-
-
İslâm Ceza Hukukunda Af
Af, tarihsel süreçte hukukun en çok tartışılan konularından biridir. Kim affetmelidir? Her suçu affetmek uygun mudur? Af, hukuka olan güveni ve toplumsal huzuru olumsuz yönde etkilemez mi? Şahıslara karşı işlenen bir suçu devletin affetmesi suç mağdurlarını ve ma’şerî vicdanı nasıl etkiler? Bu ve benzeri sorular, geçmişte olduğu gibi günümüzde de hukukçular, kamuoyu, suç mağdurları ve yakınları tarafından gündeme getirilmekte ve affa ilişkin uygulamalar çoğu zaman eleştirilere konu olmaktadır. Ceza hukukunda “ciddiyet ve dürüstlüğün göstergesi” olarak kabul edilen affa dair İslam hukukunun bakış açısını ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, beşerî hukuk sistemleriyle benzerliklerine ve ayrıldığı hususlara da değinmektedir. Günümüz hukukunda yer almasına karşın, klâsik İslâm hukuku kaynaklarında doğrudan ele alınmayan affa dair bazı uygulamaların, İslâm hukukunun genel ilke ve esasları çerçevesinde mümkün olup olmadığı da irdelenmeye çalışılmıştır. Köklü bir geçmişe ve zengin tarihsel tecrübeye sahip olan İslam hukukunun, afla ilgili sorunlara ne tür çözümler sunduğunun belirlenmesi de çalışmanın hedefleri arasındadır.
162.50 ₺ -
Melikşah - Önderlerimiz 11
Büyük Selçuklu Devleti, Selçuk Bey’in torunları Çağrı ve Tuğrul Beylerin, Gaznelilere karşı kazandıkları Dandanakan Savaşı sonrası Horasan’da resmen kuruldu (1040). Melikşah da tarihte son derece mühim bir yere sahip olan bu devletin üçüncü sultanı olarak tahta çıktı. Malazgirt zaferinin mimarı Sultan Alp Arslan’ın oğlu olan Melikşah, babasının vefatı sonrası iktidarı devraldı ve saltanatı boyunca da elde ettiği başarılarla Büyük Selçuklu Devleti’ni en geniş sınırlarına ulaştırdı. Sultan Melikşah askeri ve siyasi alanlarda elde ettiği başarılar kadar iktisat, imar, kültür ve ilim alanlarında gerçekleştirilen faaliyetlere verdiği destekle de dikkat çekti. Büyük Selçuklu Devleti Sultanı’nın iktidarı boyunca en büyük destekçisi ise babası Sultan Alp Arslan zamanında da vezirlik görevinde bulunmuş olan Nizâmülmülk oldu. Halkının refah düzeyini yükselten, Müslüman ya da Gayr-ı Müslim ayrımı yapmadan idaresindeki herkese eşit davranmaya özen gösteren Melikşah, Büyük Selçuklu Devleti’ne âdeta altın çağını yaşattı. Vefat ettiğinde geride Kafkaslar’dan Yemen’e, Çin sınırından Boğzaiçi’ne kadar uzanan bir devlet bıraktı.
78.00 ₺ -
Arkadaşları ve Talebelerinin Gözünden Ali Osman Koçkuzu
Elinizdeki bu eser her ne kadar merhum Prof.Dr. Ali Osman Koçkuzu’ya dair hatıraları toplayan bir kitap olsa da, aynı zamanda 1940’lardan,1950’lerden itibaren Türkiye’de din eğitiminin serencamına, Konya özelinde sosyal ve dini hayata da ışık tutmaktadır. Yaşanan zorluklar, bir diriliş neslinin azmini yok etmemiş, aksine onlar idealleri için, gece gündüz ilim yolunda gayret göstermişlerdir.. Bu kitaptaki satırlar özellikle genç nesillerde nereden nereye geldiğimize dair bir farkındalık oluşturursa, içinde bulunduğumuz nimeti takdir sadedinde amaca hizmet etmiş olacaktır. Selçuklu payitahtı olması hasebiyle Konya’nın eğitim ve kültür hayatımızda müstesna bir yeri vardır. Konya’da yetişen alimler, ilim adamları, fikir ve gönül insanları bu topraklardaki kültürel mirastan beslenmişler, eğitim ve kültür hayatımızda derin izler bırakmışlardır. Rahmetli babamı, onu yetiştiren hocalarını, özelikle asistanlığını yaptığı M.Tayyip Okiç Hocayı, bizleri ve bütün göçenlerimizi Rabbim cennetiyle taltif etsin, Efendimize komşu eylesin. Onların yollarından giden nice nesiller bu dine hizmet etsin, Amin.
130.00 ₺ -
Bütün Yönleriyle Savaş
Savaş, insanlık tarihinin en kadim olgularından biridir. Kimi zaman fetih, kimi zaman savunma, kimi zaman da kimlik ve varlık mücadelesi olarak tezahür eden savaş, dinî, siyasî, felsefî ve toplumsal boyutlarıyla her dönemde insan üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Elinizdeki Bütün Yönleriyle Savaş isimli bu eser, savaşın yalnızca askerî bir eylem olmadığını; aynı zamanda dinî metinlerden uluslararası hukuk normlarına, klasik dönem uygulamalarından modern krizlere ve insani diplomasiye, edebî ve sanatsal yansımalarından sosyo-psikolojik sonuçlarına kadar geniş bir çerçevede incelenmesi gereken bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Geçmişin tecrübeleriyle günümüzün krizlerini buluşturan bu eser; savaş olgusunu yalnızca tarihî bir gerçeklik olarak değil, aynı zamanda güncel bir sorun ve insani sorumluluk alanı olarak disiplinler arası bir perspektifle okuyucuya kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Bu kitap, yalnızca akademisyenler için değil; savaşın insanlık tarihindeki yerini, toplumsal ve insani boyutlarını anlamak isteyen her okuyucu için zengin bir içerik sunmaktadır. Savaşın gölgesinde kalan insan hikâyelerini, ahlâkî sınırları, hukukî tartışmaları ve umut verici insani çabaları keşfetmek isteyen herkes için yol gösterici bir eser niteliğindedir. Sadece savaşın tarihini değil; aynı zamanda insanlığın imtihanını okuyacağınız bu eserin, barışa yeni bir kapı aralaması duasıyla…
455.00 ₺ -
Hatibin Hitâbeti
Bu eserde, bir hitap olan Yüce Kur’an ve en güzel hatip Hz. Pey-gamber’in sünneti ekseninde tebliğ ve irşâd görevinin metotları, incelikleri ve hatibin sorumlulukları farklı başlıklarla ele alınmıştır. İnsanlara Hz. Peygamber’in davet metodu ile ulaşmak istenildiğinde, sözün tesirinin eylemin gönül teknesinde yoğrulmasıyla mümkün olacağını… Sözün en güzelini söylemenin yöntem ve tekniklerinin nebevî metot ve etkili iletişim dili ile gerçekleşebileceğini… Din gönüllüsünde olması gereken vaaz ve nasihat yöntemlerini, ibadetler ve dini merasim uygulama inceliklerini, hutbe hazırlama ve sunma sorumluluğunu, kulluğunu itirafta dua ve niyazın değerini… Asırlık tecrübesi ve tüm birimleriyle Diyanet İşleri Başkanlığı, mahiyetinde din hizmeti yürütülen Türkiye’deki tüm kurum ve kuruluşları, ülkemizin sosyal bir tezahürü olan ve din hizmetleri bağlamında ele alınan dini grupları; makul, mutedil ve kapsayıcı bir bakış açısı ile değerlendirme imkânını… Türkiye’deki İlahiyat ve İslami İlimler Fakültelerinde başlatılması teklifini içeren ideal bir “Hitabet ve Mesleki Uygulama” dersi modelini, uygulama tecrübesini, elde edilen çıktıları ve geliştirilmesi teklif edilen uzun soluklu bir çabayı inceleme imkânına sahip olacaksınız.
169.00 ₺ -
Yolculuk Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ilk konusu “yolculuk adabı” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Bil ki! Yolculuk, bir çeşit hareket ve insan içine karışma halidir... Hem faydaları hem de zararları bulunur. Yolculuğa sevk eden etkenlerin içerisine ya bir kaçış hali ya da bir şeyi elde etme arzusu muhakkak vardır... Kişi, bu yolculuğu sırasında ihmal etmemesi gereken ve onu şeytana uyanlardan ayıracak şartları bilmelidir. Uyması halinde ahirette ona faydalı olacak kazançlar elde etmesini sağlayacak şartları öğrenmelidir. Biz de Allah’ın izniyle bu şartları ve davranışları iki kısım halinde zikredeceğiz.”
66.00 ₺ -
Evlilik Adabı
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in ikinci konusu evlilikle alakalıdır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Evlilik, dine yardım edici, şeytanları zelil düşürücü ve Allah düşmanının önüne gerilmiş, geçilmez ve aşılmaz bir kaledir. Yine evlilik, peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed’in (sav) diğer peygamberlere karşı övüneceği ümmetin çoğalmasına biricik sebep ve vesiledir. Bu bakımdan evlilik, sebepleri araştırmaya, sünnet ve edepleri korumaya, maksat ve ihtiyaçları açıklamak üzere bölüm ve konuları tertip etmeye en fazla yakışan bir konudur.” Bu kitap, evlenme edeplerinde
114.00 ₺ -
Ticaret ve Kazanç Adabı
“Dürüst tüccar, kıyamet günü sıddıklar ve şehitlerle beraber haşredilir.” (Hadis-i Şerif) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Üçüncü bölümü olan Adetler’in üçüncü konusu “ticaret ve kazanç adabı” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Allah, ahireti mükafat ve ceza, dünyayı ise kazanç sağlamak maksadıyla koşuşturulan bir yer haline getirmiştir. Kişinin dünya içerisindeki koşuşturmacası sadece ahiret için değil, aynı zamanda geçim ihtiyaçlarını sağlamak maksadıyla da olmalıdır. Aksine, dünyevi ihtiyaçlarını karşılamak kişiye ahiret günü bir bakıma yardımcı olur. Çünkü dünya, ahiretin tarlasıdır... İşte biz de bu bölümde ticaret ve meslek adabını, dinimizce belirlenmiş olan kazanç sağlama yollarını ele alacağız ve beş bölümde bunları açıklayacağız.”
84.00 ₺ -
Ümit ve Korku
“Kulun kalbinde bu iki duygu (ümit ve korku) birleştiğinde, Allah ona ümit ettiğini verir ve onu korktuğu şeyden korur.” (Hadis-i Şerif) İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Münciyat’ın üçüncü konusu “ümit ve korku” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Ümit ve korku, Allah’a yakınlık elde etmiş kulların kendisiyle övülen makamlara uçtuğu iki kanattır. Kendisiyle ahiret yolundaki bütün zorlu tepelerin aşıldığı iki vasıtadır. Ümitten yoksun insan, Rahman’ın yakınlığına ve uzak, yükü ağır, etrafı kalplerin hoşlanmayacağı ve azalara meşakkat verecek şeylerle çevrili olan cennetlerin nimetlerine ulaşamaz. İnsanı, etrafı türlü şehvetlerle ve ilgi çeken lezzetlerle çevrili cehennem ateşinden, acıklı azaptan korkutma kamçısı ve şiddetli kınamalardan başkası uzaklaştıramaz. O halde ümit ve korkunun hakikatini, faziletini ve birbirine zıt ve çekişmeli olmalarıyla birlikte aralarını birleştirme yolunu açıklamak gerekir. Biz ümit ve korkuyu bir konuda, iki başlık altında...
108.00 ₺ -
Sabır ve Şükür
Sevgili arkadaşım! İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in ikinci konusu “sabır ve şükür” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “İmanın iki parçası vardır. Bir parçası sabır, diğer parçası da şükürdür. Nitekim bu hususla ilgili rivayetler gelmiş, haberler buna şahit olmuştur. Sabır ile şükür, Allah’ın sıfatlarından iki ve en güzel isimlerinden iki tanesidir. Nitekim Allah (cc) kendi zatına Sabûr ve Şekûr ismini vermiştir... Sabır ve şükrü bilmekten uzak kalmak demek, kimin imanlı olduğunu bilmekten ve imanın ne olduğunu idrak etmekten uzak kalmak demektir. Bu itibarla sabır ve şükrü izah etmeye ne kadar da ihtiyaç vardır! Allah’ın izniyle biz, sabır ve şükrü birbirlerine olan bağları sebebiyle tek kitapta izah edeceğiz.”
174.00 ₺ -
Sünnet Savunması
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in yedinci konusu “niyet, ihlas ve sıdk” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Allah’a (cc) itaati murat eden her kul için ilk görev, marifeti elde etmek için niyeti öğrenmektir. Sıdk ve ihlasın hakikatini anladıktan sonra onu tashih eden de ameldir. Sıdk ve ihlas, kişiyi kurtuluşa ulaştıran vesilelerdir. Biz bu kitapta niyet, sıdk ve ihlasın manalarını şu üç bölümde zikredeceğiz: • Niyetin ve manasının hakikati • İhlas ve hakikatleri • Sıdk ve hakikati.”
96.00 ₺ -
Murakabe ve Muhasebe
İmam-ı Gazâlî’nin en büyük eseri olan İhyâu Ulûmi’d-Din, Müslümanlar için her dönem ilk akla gelen başvuru kaynağı olmuş ve bu esere büyük güven duyulmuştur. Yüzyıllar boyunca Müslümanların ellerinden düşmeyen ve kitaplıklarında baş köşede duran bu rehber nitelikli büyük eseri şimdi yepyeni bir formatla sizlere sunuyoruz. Eserin içinde yer alan konuların her biri, orijinal anlatımı asla bozulmadan, akıcı ve duru bir dil kullanılarak çevirisi yapıldı ve başlı başına birer kitap haline getirildi. İhyâu Ulûmi’d-Din, dört ana bölümden ve her bölüm de onar konudan oluşmaktadır. Dördüncü bölümü olan Kurtarıcı Şeyler’in sekizinci konusu “murakabe ve nefs muhasebesi” hakkındadır. İmam-ı Gazâlî şöyle der: “Basiret sahipleri, evvela nefislerini müşarata (şart koşmak), sonra murakabe (gözetme/otokontrol), sonra muhasebe (nefsi hesaba çekme), sonra muakabe (cezalandırma), sonra mücahede (gayret) ve sonra muatebe kınama) ile terbiye etmişlerdir. Dolayısıyla onlar için murabatayla ilgili olarak altı makam ortaya çıkmaktadır. Elbette o makamları izah etmek, hakikat ve faziletlerini, oradaki amellerin tafsilini beyan etmek, o Muhasebenin esasını belirtmek gerekir. Fakat her hesap bir şart ve murakabeden sonradır. Eğer ortada bir zarar ve ziyan varsa, bunun hemen akabinde muatebe ve muakabe (azar ve ceza) gelir. İşte biz burada tüm bu makamları detaylı bir şekilde açıklayacağız.”
90.00 ₺ -
Ehl-i Sünnet
Günümüzde Müslümanların yaklaşık yüzde seksen üçünü oluşturan "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" İslâm dünyasının ana gövdesini teşkil etmektedir. Bu sebeple hakkında geniş bir külliyat söz konusu olan bu mezhebin doğru tanınması büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde yaşayan Müslümanların kahır ekseriyetinin de mezhebi olan bu mezhebin önemli gördüğümüz hususiyetlerini anlattığımız bu çalışmamızda okuyucu aşağıdaki soruların cevaplarını bulacaktır: • Ehl-i sünnet düşüncesine kaynaklık eden Ehl-i hadis ve Ehl-i re'y'in temel karakteristikleri nelerdir? • Ehl-i sünnet'in oluşumundaki siyâsî süreç nasıl ilerlemiştir? • İmam-ı A'zam Ebû Hanîfe'nin Ehl-i sünnet kelâmının oluşumundaki rolü nedir? • Ehl-i sünnet kelâm ekollerinin kurucuları Eş‘arî ve Mâtürîdî'nin Ehl-i sünnet'e katkıları nelerdir? • Eş‘arî ve Mâtürîdîlere göre Ehl-i sünnet kavramı kimleri ifade eder? • Ehl-i sünnet kelâm mezheplerinin ahlâk anlayışı nasıldır? • Ehl-i sünnet kimliğin siyaset alanına yansıması nasıl olmuştur? • Bir bilgi kaynağı olarak hadis Ehl-i sünnet âlimlerine ne ifade eder? • Ehl-i sünnet fıkıh kitaplarında Ehl-i sünnet kavramı kimleri işaret eder? • Kelâm-Felsefe ilişkisine Ehl-i sünnet'in bakış açısı nasıldır? • Çağdaş Selefîler Mâtürîdîlik üzerinden Ehl-i sünnet kelâmcılarına hangi eleştirileri yöneltmektedir?
208.00 ₺ -
Farklı Yönleriyle İslam'da Aile
Muhabbet, tek damlası bir denizi mayalayabilecek bir cevher, kabuk bağlamış yaraları iyileştirebilecek bir merhem, dağınık kalpleri kaynaştırmaya muktedir bir kalem gibidir. Ailede muhabbet, su gibi davranışlara sirayet edip onları güzelleştirebilecek yegâne iksirdir. Her bedene uyan muhabbet evliliğin zemini, adalet ve sadakat onu ayakta tutan direkler, istikamet savrulmaları engelleyen bir dümen, kanaat ve sabır onu saldırılara karşı koruyan kalkan gibidir. Rengini Kur'an ve Sünnetten alan aile çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü tehlikeye karşı koruyabilecek yegâne kaledir.
130.00 ₺ -
Günümüzde Gençlik Problemler ve Çözüm Önerileri
İnsan hayatının çocukluk, gençlik, yetişkinlik, yaşlılık gibi evreleri olduğu bilinmektedir. Bunların arasında gençlik dönemi önemli bir yer tutar. Gençlik dönemi hızlı geçen, nasıl geçtiği belli olmayan, bazıları için pişmanlıklarla dolu olan bir evredir. Gençlik, çocukluk ile yetişkinlik arasında yer alan bir dönemdir. Bu dönem genel olarak 12 – 24 yaşları arasında biyolojik, psikolojik, bilişsel ve sosyolojik bir gelişim, bir olgunlaşma sürecidir. Gençlik döneminde çevre, büyük bir önem kazanmaktadır. Zira bu dönemde genç birey, artık anne-babanın özdeşiminden çıkıp, arkadaş, öğretmen, film karakterleri, roman kahramanları gibi özdeşim nesneleri bulmaya başlar. Bu dönemde gençlerle iyi bir iletişim kurmak, onları anlamaya çalışmak, yeterince sevgi ve değer vermek gerekir. Aksi halde gençlerde öfke, başkaldırı, içe dönüklük, evden uzaklaşma, güvensizlik vb. sorunlar oluşabilir. Öte yandan 1990’lardan sonra olumlu veya olumsuz bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmıştır. İnternet ya da sosyal çevreden edinilen yanlış bilgiler gençlerin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Gençlere bilgi edinme yolları konusunda destekleyici olmak ve onlarla güvene dayalı bir iletişim kurmak önemlidir. Günümüzde gençlerin sıklıkla sosyal medyayı ön planda tuttukları, moda ve lükse düşkün ve her şeyin en iyisine sahip olma arzusunda oldukları, yeterince tutumlu olmadıkları, manevi değerlerden büyük ölçüde uzaklaştıkları, suç işlemeye ve şiddete meyilli oldukları, özellikle ders çalışmak ve ödev yapmaktan kaçındıkları, sorumluluk almak istemedikleri ve yüksek sesle konuştukları görülmektedir. Şüphesiz gençlik ve problemleri üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Çünkü gençlik, gelecektir. Geleceği inşa etmek ancak gençliği ihya etmek ve onları iyi yetiştirmekle mümkün olacaktır. Bu çalışmanın gençlik ve problemlerine farklı alanlardan uzmanların bakış açısıyla hazırlanmış olması ise çalışmanın değerini ön plana çıkartmaktadır.
117.00 ₺ -
İslâm Düşüncesi Kılavuzu
Elinizdeki eser, ülkemizin geleceğinde söz sahibi olacak gençlerin kimlikleri ve sorumlulukları üzerinde düşünmelerini, bir muhasebe ve değerlendirme yapmalarını sağlamak, ilmi ve manevi gelişimlerine rehberlik etmek maksadıyla hazırlanmıştır. Kitap, başta ilahiyat alanında çalışanlar olmak üzere İslâm düşüncesine ilgi duyan, okumaya, öğrenmeye, düşünmeye, üretmeye, yaşamaya ve yaşatmaya talip herkese hitap edecek bir yaklaşımla hazırlanmış, konuların tespitinde ve yazılmasında bu hususa özen gösterilmiştir. Eserde yer alan yazıların her birinde İslâm düşüncesinin farklı boyutları ele alınmış ve konuya ilişkin bütüncül bir bakış ortaya konulmaya çalışılmıştır.
195.00 ₺ -
Mehmed Fevzi Efendi’nin Üç Risalesi
Sultan 1. Abdülmecid döneminde Edirne Müftülüğü yapan Mehmed Fevzi Efendi’nin üç risalesinin bir araya getirilmesiyle oluşan eserde, ilk risale Hakikatü’l- Hürriye adını taşımaktadır. Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecinde artan hürriyet ve özgürlük taleplerinin dini sonuçlarının ele alındığı risalede bu dönemdeki insanlar ve onların tavırları altı kategoride ele alınmakta ve halkın içine düştüğü ahlaki yozlaşmaya dikkat çekilmektedir.
130.00 ₺ -
Hz. İbrahim ve Tevhid Mücadelesi
Hz. İbrâhim’in gerek putperest olan babasını tevhide çağırması, gerekse kavmiyle bu konuda yapmış olduğu mücadele metot olarak bizler için çok güzel örneklik oluşturduğu gibi, gerek babası için yapmış olduğu istiğfar, gerekse çocukları ve zürriyeti için yapmış olduğu dualar, gerekse de oğlu İsmail ile Ka-be’ye inşa ettiklerine Allah’a yapmış olduğu yapılan bu hizmeti kabul duası kıyamete kadar bütün mümin-ler için en güzel davranışlar olarak hatırlanacak ve ışık olmaya devam edecektir.Hz. İbrâhim birçok bakımdan incelenmesi gereken peygamberlerden birisidir. Seçkin akademisyenle-rin yapmış olduğu elinizdeki bu mütevazı çalışma da bu alana yapılmış çok önemli bir katkı olarak kabul edilmelidir.
130.00 ₺ -
Haberi Vahid Özelinde İslam Hukukçularının Hadis Tartışmaları
Hadis, İslam tarihi boyunca ulemanın en temel gündem maddelerinden birisi olmuş, bünyesindeki birtakım problemler nedeniyle de oldukça fazla tartışılmıştır. Hadise dair tartışmalar bugün de devam etmektedir. Lakin dün ve bugünün tartışma biçimleri arasında önemli bir farklılık söz konusudur. Zira klasik dönemde hadis tartışmaları kendi içinde tutarlı, belli bir sistematik zemin üzerinden yürütülmüşken bugün bu tartışmalar maalesef metodolojik bir zeminden yoksun bir şekilde sürdürülmektedir. Bu çalışma, haber-i vâhid özelinde fukahanın hadis tartışmaları ve bu tartışmalardan doğan hukukî neticeleri konu edinmektedir. Lakin bilinmelidir ki, haber-i vâhidle ilgili tartışmalar ve bunların fıkhî yansımaları oldukça fazladır. Bunların tümünü incelemeye kalkmak bir kitabın hacmini aşacaktır. Bu nedenle eserde haber-i vâhidle ilgili tüm tartışmalar değil, fürû-i fıkha önemli ölçüde yansıması olan tartışmalar ele alınmıştır. Dolayısıyla kapsam itibariyle kitabın konusu, haber-i vâhidin kabulüyle ilgili temel tartışmalar ve bu tartışmaların fürû-i fıkıhtaki yansımaları olmaktadır. Bu konunun seçilmesindeki temel amaç, haber-i vâhid özelinde mazideki hadis tartışmalarının mahiyetini ve neticesini ortaya koymaktır. Bu amaç, aynı zamanda İslâm ilim tarihinin bu üst düzey entelektüel tartışmasının günümüz hadis tartışmalarına ışık tutacak olması gibi bir düşünceyi de içinde barındırmaktadır.
162.50 ₺ -
Sünnetin İslâm’daki Yeri
Muasır Muhammed Gazâlî’nin deyişiyle “Hz. Muhammed’in (s.a.s.) sosyal, sivil ve askerî sahalarda, bütün bunlardan önce itikat ve ibadet esaslarını uygulamadaki sünneti, ebedî risaletin ayrılmayan bir parçasıdır. Çünkü nasıl su bilinen iki elementten oluşuyorsa İslâm da Kitap ve Sünnet’ten oluşmaktadır.” Yine Yûsuf Karadâvî’nin ifadesiyle “Sünnet, Kur’an’ın yaşanmış bir tefsiri, İslam’ın ise pratik ve örnek bir tatbikidir. Öyle ki Nebi (s.a.s.) tefsir olunmuş bir Kur’an ve yaşayan İslâm idi.” Elinizdeki kitap, sünnet/hadis olmadan İslâm’ın olamayacağını İmam Suyûtî’nin kaleminden ortaya koymaktadır
130.00 ₺ -
Peygamberimiz Çocuklarla
Allah, son elçisi Hz. Muhammed'i (sav) tüm zamanların ve mekânların rehberi olarak insanlığın önüne koymuştur. Bu nedenle O, hayatının her kesiti örnek alınacak bir elçidir. Ve bu örnekliğinde insanî ilişkiler çok önemli bir yer tutar. İşte bu çalışma, Allah Rasûlü'nün (sav) söz konusu yönünün çocuklarla olan iletişim kısmını bizlere sunmaktadır. Eser okunduğunda hem Kutlu Elçi'ye (sav) olan hayranlığımız ve muhabbetimiz artacak hem de İslam'ın tebliğ edilmesinde insan faktörünün ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrayacağız. En güzeli de kendi eksiklerimizin farkına varacak olmamızdır.
130.00 ₺ -
Modern Çağda Müslüman Kalabilmek
Allah Rasûlü’nün vefatından sonraki her dönemde Müslümanlar çağın getirdiği sorunları aşarak mümin kalabilmeyi ve bu yüce dini sonraki kuşaklara aktarabilmeyi başarmışlardır. Bu nedenle her türlü takdiri ve saygıyı ziyadesiyle hak etmektedirler. Nöbet sırası şimdi bizlerde… Önceki asırlara göre mümin kalabilmenin ve emaneti gelecek kuşaklara teslim edebilmenin zorlaştığının farkındayız. İşte elinizdeki kitap nasıl davranmamız gerektiği hususunda bir yol haritası çizerek zamanımız Müslümanına yardımcı olmayı hedeflemektedir.
195.00 ₺ -
Dindarlığımızla Yüzleşmek
Kur’an ve Hz. Peygamber gerek ibadet ve gerekse insanî ilişkiler açısından bir Müslümanın nasıl olması gerektiğinin temel ölçülerini ortaya koymaktadır. Bu bir anlamda müminlerin dünyayı mamur hale getirmeleri yanında ahireti kazanmalarının da kılavuzudur. Nitekim Müslümanlar bunlara dikkat ettikleri sürece aralarındaki kardeşlik hukuku ve dayanışma güçlü olmuş, bunun tabii sonucu olarak da dünyaya rehberlik etmişlerdir. Değerlerinden uzaklaştıklarında ise her zaman ezilmişlerdir. Tarihi sürecin inişlerine ve çıkışlarına baktığımız zaman, yere düşülen yerde ayağa kalkmak gerektiğini anlıyoruz. Dolayısıyla Müslümanların silkinişi Kur’an’a ve sünnete dönmekten geçmektedir. Başka bir ifadeyle Müslümanların kendi dindarlıklarıyla yüzleşip eksiklerinin farkına vararak kendilerini daha iyi bir kıvama getirmeye gayret etmeleri, İslam’ın tebliği önündeki en büyük engelin kendileri olduğunu anlamaları gerekmektedir. Elinizdeki eser çağımız Müslümanlarına hatalarını hatırlatmakta ve işe kendimizden başlamamız gerektiğini tavsiye etmektedir.
195.00 ₺ -
Din Ahlak Ekseninde Hazreti Muhammed
Hz. Muhammed'in (a.s.) yaşam öyküsünü yazanlar, onun peygamberlik öncesi ve sonrasında mükemmel bir ahlâka sahip olduğunu dile getirirler. İnsanların yeni bir söyleme kulak kabartmaları, söylemin içeriği kadar söyleyenin de hâliyle bağlantılı olduğundan, onun oldukça kısa sayılabilecek bir süreçte gerçekleştirdiği dönüşümün dinamiklerinden birisi –hiç kuşku yok ki- yaşantısıydı. Çünkü o, Kur'an'ın da dikte ettiği ve dinin hayatî öneme haiz bir parçası haline getirdiği evrensel ahlakî değerleri öncelikle kendi yaşamında pratize ettiği gibi, Allah'ın kullardan yerine getirmelerini istediği ibadetlere de herkesten önce sahip çıkıyordu. Yaşamı, hem söylem hem de eylem açısından insanı etkileyecek bir uyum arz ediyordu. Elinizdeki çalışma, dinin ve ahlâkın insana kazandırdığı değerleri ana hatlarıyla ele alan, dinin ahlâk ile zorunlu ilişkisine ve ahlâkın dinî temelli olmasının önemine dikkat çeken, Hz. Muhammed'in (a.s.) İslâm'ın hem ibadet hem de ahlâkî gereklerini yaşamsal boyuta taşıdığını ortaya koyan ve onun örnekliğini öne çıkarmaya çalışan bir çalışmadır.
130.00 ₺ -
Her Devir Tek Şair Mehmet Akif Ersoy
Coğrafyamızın en kırılgan döneminde, verdiği varlık mücadelesiyle nefes nefese kalmış devletimizin, heybetten acze nasıl bir süreç izlediğini, elle tutulacak kadar somut verilerle müşahede etmiş; müşahedenin acısını kişisel hayatında baba, eş, kardeş, oğul; sosyal hayatında hoca, yazar, şair, yayıncı, vaiz, mebus olarak yaşamış, devirlerin kapanıp dönemlerin açıldığı zor zamanlarda hep kendisi kalabilmiş, güçlü bir simadır, Akif.. O'nu güçlü yapan, yalnızca kelimelere hakimiyeti, mısralara kudreti değildi. Öyle olsa Akif, sadece şair olurdu. İnandığını yaşaması, yaşadığını zaman zaman deliliğe varan bir gözükaralıkla savunması, ahlakına ve inancına aykırı olanı canı, huzuru, geçimi, ailesi pahasına reddetmesi, O'nu şairliğiyle birlikte ötelere taşıyarak, bir dava adamı yapmıştı. Gidenin taşlandığı, gelenle yeniden başlandığı siyasi atmosferde imanla yıkanmış bu tertemiz sima, ideallerini ve mefkuresini feda etmediği için "tek şair" kalabilmişti. Her devrin şairi değildi, her devirde, tek şairdi. Bu kitapta, işte bu yalnız şairi, tek şairi bulacaksınız...
162.50 ₺ -
Hak Mücadelesi ve Sivil Toplum
İnsanlık tarihi aynı zamanda bir Hak-batıl mücadelesidir. Bu mücadele Kabil’in kardeşi Habil’i öldürmesiyle somutlaşmıştır. Peki, kim haklı, kim değil? İşte bu sorunun cevabı tek tek her bireyin ve topluluğun zihin altyapısı, düşünce dünyası ve inancı ile şekillenir, eylemleri ile de tezahür eder. Tarih boyunca dünyada olup bitenleri doğru okuyup anlayabilmek için insan nedir, nasıl ve niçin yaratılmıştır, görev ve sorumluluğu nedir, ölüm ve sonrası insanı neler bekler vs. sorularına sahici cevaplar aramalıyız. Bu ve benzeri sorular/sorunlar anlaşılmadan bugün Siyonist Yahudi devleti İsrail’in Filistin’de çocuk, kadın, yaşlı, engelli demeden işlediği cinayetlerin, katliam ve soykırımın arkasında tüm imkânları ile seferber olan batılı devletler ve onlara teslim olmuş sözde Müslüman devlet erkânı anlaşılamaz. Kendilerini efendi ve üstün ırk, diğer bütün insanları kendilerine hizmet için yaratılmış birer köle, bütün kadınları “şeytanın yeryüzündeki ajanları” olarak kabul eden bir inanç sistematiğinden başka ne beklenebilir ki. Bütün insanlığın yeniden fabrika ayarlarına dönmesi ve insanın yeniden “yeryüzünün halifesi” olabilmesi ancak yaratıcısı ile barışık bir iletişim, “Hakk’a teslim-Hakkı teslim” anlayışı ile örgütlenmiş, sivil ve örgütlü bir toplumsal mücadele ile mümkün olacaktır. İşte bu kitap bunun nasıl olacağını ifade için kaleme alındı. İşimiz zor ancak imkânsız değil.
130.00 ₺ -
Ashabı Güzin Peygamber Halkası
HAZRETİ EBU BEKİR (r.a.) Ebu Kuhafe oğlu, tarihte ilk halİfe Peygamberin soyuyla birleşiyor Mürre’de Fil olayından iki yılın sonrası doğdu Allah’ın habibine, nebisine dost oldu. Temiz ruhuna iman şimşek gibi inmişti Abdülkabeydi adı Abdullahla değişti. Hem ilk Müslümanlardan Rasulü doğrulayan Hem sıranın başında yetişkin erkek olan. Yemen taraflarına bir yolculuk yapmıştı Dönüşündeyse onu müşrikler karşıladı. Ebu Cehil dedi ki: “Muhammed Nebi oldu! Reddetti dinimizi, iddiaya kalkıştı!” Ebu Bekir koşarak gidiyordu Resul’e Sordu “Doğru mu bunlar, neler olup bitiyor?” Nebinin dudağında beliriyor tebessüm: “Bunlar doğrudur tabi!” cevabını veriyor. Ebu Bekir, bir insan sarrafı karşısında O yüz, o ses, o bakış. O tavırlar, o eda! Kulakları duyuyor en güzel cümleleri: “Allah birdir ve ben de Nebi onun yolunda” Sormuyor neden, niçin. Nasıl bilmez o gönül. Onun önünde şimdi hakikati görmüş Gül. Ne bir hüccet arıyor, ne senet ne de ispat. Hepsinin de üstünde uçan ruhu bin kanat
65.00 ₺