-
Ayasofya nın Kayıp Şifresi
1453 yılında, İstanbul’un kaderinin değiştiği o gecede Ayasofya’nın taşları arasına bir sır gizlenir. Yüzyıllar boyunca sessiz kalan bu sır, zamanın derinliklerinde uyumaya bırakılır. Ta ki günümüz İstanbul’unda, Ayasofya’nın kalbinde işlenen esrarengiz bir cinayete kadar… Bu cinayet, sadece bir insanın değil, tarihin kendisinin de yeniden konuşmaya başladığının habercisidir. Ayasofya’da bulunan cesedin göğsüne kazınmış gizemli semboller, sıradan bir suçun çok ötesine işaret eder. Özel dedektif Milas, kendini şifrelerle, kadim metinlerle ve matematiksel ipuçlarıyla örülü tehlikeli bir bilmecenin içinde bulur. Her yeni ipucu, onu İstanbul’un görünmeyen yüzüne ve geçmişin karanlık sırlarına biraz daha yaklaştırır. Ancak çözülmesi gereken bu gizem, sadece zekâ değil, cesaret de gerektirmektedir. Peki Ayasofya’nın taşları gerçekten ne saklıyor? Bu sır neden şimdi uyanıyor? Ayasofya’nın Kayıp Şifresi, okuru tarihle iç içe geçen soluksuz bir maceraya davet ediyor.
210.00 ₺ -
Tutsak
Cephede ağır yaralanan bir asker, onu hayata bağlayan aşk, fotoğrafın ışık ve karanlıkla kurduğu gizemli ilişki, yas ve geride kalanların sessiz dirayeti… Tutsak, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinden günümüze uzanan, zamanın doğrusal değil katmanlı aktığı bir roman. Anne Michaels; savaş meydanlarından nehir kıyılarına, tren istasyonlarından evlere uzanan sahnelerle kayıp, sevgi ve bellek arasında asılı kalan hayatları anlatıyor. İnsanın, tarihin büyük kırılmaları içinde ne kadar kırılgan olduğunu ama sevginin gücüyle nasıl ayakta kalabildiğini gözler önüne seriyor. Ödüllü yazar, şiirle romanın kesiştiği eşsiz yerde duran bu çarpıcı anlatıda okuru şu soruyla baş başa bırakıyor: İnsan, sevgiye tutsak olmadan yaşayabilir mi? “Michaels tesadüflere, değişime, hatta yazgıya dair ışık saçan anlar aracılığıyla bize derinlikleri ve sığlıklarıyla insanlığımızı gösteriyor.” – Margaret Atwood “Başkasının kollarında ve kalbinde tutulmayı ne çok arzu ederiz. Michaels, aşka ve hayatın ısrarına adanmış bu zarif ve sarsıcı methiyeye şair duyarlılığını ve ruhunu katıyor.” – Donna Seaman, Booklist “Kuşaklar arasında ileri geri dolaşan Tutsak, görünürde tesadüfi karşılaşmaların yanı sıra yürek burkan kayıpları da yakalıyor; genç kadınlar eşlerini yitiriyor ve savaş tehdidi kuşaklar boyunca yankılanıyor. Fotoğrafçılar, şapka yapımcıları, sanatçılar, savaş muhabirleri ve uluslararası kriz çalışanlarından oluşan, iç içe geçmiş hayatların tümünde ortak olan, onları varacakları yere hangi güçlerin sürüklediğine dair ısrarlı bir sorgulama bu. Olasılıklar arasında aşk, tesadüf, parçacık teorisi, umut ve arzu yer alıyor; Michaels’ın bunları şiirsel bir bileşimle bir araya getirişi, varoluş ağını canlı tutan şeyin ne olduğuna dair çok katmanlı ve incelikli bir tartışma ortaya koyuyor. Makinedeki hayaletin aslında kalplerimizde olup olmadığı üzerine görkemli bir tefekkür.” – Kirkus Reviews
210.00 ₺ -
Yara Atlası
Gürül gürül akan bir ırmağın içinden çekilip, durağan ve bulanık su birikintisine bırakılmış bir balığın hikâyesi… Ankara’nın kalabalık meydanlarından sürreal rüya evlerine, Kızılay’ın egzoz kokusundan ilahi teslimiyetin serinliğine uzanan bir iç yolculuk… Gerçekliğin kaygan zemininde yönünü arayan bir karakter, ağır travmaların gölgesinde kendi yara atlasını yeniden çizmeye çalışıyor. İçinde dindiremediği bir kalabalıkla yaşayan bu kadın; savaşçı yanıyla, otoriter sesiyle ve en çok da sevgisiz bırakılmış küskün çocuğuyla bir Doktor eşliğinde yüzleşiyor. Tek bir bedende çoğalan benlikler arasında, nihayet “Kaptan benim,” diyebilmenin anlamını keşfediyor. Yara Atlası, iyileşmenin mucizevi bir dönüşüm değil, acıyla kurulan yeni bir ilişki olduğunu ve her yaranın, insanı kendine yaklaştıran bir işaret olabileceğini hatırlatıyor. Çünkü insan bazen en çok dağıldığı yerden hakikate yaklaşır.
157.50 ₺ -
Sayonara Demek Yasak
Piyanoya dokunmak yasak. Japonca konuşmak yasak. Manga okumak ve anime izlemek yasak. Ve tabii ki anne ve memleketi hakkında konuşmak da yasak... Élise’in annesinin ölümünden sonra, babası evde acımasız kurallar koydu. O da üzüntüsüyle böyle başa çıkıyor. Neyse ki okulda, dünyanın en renkli insanı olan Stella var. Ama evdeki bu durum uzun sürmeyecek çünkü Élise’in anneannesi Sonoka Japonya’dan geldiğinde evde bir devrim başlatacak. Son derece eğlenceli ve dokunaklı bir roman olan Sayonara Demek Yasak, İlk Roman Ödülü, Gençlerin Seçimi Ödülü ve Bakanlık Ödülü dahil olmak üzere birçok ödüle layık görüldü.
182.00 ₺ -
Tavşan Bunns
Bunns, küçük kulaklarla doğmuş bir tavşandır. Bu durum, tavşanların dünyasında bir uğursuzluk kabul edilmektedir. Bu yüzden Bunns dışlanır, hatta bu dışlanmadan aile üyeleri de etkilenir. Diğer hayvanlar arasında, Bunns’ın küçük kulaklarının köylerine felaket getireceği inancı günden güne pekişmeye başlar. Bunns, bu yüzden evini terk eder. Bunns, evini terk ettiğinde karşısına başka hayvanlar çıkar. Onlara derdini anlatan Bunns, yaşadıkları köyde anlatılan efsaneleri öğrenir ve kulağını nasıl büyüteceğinin bir yolunu bulduğunu düşünür. Bunun için yapması gereken şey, güçlü tilkinin kapısını çalmak ve ondan bir dilek hakkı istemektir. Bunns’ın elde edeceği dilekle yapacağı şey bellidir ancak büyük ormanda işler Bunns’ın tahmin ettiği gibi kolay yürümeyecektir. Çok sevilen Suyun Bizi Götürdüğü Yer’in Oscar ödüllü yazarı Alan Barillaro’nun yeni romanı Tavşan Bunns, baştan sona çizimli içeriğiyle her yaştan okurun kalbini fethedecek.
385.00 ₺ -
Kelam Hikmet Şiir Nurullah Genç in Şiir Dünyası
Kelam, Hikmet, Şiir, modern zamanlarda sözü yeniden ciddiye almaya çağıran güçlü bir düşünce yolculuğu. Nurullah Genç, Nur Haktan’ın soruları eşliğinde; kelimenin mahiyetinden şiirin varlık sebebine, hikmet ile estetik arasındaki bağdan dilin insan ruhundaki izlerine kadar uzanan kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Bu kitapta şiir; yalnızca bir edebî tür değil, insanın kendini anlama, dünyayı anlamlandırma ve hakikate yaklaşma biçimi olarak ele alınıyor. Kelimenin sorumluluğu, sözün ahlâkı, dilin inşa edici ve yıkıcı gücü, sanatın anlamla ilişkisi… Bütün bu başlıklar, şiir merkezli bir düşünce örgüsü içinde berraklaşıyor. Nurullah Genç, şiiri hayattan kopuk bir estetik alan olarak değil; inançla, değerle, vicdanla ve insan olma bilinciyle iç içe bir tefekkür sahası olarak konumlandırıyor. Kelam, Hikmet, Şiir’de hikmetle yoğrulmuş, insanı hem içe hem yukarıya çağıran bir söz biçimi olan şiirin, usta şair Nurullah Genç için ne ifade ettiğini öğreniyoruz.
245.00 ₺ -
Görünmez Otel
Yewon rüyalarında terk edilmiş bir otel görür: Sonsuz odaya açılan sonsuz anahtar… Uyandığında kendi gerçekliğindedir: Güney Kore’de, doğduğu küçük kasabada kapana kısılmış genç kadın, annesinin köhne küvette atalarının kemiklerini yıkamasını izleyerek geçirir günlerini. Her evde bu çürüyen ve parçalanmış kemikler vardır, hiç bitmeyecekmiş gibi görünen savaşta kaybettiklerinden kalanlardır bunlar, geçmişin mirası. Şimdi Yewon’un erkek kardeşi Kuzey Kore sınırında asker olarak görev yapmaktadır, kız kardeşi evliliğinde sorunlar yaşamaktadır ve sağlığı kötüye giden annesi daima onlar için endişelenmektedir. Bir başına, harap olmuş bir otelin dehşet verici rüyalarıyla boğuşan Yewon, kısa süre sonra geçmişini yeni yeni anlamaya başladığı ülkenin gerçeğiyle yüzleşecektir. Yeji Y. Ham’dan, miras travmaya, aileye ve hafızaya odaklanan; çarpıcı üslubu ve gotik geleneğe yenilikçi dokunuşuyla yetmiş iki yıldır devam eden bir savaşa dair sarsıcı bir spekülatif roman. “Görünmez Otel büyük ve hayati sorularla ustaca hesaplaşıyor: Kitlesel kültürel amneziye kapılmadan ya da alev almış dünyaya gözlerimizi kapatmadan nasıl yeni yollar açarız? Bunu gerçeküstü, sürükleyici bir gerilimle yapması çok daha olağanüstü. Bu kitap yıllarca aklımdan çıkmayacak.” —Kim Fu “Görünmez Otel bizi savaşın yaralarının açıldığı, kemiklerin birbirine bağlandığı ve aile bağının bizi özgür kılacak tek anahtar olabileceği unutulmaz bir labirente hapsediyor. Yeji Y. Ham, bir aileyi ve bir ülkeyi birbirine bağlayan düğümleri keşfetmek için tarih, keder ve sevgiyi örerek ışıltılı ve büyüleyici bir anlatı kaleme almış.” —Gerardo Sámano Córdova
245.00 ₺ -
Kırmızı Kod Zor Öğrenci
18 bölüm! 18 zorluk! 18 çözüm seti! Ama en önemli mesaj şu: HER ÇOCUK KURTULUŞA LAYIK! • Yerine oturamayan çocuk • Sosyal becerisi zayıf çocuk • Sürekli uyuyan çocuk • Sürekli tuvalete giden çocuk • Aşırı konuşkan çocuk • Sürekli yiyen çocuk • Aşırı mükemmeliyetçi çocuk • Zorbalık yapan çocuk… HEPSİ = DEĞERLİ! = SEVİLMEYİ HAK EDEN! = GELECEĞİ OLAN! Bir de sen, sevgili öğretmen, onların umudusun! Zor mu? EVET! İmkânsız mı? ASLA! Çünkü sen sadece öğretmen değilsin. Sen bir HAYAT MİMARI’sın! Sen bir UMUT TAŞIYICISI’sın! Sen GELECEĞİN ŞEKİLLENDİRİCİSİ’sin! 20 yıl sonra, o çocuklar büyüyünce geriye dönüp bakacak ve diyecekler ki: “Bir öğretmenim vardı… Bana inandı… Pes etmedi… İşte o öğretmen hayatımı değiştirdi!” O öğretmen SENSİN!
210.00 ₺ -
Tomris Hatun Türklerin İlk Kadın Hükümdarı
Tarihi kazılar sırasında, bazı kadın savaşçıların mezarlarında savaş aletleri görülür. Bundan dolayı Türk kadınlarının da savaşçı bir topluluk olduğu fark edilir. Bu kitap tam olarak bu konuyu ele alıyor; Türk kadın savaşçıları ve Tomris Hatun'un hikayesi. Alp Er Tunga'nın torunu olan ilk Türk kadın hükümdar. Peki, bu süreç nasıl gerçekleşti? Tomris Hatun, Türk askerlerinin başına nasıl geçti? Gerçekten Amazon kadınları var mıydı ve Tomris Hatun ile bağı neydi? Perslerin büyük hükümdarı Kyros ile tarihe geçen o büyük savaşı ve atasının intikamını anlatan etkileyici bir serüven. Hazırsanız Tomris Hatun’un hikayesi başlıyor.
187.60 ₺ -
Sen Benim Hikayemsin Özel Baskı
Usta şair Nurullah Genç’in kuşaklara dokunan şiirlerinden özel bir seçki! Bir ömür içinde yazılan aşkı, memleketi, hasreti anlatan ölümsüz dizeler, şairin kendisinin çektiği fotoğraflarla. Üstelik tüm şiirleri şairin kendi sesinden dinleyebileceğiz QR kodları bulacaksınız sayfalarda. Yağmur’un, Rüveyda’nın şairinden unutulmaz şiirler.
455.00 ₺ -
Gölge Tilki
Benim adım YAAAARRRRWWWAAAAAARRR.Karda bir tavşanın üzerine atlarken attığım çığlığı düşünerek söylemen gerekiyor. Başka bir adım daha var ama sana bunu henüz söyleyemem çünkü hikâye mahvolur. Ama bu hikâyenin tilkilerle ilgili olduğunu söyleyebilirim. İnsan kızla tanıştığım gece başlıyor. Güzel bir hikâye. Dikkatle dinle.Tilkiler ve insanlar genellikle bir araya gelmezler, geldiklerinde de iyi anlaşamazlar. Ama söz konusu sevdiğimiz insanlar ve kurtarılacak yerler olduğunda bazı doğru bildiklerimiz değişebilir.Gölge Tilki, çok satan Ben Cosmo, Kedi Olarak Hayatım ve Sevgiler, Clementine kitaplarının yazarı Carlie Sorosiak’tan dostluk, macera ve doğa hakkında yepyeni bir hikâye.
192.50 ₺ -
Lola
“Okurlar bu kitabı almak için sıraya girecek. İlkokul ve ortaokul çağındaki tüm fantastik kitap hayranlarının mutlaka okuması gereken bir kitap.” —School Library JournalLola’nın evi diğer evlere benzemiyor. Bu ev, upuzun ve sihirli bir ağacın etrafına kurulu! Bu ağaç, Lola ve kardeşi Alex için her zaman mutluluğun sembolü olmuştu, ta ki O Olay’a kadar… O Olay’dan sonra Alex bir daha eskisi gibi olmadı. Şimdi de vücudunda Lola’yı endişelendiren lekeler belirmeye başladı.Alex’in vücudundaki gri lekelerin Ağaç’ta da belirdiğini fark eden Lola, bu lekeler arasında bir bağlantı olduğundan şüphelenir. Ağaç da tıpkı Alex gibi günden güne soluyordur.Lola, Alex’e yardımcı olmak umuduyla evinde yaşayan doğa ruhlarından yardım ister. Bu küçük yardımcılar Lola’yı Floresta’ya doğru bir yolculuğa çıkarır. Floresta, bir harikalar diyarıdır ve Lola’nın kardeşini iyileştirecek şey burada saklıdır. Ancak Lola, Floresta’da onu bekleyen genç ve zorlu kraliçeden habersizdir.Lola ile birlikte eşi benzeri görülmemiş büyülü bir maceraya çıkmaya hazır olun.
210.00 ₺ -
Öz Saygı Dersleri
Mutlu olmak bir sonuç değil, bir beceridir. Bu becerinin adı ise öz saygıdır. Neden bazı insanlar en küçük eleştiride yıkılırken bazıları hayatın sert darbelerine rağmen ayakta kalabiliyor? Neden başarı, ilişki ya da statü mutluluğu garanti etmiyor? Psikiyatrist Dr. Yoon Hong Gyun’a göre bu soruların ortak cevabı öz saygı. Kore'de bir fenomene dönüşen ve dünyada bir milyondan fazla okura ulaşan Öz Saygı Dersleri, yazarın hem kişisel hayatındaki kırılma anlarından hem de yıllar süren klinik deneyiminden süzülen sade ama güçlü derslerden oluşuyor. “Kendini sev” gibi soyut telkinler yerine öz saygının nasıl inşa edildiğini, nasıl kaybedildiğini ve en önemlisi nasıl yeniden kazanılabileceğini somut örnekler ve pratik alıştırmalarla anlatıyor. Romantik ilişkilerden aile bağlarına, başarısızlık korkusundan bağımlılıklara kadar pek çok sorunun temelinde yatan görünmez yaraya odaklanan bu rehber; okurunu suçlamıyor, yüceltmiyor, kandırmıyor. Sadece şunu söylüyor: Öz saygı doğuştan gelmez; öğrenilir, geliştirilir ve korunur. Kendine karşı daha adil olmayı öğrenmek isteyen herkes için…
245.00 ₺ -
Ekranda Kaybolan Çocuklar
Yıllardır bu alanda çalışıyorum. Binlerce çocuğun gözünün içine baktım. Kimi gülümsedi, kimi kızdı, kimi hiç bakmadı. Kimi konuştu, kimi sustu. Ama içlerinden birkaçı vardı ki… Sanki yardım istiyordu. Ama dili yoktu. Karanlık bir tünelde gibiydi bu çocuklar. Ve onlara seslenmek, yankı vermiyordu. Bu çocukları tanıyorsunuz. Onlar markette kriz geçiren çocuklar, tableti alınınca çığlık atanlar, hiç arkadaş edinemeyenler, konuşmayı bırakanlar, hep yalnız oynayanlar. Belki çocuğunuz, belki yeğeniniz, belki öğrenciniz… İşte bu kitap, onları fark ettiğim yerde başladı. Bu kitabı; Tabletle büyüyen ama sarılmaya hasret kalan çocuklar, “Benim çocuğum böyle değildi” diyen anneler, “Ne yapsam olmuyor” diyen babalar, Ve “Bu çocukları kaybetmeden önce ne yapabiliriz?” diye soran herkes için yazdım.
252.00 ₺ -
Kadim Dinler ve Bilgelikler
Modern dünya çok büyük bir ilerleme yaşadı ancak aynı hızla anlamını yitirdi. Roger Garaudy, bu kitapta insanlığı sürüklendiği çıkmazdan kurtarabilecek kadim bir soruyu yeniden gündeme getiriyor: Başka türlü yaşamak mümkün mü? Mısır’ın Ölüler Kitabı’ndan Zerdüşt’e, Hinduizm’den Budizm’e, Taoizm’den Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’a uzanan bu kapsamlı yolculuk, yalnızca dinlerin tarihini anlatmıyor; insanın tabiatla, toplumla ve Allah’la kurabileceği başka türden ilişkilerin imkânını araştırıyor. Garaudy, kadim dinleri birer “geçmiş kalıntısı” olarak değil, bugünün krizlerine ışık tutabilecek canlı bilgelik kaynakları olarak ele alıyor. Bilimi putlaştıran, salt büyümeyi amaç hâline getiren ve insanı merkezin dışına iten modern medeniyete karşı bu eser, insanlığın ortak hafızasına güçlü bir çağrıdır. Allah inancı, ahlak, adalet, merhamet ve sorumluluk kavramları etrafında şekillenen bu çağrı; okuru yalnızca düşünmeye değil, yeniden yönelmeye, hareket etmeye davet eder. Kendine, dünyaya ve kutsala dair soruları ertelemeyi reddedenler için…
203.00 ₺ -
Affet Beni Allahım
Öksüz ve yetim büyüdüğüm bu hayat yolunda, bütün manevi değerlerimi yitirmiştim. Darmadağın olmuş zihnimle Allah’ı unutmuş, ateizmle yatıyor, deizmle kalkıyordum. Öyle ki hiç durmadan varlığımı sorgulamaktaydım: “Ben kimim?” “Nereden geldim? Nereye gidiyorum?” “Bu hayatın anlamı ne?” “Gerçekten bu âlemin bir yaratıcısı var mı?” Artık şüpheler ve çelişkiler rüzgârının önünde kurumuş bir yaprak gibi savruluyordum. Tam pes ettiğim anda karşıma çıkmıştı, o esrarengiz adam... Sanki efsunlu bir kalem, gözyaşıyla yoğrulmuş hayat hikâyemi yeniden yazmaya başlamıştı. *** Bu kitap, deizm ve ateizm yolunda inancını yitiren bir gencin, yürek burkan yaşanmış hikâyesidir.
175.00 ₺ -
Mahkum
Mahkûmların doldurduğu konferans salonunda tam bir duygu patlaması yaşanıyordu. Gözler nemli, gönüller mahzun ve yürekler alev alevdi. Herkesin kendini sorguladığı o anda; iri yapılı, asi duruşlu ve saldırgan bir delikanlı fırlayıp bağırmaya başladı: “Bana bak,” dedi, “benim Allah’a da, peygambere de ihtiyacım yok. Git sen o nasihatlerini gerici ve yobazlara anlat. Eğer senin anlattığın o sevecen Allah olsaydı, biz burada olmazdık! Bana müebbet hapis verilip bu zindana atılırken neredeydi o Allah’ınız? Şimdi de karşıma geçmiş, Allah’ın ne kadar merhametli olduğundan bahsediyorsun, öyle mi!” Gardiyanlar, delikanlının ağzını kapatmaya çalışırken; Öyle bir öfke kusuyordu ki her kelimesi birer ateş topu gibi yüreğimize düşüyordu. Salon bir anda buz kesmiş, herkes şaşkınlık içinde birbirine bakıyordu. Kimdi bu delikanlı?
140.00 ₺ -
Vayt Çaklıt Moda
Güzellik endüstrisinin rimel ucuyla, motivasyon koçlarının boomer enerjisiyle, dijital ekranların piksel cenderesiyle ruhumuza makyaj yapıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bu kitap; "Hangi filtre beni ben yapar?", "Sürdürülebilir mutsuzluk için hangi serumu önerirsiniz?" gibi hayati sorulara cevap vermese de en azından onları doğru sorular hâline getiriyor. Bu kitap, kafanı ütülemiyor. Ama ütülü gömleklere olan takıntının aslında neden seni yorduğunu anlatıyor.
140.00 ₺ -
Arayış Soruları
Günümüzde gençlerin zihinlerini karıştıran onlarca soru dolaşıyor: * Ben kimim, niçin yaşıyorum? * Bu âlem kendiliğinden mi oluştu, yoksa bir yaratıcısı var mı? * “Allah Var!” diyorlar. Peki, Allah varsa nerede, nasıl yaşıyor? * Kaderimizi Allah önceden yazarmış. Öyleyse bizim suçumuz ne? * Bilim çağında doğrular akılla bulunur. Peygamberlere ve kitaplara ne lüzum var? * Ahiret, cennet, cehennem varmış. Kim gitmiş, görmüş? * Mezarda çürümüş, dağılmış kemikler yeniden nasıl dirilecek? * Melek, cin, şeytan, ruh… Ben görmediğim şeylere inanmam. * Madem Allah hiçbir şeye muhtaç değilse, o zaman ibadetlerimize ne ihtiyacı var? * Allah neden zalimlere izin veriyor da mazlumları korumuyor? * Allah kullarını seviyorsa felaket ve hastalıkları niçin gönderiyor? * Madem Allah çok merhametliyse kullarını neden cehennemde yakmakla korkutuyor? * Allah insanlara cinsellik duygusu vermiş. O zaman zinayı niçin yasaklıyor? Ve daha onlarca sorunun cevabını merak edenler; Z kuşağından Elif kuşağına uzanan bu yolculukta hiç duymadığınız hakikatlerle yüzleşmeye hazır mısınız?
154.00 ₺ -
Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı
21. yüzyılın hızlı temposunda, mükemmellik baskısıyla yoğrulmuş hayatlarımızda, ebeveynlikten kariyere kadar her alanda kusursuz olmaya zorlanıyoruz. Peki, bu kusursuzluk illüzyonundan nasıl kurtulabiliriz? “Kafayı Yemeden Yaşama Sanatı” modern çağın dayatmalarıyla başa çıkmaya çalışan herkese hitap ediyor. Herkesin “en iyi” olma çabasına hapsolduğu dünyada, yazar, insan olmanın doğal kusurlarını kucaklamayı ve mükemmel olma baskısından sıyrılmayı öneriyor. Bu kitap; başarı, güzellik, ebeveynlik ve toplum baskısının üzerimizde oluşturduğu yükleri sorgularken, bizi daha insani ve dengeli bir yaşam arayışına yönlendiriyor. Kendi sınırlarını kabul eden ve “her şeye yetişememek” gerçeğini benimseyenlerin hikâyesiyle karşılaşacağınız bu kitap, mükemmelliğin bir illüzyon olduğunu hatırlatarak, hayatın gerçek anlamını bulmanızda rehberlik edecek.
140.00 ₺ -
Heybe
Benim sözlüğüm bu. Kelime defterim. Ama öyle her kelime değil benim olan, benimle olan kelimeler bunlar. Kimin ne anladığına, sözlüklerin onun hakkında neler yazdığına hiç aldırmadığım güzel olduğu için ya da öyle söylendiği için bilinen değil ben sevdiğim için güzel olan ve hatta benden başkasının bilmesinden dahi korktuğum kelimelerim. Ne suçu var mesela diyorum “ayrılık” kelimesinin de boynuna bunca yükü yüklemişler? Neden ona bu kötülüğü etmişler ki? Sonra ilk defa “aşk” diyen insanın bu üç harfi nereden bulduğunu neden böyle olduğunu ve hatta hangi sevgiliye tutulduğunu öyle merak ediyorum ki. İşte şimdi sana kelimelerimi veriyorum kâri. En kıymetlilerimi. En derinde sakladıklarımı ve ardına en çok saklandıklarımı sana veriyorum.
140.00 ₺ -
Kuyu
Ben Kenan'da bir kuyu. Bin yıldır buradayım. Olduğum yerde... Bin yıldır karanlığım ben. Derin ve yalnız... Her yanım börtü böcekle sarılı. Ama içimde temiz bir su saklıyorum. Acı da olsa içenlerin susuzluğunu kandıracak temiz bir su. Hiç kimse tanımaz beni ve bilmez hislerimi. Her gelen ipini sarkıtır da bir kova su alır benden. Her gelen benden bir parça alır da gider. Dönüp de bakmaz ardına sonra. Olsun, umursamıyorum... Birini bekliyorum ben. Karanlığımı aydınlatacak olanı. Güneşimi, ziyamı, nurumu… Birini bekliyorum ben. Biri dediğime bakmayın, var olma sebebimi bekliyorum hakikatte. İbrahim torunu, Yakub oğlunu… Yusuf'u. *** Karanlık bir kuyuyum ben. Mısır Sarayı'na doğacak güneşi gözleyen.
140.00 ₺ -
Son Halifenin Dramı
Elinizdeki eser, Manavoğlu Nevres Bey tarafından 1924 senesinde yazılmış olup, son Osmanlı halifesi Abdülmecid Efendi ve ailesinin bir gece ansızın ülkeden çıkarılmalarını anlatıyor. Türkiye'ye sokulması yasaklanan elinizdeki eser, Osmanlıca aslı, latinize hali ve sadeleştirilmiş nüsha şeklinde yayınlandı.
99.00 ₺ -
Tekfir Ahkamı ve Zarüriyyatı Diniyye Meseleleri
Elinizdeki eser, kendi vâkıasında (Müellifin yaşadığı zamanda karşılaştığı Kâdiyânî fitnesi bağlamında) zarûriyyât-ı dîniyyeyi inkâr veya muhalefet edenlerin muayyen olarak tekfir edileceği, te’vîl ve cehaletlerinin mazeret olarak kabul edilmeyeceği, ideolojilerini dava edinerek Müslümanları saptırıp küfre sürükledikleri için ümmetin maslahatına binâen bu mülhidleri ismen zikredip dünya kamuoyuna ilan ve ifşâ etmenin şer’î bir vecîbe olduğunu en ince ayrıntısına varıncaya kadar işliyor. Bu kitabın Müslümanlara katacağı en önemli şeyin, kendi vâkıalarındaki güncel şirk ve küfür ideolojilerini tanıma gayreti ve ona göre İslâmî bir duruş sergileme şuur ve azmi oluşturacağı kanaatindeyiz.
220.00 ₺ -
Gözyaşı Denizi
İmam Ebul Ferec İbnu'l Cevzî bu kitabında namazın terki, faiz alıp vermek, içki bağımlılığı, insanlara zulmetmek gibi günahlara değiniyor; bu günahlardan sakınmaya ve mümkün olduğunca uzak durmaya davet ediyor. Böylece insan, bu günahların zıddıyla yani salih amellerle süslenerek Allah'ın istediği şekilde günahlardan arınmış ve şeytanın saptırmasına karşı uyanık davranarak hak yolda yürümeyi başarmış olur. Ayrıca İbnu'l Cevzî, kitabın sayfaları arasına günahkârların tövbelerini, pişmanlıklarını anlatan hikâyeleri serpiştirmiş ve işledikleri mâsiyetler sebebiyle gözlerinden akan yaşların oluşturduğu gözyaşı denizini bize tasvir etmiş. Ama ne gözyaşı! Yerin ve göğün Rabbiyle karşılaşacakları günün korkusu sebebiyle olan ağlamalarını ve inildemelerini kitaba dökmüş.
165.00 ₺ -
Yahudi Casusu Suzy Liberman
Suzy Liberman’ı okurken bugünü göreceksiniz. Dün cephe arkasında idealleri uğrunu ırz ve namusuna hiçe sayıp düşmanlarını (Müslüman Türk Evlatlarını) yoldan çıkartıp hedefine ulaşmaya çalışan suzy’ler, bugün ise çağdaş yaşamda genç beyinleri uyuştu- rup, heva ve heveslerine yönlendiren suzyleri göreceksiniz. Üreticilik çağına girmiş nice genç beyinler internet, tv, magazin, radyo, gazete ve sinemalar aracılığı ile suzylerin tuzağına düşürülüp, tüketici olmaktan öteye geçmalerine müsaade edilmemektedir. Genç beyinler, bin bir türlü cilveleri ile birden çok cepheden taarruza uğramaktalar. Bu taarruzun boyutu satırlar arasında sırıtacaktır. Dün suzy Yahudilerin arasından çıkmıştı. Bugün bizden ve bizim içimizden çıkıyormuş gibi gözükmekte. Dün suzy bin yıllık İsrael için kendini feda etmekteydi. Bu gün çağdaş Suzy’lerse para-şan-şöhret için yaptığı izlenimi vermekte. Bu gafiller dünya çapındaki kapital çarka kendileriyle beraber binlerce taze ve üretken genç beyinleri çekip sel gibi cehenneme akmaktalar. Gençlerse ülkelerine ve milletine yaptıkları gizli ihanetin farkına varamadan Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri heva ve hevesleri uğruna harvurup harman savurmaktalar. Sanki gençlikleri hiç bitmiyecekmiş gibi oyun çemberinde küçülüp gitmekteler.
148.50 ₺ -
Bütün Açıklığıyla İnönü Savaşları ve Hakiki Kahramanları
İlk baskısı Cevat Rıfat Atilhan’ın vefatından bir yıl sonra oğlu Atilla Atilhan tarafından 1968’de yapılan Bütün Açıklığıyla İnönü Savaşları ve Hakiki Kahramanları adlı kitapçık yeniden buluşurken giderek hararetlenen İnönü tartışmalarına cepheden bir katkı sunuyor. Resmi tarihin tabularından birini daha sarsıyor... Menderes’in İnönü’yü tarihte hak ettiği yere oturtma çağrısına tarih alanında cevap veren Cevat Rıfat Atilhan’ın İnönü Savaşları’nda İsmet İnönü’nün hemen hiçbir rolü olmadığı gibi iyi ki olmadığını, aksi halde ona rağmen kazanılan bu savaşların da kaybedileceğini “bütün açıklığıyla” ortaya koyan kitapçığı şimdi elinizde.
82.50 ₺ -
Betül Üniversiteden Medreseye
Mevla'mız:" Ben ilmi isteyene, zenginliği istediğime veririm." buyurdu. Bende ilmi istiyordum. Bu isteğim devam edecek miydi? Aşık maşuğu için çilelere katlanabildiği gibi ben de ilim aşkıyla nefsimin zor gösterdiği şeylere katlanabilecek miydim?
175.00 ₺