-
Mişkatul Mesabih Cilt 6
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Mişkatul Mesabih Cilt 5
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Mişkatul Mesabih Cilt 4
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Mişkatul Mesabih Cilt 3
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Mişkatul Mesabih Cilt 2
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Mişkatul Mesabih Cilt 1
Takriben hicrî V. (M.11.) asır sonlarından itibaren hadîs ilmi, daha doğrusu “hadîs metinleri üzerindeki çalışmalar” yeni bir renge bürünmüştür. Bu zamana kadar, hadîs metinlerinin zabta geçirilme muamelesi tamamlanmış, hadisler kitaplardaki yerini almış, kitap dışı bir metin pek bırakılmamıştır. Bu müddet zarfında kitaplarda senedleriyle birlikte yer almamış bir metin, şayet son asırlarda “hadis” olarak ortaya çıkmışsa, bunun hadis kabul edilmesi -prensip olarak- şüphe ile karşılanmıştır. Hicrî V. (M.11) asır sonlarına doğru ise yeni bir çalışma dönemine geçilmiştir. Artık eski metodla yapılacak yeni bir iş kalmamış; bütün sistem ve gelenekleriyle bir devir kapanmıştır. Öte yandan, bu devir vazifesini eksiksiz yapmış, fonksiyonunu şerefle icra etmiş ve haleflerine çok zengin bir miras bırakarak, nöbeti başkalarına devretmiştir. Bu yeni dönemin hadis çalışmaları, önceki dönemin çalışmalarından çok farklıdır. Artık çalışmaların esasını, rivayet sistemi usullerine göre şahıslardan senedli hadis toplayarak bunları tasnif edip kitaplaştırmak değil, hazine değerindeki bu malzemenin işlenmesi ve değerlendirilmesi teşkil etmektedir. Şahıs’tan rivayet bırakılarak, “kitap’tan rivâyet”e bu dönemde geçilmiştir. Sayıları oldukça artan hadis kitapları arasında dağınıklık arz eden metinlerin, senedleri atılarak bir araya toplanması ve müşterek metinlerin birleştirilmesi çalışmalarının çığırı bu dönemde açılmıştır. Bu dönemde ilk dikkati çeken çalışma mevcut hadis kitaplarından yapılan seçme hadislerin belli bazı gruplar içinde birleştirilmesidir. Hatîb Et-Tebrîzî’nin bu eseri; meşhur hadis kitaplarından olan; Buhârî, Müslim, Ebu Dâvud, Tirmizî, Nesâi, İbn Mâce, Dârimî, Muvatta, İmam Ahmed b. Hanbel’in “el-Müsned”i, İmam Şâfiî’nin “el-Müsned”i, Dârekutnî’nin “es Sünen”i, Beyhakî’nin “Şuabu’l-İman”ı, Rezîn’in “et-Tecrîd” ve az sayıda diğer kitaplardan seçilmiş, mana ve içerikleri açık ve delaletleri kesin hadisleri kapsamaktadır. Muhteviyatı; iman, ilim, ibâdet, ahlâk, edep, muamelât, siyer-i nebî ve ashabı kiram hakkında bilinmesi gereken îtikâdî ve fıkhî hükümleri kapsamaktadır. En kıymetli hükümleri ihtiva ederek edille-î şer’iyyeden sünneti seniyyenin her çeşidi yazılmış ve zikredilmiştir.
480.00 ₺ -
Hanımlara Özel Hadisi Şerifler Karton Kapak
Bu eser; Müslüman hanımların elinde Allah’ın kitabından sonra Kütüb-i Sitte adı verilen eserlerden oluşan bir nasip kaynağının bulunması ve onlara ibadet etmelerinde yardımcı olmak maksadıyla, alimlerin kitaplarında topladığı hadislerden derlemek suretiyle meydana getirilmiş bir kitaptır. Ahmed Ubeyd ed-De’âs’ın “Riyâzu’l Müslimât” adlı eseri, zengin içeriği ve mükemmel tertibiyle dikkatleri üzerine çekmiş, önemli bir eser olma özelliğini kazanmıştır. Öyle ki, çeşitli seviyedeki dinî eğitim ve öğretim kurumlarının ders programlarında okunabilecek bir eser olmasının yanı sıra vaaz irşad faaliyetlerinin vazgeçilmez el kitabı özelliğiyle geniş bir kullanım alanına sahiptir.
270.00 ₺ -
Sufi Ajandan 2021
“Derde derman olan, derdine deva bulur.” “Âlem boşluk kaldırmaz,” der büyükler. Yani bizim iyilikle, müspet meselelerle dolduramadığımız köşeleri, bucakları menfi mevzular doldurabilir. Hepimizin malumudur ki 2020 birçok badireyi el birliğiyle, kolektif olarak atlatmamız gereken bir sene oldu. Günümüzün bireyselliği tetikleyen hızlı dünyasında hem fizikî hem ruhsal sağlığımızı etkileyen durumlara duçar olup Allah’tan bizleri bu zorluklardan halâs eylemesini dilerken yalnızlığımız, büyük bir toplumsal özverinin neticesi olarak vuku buldu. İşte tasavvuf kitapları yayıncılığında bir boşluğu doldurmak ve kadim medeniyetimizin hak ettiği değeri iade etmek üzere yıllardır sizlerle buluşan Sufi Kitap Yayınları olarak hazırlamaya niyet ettiğimiz ilk ajandamızın teması “Derde Derman” da buradan geliyor. Tasavvuf kültüründe dert ve derman, hususen önemli kavramlardır. Buna göre nihaî dert, Mâşuk’un derdi ve derman da yine Mâşuk’un kendisi olmakla birlikte bu derdin ve çaresinin boyutu kişinin istidadına ve hayata bakışına göre değişir. Tıpkı insanların nefesi kadar Allah’a giden yol olduğu gibi… Bu noktada da dertleri kıyaslamak yerine doğru dua ile derman aranmalıdır. Yine ulular, “Tasavvuf yâr olup bâr olmamaktır,” buyururlar. Biz de bu zorlu yılı geride bırakırken hayırlarla vâsıl olmayı niyaz ettiğimiz 2021 senesinde, satırlardan sadırlara akabilecek menkıbelerle, hikâyelerle, sözlerle ve anekdotlarla, gönüllere saplanmış olabilecek dikenleri mübarek isimlerin himmetiyle teker teker çıkarırken sizlerle hemdem olmak istedik. Özümüzü açabilmek, zor dönemlerde derdin dermanlığını hatırlamaya vesile kılınmak niyazıyla…
7.20 ₺ -
Hadislerle Müslümanın Edep ve Ahlakı ciltli
“Edep” kelimesi, insanın diğer insanlarla olan münâsebetlerinde veya günlük hayatında güzel ahlâk ve vasıflara sahip olması anlamına gelir. Çoğulu, “Âdab”tır. Fıkıh ıstılahına göre ise Edep, “Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in sünnetine uygun olarak yapılan hareketlerdir.” Daha geniş ifadesiyle Allah’ın ve Peygamber’in emir ve yasaklarına uygun biçimde hareket etmektir. İmam Buhârî “el-Edebü’l-Müfred” isimli kitabını; Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in ahlâkî yaşayış ve emirleri ile ilgili hadislerini derleyerek meydana getirmiştir. Genel olarak, bir ahlâk ve âdâp kitabı olma niteliğini taşımaktadır. “el-Edebü’l-Müfred”, günümüz İslam dünyasının her yerinde, alimlerin, ilim öğrencilerinin, vâiz ve hatiplerin ve özellikle de edep ve ahlâkla ilgili hadis okumak isteyen hemen her müslümanın adeta bir el kitabı olmuştur. Bu eser; Kişiyi; ahirete yöneltecek, İslamî edep kurallarını elde etmesini sağlayacak, insanların gönüllerini kötülük ile çirkinlikten alıkoyacak, vücut organlarının korunup manevî eğrilikleri gidermeyi sağlayacak, hayır ile iyilikleri özendirecek ve kötülük ile çirkinlikleri engelleyecek mahiyetteki hadislerden meydana gelen bir kitap olmayı hedeflemektedir.
330.00 ₺ -
Buhari ve Müslimin İttifak Ettiği Hadisler 3 Cilt
“Müttefekun Aleyh”; Sözlük bakımından “üzerine birleşilmiş olan şey” manâsında bir tabirdir. Buhâri ile Müslim’in her ikisinin ittifakla sahih kabul ederek kitaplarına (es-Sahîh' lerine) aldıkları hadîslere denir. Buhârî ile Müslim’in “es-Sahîh”leri, İslâm âlimlerinin tamamına yakın büyük çoğunluğu tarafından Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitap olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan her ikisinde birden yeralan hadîsler sahihin en yüksek derecesini teşkil ederler. Buhârî ile Müslim, İslâm ümmetinin kurup geliştirdiği rivâyet sistemini en iyi bilen ve onu en sağlıklı şekilde uygulayan iki hadîs otoritesidir. Onlar sadece bu özellikleriyle değil, çevrelerindeki insanları hayran bırakan anlayış, zekâ ve sağlam mantıklarıyla da tanınırlar. Bugün problemlerimizi çözmek için öncelikle İslâm âlimlerinin eserlerine başvurmak, cevabını bulamadığımız problemleri bizden daha iyi yorumlayabilecek âlimlere götürmek, bununla da sonuç alamadığımız da meselenin hallini zamana bırakmak en uygun davranış olacaktır. Günümüzde özellikle ülkemizde gerekli dini eğitimi alamayan insanların sayısının azımsanmayacak ölçüde olması hasebiyle, insanımızı doğrudan doğruya Kur’ân ve hadîslerle bilgilendirmek bu sorunu çözmenin en iyi yöntemlerinden biridir. Bu nedenle de bu çalışma, âyet ve hadîslerle “İslâmî hayat ölçütleri” ve yaygın bir “ümmet eğitimi”ni hedeflemiş bir eserdir. Bu durumun, ülkemiz insanları açısından ne kadar önemli olduğu aşikârdır.
450.00 ₺ -
Buhari ve Müslimin İttifak Ettiği Hadisler
“Müttefekun Aleyh”; Sözlük bakımından “üzerine birleşilmiş olan şey” manâsında bir tabirdir. Buhâri ile Müslim’in her ikisinin ittifakla sahih kabul ederek kitaplarına (es-Sahîh' lerine) aldıkları hadîslere denir. Buhârî ile Müslim’in “es-Sahîh”leri, İslâm âlimlerinin tamamına yakın büyük çoğunluğu tarafından Kur’ân-ı Kerim’den sonra en sahih kitap olarak kabul edilmiştir. Bu bakımdan her ikisinde birden yeralan hadîsler sahihin en yüksek derecesini teşkil ederler. Buhârî ile Müslim, İslâm ümmetinin kurup geliştirdiği rivâyet sistemini en iyi bilen ve onu en sağlıklı şekilde uygulayan iki hadîs otoritesidir. Onlar sadece bu özellikleriyle değil, çevrelerindeki insanları hayran bırakan anlayış, zekâ ve sağlam mantıklarıyla da tanınırlar. Bugün problemlerimizi çözmek için öncelikle İslâm âlimlerinin eserlerine başvurmak, cevabını bulamadığımız problemleri bizden daha iyi yorumlayabilecek âlimlere götürmek, bununla da sonuç alamadığımız da meselenin hallini zamana bırakmak en uygun davranış olacaktır. Günümüzde özellikle ülkemizde gerekli dini eğitimi alamayan insanların sayısının azımsanmayacak ölçüde olması hasebiyle, insanımızı doğrudan doğruya Kur’ân ve hadîslerle bilgilendirmek bu sorunu çözmenin en iyi yöntemlerinden biridir. Bu nedenle de bu çalışma, âyet ve hadîslerle “İslâmî hayat ölçütleri” ve yaygın bir “ümmet eğitimi”ni hedeflemiş bir eserdir. Bu durumun, ülkemiz insanları açısından ne kadar önemli olduğu aşikârdır.
330.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Tek Cilt İthal Kağıt
İslâm'ın iki ana kaynağı Kur'an-ı Kerim ve hadislerdir. İslâm âleminde neşredilmiş muhtelif hadis kitapları vardır. İslâm âlimlerinin üzerinde ittifak ettikleri hadis kitaplarından birisi de Riyazü's Salihîn adlı kitaptır. Büyük hadîs âlimi, Sahih-i Müslim'in sarihi merhum İmam-ı Nevevî hazretlerinin hazırladığı bu kıymetli eser, bütün Müslümanların başucu kitabı halindedir. Muhtelif baskıları ve şerhleri yapılan bu eseri halkımızın hizmetine arz etmenin bahtiyarlığını idrak ediyoruz. Kur'an-ı Kerim'den sonra en yüce kaynak olan nübüvvet pınarından akan ilim ve irfan nurlarından halkımızın nasiplenmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bu konuda yayınevimiz gereken gayretin azamîsini yerine getirmiştir. Bu susuzluğun giderilmesindeki katkılarımız bizlere manevî bir haz bahşetmektedir. Yıllar boyu ülkemizin îman talebelerinin ellerinden bırakmadığı bu peygamber armağanını tercüme edip müslüman halkın hizmetlerine sunmak kolay bir iş değildir. Büyük bir çaba, gayret ve özveri ister. Ayrıca bu işe ehil olmak da lâzımdır. Biz de işi ehline tevdi etmek idraki ile çağımız âlimlerinden merhum A. fikri Yavuz Hoca efendinin kontrolü altında çalışmalarımızı sürdürdük. Eserin ortaya çıkarılmasıyla da ne kadar isabet ettiğimizi anlamış bulunuyoruz.
450.00 ₺ -
-
Peygamber Efendimizin 4000 Sünnet ve Adapları
1- İyi Kulların Kalbinde Muhabbet Olur 2- Kötü Kulların Kalbinde Korku Olur 3- Rızkında Genişlik Olur. 4- Dinde İtibar Sahibi Olur.
385.00 ₺ -
Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti
KIRK HADİSTE MÜSLÜMAN ŞAHSİYETİ İslâm, bizlere hayatımızın her alanında müslümana yakışır bir şahsiyete sahip olmamızı emretmektedir. Dinimizin yegâne gayesi de fertlere İslâmî bir şahsiyet kazandırarak örnek bir toplum meydana getirmek, onları güzel ahlâk sahibi yapıp dünya ve ahirette mutlu olmalarını sağlamaktır. Yüce Allah, O?nu en güzel hasletlerle süslemiş, sonra da insanlığa örnek olarak göndermiş ve şöyle buyurmuştur: "Allah?ın Resûlü?nde sizin için güzel örnekler vardır.? (Ahzab 33/21) Siraceddin Önlüer?in Kırk Hadiste Müslüman Şahsiyeti isimli bu kıymetli eserinde, hadis-i şeriflerden ögrendiğimiz örnek insanın, mümtaz şahsiyetin nasıl olması gerektiği anlatılıyor.
63.00 ₺ -
Kenzül İrfan 1001 Hadis
Kitap Osmanlıca (aslına uygun) ve Türkçe olarak yeniden hazırlanmıştır. M.Esad Efendi’nin derlediği Kenzü’l-İrfân isimli bu eseri zamanında büyük hüsn-ü kabule mazhar olmuştur. Türkçe’yi kullanmaktaki liyakatı ve şiirlerindeki başarısını Necip Fazıl şöyle ifade etmektedir. “Es’âd Efendi’nin Kenzü’l İrfan isimli eserinde asli metne ve Osmanlıca’ya büyük bir sâdakat ve hâkimiyet müşahede ettiğimizi belirtmek borcundayız…” Kitapta yer vermiş olduğu bazı Hadis-i Şerifler; * Saadet-i uhreviye [ahiret mutluluğu] için ibâdât ve tââtte bulunanların, Cenabı Hak saadet-i dünyeviyesini de [dünya mutluluğunu da] ihsan buyurur. * Cenab-ı Hakk’ın yanında tövbekâr olan gençlerden sevgili bir şey yoktur. * Bir kimse vâlideyninin mahzuniyetini mucip [üzüntüsünü gerektirir] harekette bulunursa, günah-ı kebire [büyük günah] sahibi olur. * Cenab-ı Allah dünyaya: (Bana hizmet edenlere hizmet et) diye ferman buyurur. * Allah için ilmi talep edenlerin rızıklarını, Cenab-ı Allah me’mûl olunmadık [umulmadık] mahallerden [yerlerden vereceğini] tekeffül etmiştir. [üzerine almıştır] * Bir müminin kalbini mesrûr eden [sevindiren] kimse, beni mesrûr etmiş [sevindirmiş] olur. * Din kardeşinin dünyevî ve uhrevî bir müşkülünü [meselesini] halleden kimse için, hac ve umre gibi bir sevap yazılır. * Hangi kadın ki zevcini gazaplandırır; Cenab-ı Allah’ın la‘netine müstahak olsun. * Tahkîken, sizden bana en yakın olan kimse, beni çokça salât u selâm ile yâd edenlerdir. * İhtiyarlar yemekten sıkılmadıkları gibi, teallüm-i ilimden [ilim öğrenmekten] dahi sıkılmasınlar.
175.00 ₺ -
Sünneti Nebeviyye
Sünneti Nebeviyye Hidayet ve Delalet Ayrımındaki Kıstası Müstakim Neşriyat hayatına “bismillah” dediğimiz günden bugüne muhtelif sahalardaki hizmetlerimizle ilerliyoruz hedeflerimize doğru. ‘Dirâyet’li bir düşünce ve duruşla mâziyi âtiye taşıma gayesiyle yürüttüğümüz ‘Ehl-i Sünnet istikâmetinde hizmet’ çalışmamızın bir meyvesiyle daha yeniden karşınızdayız. Modern Kur’an telakkilerini konu edinen sayılarımızdan sonra üzerinde hayli şüphe oluşturulan “Sünnet-i Seniyye” üzerinde bir çalışma yapmanın isabetli olacağı kanaatine vardık. Bu sebeple günümüzde etrafında şüphe kasırgalarının estirildiği Sünnet-i Nebeviyye eksenindeki muhtelif konuları tahlil ve mezkûr şüphelere cevap niteliği taşıyan makaleleri muhtevi bu eserle buluşturduk sizleri. Bu sayıda da hocalarımız çok önemli konuları ele aldılar. Dini bir vecibe addedilmesi gereken asıllarımızı savunma adına pek mühim konuları vuzûha kavuşturdular. Husûsen coğrafyamızda baş göstermiş Sünnet inkârcılığı akımının îras ettiği bazı şüphelere yönelik olan bu çalışmalar pak zihinlerin karıştırılmaması ve meselelerin gizlenen gerçek veçhelerinin tebarüz etmesi gayesiyle enine boyuna işlendi. 8 Makalelerimizin hacim olarak geniş olması sebebiyle dergimizin formatında bir değişikliğe gitmiş bulunmaktayız. Kitap tarzı çalışmaların birçok açıdan daha faydalı olduğu kanaatinden hareketle bundan böyle mecmuamız bu şekilde neşredilecek. Hadis inkarcılığının tarihçesi, hadislerin Kur’an’a arz usulünün hadis münkirleri tarafından nasıl istismar edildiği, ulemaya tabi olmadan Sünnet’e tabi olma iddiasının beyhude bir slogan olduğu, hadislerin güvenilirliği meselesinde İslâmî paradigma ile oryantalist paradigma arasındaki fark, mürsel hadise ulemanın bakışı ve makbuliyeti, telakki bi’l-kabûl’ün hadislerin takviye edilmesindeki etkisi, Kur’an’ın dörtte birini teşkil eden enbiyâ kıssalarında ana temanın ya peygambere tabi olmak ya da helâk olmak olduğuna dair makalelerin yer aldığı çalışmamızda kitabiyât bölümünde konu başlığımızla ilgili birkaç mühim eserin tanıtımı mevcut. Çalışmamızın son bölümünde iki adet Arapça makalemiz de mevcut. Bu iki makalenin birincisinde Sünnet’e ittiba olmadan muzaffer olamayacağımız vurgulanırken ikinci makalede de tasavvufî esasa da işaret eden “” rivayetinin tahrîci yapılmış. Rabbimiz, çalışmalarımızı rızasına muvafık kılıp, hakkıyla müstefid olmayı cümlemize nasip eylesin. • Dursun Ali Yılmaz • Ömer Faruk Korkmaz • Enes İnce • Hasan Yaşar • İbrahim İhsan Bayraktar • Mustafa Ülker • Orhan Gazi Yüksel • Faruk Kemaloğlu • İbrahim Deliloğlu
210.00 ₺ -
Riyazüs Salihin Arapça Yeni Dizgi
Arapça olarak basılan bu eserimizin tashih, tahriç ve tahkikleri yapılmıştır. Riyazüs Salihin Arapça Yeni Dizgi Bilgisayarlı Renkli Baskıdır
350.00 ₺ -
Hadislerle Kadın İşaretün Nisa 2 Cilt Takım
Toplumun temeli olan aileyle ilgili hadislerin bir araya geldiği, açıklamalarında günümüzün sorunlarına da değinilen, nebevî rehberliğin ışığını evlere taşıyacak bir başucu eseri.
2040.00 ₺ -
Hadislerle Nasihatler 1-2 2 Cilt Takım
Bir insan ne kadar zengin olup dünya bilgilerine sahip olsa yine de ona Allah'ı tanıtacak, mârifet-i ilâhiyyeye eriştirecek ve onu hak yolda, İslâm yolunda tutacak bir alime, bir mürebbîye, bir mürşide ihtiyacı muhakkaktır. İlmi bilen ve bildiren çok kimseler vardır ki kuru gürültüden başka bir şeye yaramazlar. Çünkü ilimden murad Hakk'ı tanımak ve bilmektir. Hakk'ı bilmeyi de öyle kolayca bir şey sanma. Hidâyet-i ilâhiyyeye erişmemiş olanların bilgilerini görüyoruz ki kulu Hakk'tan uzaklaştıyor ve Hakk'ı münkir oluyor; cehennemin yolunu, şeytanın yolunu seçiyor. Böyle ilim olacağına olmaması daha iyi değil mi? İnsanın bu hayat âlemi hepimizin bildiği gibi fâni bir hayattır. Şimdiye kadar kimseye bâki kalmayan bu hayat bundan sonra da kimseye bâki kalmayacaktır. Fakat o içimizde saklı duran yedi başlı ejderhadan daha beter nefis, hepimizi nasıl perişan etmektedir? Cahilleri bir türlü kandırır, fenalıklara sevkeder. Alimleri başka türlü kandırıp kibire, gurura, ucuba ve hasede boğar. Tacirleri hırsa boğar. Memurları da ibadetten alıkoyar. İki cilt halindeki bu eser Mehmed Zahid Kotku rahmetullahialeyh Hocaefendi'nin hadislerle ortaya koyduğu güzel ahlak düsturlarını da içeren müstesna bir eseridir.
294.00 ₺ -
Sahihi Müslim Tercüme ve Şerhi 10 Cilt Takım
İslam hukukunda şerî deliller hiyerarşisinde Kur’an-ı Ker’im’den sonra Peygamber Efendimiz’in hadisleri gelmektedir. Bu ehemmiyetinden ötürü İslâm âlimleri Resûlullah’tan rivayet edildiği bildirilen hadisleri en ince ayrıntısına kadar tetkik etmişlerdir. Sahabe döneminden itibaren sahifelere yazılan hadisler, hicri II. asırdan itibaren hacimli eserler olarak telif ve tasnif edilmeye başlanmıştır. Çok çeşitli ve zahmetli hadis toplama faaliyetlerinin ardından pek çok hadis kitabı yazılmıştır. Bunların içinde, ehli- sünnet âlimlerince en sahih olma unvanı Ebû Abdillah Muhammed b. İsmâîl el-Buhârî ile elinizde çevirisi bulunan Ebu’l-Hüseyn Müslim b. el-Haccâc’ın “el-Câmiu’s-Sahîh” adlı eserlerine verilmiştir. İmam Buhârî ve İmam Müslim’in Sahîh’lerinin mevcut hadis kitapları içinde en sahih olanları olarak kabul edilmesinin başlıca sebebi, onların hadis ilminde birer otorite olmaları, hadisleri seçmede ve tasnif etmede gösterdikleri metodolojik üslup ve gayretleridir. İmam Müslim’e ait bu eşsiz eser, son dönem fıkıh ve hadis alimlerinden Ahmed Davutoğlu tarafından tercüme edilmiştir. 1912 Bulgaristan’ın Şumnu vilâyeti doğumlu olan Davutoğlu, Mısır’da Ezher Fakültesinde eğitim görmüş, Şeyhulislam Mustafa Sabri Efendi ile yakın dostluk kurmuş, daha sonra ailesiyle Bulgaristan’dan Türkiye’ye gelip imam hatiplik, vaizlik, Süleymaniye kütüphanesi memurluğu, İmam Hatip okulu öğretmenliği ve İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü hocalığı gibi görevlerde bulunarak 7 Nisan 1983 tarihinde vefat etmiştir. Mütevazi ve çalışkan kişiliği ile tanınan Davutoğlu, pek çok eser kaleme almış, çevirilerde bulunmuştur.
4400.00 ₺ -
Delilüs Salikin Tercümesi 2 Cilt
Siracül Müttakin (Sıratül Mühtedin) Tercümesi 2 Cilt Yazar Ahmet Fikri DOĞAN Yayın Tarihi 2017 Dil: Arapça / Türkçe Tercüme / Kelime Anlam Sayfa Sayısı 1088 Cilt Tipi Sert Kapak Kağıt Cinsi Şamua 70 gr. Boyut 17 x 24 cm
762.00 ₺ -
Fezaili Amal Amellerin Faziletleri Şamua
Fezail-i Amal, yüz binlerce insana Salih amel işlemenin tadını tattıran âlemî bir eserdir. Mezahirül ulûm medresesi müdürü ve Mevlana Zekeriya Kandehlevîn’nin torunu Mevlana Seyyid Muhammed Şahid Fezaili Amal’i tanıttığı bir kitapta şunları yazmıştır: “Allah'ü Teala, Asrın bereketi, Şeyh’ul Hadis Muhammed Zekeriyya Kandehlevi rh.a.’i ümmetin akidesini, amellerini ve ahlakını düzeltmek için seçmiştir. Bunun alametleri bütün dünyada apaçık görülmektedir. Bu taçsız padişah sayesinde kıtalarda ve ülkelerde din ve iman sedası yükselip muhteşem ıslah ve terbiye hareketi başlayınca yüz binlerce insanın teveccüh ve muhabbet tacı onun başına konulmuştur. Onun sayesinde nice talebe ve müstefidler ilim tahtına oturmuşlar ve nice müridler muratlarına ermişlerdir. Kutbiyet makamında olduğundan onun çalışma meydanı bütün alemdi. Çalışması herhangi bir ülkeyle sınırlı değildi. Allah'ü Teâlâ özellikle ilmine ve kalemine bereket koymuştu. Bunun en büyük şahidi davet ve ıslah tarzında yazmış olduğu Fezail-i Amal kitabıdır. (Bu kitap aslında dokuz kitabın toplamına verilen isimdir. Hikayat-ı Sahabe, Fezail-i Kuran, Fezail-i Namaz, Fezail-i Tebliğ, Fezail-i Zikir, Fezail-i Ramazan, Fezail-i Hac, Fezail-i Sadakat ve Fezail-i Salavat- Şerife)[1] Günümüzde bu bereketli kitap, ilâhî makbuliyet sayesinde doğu-batı, kuzey ve güneyde dînî cephenin bir kimliği ve alameti haline gelmiştir. Artık herkesin izlenimi şudur ki, zamanımızda Kitabullah’tan sonra dünyada en çok bu kitap okunmaktadır. Nice ilim ve anlayış sahipleri diyorlar ki “Gece-gündüz, yirmi dört saatlik zaman diliminde dünyanın bir yerinde mutlaka bu kitap mütalaa edilmekte veya dinlenmekte veya müzakere edilmektedir.” Bu kitap dünyanın (Türkçe dahil) otuzdan fazla diline tercüme edilmiştir. Pek çok âlim, muhaddis, meşayih, edib ve yazar bu kitabın tesir gücünü, ve faydasını açıkça ikrar ve itiraf etmişlerdir. Bu gün de bu kitabın insanları maddiyattan maneviyata, dinsizlikten dine yöneltmekte çok büyük ve geniş bir etkisi vardır. Kitap hakkında iki âlimin duygu ve teessürlerini burada aktaracağız: Mevlana Muhammed İlyas Kandehlevî rh.a. (Tebliğ Cemaatinin Kurucusu): “Allah izin verirse ki, alametleri gözükmektedir, bu tebliğ işi yayılmaya başladığında inşallah sizin bu kitaplarınız ve feyziniz sadece Hindistan’da değil, arap ve acem ülkelerini seyrâb edecektir. Allah'ü Teala sizi hayırla mükafatlandırsın! Benim bu çalışmama dualarınızla yardımcı olunuz!” (9/Kasım -1939 Tarihli mektup) Mevlana Seyyid Ebu’l Hasen Ali en-Nedvî rh.a. “Şeyh’in yazmış olduğu Fezail-i Amal kitabının tebliğ cemaatlerinin programına katılmasından ve genel bir ifade tarzından dolayı halk tarafından o kadar benimsenmiş, o kadar meşhur olmuş ve ümmetin büyük bir kısmına o kadar faydası dokunmuştur ki, Urduca yazılan dînî kitaplar arasında onun benzerini bulmak zordur. Onun dînî ve amelî faydası hakkında asrımızdaki seçkin bir âlim şöyle buyurmuştur “Bu kitap sayesinde Allah’ın binlerce kulu velayet derecesine ulaşmıştır” “Mevlana Zekeriya rh.a. Fezaili Amal kitabını amcası Mevlana İlyas Kandehlevî rh.a.’in işaret ve emriyle yazmıştır”.
495.00 ₺ -
Allahın Gölgesindeki 7 Zümre
Ebû Hüreyre (R.A.) rivâyet etmiştir: “Yedi bölük insan vardır ki, Allah onları hiçbir gölgenin bulunmadığı günde (kıyamet gününde), arşın gölgesinde gölgelendirir. O yedi bölük şunlardır: 1. Âdil devlet başkanı, 2. Allah’a ibâdet ederek büyüyen genç, 3. Kalbi mescidlere bağlı kimse, 4- Allah için birbirini seven ve bu sevgi ile buluşup ayrılan kişi, 5- Güzel bir kadın tarafından çağrıldığı halde ”Ben Allah’tan korkarım” diyerek bu teklifi reddeden kimse, 6- Sağ elinin verdiği sadakayı, sol eli bilmeyecek kadar verdiği sadakayı gizli tutan kimse, 7- Tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolan kimse... (Buhari; Ezan 36, Zekat 16, Rikak 24, Hudud 19, Müslim; Zekat 91, Nesaî; Adabül Kudat 2)
110.50 ₺ -
El Cevahirül Lü lüiyye Kırk Hadisi Şerif
El Cevahirül Lü 'lüiyye Kırk Hadis-i Şerif Arapça Şerh
342.00 ₺ -
Şemaili Şerif Şerhi 3 Cilt Deri Takım
Ömrünü sevgililer sevgilisini anlatmaya adayan Mehmet Yaşar Kandemir hoca efendiden yeni bir şaheser daha. Peygamber'imizi anlatan en kapsamlı çalışmalardan ve İslam tarihinde kaleme alınmış güzide eserlerden Şemâil-i Şerîf, titiz bir Türkçe ve yoğun bir emekle hazırlandı. Şimdi zarif bir baskıyla kütüphanelerde yerini alıyor.
2990.00 ₺