-
Mantık Yanlışları
Gayesi kurallarına uyulduğunda zihni, yanlışa düşmekten korumak şeklinde belirlenen mantık ilminde yanlış kavramının önemli bir yer tuttuğunu görmekteyiz. Zihnimizi yanlışa düşmekten koruyacağız, ama yanlış nedir, hangi sebeplerden dolayı yanlışa düşmekteyiz, en çok işlenen yanlış türleri nelerdir ve bu yanlışlardan nasıl korunabiliriz? Zihin mantık kurallarını sıkça ihlal etmekte midir; ediyorsa hangi maksatlarla onları kullanmaktadır? gibi sorular bizi bu çalışmayı yapmaya şevketti. Bu soruları sormanın pratik ve ilmi sahada ne kadar önem arz edebileceğini düşünmek, bu konu üzerinde çalışmanın önemini daha da arttırmaktadır. Yukarıdaki soruların tümüne birden cevap verecek bir çalışmanın Türkiye de yapılmış olmaması da bizde böyle bir incelemede bulunmanın cazip olacağı kanaatini uyandırdı
13.00 ₺ -
Maddeci Felsefenin Çıkmazları
1980 de Polonya nın Gdansk işçileri ayaklanmıştı. Komünist devletten işçi haklarıyla ilgili istekleri vardı. Daha önceleri Macaristan ve Çekoslovakya da olanları da bütün insanlık idrak etmişti. . 1985 yılında Bulgaristan daki Türklere baskılar alabildiğine artmıştı. İsim değiştirme ve Bulgarlaştırma faaliyetlerine karşı koyanlar öldürüldü. Bunlar neydi? Yüzlercesi arasından aldığımız bu örnekler neyi gösteriyordu? Marksizm-komünizmin ne olup ne olmadığını açık ve anlamlı şekilde gösteren deliller miydi? Yoksa bir ürünü olmak üzere Maddeci Felsefeden gelen yeni kimlikte de bunalım ve çıkmazların bir devamı mıydı? Yakın planda belli ki bu ve benzeri olaylar, Marksizm hakkında mesajlar vermekteydi. Birincisi, Marksizm insanî değildi. Onun hümanizma iddiasının hayalci, uydurma, hatta bir istismar ve kandırma olduğu açığa çıkıyordu. Hümanizma zaten aldatmacaydı. İkincisi, Marksizm, dinî-manevî-millî değerler ve kimlikler karşısında iflas etmekteydi.
13.00 ₺ -
Mantık Tarihçesi Problemleri
İnsanoğlu nun en büyük özelliklerinden birisi düşünmesidir. İnsanın çok eskiden beri bir de "düşünen varlık" diye tarif edilmesi, bu temelli özelliğinin ifadesidir. Mantık, düşünmenin kanunlarını inceleyen bir saha olması itibariyle, bildiğimiz kadarıyla ikibin beşyüz yıllık bir geçmişe sahiptir. Kurulduğundan beri, diğer araştırma sahalarına göre çok büyük değişme ve ilerleme göstermiş olmamakla beraber, mantık ın da tarihi içinde geçirdiği bir tekâmül seyri vardır. Her araştırma sahası, her ilim kendi tarihî tekâmülü ve üzerindeki münâkaşalarla beraber mütalâa edilirse en iyi şekilde kavranabilir. O nedenle bizim buradaki amaçlarımızdan bir de, mantığın, günümüzde içinde bulunduğu yerini ve durumunu göstermek, özellikle de felsefe ve ilahiyat öğretimine yardımcı olabilecek mantık bilgisi verebilmektedir. Bu sebeple mantık ın tamamlanmış bir konu olmadığı, onun gelişme ve değişme imkânlarını da kendinde beraber taşıdığından hareketle, biz bu çalışmada onu, tarihi ile birlikte incel
13.00 ₺ -
İbn Baccenin İnsan Görüşü
Türkiye de İslâm Felsefesi araştırmalarının tarihi ile, bu alana ilişkin literatür birikimi arasında görülen orantısızlığın bir sebebi, toplumun genel olarak felsefe hakkında müspet bir bilinçten yoksun olması ise, bir diğeri ve daha önemlisi de, hiç kuşkusuz, profesyonel felsefecilerin İslâm felsefesi karşısındaki anlaşılmaz duyarsızlığıdır. Belki de bu iki sebeple bir şekilde ilişkili olarak, Türkçe yazan İslâm Felsefesi Tarihi uzmanlarının da, özel alanları karşısında istikrarlı bir tutum içerisinde olmadıklarını görmekteyiz. Türkçe deki İslâm Felsefesi bibliyografyasının mütevâzî durumu, bunun en belirgin kanıtıdır. Bu bağlamda, orijinal kaynaklarla doğrudan diyaloga giremeyen felsefeye meraklı Türk okuyucusunun, klasik felsefe metinleri açısından şanssız bir konumda bulunduğunu belirtmeliyiz. Bu ise, bu alana yönelik potansiyel ilginin uyanmasını, ya da daha etkin bir düzeye yükselmesini geciktiren ciddî bir sebep olarak değerlendirilebilir.
13.00 ₺ -
Batı Düşüncesinde Siyaset Felsefeleri
Bu kitap, Batı siyasî felsefesi üzerine bir kitap olmadığı gibi, Batı siyasî düşüncesi tarihi de değil; onbir önemli Batılı siyasî filozof hakkında makalelerden oluşan bir dizi yazıdır. Kitaptaki her bölümü ayrı bir yazar yazdı ve hepsi (Aquinas bölümünü yazanın dışında), akademik çevrelerde sahalarında otorite olarak bilinen kimselerdir. Üzerlerinde durdukları filozoflarda birer başlangıç olarak düşünülmesi gereken makalelerin, genel okuyucular ve talebeler için olduğu kadar, siyasî felsefe hakkında bilgi edinmek isteyen kimseler için de oldukça ilgi çekici olacağını sanıyoruz. Kitabı onbir bölümde ele almak benim fikrimdir, ve bunun için itirazlar yükseleceğini de biliyorum, ilkin, almayı düşündüğüm halde çıkardığım bir filozof Jeremy Bentham dır. Bentham üzerine otorite sayılacak kimselerle danıştıktan sonra, Bentham ın kitap haline getirilmemiş yazılarının incelenerek Londra University College i tarafından hazırlanan eserin, Bentham ın yayımlanmış kitap ve yazılarından anlaşılan
13.00 ₺ -
Ahmet Cevdet Paşanın Felsefi Düşüncesi
Tarihî süreç içinde, döneminin kendisine yüklediği misyon sebebiyle, belli alanlarda görev üstlenerek arzulanan neticeye ulaşıp, ender de olsa devrine damgasını vurmuş ve lâyık olduğu mevkie yükselmiş mümtaz, şahsiyetlerin bulunduğu, bu simaların, dönemleri için olduğu gibi kendilerinden sonraki zamanların da fikrî, siyasî, sosyal ve kültürel alanlarda düşünce ve eylem adamı olarak model alınıp, milletlerin öncüleri konumunda yer aldıkları bilinen bir gerçektir. Bu genel hüküm içinde insanlık tarihinde yer alan belli sayıda büyük kimseleri, herhalde belleğimizi zorlamadan hatırlayabiliriz. Türk tarihinin uzun bir kesiti olan Osmanlı döneminin belki her yüzyılı, her büyük olayı ve mühim siması, bizim bakımımızdan önemli olmakla beraber, sosyolojik bir ilke olarak; birbirine yakın devirlerin daha sıkı etkileşimi dikkate alındığında, 19. yüzyılın günümüz bakımından önemi daha iyi anlaşılmış olur.
13.00 ₺ -
Amiri ve felsefesi
İslâm felsefesi hakkındaki araştırmaların, ister Müslümanlar ister başkaları tarafından yapılmış olsun, öteki sahalarla karşılaştırıldığında yetersiz olduğu bilinmektedir. Bunun yanında yapılan bu araştırmaların çoğunun; ya Kindi Fârâbî ve İbn Sînâ gibi büyük şahsiyetler ve tercüme faaliyetleri üzerinde toplanmış bulunduğu yahut özellikle bazı oryantalistlerin çalışmalarında görüldüğü üzere, İslâm felsefesini hiçbir orijinalliği bulunmayan, tamamen antikçağ Yunan felsefesinin devamı ve tekrarı olarak göstermeye çalışan ircâcı yaklaşımlar olmaktan kurtulamadığı da bir gerçektir. En az öteki sahalar kadar alâkayı hak eden İslâm felsefesi alanında araştırmalar arttıkça bir yandan bu düşünce zincirinin halkalarını oluşturan filozoflar arasındaki kopukluk giderilecek öte yandan bu konuda yapılan değerlendirmeler daha sağlam bir zemine kavuşacaktır. Son zamanlarda meydana getirilen monogrofik çalışmalar ve yapılan neşirler bunun açık işaretleri sayılmalıdır.
13.00 ₺ -
İslam Düşüncesinde Din Felsefeleri
Her çağın, düşünüründen beklediği belli görevler vardır ya da her düşünce kendi döneminin sorunlarına aittir. Bu anlamda insanlığın yürüyüşünde karşılaştığı zihnî problemlerin kimileri çözülüp bir yana bırakılmış olabilir, insanla birlikte her yerde ve her zaman varolduğu söylenen dinin yanında, bir felsefenin de zuhuruyla birlikte başlayıp, düşünce tarihinin gündeminden günümüze kadar hiç kalkmayan mesele olarak felsefe-din ilişkisi, bu durumun belli bir istisnasını teşkil eder. Genel karakteri dinî bir dünya görüşü kurmak olan Ortaçağlar, İslâm düşüncesinin de sahneye çıktığı bir devirdir ve burada felsefe ve filozofların kendilerine yükledikleri en önemli misyon da tabiî olarak söz konusu ilişkinin doğurduğu problemlerin çözümü ile ilgili bulunmaktadır. Tarihî süreç içinde Kur an ve Sünnet merkezli İslâm dini çevresinde Tefsir, Hadis, Hukuk, Kelâm gibi dinî ilimler kurulup gelişirken, tabiatıyla biraz geç olmakla birlikte, sonuncusuyla belli derecelerde ortak problemleri paylaşan
240.50 ₺ -
İbn Sina Felsefesinde İnsan ve Alemdeki Yeri
İnsanı iki boyutu açısından kavramaya çalışır. Metafizik açısından nefs, semavi bir ilkeden gelip insan bedenine ilişerek ona "benliğini" kazandıran manevi bir cevherdir. İbn Sina özellikle insanın akli idrakleri konu Diğer yandan nefs, "tabii organik cismin ilk kemali" olarak insan bedenini fiziki bakımdan yönetir. İnsanın beslenme, büyüme, üreme, hareket, düşünme ve bilme işlevleri bu metafizik cevhere ait güçlerin bedeni yönetmesiyle gerçekleşir. Prof. Dr. Ali Durusoy bu çalışmasında filozofun ortaya koyduğu nefs teorisinde insanı nasıl tanımladığını; psikolojik, epistemolojik ve eskatolojik boyutlarıyla onun alemdeki konumunu nasıl tasarladığını inceliyor. Yazar, İbn Sina'nın özgün eserlerini titiz bir şekilde ve disiplinli bir araştırmayla inceleyerek İslam ve Ortaçağ Felsefesi çalışmalarına önemli bir katkı sağlıyor.
240.50 ₺ -
Dini Hayatın Psikososyal Temelleri
Elinizdeki eser, değerli hocamız Ali Murat DARYAL ın çeşitli dergilerde değişik tarihlerde yayınlanan yazılarından ve röportajlarından oluşmuştur. Hocamızdan bu yazı ve röportajların kitaplaştırılmasını defalarca istememize rağmen bunu sürekli erteledi. Daha da önemlisi, bizim yapmamızı da engelledi. Belki haklı gerekçeleri de vardı. Ama çeşitli çevrelerden yükselen talep dalgası karşısında hocamız daha fazla direnemedi ve biraz da bizim üstelememizi durduramadı. Bunun üzerine bu yazı ve röportajları bilgisayarda dizdik ve düzenledik. Esere verilecek çeşitli ad seçeneklerinden Dinî Hayatın Psiko-Sosyal Temelleri ni tercih ettik. Bazı yazı ve röportajlarda; değişik tarihlere ait oluşlarından dolayı kaçınılmaz tekrarlar bulunabilir. Bizce bu o kadar önemli sayılmaz. Çünkü önemli olan bu yazı ve röportajların yayınlandıkları tarihlerdeki tazeliğini bugün de korumaya devam ediyor olmalarıdır. Sonuç olarak: nüfus kağıdımızda Dini: İslâm yazıldığı için Müslüman olmamalıyız.
253.50 ₺ -
Din Sosyolojisi
Yazar ın ilk önce Almanca olarak yayınlanan "Einführung in die Religionssoziologie" (1931), (Din Sosyolojisine Giriş), adlı eseri iyi bir kabul gördü. Bu hüsnü kabulün yanısıra bir Amerikan Üniversitesinde verdiği din sosyolojisi dersleri için konunun bir taslağını İngilizce olarak hazırlamak arzusu da onu bu çabalarını devama zorladılar. Halihazır hülâ-sanın gayesi verilecek derslere esas teşkil etmektir; onun veciz özelliği de buradan ileri gelmektedir. Bizimkilere yakın bazı meseleler sistematik ve tarihî ilahiyatta, din biliminde, siyasî nazariyede, sosyal bilimlerde, felsefede, filolojide ve antropolojide incelenmektedirler. Sosyal bilimlerin değil fakat din biliminin uzmanı olan Yazar, içerisinde kültürel antropolojinin önemli bir rol oynamak zorunda olduğu bir çalışma olan dinin tedkiki ile sosyal bilimleri birbirinden ayıran uçurumun üzerine bir köprü inşa edildiğini görmenin bu gün dahi arzu olunacak bir şey olduğuna inanmaktadır. O, bu husustaki katkısını, mükemmel olduğu i
13.00 ₺ -
Ziya Gökalp Sosyolojisinin temel İlkeleri
Tarih : 24 Aralık 2007 12:29 Ölümünden 74 yıl sonra Gökalp in ülkemizdeki kavram tartışmalarına bir ışık tutup tutmayacağı meselesi, bugün her aydının aklına gelebilecek hususlardan en önemlisini teşkil etmektedir. Bir vakitler, bir başka türdeki kaotik durumu yaşayan toplumumuza uzlaştırıcı ve gerçekci nitelikleriyle yön veren Gökalpci düşüncenin, günümüz değişen şartları karşısındaki yerini tespit etmek yararlı olacaktır. Çünki, birçok toplum meselelerimizin çözümlenmesinde bugün bile aydınlarımızın çoğu kez tanzimat (Reform) doğmalarından ileri gidemediğini biliyoruz. Bu bakımdan, Gökalpci düşünce biçiminin yeni bir eleştirisini ortaya koymak, hem onun sosyoloji sistemini belirtmek hem de farklılaşan veya zindeliğini kaybetmeyen yönlerini anlamamız açısından önemlidir kanaatindeyiz. Bunun için de, herşeyden önce Gökalp sosyolojisinin özünü teşkil eden; kültür (hars), uygarlık (medeniyet) ve Batılılaşma (Asrileşme, Garplılaşma) kavramlarının günümüz açısından değerlendirilmesi gerekmektedir
13.00 ₺ -
Kültür Sömürgeciliği
Sevgili okur, daha söze başlarken seni şaşırtırsam beni bağışla. Burada yazdıklarımın birçoğu sana şimdiye değin okuduklarının dışında, yadırgatıcı, şaşırtıcı, inanılması güç, hatta saçma gelebilir. Buna hiç şaşmam, çünkü toplumumuzun, özellikle, devrimci olsun muhafazakar olsun, aydın kesimlerinin bu konuda kendine göre bir şartlanmışlığı vardır ve kendini bu şartlanmıştık dışına çıkararak, konuya yansız bir gözle bakamayan herkes meseleyi alışılmış bir biçimde, ele almakta, pek ince düşünme, ince eleyip sık dokuma kaygısına düşmeden, ona göre yüzeyden değerlendirip geçmektedir. Bu kitabı okuduğunuzda, toplumumuzdaki oluşumlara ve anlam vermekte güçlük çektiğiniz bir takım davranışlara, bugüne değin alışık olduğunuzdan çok farklı bir gözle bakacak, belki yalnız bugüne değil düne de çok farklı ve anlamlı yorumlar getirmeyi düşünecek, getirebileceksiniz. Burada okurumdan birinci dileğim benim söylemek, kendisine iletmek istediğimi sabırla anlamaya çalışması, yazdıklarımda kendi düşün
13.00 ₺ -
Sosyolojide Temel Bilgiler ve Tartışmalar
İlgili üniversite öğrencilerine ve arzu edenlere sosyoloji hakkında genel bilgi vermek, teorik köklerini belirtmek gayesiyle hazırlanan bu kitapta, bunu bir sosyoloji sistemi yapmaktan ziyade, temel meselelerin ve önemli kavramların tartışılması arasında vermeye çalıştık. Modern meselelere de pek girmedik. Ancak, klasik tarzda çalışma yanında, konuları yeni zihniyelere ve münakaşalara açık tuttuk. İlgili fakülte öğrencilerine ve özel olarak ilgi duyanlara, sosyal ilimlerin kesin tavrının hangi münakaşalardan sonra elde edilebileceğini, zor noktaların ve esaslı problemlerin neler olduğunu, hangi kısımlarının münakaşaya açık olduğunu göstermek, onları uyarmak, kesin zannıyla bilgi vermekten daha önemlidir kanaatindeyim. Yer yer kısa olarak "görüş" beyanında bulunulmuşsa da sosyoloji kültürüne, onun geleneğine ve tekniğine ters düşmeyecek şekilde bu iş yapılmıştır. Sosyolojide önemli zihniyet değişiklikleri ve modern araştırma usulleri olduğu malumdur.
234.00 ₺ -
Sosyoloji Açısından Din
Bu bir din sosyolojisi çalışmasıdır. Özel maksadı, dinin bütün temel sosyal müesseselerdeki müşterek tesirinin olup olmadığının araştırılmasıdır. Çalışmamız dine ait genel ve fonksiyonel bilgilerden sonra, yedi esas üzerinde toplanmıştır. Ahlâk, hukuk, ekonomi, san at, teknoloji, eğitim, devlet ile dinin bağıntıları, ayrı ayrı olmak üzere incelenmiştir. Dinin bu müesseselerin herbiriyle münasebeti teker teker başlıbaşına geniş birer araştırma konusu olmakla beraber, müşterek bir neticeyi görebilme imkânı için birlikte ele alınmıştır. Bu yedi korelasyon araştırmasında, müşterek neticeler gösterilmeye çalışılmıştır. Dinin diğer sosyal müesseseler ile ayrılmaz bütünlüğü, gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. İnsanların, başlangıçtan beri, dinî hayat içinde bulunmaları bir tarafa, onun hakkında ayrıca araştırma yapmaları da çok eskidir. İlkçağda, Ortaçağ Batı ve İslâm dünyasında, din hakkında araştırma ve düşünceler eksik olmamıştır. Fakat din ile cemiyet münasebetlerinin köklü bir şeki
234.00 ₺ -
Kelam ve felsefe Açısından İnsan Fiilleri
Yaşadığı devir, dördüncü/onuncu yüzyılın önde gelen fikrî şahsiyetlerinden birisi olan Ebû l-Hasen Muhammed b. Yûsuf el-Âmirî (381/992), İslâm düşüncesini meydana getiren başka birçok önemli sıma gibi yakın zamanlara kadar ilim ve düşünce çevrelerinin dikkatlerinden uzak kalmıştır. Aralarında, bizim onun hayatını ve felsefesini konu edildiğimiz doktora çalışmamızın da bulunduğu yaşadığımız yüzyılın son 25-30 yıllık süresi içinde hakkında yapılan araştırmalar Amirî nin mantık, fizik, metafizik, siyaset, ahlâk, kelâm ve dinler tarihine kadar uzanan geniş bir alâka sahasının ve anılan bu sahalarda çoğu günümüze kadar gelebilme şansı bulamamış otuzu aşkın eser kaleme almış olduğunu ortaya koymuştur. Onun günümüze kadar kalabilen eserlerinden kendisinin genel felsefesinin de bir yansımasını ihtiva eden înkâzu l-beşer mine l-cebri ve l-kader adlı kitabı kelâmî meselelere tahsis edilmiş olmak bakımından özel bir önem taşımaktadır. Her şeyden önce bu eser, bilebildiğimiz kadarıyla, müstakill
26.00 ₺ -
Çağdaş İslam Düşünürleri
Çağdaş İslam Düşünürleri adıyla oluşturulan bu çalışmayla, şartları ve ortamları itibariyle birbirinden farklı olan, özelde İslam dünyası genelde İslam düşüncesiyle ilgilenenler tarafından tanınan çağdaş İslam düşünürlerinin yetişme serüvenlerini, tecrübelerini, birikimlerini ve düşüncelerini tanıtmak hedeflenmiştir. Bununla aynı zamanda çağdaş İslam düşüncesi ve bu düşünceyi temsil eden düşünürler hakkında genel bir fikir vermek de amaçlanmıştır. Kitapta yer alan düşünürleri şöylece sıralamak mümkündür: Ebul-A`lâ Mevdudî Fazlurrahman Faruki Seyyid Hüseyin Nasr Muhammed Hamidullah Muhammed Arkoun Hasan Hanefi Nasr Hamid Ebu Zeyd Hüseyin Atay Hayrettin Karaman Bekir Topaloğlu Süleyman Uludağ ...
214.50 ₺ -
İslam Felsefesine Giriş
"İslâm felsefesi her şeyden önce bir felsefedir. İslâm medeniyeti ve genel felsefe tarihi içinde kritik roller üslenmiş bir mirası temsil etmektedir. Bu mirasa bir giriş olan bu çalışma, onun ortaya konulması için yapılmış çalışmalara müracaatla vücud bulmuştur. İslâm kültürünü biçimlendirmede on asırdan fazla kritik bir rol oynamış olan felsefî gelenek, son derece zengin, bir o kadar da ileri düzeyde etkin ve büyük ölçüde özerk bir entelektüel harekettir. Ne yazık ki bu gelenek Doğuda da Batıda da yeteri kadar bilinmemektedir. Doğuşundan itibaren geliştiği medeniyette de zaman zaman meşruiyet problemiyle karşılaşan bu düşünce, söz konusu medeniyetin en çok ihmal edilen ve olumsuz yargılarla değerlendirilen düşünce dinamiklerinden birisi olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri İslâm felsefesi hakkında çalışan oryantalistler tarafından oluşturulan yargılar ise de, bunun hala devam ettirilmesi, son dönemlerdeki onun değerini ortaya koyan bilimsel çalışmalara rağmen, hakkındaki çalışmaların belli bir düzeye ulaşmamış olmasıdır (Dimitri Gutas, 2004:170-171)."
11.05 ₺ -
Anahatlarıyla İslam Felsefesi
İslâm felsefesini değerlendirirken onu, İslâmî nasslardan uzak düşünmek mümkün değildir. Çünkü o, bir yanı ile bütün felsefeyi, diğer yanı ile İslâm Dini'ne bağlı bütün aklî ve manevî verileri içine alır. İslâm felsefesi, diğer felsefe cereyanları gibi iyi, güzel, doğru ve hakikat ile meşgul olmuş, Allah ile âlem arasındaki münasebeti izaha çalışmıştır. İslâm'da felsefeyi ve filozoftan Yunan ve Helenistik felsefe mirası ile sanırlandırmak herhalde onu anlamamak demektir.
195.00 ₺ -
İslam Alimlerinin Gözüyle Zamanın Kıymeti
Sahip olduğumuz en büyük nimetlerden biri olmasına rağmen, en kolay harcadığımız nimet hiç şüphesiz ki zamandır. Elinizdeki eser, kum saati misali her gün eksilmeye yüz tutan hayatımızı en iyi şekilde verimli kılmanın yolunu aydınlatan bir meşale gibidir. Bunu yaparken de hayatlarını en güzel şekilde değerlendirmiş ve bizlere yüklü bir miras bırakmış İslam âlimlerinin hayatlarından ve sözlerinden bir demet sunmaktadır. Mazimizdeki güzellikleri ortaya koyan bu çalışma, vakitlerini dolu dolu geçirme hususunda herkesi teşvik etmektedir. Eserin sahibinin yetmişten fazla çalışmasının bulunması ve çağımızın en önde gelen hadisçilerinden biri olması kitabın kıymetini daha da artırmaktadır.
236.80 ₺ -
Türk İslam Edebiyatı
İslam'ı kabul etmiş olan milletlerin, özellikle de Arap, İran ve Türklerin, edebiyatlarında ortak olan kültür ve edebiyatlarından oluşan "ortak islami konular"dır. Araplar, İrarnlılar ve Türklerin, millet olarak, İslam öncesi kendi milli duygu, düşünce ve yaşayışlarıyla oluşan milli kültür ve edebiyatları var idi. Her biri ayrı ayrı milli his, düşünce ve kültür çerçevesinde oluşan, kendi örf adet, ve gelenekleri etrafında meydana getirilen, kendilerine özgü ve müstakil bür kültüt ve edebiyata, henüz safiyetlerini devam ettiren bir dile dahip idiler. Tarihen sabittir ki, sosyal bir varlık olan insanın, tek başına değil, toplum içinde yaşaması, hayatını devam ettirme ve her türlü ihtiyacını içinde yaşadığı toplum bireyleriyle ortaklaşa gidermesi ve temini zorunludur. birylerin oluşturduğu toplumlar, bir yandan maddi ve sosyal hayatlarını devam ettişrirken, diğer yandan tarihlerine mensup oldukları milli dil, milli kültür ve milli edebiyatlarıyla da ma'nevi hayatlarını devam ettirirler. henüz dil, kültür ve edebiyatta ortaklık yok, belki benzerlik vardır. Miladi 610 yılından itibaren önce cahiliye bataklığında boğulmak üzere olan Arapları, sonra komşular olan İranlıları, X. yüzyıldan itibaren de Türkleri kanatları altına alarak himaye etmiş , onlara mutluluk yolunu göstermiş olanların dil, kültür ve edebiyatlarının ortak yanlarını birleştirrek ortaya yepyeni bir ortak kültür ve medeniyet koymuştur. Bunun adı Arap İslam Edebiyatı, İran İslam edebiyatı ve Türk İslam Edebiyatı'dır.
176.40 ₺ -
Manevi Sosyal Hizmetler
Dünyada sosyal bilimlerde ve buna bağlı olarak sosyal hizmetlerde meydana gelen hızlı ve çok boyutlu gelişmeler karşısında memleketimizin sosyal bilimcileri, bu gelişmeleri ya çok geriden takip etmekte, ya da bunları hiç görmezlikten gelmektedir. Meselâ bizde sosyal hizmetlerin maneviyatla ilişkisi, uygulama boyutu bir yana, genelde akademik bir merak dahî uyandırmamaktadır. Dolayısıyla sosyal hizmet alanında maneviyatı ve manevî yaklaşımları dikkate alan akademik çalışmaların sayısı da çok sınırlı kalmaktadır. Hâlbuki gelişmiş bütün ülkelerde manevî yaklaşımlar ve açılımlar, bütüncül sosyal hizmet uygulamalarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Hızlı bir değişim sürecinde olan memleketimizde ortaya çıkan toplumsal sorunları giderme anlamında çok yönlü sosyal hizmet türlerine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu alanda ihtiyaca binaen veya şartların bir gereği olarak ortaya çıkan manevî sosyal hizmetler, önemli bir boşluğu dolduracak niteliktedir. İşte kitabımızda yer alan sekiz (8) değerli bilim adamımız, maneviyat ve sosyal hizmetler arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmaya yönelik bir misyonunun sorumluluğunu üstlenmişlerdir. Kitapta “Manevî Sosyal Hizmetlerin Çerçevesi” tanıtıldıktan sonra bakıma muhtaçlara, özürlülere, yaşlılara, çocuk ve gençlere dönük manevî sosyal hizmetlerle ilgili toplam on dört (14) makale yer almaktadır.
455.00 ₺ -
Kuran Işığında Reenkarnasyon
Reenkarnasyon, çeşitli dine ve kültürlerde rastlanan batıl bir inanç olup, günümüzde daha çok ruhçu gruplar tarafından savunulmaktadır. Batıllığını bir tarafa bırakıp, bir teori olarak ele alsak dahi, böyle bir şeyi Kur'an'a dayandırmak kanaatimizce son derece yanlıştır. Çünkü ispatı yapılmamış teorilerin bir gün yanlışlığı ispat edilip geçersiz olunca, bu sefer bu teoriye uydurularak yapılan tefsir ve izahlar, zihinlerde şüpheler doğuracak, acaba Kur'an ayetlerinde bugünkü ilme aykırı şeyler mi var? diye, akıllarda sorular oluşmasına neden olacaktır...
175.00 ₺ -
İslam Akaid Metinleri
Bir dinin aslını, özünü ve mahiyetini akait esasları oluşturur. İslam akait esaslarının sade ve anlaşılır bir dille kaleme alan üç klasik akait eserini siz okurlarımızın beğenisine sunuyoruz. Bunlardan ilki başta akait ve fıkıh olmak üzere İslam düşüncesinin sağlam ve sağlıklı olarak şekillenmesinde büyük katkısı bulunan bilge hukukçu İmam 'Azam Ebu Hanife'nin 'el-Fıkhu'l-ekber'i; ikincisi, aynı inanış çizgisindeki allame İmam Ebu Ca'fer et-Tahavi'nin dillere destan 'akait risalesi', üçüncüsü ise 'Sultanu'l-Ulema' lakabıyla ünlenmiş Mücahid alim İzz b. Abdisellam'in seçkin risalesi 'Beyanü ahvali'n-Nas yevne'l-Kıyame' yani, "Kıyamet günü insanların ahvali'. Bu üç eser islam tarihi boyunca önemlerine binaen elden ele dilden dile aktarıla gelmiştir. Biz de bu üç eseri çağımızın anlayacağı bir üslupla, anlaşılır bir çeviri yorumla kültür dünyamıza sunmuş bulunuyoruz. Eserlerin hayırlara kapı aralaması ümidiyle...
287.00 ₺ -
İmanın Psikolojik Yapısı
İnsanın bigane kalamadığı en temel tecrübelerden biri olarak iman, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. Yüzyıllar boyu, bütün dinler, muhatap aldıkları insanları, hep imana davet etmiş, insanoğlu hep imanla şekillenmiştir. Öyle ki iman, günlük hayatta insanların yaygın bir şekilde kullandığı, ne olduğunu sorgulama ihtiyacı dahi hissetmediği aşina bir kavram olmuştur. Herkesin tecrübeyle aşina olduğu bu eski kavram, kelimelerle tarif edilmeye, mahiyeti irdelenmeye teşebbüs edildiğinde, o tanıdık görünümünü kaybetmektedir ki çelişkili gibi duran bu nokta, aslında imanın karakterinden kaynaklanmaktadır. İman etmek, insanın vazgeçemediği bir hal olması sebebiyle, her insan tarafından yaşantıyla bilinmektedir. Ancak basit bir fiil değil, kompleks bir hal olması dolayısıyla mahiyetini belirleme noktasında, problemler ortaya çıkmakta, çok yönlü araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Neticede insanın içinde bulunduğu en zengin ve en kompleks bir hal olarak iman üzerine yapılan tüm açıklamalar, onun sınırsız manasını anlama yolunda belki birer işaret taşı olabilmektedir. Her insan bir meçhul olduğu gibi, her iman da meçhul içinde bir meçhul olmakta, hala bir muamma olmaya devam etmektedir.
259.00 ₺ -
Din Felsefesine Giriş
Din Felsefesi, İlahiyat Fakülteleri ve Eğitim Fakültelerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi bölümlerinde okutulan zorunlu bir derstir. Ancak bu zorunluluk sadece öğrencilerle sınırlı değildir; felsefi bir perspektifle dinin ana konularına bakarak taklitten kurtulmak ve temel dini inançlar üzerine tahkiki bir değerlendirme yaparak inançlarını içselleştirmek isteyen herkes için din felsefesinden yararlanmak âdeta entelektüel ve etik bir zorunluluktur. Önceki çalışmalarımızdan yararlanılarak ve on dört haftadan oluşan bir dönemlik din felsefesi dersleri düşünülerek her bir haftaya bir bölüm düşmek üzere on dört ana bölüme ayrılan bu çalışma, Din Felsefesinin temel konuları olan din, felsefe, din felsefesi, iman ve akıl, din dili,teizm ve Tanrının sıfatları,kozmolojik delil,teleolojik delil,dini tecrübe delili,ateizmin kötülük sorunu ve teodise,din ve bilim,din ve ahlak,dini çeşitlilik ve ölümden sonra hayat gibi konuları ele almaktadır. İncelenen hemen her konuda önce farklı görüşler, temsilcileri, tarihçeleri ve felsefi dilleriyle birlikte sunulmakta, daha sonra konu, itirazlar ve karşıt görüşler eşliğinde değerlendirmeye açılmakta, bu süreç sonunda daha doğru gözüken fikir ve yaklaşımlara yönelik yol gösterici işaretlerde bulunulmakla birlikte, nihai karar öğrencinin, okuyucunun veya tahkik yolcusunun kendisine bırakılmaktadır. Hikmet ve hakikat, bilgelik ve doğruluk arayışı, her alanda olduğu gibi, din alanında da makbul ve muteber bir arayıştır. Çünkü hikmet, soyut bir bilgi birikimi olarak kalmaz, beraberinde erdem ve mutluluğu, iyilik ve saadeti de getirir. Nitekim,Kime hikmet verilmişse, şüphesiz Ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.
252.00 ₺ -
Bir Sevgili Gibi Yaşamak
Bugünlerde asıl savaş, insan kalmak için veriliyor. Kendi halkının güvenliğini korumak bahanesiyle binlerce masumun kanını akıtmakta bir sakınca görmeyenler ile insan hayatının dünyanın her yerinde aynı pahada olduğunu savunanlar arasında. Tek doğru değer bizimkisi diyerek ötekileri cezalandırma hakkını kendilerinde bulanlarla, ‘öteki’ olmadan biz de yokuz diyenler arasında. Dünyaya iyilik dağıtmaya kalkışanlarla, bu tür bir iyiliğin kötülük üreterek yapılamayacağını savunanlar arasında. Tahakküm, haz, kibir veya zorbalık gibi insana ait her sorunun yanıtı, yine insanın içindedir. Korku ile umudun birleştiği yerde. Nihayetinde vahşet ile direniş arasındaki o ince çizgide başlayıp bitmiyor mu insanlığımız? Bu kitapta yörüngesi ve dönüş ritmi sanki yeniden belirlenmiş olan dünyayı anlamaya, anlamlandırmaya çalıştım kendi dilimde. Kimi zaman üzerini örttüğümüzü fark etmediğimiz ama daima bizimle olan vicdana odaklandım, kimi zaman günümüzün asli değerlerine yükselen ‘kimlik’ siyasetinin bizi insanlıktan uzaklaştırma biçimlerine tanıklık ettim. Görünen şeylerin ardındaki görünmeyene bakmaya, somut bağlantıların gerisindeki soyut ilişkileri sezmeye çalıştım. Hayatın her anında uç veren görünmez şiddetin lime lime yansımaları arasında kendimize nasıl da zulmettiğimizi satır aralarında izlemeyi denedim. Böylelikle çağdan çağa, toplumdan topluma değişmeyen bazı insani değerlerin bana, bize veya gündelik hayata yansıyış biçimlerine de epeyce bakmaya çalıştığım bu yazılardan bir ‘terkip’ çıktı ortaya.
9.07 ₺ -
Türban ve Kariyer Evden İşe Bizden Bireye
Özlem Albayrak, Nihal Bengisu Karaca, Fatma Bostan Ünsal, Ayşe Böhürler, Emine Eroğlu, Merve Kavakçı, Mehtap Kayaoğlu, Havva Sula.Onlar türbanın kamusal alanda görünümünün "sorun" olarak algılandığı, gerilimler ve kırılmalar ortamında kendi başarı öykülerini örmeye çalışan kadınlar... Geleneğe de, moderniteye de belirli bir mesafeden bakan, ezber bozan kadınlar... Ve onlar bugüne kadar bir başarı hikâyesinin özneleri olarak anılmadılar. Türban ve Kariyer, İslamî kesimde sadece mağduriyetlrinin altı çizilen, egemen seküler kesimde ise yalnızca başörtüsü sorununun nesneleri olarak görülen "türbanlı" kadınları başarı öznesi kabul eden ilk çalışma. Bu bir anlama kitabı; güzelleme değil, yergi değil, anlama çabası...
8.75 ₺