-
Hz Peygamberin Sünnetinde Alternatif Çözüm Yolları
Bazı insanlar ibadetlerinin azlığı zannıyla ahiret hayatlarının hiç de kolay olmayacağını düşünerek kendilerini psikolojik bir baskı altında hissetmekte ve maalesef neticede toplumumuzda ümitsiz insan/müslüman tipleri ortaya çıkabilmektedir. Buna zemin hazırlayan sebeplerden biri de dînî ve dünyevî yönlerini yani hem peygamber hem de insan olduğu yönlerini dikkate almaksızın Hz. Peygamber’in (a.s) bütün söz ve davranışlarının din’in bir parçasıymış gibi kabul edilmesidir. Oysa Peygamberimiz içinde yaşadığı toplumdan hiçbir şekilde kopmamış hem dînî hem de dünyevî-insânî-ahlâkî-örfî konularda çözüm arayan insanlara bir çoğu evrensel nitelikteki değişik alternatifler sunarak bu yönüyle de onlara örneklik (üsve-i hasene/rol model) teşkil etmeye çalışmıştır. İşte bizi böyle bir çalışma yapmaya sevk eden en önemli sebep de insanlara İslamiyet’i “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Şüphesiz ki din kolaydır, kolay olanı olanı emreder” düsturunca, Allah ve Rasûlü’nün sunduğu kolaylıklar çerçevesinde güçlerinin yettiği kadarıyla yaşamakla yükümlü olduklarını, bizzat Hz. Peygamber’in uygulamaları bağlamında ihsas ettirme arzusudur.
162.50 ₺ -
Kıraatların Tefsire Etkisi
Kuranın farklı yorumlanmasına sebep olan özelliklerden birisi de kıraatlardır. Tarihî gelişim içinde Kıraatı Aşera (On Kıraat) adıyla tespit edilip, hem kitâbî olarak muhafaza edilen ve müslümanlar arasında meşhur olan kıraatların, Kuranı anlamada genişlik ve çeşitlilik sağlayan başlıca faktörlerden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu eserde, tefsire değişik boyut, çeşni ve zenginlik kazandıran kıraat ihtilâflarının tespiti ve bunların izahı yer almaktadır.
227.50 ₺ -
Kelam Tarihi ve Ekolleri
Kur'an-ı Kerim'in, tahrife uğramadan nesilden nesle aktarılması, Müslümanların en büyük şansıdır. İslam dini bu yönüyle, diğer dinlerin akıbetine uğramamış, kutsal kitabıyla birlikte Hz. Muhammed (as)'den nakledilen söz ve uygulamalar da, üzerinde bazı ihtilaflar olsa da büyük oranda kayıt altına alınmıştır. Ne var ki Hz. Muhammed'in vefatından sonra sahabe arasında ortaya çıkan siyasi ve sosyal çekişmeler çeşitli dini tartışmaların doğmasına sebep olmuştur. Bu ihtilaflar, itikadi açıdan büyük günah, iman, küfür ve kader gibi bazı konuların tartışılmasına neden olmuştur. Bu ilk tartışmalar etrafında hicri birinci asırda Haricilik, Mürcie, Kaderiyye ve Cebriyye gibi itikâdî fırkalar doğmuştur. Hicri ikinci asra gelindiğinde, yabancı din ve kültürlerle karşı karşıya gelinmiştir. Müslüman âlimler bu yeni inanç ve kültür ortamından zaman zaman istifade etmenin yollarını aramışlarsa da ilişki biçimi genellikle mücadele şeklinde seyretmiştir. Felsefenin İslam dünyasına girmesiyle birlikte bu etkileşim ve mücadele ortamı daha da yoğunlaşmıştır. Kelam ilmi böyle bir ortamda doğmuş, hicri ikinci asırda Mu‘tezile ekolü ilk kelâm mektebi olarak ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Şia ve Ehl-i Sünnet kelam okulları da oluşmuştur. Ehl-i Sünnet de kendi içerisinde Eş‘arîlik ve Mâturîdîlik kelam okullarını doğurmuştur. Bu ekoller tarihi süreç içerisinde çeşitli değişim ve dönüşüm süreçleri geçirmiştir. Son asırlarda Müslümanların tarih sahnesinde etkin olamaması, yenilik düşüncesini harekete geçirmiş, son iki asırda Yen-i İlm-i Kelam arayışları ortaya çıkmıştır. İşte bu eser, Kur'ân'ın nâzil olmaya başladığı devirden başlayarak günümüze kadar seyreden tarihi süreçte inanç konularında yaşanan gelişmeleri, oluşan itikadi fırka ve ekolleri incelemektedir.
195.00 ₺ -
İslam Mezhepleri Tarihi
İslâm Dini’nin birer düşünce okulu sayılan itikâdî ve siyasî fırkaları konu edinen İslâm Mezhepleri Tarihi disiplini, İslâm’da mezheplerin birer din değil, dinin birer yorumu demek olan beşerî nitelikli sistemler olduğunu, bu yüzden dinle asla özdeşleştirilemeyeceklerini ispat etmek suretiyle, mezheplerin birbirlerine düşman birer oluşum ya da düşünce özgürlüğü önünde birer engel değil, İslâm’ın belirlediği sınırlar içinde kaldıkları müddetçe birer zenginlik ve rahmet olduklarını ortaya koyarak önemli ve lüzumlu bir işlev görmektedir. Müslümanlar arasında farklı fikir, düşünce, anlayış ve dinî algılama biçiminden kaynaklanan mezhepler, İslâm dininin mensupları için birer alt kimlik unsurları olup, doğrudan İslâm’ın kendisi ile özdeşleştirilemezler. İslâm düşüncesinin teşekkül sürecinde ortaya çıkmaya başlayan ve tarihten günümüze mütemadiyen neşet eden mezhepler, dinin kişiden kişiye değişen farklı yorum biçimleridir ve asla dinin yerine ikâme edilemezler. Bu eserde İlk Mu’tezile, Hâricîler, Şîa, Mürcie, Mu’tezile, Cebriyye, Kaderiyye ve Ehl-i Sünnet Ekolleri’nden Selefiyye, Eş’ariyye ve Mâturidiyye gibi erken dönem İslâm toplumunda teşekkül eden ilk itikadî ve siyasî mezheplerin oluşum süreçleri, öncüleri ve görüşlerine yer verildiği gibi, Selefîliğin aşırı bir yorumu olan Vehhâbîlik ve İslâm orijinli olmakla beraber sonradan Yahudîlik, Hristiyanlık, Zerdüştlük, Mecusîlik, Hinduizm ve Maniheizm gibi çeşitli din, kültür ve doktrinlerden farklı düşünceleri bünyesinde bağdaştıran Nusayrîlik, Dürzîlik, Bâbîlik-Bahâîlik, Kâdiyânîlik-Ahmediyye ve Yezîdîlik gibi senkretik mezheplerin fikir ve görüşlerine de yer verilmiştir. Ayrıca bu eserde genel olarak Alevîlik, özel anlamda ise Anadolu Alevîliği, Alevî-Bektaşî inançları ile Alevîlikte âdap ve erkân konuları işlenmiştir.
260.00 ₺ -
16 - 17 Yüzyıllarda Osmanlı Devletinde Haremeyn Vakıfları
Bu kitabın temel konusu, Haremeyn Vakıfları'nın mukaddes topraklardaki mekânlar ve insanlar için yapmış olduklarını anlatmaktır. Kitapta, Mekke ve Medine şehirlerinde Osmanlılar tarafından inşa ve imar edilen, ancak günümüze nerede ise hiç birisi gelemeyen eserler de yer almıştır. Hususiyetle son günlerde Kâbe çevresinde Osmanlı revaklarının da yıkılması ile yeniden gündeme gelen Mukaddes topraklardaki bu tarihi mekânları okuyucu eserde sıkça görecektir. Temennimiz, eserin içinde çokça görüleceği gibi Mukaddes topraklara tam 400 yıl hizmet eden Osmanlı sultanlarının hassasiyetinin bu güne ibret ve numune olmasıdır.
162.50 ₺ -
Hazreti Osman Önderlerimiz 3
İslâm tarihinde Hz. Muhammed’in (sav) vefatının ardından Hz. Ebû Bekir’in halîfe seçilmesiyle başlayıp Hz. Ali’nin şehit edilmesiyle sona eren süreçte, özellikle Hz. Osman ve Hz. Ali dönemi hadiseleri Müslüman ilim adamlarının izah etmekte en fazla zorlandıkları İslâm tarihi konularının başında yer alır. Zira bu hadiselerde zikri geçen şahsiyetlerin önemli bir kısmı Hz. Peygamber’in (sav) sahâbesidir. Bu sebeple Müslüman ilim adamlarının onlar hakkında serbest yorum ve değerlendirmelerde bulunmaları kolay olmamıştır. Hulefâ-i Râşidîn döneminin izahı zor olan hadiselerinin yaşandığı ilk dönem ise Hz. Osman’ın halîfeliği zamanıdır. Hâricîlik, Şia, Mutezile gibi bir kısım siyasî/itikadî fırkalar ve gruplar bu dönem olaylarında zikri geçen bazı sahâbe önderleri hakkında olumsuz kanaat serdetmişler, hatta onlardan bir kısmını hakkında fâsıklık hatta kâfirlike ithamında bulunmuşlardır. Buna karşılık bir kısım şahıs ve gruplar da adı geçen fırkalara tepki duymaları sebebiyle bu dönemde meydana gelen hadiseleri ya inkâra yönelmişler ya sahâbe toplumunun fertlerini kutsallık mertebesine taşıyarak onları hatasız insanlar olarak görmeye ve göstermeye çalışmışlar ya da akıl sınırlarını zorlayan teviller yapmak veya mevhum suçlular icat etmek suretiyle meydana gelen hadiselerin sorumluluğundan onları uzak tutma çabası içinde olmuşlardır. Bütün bu olumsuz şartlar sebebiyle İslâm tarihinin bahsi geçen döneminin anlaşılması ve sağlıklı bir şekilde izahı da tabiatıyla güçleşmiştir. Çalışmamız bu alanda yapılan akademik faaliyetleri mütevazı bir katkı niyeti taşımaktadır
78.00 ₺ -
Hazreti Ebu Bekir Önderlerimiz 1
Hz. Peygamber’in (sav) vefatıyla Müslümanların yönetim sorumluluğunu üstlenen Hz. Ebû Bekir’in yaklaşık iki buçuk yıl süren halifelik dönemi İslâm tarihinin önemli ve kritik hadiselerinin yaşandığı bir sürece karşılık gelir. Müslüman toplum için bu dönemin ilk ciddi sınavı Hz. Peygamber’in (sav) dünyevî/siyasî misyonunu üstlenecek yeni halifenin seçilmesidir. Hz. Peygamber’in (sav) vefatından önce başlayan, Hz. Ebû Bekir’in halife olmasıyla birlikte etkisini artırıp Arabistan’ın her tarafına yayılan isyan/irtidat hareketleri ise Müslümanların hem varlığını hem de birliğini tehdit edecek boyutlara ulaşmıştır. Buna rağmen Hz. Ebû Bekir’in sergilediği sorumlu yönetim sayesinde ilk halife seçimi sorunsuz olarak tamamlanmış, ardından irtidat ve isyan hareketleri bastırılmak suretiyle Arabistan’da siyasî istikrar yeniden sağlanmıştır. Müslümanlar bunun ardından Arabistan’ın kuzeyine doğru fetih hareketlerine girişmek suretiyle günümüzde Suriye ve Irak topraklarını içine alan geniş coğrafyada boy göstermeye başlamışlardır. Hz. Peygamber’in (sav) ardından Müslümanların yönetimini üstlenen, onları başlarında peygamberin bulunmadığı bir döneme hazırlayan Hz. Ebû Bekir’in hem şahsiyeti, hem de siyaseti açısından gerek Müslümanlara, gerekse bütün insanlığa tanıtılması İslâm tarihi açısından önem arz etmektedir. Bu sebeple onun örnek yönetim anlayışının ortaya konulması zaruretinden yola çıkılarak bu eserin hazırlanmasına karar verilmiştir.
78.00 ₺ -
Gönenli Mehmet Efendi
Gönenli Hoca Efendi'nin sözleri, talebelerine yol gösterici, örnek olmaya sevk edici, onları toplum önderi (imamı) olmaya yönlendirici sözlerdir. Merhum Gönenli Hoca Efendi'nin bu sözlerini kıymetli talebesi Hafız-ı Kurra Rahim Arabacı toplamıştır. Ayrıca bu sözlerin ayet ve hadislerle açıklanması ve kitabın birinci bölümünde değişik konularla beraber dua örneklerinin de sunulması kitaba güzel bir renk katmış, okuyuculara faydalı bilgiler sunulmuştur. Bu yönüyle de özellikle İmam-Hatip Lisesi öğrencilerine faydalı olacağını ümit ediyoruz.
260.00 ₺ -
İlk Dönem İslam Tefsir Ekolleri
Tefsir, Allah’ın âyetlerde murat ettiği manaların tespitine hizmet eden bir ilimdir. Bu ilim sayesinde Müslümanların Kur’ân’dan azami derecede istifade edip kendine gelmesi en büyük beklentimizdir. Bu kitap, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) vahyin ilk gelişinden itibaren Hz. Peygamber tarafından başlatılan tefsir faaliyetlerinin, sahabe döneminden tedvin dönemi ve sonrasına kadar geçirdiği aşamaları, ekolleşme sürecini, ilk dönem tefsir faaliyetlerini, kaynak ve yöntemleri açısından tefsir ekolleri ile bu bağlamda husule getirilen meşhur tefsirleri ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasındaki diğer bir amaç da Kur’ân’ın anlaşılmasına yönelik olarak ilk dönemde ümmetin takip ettiği usul ve yöntem ile bu yolda harcadığı gayretleri ortaya koymaktır. “İlk Dönem İslâm Tefsir Ekolleri” adını verdiğimiz bu kitapta Sahabe döneminden başlanarak tedvin dönemine kadarki tefsir ekolleri ele alınmış, “Klasik Dönem” ve “Çağdaş Dönem” Tefsir Ekolleri ise başka bir çalışmaya bırakılmıştır. Nihai gayemiz, Kur’ân’ın maksatları ekseninde doğru anlaşılmasını sağlamak suretiyle ahlak, içtimaiyat ve siyaset bağlamında ümmetin Kur’ân’dan azami derecede faydalanmasına katkı sunmaktır.
162.50 ₺ -
Ahkam Hadisleri
Dünü anlamak için olduğu kadar yarını kuşatmak için de önem arz eden tarihi bilgiyi değerlendirirken, tarih yazıcılığının yönlendirmelere açık olduğunu dikkatlerden uzak tutmamak gerekir. Bu bağlamda oryantalist araştırmacılarca ifade edilen “hukuki hadislerin önemli bir kısmının hicri ikinci asrın sonlarına doğru ortaya çıktığı”, “klasik hadis eserlerindeki ahkâm hadislerinin Şafii sonrası dönemde tedavüle girdiği” vb. iddialar esasen tarihe dikte ettirilen ve insanların zihin dünyalarını yönlendirmeyi hedef alan bir üst bakışın neticesidir. Elinizdeki eser, bu yönlendirmeler karşısında öncelikle “ahkâm hadisleri” terkibinin mahiyetini anlamaya odaklanmakta ardından da ahkâm hadisleri ile ilgili edebiyatın gelişim seyrini mümkün mertebe sade ve sistematik bir bütünlük içerisinde ele alıp incelemektedir. Hadis tarihini “ahkâm hadisleri” terkibi özelinde yeniden okumayı amaçlayan bu eserde temel amaç, modern hayat ve hadis/ sünnet ilişkisi bağlamında yöneltilen tenkitlere cevap oluşturabilmek maksadıyla okuyucuya Müslümanın sosyal yaşantısına yön veren ahkâm hadislerine ve edebiyatına dair giriş sadedinde bilgiler sunmaktır.
104.00 ₺ -
Etkinliklerle Tecvid Öğretimi
İlk, orta ve lise eğitimini Konya’nın Karapınar ilçesinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Yazar, «Heterojen Sınıf Ortamlarında Kur’ân Öğretiminde Yeni Bir Yöntem Uygulaması» konulu teziyle yüksek lisans eğitimini, “Kur’ân’da Bilme Biçimleri” konulu teziyle doktora eğitimini tamamladı. Yazarın «Etkinliklerle Tecvid Öğretimi» adlı bu eseri, «Yediden Yetmişe Öğrenmeyi Sevdiren ve Kolaylaştıran Etkinliklerle Kur’ân Öğretimi» kitabını tamamlayan ikinci kitabıdır. Özellikle Kur’ân Kurslarına gelen öğrenci profilinin gerek yaş, gerek eğitim seviyesi, gerekse hazır bulunuşluluk açısından oldukça farklılık arz etmesinden dolayı ortaya çıkan tabloya bir çıkış yolu olacak olan bu çalışma, Kur’ân Kurslarının yanı sıra İmam Hatip Ortaokulları ve İmam Hatip Liseleri için de bir başvuru kaynağı olma özelliği taşımaktadır. Yüksek lisans tezinde ve kitaplarında belirttiği yöntem ve teknikleri uzun yılların bilgi, birikim ve tecrübesiyle bizzat uygulayarak ortaya koyan yazar, hâlen Aksaray Üniversitesi İslâmî İlimler Fakültesi Kur’ân Okuma ve Kıraat Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
195.00 ₺ -
Kutlu Sefere Hanımlarla Yolculuk Kadınlara Hac ve Umre Rehberi
Kadınlar her şeyden önce bu yolculuk için maddi- manevi ve ahlaki olmak üzere üç boyutlu ve çok yönlü bir hazırlığın gerekli olduğu bilincinde olacaklar.Kadınların ihram giysisi olmadığını; adetli kadının da mîkatta ihrama girmesi gerektiğini bilerek hareket edecekler. Hac menâsikini ve ihram yasakları ile diğer vecibeleri öğrendikleri için de ceza almayacaklar. Yol ve oda arkadaşları ile bütün hac ve umre kardeşleri ile iletişimde daha dikkatli davranacak; mescitte Rasûlullah'ı edeple ziyaretin ne kadar önemli olduğunu bildikleri için hatalı davranışlardan sakınacaklar. Hz. Âdem'den beri yaşanan İslam tarihini, Hz. Peygamber'in ve ashabının yaşadığı mekânları ve bu mekânlara ecdadımızın hizmet aşkını bir nebze de olsa idrak edecekler. ? Hâsılı kadınların bu vesile ile eğitilmiş olmaları, hac ve umrelerinin makbul ve mebrur bir ibadet olmasına, kazanarak dönmelerine, aynı zamanda kaybetmemek için çaba sarf etmelerine neden olacaktır. Bütün bunları erkeklerin de bilmesi ve öğrenmesi, kadınların haccını daha iyi anlamaya vesile olacaktır, inşaallah!"
162.50 ₺ -
Sabah Akşam Dualar ve Zikirler
Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in bizzat yaptığı, ashabına öğrettiği ve tavsiye ettiği günlük dualar ve zikirler vardır. Bunlar sayesinde nice hayırlara ve manevi derecelere ulaşılmakta, nice şerlerden ve günahlardan korunulmaktadır. Ayrıca güne hayırla başlamak ve hayırla bitirmek, o günün günahlarının affedilmesine de vesile olduğu bilinmektedir ki bu hayra en müsait amellerin başında dua ve zikir gelmektedir. Elinizdeki kitap, Hz. Peygamber’in sünneti olan günlük duaları ve zikirleri, bilhassa sabah ve akşam namazlarının ardından okunabilecek olanları içermektedir. Pek çok hadis kaynağı taranarak seçilen ve kaydedilen hadis-i şeriflerin sıhhat dereceleri de ayrıca belirtilmiştir.
150.00 ₺ -
Saltanattan Cumhuriyete Yakın Tarihimizin Sır Perdesi
tarihimize ilim, insaf ve vicdan ölçüsünde yaklaşmamız, geçmişi kötüleyerek günü kurtarma hatasından kurtulmamız lazım. Çünkü bu temel bir hatadır. Ve bu temel hata, ister istemez bizi başka hatalara sürüklemektedir. Unutmayalım ki hatalı temeller üstünde abide inşa edemezsiniz. Etseniz etseniz, gecekondu inşa edersiniz ki, o da ilk depremde yerle bir olur. Sanıyorum, hala dirilemeyişimizde, tarihe hatalı bakışımızın büyük rolü var.
130.00 ₺ -
Genç Din Eğitimcisine Mektuplar
Millî Eğitim Temel Kanunu bir öğretmende bulunması gereken üç vasfı; genel kültür, özel alan (=meslek) bilgisi ve pedagojik formasyon olarak belirlemiş... Doğru ama yetersizdir. Bu üç vasfa bir de "ahlâkî şahsiyet / kişilik ve karakter" eklemek gerekir. Zira; kanunun belirlediği üç vasfı haiz olan bir öğretmen iyi bir kişilik ve karakter sahibi değilse, edepten yoksun ise diğerlerinden seviyesi ne olursa olsun yetersizdir, eksiktir ve öğretmenlik yapmaya elverişli değildir. Mehmet Akif Ersoy'un ifadesiyle; Muallimim diyen olmak gerektir imanlı, Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı, Bu dördü olmadan olmaz, vazife çünkü büyük...
97.50 ₺ -
Anahatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar Arapça
شكَّل التصوفُ الإسلامي عبر العصور تيارًا عريضًا في تاريخ الإسلام على شدة ما تعرَّض له أحيانا من هجومٍ عنيفٍ تولى كبره مذاهبُ شتى كالقوميَّة والليبرالية والوهابيَّة، حيث جهدوا في تشويه التصوفِ خاصَّة والتراثِ الإسلاميِّ عامةً، وإزاءَ هذه الحملة الشعواء نشَطَتْ دراساتٌ أكاديمية لإعادة تصحيح النَّظرةِ للتصوف، منها كتابُ الأستاذ الدكتور حسن كامل يلماز "الملامح العامة في التصوف الإسلامي" الذي يجتهد في عرض التصوف دون غُلوٍّ في تقديسه ولا جحودٍ لدوره، وذلك من خلال دراسة تاريخ التصوفِ وأعلامِه، ومصادرِه ومصطلحاتِه، وطُرقِه ومؤسساتِه، ونظرياتِه وأفكارِه، لعلَّ القارِئَ الكريمَ يستطيع بعد سياحته في هذا الكتابِ أن يكوِّن نظرةً موضوعيةً تجاهَ التصوفِ دونَ إفراطٍ ولا تفريط Tasavvuf düşünce sistemi olarak, hayat tarzı ve terbiye biçimi olarak hem ilgi çekmekte, hem de çeşitli tartışmalara konu edilmektedir. Tekkeler ve tarikatlar, bu yüzyılın başından beri İslam ülkelerinin bir kısmı devlet eliyle toplum hayatının dışına itilmeye çalışılmışsa da, halkın bu müesseselere ilgisi pek azalmamıştır. Özelikle Batıda ve Amerika'da tasavvufun hem tarikat boyutundaki eğitim tarzı, hem de düşünce planındaki üslubu, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Kuzey Afrikalı pek çok tarikat mensubu, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkeleriyle Amerika'da İslamiyet'in yayılmasına öncülük etmektedir. Mevlana, İbn Arabi ve Yunus Emre gibi tasavvufi düşünce temsilcilerinin fikir ve eserleri Batı insanının ilgisini çekmeye devam ediyor.
260.00 ₺ -
Anahatlarıyla Tasavvuf ve Tarikatlar Arapça Ciltli
Tasavvuf düşünce sistemi olarak, hayat tarzı ve terbiye biçimi olarak hem ilgi çekmekte, hem de çeşitli tartışmalara konu edilmektedir. Tekkeler ve tarikatlar, bu yüzyılın başından beri İslam ülkelerinin bir kısmı devlet eliyle toplum hayatının dışına itilmeye çalışılmışsa da, halkın bu müesseselere ilgisi pek azalmamıştır. Özelikle Batıda ve Amerika'da tasavvufun hem tarikat boyutundaki eğitim tarzı, hem de düşünce planındaki üslubu, ilgi odağı olmaya devam ediyor. Kuzey Afrikalı pek çok tarikat mensubu, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkeleriyle Amerika'da İslamiyet'in yayılmasına öncülük etmektedir. Mevlana, İbn Arabi ve Yunus Emre gibi tasavvufi düşünce temsilcilerinin fikir ve eserleri Batı insanının ilgisini çekmeye devam ediyor.
325.00 ₺ -
Anahatlarıyla İslâm Hukuku (1-2-3 Ciltler Bir Arada)
İslamın çağı, İslamın uyanışı, yeniden İslama gibi ifadeler, yalnızca XV. Hicri asra teklif edilen isimler değil, aynı zamanda İslamın yeniden anlaşılmasının, yeni baştan keşfedilmesinin işaretleridir. Bu keşif, bu anlayış ve yöneliş hareketi içinde İslam Hukuku da nasibini almaya başlamıştır. Daha dün ölü hukuk sistemleri içine itilmek için hususi bir gayret mevzuu olan İslam Hukuku bugün, yalnız İslam dünyasında değil, bütün ilim dünyasında tedkik mevzuu haline gelmiş, canlı bir hukuk olarak mukayeseli araştırmalarda taraf olmuştur. Eser bu büyük ve mukaddes hukuku, milletimizin okuyan kesimine tanıtmak için yapılmış bir minyatür mahiyetindedir.
357.50 ₺ -
Ana Hatlarıyla Kuran Konuları
Yüce Allah’ın tarih boyunca insanlara hidayet rehberi olarak gönderdiği ilahi kitaplar zincirinin sonuncusu Kur’an-ı Kerim’dir. Bu kitap kıyamete kadar dünyaya gelecek olan tüm insanlara hidayet rehberi olarak varlığını ve geçerliliğini sürdürecektir. Bir Müslümanın bu kitabı doğru anlaması ve gereklerini yerine getirmesi son derece önemlidir. Elinizdeki bu kitabın hazırlanmasındaki temel hedef, Kur’an’ın üzerinde durduğu en önemli konuları tespit etmek ve bunları okuyucuyla paylaşmaktır. “Ana Hatlarıyla Kur’an Konuları” adlı bu çalışmada, genel olarak Kur’an’da geçen bazı temel konular üzerinde durulmuştur. Kur’an’da geçen en önemli konular yedi ana başlık altında incelenmiştir. Bilimsel çalışma disiplini ile hazırlanan bu kitapta konuların bir kısmı özet olarak, bir kısmı da ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
195.00 ₺ -
-
Kuranı Kerimdeki Tüm Dualar 2. Cilt
Kur'ân-ı Kerim'deki tüm dualar'ın faziletleri, ne niyetle okunacakları, içinde geçtikleri Ayet-i Kerimlerin tefsirleri ve dua sahiplerinin kıssaları.
471.70 ₺ -
İmam Hatip Ortaokulu Müfredatın Uygun 6 Sınıf Görsel Arapça Test Kitabı
Görsel Arapça Test çalışması, İmam Hatip Okullarında okutulan Arapça ders kitaplarındaki müfredat esas alınarak hazırlanmıştır. Hazırlanış şekli ve içerik bakımından farklı bir tarzı olan bu çalışmanın, Arapça dil alanında bir boşluğu dolduracağını ümit ediyoruz. Bu eser, İmam Hatip Ortaokulu ve Lisesi, Arap Dili, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümü öğrencileri ve Arapça kursiyerleri için hazırlanmıştır.
65.00 ₺ -
Türkçe Açıklamalı Çözüm Örnekli Arapça Dil Bilgisi Nahiv İlmi
Arap dili İslâm kültür ve medeniyetinin esas dilidir. Bu nedenle Türkiye’nin kültürel ve dinî hafızasının oluşmasında önemli bir yeri vardır. Bugün yazı dili olarak kullandığımız Türkiye Türkçesinin beslendiği ana damarlarından birisi de Arapçadır. Dolayısıyla Türkiye’de İslâm dini var oldukça Arap dilinin öğretimi de var olacaktır. Bir yabancı dilin dil bilgisini bilmek, o dili öğrenmeye çalışan kişiye büyük faydalar sağlar. Zira dil bilgisi dilin mantığıdır ve öğrenme anahtarıdır. Özellikle Arapça gibi i’rabı olan bir dili öğrenmeye çalışanlar için, Arapça dil bilgisini bilmenin büyük bir ehemmiyeti vardır. Türkiye’deki Arapça öğretimi genelde yazılı metinleri okumaya yönelik bir öğretim metodu olduğundan Arapça dil bilgisi öğretiminin ehemmiyeti daha da artmaktadır. Bu kitabımız Arapça öğrenme yolunda olan Türklere Arapça Nahvi öğretmeyi hedeflemektedir.
260.00 ₺ -
Hak Dini Kuran Dili 8 Cilt
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942) Mutlakiyet, Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerine tanıklık etmiş, bu devirlerden son ikisinde etkin olmuş çok yönlü bir şahsiyettir. Altı asırlık bir imparatorluğun yıkılıp yerine yeni bir ulus devletin kurulduğu çok zor ve sancılı zamanlarda yaşamış; ilim, fikir ve siyaset sahalarında etkili olmuş, gençliğinden itibaren mütefekkir bir âlim olarak saygın bir yer edinmiş, geriye önemli eserler bırakmıştır. Bu büyük âlimin meşhur çalışması Hak Dini Kur’an Dili’nin, Türkçe ilim ve düşünce literatüründe benzersiz bir yeri vardır. Hak Dini Kur’an Dili İslâmî ilimler birikimini Osmanlı’dan Cumhuriyet’e liyakatle aktaran eserlerin başında gelir. Elmalılı’nın kuşatıcı ilmî kimliği, İslâmî ilimlerin yanı sıra doğa bilimleriyle felsefî düşünceye yönelik derinlikli birikimi ve bütün bilgi alanlarının arasındaki irtibatı kurmaya yönelik çabası, bu çalışmada sahihliği ve özgünlüğü birleştiren bir terkip olarak kendini göstermektedir. Kur’ân-ı Kerîm’i doğru anlama gayretiyle İslâmî ilimler geleneğinin tamamından yararlanması, ilâhî hitabın rûhunu çağın insanına aktarabilme başarısı; zengin bilgi birikimi, tahlil ve terkip gücü ve mükemmel üslûbu ile yeri geldikçe pozitivist ve ateist akımlarla hesaplaşması dikkate alındığında Elmalılı’nın eseri günümüzde de aşılamamış bir tefsir olarak önümüzde durmaktadır. Ayrıca Hak Dini Kur’an Dili’nin, dilimizin estetiğini bütün incelikleriyle, tarihî ve bölgesel zenginliğiyle yansıtan abidevî bir çalışma olduğunu da vurgulamak gerekir. Hak Dini Kur’an Dili’nin bu neşri, eserin yazma nüshalarına dayanılarak müellifin kaleme aldığı şekilde, sahih ve özgün metnin en sağlıklı şekilde oluşturulmasına yönelik uzun bir çabanın ürünüdür. Anlama etki eden nüsha farklılıkları ile eserde atıf yapılan kaynakların künye bilgileri gibi bilgileri içeren 10 bin kadar dipnotun yanı sıra; ilim, fikir ve dil açılarından böylesine benzersiz bir eserden daha iyi bir şekilde istifade edilebilmesi için bu neşre 12 bin kadar yan not (derkenar) eklenerek eserin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Bu yan notlarda eserde geçen sarf, nahiv, belâgat, mantık, fıkıh, fıkıh usûlü, kelâm, hadis, tefsir, felsefe, doğa bilimleri gibi sahalara ait ilmî terimler açıklanmış, özel isim ve eser isimlerine dair bilgi verilmiş, anlaşılmasında zorluk olabileceği düşünülen pasajlar sade bir dille açıklanmış, kelime ve ibare açıklamaları yapılmış, metindeki Arapça ibareler tercüme edilmiş ve rivayet değerlendirmeleri yapılmıştır. Ayrıca her cildin sonuna lügatçe eklenerek istifadenin artırılması hedeflenmiştir. Ketebe Yayınları olarak, kaleme alınmaya başlanmasının 100. yılında, Hak Dini Kur’an Dili’nin 8 ciltlik bu özel baskısını okuru ile buluşturmakla iftihar ediyoruz.
4419.32 ₺ -
Efendimiz ve Yolu
Efendimiz Aleyhisselâm’ın (sav) hayatı, Müslümanlar için herhangi bir tarih anlatısı değildir. O’nun hayatı, siyer literatürü içinde de, her çağda diriliğini koruyan bir istikamettir şüphesiz. O’nun yolunu idrak etmek ise nübüvvetle taçlanan yüce şahsiyetini anlamakla mümkündür. Sahabe-i kirâmın davete olan tavrını ve sadakatini bilmek; yaşadıkları heyecanın, teslimiyetin ve dirayetin kalplerinde nasıl kök saldığını görmek bize ümmet olma noktasında sahici bir rota çizer. Mustafa Âsım Köksal Efendimiz (sav) ve Yolu’nda, ömrünü vakfettiği siyer ve İslâm tarihi çalışmalarından süzülmüş incileri okuyucuya sunuyor. Haniflik kavramından başlayarak tevhid akidesinin yayılışına, Asr-ı Saâdet’in canlı atmosferinden sünnetin mahiyetine kadar uzanan bu yazılarında, Resûlullah Aleyhisselâm’ın şahsiyetini, davasını ve yetiştirdiği nesli, okurunun aşina olduğu samimi ve ilmî dili ile bütünlüklü bir biçimde ele alıyor. Müellifin çeşitli mecralarda yayımlanmış makalelerinin bir araya getirildiği bu kitapta Peygamber Efendimiz’in cihanşumül daveti; bir inanç beyanı olarak ele alınmasının yanı sıra insanı baştan sona dönüştüren bir terbiye olarak işleniyor.
237.32 ₺ -
Sahihi Buhari Muhtasarı
Sahîh-i Buhârî Muhtasarı: Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, temel İslâm kültürünün dilimizde sahih bir biçimde ifade edilmesi projesinin bir parçası olarak, devrin en liyâkatli âlim ve düşünürlerinden Babanzâde’ye teklif edilen bir vazifenin ürünüdür. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsiri Hak Dini Kur’ân Dili ile birlikte Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, İslâmî ilimlere dair Osmanlı’dan günümüze intikal eden en kıymetli eserlerin başında gelir. Elinizdeki eser, Babanzâde Ahmed Naim’in ilmî âdâbını, titizliğini ve şahsiyetini en berrak biçimde yansıtan eserlerden biridir. Babanzâde bu çalışmasında, Sahîh-i Buhârî’nin Arapça hadis metninin mânâ derinliğini koruyarak Türkçenin imkânlarını büyük bir incelikle kullanır, ayrıntılı ve titiz notlarıyla birlikte eserini bir tercüme olmaktan çıkararak telif kıymeti taşıyan bir hüviyete kavuşturur. Hadis ilminin temel meseleleri, rivayet farklılıkları, fıkhî açıklamalar ve şahsiyet tahlilleri; metin boyunca açık, ölçülü ve sağlam bir üslûpla ele alınır. Bu neşir, Babanzâde’nin hazırladığı ilk üç cildi esas alır: Müellifin sağlığında Arap harfleriyle yayımlanan ilk iki cilt Latin harflerine aktarılmış, üçüncü cilt ise ilk baskısı temel alınarak yeniden dizilmiştir. Tercüme edilen hadislerin ve dipnotlardaki rivayetlerin kaynakları titizlikle gösterilmiş, ana hadislerin Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) yerleri, gerektiğinde Kütüb-i Sitte ve Kütüb-i Tis‘a gibi diğer muteber hadis kaynaklarıyla birlikte tespit edilmiştir. Metin boyunca referans gösterilen İslâmî ve Batılı kaynakların asılları, mümkün mertebe dipnotlarla sunulmuş; açıklayıcı notlarla, okuyucunun sağlıklı bir biçimde takip edebilmesi hedeflenmiştir. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, ilmî ciddiyeti, dil hassasiyeti ve metodolojik bütünlüğüyle, klasik hadis mirasını Türkçede sahih ve güvenilir bir zeminde buluşturan temel eserlerden biridir. Bu baskı, hem metnin doğru okunmasını sağlamak hem de eserin referans değerini hatırlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Ketebe Yayınları olarak Türkçe İslâmî ilimler literatürüne kalıcı bir katkı sunmayı amaçlayan bu neşri okuyucusuyla buluşturmakla iftihar ediyoruz.
1897.20 ₺ -
Arapçanın Temel Gramer Kuralları Çözümlü Alıştırmalı - Nahiv
Arapça gramerinin nahiv kısmıyla ilgili olan bu kitap ile; gramer kurallarını öğrenmek isteyen öğrenciler, Arapça alanında lisans üstü çalışma yapan araştırmacılar, mevcut bilgilerini tazelemek ve Arapça konusunda eksiklikleri olduğunu düşünen kişiler hedeflenmiştir. Bu maksatla hazırlanan kitabımız, giriş ve bir ek dışında, dokuz bölümden oluşmaktadır. Konular, çözümlü örneklerle, çizim ve tablolarla açıklanmış, kenarlık içine alınmış tamamlayıcı bilgilerle zenginleştirilmiş ve konuların daha iyi anlaşılmasını sağlamak maksadıyla, alıştırma egzersizlerine yer verilmiştir.
266.50 ₺ -
İslam Sanatına Giriş
Tarihi bir gerçekliktir ki, ülkemizde ve İslam dünyasında büyük çoğunluk, özellikle de dindar kesimler, birtakım gerekçelerle pek çok sanat uğraşısından uzak durmayı tercih etmişlerdir. Bunun sonucu olarak bu alan, büyük oranda, muhafazakâr kitlelerin sahiplendiği hassasiyetlerden uzak, Batı kültürüne sempati ile bakan, kısmen halktan kopuk, önemli bir kısmi Batıda yetişmiş sanatçılara terkedilmiştir. Sanatçılarla aynı bakış açısını paylaşan yerli elitlerin de katkılarıyla son dönem İslam sanatı bölgelere göre farklılaşan Batı dünyası kaynaklı yoğun etkilenmelere maruz kalmıştır.
117.00 ₺