-
Her Gün Bir Ediple
Cumhuriyet’in ilk yıllarını Hüseyin Rahmi Gürpınar, Reşat Nuri Güntekin, Vâlâ Nurettin, Faruk Nafiz Çamlıbel, Mithat Cemal Kuntay, Ercüment Ekrem Talu gibi dönemin önde gelen simalarından dinlemek isteyenler için keyifli bir eser. Bâb-Âli’nin usta kalemi Refik Ahmet Sevengil’in yaptığı sohbet tadındaki röportajlarda sarf edilen samimi cümleler insanı kavrıyor, mazideki kültür dünyamıza götürüyor… “En büyük şairimiz kimdir?” sorusuna Faruk Nafiz “Fuzulî”, Mithat Caml “Akif” diyor; konu “En büyük romancımız?”a gelince Vâlâ Nurettin “Halide Edip” ile “Yakup Kadri” arasında kalıyor… Edebiyat dünyamıza içten bir yolculuk için buyurun, bu hoş sohbete siz de katılın…
5.83 ₺ -
Bir Çerkes Prensesin Harem Hatıraları
“Ben Osmanlı Devleti ile birlikte bedbaht olmuş, velinimetinden zorla ayrılmış, çok büyük haksızlıklara uğramış, ruhen ve bedenen çökmüş bir insanım. Hatıramı kaleme almamın elbet bir nedeni var, ama bunu izah etmek pek güç... Ömrümün büyük bir kısmını geçirdiğim ve içinde tarihi hadiselere şahit olduğum saray hayatının bana öğrettiği en önemli şey, sır saklamaktır. Bu sürgün yıllarında, kağıt üzerinde yaşadıklarımı anlatmam sadece Zat-ı Şahaneye ve Kadınefendi Hazretleri'ne karşı olan derin saygım ve hürmetim sebebiyledir. Onlara yapılan hakaretlere pek üzülüyor, bedbaht oluyorum. Bu yüzden, hatıratımı yazıp ilk önce aileme, sonra devlete ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanlara bırakıyorum. Onlar hayatımın şahitleri olsun.” Prenses Leyla Açba Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Sultan Vahdettin'in haremlerinden Nazikeda Kadınefendi'nin nedimelerinden Prenses Leyla Açba’nın Fransızca ve Osmanlıca kaleme aldığı hatıraları, sırlarla dolu harem hayatını ve yakın tarihimizin tartışmalı noktalarını birinci ağızdan bir tanıklıkla dile getiriyor. Rus işgali üzerine Osmanlı İmparatorluğu'na göç etmiş büyük bir Kafkas hanedanına mensup Leyla Hanım'ın çocukluk ve ilk gençlik yılları II. Abdülhamit döneminde Yıldız Sarayı çevresinde geçer. Saltanatın kaldırılmasına kadar Sultan Vahdettin hareminde nedime olarak hizmet eden Leyla Açba birçok önemli olaya tanıklık eder, bir kısmını şahitlerden dinleme fırsatı bulur. II. Abdülhamit’in tahttan indirilişi ve Yıldız Sarayı'nın basılması; Mustafa Kemal Paşa’nın huzura çıkarak Sabiha Sultan'ı istemesi ve Sultan Vahdettin tarafından Samsun'a gönderilmesi; Şehzade Yusuf İzzettin Efendi’nin Alman İmparatoru Wilhelm'in önünde Enver Paşa’yı tokatlaması ve gizemli ölümü; Sultan Vahdettin’in ülkeyi terk edişi gibi yakın tarihimizin tartışmalı konularının yanında harem hayatı, aşklar, moda, düğünler, Ramazan ayı adetleri gibi dönemin kültürel hayatına ilişkin detayları fevkalade hoş bir anlatımla okuyacaksınız.
16.21 ₺ -
Dağı Delen Irmak
Söyleşi: Emin Tanrıyar. “Türkiye'de sosyal bilimler denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Prof. Dr. Kemal Karpat'ı değerli kılan yalnızca eserleri değil, belki de o eserleri de mümkün kılan hayat öyküsüdür.” Şahin Alpay “Karpat'ın hem Batı hem Doğu kültürüne vakıf olmasının ve her iki dünyada da el üstünde tutulmasının ipuçları, kişisel tarihinde gizli.” Can Dündar Bir zamanlar Doğu ile Batı’nın sınırı kabul edilen Tuna’nın güneyinde, Romanya'nın küçük bir köyünde doğan Kemal H. Karpat, yaşam rotasını Batı, çalışma eksenini ise Doğu olarak belirledi. Önüne açılan doğal ve kolay yolları izlemedi; belki de tüm yaşamını derinden etkileyecek bir sezgiyle, önüne çıkan 'dağı delmek' ve hiç yürünmemiş bir yolda yürümek istedi. Kendini geçmişle bugünkü politik süreçler arasındaki bağları araştırmaya, güncel olanı tarihin ışığı altında incelemeye adadı. Uzun bir ömrü kapsayan bu yoğun çaba, Romanya’da azınlık, Türkiye’de muhacir ve Amerika’da göçmen olan genç bir entelektüeli, yaşayan en büyük tarihçilerden birine dönüştürdü. Yapıtları yirmiden fazla ülkede yayınlanan büyük bir Türk tarihçisine... Bu kitap, o tarihçinin 87 yıllık yaşamını, dünya çapında bir tarihçinin oluşum sürecini kendi ağzından anlatıyor.
507.50 ₺ -
Sultan II Abdülhamidin Sürgün Günleri
Yayına Hazırlayan: N.Metin Hülagü Timaş Hatırat serisi birinci el kaynaklarla devam ediyor... Son dönem Osmanlı tarihinin en çok tartışılan konularından birisi şüphesiz II. Abdülhamid ve dönemidir. Elinizdeki kitap bu dönemi ve padişahı daha yakından tanımaya yarayacak ipuçlarını verecektir. 1869'da dünyaya gelen Atıf Hüseyin Bey 1892 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Askeriye'ye kaydolmuş ve buradan Tabip Yüzbaşı rütbesiyle mezun olmuştur. Atıf Hüseyin Bey Sultan Abdülhamid Selanik'e sürgüne gönderdildiği zaman kendisine ve aile efradına bakmakla görevlendirilmiştir. Atıf Hüseyin Bey, Sultan Abdülhamid'le ilgilendiği yıllar boyunca günlük tutmuştur. Tamamı 12 Defter olan, yaklaşık 9 yılı kapsayan bu günlükler, Sultan Abdülhamid'in sürgündeki Selanik yıllarından başlayarak İstanbul Beylerbeyi Sarayı'na nakline ve burada da ölümüne kadar sürmektedir. Prof. Dr. Metin Hülagü'nün Türk Tarih Kurumu Arşivi'nden alarak yayına hazırladığı, Abdulhamid üzerine en güvenilir kaynaklardan birisi olarak literatüre kazandırılan günlükler, Abdülhamid'in hastalıkları, ilaçları, hastalıklara karşı başvurduğu tedavi şekilleri ve özellikle kullandığı bitkisel tedavi metotları hakkında bilgi edinmenin yanısıra özel hayatı, düşünce ve inanç yapısı, hisleri, sevgi ve nefretleri, kişiliği ve daha çok Avrupa ülkelerine ait hatıraları, şahsî ve siyasî yaklaşımları konusunda bulunmaz bir kaynaktır.
19.45 ₺