-
Hacegan Sultanları Karton Kapak
HACEGAN SULTANLARI Dosdoğru yolun kılavuzlarını, hem bu yolda yürüme kararlılığımızı güçlendirmek, hem onları hayırla, minnetle, şükranla yâdetmek, hem kimlere tekmil verdiğimizi bilmek için bir kere daha tanıyalım. Nakşibendi tarikatının zikir usullerinden olan hatme-i hâcegân da isimleri zikredilen sadât-ı kiram efendilerimizi öğrenip bereketlenmek isteyenlere?
206.50 ₺ -
Aşık da mı Olmayalım
Bazen çok sevdiğin bir şey imtihanın olur… Bin bir ümitle, bin bir hayalle çıktığın yolda hüsran dolar avuçlarına… Kâh kendine kızarsın kâh kendinden eksiltenlere… Unutmak istersin, canın yanar… Bırakıp gitmek istersin, ruhun yanar… Artık sevmemek istersin, kalbin yanar… Nereye gitsen seninle gelen hatıraların gitmene izin vermez, gittiğini zannetsen de… Aşk artık acıtmaya, giydiğin bu ateşten gömlek sineni yakmaya, gözyaşların yüreğinden dolup taşmaya başladığı anda ellerini semaya kaldırıp sessizce haykırırsın: “Ben nerede yanlış yaptım?” “Âşık da mı Olmayalım?” aradığın cevabı bulduracak satırlara davet ediyor seni…
130.00 ₺ -
Aile ile Bağlanma Aidiyet
Aidiyet ihtiyacı insanın en karmaşık duygusudur. Bir yandan özgürlüğe düşkündür insan ruhu, diğer yandan tutunacak dal arar. Tutunabildiği kadar kendini emniyette hisseder. Kişilik gelişimi sağlıklı olan çocuklar, küçük yaşlardan itibaren aidiyet ihtiyacına doğru rehberlik edilmiş çocuklardır... Çocuğun elleri tamamen bırakıldığında bireyselleşirken; kendi olmasına izin verilmezse, bağımlı hale gelir. Temeli “Güvenli Bağlanma” olan aidiyet duygusunun oluşumu ve gelişimini anne-babaların dikkatine sunmak oldukça önemlidir; çünkü kişi, yaşama aidiyet duygusu ile tutunur… Pedagog Adem Güneş, Tutunma Çabası: Aidiyet'te çocukluk döneminden itibaren aidiyet duygusunun oluşumunu adım adım ele alıyor. Aidiyeti bozan durumlara, aidiyet yanılgılarına, kırılmış aidiyet duygularının nasıl yeniden yapılanacağına değiniyor. Kişinin fiziksel ve ruhsal gelişimini olumlu etkileyen, değerler edinimini kolaylaştıran, problem çözme yeteneği kazandıran aidiyet kavramını açıklarken, cevapsız kalan birçok soruyu yanıtlıyor.
262.50 ₺ -
Eğitimde Temel Boyut İnsan
Hoş geldin Söylemek istediğimiz çok şey var, Hayata dair, sevdaya, hasrete dair, Hayal gücüne, siyasete, ahlaka dair, Kültüre, sanata, edebiyata dair, Ve elbette EĞİTİME dair... Ve sadece söylemeyi değil, Dinlemeyi, paylaşmayı, tartışmayı, Söyleşmeyi ve yazışmayı, Ve elbette biraz daha insanlaşmayı... Ve heyecanla, umutla, sevdayla, Ama kendimizden azaltarak değil, Çokta yok olarak değil, Birlikte çoğalarak... Sen de misafir olma hayata, ev sahibiyiz çünkü yaşamın... TAHSİN AKÇAY
105.00 ₺ -
Mübarek Beldeler 3 Kudüs Şam Mısır
Vaad olunan Mukaddes Topraklar neresidir? Vaad olunan Mukaddes Topraklar kimlere vaad olunmuştur? Kudüs-ü Mukaddes kılan nedir? Kudüs-ü Şerif’te Hangi Peygamber, Sahabi ve Evliyaullah medfundur? Kabir ve makamları nerelerdedir? Mescid-i Aksa neresidir, İlk kim inşa etmiştir, Özellikleri nelerdir? Kubbetü’s Sahra neresidir? Muallak Taşının sırrı nedir? Ağlama duvarının aslı nedir, Yahudiler ona bu ismi niçin vermiştir? Müminler Yurdunun Merkezi neresidir? Ehlinin bozulmasıyla Ümmette hayır bırakmayacak belde hangisidir? Allah-ü Teala isyan eden kullarından hangi belde ile intikam alır? İsa(Aleyhisselam) nereye inecek? Deccal-i nerede öldürecek? Mahşer toprağı neredir? Kur’an’ı Kerim’de ismi ile anılan şehir hangi şehirdir? Cennet Irmağı hangi beldeden geçer? Ehli güzel ahlakıyla tanınan belde hangi beldedir Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’in Akrabalık Hakkını gözetmemizi istediği belde hangi beldedir? Şam-ı Şerif, Kudüs-ü Şerif ve Mısır ile alakalı bu ve buna benzer daha birçok merak edilen soruların cevabını bu kitapta bulabilirsiniz!
196.00 ₺ -
Mübarek Beldeler 2 - Medine-i Münevvere
Efendimiz(Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’i ziyaret ederken nelere dikkat etmelidir? Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer’in Efendimiz(Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile aynı yerde medfun olmalarının hikmeti nedir? Ravza-i Mutahhara da bulunan mimberin, müezzin mahfilinin, mihrabların, direklerin özellikleri nelerdir? Hac veya Ümre yapanların Mescid-i Nebi’de 40 vakit namaz kılmalarının önemi nedir? Medine-i Münevvere Harem bölgesi midir? Mescid-i Nebi’nin kapıları neye göre isimlendirilmiştir? Kuba Mescid-i ve Mescid-i Nebi etrafında ki diğer bir takım mescidlerin özellikleri nelerdir? Medine-i Münevvere’nin şifalı toprağı neresidir? Medine-i Münevvere’ye yaya giden kimsenin uğrayıp namaz kılması faziletli olan vadi hangi vadidir? Cennet vadisi ve cennet dağlarından biri olan dağ hangisidir? Medine’nin Cennet pınarlarından olan kuyusu hangi kuyudur? Mekke-i Mükerrem’e ve Medine-i Münevvere’de defnolunan her kişi orada kalabilir mi? Medine-i Münevvere’nin uyun yolu üzerinde hangi sahabenin kabri vardır? Yeşil kubbe ne zaman yeşile boyanmıştır? Cennet bahçesi üzerinde ki dağ hangi dağdır? Bedir şehitliği ve Bedir de ki Melekler dağının özellikleri nelerdir? Uhud ve Uhud şehitliğinin özellikleri nelerdir? Hendek mevkiinde ki yedi mescidlerin özellikleri nelerdir? Medine-i Münevvere ile alakalı bu ve buna benzer daha birçok merak edilen soruların cevabını bu kitapta bulabilirsiniz!
196.00 ₺ -
Geleceğe Dönüş Risale Okumaları 5
Modernite, insanlığın geleceği son nokta değildir, ‘tarihin sonu’nu Batı temsil ediyor değildir, dünyaya bundan sonra hep Batılı anlayış, düşünce ve değerlerin hükmetmesi diye bir alınyazısı sözkonusu değildir, İslâm dünde kalmış bir din değildir, Asr-ı Saadet ‘düne ait’ bir hatıra değildir. Bilakis Asr-ı Saadet, giderek uzaklaştığımız ‘geçmişimiz’ değil, örnek alınmak üzere önümüzde duran ‘geleceğimiz’dir. Gelecek, onu geçmişin dehlizlerine atarak kurulacak değildir. Aksine, yıllar ilerledikçe, Asr-ı Saadetle insanlığa miras bırakılan değerlere olan ihtiyaç daha bir görülür hale gelmektedir. O yüzden, yarına yolculuk, bir açıdan, ‘geleceğe dönüş’ niteliğindedir! Geleceğe Dönüş, Risale Okumaları dizisinin son kitabı olarak, ismini ve ana çerçevesini Bediüzzaman’ın Muhakemat’ının “Sekizinci Mukaddime”sinde dile getirilen bu temel yaklaşımdan alıyor. Modernitenin de sonuna gelinen bir zamanda İslâm’ın insanlığa sunduğu cevaplara dikkat çekerken, yarının dünyasına bir Kur’ânî medeniyet ikram etmenin imkânlarını da gösteriyor.” “İtiraf edelim, her birimiz, dinin şu veya bu derece uzağında olanları, yaşamadığımız bir İslâm’a çağırıyoruz; yaşadığımız hal ise, pek de davete değer bir nitelik arzetmiyor. Halbuki, yanmayı göze almayan bir milyar kibrit çöpü, yanmaya razı olan tek bir kibrit çöpünün ulaştığı fütuhata ulaşamaz. Yanmayan, yakamaz ve aydınlatamaz…”
7.80 ₺ -
Ali İhsan Tola
Ali İhsan Tola, Üstad Bediüzzaman’ın harikulade hallere mazhar, maddî ve manevî ilimlerle mücehhez, çok yönlü, nev-i şahsına münhasır bir talebesidir. Nebatat, madeniyat ve ledünniyat gibi farklı ilimlerin sırlarına vakıftır. Ali İhsan Tola, orman mühendisi olarak zaten bitki ve ağaçlarla ilgili bir bilgi altyapısına sahiptir. Ancak Üstad’la görüşmesi sırasında, bildiklerinin çok ötesinde, Üstad’ın ona yepyeni ufuktbilmediğim çok derin sırlardan bahsederek beni hayrette bırakmıştı” demesi anlamlıdır. Sav’da risaleleri teksir ederken Üstad’ın himmetiyle bitkilerin esrarı kendisine açılır. Lokman Hekim gibi, bitkiler kendi dilleriyle konuşup neye yaradıklarını, hangi dertlere deva olduklarını ona anlatmaya başlarlar. O da birer şifa kaynağı olan bu bitkiler üzerinde çalışır, yanına gelen binlerce insana iman hakikatleriyle birlikte maddî olarak da şifa dağıtır. Soranlara, bu işi kendiliğinden yapmadığını, özel olarak tavzif edildiğini, asıl gayesinin Tıbb-ı Nebevî’yi ihya olduğunu ifade eder.
11.70 ₺ -
Kalpten Kalbe Terapi Mektupları Öğrencime Mektuplar 1-2-3
Vehbi Vakkasoğlu, Sevgi merkezli eğitim projesine gönül verdi. Gençlerle hemhal oldu, kaynaştı, gönüllere girdi. Kalbe giremeyenin kafaya da giremeyeceğine inandı. Yolu gurbete düştüğünde de, gençlerden kopmadı. Yüreğini mektuplara yükledi. Satırlarda paylaştı derdi, hüznü, sevinci... Beraber ağladı, birlikte güldü. Şimdi, yetiştirdikleri yetiştiriyor. Mektep olmuş mektuplar meyvesini veriyor...
325.00 ₺ -
Uzun Yürüyüş
Hayatı üzerine yazılan belki yüzlerce esere rağmen, Bediüzzaman’ın uzun ve bereketli ömrünün birçok safhası hâlâ daha titiz, derin ve kapsamlı bir araştırmayı bekliyor. Onun, ümmetin kaderiyle birebir irtibatlı koca bir ülke saltanat-meşrutiyet-cumhuriyet-demokrasi sürecini yaşarken, İkinci Meşrutiyet’le başlayan ve vefatına kadar devam eden ‘uzun yürüyüş’ünün de, henüz yeterince, derinlemesine incelendiğini söylemek mümkün değil. Bediüzzaman, İkinci Meşrutiyet’in şafağında geldiği İstanbul’da ne gördü? Önce İstanbul’da, sonrasında Doğuda verdiği hürriyet mücadelesi nasıl bir yankı buldu? Birinci Dünya Savaşı’nda Rus işgaline karşı cephedeki mücadelesi ve sonrasında Rusya’da esareti, hangi bilinmezleri içeriyor? Aldığı davet üzere 1922 Kasım’ında geldiği Ankara’da neler oldu, neler gördü? Doç. Dr. Adem Ölmez, elinizdeki kitapta, bu sorulara titiz ve sabırlı bir araştırmanın meyvesi olan ve bizzat yazarı tarafından arşivlerde tesbit edilmiş belgeler ışığında cevap veriyor. Bediüzzaman’ın uzun ve ilham verici hayat yolculuğunun çok önemli bir safhasını, 1907-1922 dönemini daha iyi anlamak için, Uzun Yürüyüş, vazgeçilmez bir başvuru kitabı…
6.50 ₺ -
İmdat Aşık Oldum
2010 yılının Şubatıydı. Bir gün maillerimi açtığımda, beni çok şaşırtan bir çağrı gördüm. Mailin konu bölümünde sadece tek kelime yazıyordu: "İmdat!" "İmdat!" diye bağırıyordu biri. "Hocam perişanım yardım eder misiniz?" Yardım isteyen kişi, Büşra adlı bir kız öğrenci idi. Ve kelimeler sanki gözyaşlarıyla yazılmıştı. Okuduğum satırlar, beni gençlik yıllarıma döndürüverdi: "Ya Rabbi imdat! Beni kurtar!" diye çırpındığım yıllara... Mail gönderen öğrenci, âşık olduğunu bildiriyordu. Fakat işin kötüsü, kız henüz on yedisinde bile değildi ve gönül verdiği çocuk alkolikti. Üstelik de hatalarından pişmanlık duymayan, onlarla âdeta gurur duyan birisi... *** Elinizdeki kitap, orijinal maillere sadık kalınarak, Büşra ile yaptığımız uzun yazışmaları ve Rabbimizin yardımıyla kurtuluşunu dile getiriyor.
165.00 ₺ -
İnsanlık Vazifelerimiz
Allah Teâlâ’nın yeryüzündeki halifesi olarak yaratılan insan, dünyaya açılan ilk canlıdır. İlk insan aynı zamanda ilk peygamberdir. Allah, insanı en güzel ve en mükerrem bir şekilde yaratmıştır. Yeryüzündeki bütün canlı ve cansız varlıkları insanın hizmeti için yaratan Allah (c.c.) insanı akıl, şuur ve gönül sahibi kılarak üstün olduğunu ispatlayacak nimetlere gark etmiştir. Bunun için insanın bedenî, maddî mükemmelliğinin yanında bir de ruhî mükemmelliği mevcuttur. İnsana bütün isimler öğretilmiştir. İnsan, Allah Teâlâ’nın lütfu ve inayeti sayesinde hâlini anlatan, ihtiyaçlarını görebilen, medenî yaşayışla huzur bulabilen bir ortama kavuşmuştur. İnsan olmak en büyük nimettir. İnsanın diğer canlılardan farklı olarak düzgün yaşayabilmesi, toplum hayatına, ilâhi şartlara uyabilmesi için bazı kurallar mevcuttur. İnsan başıboş bırakılmamıştır. İnsanı yaratan yüce Yaratıcı, onun nasıl hareket edeceğini öğreten rehberler ve planlar da lütfetmiştir. Allah Teâlâ insana o derece önem vermiştir ki; yüzyirmidörtbin peygamber, dört büyük kitap ve yüz suhuf hep insanlık için gönderilmiştir. Kutsal kitabında her âyetini, her sûresini değerli insanlığa yol gösteren bir kılavuz yapmıştır.
114.00 ₺ -
Gençlik Yaz Çiçeği Gibidir Çabuk Gelir Geçer
– Peygamber Efendimiz -s.a.v.-, “Gençlik delilikten bir şubedir” buyurmuştur. – Amerikalı psikiyatrist H. S. Sullivan’a göre; “Ergenlik bir cehennem”dir. Hakikaten cehennem mi? – Değerli yazarımız, güçlü kalem sahibi, sevimli ve hoşsohbet edebiyatçımız Sevim Asımgil’in yazdığı bu eser, gençlerimize güzel bir ışık tutmaktadır. Ragıp Güzel, Emekli Müftü - Genç, güzel, sağlıklı ve ebedi olarak yaşamak fıtri bir arzudur. Yüce Allah tüm semavi kitaplarda kulluğunu gereği gibi yerine getirenlere bunları Cennetle vereceğini vaad buyurmuştur. O vaadinden asla dönmez.
12.00 ₺ -
Bu Zamanın Sabrı
Yılın dört mevsimi var. Her mevsimde renkler değişiyor, iklim farklı oluyor. Her mevsimin çiçeği de dikeni de başka. Ümmeti Muhammed’in hayatında imtihan her gün değişiyor. Her günün yeni bir imtihanı var. Sonra gelenler eskileri daha şanslı görür. Eskiler de yenileri daha şanslı görür. Gerçekte ise durum ne öyle ne böyledir. Herkes gününün imtihanı ile karşı karşıyadır. Kimse bir öncekinden veya bir sonrakinden sorumlu tutulmayacak. Bugünün imtihanını kavrayan ve gerekeni yapabilen kazanmış olacak. Dünle meşgul olanın kaybetme ihtimali yüksektir. Bugünün imtihanını kavrayabilene bugünün sabrı gereklidir. Sabır, ilk insandan son insana kadar herkese gerekli ama bugünün sabrı başka.
217.60 ₺ -
Huzur Defteri
İstanbul’da bulunan Karagümrük Cerrahi Âsitanesi, Osmanlı’nın son zamanlarında, birçok önemli zâtın hayatını değiştiren olaylara tanıklık etmiştir. Ama bu tanıklıklar genelde sözlü kültür içinde kalmış, dilden dile nakledilmiş ve çoğunlukla sıradan okura kapalı kalmıştır. M. Fatih Çıtlak, Huzur Defteri’nde, bizi bu dergâh ve çevresinde yaşananlara götürüyor, Safer Efendi’nin huzurunda tuttuğu notları ve dinlediği sohbetleri bizimle paylaşıyor. Huzur Defteri’ne irfanî güzelliklerimizin kaynakları ve abide şahsiyetlerin hatıraları eşlik ediyor. Hz. Pîr Nûreddîn-i Cerrâhî ve halifeleri; Şeyh Fahreddîn Efendi, Celal Ökten Hocaefendi, Gönenli Mehmed Efendi, İskilipli Atıf Efendi, Neyzen Tevfik, Hüseyin Sîret, dönemin padişahları ve meşhur birçok zât… Kitap, huzur yolunda ilerlemek isteyen okura, bu yolun hem güzelliklerini hem de talep ettiği bedelleri hatırlatıyor. Güzel ahlak nasıldır, vefa nedir, nefs nasıl arınır, kalp nasıl aydınlanır… Tüm bunları bu çok önemli üstatların hayatlarından süzerek huzurumuza taşıyor. Kitapta bulunan hatıraları okudukça, medeniyetimizin birçok unsuru, Osmanlı mahalle hayatı, Osmanlı insanı, tekkelerin toplum içindeki fonksiyonları gibi birçok önemli konuda yepyeni bilgiler ediniyoruz. Şeyh olarak nitelendirdiğimiz bir kişi nasıl yetişiyormuş, nasıl eğitiliyor ve aile hayatını nasıl kuruyormuş, çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar uzanan hayat safhalarını nasıl yaşıyormuş, rüya tabirinin derinliklerinden güncel hadiselere bakış nasıl şekilleniyormuş… Cumhuriyetin ilk zamanlarında tekkelerin kapatılması beraberinde neler getirmiş, toplumda ve tekke hayatında ne gibi değişikliklere yol açmış, bugün bize inanılmaz gibi gelen fakat yaşanmış bu zorluklar nasıl aşılmış… İşte bunların hepsini bu kitapta bulmak mümkün. Huzur Defteri sadece tasavvuf okurunun ilgisini çekecek bir kitap değil, aynı zamanda yakın tarih meraklılarının, kültür tarihine ilgi duyanların da ilgisini çekecek bilgilerle dolu.
273.75 ₺ -
Devlet-i Aliyye'den Günümüze Ebrû Sanatı
Başlangıçta kâğıt süsleme sanatı olarak ortaya çıkan ebrû, Osmanlı’da daha çok hat sanatının yazı zemininde ve kenar süslemelerinde ve kitap cildlerinde sıkça kullanılmıştır. Asya’da zuhur edip İran ve Anadolu topraklarında yaşayan ebrû sanatı, XVII. yüzyılda Avrupa’ya geçene kadar Devlet-i Aliyye’de, özellikle İstanbul’da icra edilmekteydi. Geleneğimizde diğer sanatlar gibi ebrûculuk eğitimi de usta-çırak ilişkisi içinde gerçekleşmiştir. Yakın zamana kadar Batı’da “Türk Kâğıdı” ve “Türk Mermer Kâğıdı” olarak bilinen ebrû, geçirdiği uzun bir fetret dönemi sonrasında yeniden bu topraklarda neşvü nema bulmaktadır. Şüphesiz, bunda bu sanata gönül veren ve hayırla yâdettiğimiz ustalarımızın gayretlerinin payı büyüktür. Günümüzde bu sanata olan ilgi en yüksek seviyesine ulaşmasına rağmen bu alanda yapılan yayınlar ise ne yazık ki bir hayli azdır. Yayınevimiz, ebrû sanatının tarihçesi, uygulaması ve örneklerinin sunulduğu bu çalışmanın, ebrû sanatına yeni başlayanlara ve ilgi duyanlara faydalı olacağı ümidindedir.
30.00 ₺ -
Marifetnâme - 3 Cilt Takım (Karton Kapak)
Marifetname Tercümesi 3 Cilt Takım Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Ölümsüz İlmi Bilim Kitabı Olan Marifetname On Senelik Bir Çalışma Yapılarak Siz Değerli Okuyucularımız İçin Gün Yüzüne Çıkıyor.
1971.00 ₺ -
Uygur Türkleri Kültürü Ve Türk Dünyası
Dünyadaki kültür varlıkları içinde zenginliği, renkliliği ve kuvvetliliği bakımından Türk kültürü ilk sırada gelmektedir. Türk kültürü içinde Uygur Türkleri'nin kültürü, çok önemli bir yer tutmaktadır. Bu eserin, Uygur Türk kültürü'nün tanıtılmasına, öğrenilmesine ve araştırılmasına ayrıca Türk kültürünün gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkı sağlayacı inancını taşımaktayız.
525.00 ₺ -
Meşhur Ruhsal Özürlüler
Özürlülüklerine rağmen engelleri aşabilen ve hayatta kendi kendine yeterli olabilen özürlüler, toplum tarafından her zaman takdir görmüş ve görmektedirler. Dolayısıyla toplumsal boyutuyla özürlülük, çoğu zaman bizzat özürlülerin, özürlülüklerini algılayış biçimine ve davranışlarına göre şekillenen sosyal bir olgudur. Toplumsal beklentilerin üstünde başarılara imza atabilen özürlüler, belki de bundan dolayı halkın teveccühünü kazanmakta ve "kahraman" veya "meşhur" olarak ilan edilmektedir. Genel anlamda özürlülere fırsat eşitliği verildiğinde ve onları çevreleyen engeller ortadan kaldırıldığında her özürlü, "meşhur" olmasa da en azından bu başarı kervanına katılma şansına sahip olacaktır.
4.20 ₺ -
Meşhur Ortopedik Özürlüler
Özürlülüğün mahiyeti eksiklik duygusu ile pekiştirildiğinde farklı bir boyut kazanır. Bu durumda var olanların değeri, mevcut fiziki, sosyal, zihni ve manevi kapasitelerin önemi ve faydası da tam olarak anlaşılamaz. Özürlülük konusunda böyle olumsuz bir anlam yükleyen bir özürlü, mevcut kapasitesinin gelişiminin önüne bizzat kendisi engeller çıkartmış olur. Böyle bir duygu, günlük hayat akışının estetiğini ve etkinliğini bozacağı gibi, kişisel gelişimi ve başarıyı da zedeler. Hâlbuki özürlülük meselesine farklı bir açıdan bakabilen ve pozitif bir düşünce geliştirilebilen birçok özürlü, sahip oldukları imkânları bir nimet olarak görmüş ve özürlülüklerine rağmen azmederek değişik alanlarda üstün başarılar elde edebilmiştir. Özürlülüğün mutlak anlamda bir engellilik durumu olmadığını, kitapta tanıtılan meşhur ortopedik özürlülerin hayat hikâyelerinden görmek mümkündür.
4.90 ₺ -
Meşhur Körler Ve Sağırlar
Kitabımızda Biyografik özellikleriyle tanınan "Meşhur Körler ve Sağırlar", siyaset, bilim, edebiyat, müzik ve sanat gibi değişik alanlarda iz bırakmış şahsiyetlerdir. Hayat hikâyeleri, şahsi özellikleri çerçevesinde güçlü ve zayıf yönleri ile birlikte bir bütünlük içinde değerlendirilmiştir. Geçmişten bugüne kadar şu veya bu şekilde ün yapmış görme ve işitme engelliler, bu kitaptaki şahsiyetlerden ibaret değildir. Biz burada, sadece hayatlarında ibretler ve örnek sahneler bulunan belli başlı olanları seçerek, doğum tarihlerine göre takdim ettik. Bununla birlikte çalışmada kişiler hakkında kuru bir ansiklopedik bilgi vermek yerine, okuyup istifadeyi kolaylaştırıcı bir üslubu benimsedik. Her özürlünün hayat hikâyesinin sonunda mevcut kaynakları da ekledik. Bunun yanında hayatta olup da görüştüğümüz kişilerden elde ettiğimiz şahsi bilgilerimizi de yansıtmaya çalıştık.
4.20 ₺ -
Yazma Eserler Terminolojisi
Tarih boyu kültürel mirasımız, damlalardan oluşan göl misâli, artarak gelişmiş ve zenginleşerek nesilden nesile intikal etmek suretiyle günümüze ulaşmış bulun-maktadır. Bu değerli mirasımızın bir halkasını da hiç şüphesiz yazma eserler teşkil et-mektedir. Bizzat elle yazılan kitap anlamına gelen yazma eserin, zamanla oluşarak gelişen bir termi-nolojisi bulun-maktadır. Her hangi bir araştırmacı veya okuyucu, yazma bir eseri tanımak, yeterince ve doğru bir şekilde ondan yararlanabilmek, muh-temel hata ve yanılmalardan emin olabilmek için, ilgili terminolojik bilgi ve birikimi dikkate almak durumundadır.
65.00 ₺ -
Bir Şehrin Ruhu: Erzurum
Sıtkı Aras Erzurum'un Mânevî Mimarları'nda tanıtmaya başladığı Erzurum'u ve Erzurumluyu bu eserle tamamlıyor. Erzurum insanını, coğrafyasını, tarihi ile inanışları, âdetleri, sosyal dayanışması, çocuk oyunlarına dek kapsayan kültürü içinde inceliyor. "Duruşu" ve "sükutu"yle meşhur olan Erzurumlunun derin tabakalarına inerek dadaş (aksiyoncu) tipini, veli (gönüm adamı) tipini, hanedan (bey) tipini, mütefekkir ve âlim tipini, nüktedan tipini örnekleriyle bizlere anlatırken neden Erzurum'da tüccar tipinin doğmadığını da söylüyor. Bir şehrin ruhunu verenlerin, Erzurumluyu yakından tanıyacaksınız.
240.00 ₺ -
Erzurum Efsaneleri
Efsaneler sözlü geleneğin ürünü olan anlatım türüdür. Temelinde inanç duygusu vardır. Anlatanı da dinleyeni de onun gerçek üzerine kurulduğuna inanır. Ama bu gerçek objektif bir gerçek değildir. Efsanelerde gizli ve esrarengiz bir âlem vardır. Olağanüstülük, kutsallık tıpkı inanç gibi onun bünyesinde bulunur. Türkiye'de bu türü inceleyen araştırmalar azdır, Bilge Seyidoğlu Erzurum Efsaneleri adlı çalışmasıyla bu alanda önemli bir boşluğu dolduruyor
262.50 ₺ -
Erzurum Kitabı
Erzurum'un kültür, adet, gelenek-görenekleriyle ince bir şekilde işleyen genişletilmiş 2. baskısıyla Muammer Çelik'in bu eseri, bizlere Erzurum ve yöresinin yerel yaşantısını, kültürünün her çeşidini, doğal güzelliklerini, insanını, yakın geçmişiyle, taşı ve toprağıyla tanıma fırsatı bu kitapta veriyor.
360.00 ₺ -
Müzik, Kültür, Dil
Cinuçen Tanrıkorur merhum sadece bir mûsıkîşinas değil; araştırma, deneme ve düşünce yazılarını, Saz ü Söz Arasında başlıklı hatıratını okuyanlar, konuşma tarzına aşina olanlar onun aynı zamanda üslup sahibi bir müzikolog, bir düşünce adamı olduğunun şahididir. Aslında büyük sanatkârların önemli bir kısmının bizzat kendi sanatlarını üst düzeyde icra edebilmek ve yorumlayabilmek için felsefe, estetik başta olmak üzere, edebiyatla, resimle, plastik sanatlarla ve hatta zenaatlarla ilgilendiklerini biliyoruz. Fakat sanatkârın bütün bu yakın ve uzak ilgilerinin usarelerini akıttığı asıl yer bizzat icra ettiği sanatıdır. Bir beste, bir harf istifi, bir resim, bir şiir, bir mimarî yapıyı onu okuyabilen için aynı zamanda sanatkârın bilgi hamûlesini, inanç ve düşüncelerini, derunî gelgitlerini, dönemin ana problemlerini, kısaca felsefesini de yansıtan bir "kitap"tır. Cinuçen Bey de yaşadığı sıkıntılı dönemin bir sanatkâr tercümanı olarak sesiyle, uduyla, besteleriyle üst düzeyde anlattıklarını, bir de sese, saza göre daha sıradan bir anlatımla, bir dille ifade etmeye ileri derecede arzuluydu; arzulu olmaktan öte bunu zarurî görüyordu. Onun için kendisini bir nâsir olarak da inşa etti. Bu kitap bunun en güzel şahitlerinden biri.
375.00 ₺ -
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2
Her insanda “destekleyici bir iç ses” vardır. Bu sesi bulmak, kısılmışsa sesini açmak, durmuşsa harekete geçirmek gerekir. Destekleyici iç sesi açığa çıkarabilmek büyük bir kazanımdır. O ses susmuşsa ya da kısıklığı sebebiyle artık işitilmiyorsa insan, yaşadığı hadiselerin en olumsuz yanlarına odaklanmaya başlar. Bu da sonu gelmez bir mutsuzluğun başlangıcı olur. “Destekleyici iç ses” işitilmeye başlanınca insan ne yalnızdır ne de çaresiz. Ondan insana daima teselliler de akar. Kendini onarma yeteneğini kaybeden, ruhundan iyileştirici sinyallerin artık doğmadığını fark eden birinin birtakım tedbirler alması gerekir. Kendi kendine, harici bir etkiye muhtaç olmadan da mutlu olabilen… Hadiselerin olumlu taraflarını görüp onları hayra yorabilen… Başka bir meşguliyete veya insana mecbur kalmaksızın zihnini huzurlu ve dingin hâle getirebilen… Kendi mutluluğunu her an, gereken her yerde yeniden üretebilen biri olabilmek, esasında her insan için mümkündür. Ruhtan doğan iç teselliyi işitebilmek, kazanılabilir bir yetenektir. Bu sesi elde etmenin kestirme yollarından biri de ruhundan onu başarıyla keşfedip çıkarabilmiş insanların oradan getirdiği mesajlara kulak kesilmektir. Dervişin Teselli Koleksiyonu 2 – Klasik Metinlerle İyileşme kitabı Doğu’nun ve Batı’nın kadim öğretilerini kullanarak içimizdeki teselli sesini uyandırıp canlandırmayı hedefliyor.
227.80 ₺