-
Hazreti Ebubekir Ali EREN
Peygamberlerden Sonra İnsanların En Faziletlisi Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki “Ebubekirin imanı diğer insanların imanı ile tartılsa, Ebubekir’in imanı ağır gelir”. Adem Aleyhisselam’dan kıyamete kadar gelecek insanlar içinde, -peygamberlerden sonra- Allah indinde insanların en üstünü Ebûbekir radıyallahü anh Efendimiz Hazretleri’dir. Bu eser, Peygamberimiz'in dört büyük halifesinin birincisi olan bu mübârek zatı anlatabilmek ve tanıtabilmek gayesiyle hazırlandı. Bu eserimizle, okuyucunun kalbinde onun sevgisinin artmasına vesile olabilirsek kendimizi bahtiyar addederiz. O sevgi insanı cennete çekecek olan bir sevgidir. Çünkü Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.), "Kişi sevdiği ile beraberdir" buyuruyorlar.
140.00 ₺ -
Aşıkı Sadık Hz Hatice
asemin Özen’in kaleme aldığı, Hz. Hatice’nin muazzam hayatını konu edinen Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabı Nesil Yayınları’ndan çıktı. Yasemin Özen, akıcı ve şiirsel üslubuyla Hz. Hatice’nin hayatını farklı bir iklimde anlatıyor. Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabında, Hz. Hatice’yi cahiliye döneminin ahlaklı, zeki, çalışkan ve cesur bir kadını olarak görüyor; Resûlullah’ın peygamberlik öncesi ve sonrasında inanılmaz bir fedakârlıkla verdiği mücadeleyi okuyoruz. Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabında: •Bir kadın nasıl daha güçlü olur? •Toplumun baskılarına rağmen nasıl dimdik durabilir? •Bir kadın nasıl yuva kurar, nasıl yuvasını korur? •En hayırlı eş nasıl olunur? •Fatımalar, Aliler nasıl yetiştirilir? gibi soruların cevabını bulacaksınız.
11.70 ₺ -
Seyyid Ahmed Rıfai Hayatı ve Eserleri
Rıfâî’lik, Türk insan ve toplumuna etki eden en eski düşünce ve sevgi kurumlarından biridir. Ünlü gezgin İbn Batuta’nın “Muhammedî bir tarikat” diye andığı ve etkilerini Altınordu topraklarında, Macar illerinde bile izlediği Rıfâî’lik, kuruluş tarihi bakımından da Kâdirîlik’le hemen hemen aynı zamanın mahsulüdür. Rıfâî’lik, özellikle Balkan topraklarında İslâm'ın yayılışında temel hizmeti veren kurumlardan biridir. Araştırmalar, bu tarikatın adı geçen topraklardaki etkisinin hâlâ çok canlı ve yapıcı olduğunu göstermiştir. Rıfâî’lik, bugün dünyanın her yerinde etkisini sürdürmekte ve büyük bir aydın kitleye ilham kaynağı olmaktadır. Böylesi öneme sahip bir tarikatın kurucusu olan Seyyid Ahmed Rıfâî'nin hayatını anlatan elinizdeki bu eser, küçük hacmine rağmen doyurucu bir içeriğe sahiptir.
31.50 ₺ -
Hz Yusuf ve Züleyha
Elinizdeki bu kitap bir hikâye, bir roman, bir efsane değil; bir güzel peygamberin, güzel kıssasıdır. Kur’ân-ı Kerîm’de “kısssaların en güzeli” diye zikredilir. Güzel ki, hem ne güzel!.. Buram buram aşk, heyecan, hasret, hicran ve hikmet tüten bir kıssa... Hazret-i Yâkub’un gözyaşları, Hazret-i Yusuf’un çileleri... O nur yumağı çocuğun kuyuya atılışı, sonra köle diye az bir pahaya satılışı ve sonra Züleyhâ... İki güzelliğin cengi... Biri Hakk’ın, biri nefsin emrinde... Zindanları saraylara tercih eden sıddık peygamber Hazret-i Yusuf’un ibret dolu, hikmet dolu hayatı... Gam durağı bu Cihanda gam Yâkubu olan bir Hak peygamberin kırk yıl süren ayrılık ve hasreti... Yusuf Aleyhisselam’ın güzelliği karşısında ellerini kesen Mısır kadınları... Ve güzellik sebebiyle gönlünü kesen Züleyhâ... Züleyhâ’nın mecâzi aşkının hakiki aşka tebdili ve ilâhi devlete ermesi... Aşk nedir? Cevabını bu eserde bulacaksınız..
120.00 ₺ -
Hz Yar ve Veysel Karani
Yemen illerinden esen rahmet rüzgarı... İsmi Üves'ti... Yemen'in Karen Köyündendi... Annesinden başka kimsesi yoktu... Rasulullah'ı (s.a.v) görmeden Müslüman olmuştu.. Rasulullah (s.a.v) mübarek hırkasının ona verilmesini vasiyet etmiş ve Veysel Karani için; "Yemen tarafından rahmet rüzgarı estiğini duyuyorum." buyurmuştu. Hasretin bağrımı yakar Gözyaşlarım çağlar akar Ya Muhammed, Ey Can Ahmet...
138.00 ₺ -
Hz Meryem ve Hz İsa
Bu eser, yaratılış itibariyle âlemde eşi ve benzeri olmayan bir mübârek peygamberin ibretli hayatından renkler, desenler sunmaktadır. O masum nebi daha kundaktayken Allah’ın izniyle konuşmuş, ağzı şirk kokan inkârcıları susturmuştu: “Ben gerçekten Allah’ın kuluyum, bana kitap verdi ve beni bir peygamber yaptı. Beni her nerede olsam mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe bana namazı, zekatı emretti.” (Meyrem, 30-31) O, Allah’ın kulu ve kelimesidir. Her can taşıyan gibi o da ölecektir. Fakat henüz ölüm vâki olmamıştır. Allah Teâlâ onu yüce makamlara, göklere kaldırmıştır. Çarmıha gerilen o olmadığı gibi, onu öldürecek olanlar da insanlar değildir. Zamanı gelince Rabbi onu öldürecektir.
144.00 ₺ -
Hz Amine Mustafa Necati Bursalı
Mustafa Necati Bursalı, Kainatın Efendisi’nin Mübarek Annesi Kadınların Seçilmişi Hz. Âmine’nin hayatına anlatırken büyüleyici bir dil kullanarak akıcı üslubuyla bizi o kutlu günlerin iklimine götürüyor. Hz. Âmine’nin hayatını öğrenirken kutlu secere ve Alemin Fahrinin doğumuna kadarki süreci de takip ediyoruz. Gönlü yaprak yaprak açıldı. İki cihanın saâdet güneşi evlâdına tatlı nazarlara baktı. Kâinatın Nûru ve Allah’ın Resulü yine Cennet tebessümleri yağdırıyorlardı. Harikulâdelikler yine devam ediyordu. Şifa Hatun da oradaydı. Onun da gözlerinden perdeler kalktı. Bizzat kendisi şöyle anlatır: Allah’ın Resulü doğdukları zaman ben oradaydım. Kulağıma bir ses geldi: - Allah’ın rahmeti onun üzerine olsun!... Baktım ki, doğudan batıya dek her yer baştan başa nurla kaplı. Hatta Rum illerinin saraylarını gördüm. Sonra bu halden silkinip Kâinatın Yaradılış Sebebi olan yavruyu emzirdim. Üzerime öyle müthiş bir hal daha geldi ki, titremeye başladım. Gözlerim karardı. Yavrucağı göremez oldu…”
168.00 ₺ -
Hz Ali Mustafa Necati Bursalı
Bazı kimseler evlerindeki süs bitkilerine plastik çiçekler veya meyvalar takarak, onları daha başka şekilde görmeye ve göstermeye çalışırlar. Meselâ deve tabanı bitkisinin üzerinde gül veya portakal görürseniz, hiç şaşmayın… Çünkü ev sahibesi, böyle istemiştir. Hazret-i Ali (radıyallah anh) de sanki olduğu gibi kabul edilmemiş de, daha başka kabul edilmek için kimisi onun faziletlerine yenilerini eklemek istemiş, kimisi de iftira ziftiyle onun nur yüzünü boyamaya kalkışmıştır. Yani bir yanda Hazret-i Ali (r.a.)’ye kılıç çekecek hatta onu vuracak kadar düşman zırhına bürünenler, öte yanda aynı şahsı Sahabe dairesinden alıp güya nübüvvet, hatta daha ileriye götürmeye çalışanlar… Mustafa Hocamız, bu eserinde Hazret-i Ali (radıyallahu anh)’nin İslâma bağlılığını dile getirip, Hazret-i Ali (r.a.)yi sevenlerin, İslâmı yaşamaları gerektiğini çok iyi belirtmiş durumdadır. Ümit ederim bu eserin, bu yönden faydası büyük olacaktır. Allah, dünya ve ahiret saadetini İslâmı öğrenip, anlayıp ve yaşayanlara vermiştir, yine verecektir. Böyle olmamızı dilerim. Hekimoğlu İsmail
222.00 ₺ -
Hz Aişe Mustafa Necati Bursalı
Elinizdeki bu eser, öyle bir sultan annenin nurla hayatından ışıklar sunmaktadır ki, Müslümanlığın kadınlık âleminde neler yaptığını, kadınlığı hangi şahikalara yükselttiğini Hazret-i Âişe (r.anha)’nin şahsında göreceksiniz. Eserimizde bazı tarihi hâdiseler konuşma lisanı haline getirilip nazarlara öyle verilmiştir. Ve topyekün hakikat ifade etmektedir. Esere, akıcı ve sürükleyici bir üslûp kazandırmak gayesiyle romanî bir hava ve edebî bir üslup hakim kılınmıştır. Hz. Âişe (r.anha.) gibi mümtaz bir şahsın hayatını hiç eksiksiz yazmak elbette mümkün değildir. Biz, bütün gönlümüz ve samimiyetimizle mümkün olanı yapmaya gayret gösterdik. İman peteğimizin muhabbet balını damla damla her satır üzerine düşürdük. Ve ömür nefeslerimizin incilerini bu yolda heba ettik. Azîz ve Celîl olan Allah buyuruyor ki: “Peygamber, mü’minlere öz nefislerinizden evlâdır. Zevceleri (mü’minlerin) analarıdır.” (Ahzâb:6) İki cihanda da annemiz O… Evlâdın anneye karşı her zaman sönmez bir muhabbeti vardır. İşte muhabbetimizin sönmez bir nuru olarak bu eseri hayat ağacımızın en tatlı meyvesi hâlinde vücuda getirdik.
204.00 ₺ -
Halid bin Velid
“Şimdi, kendimi at kişnemeleri arasında ‘Allah, Allah’ nidalarıyla insanlara dar gelen Yermük vadisinde hissediyorum. Vallahi Rabbimden beni her gazada diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi istedim.” Sonra biraz durdu ve dedi ki; “Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın…” Ayağa kaldırdılar. “Kılıcımı getirin!” “Neden, efendimiz?” “Burnu üzerine düşerek hırıltılarla ölen deve gibi ölmek istemiyorum. Bu gözler korkaklar gibi uyumadı.” Yüzünde soğuk terler birikiyordu. “Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım. Öldüğüm zaman atımı muharebede tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz. Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim. Mezarımı, bu kılıcımla kazınız. Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alırlar.”
192.00 ₺ -
Dört Büyük Halife Hayatı ve Menkîbeleri
Bir gün ashab-ı güzin hazretleri bir arada toplanıp kendi hâl ve durumları hakkında konuşuyorlardı. İçlerinden biri Hazret-i Ebû Bekir’e sordu: - Ey Ebû Bekir! Yüce olan Allah hakkı için söyle, bu dereceye ne ile ulaştın? - Evvelâ, dünyaya karşılık dini seçtim. Âhirete karşılık da Allah Teâlâ’nın rızâsını seçtim. Daima Allah Teâlâ’nın hakkını kendi hakkımın üstünde gördüm ve onu tercih ettim. Sonra Hazret-i Ömer’e sordu: Ey Ömer! Sen bu mertebeye ne ile eriştin? - Şununla ki, hiç şüphe etmeyerek, aziz edici ve zelil edicinin bir olan Allah olduğunu bildim, diye cevap verdi. Bundan sonra Hazret-i Osman’a sordu: Ey Osman! Sen bu dereceye ne ile ulaştın? - Ben Allah’ın kitabını sağ tarafıma, Peygamber aleyhisselâmın sünnetini de sol tarafıma koydum. Allah Teâlâ’nın sinemdekine muttali olduğunu bildim, dedi. Bundan sonra Hazret-i Ali’ye sordu. Ey Ali! Sen bu mertebeye ne ile eriştin? - Cihad ile. Otuz sene cihad kılıcı ile, haşyet zırhı ile, vera’ kalkanı ile, taat ve ibâdet oku ile gönül kapısında oturdum, Allah’tan başka hiçbir şeyin gönlüme girmesine rızâ göstermedim.
330.00 ₺ -
Aşerei Mübeşşere Cennetle Müjdelenen On Sahabe
Sahabi, gönlü iman nuru ile dolu olarak Allah’ın Sevgilisini bir kerecik gören, yahut Kâinatın Efendisi tarafından bir an görülmüş olandır... Bizzat Resûlullah’ın: - “Benim ashabım, yıldızlar gibidir; hangisine uyarsanız, doğru yolu bulmuş olursunuz!” buyurduğu büyük insanlar. Sahabi, derecede nebiler ve resullerden sonra insanoğlunun en üstün ve en ileri tabakası olduğu gibi, kendi içinde de derece derece ve tabaka tabaka... Onlar, Kâinatın Efendisi tarafından hususi bir ölçü ile kendilerine tayin olunan mertebelerle birbirinden mümtaz olmuşlardır, ilk Müslüman olan Sahabe-i Güzîn, sonrakilerden mümtaz oldukları gibi; Hülefâ-i Raşidîn, Bedir muharebesine iştirak eden mücahitler, On Cennetlikler ve “Bîat-i Rıdvan” ehli, sıra ile birbirinden üstün sayılmışlardır. Lâkin sahabi olmak hususunda beraberdirler...
144.00 ₺ -
-
-
Muhammed Abduh Reşid Rıza ve İctihad
Elinizdeki kitap üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Abduh ve Reşid Rıza'nın yanlış İctihadları incelenip tahlil ve tenkit edilmektedir.Bu ana bölüm kendi içinde on fasla ayrılmaktadır. İkinci bölümde, merhum Profesör Hamidullah beyin İslam Peygamberi adlı kitabının ilk baskısında yer alan ve medar-ı münakaşa olan bazı görüşleri incelenmektedir. Üçüncü bölüm,İctihad hakkında beş adet ek içermektedir. Kitap, insaflı ve mutedil bir ilmi araştırmadır; haksız saldırılar,yersiz suçlamalar,gerekçesiz iddialar yoktur.
150.00 ₺ -
Hazreti Osman Hilal Kara
İslâm’ın üçüncü halifesi… Hayâsı ve iffetiyle örnek sahabi… İslâm ile ilk şereflenenlerdendi. Peygamberimizin biricik kızı Hazreti Rukiyye ile evlendi. Çok cömertti. Servetini İslâm’a hizmet yolunda harcadı. Son derece utangaç ve yumuşak huylu olan Hazreti Osman, on iki yıl boyunca halifelik yaptı. Kur’ân okurken şehit edildi.
112.50 ₺ -
Hazreti Ömer Hilal Kara
İslâm’ın ikinci halifesi… Cesareti, yiğitliği ve dürüstlüğüyle nam salan sahabi… Müslüman olana kadar zulümde sınır tanımayan Hazreti Ömer’in kalbi, İslam ile şereflendikten sonra şefkat ve merhametle doldu. Peygamberimizi canından bile çok sevdi. On yıl süren hilafeti boyunca adaletiyle gönüllere taht kurdu.
112.50 ₺ -
Hazreti Ebubekir Hilal Kara
İslâm’ın ilk halifesi… Peygamberimizin en yakın arkadaşı, can dostu… Mekke’de doğup büyüdü. Cahiliye ortamında bile örnek gösterilen bir hayat yaşadı. Allah ve Peygamber aşkını ciğerlerini yakacak kadar zirvede yaşadı. Malı, canı ve bütün imkânlarıyla O’na destek oldu. İyilik yarışında her zaman en önde oldu. Peygamberimiz vefat edince İslâm’ın ilk halifesi oldu. İki yıl sonra da Rabbine kavuştu.
112.50 ₺ -
Hazreti Ali Hilal Kara
İslâm’ın dördüncü halifesi… Peygamberimizin sevgili damadı, Hazreti Fâtıma’nın eşi, büyük İslâm kahramanı… Beş yaşından itibaren Peygamberimizin terbiyesi altında büyüdü. İlk Müslüman olan çocuktu. Cesaret ve kahramanlıkta olduğu kadar ilim, irfan, ahlak ve fazilette de en önde yer aldı. “İlim şehrinin kapısı” dendi. Hainler tarafından bir sabah namazında şehit edildi.
112.50 ₺ -
Mimar Sinan
Mimar Sinan’ın camileri olağanüstü bir bütünsellik içermektedir. Mermeri sanatla, sanatı hayatla buluşturur. Büyülenmeye avluda başlarsınız. Gözlerinizi alamayacağınız güzelliklere tanıklık ederken, tarihin kokusunu en derinlerde hissedersiniz. Mimari üslubunun kendine has olması, onu diğerlerinden ayıran en mühim husustur. O şaşkınlık ve hayranlık deminde, kapıya ve pencerelere bakarsanız, pencerelerle duvarların büyüleyici uyumunu, kündekârı kapının kubbelere yükselişini, kudret eliyle serpiştirilmiş hissini veren “çil çil kubbe”lerin yer yer minareleşip gözü hiç rahatsız etmeden sonsuzluğa ulaşımına şahit olacaksınız. Sonra, Yahya Kemal’in şiirinin içine girer gibi, camiye girin, kürsünün mihrapla, mihrabın minberle, hem birbirinden bu kadar farklı ve bağımsız, hem birbirine bu kadar yakın, böylesine derin ve huzurlu bir iç içeliğin nasıl sağlandığını düşünün… Kubbelerdeki sadelikle duvarlardaki renk cümbüşünün zıt gibi duran karakterlerinde Sinan’ın ruh halini çözmeye çalışın. İmkânsıza âşık olan dehâ, her eserinde “imkânsız”ı denemiş ve gerçek hayatta yapamadığını yapıp “zıtların estetik uyumu”nu yakalamıştır! “Ve minel aşk!” Unutmayın: Sanat, “sonsuz”un ve “aşk”ın adıdır.
162.50 ₺ -
Üftade Divanı
ÜFTÂDE DİVANI Âriflerin sultanı, âşıkların burhanı, Bursa'nın kutbu, Cenâb-ı Pîr Üftâde hazretleri... Eski müellifler onu bu kelimelerle yâd edip âlim, velî ve şair kişiliğine ışık tutmuşlardır. Şiirleri, ilâhîleri, menkıbe ve kerametleri ile aramızda yaşayan Mehmed Muhyiddin Üftâde hazretleri, tarih sahnesine daha ziyade şu iki büyük eseriyle çıkmıştır. Celvetiyye Tarikatı ve Aziz Mahmud Hüdâî hazretleri. O, bu iki eseriyle din, zihniyet, sanat, fikriyat ve ruh dünyamızda asırlar boyunca iz bırakmıştır.
154.00 ₺ -
İmam Suyuti ve Tasavvuf
İMAM SÜYÛTÎ VE TASAVVUF - HAYATI, ŞAHSİYETİ, TARİKATI ve ESERLERİ İmam Süyûtî'nin tasavvuf ve mutasavvıflar hakkındaki görüşlerini yine bu ilimle ilgili yazmış olduğu eserlerini incelemek suretiyle meydana gelen bu çalışmanın, tasavvufla ilgili yapılan tartışmalara ışık tutacağını ve bu konuda kafa karışıklığı yaşayanlara yol göstereceğini ümit ediyoruz. Elinizdeki kitap, bilebildiğimiz kadarıyla ülkemizde İmam Süyûtî'nin tasavvufî bağı ve bu alandaki eserleri hakkında yapılmış ilk Türkçe çalışmadır.
149.10 ₺ -
Eşrefoğlu Rumi
EŞREFOĞLU RÛMÎ Eşrefoğlu Rûmî [kuddise sırruhû], 15. yüzyıldan günümüze kadar etkisini hissettiren önemli mutasavvıflardandır. Bu topraklarda yaşayan insanların kimliğini, ahlâkını şekillendiren Allah dostlarının, evliyaların ulularındandır. Yunus Emre tarzında sade, açık ve anlaşılır şiirler söylemiştir. Eşrefoğlu Rûmî'nin [kuddise sırruhû] irşadı, Yunus Emre'yi devam ettiren şiirlerinden çok nesirleriyle olmuştur. Tasavvuf mesleğinin özellikle halk arasında yayılmasında gayret göstermiştir. Müzekki'n-Nüfûs ve Tarikatnâme isimli eserleriyle yolun sistematiğini insanların kolaylıkla anlayabileceği şekilde izah etmiştir. Kitap sadece Eşrefoğlu Rûmî'nin [kuddise sırruhû] menkıbelerini anlatmıyor, hazretten sonra Eşrefîlik yolunun sürdürücüsü olan zatların da menkıbelerine değiniyor. Yayınevimizin yayımladığı bu eserde, benzerlerinden farklı olarak Eşrefoğlu Rûmî hazretlerinin [kuddise sırruhû] şiirlerinden örneklerin yanında, hazretin kitaplarından parçalar da bulabileceksiniz.
128.10 ₺ -
Aziz Mahmud Hüdayi Mehmet Emin Ertan
Tarihî ve kültürel zenginliğimizin temel taşlarından biri ? Dünden bugünü aydınlatan, bugünden de yarını aydınlatacak olan bir kandil ? Yaşadığı devrin aynası olan ve bugün hâlâ canlılığını koruyan örnek bir şahsiyet ? Aziz Mahmud Hüdâyî ? [kuddise sırrıhu] "İster isen doğru yol, Bir efendiye kul ol, Bu kesrette vahdet bul, Tevhide gel, tevhide."
143.50 ₺ -
Ahmedi Cami Nameki
AHMED-İ CÂMÎ NÂMEKÎ (HAYATI-ESERLERİ ve TASAVVUFÎ GÖRÜŞLERİ) Sünnî tasavvuf düşüncesine sahip Şeyhülislam Ahmed-i Câmî Nâmekî (k.s), Sahâbi Cerîr b. Abdullah el-Becelî'nin (r.a) soyundan gelir. XI. yüzyılın sonuyla, XII. yüzyılın ilk yarısında Selçuklular döneminde, İran'ın Horasan bölgesinde yaşamıştır. İnsanları zühd, tevbe ile birlikte aynı zamanda aşk, muhabbet ve hoşgörüye davet eden Câmî, Sultan Sencer ile görüşmüş, kendisine nasihatte bulunmuş ve adına bir kitap telif edip kendisine sunmuştur. Sencer de, Câmî'yi hankâhında ziyaret etmiş ve ayrıca kendisi ile mektuplaşmıştır. Nüfuzu günümüze kadar devam eden tasavvuf tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Câmî'nin müritlerinin bir kısmı daha sonra Anadolu'ya gelerek dinî ve ahlakî konularda insanlara yol göstermeye çalışmışlardır. Ondan fazla eser telif etmiş ve yaklaşık bir asır hayat sürmüştür. Bu çalışmanın, Ahmed-i Câmî'nin (k.s) hayatını, eserlerini ve tasavvufî düşüncesini öğrenmek isteyenlere güzel bir kaynak olacağını ümit ediyoruz.
190.40 ₺ -
Şemaili Şerif
Şemâil-i Şerif Şemâil kelimesi şimalin çokluğudur. Sözlükte ”karakter, kişilik, tabiat, huy, ahlâk; iyi, hoş seçkin özellikler ” gibi anlamlara gelen kelime, "bir şahsın hayat hikâyesini içine alan eserler için” kullanılmış, 9. Yüzyıldan itibaren Hz. Peygamber’in beşeri yönünü, yaşama tarzını ve şahsî hayatını anlatan eserlere bu ad verilmiş ve böylece bir insan olarak Resûlullah’ın (s.a.v) dış görünüşünü, özel hayatını ahlâkını ifade eden bir terim haline gelmiştir. Hz. Peygamber’in (s.a.v) mükemmel beşeri yönü ve bedeni tavsifinin bütünü için şemâil kelimesinin kullanılması yaygınlaşmıştır.
210.00 ₺ -
Mecdüt Talid
BÜYÜK DOĞUŞ MECDÜ'T TÂLÎD - MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ'NİN [k.s] HAYATI, HALİFELERİ VE MENKIBELERİ Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adı ile… İhlâslı kullarına ihsan ve nimet lutuflarını saçarak onları cennetlerinde ebedî kalacaklardan kılan Cenâb-ı-Hakk’a hamdolsun. Onların yolunu tutan, dilleri ve kalpleri ile onların uygulamalarını örnek alanlara müjdeler olsun. Salât ve selâm, apaçık bir şekilde doğru yola ileten efendimiz, sığınağımız, habibimiz Hz. Muhammed’e [sallallahu aleyhi vesellem] ve kalpleri Rahmân’ın zikriyle huzur bulan âl ve ashabına olsun. İnsanlar arasında Mevlâ’nın affına en çok muhtaç olan Haydarîzâde lakabıyla meşhur, Bağdatlı, Nakşibendî tarikatının Halidiyye koluna mensup Seyyid Sıbgatullah’ın [kuddise sırruhû] oğlu Seyyid İbrahim Fasîh [kuddise sırruhû] der ki: Bu kitap, şeyhimiz, dayanağımız, kutbü’l-vücûd 1, şühûd 2 makamına ulaşmış bir gavs, din ve milletin dayanağı, yakîn 3 ve hakikatin delili, sâliklerin 4 terbiyecisi, zâhidlerin mürşidi, asrının ve zamanının müceddidi, zamanının göz kamaştıran bir serveti, mutlak olarak asrındaki şeyhlerin şeyhi, bütün ufuklarda parlayan tarikatın güneşi, lafız ve mana olarak bütün ilimleri kendisinde toplayan engin bir deniz, göz kamaştıran olağanüstü haller ve açık keramet sahibi, çok rükû ve secde yapan, iki kanat sahibi (zâhirî ve manevi ilimlere sahip), Mevlânâ Ziyâüddin Halid en-Nakşibendî el-Osmânî el-Irâkî eş-Şehrezûrî 5 (v. 1242/1826) hazretlerinin yetişmesini ve menkıbelerini içermektedir. Allah Teâlâ onun yüce nefeslerinin bereketinden üzerimize saçsın. Bu kitabı dostlar için bir hatıra, inkârcı kınayıcılar için bir aydınlatma, kimseye malının ve çocuklarının fayda vermeyeceği, ancak selim bir kalple gelenlerin fayda göreceği o kıyamet gününde de bana bir erzak olması için yazdım. Dürrü’l-Muhtâr adlı kitabın sahibi büyük âlim ve fakih İbn Âbidin 6 (v.1252/1836) gibi bazı seçkin âlimler de Mevlânâ Halid’in [kuddise sırruhû] menkıbeleri hakkında kitap telif etmişlerdir. Bir mukaddime, iki bölüm ve bir hatime ile düzenlediğim bu kitaba "el-Mecdü’t-Tâlîd fî Menâkıbi Mevlânâ Hâlid ismini verdim. Birinci bölüm, Mevlânâ Halid’in [kuddise sırruhû] halleri hakkındadır. İkinci bölüm ise bazı halifeleri hakkındadır. Tevfik ve doğru yola ulaştırmak Allah’tandır. 1 Kutbü’l-aktâb, kutbü’l-ekber, kutbü’l-irşad en büyük veliye verilen isimler olup, halkı Hakk’a götürmekle görevlidirler. İki türlü kutub vardır. 1. Kutbü’l-irşad: Buna, kutbiyyet-i kübrâ denir. İrşad makamı, nübüvvetin bâtınını temsil eder. 2. Kutbü’l-aktâb ve kutbü’l-vücûd: Bu hâtemü’l-evliya olup derecesi bâtın-ı hâtem-i nübüvvettir. Yani vücûd makamı son nebî Hz. Muhammed’in bâtınını temsil eder. 2 Şühûd: Arapça "görmek, müşahede etmek” demektir. Kâşânî, şühûdu, Hakk’ı, Hak vasıtasıyla görmektir, diye tanımlar. Zıddı gaybettir. 3 Yakîn: Şüphe ve tereddüde mahal olmayan doğru ve gerçek. 4 Sâlik: Sözlükte "yolcu” anlamına gelen sâlik, tasavvufta, Allah’a giden yolu tutana, seyr halinde bulunduğu sürece müride denildiği gibi, ilim ve tasavvur ile değil de mücerret hal ile makamlarda seyreden kimseye de denir. Sâlike, ehl-i sülûk de denir. 5 Şehrezûr: Musul vilayetini oluşturan üç sancaktan biri olup Dicle’nin doğusunda bulunan, yerleşim alanı batıya doğru uzanan, kuzeyden güneye bir hilal şeklindedir. Musul, Süleymaniye ve Bağdat ile sınırlıdır. 6 İbn Âbidin: İsmi, Seyyid Muhammed Emin b. Ömer b. Abdülaziz olup 1198 (1784) senesinde Şam’da doğmuştur. Şam’da yetişen âlimlerin ve Osmanlılar’ın en meşhur fıkıh âlimlerinden biridir. İbn Âbidin, zâhirî ilimleri öğrendikten sonra, kelâm ve tasavvuf ilimlerini de zamanin en büyük âlimi ve tasavvuf ehli, Mevlânâ Halid-i Bağdâdî’den öğrenmiş ve onun sohbetiyle şereflenerek kemale ermiştir. 1252 (1836) senesinde elli dört yaşında Şam’da vefat etmiştir.
164.50 ₺