-
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Hadis
Sorularla 40 Konu 40 Hadis kitabı ortaokul öğrencilerimizin, Peygamberimizin güzel ahlakını ve öğütlerini öğrenme çabalarına katkı sağlamak amacıyla hazırlandı. Kitabımızda Peygamberimizin hadislerinden kırk konu başlığı seçildi. Bu hadisler kısa ve öz olarak anlatılmaya çalışıldı. Her konunun sonuna beşer soru eklenerek öğrencilerimizin okudukları metinleri daha iyi anlamaları hedeflendi. Her konunun başına ezberlemek isteyenler için o konuyla ilgili bir hadisin Arapça metni ve Türkçe anlamı eklendi. Başlıkların sonuna ise kısa dua örnekleri konuldu. Ekip çalışmasının ürünü olan kitabımızın Peygamberimizin hadislerinin doğru anlaşılmasına katkı sağlamasını diliyoruz.
97.50 ₺ -
Sana Emanet - Sorularla 40 Derste Ahlak
Gümüş Kalemler yazar ekibi tarafından hazırlanan Sorularla 40 Derste Ahlak kitabı, genç neslimize güzellikler ve iyiliklerle dolu bir hayatın anahtarı olan güzel ahlakı hem teorik yönü hem de yaşanmış örnekleriyle tanıtmayı amaçlıyor. Kitabın dilinin son derece anlaşılır olmasına dikkat edildi. Kitapta yer alan her konu başlığının sonuna gençlerin okuduklarını anlama ve yorumlama becerilerini geliştirecek, okuduklarından sonuç çıkarmalarını ve mukayese yapmalarını sağlayacak nitelikte
117.00 ₺ -
Ailemizle 52 Derste Sahabe
Ailemizle 52 Derste Sahabe kitabı Peygamberimizin (a.s.) ailesini, dostlarını ve arkadaşlarını genç neslimize tanıtmayı amaçlamaktadır. Sevgili Peygamberimizin (a.s.) terbiyesiyle yetişen bu güzide insanlar Müslümanlar için birer rehberdir. Yaşamları, kişilikleri ve güzel ahlaklarıyla örnek olan her sahabiden alınacak türlü türlü dersler vardır. Kur’an’ın indirilişine şahitlik eden ve onun mesajlarıyla ilk kez muhatap olan sahabiler İslam’ın hayata geçirilmesinde ve sonraki nesillere aktarılmasında bir köprü vazifesi görmüşlerdir. Bu güzel insanları tanımak ve örnek almak günümüz Müslümanlarının bir vazifesidir. Kitabın aileler ve gençlerimiz için faydalı olması temennisiyle…
195.00 ₺ -
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler
Ailemizle 52 Derste Örnek Şahsiyetler kitabı son yüz elli yılda başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında Müslümanların hayatına ve düşüncelerine etki eden örnek şahsiyetleri konu edinmektedir. Bu kitap örnek şahsiyetlerin hayatına, ahlakî kişiliklerine ve fikir dünyalarına açılan bir pencere olarak görülebilir. İnsanların inanç, kimlik ve ahlak krizine girdiği zor dönemlerde öne çıkan, uyuyanları uyandırmak ve ümitsizliğe düşenlere umut aşılamak için fikirleri ve yaşamlarıyla ilham kaynağı olan şahsiyetleri tanımak bizim için bir vefa borcudur. Onlar bizim ve gelecek nesiller için geçmişten geleceğe uzanan birer köprü olmuşlardır. Onlar Müslümanca düşünme ve Müslümanca yaşama konusunda bize örnek alınacak bir miras bırakmışlardır. Elbette hiçbiri hatadan müstağni değildir. Ancak insan ve tarih şahittir ki bu güzel insanlar, güzel bir hayat yaşamış, güzel işler yapmış, arkalarında güzel eserler bırakmış ve bize de güzel bir hayat yaşama yolunda güzel örnekler sunmuşlardır. Hepsini rahmet ve minnetle anıyoruz.
201.50 ₺ -
Kuranı Kerimin İcazı Tefsiri
Evrendeki düzen ve ahenk Allah’ın varlığını gösteren delillerdendir. Nasıl ki bir harf kâtipsiz, bir iğne ustasız değilse uçsuz bucaksız şu kâinat da sahipsiz değildir. Mükemmel sıfatları olan Allah Teâlâ bu evreni, cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek için yokluktan varlık sahnesine çıkarmış, bilinçli varlıkların kendisini bilmesini, kendisine îmân ve itaat etmesini dilemiştir. Fakat iki asırdan fazla bir süredir materyalizm, pozitivizm, komünizm, evrim gibi felsefî akım ve düşünceler îmâna büyük bir zarar vermiştir. Bunun sonucu olarak ahlâkî bozulma baş göstermiş; siyasî, sosyal ve ekonomik bağımsızlık yitirilmiştir. Bundan kurtulmanın yegâne çaresi hakikî îmâna ve gerektirdiği hayat tarzına geri dönmek; böylece meydan okuma gücünü tekrar elde etmektir. Maalesef günümüz Müslümanlarının îmâna bakışları çarpık, anlayışları bulanık, onunla ilişkileri soğuk ve bağları kopuktur. Dolayısıyla Müslümanlar, îmânlarını Allah’ın irade ettiği gibi yaşamamaktadırlar. Böyleleri için îmân, soyut ve aklî bir bilgidir. Hâlbuki onlar, îmânın hayat tarzına dönüşmesi gerektiğini unutmaktadırlar. Diğer taraftan beşerî ideolojiler insanın ruhunu maddeye hapsetmiştir. Ruhsuzlaşan insan ölçü tanımaz hale gelmiştir. İşte, namaz insanın doyumsuz isteklerini frenlemekte; mü’mine bir kimlik edindirmekte; bu kimliği sürekli tahkim etmekte; kişiyi namaz vakitleri arasında kalan hayatında da Allah’a verdiği sözü tutup ahdine riayet eder hale getirmekte; vahiy ile inşa etmektedir. Kişi, namaz sayesinde insanileşmekte; kendisi gibi olana, nefse ve Şeytân’a kulluktan korunmaktadır. Namaz ona gerçek hürriyeti bahşetmektedir. Bu kitabın bize öğrettiği şudur: Îmân ve namazın biri olmadan diğerinin hayat bulması neredeyse mümkün görünmemektedir. Zira kalpte bulunan salt bilgiye îmân denilememektedir. Kalpte olduğu varsayılan îmân, kişinin namazı ikâmesi ile kuvvetlenmektedir. Îmân, namaz ikâme edilmeden kendi haline bırakılırsa zamanla zayıflayabilmekte hatta son raddede yok olabilmektedir.
260.00 ₺ -
40 Hadis ve Şerhi
Hz. Muhammed (s.a.v)’e kırk yaşında nübüvvetin gelmesi, Müslümanların sayısı kırka tamamlanınca açıktan tebliğe başlanması, ayrıca İslâm hukukunda malın kırkta birinin zekât olarak verilmesi Müslüman geleneğinde kırk rakamının önemli bir yer tuttuğuna işaret sayılabilmektedir. Yine “Ümmetimin dinî işlerine dair kırk hadis derleyen kimseyi Allah-u Teâlâ fakihler ve âlimler topluluğu arasında diriltir.” mealindeki bir hadisten dolayı “kırk hadis” ifadesi, çeşitli konulara dair kırk hadisi ihtiva eden eserlerin ortak adı olarak kullanılmıştır. Üstad M. Ali es-Sâbûnî’nin “kırk hadis” üzerine yazdığı bu değerli eseri; Mekke-i Mükerreme’deki Şeriât Fakültesi, Arapça ve İslamî İlimler dalında eğitim gören öğrencilere verilen dersler ve konferansların birleştirilmesiyle ortaya çıkmış, Resûlullah (s.a.v)’in “cevâmiü’l-kelim” olarak nitelendirilen özlü sözlerindeki etkileyici, edebî tarza ve belagatin eşsiz hikmetlerine tanıklık etmek üzere onun sözlerinden seçilen ve bu kitabın muhteviyatını oluşturan hadisler, söz sanatları ve anlam güzelliğiyle belirginleşmiş özlü sözlerdir. Bu hadisler; edebî güzelliklerin, eşsiz ve parıldayan bir üslubun, beyan ilminin sırlarının toplandığı bir hikmet yurdudur.
169.00 ₺ -
Tefsir ve Hadiste İsrailiyyat
Müslüman alimler, dış kültürlerden İslamî kaynaklara girmiş rivayetleri ve kıssaları, çoğunluğu Yahudi menşeli olduğu için "İsrailiyyat" diye isimlendirirler. Bu tür hâricî bilgilerin daha ziyade bulunduğu yerler "rivayet tefsirleri"dir. Bu tefsirlerin sahipleri, özellikle kâinât ve önceki peygamberlerin kıssalarının geçtiği ayetleri açıklamak için bunlara oldukça yer vermişlerdir. Aktarımlarında seçmeci davrandıklarını söylemek ise çok zordur. Bu alıntılar içinde İslam'ın ruhuyla bağdaşmayan, onun temel prensipleriyle çelişen, peygamberlerin konumlarını küçülten, bugünkü bilimsel gerçeklere aykırılık arz eden pek çok şey bulunmaktadır. Bunlar İslam ümmetinin Kur'ân'ı anlamada bir takım yanlışlara düşmesine, aslı olmayan hurafelere gerçekmiş gibi inanmasına sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla bu alıntılarla, bunların geçtiği eserlere dikkat çekilmesi ve müelliflerinin büyük bilginler olmasına aldanarak eserlerinde zikrettikleri her bir şeye inanılmaması gerekmektedir. Hadis kitaplarına gelince, tefsir kitapları kadar olmasa da, böylesi şeyleri onlar da ihtiva etmektedir. Elinizdeki çalışma İsrailiyyat'ın İslâmî kültüre sızma sürecini, kısımlarını, müminlerin akidesi üzerindeki zararlarını,bunları nakleden raviler ile tefsir kitaplarını örneklerle açıklamakta, bu tür rivayetlere karşı genel bir bakış açısı kazandırmaktadır.
162.50 ₺ -
Tasavvuf Kültüründe Hadis
Tarih boyunca tasavvuf çevrelerinde, yaygın biçimde Peygamberimiz'in hadisi olarak kullanılıp meşhur olan nice sözden, özellikle tasavvuf kökenli olanlarının, Peygamberimiz'e ait olup olmadıklarını inceleyen bu eser, bir çok problemi Hadis Usulü ölçülerine göre irdelemekte ve sonuçta, iki ilim arasında gerçekleşen işbirliği ve yardımlaşma ile Tasavvufun, Hadis İlimleri açısından değerlendirmesini ve sağlam delillerle yürütülmesini amaçlamaktadır.
227.50 ₺ -
Rivayet Tekniği Açısından Hadislerin Sayısı
Hadislerin sayıca artması etrafındaki tartışmalar, özellikle günümüzde bazı kesimlerde genel anlamda sünnete ve hadise karşı duyulan güvensizliğin de bir ifadesi olarak gündeme getirilirken, bu durumu normal karşılayan kesimlerde ise, sayıların özel bir ıstılaha göre söylendiği, bu konuda yapılacak yeni araştırmalarla şüphe ve tereddütlerin izale olacağı belirtilmektedir. Ancak bugüne kadar hadislerin artması ve sayısı konusunda, bir çalışma yapıldığı bilinmemektedir. Bu bakımdan, hadislerin artması ve sayısı konusu, günümüzde artık öncelikle ele alınıp izah edilmesi gereken bir konu hüviyeti taşımaktadır. Bu ihtiyaçtan hareketle yaptığımız bu mutevazı çalışmada, hadislerin tahrici ve sayımı konularında başta Buhârî, Müslim'in Sahîh'leri olmak üzere Kütüb-i Sitte ve ona ilave olarak Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i, İmam Mâlik'in Muvatta'ı ve Dârimî'nin Sünen'i (Kütüb-i Tis‘a) esas alınmış, gerekli durumlarda diğer hadis kaynaklarına müracaat edilmiştir.
169.00 ₺ -
Hadîs Rivâyet Tarihi
Hicrî ikinci asırdan itibaren hadîsleri yazıyla zabt altına alma çalışmaları yoğunlaşmıştır. Başlangıçta amaç, Hz. Peygamber'e (s.a.v) ait hadîslerin söz konusu kaybolma tehlikesine karşı herhangi bir şekilde yazıya geçirilmesiydi. Hicrî üçüncü asırda ise, yazılı olarak toplanan bu hadîslerden daha verimli bir şekilde istifâde etmek amacıyla tasnîf faaliyeti başlatıldı. Rivâyetlerin tesbît ve tahkîki çalışmaları ise hicrî beşinci asırda son bulmuş, bundan sonra daha çok tehzîb çalışmaları ağırlık kazanmıştır. Bu çalışmamızı tamamlarken, bazı açılardan kendimizi sınırlamak zorunda olduğumuzu fark ederek hadîs tarihini, rivâyetle kayıtlandırma gereği duyduk ve elinizdeki bu çalışmaya Hadîs Rivâyet Tarihi adını verdik. Bu konuyu, rivâyetle kayıtlamak suretiyle hadîs tarihi ile ilgili iki husustan müstağni kalmayı amaçladık. Birinci olarak, hadîs tarihiyle ilgili mevzular, hadîs rivâyetlerinin tamamlandığı ve eserlerin çoğunlukla tasnîf edildiği hicrî beşinci asra kadar sınırlanmış oldu. Böy¬lece hicrî beşinci asır sonrası tarihi ve eserleri bu çalışmanın alanı dışında bırakıldı. İkinci olarak da hadis tarihi içerisin¬de yer alan konuların tamamı yerine, rivâyetle doğrudan ya da dolaylı fakat çok yakından alakalı konuları incelemek yeterli hâle geldi. Hadîs tarihi alanında olmasa da Hadîs Rivâyet Tarihi olarak, ilk sayılabilecek bu eserin oluşmasında bugüne kadar üzerimde hakkı olan ve emeği geçen tüm hocalarıma ve meslektaşlarıma duacıyım.
182.00 ₺ -
Nesillerden Nesillere Armağan Sözler Hazinesi
"Elinizdeki bu kitap; derlenen âyet ve hadis meallerinden, atasözü, beyit ve mısralardan; şiir, fıkra ve notlardan; İslâm büyüklerinin ve Batılı düşünürlerin vecîze ve hikmetli sözlerinden oluştu. 40 yıllık ilgi ve bilgi birikimi olan bu derleme, 475 konuyu kapsamaktadır. Konular, alfabetik başlıklar hâlinde hazırlandı ve kendi içinde kompoze edilmeye çalışıldı. Bu kitapta derlenip bir araya getirilen sözler; nesilleri birbirine bağlayan bir köprü ve nesiller boyunca babadan oğla, anneden kıza, devredile gelen değerli birer vasiyet, emanet ve paha biçilemez armağandır; sözlerin özü ve insanlık tarihi boyunca binlerce tecrübenin hayata tutulan ışığıdır. Bu kitapta; öğretmen-öğrenci, âmir-memur, asker, din görevlisi, işçi, çiftçi, gurbetçi, esnaf, her görüş, her meslek ve her yaştan kadın-erkek, genç-ihtiyar, okur-yazar, herkes aradığını bulacaktır. Usanmadan ve zevkle okuyacağınızı umduğum bu sözlerle; konuşmalarınız, yazışmalarınız ve yaşayışınız daha bir güzel, hayatla ölüm arasındaki her şeye bakışınız daha bir derin ve anlamlı olacaktır, inşallah."
455.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb Nakşibendî Dua Kitabı 3
19. yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mecmuatu’l-Ahzab Dua Kitabı’nın Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri tarafından on yıldan fazla bir süredeki çalışması sonucunda meydana gelmiştir. Kitap 3 ciltten oluşmaktadır. Mecmûatü’l Ahzâb Nakşibendî Dua Kitabı ikinci cildidir.
715.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb Şâzelî Dua kitabı 1
19. yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mesela: Hizb-i Bahr, yani Denizde Okunacak Hizb, Hizb-i Nasr: Yardım İçin Okunacak Hizb. Hizb-i Ekber, Hizb-i Bahiye, Kenz-i A'zam, Hizb-i Nevevi, Hizb-i Konevi, Hizb-i Ebissuud, Hizb-i Mevlana, Hizb-i Suhreverdi, Hizb-i Masfun, Hizb-i İbni Meşiş gibi. Bazıları tarikatta muteber olan kitaplardan mübarek duaları bu kitaba eklemiştir. Bazı duaları da büyük alimlerin evlatlarından isteyerek bu dualara eklemiş ve topyekün iki bin sahifeyi aşkın bir dua hazinesi hazırlamıştır.
715.00 ₺ -
Mecmûatül Ahzâb İbnî Arabî Dua Kitabı 2
19 yüzyılın en değerli İslâm alimlerinden olan Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri 28 yılda 4 kütüphanede 18 bin eser üzerinde çalışarak, İslam dünyası için çok önemli eserler hazırlamıştır. .Duaları konu alması sebebiyle, bu eser bir dua kılavuzu, dualar mecmuasıdır. Hastalıklara karşı şifa, rızkın bereketlenmesi, nazardan korunma gibi duaları da barındıran bu eserin içinde, hizbler dikkat ve itina ile düzeltilmiş ve her bir duanın ismi ayrı ayrı yazılmıştır. Mecmuatu’l-Ahzab Dua Kitabı’nın Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri tarafından on yıldan fazla bir süredeki çalışması sonucunda meydana gelmiştir. Kitap 3 ciltten oluşmaktadır. Mecmûatü’l Ahzâb İbnî Arabî Dua Kitabı ikinci cildidir.
715.00 ₺ -
Başlangıçtan Emevi Devletinin Sonuna Kadar İlk Dönem İslam Tarihi ve Medeniyeti
Akademik açıdan bir felsefe doktoru olmasının yanısıra Arap Dili ve Edebiyatı alanında da ilim dünyasına nitelikli ve özgün eserler kazandıran Ömer Ferrûh aynı zamanda İslâm Tarihi ve Medeniyeti’ne dair vukufiyetli çalışmalar yapmıştır. Müellifin tercümesini hazırladığımız Tarihu Sadri’l-İslâm ve’d-Devleti’l-Ümeyye isimli kitabı ise onun hem kısa bir ilk dönem İslam Tarihi çalışması hem de İslam tarihi yazım metoduyla ilgili muhtasar bilgi ve değerlendirmelerinin sunulduğu orijinal bir eserdir. İslam öncesi döneminden başlayıp Emevîler Devleti’nin sonuna kadar özet olarak İslâm tarihinin dönüm noktalarını ve İslam Medeniyeti’nin zihnî arka planı ve kurumlarını ele alan bu çalışmanın belki de en özgün yanı asıl alanı Felsefe ve Arap Edebiyatı olan bir araştırmacının İslam tarihi ve Medeniyeti üzerine özgün değerlendirmeler ihtiva ediyor olmasıdır. Eser bu haliyle bir anlamda “İlk Dönem İslam Tarihi ve Medeniyetine Giriş” mahiyetinde bir çalışma hüviyeti taşımaktadır. Bu sebeple kitabın çevirisi muhtevayı yansıtmak amacıyla “Başlangıçtan Emevî Devleti’nin Sonuna Kadar İslâm Tarihi ve Medeniyeti” başlığıyla yayınlanmıştır.
162.50 ₺ -
Örnek Ahlâklarıyla Peygamberler
Bütün peygamberler, Allah’ın emirlerini kullarına ulaştırmak ve onlara doğru yolu göstermekle görevlendirilmiş hidayet elçileridir. Onların esas itibariyle iki temel görevi olup bunlar tebliğ/duyurma ve beyan/açıklamadır. Peygamberlerin tebliğ ve açıklama gibi esas görevlerinin tamamlayıcısı olarak diğer bir misyonları ise tebliğ ettiklerinin pratik olarak hayata ve davranışlara yansıtılmasıdır ki, buna genel olarak ahlâk adını vermek mümkündür. Ahlâk en basit anlamıyla insanın tavır ve davranışlarını Allah’ın istediği şekilde tanzim etmesi demektir. Bundan dolayı ilk peygamber Hz. Adem’den son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s) kadar bütün peygamberler tebliği görevlerinin yansıra bir ahlâk elçisi ve önderi misyonunu da îfâ etmişlerdir. Yüksek ahlâkî erdemler Allah Elçileri’nin herbirinde bulunmakla birlikte yaşadıkları dönem ve şartlar gereği bazılarında belli ahlâkî erdemlerin daha belirgin hale geldiğine de şahit olunmuştur. Bu hususta Cenab-ı Hakk, Kur’ân-ı Kerîm’de “O peygamberlerin kimini kiminden üstün kıldık” (Bakara, 2-253) buyurmuştur. Nitekim Allah elçileri arasında Hz. Âdem tevbesiyle, Hz. Eyyûb sabrıyla, Hz. İbrahim cesaret ve mücadelesiyle, Hz. İsmail teslimiyetiyle, Hz. Yûsuf iffetiyle, Hz. Mûsa zulme karşı baş kaldırışıyla, Hz. Lokmân ise hikmetiyle temayüz etmiştir. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.s) ise “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” hadisinde de ifade ettiği gibi kendisinden önceki peygamberlerin temsil ettikleri bütün ahlâkî özellik ve güzelliklerin en mükemmel örnekliğini bütün insanlığa en güzel haliyle sunmuştur.
130.00 ₺ -
Kuran Temelli Siyeri Nebi
İnsanlığa son ilâhî mesaj olan Kur’ân-ı Kerîm esas itibarıyla bütün İslâmî ilimlerin temel kaynağını teşkil eder. Başka bir ifadeyle İslâmî ilimler İslâm dininin kaynağı olması bakımından esas itibariyle Kur’ân’a dayanır. Dolayısıyla sadece kıraat ve tefsir gibi doğrudan Kur’ân’la ilgili ilimlerin değil, hadîs, fıkıh, kelâm, tasavvuf ve İslâm felsefesi gibi ilimlerin de esas kaynağı Kur’ân’dır. Çünkü Kur’ân, bütün bu ilimlerin konularıyla ilgili temel bilgiler, ilkeler ve hükümler vaz’etmektedir. Hz. Peygamber’i (s.a.s) insanlığa tanıtan en orijinal ve en sahih kaynak Kur’ân’dır. Bu sebeple Hz. Muhammed’le (s.a.s) ilgili tasavvurda ana çerçeveyi belirleyecek olan bu kitap olmalıdır. İşte bundan dolayı Kur’ân, tanıttığı Peygamber, peygamberlik kurumu ve Hz. Peygamber’le (s.a.s) ilgili tüm tasavvur ve yaklaşımların kendisine vurulması gereken mihenk taşıdır. Zihnimizde oluşması gereken peygamber tasavvurunun esas kaynağı Kur’ân olmalıdır. Allah Rasûlü (s.a.s) hakkında bir bilgi, bir düşünce nerede yer alırsa alsın, kimden gelirse gelsin, Hz. Muhammed (s.a.s) ile ilgili olarak Kur’ân’daki temel çerçeveyle uyumlu değilse, o bilginin herhangi bir değer ifade etmesi mümkün değildir. Bu sebeple Hz. Peygamber’in (s.a.s) hayatı Kur’ân’dan hareketle yazılmalıdır. Kur’ân merkezli hazırlanacak siyerlerde Hz. Peygamber’in (s.a.s) şahsiyetinin, Allah’ın kendisine bahşettiği ahlâkî, psikolojik ve aklî yeteneklerinin olgunluk, üstünlük ve parlaklığın zirvesine nasıl ulaştığı; davetin seyrinde meydana gelen olayların, mücadele, direnme, meydan okuma, hicret, cihad, gazveler, fetihler, gelişme ve ilerlemeler ele alınmalıdır. Bu yaklaşım biçimi İslâm davetinin geçirdiği safhaları kavratarak, büyük zafere ulaşıncaya kadar yaşanan süreci en doğru bir şekilde anlamaya imkân sağlayacaktır.
143.00 ₺ -
Hz Peygamber sav Döneminde Münafıklar
Risâletin Medine döneminde zahiren Müslüman görünen ancak gönülleri Müslümanların düşmanı gruplarla birlikte olan münafıkların Müslümanların içinde yaşamaları, üstelik Müslümanların yakın akrabası olması da onların Müslüman toplum için tehlikesini daha da artırmaktadır. Adeta virüslerin vücut içinde barınmak suretiyle bedenin bağışıklık sistemini zafiyete uğratıp dışarından gelecek hastalıklara da açık hale getirmesi gibi nifak hareketi de benzer şekilde müslüman toplum bünyesindeki birlik ve dayanışmayı zafiyete uğratacak faaliyetler gerçekleştirirken, bir taraftan da Müslüman toplumu yok etme hedefini taşıyan başta müşrik-Yahûdîler olmak üzere her türlü düşman oluşumlarla iş birliği yapmak suretiyle Müslüman toplumu tehdit etmiştir. Mevcut şartlarda çift yönlü faaliyet gösteren münafık grupla mücadelenin açık düşmanlarla mücadeleye göre farklı stratejilerle gerçekleştirilmesi zarureti vardır. Hz. Peygamber (sav) Döneminde Münafıklar başlıklı bu çalışma nifak hareketinin ilk ortaya çıktığı ve Müslümanlara karşı organize faaliyetler gerçekleştirmeye başladığı Medine döneminde Hz. Peygamber’in (sav) ve Müslümanların nifak hareketi ve münafıklarla mücadelesinin ortaya konulmasını hedeflemektedir. Kaldı ki nifak hareketi Hz. Peygamber (sav) döneminde çıkmış olmakla birlikle benzer ortam ve şartlar oluştuğunda sonraki zamanlarda da mutlaka kendini gösterecektir. Bu sebeple Hz. Peygamber’in (sav) ve ilk Müslümanların nifak hareketiyle mücadele stratejisi benzer durumlarla gelecekte karşı karşıya kalma durumunda kalan Müslüman toplumlar için de örnek strateji olma özelliği de taşımaktadır.
104.00 ₺ -
Hz Peygamberin Hayatı
“Bu kitap, siyer kitaplarının en güzeli, güvenirlik açısından en üstünü, insanlar için en faydalısıdır. Siyer konusunda yazılmış en önemli kitaplardan biri olarak kabul edilir. Peygamberimizin (sav) doğumundan başlayarak refîk-i âlâya ulaşıncaya kadarki sîretini İbn Hişâm’ın kaleminden okuyabilirsiniz. Türkçeye tercümesini en elzem kitaplardan biri olarak gördüğüm bu eserin, kıymetli kardeşim Muhammed Yazıcı Hoca tarafından Türk okuruyla buluşturulmak üzere hazırlandığını öğrendiğimde çok mutlu oldum. İnanıyorum ki elinizdeki tercüme, sîret-i nebeviyyenin hoş kokusunu size ulaştıracaktır. O pîr ü pâk sîretin sahibine en içten selâmlar olsun!” - Muhammed Ali es-Sâbûnî “Sîretü İbn Hişâm, siyer kitaplarının en önemlilerinden ve aslî kaynaklarından sayılan İbn İshak’ın Sîret’inin düzenlenmiş halidir. Efendimizin (sav) hayatını akıcı bir şekilde okumak için bu güzel kitabın muhtasar haline nicedir ihtiyaç duyulmaktaydı. Bu, bütün Müslümanları ilgilendiren bir durumdu. Bundan ötürü Sîretü İbn Hişâm’ın Türkçeye tercümesi, Asr-ı Saâdet hadiselerine aslî kaynaklarından vâkıf olmak isteyenlere ciddi katkı sağlayacaktır.” - Mücir el-Hatîb Siyer-i Nebî okumaları, başta tarih ve İslamî ilimler olmak üzere birçok sosyal bilim dalının ana unsurlarından olmakla birlikte bir Müslümanın, nebevî geleneğe vukufiyeti açısından, başlaması ve devam ettirmesi gereken en önemli amellerden biridir. Ne var ki günümüze ulaşmış birçok siyer çalışması, gerek tam metin gerek muhtasar olsun, özellikle gençlerin kendi istidadlarınca bir seçim yapmalarını zorlaştırabilmek - tedir zira sayı arttıkça güvenirlik azalabilmektedir. İşte bu noktada, Sîretü İbn Hişâm’ın Türkçe bir muhtasarı, onun bütün siyer literatürüne yön veren bir eser olması hasebiyle azâmî önem arz etmekteydi. Zira İbn Hişâm’ın, İbn İshak’ın siyer çalışmasına ve İbn Şihâb ez-Zührî’nin detaylı ve sahih rivayetlerine dayanırken öncüllerindeki malumatı âlimâne süzgecinden geçirerek hazırladığı bu eser, İslam’ın siyerle güçlenen geleneğini sistematik bir şekilde literatüre kazandırmıştır. Titiz bir tercüme, ihtisar ve hâşiye çalışmasıyla günümüz okuru için daha da anlaşılır bir şekilde muhtasar hale getirilen Sîretü İbn Hişam, hafızaları tazelemek, İslam’ın ana düsturlarını ayrıntıları ile birlikte pekiştirmek, Asr-ı Saâdet hadiselerini siyer kronolojisi dâhilinde hatırlamak, birçok âyetin nüzul sebeplerini de bu zincir içinde vazetmek üzere okuruyla buluşuyor.
441.32 ₺ -
Mehdî Önderlerimiz 24
Abbasîlerin gerçek kurucusu olarak kabul edilen Ebû Ca’fer el-Mansûr’un vefatından sonra halife olan Mehdî b. Mansûr, kuruluş döneminden yükseliş dönemine geçişi simgelemektedir. Kaynaklar onunla ilgili farklı, bazen birbirine tezat bilgiler vermektedir. Bazı kaynaklar onu, “içki içen, işret âlemine iştirak eden, şarkıcı kadınları dinleyen, lüks ve debdebeye düşkün, israfçı” bir kişi olarak vasıflandırıp menfi yönlerini; bazı kaynaklar da “Abbasî halifeleri içerisinde cömertliğiyle, merhametiyle, dindarlığıyla ve güzel ahlakıyla dikkat çeken” örnek bir kişilik olarak tavsif edip müspet yönlerini öne çıkarırlar. Uzun soluklu bir çalışmanın mahsulü olan bu eserde Temel kaynakların referansları ve çağdaş eserlerin yorumları ışığında, hemen her kesimin anlayacağı bir üslupla, Mehdî’yle ilgili objektif değerlendirmeler ve tespitler bulacaksınız.
113.10 ₺ -
Dört Ulu Çınar
Biz bu kitapta, Efendimizin Halifelerini belli ölçüde tanıtmaya çalıştık. Şunu da kabul etmek gerekir ki, uzun bir ömrü bu kadarcık bir kitaba sığdırabilmek mümkün değildir. Yapmaya çalıştığımız şey, yaşanılan hayattan üç beş örnek sunarak belli ölçüde onları tanıtabilmektir. Bunları yaparken zaman geldi gözyaşlarımızı tutamadık. Zaman geldi, derdimizi ve kederimizi içimize gömmeye çalıştık. Hasılı Dört Halife devri, dikkatle okuyanlar için güzel ahlaki davranışların, ibret alınacak olayların boy gösterdiği bir bahçe durumundadır. İşini bilen bir arı bu bahçede, yeterince ve nadide bal elde etme yolunu bulabilecektir. "Dört Ulu Çınar - Saadet Asrının Dört Büyüğü" ismini verdiğimiz bu çalışmamızın İslam alemine faydalı olmasını niyaz ediyor, okuyanlardan dualar bekliyorum.
273.00 ₺ -
Gençler İçin Kolay Tefsir Amme Cüzü Tefsiri
Bu tefsir, gençler için kolay ve anlaşılır bir tefsir olarak yazılmıştır. Bu tefsirde kelimelerin geniş çaplı anlamları, çoğu Tevrat kaynaklı olan ve insanı Kur’an’ın özünden uzaklaştıran uzun İsrailiyat bilgileri bulunmamaktadır. Bu eserdeki sureler Mekke’de nazil olan sureler olduğundan, bunlarda genellikle Allah’ın varlık ve birliğini ifade eden Tevhid inancı, öldükten sonra diriltilip hesap vermeyi ifade eden ahiret inancı gibi temel iman esaslarına daha çok yer verilmektedir. Türkiye’de gün geçtikçe “ateizm ve deizmin”in kendisine daha çok taraftar bulduğu hatırlanacak olursa, burada zikredilen ayetlerin tevhidi ön plana çıkaran mesajları, gençlerimiz için kuvvetli bir iman alt yapısı oluşturacaktır. İman alt yapısı sağlam olmadan ibadet ve ahlak binasının inşa edilmesi de mümkün değildir.
130.00 ₺ -
Kuranı Kerim’e Göre Peygamber Efendimiz Ve Tevhid Mücâdelesi
Örnek kul son resûl, Peygamber sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in hayatı ile ilgili yayınlar içinde bu kitap üç noktada farklılık arz etmektedir: 1 “Kur’an-ı Kerim’e Göre” kaydından anlaşılacağı gibi anlatımda hemen tamamen âyet-i kerimeler esas alınmıştır. 2 Üslubu mensur şiirdir, zevkle okunur. 3 Peygamber Efendimiz’in üsve-i hasene olan hayatına ait olayların günümüze, gündemimize tuttuğu ışık yansıtılmaya çalışılmış ve esere bir tür fıkhu’s-sîyre niteliği kazandırılmıştır. Böylece Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in değişik şartlarda uygun usul ve yöntemlerle gerçekleştirdiği evrensel “Tevhid Mücâdelesi” özetlenmiş ve örneklendirilmiştir.
234.00 ₺ -
Akâid ve Kelâm İlimlerinde Peygamberlik Konusu
İslâm dini, “iman esasları”, “amelî hükümler” ve “ahlâk prensipleri” olmak üzere üç temel bilgi ve uygulama alanından oluşur. “İman esasları alanı”, bu yüce dinin temeli olup diğer iki alan bu esaslar üzerine bina edilir. Şayet bir Müslüman, iman esasları konusunda bazı sorun veya şüpheler taşıyorsa, onun sağlıklı bir amel ve ahlâk hayatı ortaya koyması mümkün değildir. Kur’ân-ı Kerîm’de, Allah’ın insanlara yönelik ilâhî rehberliğini ve dinî bildirimlerini, son peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselâm ile tamamladığı, bundan böyle “hak din” olarak, -özel adıyla ifade edilecek olursa- sadece İslâm’ın kabul edileceği, Hz. Muhammed’in de “bütün âlemlere, son rahmet peygamberi” olarak gönderildiği açıkça ifade edilmektedir. Akāid ve Kelâm alanında çok değerli eserler vermiş olan İslâm âlimlerinin “Peygamberlik” (Nübüvvet ve Risâlet) konusundaki önemli görüş ve çalışmalarının özetle aktarıldığı; nübüvvetin Hz. Peygamber aleyhisselâm ile sona ermesinden sonra, insanlara yönelik “ilâhî rehberlik ve bilgilendirme” görevini üstlenecek “yeni bir peygamberin artık gönderilmeyeceği” hususlarının vurgulandığı bu çalışmada; dikkatlerin Hz. Muhammed’in “en son hak peygamber”, ona Allah tarafından vahiy yoluyla indirilmiş olan Kur’ân’ın da “en son ilâhî ve evrensel kitâp” olduğu gerçeğine çekilmesine özen gösterilmiş, bu durumun özellikle günümüz Müslümanlarına çok ciddi bir “tebliğ ve temsil sorumluluğu” yüklediğinin hatırlatılmasına gayret edilmiştir.
200.00 ₺ -
Hadis Ve Hayat
Yüce Rabbimiz insanı yaratırken onun mayasına inanmak ve tapınmak duygusunu koymuştur. Bu yüzden dünyanın neresinde olursa olsun, hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın mutlaka her insan bu inanma duygusunu yüreğinde taşır ve kendisini inanmak zorunda hisseder. Yapılan arkeolojik kazılarda ortaya mabet, mezar taşı ya da inanca dair birtakım figürler hayat ile imanın her daim yan yana olduğunu ortaya koymuştur. Yüce Rabbimiz bu durumu Kurʾân-ı Kerim’de “Ben cinleri ve insanları sadece ve sadece bana kulluk etmek üzere yarattım”0F şeklinde ifade etmiştir. İnsanoğlu, yüreğine kodlanan iman duygusunu, tarih boyunca farklı şekillerde yönlendirmiş, kimi zaman yıldız, aya, güneşe, kimi zaman da bir hayvana, ya da elleri ile yonttukları eşyaya tapmıştır. Bu yüzden Yüce Allah, istikamet üzere bir inanmayı insanlara öğretmek üzere Peygamberler ve buyruklarını içeren kitaplar göndermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu peygamberlerin sonuncusudur. Yirmi üç senelik peygamberlik hayatı boyunca sözü ve davranışı ile insanlara Müslümanca yaşamayı örneklemiştir. Bu yüzden biz Müslümanlar, istikametimizi O’nun, bizi diri kılan, sünnetinde buluruz. Başka bir ifade ile onun sünneti hayattır. Sünneti bize ulaştıran metinler olan hadisleri çağımızın ruhuna uygun bir şekilde yeniden tasnif etmenin, hadislerden istifadeyi kolaylaştıracağı şüphesizdir. Bu sebeple bir hadis kitabını tercüme etmek yerine telif/tasnif tarzı yeni bir çalışma ortaya konması daha uygun görüldü. Bu kitap Hz. Peygamber’in sünnetinden yola çıkarak kulluk vazifesini, usulüne uygun olarak yerine getirmek arzusunda olan dostlara bir ışık tutma çabasıdır. Kitabın oluşumunda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ndeki hadis derslerimizde ve İlim Yayma Cemiyeti Çanakkale Şubesi’nde yapılan hadis sohbetlerinde okuduğumuz Mişkâtü’l-meṣâbîḥ’in önemli katkısı vardır. Yüce Rabbimizden çalışmalarımızda istikamet, istifade ve bereket dileriz.
357.50 ₺ -
Hz Peygamberin (S.A.V.) İstişâreleri
Bir yönetim şekli olarak istişâre, insanlarla fikir alışverişinde bulunmak, yetkin kişilerin tekliflerini almak, toplumun iradesini karar süreçlerine katmak, ortak aklı ve katılımcılığı önemsemek anlamına gelmektedir. Vahye muhatap olan Hz. Peygamber (s.a.v.) Allah’ın bir emri olarak istişâre metoduna başvurmuştur. Önemine binaen ferdî, ailevî, ticarî, siyasî ve daha pek çok alanda ehil kimselerle istişâre ederek ümmetin fikrini yönetime yansıtan bir örneklik ortaya koymuştur. İçinde yaşadığı topluluğa uygulamalarıyla istişâre yöntemini öğreten Hz. Peygamber, böylece İslâm’ın her çağa hitap edeceğini ortaya koymuştur.
130.00 ₺