız, çaresiz bırakmaz. Gel, O’nun yüce gölgesine gir. Korkma, herkes seni terk etse AŞK terk etmez. Hz. Mevlânâ Hayat Nur Artıran Herkes Seni Terk Etse AŞK TERK ETMEZ’de Kur’an hükümlerinden, Sevgili Peygamberimiz’in hadislerinden ve başta Hz. Mevlânâ olmak üzere Allah dostlarının, manevi büyüklerimizin sözlerinden, kıssalarından yola çıkarak AŞK’ı anlatıyor: Allah aşkını, Peygamber aşkını, Ehl-i Beyt aşkını, evliyaullah aşkını. Bütün güzellere duyulan aşkı… Okura, “Onlara tutun ki düşmeyesin” diyor. Şekil ve surette gizlenen ilahi sırlardan bahsediyor. Herkes Seni Terk Etse AŞK TERK ETMEZ aydınlığın içine yeni bir aydınlık, karanlığın içine yeni bir ışık uyandırabilmek gayesiyle kurulmuş bir sohbet meclisi. Sözünü “aşk”la söyleyen bir gönül dostunun okurla samimiyetle söyleşmesi…
219.00 ₺ -
Risalei Halidiyye ve Rabıta Risalesi
MUKADDİME Bismillâhirrahmânirrahîm Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Rahmân ve Rahîm’dir. Din Gününün Sahibidir… O Allah ki, dostlarına muhabbet kapısını açan, hidayet nuru ile onlara yardım edendir. Onlara eşsiz kudretini müşahede ettiren, dostlarının ruhlarına mukaddes Kemâl ve Celâl sıfatlarının perdelerini açan, kurbiyetiyle onların sırlarına hayat veren, böylece zat ve sıfatlarında tek olduğunu yakînen müşahede ettirendir. Noksansız salât ve selâm, mahlûkâtın Efendisi, Rabbânî âlimlerin imamı, sâliklerin numûne-i imtisâli, âlemlerin Rabbi’nin elçisi, gözlerimizin nuru Rasûlüllâh sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’e, O’nun âline, ashabına, tâbiinin ve kıyamete kadar onlara tâbi olanların üzerine olsun. Allah Sübhânehû ve Teâlâ, lütfu ve keremi, fazlı ve ihsanıyla, bu mübarek risâlenin tahkik ve tercüme edilip yayınlanmasını müyesser kıldı. Bu risâle, zâhir ve bâtın ilimlerinde büyük âlim, Rabbânî İmam, Samedî Kutub, Mevlânâ Hâlid ibnü Ahmed ibni el-Hüseyin eş-Şehrezûrî el-Bağdâdî el-Osmânî en-Nakşibendî kaddesellâhu sırrahu’l-azîz Hazretlerinin er-Risâletü’l-Hâlidiyye fî âdâbi’s-sâlikîne fi’t-tarîkati’l-aliyyeti’n-Nakşibendiyye adlı eseridir. Böyle bir eserin yayınlanmasına katkıda bulunmak, Allah Teâlâ Hazretleri’nin bizler için büyük bir nimeti ve çok kıymetli bir ikramıdır. Bu mübârek risâle, Yüce Nakşibendî Tarikatına mensup saliklerin ve diğer tarikat mensubu sûfîlerin riayet etmesi gereken edepleri ihtiva etmektedir. Hâlid-i Bağdâdî kuddise sirruhu, bu eserinde müridin bütün hallerinde riayet etmesi gereken sıdk, ihlâs, meşâyıha muhabbet, niyet, râbıta, kâmil şeyhe hizmet, mürşidin huzurunda bulunma ve konuşma, mürşidden feyiz almak için kalbi hazırlama, seyr-i sülûk ve nefisle cihad ve benzeri diğer edebleri zikretmiştir. Hak yolcusu müridin ihtiyaç duyacağı çok fâideli ve mühim olan bu edepleri, Kur’ân âyetlerinden, hadis-i şeriflerden, bu hususta tarikat erbabının ve ulemânın sözlerinden bir araya getirdiği delillerle birlikte zikretmiştir. Netice olarak –müellifin de zikrettiği gibi- lafızları kısa ve öz, fakat içerdiği manaları derin, faydası büyük bir risâle meydana gelmiştir. Hâlid-i Bağdâdî kuddise sirruhu, bu risâlede, bu yolun saliklerinin istifade etmesi için rabbânî mürşidlerinden, sûfîlerin eserlerinden elde ettiği ve Allah azze ve celle’nin kendisine ilham ettiği fâide ve hikmetlerden, mühim bilgiler koymuştur. Bunları da ibârelerde gereksiz zorlamalardan uzak, akıcı, selef-i sâlihini taklid eden bir üslupla ifade etmiştir. Mevlânâ Hâlid kuddise sırruhu’nun Risâle-i Hâlidiyye adlı bu eserinin sonuna faydalı olacağını düşündüğümüz için, eserde geçen râbıta ile ilgili bölümün daha detaylı ve dört mezhep âlimlerinden nakledilen delillerle açıklamasını ihtiva eden, Râbıta Risâlesi’ni ekledik. Mevlânâ Hâlid kuddise sırruhu, bu risâleyi, râbıtayı bidat sayan bazı görüşlerin ortaya çıkmasından dolayı, râbıta ve delillerini açıklamak üzere Osmanlı Devlet-i Âlî’sinin merkezinde bulunan büyük halifelerine göndermiştir. Allah celle celâlühü, O’nun nurlarından bizlere de akıtsın.
130.00 ₺ -
Risalei Halidiyye Ve Risalei Rabıta Tercümesi
MUKADDİME Bismillâhirrahmânirrahîm Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Rahmân ve Rahîm’dir. Din Gününün Sahibidir… O Allah ki, dostlarına muhabbet kapısını açan, hidayet nuru ile onlara yardım edendir. Onlara eşsiz kudretini müşahede ettiren, dostlarının ruhlarına mukaddes Kemâl ve Celâl sıfatlarının perdelerini açan, kurbiyetiyle onların sırlarına hayat veren, böylece zat ve sıfatlarında tek olduğunu yakînen müşahede ettirendir. Noksansız salât ve selâm, mahlûkâtın Efendisi, Rabbânî âlimlerin imamı, sâliklerin numûne-i imtisâli, âlemlerin Rabbi’nin elçisi, gözlerimizin nuru Rasûlüllâh sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’e, O’nun âline, ashabına, tâbiinin ve kıyamete kadar onlara tâbi olanların üzerine olsun. Allah Sübhânehû ve Teâlâ, lütfu ve keremi, fazlı ve ihsanıyla, bu mübarek risâlenin tahkik ve tercüme edilip yayınlanmasını müyesser kıldı. Bu risâle, zâhir ve bâtın ilimlerinde büyük âlim, Rabbânî İmam, Samedî Kutub, Mevlânâ Hâlid ibnü Ahmed ibni el-Hüseyin eş-Şehrezûrî el-Bağdâdî el-Osmânî en-Nakşibendî kaddesellâhu sırrahu’l-azîz Hazretlerinin er-Risâletü’l-Hâlidiyye fî âdâbi’s-sâlikîne fi’t-tarîkati’l-aliyyeti’n-Nakşibendiyye adlı eseridir. Böyle bir eserin yayınlanmasına katkıda bulunmak, Allah Teâlâ Hazretleri’nin bizler için büyük bir nimeti ve çok kıymetli bir ikramıdır. Bu mübârek risâle, Yüce Nakşibendî Tarikatına mensup saliklerin ve diğer tarikat mensubu sûfîlerin riayet etmesi gereken edepleri ihtiva etmektedir. Hâlid-i Bağdâdî kuddise sirruhu, bu eserinde müridin bütün hallerinde riayet etmesi gereken sıdk, ihlâs, meşâyıha muhabbet, niyet, râbıta, kâmil şeyhe hizmet, mürşidin huzurunda bulunma ve konuşma, mürşidden feyiz almak için kalbi hazırlama, seyr-i sülûk ve nefisle cihad ve benzeri diğer edebleri zikretmiştir. Hak yolcusu müridin ihtiyaç duyacağı çok fâideli ve mühim olan bu edepleri, Kur’ân âyetlerinden, hadis-i şeriflerden, bu hususta tarikat erbabının ve ulemânın sözlerinden bir araya getirdiği delillerle birlikte zikretmiştir. Netice olarak –müellifin de zikrettiği gibi- lafızları kısa ve öz, fakat içerdiği manaları derin, faydası büyük bir risâle meydana gelmiştir. Hâlid-i Bağdâdî kuddise sirruhu, bu risâlede, bu yolun saliklerinin istifade etmesi için rabbânî mürşidlerinden, sûfîlerin eserlerinden elde ettiği ve Allah azze ve celle’nin kendisine ilham ettiği fâide ve hikmetlerden, mühim bilgiler koymuştur. Bunları da ibârelerde gereksiz zorlamalardan uzak, akıcı, selef-i sâlihini taklid eden bir üslupla ifade etmiştir. Mevlânâ Hâlid kuddise sırruhu’nun Risâle-i Hâlidiyye adlı bu eserinin sonuna faydalı olacağını düşündüğümüz için, eserde geçen râbıta ile ilgili bölümün daha detaylı ve dört mezhep âlimlerinden nakledilen delillerle açıklamasını ihtiva eden, Râbıta Risâlesi’ni ekledik. Mevlânâ Hâlid kuddise sırruhu, bu risâleyi, râbıtayı bidat sayan bazı görüşlerin ortaya çıkmasından dolayı, râbıta ve delillerini açıklamak üzere Osmanlı Devlet-i Âlî’sinin merkezinde bulunan büyük halifelerine göndermiştir. Allah celle celâlühü, O’nun nurlarından bizlere de akıtsın.
156.00 ₺ -
Son Kapı
Din kapısı er geç insanların çalacakları kapıdır. Her yolu denedikten sonra gelinecek, çalınacak kapıdır. İnsanlık aradığını bulamamanın sonucunda en son nokta olarak bu son kapıya yönelecektir. Ümit vaadeden, ebedî bir hayat hedefleyen kapı budur işte. Dünyaları, kâinatı yaratan Yüce Allah beyân buyurur: “Bilin ki dünya hayatı, ancak bir oyun, eğlence, bir süs, aranızda övünme ve daha çok mal ve evlâd sahibi olma yarışından ibarettir. Tıpkı bir yağmur gibi ki, onun bitirdiği bitkiler çiftçilerin hoşuna gider. Sonra da kurumaya yüz tutar. Öyle ki, sen onun sapsarı olduğunu görürsün. En sonunda da çer-çöp olup gider.” (Hadid 20) Dünyaya gelen, kendisine ayrılmış olan rolünü oynar ve vakti gelince sahneden çekilir gider. Fâni dünya denir. Geçicidir. “Fâni cihana bakma geçer, ömrü sevme kim Ömrün zevâli var ve cihanın bekâsı yok.” Nesimi
150.00 ₺ -
Ehl-i Beyt Risalesi
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, gayb-âşinâ nazarıyla görmüş ki, Âl-i Beyti, âlem-i İslâm içinde bir şecere-i nuraniye hükmüne geçecek. *** Âl-i Beytin efradı, itikad ve iman hususunda sairlerden çok ileri olmasa da, yine teslim, iltizam ve tarafgirlikte çok ileridedirler. Çünkü İslâmiyete fıtraten, neslen ve cibilliyeten taraftardırlar. Cibillî taraftarlık zayıf ve şansız, hattâ haksız da olsa bırakılmaz. (...) Ehl-i Beyt, işte bu şiddet-i iltizam ve fıtrî İslâmiyet cihetiyle, din-i İslâm lehinde ednâ bir emâreyi kuvvetli bir burhan gibi kabul eder. Çünkü fıtrî taraftardır. Başkası ise, kuvvetli bir burhan ile sonra iltizam eder. Said Nursî
17.50 ₺ -
Marifetnameden İrfan Damlaları
Marifetname'den İrfan Damlaları ERZURUMLU İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ,
365.00 ₺ -
Ruhun Miracı ve Vahdeti Vücud
Dünyanın en uzak köşelerini teknolojiyle keşfe çıkan insan; içindeki dünyanın mahiyetinden habersiz yaşamakta, lazeri keşfedebilen insan, içinin galaksilerinden habersiz... İnsan aslı olan sırrı müşahedeye devam ederse, ilahi sırrın hükmü zuhur eder ve eşyanın hakikatine ererek manevi miraç etmiş olur.
198.75 ₺