-
Aşıkı Sadık Hz Hatice
asemin Özen’in kaleme aldığı, Hz. Hatice’nin muazzam hayatını konu edinen Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabı Nesil Yayınları’ndan çıktı. Yasemin Özen, akıcı ve şiirsel üslubuyla Hz. Hatice’nin hayatını farklı bir iklimde anlatıyor. Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabında, Hz. Hatice’yi cahiliye döneminin ahlaklı, zeki, çalışkan ve cesur bir kadını olarak görüyor; Resûlullah’ın peygamberlik öncesi ve sonrasında inanılmaz bir fedakârlıkla verdiği mücadeleyi okuyoruz. Âşık-ı Sâdık Hz. Hatice kitabında: •Bir kadın nasıl daha güçlü olur? •Toplumun baskılarına rağmen nasıl dimdik durabilir? •Bir kadın nasıl yuva kurar, nasıl yuvasını korur? •En hayırlı eş nasıl olunur? •Fatımalar, Aliler nasıl yetiştirilir? gibi soruların cevabını bulacaksınız.
12.60 ₺ -
Asi Gönül
Şehrin en ünlü meydanında... Onca insanın şaşkın bakışları arasında... Bidondaki benzini başımdan aşağı dökerek, bütün dünyaya meydan okurcasına haykırdım: – Ben onu ölesiye sevdim. Ama bu aşk öyle bildik aşklardan değil. Onsuz bu hayatı yaşayamam artık. Bu sevdam için bin canım da olsa hiç düşünmeden yakarım. Gözlerimi kapadım, beynimde kopan fırtınaya aldırmadan çakmağı, çaktım. Bir anda vücudum ateş topuna döndü. Bedenim, bu ölümsüz aşk uğruna alev alev yanarken; ben amacıma kavuştuğumu sanmıştım. Ama yanılmışım. Hey Asi Gönül! Sen başıma neler getirdin? Hayatın gerçeklerinden derlenmiş, bu kitap da: Bir delikanlı ve bir genç kız... Korkunun, umudun ve hasretin ortasında iki yürek... Alev alev tutuşan, kutsal bir aşk... İhanetin, vefanın iç içe geçtiği ölümüne bir çırpınış... Ve günümüzün toplumsal problemlerle cesurca yüzleşme... Dayanabilirseniz eğer…
126.00 ₺ -
Anne Babalar Çocuğunuzun Resimleri Size Ne Anlatır
Resim, çocuğun iç dünyasının kâğıtlara dökülmüş hâlidir. Bu hâl dünyanın en güzel duygusudur aslında. Çünkü en saf, en pembe hayallerini o minicik dünyasında barındırır çocuk ve bunu itinayla kâğıtlara döker. Çizilen her bir resim çocuğun kendinden bir parçadır âdeta. Resmi onun düşünüşü, duyuşu ve görüşü olur bir yerde. Öyle ki; kullandığı kâğıdın büyüklüğü, figürleri kâğıda yerleştirme şekli, kullandığı renkler; hatta kalemini sert ya da ürkek kullanması bile ruh hâli hakkında önemli ipuçlarını gözler önüne serer. İşte Anne Babalar Çocuğunuzun Resimleri Size Ne Anlatır? kitabı; çocuğun iç dünyasından yansıttığı çizimlerle onun dile getirmekte güçlük çektiği duygularını, düşüncelerini ve minik ruh dünyasını anlamanıza bir kapı aralıyor. “Her çocuğun resim yolu ile aktardığı bir dili vardır, anlaşılıp keşfedilmeyi bekleyen...”
24.50 ₺ -
Anılarımdaki Türkiye Yavuz Bahadıroğlu
Herkesin hayatı elbette farklıdır ve kendince bir değer taşır. Bazı hayatlar bir ülkenin kaderini belirler, bazılarında ise bir ülke kendini bulur. Şairin, “Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır” dediği gibi “Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.” ‘Tarihi Sevdiren Adam’ olarak bilinen Yavuz Bahadıroğlu’nun hayatında sadece kişisel bir hayat hikâyesini değil; dağ dağ, ova ova, nehir nehir, vatanın bütün bir coğrafyasını buluruz; her bir hikâyesinde tarihten bir yaprağa dokunuruz. Yavuz Bahadıroğlu, her ne kadar, “Ne diyor Akif, Safahat isimli eseri hakkında? ‘Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!’ Benimki de bu hesap işte” dese de Doğu Karadeniz’in şirin bir köyünde başlayan bu hayat, içine pek çok eser, hatıra, mücadele sığdırmayı başarmış. Hem sıra dışı bir hayatın bilinmeyenlerine hem de Türkiye’nin bilindik konularına dair çarpıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir serüven…
13.30 ₺ -
Allahın Özel Kulları Engelliler
Altın cevherinin yüksek ateşte eritilerek saf altının elde edilmesi gibi, her birimiz, kulluğumuzun ayarının belirlenmesi için imtihana tabi tutuluruz. Bazen bol nimet ikramıyla deneniriz bazen de o nimetlerin alınmasıyla. İmtihanın en zor olanı, belki de, hayatın sürdürülmesi için gerekli olan uzuvlardan biriyle sınanmaktır. Yani engellilerin imtihanıyla... Engelliler, en zor imtihana tabi tutulmalarıyla Allah’ın özel kullarıdır. Allah, onlara dünyada bazı sıkıntılar verdi. Bazı nimetlerden onları mahrum etti. Ancak şundan emin olmalıyız ki Rabbimiz onları çok seviyor. Çünkü Allah (c.c.), en çok sevdiği insanları en ağır imtihanlara tabi tutar. Tıpkı enbiya ve evliyalarda olduğu gibi... Bu kitapta engelli kardeşlerimizin birbirinden ilginç ve ibret dolu hayat öyküleri yer alıyor. Ancak bunlar, engellilerden daha çok engelli olmayanların ibret alacağı öyküler. Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini anlamak, her gün soluduğumuz nefesin değerini bilmek, çok olağanmış gibi kullandığımız uzuvlarımızın önemini fark etmek için... Okuduğunuzda sizin de hayatınızda çok şeyler değişecek. Ne kadar zengin olduğumuzu ancak buna karşın, ne kadar az şükrettiğimizi göreceksiniz.
9.10 ₺ -
Allaha Tutun
Her yaratılanın bir yaratılış maksadı vardır. Peki, insan olarak niçin yaratıldık? Yaratılış maksadımızın idrakinde miyiz? Yoksa herhangi bir canlı gibi yiyip içerek, uyuyarak ve diğer olağan yaşam işlevlerini yerine getirerek mi dolduruyoruz günlerimizi? Bu sorulara verilecek cevap, yalnızca bu yaşamımızı değil ahiretimizi de kurtaracak belki de. Çünkü tüm yaratılmışlar içinde Rabbinin tüm esma ve sıfatlarına aynalık edebilecek tek varlık vardır: ‘İnsan.’ Zira insan, esma ve sıfatları en güzel şekilde yansıtabilen ruhi özelliklerle yaratılmıştır. İşte Allah’a Tutun; bir günü şuur sahibi, yaratılış maksadını bilen bir insan olarak yaşamanın adımlarını anlatıyor bize. Sınavda olmanın güçlükleri içinde Her şeyin Sahibi’ne tutunmanın yol haritasını veriyor. Var olmanın, insan olmanın, Müslüman olmanın, sağlıklı olmanın hatta uyanabilmenin ve muhteşem vücut makineleri sistemine sahip olmanın şükrünü... Yaşamın her anının Rabbimizin ilim, izin ve iradesi dâhilinde yaşandığı ve tesadüfe yer olmadığının idrakini... Yaratıcının şer yaratmayacağı, bu nedenle her olanda hayır olduğunu ‘fark’ edebilmenin yolunu...
105.00 ₺ -
Allah İçin Sev
Allah için sevmek, Allah’ın nasip ettiği sevgiyle sevmek; aslında Allah’ı sevmektir. Ve sen onu nasıl seversen, Allah da seni öyle sever. Allah için seven; ona dua eder, iyiliğini ister, kusurlarını örter. Allah için seversen huzur kapısı açılır. Sevgin nefsinden değil Allah’tan olsun. Ensârın muhâciri sevdiği gibi sevmek gerek... Allah için sevmek, Allah için terk etmek gerek... Allah için sevdiğinin memleketini de seversin. Taşını, toprağını hatta bastığı yeri seversin. Mesele taşı, toprağı, bastığı yeri sevmek değil, Mesele ne için sevdiğindir. Ve mesele sevdiği o kişi de değil, Asıl mesele Allah için sevmektir. "Biriniz kardeşini Allah için seviyorsa, ona sevdiğini söylesin." Hz. Muhammed (a.s.m.)
84.00 ₺ -
Ali nin Seccadesi 7 Den 77 ye Tüm Çocuklara
On yaşındaki Ali, alkol bağımlısı bir babanın oğludur. Bir gece, rüyasında anneannesini görür. Aylar önce vefat eden bu nur yüzlü ihtiyar, Ali için emsalsiz bir hediye seçtiğini, eğer onu kullanırsa cennete uçacağını müjdeler. Ali bu hediyeyi alıp kullanmaya, yani namaz kılmaya niyetlenir ama, en sevdiği insan dikilir karşısına: Kendisini her fırsatta azarlayacak, hiç acımadan dövecek babasıdır bu. Ali’nin tek sığınağı, gözyaşları içinde yaptığı dualarıdır. Bir de alt komşuları, Hakkı Dede vardır ona yardımcı olan, Ali’yle birlikte onun babasına direnen... ... Peygamber Efendimizin ‘dünyada en çok sevdiği’ üç şeyden biriydi NAMAZ. ‘GÖZÜMÜN NURU’ olarak tarif etmişti onu, ya da ‘DİNİN DİREĞİ.’ Diğer bir sözünde ise ‘MÜMİNLERİN MİRACI…” Aynı miraçta yaşanan yolculuk gibi, onları ufuklar ötesine taşıyan, oradan da göklere yükselten bir ‘BURAK’. Cüneyd Suavi, ‘Ali’nin Seccadesi’yle o Burak’ı anlatıyor bu romanında. Tüm çocuklara ve kalbi çocuk saflığında kalan HERKESE…
9.10 ₺ -
Ağlamak Geliyor İçimden
Sonsuzluğu bulsam dahi içimde, Oraya da sığamayacak kadar dardayım sanki. Bir insan çektiği acıyı nasıl anlatabilir? Hangi kelimeler yeter? Geceler uzundur desen, Yorgunlar uyuyamaz desen, Hangi cümle tamamlar acıyı? Hani bir hissin kahredici ızdırabını yaşarsın; Yarım kalmışlık hissi... Sevgili... Beklediğim yarınlar yarınlara kaldı... Ama değişmeyecek olan bir şey var; Senin ön yargıların, Benim gurursuz sevgim. Bunlar bizde oldukça, Ben gitmeyeceğim, Sen gelmeyeceksin. Olsun... İnandığım bir şey var ki; Bekleyerek kazandığın her şey çok kıymetlidir, Hele ki bu bir gönül ise...
17.50 ₺ -
Adı Aşk Yine 99 Esma Yeni 99 Dua
Gönlün coğrafyasında da vadiler ve dağlar olmalı. Gölgeler uğruyor olmalı yamaçlarına. Bazen ışığa boğuluyor olmalı ovalar. Nehirler çağıldıyor, göller bekliyor, denizler birikiyor olmalı. Belki ormanları, çölleri de olmalı. Kış da düşmeli nasibine. Yaz da bahar da... Bir güzel ülkedir orası. Kelebekler gibidir orada herkes. Özgür ve hafif. Kısa ömürlü ama güzel. El üstünde. Baş köşede. Bi'tane. Olduğu kadar kabul görür her şey orada. Gönlün göğünde yıldızlar vardır. Işıl ışıl. Pırıl pırıl. Her esma bir yıldızdır mesela. Burçları vardır. Ayrı açılardan başka bir güzel görünürler, türlü türlü hâllere girerler. Gün olur, o yıldızlardan biri yaklaşır ufka. Geceyi gündüzü belirleyen 'güneş' olur. Geceleri belki bir hilal inceliğinde yırtar göğü bir esma. Teselli diye eğilir, gönle bayram olur. Gönlün coğrafyası esmanın kanatları altında uzanır. Uğradınız mı hiç? Hiç uğradınız mı? Göğe bakın, bakın göğe... Risale-i Nur okulundan aldığı esma-i hüsna dersini, ilk defa 99 Esma 99 Dua çalışmasıyla ortaya koyan Senai Demirci, Adı Aşk ile esmanın göğüne yeni uçurtmalar bırakıyor.
175.00 ₺ -
Amakı Hayal
Bilim, felsefe ve inanca dair sorgulamalarına cevap bulamayan Râcî’nin hayatı, Aynalı Baba’yla mezarlıkta karşılaşmasıyla farklı bir yöne doğru evriliyor. Beraberce kahve içip Aynalı Baba’dan ney dinleyen Râcî hayallere dalıp, farklı bir dünyanın eşiğinde bulur kendisini. A'mâk-ı Hayâl, başkahramanımız Râcî’nin hayata dair sorularına cevap bulma arayışını konu ediniyor. Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi Efendi'nin irfâni bir bakış açısıyla kaleme aldığı A'mâk-ı Hayâl, insanın temel problemlerine değiniyor ve bizi fantastik bir manevi yolculuğa çıkarıyor.
28.00 ₺ -
9 Ay 99 Esma
Her hayat, başlıbaşına bir mucizedir. Her yeni hayatla, gözle görülmez küçücük bir hücre adım adım birbiriyle uyumlu o kadar çok azasıyla varedilir; ve tek hücre duyan, gören, hisseden, düşünen, üzülen, sevilen, memnun olan bir insana dönüşür. Sebeplerin aciz kaldığı bir mucizedir bu.Elinizdeki kitap, bu yaratılış mucizesine şahitlik ettiğimiz hamilelik sürecine esma-i hüsna penceresinden bakmaya çağırıyor bizi. Ve bu 9 ayda 99 esma-i hüsnaya ulaştıran bir yolu gösteriyor bize. ... Esma-i Hüsna ile geçirdiğim hamileliğimin her döneminde gördüm ki, bizler aslında bu dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya geliyoruz. Ne mala mülke, ne de çocuğa... Özellikle çocuğumuzun bize ikram ediliş şekli ve aşamaları tamamen şahit olunması gereken mucizevî bir süreç. Siz de okuduğunuzda yaratılışın her bir anında, farklı bir esmânın tecelliyatını fark edeceksiniz.
140.00 ₺ -
15 Temmuz Diriliş Destanı
Ölümü göze almışlardı. Hemen hepsi imanlı, inançlı ve cesurdular; abdest alarak sokağa çıktılar. Kimi tankın üzerine arabayı sürdü kimi çelik paletlerin önüne kendini attı kimi Akıncı Üssü’nde uçak ve helikopter pilotlarının üzerine yürüdü; cadde ve meydanlarda tanklara dur, dedi. İlk defa sivil halk, silahlı hainleri yendi. Elinde taş bile olmayan imanlı yiğitler; bomba, makineli tüfek, uçak, tank ve helikopterle üzerlerine gelenlere diz çöktürdü. İman, tekniğe meydan okudu. Minarelerden okunan ezan ve sela sesleri, uçak ve helikopter gürültüsünü susturdu. İlk defa milletin gönlünde taht kuran bir lider, cesaretle milleti meydanlara ve havalimanlarına çağırdı, millet de onun sesine kulak verdi, darbeci hainleri yenerek meydanları teslim aldı. Allah müminlere cesaret verdi, hainlerin kalbine korku saldı. 1908, 1960, 1971, 1980, 28 Şubat 1997’de yapılamayan 15 Temmuz’da gerçekleşti, millet Diriliş Destanı yazdı. Bu roman tarihe not düşmek için yazıldı. 15 Temmuz’da yazılan muhteşem destanı ayrıntıları ile gözler önüne seriyor.
98.00 ₺ -
Ene Sus Ey Nefsim
Bir ses var insanın içinde... Hiç susmayan, hep konuşan... Şimdi sus ve kendini dinle kâri. Dinle ki hâlâ sesler geliyor içinden. Sussan da susamıyorsun. Durduramıyorsun içinden gelen bu sesi. İsmine “nefs” diyorlar. Diler misin bu kez biz konuşalım o içimizdeki nefsle? Aşk diyarına Hüdâyî kapısından girip nefs ile cenk edelim ister misin? Şimdi nefsinle konuşacağın bir hikâye anlatacağım sana kâri. Nefsinin konuşacağı bir hikâye... Sen de ki “hayal,” ben diyeyim ki “muhal, imkânsız.” Lakin şunu bil; ben inandım ki içimize bunları düşüren dahi nefsimizdir. Bizi durduran ve kandıran da nefsimizdir. Ve hatta şu anda içinde bir ses varsa ve “Okuma bu kitabı, bırak” diyorsa sana, inan ki o da nefsinin sesidir. Hem her kitap bir kişi için yazılır kâri. Belki de bu kitap yalnızca senin için yazılmıştır... Ene Sus Ey Nefsim Aziz Mahmud Hüdayi
182.00 ₺ -
6 Asırlık Devlet 6 Yılda Nasıl Yıkıldı
Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu’nun yeni kitabı 6 Asırlık Devlet 6 Yılda Nasıl Yıkıldı? Nesil Yayınları arasındaki yerini alıyor. Ebubekir Sofuoğlu bu kitabında Osmanlı Devleti’ni yıkıma götüren son 6 yılı; eleştirel bir tarzda, araştırmalarla destekleyen bir üslupla kaleme alıyor. Osmanlı’nın yıkılışındaki faktörler bu kitapta derinlikli olarak irdeleniyor. Önemli incelemeler, okumalar ve tahlillerle bu kitap kıymetini ve önemini artıran bir tarzda sunuluyor. Balkan Savaşları’nın, 31 Mart İsyanı’nın, I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecine olan etkilerini bu eserde okuyacaksınız. Osmanlı’nın yıkılışında etkili olan dış organizasyonların yanı sıra içerideki iş birlikçi faaliyetlerde bulunanlara da bu eser temas etmeden geçmiyor. Akla gelebilecek pek çok aykırı sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. Osmanlı’yı yıkılışa götüren faktörler nelerdi? Osmanlı’nın yıkılışında etkin rol oynayan karakterler kimlerdi? Osmanlı’nın yıkılması yolunda kimler nasıl hazırlıklar yaptı? Balkan Savaşları’nın, 31 Mart Olayı’nın ve I. Dünya Savaşı’nın Osmanlı’nın yıkılışındaki etkisi nelerdi? Peki, Türkiye Cumhuriyeti de aynı sona maruz kalabilir mi?
24.50 ₺ -
Benim Adım Sena
… Ben buraya vaaz yapmaya gelmedim. Ben buraya konferans vermeye gelmedim. Ben buraya, Çanakkale Harbi’ni vermeye geldim. Ben buraya, cephede askerlere “Hücum” emri vermeye geldim. Her türlü küfre karşı, her türlü zulme karşı, şu memleketi sömüren odaklara karşı. Adres vermeye gerek yok. Siz sineği bile namlayan (vuran) insanlarsınız. Onun için artık kürsüdekinden her şeyi açık seçik beklemeyin. … Sen buraya vaaz dinlemeye gelmedin. “İcâzet merasimi varmış, gidelim, takılalım’’ vesaire. Öyle değil. Ben buraya vaaz etmeye gelmedim. Git eve anan baban sana vaaz etsin, git ninen, deden sana vaaz etsin icabında. Benim âcizâne burada konuştuğum bir vaazdır, Eyvallah ama bir yerde vaaz hududunu taşırıyorum. Bak, dikkat et! Ben şu an burada Resûl-i Ekrem’in (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) dediği gibi olmanın sancısını çekiyorum. … Resûl-i Ekrem’den (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) topla, bu tarafa gel. Genelde İslâmiyet’te, özelde Nakşibendî tarikatında ilim zikirden önce gelir. “Ben buraya geldim, bu hocayı dinledim, hem de tarikat dersi yapayım.” Veyahut da “Hocanın konuştuklarını dinlemeye gerek yok, ben dersimi bitireyim bir an önce’’ vesaire, câiz değildir. O tesbihi koynuna koy, cebine koy, çantana koy. İlim zikirden üstündür. Sen, zikrin nasıl yapılacağını ilimle öğrenirsin. Sana namazın nasıl kılınacağını tesbih öğretmiyor. Sana tahâretin nasıl alınacağını tesbih göstermiyor. Sana nasıl giyineceksin, nasıl Allah’ın en şerefli kulu olacaksın tesbih öğretmiyor. Tesbihe şiddetle ihtiyaç var; amma velâkin ilim olmadan (sadece) tesbihle olmuyor. Diyelim ki Mevlâ’yı zikretmek eğer bir ekmek ise ilim de havadaki oksijendir.
140.00 ₺ -
Aşk 5 Vakittir
Gelirken sen getirmediğin, giderken de gitmelerine mani olamadığın hiçbir şeye benim diyemezsin. Benim diyemediğin şeyden hak talep edemezsin. Hak talep edemediğin şeyden şikâyet edemezsin. Ama aldandın bir kere. Damarlarına kadar işlemiş haram sevdaya mukabil, sana şah damarından daha yakın olduğunu söyleyen bir Rabbin vardı. Duymadın! Kimse bilmez diye derinlere gömdüğün dertlerine mukabil, yarattığı kalbin atomlarına kadar işiten Rabbin vardı. Anlamadın! Onların batıp giden sevgilileri çiçek alırken, bizim Sevdiğimiz (c.c.) tüm çiçekleri yarattı. Görmedin! Şimdi hüzünlü yüreğine şöyle söyle dostum: Geçmez sandığın ne varsa geçiyor. İçin geçiyor önce. Sonra anıların gözlerinin önünden geçiyor. Geçmez sandığın kabuk tutan yaraların da geçiyor. Ben de gidiyorum artık, gözümün önünden kabrim geçiyor. Kestiğim elimi ispat olsun diye gözlerimin önünde tamir eden Allah’ım! Kırık gönlümü başka cerrahlara götürdüğüm her gün için affet! Tırtıl öldüm demiş, Allah kelebek yaratmış... Aşk 5 Vakittir, 9786051830858, Mehmet Yıldız, Nesil Yayınları, aşk beş vakittir
21.00 ₺ -
Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine
Osmanlı'da hiç kimsenin kudret ve kuvveti "mutlak" değildi. Özellikle padişahlar denetim altındaydılar. İsrafa ve sefahate meyleden padişahlar, ulema fetvasıyla hal'edilir, yani tahttan indirilirdi. Osmanlı devlet sistemi, insanı merkez alan ve insana değer veren, bugünkü anlayışa yatkın demokratik bir yapıya sahipti. Osmanlı Devleti; insan, hayvan ve bitkiye yönelik hizmetler üreten büyük bir hayır kurumuna dönüşmüştü. Padişahlar bu büyük hayır kurumunun bir nevi garsonuydular. Padişahlar zaman zaman kıyafet değiştirip halkın içine karışmakta, talep ve değerlendirmeleri birinci elden almaya özen göstermekteydiler. Halk, padişahı, devlet ve hükümet adamlarını açıktan açığa tenkit etmek hakkına sahipti. Vaizler vaazlarında, halk hatipleri meydanlarda tenkit hakkını kullanırken zabıta müdahale etmezdi. Özgürce konuşurlardı. Padişahlar din, dil, ırk, mezhep ayırımı gözetmeksizin halkın hakkını hukukunu muhafazaya mecburdu. Bu ve benzeri daha pek çok uygulama Osmanlı döneminde mevcuttu. Özetle Osmanlı bütün bu icraatları "demokrasi" adına yapmadı, demokratlık adına gerçekleştirmedi. Peki ya Osmanlı sonrası? Cumhuriyetimizin ilk yıllarından günümüze demokrasiyi, hak ve özgürlükleri millet olarak ne ölçüde tadabildik, ne kadar yaşayabildik? Osmanlı'nın halkına sağladığı hak ve özgürlükleri, hoşgörü ve serbestliği neden mumla aramaktayız? Bu kitabı okurken Osmanlı'nın kurduğu, hâkim kıldığı ve uyguladığı demokrasi havasını derin derin teneffüs edeceksiniz. Satırlar arasında gezinirken zihniniz sürekli Osmanlı'dan günümüze gidip gelecek, "Neydik? Ne olduk? Ne olmalıyız?" sorusuna cevaplar arayacak ve bulacaksınız.
203.00 ₺ -
Aşık da mı Olmayalım
Bazen çok sevdiğin bir şey imtihanın olur… Bin bir ümitle, bin bir hayalle çıktığın yolda hüsran dolar avuçlarına… Kâh kendine kızarsın kâh kendinden eksiltenlere… Unutmak istersin, canın yanar… Bırakıp gitmek istersin, ruhun yanar… Artık sevmemek istersin, kalbin yanar… Nereye gitsen seninle gelen hatıraların gitmene izin vermez, gittiğini zannetsen de… Aşk artık acıtmaya, giydiğin bu ateşten gömlek sineni yakmaya, gözyaşların yüreğinden dolup taşmaya başladığı anda ellerini semaya kaldırıp sessizce haykırırsın: “Ben nerede yanlış yaptım?” “Âşık da mı Olmayalım?” aradığın cevabı bulduracak satırlara davet ediyor seni…
112.00 ₺ -
Çocuk Neyi Neden Yapar?
Her anne babanın canını sıkan sorunlardır; çocuğunun bir türlü tuvalet alışkanlığı kazanamaması, yemek yememesi, kardeşiyle kavga etmesi, inatçılığı, internet düşkünlüğü ve dahası... Bir kısım anne baba, bu davranışların ne anlama geldiğini bildikleri için çocuklarını incitmeden sorunları çözerken, bir kısım anne baba ise sorunların çözümünde çaresiz kalarak çocukları ile bir çatışmaya girerler. Bu çatışmalarda, hem kendilerini hem de çocuklarını yıpratırlar. İşte bu kitabı Pedagog Dr. Adem Güneş, 'çocuk davranışları anlama rehberi' olarak hazırladı. Çocuk davranışlarının nedenlerini ve çözüm önerilerini yalın bir dille, ebeveynlerle paylaştı. Bu eser, çocuk davranışlarını anlamak isteyen her yetişkinin elinin altında bulunması gereken pratik bir bilgi kaynağıdır.
210.00 ₺ -
Huyu Suyu Güzel Çocuk
Çocuk büyütmek tarih boyunca hiç kolay olmadı ki... Çocuk sahibi olacağını öğrenen anne baba adaylarına içlerinden ilk geçen duygunun ne olduğunu sorduğumuzda "İster kız, ister erkek olsun farketmez, yeter ki huyu suyu güzel olsun" cevabını duyarız. Ancak gelin görün ki günümüz anne babası, at yarışına dönmüş yaşam şartlarında çocuk yetiştirmek için uğraşırken 'insani değer'lere sahip, 'huyu suyu güzel' çocuk yetiştirmeyi ihmal ediyor maalesef. İşte Huyu Suyu Güzel Çocuk adlı bu kitap; güler yüzlü, merhametli, yardımsever, doğru sözlü, dürüst, güvenilir ve barışçıl çocuk yetiştirmenin yollarını gösteriyor. Ve insani değerlerle bezeli, kaliteli, ruh sağlığı yerinde çocuklar yetiştirmenin püf noktalarını, örnek vakalarla anlatıyor. ... Bu kitap, öyle doğal ve anlaşılır bir dille hazırlandı ki, uygulamakta hiç zorlanmayacaksınız. Şimdi yaslanın arkanıza ve okumaya başlayın...
168.00 ₺ -
Ömrüme Doğan Güneş
Kaybolduğum karanlıklar içinde yıllardır aradığım bir ışıktı bu... Beynimin kıvrımlarında ateşlenen bir duygunun bütün ruhumu sarmaladığı o gece, uykularımı kaçıran bir heyecanla, kendimi kontrol edemez bir hâldeydim. Çünkü sabah olunca hayatımda yeni bir sayfa açılacak, hayalini iple çektiğim günlere nihayet ilk adımımı atabilecektim. Bir kara sevdalı gibi ölesiye bir hasretle arzuladığım bu yeni hayatımda dayanılmaz ihanetlerin, yakıcı sevdaları ve gizemli hadiselerin beni pusuda beklediğini nereden bilebilirdim ki! *** Herkesin bir nebze rol aldığı yaşanmış bu hikâyede: Bir öğretmenin genç beyinlere umut olmak için çıktığı yolda; yürek burkan cefalara, göz yaşartan fedakârlıklara ve mest edici aşklara tanık olmaya hazır mısınız?
133.00 ₺ -
Aşk Varsa Kusur Yoktur
Bazıları susar ağlarken... Ve bazıları yazarak ağlar... Ve kelimeler bazı vakitler her yaradan daha çok acı verir. "Aşk" gibi... Aşk ki vardır. O vakit yoktur kusuru âşıkların. Zira değil mi ki gönlümüze aşkı koyan da O, her ne duamız varsa duyan da O, bedeni ruhundan bir libas gibi soyan da O... Demem o ki her ne varsa O'ndandır. Aşk da O'ndan... Dert de O'ndan, derman da O'ndan... Lakin bir tek harf olsa, kusur bulursan söylediklerimde işte bir tek o bendendir. Kusurları örten de bir tek O'dur ve O'nun merhameti elbet ki hepimizden çoktur. Ama gönlüm diyor ki "Aşk varsa kusur yoktur" Bakma kusuruma... Aşktandır...
112.00 ₺ -
Kösem Sultan
2 Eylül 1651... Payitaht kaosla kucaklaştığı bir güne uyanıyor. Şehir huzursuz, saray huzursuz... Teamüllerin ve geçmişin hiçe sayıldığı karanlık ayak sesleriyle yankılanıyor Topkapı Sarayı'nın kasvetli duvarları. Kılıçlar anılara savruluyor. Ne suç belirgin ne ceza ne de suçlular... Kösem Sultan'ın muhalifleriyle yürüttüğü mücadele doyum noktasına ulaşırken Saray-ı Hümayun'un sofalarında nefret dolu bakışlar can buluyor. Kösem Sultan'a gönülden bağlı Gülnihal Kalfa, kendisine sultanı tarafından verilen emaneti muhafaza edebilmek için İstanbul sokaklarını arşınlarken peşindeki ağaları atlatmak zorunda. Bunu yaparken yanında yalnızca genç yeniçeri Sinan varken hem de... Bir yanda ipini koparan yeniçeri ocağı, bir yanda ocağa ve kadınlar saltanatına diş bileyen saray ağaları, bir yanda devleti ehil kişilerin eline teslim etmek isteyen Hatice Turhan Sultan ve diğer yanda yıllarca devleti idare eden, kudretiyle cihana nam salan Kösem Sultan... Kösem Sultan, tüm bu çıkmazlara cevap ararken okurlarını Osmanlı İmparatorluğu'nun en karmaşık dönemlerinden birine yolculuk etmeye çağırıyor.
133.00 ₺ -
İçiyorsak Sebebi Var
Derdin hep yanında ise şükret! Derdin derman olduğu gibi aynı zamanda dosttur sana... Ve hep acıları söyler. Gecenin en demli anında gelir, çayıma ortak olur. Ve sorar: - Nedendir gece gece bu kadar çay? Çayımdan bir yudum alıp masaya bırakmamdan alır cevabını: - İçiyorsak sebebi var dost... Eminim kitabı okuyan her genç "Benim de bir derdim var ve içiyorsam sebebi var" diyecek. O dert ki, bir davanın kimliği ve ebedi hayatın anahtarı... Satır aralarında ilerledikçe iman gözlüğünü takıp kâinatı seyretmenin huzuruna varacak... Ve Kur'an eczanesinden bu asrın manevi hastalıklarına şifalar sunan 'kırmızı kitaplar'a aşkını tazeleyecek.
8.40 ₺ -
Aşk Neden Can Yakar?
Derdin hep yanında ise şükret! Derdin derman olduğu gibi aynı zamanda dosttur sana… Ve hep acıları söyler. Gecenin en demli anında gelir, çayıma ortak olur. Ve sorar: - Nedendir gece gece bu kadar çay? Çayımdan bir yudum alıp masaya bırakmamdan alır cevabını: - İçiyorsak sebebi var dost… Eminim kitabı okuyan her genç “Benim de bir derdim var ve içiyorsam sebebi var” diyecek. O dert ki, bir davanın kimliği ve ebedi hayatın anahtarı… Satır aralarında ilerledikçe iman gözlüğünü takıp kâinatı seyretmenin huzuruna varacak… Ve Kur’an eczanesinden bu asrın manevi hastalıklarına şifalar sunan ‘kırmızı kitaplar’a aşkını tazeleyecek Aşk Neden Can Yakar?, Nesil Yayınları, 9786051627205, Mehmet Yıldız
15.40 ₺ -
Seviyorsan Git Konuş Bence
"Kitap okumayı sevmiyorum ki ben, bunun filmi yok mu?" diyecek olanlara, bu hayat filminin yalnız bir kez çekileceğini ve aslında bu filmin başrol oyuncusunun kendisi olduğunu hatırlatan bu kitabı, önce kendinize, daha sonra bittiği gibi sevdiğiniz bütün namaz kılmakta zorlanan arkadaşlarınıza vermeye can attığınızı daha ilk sayfalarda hissedeceksiniz. Sempatik ve sıra dışı anlatımıyla, gülerken duygulandığın birkaç saat... Âlemlerin Rabbine olan samimiyet ve aşkının şiddetini arttıracak birkaç ipucu... Manevi atmosferinin güçlenerek ibadetlerinde huşu ve huzuru yakalamana vesile birkaç satır...
112.00 ₺ -
Münacaat Cüzü Orta Boy Karton Kapak
Fatiha-Bakara, Yasin,Tebareke, Kıyamet, Amme, Fetih, Duhan, Vakıa, Cuma, Kehf, Secde, Alak, Kaf, Ayetel Kürsi, İnşirah, Tin, Kadir, Beyyine, Zilzal, Adiyat, Tekasür Cin Suresi ve kısa Sureler ve faziletleri 7 Ayetler, İmam-ı Azam tesbih duası, Ahidname, Şükür Duası, Şehidallahu, Sıhhat ve sağlık için dua, Peygamberimizin ism-i şerifleri, Esmaül Hüsna'yı okumanın fazileti, Kenzül Arş, Halidiyye kolu meşayıhları, ve ihtiyacımız olan dualar ve faziletleri... Fatiha - Bakara - Yasin - Tebareke - Kıyamet - Amme - Fetih - Duhan - Vakıa - Cuma - Kehf - Secde - Alak - Kaf - Ayetel Kürsi - İnşirah - Tin - Kadir - Beyyine - Zilzal - Adiyat - Tekasur - Cin Suresi - Kısa Sureler ve Faziletleri - 7 Ayetler - İmamı Azamın Tesbih Duası - Ahidname - Şükür Duası - Şehidallahu - Sıhhat ve Sağlık İçin Dua - Peygamberimizin İsmi Şerifleri - Esmaül Hüsna'yı Okumanın Faziletleri - Kenzül Arş - Halidiyye Kolu Meşayıhları ve İhtiyacımız Olan Dualar ve Faziletleri
140.00 ₺