-
Kur'ân ve Sünnete Göre Temel İnsan Hakları
"Kur'ân ve Sünnete Göre Temel İnsan Hakları" konulu onbeşinci Kur'ân ve Tefsir Araştırmaları Tartışmalı İlmî Toplantısı, Vakfımız (İSAV) ile M. Ü. İlahiyat Fakültesi işbirliğiyle 22-23 Aralık 2013 tarihlerinde Üsküdar Belediyesi Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi?nde gerçekleştirilmiş ve bu toplantıda oniki tebliğ sunmuş, Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden 28 bilim adamı ve toplantıya katılan dinleyiciler tarafından konu iki gün boyunca etraflıca tartışılmıştır. "Doğu ve Batı Medeniyetlerinde İnsan Hakları; Kelâmî Açıdan İnsan Haklarının Temellendirilmesi; Kur'ân'da Kadın ve Kadın Hakları; Kur'ân ve Sünnette Azınlık Hakları; Kur'ân'da Karı-Koca Hakları; Kur'ân ve Sünnette Ebeveyn ve Çocuk Hakları; Kur'ân ve Sünnette Hayat Hakkı ve Özel Hayatın Gizliliği; Kur?ân ve Sünnette İnanç ve Düşünce Özgürlüğü; Kur'ân ve Sünnette Esir Hakları; İnsan Hakları Olarak Mülkiyet Hakkı; Kur'ân ve Sünnette İşçi ve İşveren Hakları; Kur'ân ve Sünnete Göre Sanık ve Mahkûm Hakları" başlıklı tebliğler sunulmuş, her tebliğ ayrı ayrı müzakere edilip, tartışılmıştır. Toplantıda sunulan tebliğ, müzakere ve toplantı sonunda yapılan değerlendirmeler bu eserde bir araya getirilerek Kur'ân ve Sünnete Göre Temel İnsan Hakları adıyla neşredilmiştir.
292.50 ₺ -
Hadiste Sened Tenkidi
Hadiste Sened Tenkidi, hadisi bize nakleden râvîlerin güvenilirliği üzerinde yapılan derin ilmî incelemedir. Sened tenkidindeki nihaî amaç, metnin sağlıklı bir şekilde nakledilmesi ve korunması olup metnin sıhhatinin tespiti için şarttır. İlmî ve tarihî bir geçmişi olan hadis nakleden râvîlerin güvenilirliğinin ilmî ve objektif ölçülerle sorgulandığı “sened tenkidi”, cidden zor ama önemli bir konudur. Hadiste metin tenkidi konusunda çalışmalar bulunmakla birlikte hadiste sened tenkidi konusunda yapılan çalışmaların azlığı bir gerçektir. İslâm dünyasında son yıllarda hadis tahrîcine ve sened tenkidine önem verildiği görülmektedir. Bu eser rehberliğinde ise daha önce hiç araştırılıp incelenmemiş ve dereceleri belirtilmemiş bazı hadislerin kadim sened tenkidi metoduyla incelenip değerlendirilmesi mümkün olacak ve özellikle sened tenkidi konusunda çalışma yapanlara ışık tutacaktır.
240.50 ₺ -
Ayet ve Hadislerde Bereketli Yaşam
Bereket kavramı, ağırlıklı olarak bir şeyin değerli ve kıymetli olduğunu belirtmek üzere kullanılmaktadır. Bu kavram insan ve diğer canlılar için kullanılmakla birlikte insan merkezli kullanımı esastır. Bereket, insanın hayatında şüphesiz farklı şekillerde tezahür etmektedir. Malın bereketi artması, evin bereketi genişliği ve huzuru, ailenin bereketi bireylerin birbirleriyle uyum içinde olmaları, ömrün bereketi ise uzun ve hayırlı işlerle geçmiş olmasıdır. İnsanın dünyada sağlıklı, bereketli ve huzurlu bir hayat yaşaması için yapması gereken bazı etkenlerin olduğu muhakkaktır. Bunun için bereketli bir yaşamı hayatımızda, çevremizde ve toplumumuzda oluşturabilmek için yapılması gereken; âyet ve hadislerin tarif ettiği yaşama uygun, bir hayat sürmeye çalışmaktır. Bu ilkelere uygun yaşam sürenler bu dünyada bereketli, huzurlu ve mutlu bir hayat sürerler; âhiret günü de kurtuluşa erenlerden olacaklardır. Çalışmada Kur’an ve hadisler bütünlüğü dikkate alınarak bereketin oluşmasına sebep olan etkenler üzerinde durulmuştur. Diğer bir ifadeyle ferdî, ailevî ve sosyal hayatımıza hangi temel ilkeleri, nasıl uygularsak mutlu, huzurlu ve bereketli bir hayat yaşayabiliriz? Huzurlu bir fert, aile ve toplum nasıl oluşabilir? Adeta kitapta bunun formülleri verilmeye çalışılmaktadır.
162.50 ₺ -
Sünnetin Bahçesinden Yedi Yüz Hadis
Amacımız, araştırmacılara kaynak olmaktan daha çok, gününümüz insanına ve geleceğimizi oluşturacak gençlerimize yardımcı olmak, onları bilgilendirerek dinimiz İslam hakkında özet bilgiler vermek, böylece İslam dininin ve Onun nimetlerinin, dünya ve ahiret müjdelerine yönelik kavramlarına ışık tutmaktır.
162.50 ₺ -
Seçilmiş Salavatlar
İnanc dünyamızın şekillenmesinde, ibadet hayatımızın kusursuz bir biçimde belirlenmesinde ve beşeri münasebetlerimizin temellendirilmesinde vazgeçilmez bir yere sahip olan Hz. Peygamber'e getirilecek salatü selamlarla ilgili bir çalışma yapmak, bunların en önemlilerini bir kitapta toplamak hayal ve arzusu uzun yıllardan beri beni sarmış ve mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ideal halini almıştı. Amacım, iyi bir dini eğitim alamamış olduğu için bunlar öğrenememiş kimselerle henüz yetişme çağındaki geçleri aydınlatmak, bilgilendirip, onlara peygamber sevgisi kazandırmaktır. Allah'ım! Onun yolundan gitmeye, ilmini, irfanın, edebini, sünnetini ve ahlakın öğrenmeye ve yaşamaya bizi muktedir eyle. Amin.
65.00 ₺ -
Öne Çıkan Salavatlar
Yüce Allah'ın indinde inanç ve ibaretlerimizin kabulü, ancak rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.)'e getireceğimiz salât-ü selâmlarla mümkün olmaktadır. Bu inançla düzenlediğim kitabıma, İslâm dünyasında bilinen yüzlerce salâvat arasından oldukça kısa, öz, öne çıkan ve sevabı çok olanlarını seçmeye gayret ettim. Nasip ettiği için Yüce Allah'a hamdolsun.
65.00 ₺ -
Ayet ve Hadisler Işığında Ramazan Oruç ve Zekat
Ramazan ayında oruç tutmak, İslâmın beş şartından biridir. Peygamber(s.a.v.) Efendimiz, oruç tutanlar için birçok müjdeler vermiştir. Cenab-ı Hakk, bir Hadîs-i Kudsî'de: Oruç, benim içindir, onun mükâfatını da ben veririm. buyurmuştur. Bu bir aylık zaman dilimi, bizim için günahlardan sıyrılmanın başlangıç noktası olabilir. Çünkü Yüce Allah (c.c.), insan oğlunu oruçla bağışlamak is¬temektedir. İslâmın beş temel esasından biri olan zekât ise, hicretin ikinci yılında, oruçtan önce farz kılınmıştır. Mal ile yapılan bir ibadettir. Zekât, sosyal bir yardımlaşma sistemi olduğu için, kalbi cimrilikten, malı fakirin hakkından temizler, aynı zamanda kuvvetlinin, zayıfa karşı şefkat ve merhamet duygularını geliştirir. Zekâtın Ramazan ayında verilmesi de özellikle tavsiye buyrulmuştur. Bu kitapta, Ramazan ayında oruç ve zekât ibadeti, kısa ve öz olarak, sade bir dille anlatılmaktır.
65.00 ₺ -
Hadis İlimleri ve Hadis Tarihi
Elinizdeki bu eser Prof.Dr. Ali Osman Koçkuzu'nun 40 yıl önce kaleme aldığı ilk kitabıdır. Hadis İlimleri hakkında genel bilgi vermenin yanında, değişik seviyedeki okuyuculara da hitap etmektedir. Eserde dinimizi ve onun kültürel ve manevi değerlerini yeni öğrenmeye başlayacaklar için başlangıç bilgileri sunulurken, lisans düzeyinde ilahiyat tahsili yapan gençlerin kaynak ihtiyacını karşılayacak, ders kitabı hüviyetinde bilgiler de bulunmaktadır. Kitabın İslami ilimlerde yüksek lisans ve doktora yapan araştırmacılar için ilk yayınlandığı tarihten günümüze kadar ciddi bir ihtiyacı karşıladığı, bu alanda kaleme alınmış önemli bir eser olduğu muhakkaktır. 2020'de vefat eden Ali Osman Koçkuzu hocamıza Allah rahmet etsin, bir muhaddis olarak kendisini Efendimize komşu eylesin.
162.50 ₺ -
Geç Dönem Muhaddislerin Metin Tenkidi Uygulamaları
Hadisçilerin geçmişte yeterli seviyede metin tenkidi yapmadığına yönelik yaygın kanaatin temelinde uygulamaya dair bulgu eksikliği sorununun bulunduğu bilinmektedir. Araştırmacıların dikkat çektiği bu sorun sebebiyle muhaddislerin metin tenkidi uygulamalarına dair somut örnekler ancak mevzuat kitaplarından verilebilmektedir. İşte bu bulgu eksikliği sorununu çözmek maksadıyla yaptığımız araştırmalarda geç dönemden İbn Kesir, İbn Hacer, Zehebî ve İbnü’l-Cevzî gibi hadis ilminin yetkin şahsiyetlerinin yaptıkları metin tenkitleri geniş bir şekilde incelenmiş ve sanılanın aksine bu münekkitlerin yaptıkları hadis tenkitlerinde metni de muhakkak dikkate aldıkları ve bu amaçla birçok kıstası kullandıkları tespit edilmiştir. Hadisçilerin metin tenkidi faaliyetleri hakkındaki algıları önemli ölçüde düzeltecek olan araştırma bulgularını içeren bu çalışmaların konu bütünlüğü içinde okuyuculara takdim edilmesinin faydalı olacağı düşünülerek bu tetkikler bir kitap hâlinde bir araya getirilmiştir.
130.00 ₺ -
Erken Dönem Muhaddislerin Metin Tenkidi Uygulamaları
Hadisçilerin geçmişte yeterli seviyede metin tenkidi yapmadığına yönelik yaygın kanaatin temelinde uygulamaya dair bulgu eksikliği sorununun bulunduğu bilinmektedir. Araştırmacıların dikkat çektiği bu sorun sebebiyle muhaddislerin metin tenkidi uygulamalarına dair somut örnekler ancak mevzuat kitaplarından verilebilmektedir. İşte bu bulgu eksikliği sorununu çözmek maksadıyla yaptığımız araştırmalarda erken dönemden Buhârî, Müslim, Tirmizî ve İbn Ebî Hâtim gibi hadis ilminin en yetkin şahsiyetlerinin yaptıkları metin tenkitleri geniş bir şekilde incelenmiş ve sanılanın aksine bu münekkitlerin yaptıkları hadis tenkitlerinde metni de muhakkak dikkate aldıkları ve bu amaçla birçok kıstası kullandıkları tespit edilmiştir. Hadisçilerin metin tenkidi faaliyetleri hakkındaki algıları önemli ölçüde düzeltecek olan araştırma bulgularını içeren bu çalışmaların konu bütünlüğü içinde okuyuculara takdim edilmesinin faydalı olacağı düşünülerek bu tetkikler bir kitap hâlinde bir araya getirilmiştir.
169.00 ₺ -
Sünnet Ve Dindarlık
Sünnet, İslam geleneğidir. Gelenek bir değerler ve anlamlar dünyasıdır. “Gelenek”, kadim zamanlardan intikal etmiş, tekvînî, tatbîkî ve fiilî vahiydir. Sünnet, Allah’ın yasalarına uygun bir hayat yaşamaktır. Sünnet Hz. Peygamber’le başlayan ve onunla sona eren bir tatbikat değildir, kitâbullah’a dayanır. Kitâbullah fıtrat standardıdır, yaratılış ayarlarıdır. Allah’ın yasalarını ve ayarlarını savunmak, tartışmak ve bu uğurda mücadele etmek gerekir. Allah’ın kitabına uygun bir hayatın nazarî bir tasavvur olmaktan çıkıp uygulamaya konulması ümmetin üzerindeki bir emanettir. Sünnet ümmetin müşterek değeri, mefkûresi ve maârifidir. Allah’ın emir ve yasaklarının uygulanabildiği bir ortamın hazırlanması da sünnetin muhtevasında saklıdır. Bu ortam da dindarlık ta sadelik içinde kolay ve tabii yaşanır. Dindarlık insanların Allah ile nitelikli ve içi samimiyetle doldurulmuş bir ilişki içine girmeleridir. Dinî ve ahlâkî hayat bir toplumun içinde birlikte yaşanır, hissedilir ve sonraki nesillere aktarılır. Özgün, samimi ve saf dindarlık, ahlak ve değer üretir. İnsan insanla iyileşir ve mutlu olur. Allah’la kâinatla ve tüm insanlarla ve kendisiyle barışık yaşamanın anahtarı dindar olmaktır. İçtimaî dindarlık olarak sünnet, bir toplumda güven inşa eder. Allah ile bağlantısı kopmuş bir toplum güven içinde değildir. Çözüm Hz. Muhammed’in yoluna gerçekten bağlı ümmet olmaktan geçmektedir. Hz. Muhammed’in getirdiği değer ölçüleri ve hayat çizgisine çağdaş normlarla çelişse bile sahip çıkmak gerekir. Sünnete bağlılık, eğitim nizamının ve hukukun İslam’a uygun bir toplum hayatını destekler hale gelmesi için çalışmayı da gerektirir. Müslüman bir toplumda genç nesle verilecek din eğitimi, sünnete bağlılık ve dindarlık hedefi taşımalıdır.
91.00 ₺ -
Sarf Ve Nahiv Açısından Kısa Surelerin Tahlilleri
Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm lafız ve mânâsıyla mûciz bir kitaptır. Onun mânâlarının iyi anlaşılması için öncelikle lafızlarının ve terkiplerinin çok iyi anlaşılması gerekir. Kur’an aynı zamanda Arap lisanıyla inmiş edebiyat harikası bir kitaptır. Onu anlamanın en güzel yolu Arapça’yı bilip; Sarf ilminin kurallarına göre kelimelerini, Nahiv ilminin kurallarına göre de terkiplerini yani tamlama ve cümlelerini tahlil etmektir. Bundan sonra da edebî beyânın incelenmesi için Belâgat ilminin kurallarına göre tahlîli gerekecektir.Kur’ân-ı Kerîm’i anlamak için Arapça’yı bilmek elbette gerekli bir şarttır ancak dili bilmek İlahî Kelamı tam mânâsıyla anlamak için yeterli olmayabilir. Onu anlamak için maddi-manevî, psikolojik ve sosyolojik pek çok ilmi bilmek; ulûm-u diniyye yanında funûn-u medeniyyeye de vâkıf olmak gerekebilir. Zira Kur’ân, lâhutî âlemden geldiği için onda çeşitli mânâlar murad edilebilir. Ancak böyle mütevâzi bir çalışmada Kur’ân’ın tamamını ele almak mümkün olmadığı gibi bütün ilimler açısından onu tahlîl etmek de vüs‘umüzün fevkindedir. Bu nedenle hacmi mahdûd bu kısa-öz çalışmada Fâtiha sûresiyle birlikte Kur’ân’ın son yirmi iki suresi (Duha-Nâs arası) Sarf ve Nahiv ilmi açısından tahlil edilmiş, bu konuda ilmini ve tecrübesini geliştirmek isteyenlere bir yol göstermek ve çığır açılmak istenmiştir. Okunup anlaşılması, hayata tatbik edilmesi dua, dilek ve temennilerimizle...
208.00 ₺ -
Somuncu Baba’nın Kırk Hadis Şerhi
Dinimizin ikinci kaynağı olan hadisler Kur’an’ı anlayıp hayata geçirmemiz için bizlere rehberlik etmektedir. Bu önemli misyon tarihin her döneminde müminler tarafından hakkıyla anlaşılmış, Allah Rasûlünün buyrukları öğrenilmeye ve bunlarla hayat tanzim edilmeye gayret edilmiştir. Ülkemizin tasavvuf büyüklerinden Somuncu Baba da aynı yolu izleyerek Allah Rasûlünün sözlerinden bir seçki oluşturarak kırk hadisi bir araya getirmiş ve her birini özlü bir şekilde açıklamıştır. Böylece insanları bilgiyle buluşturmak yanında diğer ilimler gibi tasavvufun da ikinci dayanağının hadisler olduğunu göstermiştir. Elinizdeki eser onun veciz açıklamalarını genişletmeyi, Rasûlün buyruklarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamayı hedefleyen mütevazı bir çalışmadır.
169.00 ₺ -
Sahih Hadis Bulunmayan Konular
Müminler için dinin iki temel kaynağı vardır. Bunlar: Allah'ın kitabı Kur'an ile bu kitabı insanlığa açıklayan Hz. Peygamber'in hadisleridir. Kur'an mütevatir olarak geldiğinden dolayı Allah katından indiği haliyle bizlere ulaştığında şüphe yoktur. Bu nedenle, birisi bir ayet okuduğunda hiç kimsenin aklına onun Allah buyruğu olup olmadığıyla ilgili şüphe gelmez. Hadislere gelince, mevcut hadis kitapları ile diğer klasik kaynaklarda yer alan tüm rivayetlerin Allah Rasûlü'nden geldiğine inanmak mümkün değildir. Münekkid hadis bilginleri bu bağlamda bizler için büyük bir hizmet gerçekleştirmişlerdir. Bazen toplu listeler yaparak bazen de ele aldıkları mevzunun gereği olarak sahih hadis bulunmayan bir konuya değinmişlerdir. Günümüzde kendini geliştirme endişesi taşıyan veya insanlara İslâm adına bir şeyler sunma sevdalısı olan her mümin, geçmiş bilginlerin bu çabalarından yararlanmak durumundadır. Zira sahih hadislere dayanarak inanmak ve konuşmak son derece önemlidir. Elinizdeki çalışma, geçmiş bilginlerin söz konusu çabalarını bir arada sunmaktadır. Bu nedenle her kitaplıkta bulunmayı hak etmektedir.
104.00 ₺ -
Hadisçiler ve Çelişki
Farklı alanlarda pek çok kitap telif eden ansiklopedik yazarların eserlerinin önemli bir kısmında, konuların hakkıyla ele alınmaması, çelişkilerin bulunması oldukça rastlanan bir durumdur. Özellikle hadis alanında öne çıkmış ve ahlak alanında da onlarca eser yazmış müelliflerin kitaplarına baktığımızda buna daha fazla şahit oluruz. Çalışmalarının bir bölümünde hadis ilminin kuralları, rivayetlerin değerlendirilmesinde gözetilmesi gereken prensipler gibi temel hususları zikreden ve bunları uygulayan müelliflerin, başka çalışmalarında farklı bir yaklaşımla okuyucunun karşısına çıktıkları, zikrettikleri ya da uyguladıkları kaideleri kendilerinin terk ettiği görülür. Yaklaşım açısından iki gruptaki eserler değerlendirildiğinde, yazarlarının aynılığı dışında, neredeyse hiçbir benzerlik arz etmedikleri müşahede edilir. Bazen öyle olur ki, "Aynı isimde iki farklı müellifle mi karşı karşıyayız?" şüphesi bile zihinlerde uyanabilir. Elinizdeki çalışmada söz konusu tabloyu belirginleştirmek ve bunun nedenleri üzerinde durmak için iki ansiklopedik müellifin hadisçiliği ele alınmaktadır. Sünen-i Kubrâ yazarı olan ve Şâfiî mezhebinin dayandığı delilleri kaleme alan kişi olarak bilinen Beyhakî ile mevzu hadis uzmanlığı dendiğinde öne çıkan ilk isim olan İbnu'l-Cevzî, eserlerinde sergiledikleri farklı yaklaşımlarıyla okuyucuya sunulmakta, rivayetleri bazı yerlerde birtakım kriterlerle tahlile tabi tutarken başka yerlerde bu kriterleri uygulamayarak çelişkiye düştükleri gösterilmektedir. İbnu'l-Cevzî'nin Beyhakî'nin rivayet ettiği 260 hadisi mevzu saymış olması ise çelişkinin ötesinde, eleştirenle eleştirilenin birlikteliğine dönüşmektedir. Ele aldığı konu itibarıyla klasik eser okumalarında farklı bir pencere açacağı ümit edilen bu kitap, zengin içeriğiyle ilahiyat alanında çalışanlara önemli bilgiler sunmaktadır.
227.50 ₺ -
Hadis İlminin İncelikleri
Ashab “Yaşayan Kur’an” Hz. Peygamber’i bizzat gördüğünden ona bakarak “Kitab”ın nasıl hayata geçirileceğini anlıyor ayrıca onun açıklamalarıyla bilgileniyor, anlayamadıkları yerler olduğunda da yine ona soruyorlardı. Ancak Allah Rasûlünün vefatıyla birlikte “canlı örneklik” sonlanmış oldu. Bu noktada sahabe devreye girerek onun sözlerini ve uygulamalarını tâbiîne aktardı. Bu aktarım kuşaklar boyunca devam ederken oluşan hadis ilmi süreç içinde kemâle erip sistemleşti. Böylece bizler söz konusu ilmin usûlü, tarihi ve edebiyatı vesilesiyle rivayetleri her açıdan tahlil edebilme imkanına kavuştuk. Elinizdeki “bilgi küpü” çalışma bu alanda sizlere dikkat çekici malumat sunarken araştırma azminizi de coşturmak istemektedir.
175.50 ₺ -
40 Hadis ve Şerhi
Hz. Muhammed (s.a.v)’e kırk yaşında nübüvvetin gelmesi, Müslümanların sayısı kırka tamamlanınca açıktan tebliğe başlanması, ayrıca İslâm hukukunda malın kırkta birinin zekât olarak verilmesi Müslüman geleneğinde kırk rakamının önemli bir yer tuttuğuna işaret sayılabilmektedir. Yine “Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah-u Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir.” mealindeki bir hadisten dolayı “kırk hadis” ifadesi, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adı olarak kullanılmıştır. Üstad M. Ali es-Sâbûnî’nin “kırk hadis” üzerine yazdığı bu değerli eseri; Mekke-i Mükerreme’deki Şeriât Fakültesi, Arapça ve İslamî İlimler dalında eğitim gören öğrencilere verilen dersler ve konferansların birleştirilmesiyle ortaya çıkmış, Resûlullah (s.a.v)’in “cevâmiü’l-kelim” olarak nitelendirilen özlü sözlerindeki etkileyici, edebî tarza ve belagatin eşsiz hikmetlerine tanıklık etmek üzere onun sözlerinden seçilen ve bu kitabın muhteviyatını oluşturan hadisler, söz sanatları ve anlam güzelliğiyle belirginleşmiş özlü sözlerdir. Bu hadisler; edebî güzelliklerin, eşsiz ve parıldayan bir üslubun, beyan ilminin sırlarının toplandığı bir hikmet yurdudur.
169.00 ₺ -
Rivayet Tekniği Açısından Hadislerin Sayısı
Hadislerin sayıca artması etrafındaki tartışmalar, özellikle günümüzde bazı kesimlerde genel anlamda sünnete ve hadise karşı duyulan güvensizliğin de bir ifadesi olarak gündeme getirilirken, bu durumu normal karşılayan kesimlerde ise, sayıların özel bir ıstılaha göre söylendiği, bu konuda yapılacak yeni araştırmalarla şüphe ve tereddütlerin izale olacağı belirtilmektedir. Ancak bugüne kadar hadislerin artması ve sayısı konusunda, bir çalışma yapıldığı bilinmemektedir. Bu bakımdan, hadislerin artması ve sayısı konusu, günümüzde artık öncelikle ele alınıp izah edilmesi gereken bir konu hüviyeti taşımaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle yaptığımız bu mutevazı çalışmada, hadislerin tahrici ve sayımı konularında başta Buhârî, Müslim'in Sahîh'leri olmak üzere Kütüb-i Sitte ve ona ilave olarak Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i, İmam Mâlik'in Muvatta'ı ve Dârimî'nin Sünen'i (Kütüb-i Tis‘a) esas alınmış, gerekli durumlarda diğer hadis kaynaklarına müracaat edilmiştir.
169.00 ₺ -
Hadîs Rivâyet Tarihi
Hicrî ikinci asırdan itibaren hadîsleri yazıyla zabt altına alma çalışmaları yoğunlaşmıştır. Başlangıçta amaç, Hz. Peygamber'e (s.a.v) ait hadîslerin söz konusu kaybolma tehlikesine karşı herhangi bir şekilde yazıya geçirilmesiydi. Hicrî üçüncü asırda ise, yazılı olarak toplanan bu hadîslerden daha verimli bir şekilde istifâde etmek amacıyla tasnîf faaliyeti başlatıldı. Rivâyetlerin tesbît ve tahkîki çalışmaları ise hicrî beşinci asırda son bulmuş, bundan sonra daha çok tehzîb çalışmaları ağırlık kazanmıştır. Bu çalışmamızı tamamlarken, bazı açılardan kendimizi sınırlamak zorunda olduğumuzu fark ederek hadîs tarihini, rivâyetle kayıtlandırma gereği duyduk ve elinizdeki bu çalışmaya Hadîs Rivâyet Tarihi adını verdik. Bu konuyu, rivâyetle kayıtlamak suretiyle hadîs tarihi ile ilgili iki husustan müstağni kalmayı amaçladık. Birinci olarak, hadîs tarihiyle ilgili mevzular, hadîs rivâyetlerinin tamamlandığı ve eserlerin çoğunlukla tasnîf edildiği hicrî beşinci asra kadar sınırlanmış oldu. Böy¬lece hicrî beşinci asır sonrası tarihi ve eserleri bu çalışmanın alanı dışında bırakıldı. İkinci olarak da hadis tarihi içerisin¬de yer alan konuların tamamı yerine, rivâyetle doğrudan ya da dolaylı fakat çok yakından alakalı konuları incelemek yeterli hâle geldi. Hadîs tarihi alanında olmasa da Hadîs Rivâyet Tarihi olarak, ilk sayılabilecek bu eserin oluşmasında bugüne kadar üzerimde hakkı olan ve emeği geçen tüm hocalarıma ve meslektaşlarıma duacıyım.
182.00 ₺ -
Hadis Ve Hayat
Yüce Rabbimiz insanı yaratırken onun mayasına inanmak ve tapınmak duygusunu koymuştur. Bu yüzden dünyanın neresinde olursa olsun, hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın mutlaka her insan bu inanma duygusunu yüreğinde taşır ve kendisini inanmak zorunda hisseder. Yapılan arkeolojik kazılarda ortaya mabet, mezar taşı ya da inanca dair birtakım figürler hayat ile imanın her daim yan yana olduğunu ortaya koymuştur. Yüce Rabbimiz bu durumu Kurʾân-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları sadece ve sadece bana kulluk etmek üzere yarattım”0F şeklinde ifade etmiştir. İnsanoğlu, yüreğine kodlanan iman duygusunu, tarih boyunca farklı şekillerde yönlendirmiş, kimi zaman yıldız, aya, güneşe, kimi zaman da bir hayvana, ya da elleri ile yonttukları eşyaya tapmıştır. Bu yüzden Yüce Allah, istikamet üzere bir inanmayı insanlara öğretmek üzere Peygamberler ve buyruklarını içeren kitaplar göndermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu peygamberlerin sonuncusudur. Yirmi üç senelik peygamberlik hayatı boyunca sözü ve davranışı ile insanlara Müslümanca yaşamayı örneklemiştir. Bu yüzden biz Müslümanlar, istikametimizi O’nun, bizi diri kılan, sünnetinde buluruz. Başka bir ifade ile onun sünneti hayattır. Sünneti bize ulaştıran metinler olan hadisleri çağımızın ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasnif etmenin, hadislerden istifadeyi kolaylaştıracağı şüphesizdir. Bu sebeple bir hadis kitabını tercüme etmek yerine telif/tasnif tarzı yeni bir çalışma ortaya konması daha uygun görüldü. Bu kitap Hz. Peygamber’in sünnetinden yola çıkarak kulluk vazifesini, usulüne uygun olarak yerine getirmek arzusunda olan dostlara bir ışık tutma çabasıdır. Kitabın oluşumunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki hadis derslerimizde ve İlim Yayma Cemiyeti Çanakkale Şubesi’nde yapılan hadis sohbetlerinde okuduğumuz Mişkâtü’l-meṣâbîḥ’in önemli katkısı vardır. Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda istikamet, istifade ve bereket dileriz.
357.50 ₺ -
Hz Peygamberin (S.A.V.) İstişâreleri
Bir yönetim şekli olarak istişâre, insanlarla fikir alışverişinde bulunmak, yetkin kişilerin tekliflerini almak, toplumun iradesini karar süreçlerine katmak, ortak aklı ve katılımcılığı önemsemek anlamına gelmektedir. Vahye muhatap olan Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın bir emri olarak istişâre metoduna başvurmuştur. Önemine binaen ferdî, ailevî, ticarî, siyasî ve daha pek çok alanda ehil kimselerle istişâre ederek ümmetin fikrini yönetime yansıtan bir örneklik ortaya koymuştur. İçinde yaşadığı topluluğa uygulamalarıyla istişâre yöntemini öğreten Hz. Peygamber, böylece İslâm’ın her çağa hitap edeceğini ortaya koymuştur.
130.00 ₺ -
Ahkam Hadisleri
Dünü anlamak için olduğu kadar yarını kuşatmak için de önem arz eden tarihi bilgiyi değerlendirirken, tarih yazıcılığının yönlendirmelere açık olduğunu dikkatlerden uzak tutmamak gerekir. Bu bağlamda oryantalist araştırmacılarca ifade edilen “hukuki hadislerin önemli bir kısmının hicri ikinci asrın sonlarına doğru ortaya çıktığı”, “klasik hadis eserlerindeki ahkâm hadislerinin Şafii sonrası dönemde tedavüle girdiği” vb. iddialar esasen tarihe dikte ettirilen ve insanların zihin dünyalarını yönlendirmeyi hedef alan bir üst bakışın neticesidir. Elinizdeki eser, bu yönlendirmeler karşısında öncelikle “ahkâm hadisleri” terkibinin mahiyetini anlamaya odaklanmakta ardından da ahkâm hadisleri ile ilgili edebiyatın gelişim seyrini mümkün mertebe sade ve sistematik bir bütünlük içerisinde ele alıp incelemektedir. Hadis tarihini “ahkâm hadisleri” terkibi özelinde yeniden okumayı amaçlayan bu eserde temel amaç, modern hayat ve hadis/ sünnet ilişkisi bağlamında yöneltilen tenkitlere cevap oluşturabilmek maksadıyla okuyucuya Müslümanın sosyal yaşantısına yön veren ahkâm hadislerine ve edebiyatına dair giriş sadedinde bilgiler sunmaktır.
104.00 ₺ -
Şifai Şerif Arapça Cep Boy Kılıflı Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
265.00 ₺ -
Modernistlerin İnkar Ettiği Hadisi Şerifler
Elinizdeki eser, hadisler etrafında oluşturulan şüphelerin aslında ne kadar anlama problemine dayalı; yüzeysel; tutarsız ve başkalarından devr alınmış ezberler olduğunu gösterme niyetiyle kaleme alındı. "Anlaşılmadığı için reddedilen", bağlamından koparılan ya da "akl"a ve "bilim"e aykırı olduğu iddiasıyla tartışmaya açılan sahih hadisler, bu kitapta ulemamızdan tevarüs eden muazzam ilim muktesebatinin Isiginda ele aliniyor. Eserde savunulan şey mahza bir bağlılık değil; ilimdir, usüldür, mîzandır. Ulemânın sözleri, klasik şerhler ve sahih kaynaklar merkeze alınarak ilgili hadislere dair çarpıtılan noktalar açıkça tespit ediliyor. Modern itirazlar ise kendi dayandıkları ölçüler üzerinden değerlendirilerek, hakikatin üzerini örten sis aralanıyor. Bir seri olarak devam ettirmeyi düşündüğümüz bu çalışmada, yaklaşık otuz hadis etrafında oluşturulan şüpheler başlık başlık ele alındı. Bundan sonraki ciltlerde onlarca hadisin de bu ciltte takip edilen metodla izah edilmesini planlıyoruz. Bir başka açıdan elinizdeki eser, reddetmenin kolaycılığına karşı anlamanın sorumluluğunu hatırlatıyor.
175.00 ₺ -
Şifai Şerif Tercüme ve Kelime Manası 1. Cilt
Hamd ve bütün övgüler, Efendimiz (s.a.v.)’i âlemlere rahmet olarak gönderen ve bizlere O’na ümmet olma şerefini bahşeden Allah Teâlâ’ya mahsustur. Nihayetsiz salât ve selâmlar, Âlemlerin Rabbi tarafından övülen Habîb-i Zîşân’a, onun âline ve ashâbına olsun. Elinizdeki eser, İslâm ilim geleneğinin en mühim klasiklerinden biri olan Kādî İyâz’ın eş-Şifâ bi-Ta‘rîfi Hukûki’l-Mustafâ adlı kitabının Arapça metnini, Türkçe tercümesini ve kelime anlamlarını bir arada sunmaktadır. Çalışma üç aşamalı bir yöntemle hazırlanmıştır: Arapça bölüm, düzenli metin hâlinde verilmiştir. Tercüme bölümü, tahkikli, akıcı ve anlaşılır bir Türkçe ile hazırlanmıştır. Kırık mâna (kelime kelime çözümleme) bölümü ise, Arapça öğrenimine katkı sağlamak amacıyla ibarelerin çözümünü kolaylaştırmaktadır. Bu yöntem sayesinde eser; Arapça metin üzerinden takip edilerek okunabilir, tercüme kısmı aracılığıyla içeriği anlaşılabilir ve kırık mâna bölümüyle kelimelerin anlam dünyasına nüfuz edilebilir. Böylece hem araştırmacılara hem de öğrencilere hitap eden kapsamlı bir kaynak ortaya çıkmıştır. Eserde yer alan yaklaşık 1800 rivayet, öncelikle Kutub-i Tis‘a başta olmak üzere temel hadis kaynaklarına dayandırılmış; ulaşılamayan rivayetlerde ise Süyûtî’nin el-Menâhil adlı eserinden istifade edilmiştir. Rivayetlerin sıhhatine hüküm vermekten ziyade, kaynakların doğru ve sistematik biçimde tespitine özen gösterilmiştir. Ayrıca eserde adı geçen âlimler, kısa biyografilerle dipnotlarda tanıtılmıştır. Hazırlanan bu çalışma, yalnızca bir tercüme değildir. Aynı zamanda Resûlullah’ın (s.a.v.) yüce makamını, ümmeti üzerindeki haklarını ve O’na duyulan sevginin ilmî temelini derinlemesine anlamaya imkân sunan bir eserdir.
375.00 ₺ -
-
Kütübi Sitte Hadis Ansiklopedisi 18 Cilt Takım
Tercüme ve Şerhi Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesal, İbn-i Mace ve Muvatta’da mevcut bütün hadisler Ortak Hadislerin bir defa alınmasıyla, her hadisin altında hangi kitaptan alındığı kaydedilmek suretiyle tertip edilmiştir Günümüz Türkçesi, konularına hakim bir kalemden şerh Geniş bir konu, yer ve isim indeksi 7338 hadisle tam ve tekmil bir külliyat
9000.00 ₺ -
Nurul Yakin Arapça
İslâm sîret edebiyatı içinde müstesnâ bir yere sahip olan «Nurü’l-Yakîn fî Sîreti Seyyidi’l-Mürselîn», hacim bakımından küçük, fakat mâna ve muhtevâ itibarıyla son derece zengin bir eserdir. Müellifi Muhammed el-Hudârî Bey, bu eserinde Hz. Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) mübârek hayatını sade, açık ve veciz bir üslupla ele almış; okuyucuyu yalnızca bilgilendirmekle kalmamış, aynı zamanda kalpte bir muhabbet ve bağlılık da tesis etmeyi hedeflemiştir. Eserde, klasik siyer kaynaklarında sıkça karşılaşılan isnad, nasab ve tafsilât tekrarlarından uzak durulmuş; gereksiz uzatmalara ve detaylara girmeden özlü bir anlatım tercih edilmiştir. Bununla birlikte tarihî rivayetlerin sıhhati gözetilmiş, siyerin temel kaynakları arasında yer alan İbn Hişâm, Taberî, İbn Sa‘d ve Vâkıdî gibi müelliflerin nakillerine dayanılmıştır. «Nurü’l-Yakîn», ilmî ciddiyet ile halkın anlayabileceği bir anlatım sadeliğini ustalıkla birleştirmiştir. Bu yönüyle hem ilim talebelerine hem de genel okuyucuya hitap eden nadir siyer kitapları arasındadır. Eserdeki üslup, belâgat, lafızlardaki letafet ve cümlelerin akıcılığı; okuyucuyu metne bağlamakta, Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) hayatını yalnızca tarihî bir anlatı olarak değil, aynı zamanda bir örneklik ve rehberlik vesilesi olarak sunmaktadır. Bu bakımdan «Nurü’l-Yakîn», yalnızca bir siyer kitabı olmanın ötesinde; aynı zamanda ahlâkî bir yöneliş, fikrî bir derinlik ve mânevî bir terbiye vesilesidir. Eserde Hz. Peygamber’in şefkati, sabrı, mücadelesi ve yüksek şahsiyeti, okuyucuya bir model olarak sunulmakta; onun sünnetine muhabbetle bağlanmanın yolları gösterilmektedir. «Nurü’l-Yakîn», az sözle çok mânâyı ifade etme başarısını gösteren, hem tarihî hem edebî hem de eğitsel yönden kıymetli bir metindir. Her Müslüman’ın istifade edebileceği, kütüphanesinde mutlaka yer alması gereken temel siyer kaynaklarından biridir.
245.00 ₺