-
Yeni Nesil Öğretmen Olmak
Eğitim durmadan değişiyor, dönüşüyor. 21. yüzyıl öğrencisinden beklentilerimiz önceki dönemlerin öğrencilerinden beklenenlerden çok daha farklı. Bu yüzyıl problem çözebilen, eleştirel düşünebilen, hayal kurabilen, sorumluluk alabilen girişimci öğrenciler istiyor. Z ve Alfa kuşağı öğrencilerini eskinin alışılmış eğitim modellerine mahkûm etmek, onların bu potansiyellerini açığa çıkarmalarına ve kendilerini keşfetmelerine engel olmak demek. Hâl böyleyken öğretmenlerin çağın gerektirdiği yetkinliklerle donanması, değişen öğrenci profilinin ihtiyaçlarına cevap vermesi ve döneme uygun bir eğitim ortamı oluşturması elzem. Teknolojiyle şekillenen yeni iletişim kanalları öğrencilerin bütün dünyasını belirlerken öğretmenlere düşen, onlarla doğru frekanslarda iletişim kurmaktır. Tamamen teknolojiye değil, teknolojiyi kullanarak öğretmeye odaklanmaktır. Kültürel ve tarihî değerlerimizi ön planda tutmak, öğrencileri dış dünyada başarılı kılacak özelliklerle donatmaktır. Günün sonunda eğitimcilere düşen erdemli, öğrenmeyi öğrenmiş, analiz yeteneğine sahip, kendini geliştirebilen ve dünyaya duyarlı bireyler yetiştirmektir. Tecrübeli eğitimci ve yazar Metin Özdamarlar’ın kendi deneyimleriyle yıllar süren titiz araştırmalarını harmanladığı Yeni Nesil Öğretmen Olmak, “teknoloji” neslini eğiten günümüz eğitimcilerine mesleki hayatlarında rehber olacak bir başucu kitabı.
192.50 ₺ -
Çuvallama Sanatı
Dr. Faruk Öndağ, yıllardır sahada edindiği tecrübe ile hata yapma hakkımızın hep saklı olduğunu söylüyor bizlere. Çünkü çuvallamak, hayatta başarıyı yakalamak ve hedeflerimize ulaşmakta bize epey yardımcı olacaktır. Yeter ki biz yürüdüğümüz yoldan en küçük bir yanlışta vazgeçmeyelim.Bu kitapta, hayatta ciddi başarılar elde etmiş, mevki ve makam sahibi olmuş, liderlik yapan, yerine göre inanılmaz paralar kazanmış onlarca insanın hatırası da yer alıyor. Şu anda zirvede olan bu insanların, geçmişte nasıl saçma sapan hatalar yaptıklarını, hayatlarının bir dönemlerinde nasıl da çuvalladıklarını görerek bol bol gülümseyeceksiniz. Başarılı olmak istiyorsanız, çuvallamaktan korkmayın!
192.50 ₺ -
Bir Delilik Yap
"Ben Dr. Faruk Öndağ... Binlerce genci sınava hazırlayan bir uzman olarak söylüyorum: Korkacak hiçbir şey yok. Aslında sınavlar kolaydır. Sınav psikolojini olumluya çevirebilir, motive olabilirsen, ilk adımı çoktan atmışsın demektir. Ve bundan sonrası çok daha kolay olacaktır. 'Geride kaldım, zaten dersler çok zor, yeterince soru çözmedim, bütün rakiplerim benden daha çok şey biliyor,' diye düşünme. Unutma, en ileri giden ok, en geriye çekilmiş yaydan çıkar.Kaçma, kaçınma, erteleme...Motive ol, harekete geç, biraz delir ve başar.Çünkü hayat seni bekliyor..." Yalnızca sınavlara hazırlanan gençler için değil, hayatın bütün sınavları için yazılmış bir kitap bu. Kendini genç hisseden herkese...
175.00 ₺ -
-
Geliştiren Anne Baba
ÇOCUĞUNUZ BİR KEZ ÇOCUKLUK YAŞAYACAK; BU DÖNEMİ ONUNLA DOYA DOYA YAŞAYIN. Bir anne, bana yolladığı mektupta şöyle diyor; “Çok yorgun ve sorumlulukların altında ezilmiş hissediyorum. Annem kendi dönemlerinde böyle bir yılgınlık hissetmediklerini, bu kadar sabırsız ve öfkeli olmadıklarını, bizi seyrederken bile yorulduğunu söylüyor.” Bir başkası da şöyle yazmış; “Otuz yaşında yaklaşık 4,5 ay sonra baba olacak bir baba adayıyım. Bugüne kadar geçen süre içinde baba olacağım düşüncesi üzerinde çok durmadığım için birçok şeyin farkında değildim. Ancak bugün bu düşünce üzerinde ilk adımımı attım ve daha ilk adımımda büyük bir eksik ile yola çıktığımı fark ettim. Bu sanki kutuplara keşfe giden kâşifin yanında soğuktan koruyucu kıyafetlerini almaması gibi bir hisse benziyor.” Yetişen her yeni kuşakla birlikte, onları yetiştiren anne ve babalardan da beklentiler artıyor. Toplumun gelişmesi için öncelikle ailede demokratik bir yapı kurulması şart. Bunun yolu da anne ve babaların geçmişten gelen korku kültürü kalıplarından kurtulmaları ve onur eşitliğine inanan sağlıklı gelişmiş bireyler yetiştirmeleri… Geliştiren Anne-Baba olmak için kendinizi ve çocuğunuzu tanımanız, beklentilerinizi, niyetinizi keşfetmeniz; değerlerinizi ve aile ilişkinizi sağlıklı tutmanız önemli. Bilen, anlayan, seven gözlerle yaşama bakmak kendi elinizde… Güler yüzlü, sakin, güvenen, hayata, ailesine şükür duygusu içinde bakan bir anne, bir baba olmak çocuklarınıza verebileceğiniz en büyük armağandır. Çocuklar böyle bir armağanı hak ediyorlar. DOĞAN CÜCELOĞLU
236.00 ₺ -
İyileşen Evliliğim
Evliliğin dünü, bugünü ve geleceği için iyileşme reçeteleri “Evlilik iki şeye bağlıdır: Doğru insanı bulmaya ve doğru insan olmaya.” Hz. Mevlâna Sahip olduğumuz bir tanecik ömrümüz ve ömürlük olmasını dilediğimiz tek bir evliliğimiz varsa… Hazır mısınız evliliğimizin yaralarını iyileştirmek ve her ânını güzelleştirmek için beraberce bir yolculuğa çıkmaya? Bu kitap bize evlilik ilişkisi içinde doğru insan olmanın yollarını anlatıyor. Çocukluğumuzda gördüğümüz evlilik ilişkileri kendi evliliğimizi nasıl etkiler? Karı-koca ilişkisine dair anne-babamızdan neler öğrendik? Eşimizle doğru tartışmayı, iletişim kurmayı, beraber vakit geçirmeyi biliyor muyuz? Anne-baba olduktan sonra karı-koca olmayı unuttuk mu? Eşimiz kaygılı, depresif, narsist, öfkeli, ilgisiz, kıskanç, kuşkucu, sadakatsiz ya da içe dönük biriyse onunla nasıl geçiniriz? Cinsel hayatımıza yeterince özen gösteriyor muyuz? O zaman gelin hep birlikte, Niyet ettik niyet eyledik evliliğimizi iyileştirmeye!
187.60 ₺ -
Siyah Pantolon
Siyah Pantolon hikayesi, Alişan Kapaklıkaya’nın bizzat yaşadığı ve milyonları derinden etkileyen duygulu anların başında gelmektedir. Anadolu’nun kendi halinde bir köyünde, birçoğumuzun hayatında var olan, yoklukla mücadele eden bir ailenin dramatik öyküsü… Zorluklar içinde büyümeye ve okumaya çalışan bir ailenin çocukları… Eve güçlükle alınan ve kardeşlerin sırayla giyebildiği bir pantolon… Ama gelin görün ki; o kardeşlerden biri, tam da siyah pantolonun sırası kendine geldiği gün cennete gidiyor. Eğitimci-Yazar Alişan Kapaklıkaya, sizleri bu kez duygu yüklü bir yolculuğa davet ediyor. Çocuk yaşta vefat eden kardeşi Rafet’in ve Siyah Pantolon’un hikayesini okurken kendinizi sorgulayacak;tüm sevdikleriniz için hayatınızda, en çok da yüreğinizdekocaman bir yer açacaksınız!
251.25 ₺ -
21. Yüzyılda İslam’ın Dirilişi
Garaudy, bu eserinde okuruna şöyle sesleniyor: Sosyalizmin iflas ettiği, kapitalizmin de çöktüğü bu yüzyılımızda, insanlığı uçuruma yuvarlanmaktan kurtaracak tek çare, ilk insandan günümüze kadar gelen tek ve yegâne temel ilâhî din olan İslâm’ı yeniden şahlandırmaktır. İslâm, doğuşunun hemen ardından, bir yüzyıl içinde Pirenelerden Himalayalara kadar şimşek hızıyla yayıldı. Çünkü o ilk dönemde İslâm, karşılaştığı bütün halklara kucak açmış, bütün kültürleri bağrına basmış ve insanlar arasında adaleti tam anlamıyla sağlamıştı. O dönemin insanlığını bağnazlıklar, despotluklar ve zulümlerden kurtarmıştı. Günümüzde de İslâm, tüm dünya halklarını aynı hedefe kilitlenmiş olarak yayılma, kucaklama ve kurtarma gücüne sahiptir. Çünkü İslâm, yeryüzünde huzur, refah ve saadeti gerçekleştirebilecek yegâne ilâhî ve ebedî mesajdır. Yeter ki İslâm, o ilk yüzyıldaki ruhuna ve canlılığına tekrar kavuşturulsun! Yeter ki Müslümanlar, can çekişmekte olan Batı’yı taklit etmekten vazgeçsinler! Yeter ki günümüz Müslümanları, bundan bin sene öncesinin dâhî âlimlerinin kendi dönemleriyle ilgili çözümlerini değil de, onların her çağa cevap verebilecek yöntemlerini, metotlarını, usullerini benimsesinler! Yeter ki Kur’ân ve hadisler, ölülerin gözleriyle değil de, dirilerin gözleriyle okunabilsin! İşte o zaman, bu ilk ve son ilâhî mesaj, insanları tekrar sahte mutluluklardan gerçek mutluluğa ve huzura kavuşturacaktır. * Hicret’ten dört asır sonra, hiçbir zaman resmen ilân edilmeksizin uygulamaya konulan “İçtihat kapısının kapanışı” (ki bunu yapmaya İslâm’da hiç kimsenin yetki ve salahiyeti yoktur!), sürekli düşünmeye ve araştırmaya davet eden Kur’ân’dan kaynaklanmamıştır. Tam aksine dış tesirlerden, en başta da, Emevî Hanedanı zamanında Bizans İmparatorluğu’nun, Abbasî Hanedanı sırasında da Pers İmparatorluğu’nun mutlakiyetçi idarelerine özenmekten ileri gelmiştir. * Bilinmelidir ki içtihat, uyanışın olmazsa olmaz şartıdır. Çünkü içtihat, asıl olanı bizzat Kur’ân ve hadisten diri gözlerimizle okuyup öğrenmek, dolayısıyla da “taklit” gecesinden çıkmaktır! * İçtihadın reddi, kısmen İslâm’daki hukuk düşüncesinin sabitleşip belli bir çerçeveye oturmasından, kısmen de mânevî çöküş dönemlerinin özelliği olarak, büyük düşünürleri putlaştırma yoluna giden düşünce tembelliği yüzünden ortaya çıkmış katıksız bir uydurmadır. Sonraki fıkıhçılardan bazıları bu uydurmaya taraftar olmuşlarsa da, çağdaş İslâm, bu fikrî bağımsızlığı gönüllü terk edişi devam ettirmek zorunda değildir. * Akıl vahiyden vazgeçemez. Akıl ile vahiy arasında hiçbir çatışma yoktur. Tezat olsa olsa kötürüm bir akıl ile miyop bir okuma arasında olur. Kötürüm akıl nedir? Kötürüm akıl, pozitivist akıldır, bilgelikten ve vahiyden kopmuş bir akıldır! Nedir miyop okuma? Miyop okuma, (ilâhî) metnin her parçasını (âyetini) genel bağlamından koparan lâfzî (sırf oradaki kelimelerin dış anlamına bağlı kalarak) okumadır! * İslâm düşüncesindeki “eylem anlayışı”, tarihin her ânında, zaman ve şartların karşımıza çıkardığı yeni yeni sorunları, ezelî ve ebedî mesajın (yani ilâhî vahyin) bize gösterdiği “doğru yol” istikametinde çözmenin çarelerini bulmak için yapılan “içtihat”tır, yani bu uğurda gösterilecek “gayret”tir. * “İlk dönemlerin” İslâm’ı, eskilere körü körüne teslimiyete taban tabana zıttır. “İlk dönemlerin” İslâm’ı, sahte bir geleceğe de yine bir o kadar karşıdır.
160.00 ₺ -
Cennete Koşanlar Engelliler
“Bir sahur programında engelli bir çocuk babası olan ve on dokuz yıldır ibadet bilinciyle oğluna hizmet eden Ali Bey’i misafir etmiştim. Konu engellilerdi. Karşılaştıkları problemleri, toplumun engellilere bakışını anlatıyordu. O anlattıkça ben kendimden utanıyordum. Yer yarılsa yerin dibine girecektim. Bu konuda ne kadar gafil olduğumuzu fark ettikçe mahcubiyetim katlanarak artmıştı. Sivas’taki bir konferans sırasında tanıdığım Fatma Tatlı kardeşim, imanın imkânını fark etmemi sağladı. İlk Almanya ziyaretinde tanıdığım Gülseren Gümüş kardeşim, bana sahip olduklarımı hatırlattı. Ne kadar zengindim ve ne kadar az şükrediyordum. Zaman içinde tanıştığım kardeşlerim arttı. Hepsi Allah’ın ayrı bir ayetiydi. Hepsinde ayrı bir cevher vardı. ‘Bu kardeşlerimin derdine merhem olabilir miyim,’ düşüncesiyle hayatımızda onlara yer açalım diye bu çalışmaya başladım. Onlar, en zor imtihana tabi tutulmalarıyla Allah’ın özel kullarıydılar. Rabbimiz onlara dünyada bazı sıkıntılar verse de şundan emin olmalıyız ki onları çok seviyor. Ve onların hayatları bizler için ibretlik numuneler sunuyor.” Ahmet Bulut, Cennete Koşanlar’da bizleri Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini anlamaya, her gün soluduğumuz nefesin değerini bilmeye, çok olağanmış gibi kullandığımız uzuvlarımızın önemini fark etmeye davet ediyor. Okuduğunuzda hayatınızda çok şey değişecek. Ne kadar zengin olduğumuzu ancak buna karşın, ne kadar az şükrettiğimizi göreceksiniz. Kitaptan Alıntılar Sen Allah’ın özel kulusun. Sana dünyada bazı sıkıntılar verdi. Bazı nimetlerden seni mahrum etti. Sana, kendisini unutturmayacak ve daima kendisini hatırlatacak sıkıntılar verdi. Hiç düşündün mü senden aldıklarının karşılığında ahirette sana vereceklerini? ** Çalışalım, çabalayalım, uğraşalım, olabileceğimizin en iyisi olmak için. Unutmayalım ki engelli olduğumuz için özel biri olsak bile, her sağlıklı azamızın sorgusu diğer insanlarla aynı olacaktır. Bu durum bize kimseden üstün olma hakkını vermeyeceği gibi, alçak olduğumuzu da göstermez. Ne hak yiyelim ne de kendimizi bütün haklardan mahrum görelim. ** ** Engelliler... Engellerimiz... Engellediklerimizdir bizim... Bazısı daha hayata merhaba deme şansına bile sahip olamadan, bu hakkı elinden alınan... Bazısı doğduğunda üzerine bu etiket yapıştırılan... Bazısı ise normal bir hayat sürerken ne olduğunu bile anlamadan engelli oluverendir... Hayattandır... Ölüm gibi, doğum gibi mutlak, birdenbire, hesapsız kitapsız öylece kendiliğinden... ** “Vah vah” derler “Yazık, pek de güzelmiş... Allah’tan geldi işte, ne yapacaksın, mecbursun, katlanacaksın... Doğduğunda mı oldu sonradan mı, hiç mi yürüyemi-yorsun, hiç mi görmüyorsun, konuşmuyorsun? Duymuyorsun bir de öyle mi? Ya işlerini kendin mi görüyorsun?” gibi ayaküstü engelli kişiyi soru yağmuruna tutar-lar âdeta. Der ki engelli: “Herhâlde ben çok kötü durumdayım. Yoksa herkes aynı şeyleri söylemezdi ba-na. Demek ki diğerlerinden farklı olmak böylesine kötü bir şey...” ** Engel bizim gözümüz, görüşümüz, algımız... Allah bizi sağlıklı, başka bir deyişle ‘tam’ yaratmadan, ‘tam nasıl olunur’ bilmiyorduk. Sağlık nasıl bir şey, bilmiyorduk. Bunu biz Allah’tan öğrendik. Engelli insan ise engelli olduğunu bizden öğrendi. Bu ne büyük bir vebal...
140.00 ₺ -
Var Mısın
“Gençliğimde gergin, stresli, mutsuz günlerim çok oldu. Kendimi suçlu hissettiğim, değersiz gördüğüm dönemler yaşadım. Şimdi hayatım anlamlı, coşkulu ve şükür duygusuyla dopdolu... Neden? İçinde yaşadığım koşulların iyileşmesinden mi? Geliştirdiğim farkındalıkların sonucu mu?” Doğan Cüceloğlu Doğan Cüceloğlu, yalnızca psikoloji kariyeriyle değil, insan hayatına dokunan ve insana dair her hikâyeden şifa çıkarabilen bilgeliğiyle bu coğrafyanın en önemli ilim insanlarından biri. Seksen yılı aşkın ömrünün bir birikimi olarak, şimdi herkesin merak ettiği “hayati” sorulara en samimi cevaplarını sunuyor. Herkes gibi aslında o da hâlâ savaşıyor, keşfediyor, hayata değer katıyor. Hayatın anlamı nedir? İnsan kendini nasıl geliştirir? Umutsuzluk nasıl aşılır? İçimizdeki öz nasıl ortaya çıkar? Çevremiz bizi nasıl etkiler? Kime akıl danışılır? Yaşam neleri ödüllendirir? Zihin nasıl işler? “Biz” olmak için neler yapılmalıdır? Ömür yolculuğunda neyin önemli olduğunu anlamak, keşif ve merak duygularına sahip çıkmak bir hayatı “kıymetli” kılmak için en önemli meziyetler arasında. Elinizdeki rehber niteliğindeki kitap, yaşamı boyunca bu meziyetlerin peşine düşmüş ve her ânına onları ilmek ilmek işlemiş Doğan Cüceloğlu’nun, Deniz Bayramoğlu ile sohbetlerinden oluşuyor ve herkese şu soruyu soruyor: “Zorluklarla başa çıkmaya, içindeki gücü keşfetmeye VAR MISIN?”
276.00 ₺ -
Elfabe El ve Yüz Çizgilerinin Anlamı
El ve parmak yapılarımız ile yüz hatlarımız davanışlarımızı belirleyen genetik kodları içerir. Bu genetik kodlama; kişinin iç hallerinden, yeteneklerinden, hastalıklarından, başarılı ya da başarısız olabileceği girişimlerinden haberler verdiği gibi düşünce süreçlerini de belirler. Parmakların uzunluğu ya da kısalığı, avuç içindeki çizgiler, yükseltiler ve çukurlar hep birşeylere işarettir. Mesela, bir meslekte çok başarılı olmuş insanların ellerinde belirgin ortak özellikler vardır. İnsan yüzünün sol kısmı o insanın gerçek kişiliğini yansıtır. Buna karşın sağ tarafı ise saklamaya çalıştığı diğer yüzünü gösterir. Her insan; Kendi hayat yürüyüşünün nasıl olacağını, Hastalık ve sağlık durumu ile ilgili gelişmeleri, Evlilik hayatını ve sürecini, İnsan ilişkilerindeki potansiyelinin ne olduğunu merak eder. Bu kitap; insaın davranışını belirleyen genetik kodlardan hareketle, insanlara bir klavuz oluşturmak, hayatını doğru yönlendirmesi için ona yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Genetik Potansiyelini keşfetmek isteyenelere...
343.00 ₺ -
Şahsiyet Dili ve Geliştiren Liderlik
Eserde "Şahsiyet Dili”ni oluşturan temel dinamiklerden dokuz tanesine yer verecek, sonra da böyle bir zemin üzerine bina edilen "Geliştiren ve Özgürleştiren Liderlik” hakkında farklı bir bakış açısını sunmaya çalışacağız. Kabuktan ziyade öze yatırım yapmaya, diğer bir ifadeyle kürkün içini doldurmaya bir çağrıdır bu..
120.45 ₺ -
Uyku Güvenli Bağlanma Ve Bebeğiniz
Ebeveyn-bebek ilişkisi ve uyku konusunda uzmanlaşmış psikolog bir anneden… Bebeğinizle nasıl bir iletişim kurduğunuz, hayatının geri kalan bölümlerinde olduğu gibi, uykuya geçiş ve uyku deneyimlerinde de önemli olacaktır. Bebeğinizle kurduğunuz iletişim ve onu destekleme biçiminiz bağlanma ilişkinizi etkiler. Bağlanma ilişkiniz de bebeğinizin kim olacağını… Bebeğinizin size derinlemesine ve sağlıklı bir şekilde bağlanmasını sağlamak ve zamanı geldikçe sağlıklı bir şekilde bağımsızlaşmasına imkân tanımak ona kendisini ve hayatı vermek anlamına gelir. Tüm bu süreçte, ne yaptığınız kadar ve hatta belki daha fazla, nasıl yaptığınız önemli olacaktır. Bebek ve uyku konusu ülkemizde ilk kez bu biçimde ele alınıyor. Bebeğimle Oynuyorum kitabının yazarı, bebek uykusu, anne ve bebek ilişkisi, bebek gelişimi konusunda uzman, iki çocuk annesi Gelişim Psikoloğu Sinem Özen Canbolat, mesleki tecrübelerini topladığı bu kitapta hem bebeğinizi anlamanıza yardımcı oluyor hem de pratik yöntemlerle nasıl bir uygulama yapacağınız konusunda tam da yanınızda yer alıyor. Bebeğine ve kendine eziyet etmeden, mekanik eğitim yollarına sapmadan, ona ve kendine öfkelenmeden bebeğinin ihtiyaçlarının farkına varmak, kendini bu ihtiyaçlarla uyumlayıp bebeğini ve kendini yapıcı bir biçimde desteklemek, onu eğitmek değil onunla ilişki kurmak isteyen ebeveynler için… Bebeğiniz söz konusu olduğunda hedef yoktur, yürümekte olduğunuz yol ve bulunduğunuz an vardır.
402.00 ₺ -
Kaygıları Aşma Rehberi
Kesin beni itici bulmuştur. Çok beceriksizim. Benden hoşlanmayacaklar. Hiç hata yapmamalıyım. Benden sıkılacaklar. Kesin benimle ilgili konuşuyorlar. Herkes bana bakacak. Mahcup olacağım. Hakkımda kötü düşünecekler. Elime yüzüme bulaştıracağım. Dışlanacağım. Beni sevmeyecekler. Kaygıların dünyası adeta dipsiz bir kuyu fakat aynı zamanda koca bir çöplük. Nasıl baktığınıza, ele aldığınıza, nasıl başa çıktığınıza bağlı. Kendiniz için felaket kehanetlerinde bulunup bunları gerçekleştirebilirsiniz ya da kaygılarınızı beslemekten vazgeçip, içinize yapışmış, hoşnut olmadığınız düşünceleri gün ışığına çıkarıp onları geride bırakabilirsiniz. Sonuç şaşırtıcı olacaktır. Özgüven. Hatalarını kabullenebilmek. Kendini sevmek. Kendinden kaçmamak. Huzur. İyi niyet. Hislerinin farkında olmak ve onlarla başa çıkabilmek. Kendini yatıştırabilmek. Olumlu düşünebilmek… Bu kitapta detaylarıyla ve örnekleriyle sosyal kaygının ve olumsuz düşüncelerin nasıl aşılabileceği, sosyal kaygısı olup da zamanla aşmış kişilerin bunu nasıl başardıkları anlatılıyor.
251.25 ₺ -
Güzel Ahlak
İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri buyuruyor: ?Akıllı kimsenin yapması gereken, hayatının sayılı günlerini Allâhü Teâlâ'nın razı olacağı işlere sarf etmektir. Allâhü Teâlâ kulunun yaptıklarından razı olmazsa bu hayat nasıl bir hayattır? Allâhü Teâlâ küllî ve cüz'î bütün hallere muttalidir; (her şeyi) görür ve bilir, hâzır ve nâzırdır. Onun için Allâhü Teâlâ'dan hayâ etmek lazımdır. Şâyet bir kimse, işlediği ayıp ve çirkin şeylere başkalarının muttali olduğunu zannetse, asla ve kat'a çirkin ve ayıp şeyleri yapmaz, başkalarının da bunu görmesini katiyen istemez. Ne hazindir ki hâzır ve nâzır olduğunu, bütün her şeye muttali olduğunu bildikleri halde insanların birçoğu, Allâhü Teâlâ'dan korkmazlar, üzülmezler ve aldırış etmezler. Bu nasıl bir Müslümanlıktır ki onların yanında Allâhü Teâlâ'nın bir kişi kadar bile itibarı yoktur. Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerden Allâhü Teâlâ'ya sığınırız. Bu kitapta îmân ve amelden sonra herkesin sahip olması gereken güzel ahlâka dâir yazılar vardır.
221.00 ₺ -
Sermayem Yok Derdimden Başka
Olmanın bilgisi kitaplarda vardır ama kendisi olanla hemhal olmadan ele geçmez. Hal sirayet eder demişler. Derdin ne ise,ona sahip olanlarla beraber ol ki derman bulasın. Eşkıya olmak istiyorsan evliya eşiğinde tüketme ömrünü, velayet derdine düşmüşsen kendi kalbine eşkıyalık eyleme ! Kişi sevdiğinin kaderinden pay alırmış, hemderdini öyle bir sev ki derman senin olmamaya utansın
126.00 ₺ -
Söz Söyleme ve Diksiyon
Yıllarını tiyatroya, Türkçenin doğru ve güzel konuşulmasına adayan Can Gürzap’ın bu kitabı, konuşma sorunlarından beden anlatımına, nefes ve ses çalışmalarından fonetiğe, diksiyondan topluluk önünde konuşma yöntemlerine kadar geniş bir yelpazenin içinde, konuşmanın inceliklerini sunuyor okurlara. Söz Söyleme ve Diksiyon, oyunculuğu meslek olarak seçmiş kişiler, dilimizi doğru ve güzel konuşmak isteyenler, başarının kendini iyi ifade edebilmekten geçtiğine inananlar için gerçek bir rehber…
244.00 ₺ -
Yüreğime Dokunan Eller
Annemin beni eve hapsetmesiyle başladı esaretim, bazen başımı dışarı çıkarmak istediğimde babamın bakışları perdeliyordu hayallerimi. Büyüyüp okula başladığımda öğretmenim beynimi kelepçeledi, bir süre sonra da ‘elalem’ ordusu gönül gözümü kapatmaya çalıştı. Kendimi üzerine beton dökülmüş bir fidan gibi hissediyordum, üzeri örtülmüş sessiz, bırakılmış çaresiz. Ama ben beton duvarları yıkıp, kuşatılmışlıktan kurtulmak istiyordum. Etrafımı çevreleyen sınırların ötesine uzanıp, özgürlük denizinde yüzmek istiyordum. Gökyüzünde bulutlarla beraber süzülüp, esen rüzgarlarla birlikte dünyayı keşfetmek istiyordum. Beynimdeki masalı, yaşamımdaki efsaneye dönüştürmek istiyordum. Sence ben bunu başarabilecek miyim? Bu öykümün içinde sende varsın; üzüntülerin, mutlulukların, öfken, neşen, en önemlisi hayallerin. Geçmişin burada, haydi gel, geleceğimizi de beraber yazalım.
261.75 ₺ -
İçindeki Uyuyan Güzeli Uyandır
k doğar. Büyüdükçe kendini büyük zannedenlerin oturduğu tahtı sallamaya başlar. Minik güzelle baş edemeyen büyükler, öcü, cin ve dev gibi hayali canavarlarla onu uyutmak isterler. Minik güzel büyüdükçe gelenek, ayıp, disiplin, not korkusu gibi gözle görülmeyen silahlarla sindirilmeye çalışılır. Maalesef güzel doğanların büyük bir çoğunluğu daha gençlik çağına gelmeden uyur. Çünkü bizim eğitim adına verdiğimiz bilgilerin çoğu aslında onu uyutmak ve uykusunu derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Bu kitapta dünyaya muhteşem olarak geldikten sonra iyi niyetlerle uyutulan, içindeki güzelin uyuduğunu fark eden ve onu uyandırmak için çırpınan bir sevgi yolcusunun serüveni var. Eğer sen de içindeki güzeli uyandırmak istersen hadi gel arkadaş olalım. Bu kitabı okuyup arkadaşlığımızın tadına bakman amacıyla gözlerini dört dakika ödünç verirmisin? İçindeki güzel uyandırmayı beklerken sen hala neyi beklediğini hiç düşündün mü?
261.75 ₺ -
Kendimi Yaşamak İstiyorum
Merhaba, Şimdi sen bu kitabı eline alıp incelediğine göre ön kapaktaki başlık dikkatini çekmiş olmalı. Sen de artık kendini yaşamak istiyor musun? Başkalarının istediği ve beklediği gibi yaşamak seni de mi yoruyor? İnsanın istemediği bir hayatı yaşamak zorunda bırakılması ne zor değil mi? Kim bilir, senin içinde de ne fırtınalar kopuyordur. Dışarıdan görenler seni mutlu zannederken içindeki ateşin seni alev alev yaktığını nereden bilsinler, ruhunun derinliklerine gömdüğün sessiz çığlıkları nereden duysunlar? Aynı yollardan geçmiş birisi olarak sana kalbimi açıyor ve ellerimi uzatıyorum. Hadi gel, her şeye yeniden başlayalım. Elimizdeki malzeme sadece sevgi olsun! Çünkü sevgi her derde deva olan en güzel ilaçtır. Beni iyileştiren sevgi merhemini senin yaralarına da sürmek istiyorum. Buna müsaaden var mı
261.75 ₺ -
Asla Vazgeçmedim
Küçücük aklımı kurcalayan birçok soru vardı. Babama “Allah bize oturmaya gelir mi?” diye sorduğumda bana kızdı. Öğretmenime “Yağmur yerden havaya doğru yağsa gökyüzünde çiçek açar mı?” dedim, “Geri zekâlı! Otur yerine!” diye bağırdı. İmama “Sen peygamber olsaydın bize yine kızar mıydın?” diye sordum, “Estağfurullah.” deyip kulağımı çekti. Amcamın kızına “Ben okuyup büyük adam olacağım.” dediğimde “Salak, sen önce altını ıslatmayı bırak.” diyerek benimle dalga geçti. Okuyup bunlardan kurtulmak için ortaokula geldiğimde öğretmenim, bir savaşın tarihini ezberleyemediğim için “Saman kafalı, aptal, kuş beyinli!” diye hakaret etti. Hayaller kurdum: Çocukların gülüşüp oynaştığı, kimsenin kimseye hakaret etmediği, büyüklerin küçükleri ezmediği, herkesin birbirine sevgiyle baktığı, öğrencilerin okula gitmek için tatilin bitmesini beklediği… Ben kendimi işe yaramaz, kafası çalışmayan, pısırık, güvensiz, suçlu, korkak sanıyordum. Ta ki donarak ölmek üzere olduğum akşama kadar. Yeniden ayağa kalktım ve hayallerimden ASLA VAZGEÇMEDİM. Sonra ne mi oldu? Haydi gel, bu yolculuğa beraber devam edelim.
246.75 ₺ -
Sen Yanımda Ol Yeter
Kitap yazmak için odama kapandığım bir gün kendime eğitmen yaptığım kızım Zuhal yanıma geldi: “Baba, senin bir sözün var ya.” “Hangisi?” “Eğitim öğrenciye saygıyla başlar.” “Evet kızım.” “Ben de diyorum ki, yazarlık okuyucuya saygıyla başlar.” “Nasıl yavrum?” “Kitabının ilk sayfasında okuyucunun gözlerine dokunmak için izin iste.” Kızımdan aldığım o muhteşem ilhamla diyorum ki, eğer izin verirsen önce gözlerine dokunmak, sonra da yüreğine misafir olmak istiyorum. Müsaade var mı?
261.75 ₺ -
Kalbime Girmeden Beynimde İşin Ne
Derslere Nasıl Âşık Olabilirim? Hiç düşündün mü? Dersler senin düşmanın mı, yoksa dostun mu? Dersleri hor gören başarıyı zor görür Düşünceleri dayatmak insanları birbirinden uzaklaştırır, duyguları paylaşmak insanları birbirine yaklaştırır. Anne-baba ve öğretmenler mantıklarına uygun düşüncelerini çocuklarına dayatırlar. Oysa çocuklar duygularının peşinden koşarlar ve bütün çatışmalar bu yüzden çıkar. Benzinli arabaya ayran doldurduğunda onu çalıştırabilir misin? Bu, arabanın arızalı ya da ayranın bozuk olduğu anlamına gelmez; doğru yakıtı doğru yerde kullanmadığın anlamına gelir. Anne-baba ya da öğretmenin ‘çalış’ dediğinde içinden çalışmak gelmiyorsa; bu, onların yanlış konuştuğu veya beyninin arızalı olduğu anlamına gelmez. Şu anda eline alıp içinde ne olduğunu merak ettiğin bu kitap seninle dersler arasındaki buzları eritecek, derslere âşık olduktan sonra başarmana, hedefine ulaşmana ve parmakla gösterilmene destek olacaktır.
261.75 ₺ -
Sen Hiç Kendini Yaşadın mı
Biliyor musun bugün sende okunanların çoğu taa çocukluğundan itibaren sana yazılanlar, bugün sende görünenlerin çoğu küçüklüğünde ruhuna ekilenlerdir. “Bir tomurcuk gibiydim, ne zaman başımı toprağın üstüne çıkarıp filizlendiysem, bir çiçek olarak açmak istediysem kopardılar. Yeniden açmayı denedim, tekrar kopardılar. Adım Gül ama ben hayatımda hiç gülmedim. Kendimi yaprakları dökülmüş, dalları kırılmış bir ağaç gibi hissediyorum.” Koskoca bir delikanlı ya da genç kızken sınıfta arkadaşlarının önünde rencide edildin mi? Birine tepki göstermek isteyip de ayıp olur diye tepkini içine gömdün mü? Hakkını yiyenlere isyanını sadece dişlerini sıkacak kadar gösterebildiğin anlarda neler hissetmiştin? Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur. “Babama ve kocama olan öfkem gözümü kör etmiş, içimdeki kor ateşin dumanı basiretimi örtmüş. Yaşanmamışlıklara olan hıncım aklımı sis perdesi gibi kapatmış. Korkak, pısırık, tedirgin, endişeli biri olarak yaşamışım bugüne kadar.” Bugüne kadar beynin seni kontrol etti. Şimdi sen beyninin kontrolünü eline alsan ve hayat otobüsünün direksiyonuna geçsen bundan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını düşünebiliyor musun?
261.75 ₺ -
Sinirli Anne Babaların Akıllı Telefonla İmtihanı
Seminerlerimizde en çok karşılaştığımız soru ve sorunların başında, çocukların telefon kullanımı gelmektedir. Anne-babalar; daha düne kadar çocuklanın ders çalışmasının önündeki en büyük engel olarak televizyonu görürken, bugün tablet ve cep telefonlarını görmektedirler. Bundan dolayı anne- babalara bir nebze yardımcı olmak gayesiyle böyle bir kitap yazmaya karar verdik. Kitabımız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çağımızın hastalığı ve çocukların baş tacı ettiği cep telefonu kullanımının faydaları ve zararları üzerinde durduk. İkinci bölümde, telefon bağımlılığına bağlı olarak nomofobi hakkında bilgi verdik. Üçüncü bölümde, teknolojinin efendisi nasıl telefon ise günümüzde evlerin efendisi olan çocukların eğitimleri konusunu ele aldık. Dördüncü bölümde, çocukların büyükleriyle geçirdikleri zaman dilimlerinin azalması, teknolojinin getirdiği yenilikleri takip etme adına insanların tüketime zorlanmaları gibi konuları ele aldık. Son bölümde ise babaların sabah erken çıkıp akşam eve geç gelmesiyle çocuk eğitiminin annelerin üzerine kalması üzerinde durduk.
91.00 ₺ -
Sınav Stresini Yenme Sanatı
Bizi harekete geçiren şey düşüncelerimiz ve aldığımız kararlardır. Karar almayan harekete geçmez. Sınav sonucunda nereye girmek istiyorum, okul bitince ne olacağım? sorularının cevabı olmalı zihnimizde. Hedefimiz yoksa çalışmayız, çalışmak bize zevk vermez. Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez. Hayalleri olan asla uyumaz! Hedef belirledikten sonra bizi hedefimize götürecek program yapmalıyız. Program başlangıçta can sıkar fakat acı ilaç gibidir. Başarısızlık, can kısıntısı, bunalım ve stresin ilacıdır. Başarı mutluluk verir fakat kar ve yağmur değildir; gökten yağmaz. Başarı ter kokar ve bedel ister. Sınav sonunda mutlu olmak istiyorsanız terlemeyi göze almalısınız. Stresin iki temel sebebi vardır: Bilgisizlik ve tecrübesizlik. Bilmediğiniz konuları iyi çalışın. Bol bol deneme yapın ve sınava iyi hazırlanın. Sınavlar şans arabasıdır, sizi ulaşmak istediğiniz hedefe götürür. İyi hazırlanın, sınav günü şans arabasına binecek ve hedefinize ulaşacaksınız. Bu kitap; hedef belirleme, program yapma, verimli ders çalışma konusunda size rehberlik etmek için hazırlandı, mutlaka okuyun..
97.50 ₺ -
Referansım Allahtır
Uzun yıllar yurt içinde ve yurt dışında çeşitli olay ve olgularla karşılaştım, herkes gibi. Bu yaşadıklarım zamanla içimde kıpırdamaya ve beni, yazmam için rahatsız etmeye başladı. Olaylar, yaşanmışlıklar içinizde demleninceye kadar beklenmelidir. Aksi durumunda yaşadıklarınız kekremsi bir tat alır ki, kimsenin hoşuna gitmez. İnanıyorum ki, kitaptaki yaşanmışlıkları, sizler yaşamasanız da, okuduğunuz zaman kendinizi bu olaylar içinde bulmanız sürpriz olmayacaktır. Her olay aslında orijinaldir, fakat anlatım biçimi, onu bu özgünlüğünden düşürür. Ben bir öykü veya hikâye tarzında anlatmaktan çok, doğrudan bir anlatı seçerek okuyucuya yaşadıklarımı öylece sunmaya çalıştım. Fakat inanıyorum ki, kitabı okuduktan sonra siz de içinizden kervanlar geçtiğini görecek ve o kervan yolcularına su vermek için koşturacaksınız.
84.50 ₺