-
Cennete Gidemezsek Yandık
Hep bir arayıştadır insan İçindeki sonsuzluk hissinin verdiği inançla bu hissi bambaşka yerlerde arar durur. Bazen para, bazen kariyer, bazen evlat ve bazen aşkta sonsuzluğa koşmak ister. Bilir ki sınırlıdır bu hayat yolculuğu... Ve bir gün gelecek... Bir gün kalacak... Bu kitapta anlatılanlar Kendime yeni bir ben lazım diyenler için ufak bir fragman, belki de uzun bir yolculuğun başlangıcı Unutma kardeşim, bu dünyada aldığın yanlış bir bilet, seni ahirette yanlış durakta indirebilir Allah is watching... Hesap günü is coming... Cehennem is loading...
195.00 ₺ -
Ben Nefsimi Temize Çıkarmam
“Çok yemek, Allah’tan gafil olmanın ve haddi aşmanın kaynağı ve başlangıcıdır. Bu bakımdan nefis, açlıkla uysallaşıp kırıldığı kadar başka hiçbir şeyle uysallaşıp kırılmaz. Aç kalan nefis, sahibine karşı sakinleşir ve ondan korkar. Âcizliğini ve zelilliğini anlar. Zira kuvveti zayıflamış, elinden kaçan birkaç lokma yüzünden hileleri oldukça daralmış, içemediği bir yudum sudan dolayı da dünya kendisine zindan kesilmiştir. İnsanoğlu nefsinin zelilliğini ve âcizliğini anlamadıkça mevlasının izzet ve kahrını göremez. İnsanoğlunun saadeti ancak daimi olarak nefsinin zillet ve âcziyetini anlayıp, mevlasının izzet, kudret ve kahrını bilmesindedir. Bu bakımdan insanoğlu daima aç, mevlasına muhtaç ve mecbur olduğunu bilmeli ve bundan zevk almalıdır.” *** Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “nefs, gurur, kibir, şükür” kelimelerini merkeze alıyor. Bu kelimelerin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.
91.00 ₺ -
Ayetlerle Büyüyen Çocuk
Bir çocuk yalnızca yaşla değil, anlamla da büyür. “Ayetlerle Büyüyen Çocuk”, Kur’an-ı Kerim’i yalnızca okunacak bir metin olarak değil; hayatı anlamlandıran, kalbi eğiten ve karakteri inşa eden diri bir rehber olarak sunuyor. Seçilen ayetler, çocuğun iç dünyasına nazikçe dokunuyor; onu düşünmeye, hissetmeye ve anlamaya davet ediyor. Aynı zamanda geleneksel sanatlarımızdan yola çıkılarak resimlenmiş, çocuklara estetik beğeni kazandıran bir çalışma. İnanıyoruz ki; ayetlerle büyüyen çocuk, hayata daha sağlam tutunur. *** “Kitapta yer alan her bölüm; sabır, umut, merhamet, sorumluluk, affetme, paylaşma ve güven gibi insan hayatının merkezinde yer alan temalarla ilişkili seçilmiş ayetler etrafında inşa ediliyor. Böylece ayet–hayat ilişkisi merkeze alınıp Kur’an’ın insanı dönüştüren yönü görünür kılınıyor. Çocuklara ve gençlere tereddütsüz tavsiye ediyorum.” Prof. Dr. Necmettin Gökkır İstanbul Üniversitesi Tefsir Ana Bilim Dalı
552.50 ₺ -
Teselli Arayışı
Burası dünya. Herkesin bir şeylerle sınandığı, bir kısmı gerçekleşmiş, bir kısmı gerçekleşmemiş hayallerin yuvası. Çetin mücadelelerin verildiği, heveslerin yarım kaldığı, söylenemeyenlerin göğüste bir yumru gibi oturduğu bir yer. Bazen onlarca kederin şen kahkahalarla maskelendiği, kırdığımız ve kırıldığımız geçici bir durak. Bambaşka hayaller kurarken başına gelenler karşısında şaşa kaldığın, bazen yıkıldığın bazen yeniden kalktığın inişli çıkışlı bir devran. Burası dünya. Hayır zannettiklerinin şerre, şer gördüklerinin hayra döndüğü, dost zannettiklerinin yabancılaştığı, uzak durduklarının yakınlaştığı, doğrularının, savunduklarının bazen alt üst olduğu bir mekân. Hiçbir öğreti, bize yolun tamamının mükellef bir güzellikte olacağını vaat edemez. Allah ayetlerinde imtihanlardan, birtakım sınavlardan geçeceğimizi haber etmişken tamamen hazzın ve mutluluğun arayışında olmak, ayağımıza taş değmeden yürümek istemek ve insanın bu arayışına binaen batılı kişisel gelişimcilerin büyük vaatlerinin peşine düşmek insanı en nihayetinde yine sukutuhayale uğratır. Bu kitap insanın debdebeli geçişlerine, zaaflarına ışık tutmak ve teselli arayışına, imtihanlarına aklını meşgul eden sorularına ve çıkmazlarına bir reçete sunma gayesiyle yazıldı. Çünkü; yol, kasırgalarıyla da güneşli günleriyle de bakidir ancak insanın yola bakışı, yolculuğunun rengini değiştirebilir.
162.50 ₺ -
Asa Bir Emir Sultan Romanı
Her şeyin bir maksadı olduğuna inandım bu dünyada ben. Her ne varsa boşuna var edilmemişti, bir sebebi, bir anlamı ve bir sırrı olmalıydı. Yoksa ve sadece gelmek için bu dünyaya gelip de gitmek için gidiyor olamazdı hiçbir şey. Olmamalıydı. Bir taşın, bir suyun, bir ağacın da hikâyeleri vardı. Hatta belki canı, dili, hissi... En çok da toprağın. Kimse duymuyor, bilmiyor ve kimse dinlemiyor diye yok demek olmuyordu ki. Zaten kimin durup da dinlemeye vakti vardı ki bunları? Ben oturdum ve dinledim. Onları, onların söylediklerini ve hikâyelerini dinledim. Bir ağacın altında saatlerce ve sessizce oturdum. Yağmur yağıyordu. Ne kadar zaman geçti hiç bilmiyorum. Genzime doldu yağmurun bıraktığı toprak kokusu, sırılsıklam oldum. Bir dal bilmem ki yağmurdan mı rüzgârdan mı yoksa sadece yaşlandığından mı kırılıp da düştü önüme. Yağmur hızlandı, ben ıslandım, insanlar gitti ve o kırık dal bana bir şeyler anlatıyor sandım. Sadece ona baktım. Benimle konuştuğuna ve bana hikâyesini anlattığına inandım. Duydum, dinledim ve sana söyledim. ... Her şeyin bir dili var kâri. Dinlersen...
253.50 ₺ -
Lal Bir Şemseddin Sivasi Romanı
Cânım kâri, görmek bir şeye hudut koymaktır belki. Ya görmeden yaşayanlar, bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar? Hem görmek için illa göz mü gerekir ki? Bence hayır. Bazıları bakmasa da görür, gözleri görmese de bilirler… … Hayal mi gerçek; gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de. Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil, biliyorum. Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben. Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın. Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil, sınırı, saati, yeri ve hududu yok. Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de… … Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde. Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım. Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım. İçimizde her vakit var olan birinin dilinden, kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara. Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım. Hayal ettim ve hayalime inandım. Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine “hayat” diyorsak?
208.00 ₺ -
Gökyüzüne Bakmanın Faydaları
“Şu âlemi düşündüğünde ihtiyaç duyulan herşeyin içinde hazır olduğu bir ev gibi bina edilmiş bulursun. Sema tavan gibi yükseltilmiş, arz sergi gibi döşenmiş, yıldızlar kandiller gibi asılmış, cevherler zahire gibi depolanmış, her iş için herşeyi hazır ve hazırlanmış görürsün. Semayı yaratmakla kudretinin noksan sıfatlardan temiz olduğunu gösteren Sübhan, onun renklerini, renklerin en şiddetlisi ve göz için en uygun şekilde yaratmıştır. Nefisler semaya döndüklerinde onun genişliğinde bir nimet ve rahatlık bulur. Hikmet sahipleri derler ki: Evindeki nimet ve rahatlık semayı görebildiğin yer kadardır.” Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında Cenab-ı Hakk’ın mahlûkatında yarattığı hikmetleri nazara veriyor. Semanın yaratılışıyla başlayarak, insanın yaratılışından kâinatın yaratılışına, kuşların yaratılışından balıkların yaratılışına, denizlerin yaratılışından ateşin yaratılışına varlık mertebelerini sayıyor ve bizi düşünmeye, ibret almaya ve şükretmeye çağırıyor.
97.50 ₺ -
Bikes
Bir keresinde Anadolu’da bir şehirde bir arkadaşla tanışmıştım. Kitabını imzalamamı istedi. İsmi Hüzün’dü. Çok değişik değil mi? Bana da öyle geldi. İlk kez ismi “Hüzün” olan biriyle karşılaşıyordum. Hatta ilk kez böyle bir isim duyuyordum. Nedenini sordum. Önce anlatmak istemedi. “Bir hikâyesi olmalı bu ismin.” dedim. “Aslında var.” dedi. Biraz zorlansa da anlattı. “Dedem koymuş ismimi. Ama onun için de zor olmuş. Babam ben doğmadan beş altı ay önce vefat etmiş. Annem de ben doğduktan birkaç ay sonra bir kazada. Dedem ve babaannem bana en uygun ismi bulmuşlar, kulağıma ‘Hüzün’ diye fısıldamışlar.” … Cânım kâri, herkesin bir hikâyesi var bu dünyada. Bazıları hikâyelerini anlatır, anlatmaya mecburdur ve hatta anlatmazsa yaşayamaz. Bazıları anlatmaz, anlatamaz; utanır, saklar ve saklanır; hatta belki anlatırsa yaşayamaz. Bazılarıysa anlatmaya fırsat bile bulamaz. Çünkü kimse sormamıştır, soran kimsesi olmamıştır. Bu da öyle bir hikâye işte.
156.00 ₺ -
Seher Vakti Uyanmak
"Erken kalkmanın bir tarifi var mı?" diye yıllarca düşündüm. Bunun için araştırmalar yaptım ve çeşitli tarifler denedim. Hep bir şeyleri eksik veya fazla yapıyordum. Bir türlü istediğim kıvamı yakalayamamıştım. Tam pes edecekken ikinci kızımın dünyaya gelmesiyle eksiği bulmayı başardım. Dört yıldır bu tarifle yaparım ve beni hiç şaşırtmaz. İsteyen herkese de yıllardır bu tarifi verdim ve onlar da ziyadesiyle memnun kaldılar. Bu etkili tarifi şimdi herkesle paylaşmak için bu kitabı yazdım. Yola çıkmak, lezzetli bir hayat sürmek ve hayallerine kavuşmak isteyenler için...
156.00 ₺ -
Rahmet Müjdecileri Peygamberler Tarihi
Peygamberlerin hayat hikâyeleri, insanın geçmiş ve gelecek bütün zamanlarını aydınlatır. İnsanı yokluktan, hiçlikten, karanlıklardan kurtarır. Her bir mümini, bütün peygamberlerle ve onlara tâbi olan inananlarla alakalı hâle getirir. İnsan, Hz. Âdem'den itibaren bütün insanlık tarihiyle de ilgili hâle gelir. Geçmişte cereyan etmiş o hadiselere karşı duyduğu merakı, peygamberlerin hayatları ile tatmin edilmiş olur. Allah, dünyada insan hayatı başladığından bu yana, asırlar boyunca peygamberler göndermiştir. İnsanlara peygamberleri aracılığı ile hakkı benimsemeye ve yaşamaya çağrıda bulunmuştur. Elinizdeki kitap, Rahmetin müjdecileri ve İlahî azabın habercileri olan peygamberlerin hayatlarını ele alan bir peygamberler tarihi çalışmasıdır.
513.50 ₺ -
Peygamberin Ramazanı
Kur’ân, Peygamber Efendimizin bizim için “en güzel örnek” olduğunu bildirir bize. Yine Kur’ân’dan öğrendiğimiz üzere, Ramazan da ayların en hayırlısı ve en şereflisidir. Peki, insanların en şereflisi (a.s.m.), ayların en şereflisi Ramazan’ı nasıl yaşamıştır? Ramazan’la nasıl bir yakınlık kurmuş; gündüzünü nasıl geçirmiş, gecelerini nasıl ihya etmiştir? Orucundan teravihine, sahurundan iftarına, zikrinden duasına… Ramazan’da ne yapmış, nasıl yapmıştır? Orucunu nasıl tutmuş, Kur’ân’ı nasıl okumuştur? Orucu ve zikriyle, Ramazan’ın nurunu sair aylara nasıl yaymıştır? Peygamberin Ramazan’ı, bu sorulara cevap veriyor ve ayların en güzelini ‘en güzel örnek’in rehberliğinde anlatıyor...
156.00 ₺ -
Allah Her Yerde
Tarihin kaydettiği en büyük İslam âlimlerinden biri hiç şüphesiz İmam Gazalî’dir. Selçukluların son döneminde yaşayan Gazalî, geride bıraktığı yüzlerce eser ile gerek İslam âleminde, gerekse insanlık âleminde çok derin izler bıraktı ve bırakmaya devam ediyor. Çok iyi bir kelamcı, derin bir felsefeci, öncü bir mantıkçı, müçtehit bir fıkıhçı, mümtaz bir tasavvufçuydu. İslam âlimlerince kendisine “Hüccetü’l-İslam” yani, “İslam’ın delili” denildi. Her asırda bir müçtehidin geleceğini bildiren hadisten hareketle, yaşadığı asrın müçtehidi olarak kabul edildi. “Mişkatu’l-Envar” isimli eserinin tercümesi olan bu kitap, Gazalî’nin tasavvufi eserlerinden biridir ve ömrünün sonlarına doğru telif etmiştir. Esas olarak, Nur sûresinin 35. âyeti olan “Allah göklerin ve yerin nurudur.” âyetinin yorumudur. Sadece mealine bakmakla, hatta bazı tefsirlere müracaatla bu âyetin ne demek istediğini anlamak gerçekten zordur. Gazalî, “Mişkatu’l-Envar”ında bu âyetle ilgili yorumuyla muhataplarının ufkunu açmaktadır.
84.50 ₺ -
Kalbini Temiz Tut
İnsan sadece beden değil; ruhu var, gönlü var. Ve hatta biri diğerinden daha fazla olacaksa gönül terazide daha ağır basar. Ve zordur gönlün derdine derman bulmak. Tasavvuf bir gönül terbiyesi ve Abdulkâdir Geylânî o gönül terbiyecilerinden birisi. Bize deryaya dalıp çıkardığı incileri dağıtıyor. Gönül meydanında bir gönül eri elinde tuttuğu incilere talip birilerini arıyor. Almak nasip, bulmak nasip, olmak nasip işi... Tasavvufun önde gelen isimlerinden Abdulkâdir Geylânî’nin eserlerinden derlenen bu kitap gönlünüze iyi gelecek.
97.50 ₺ -
Bu Dünya İçin Yaratılmadın
İnsan sadece beden değil; ruhu var, gönlü var. Ve hatta biri diğerinden daha fazla olacaksa gönül terazide daha ağır basar. Ve zordur gönlün derdine derman bulmak... Tasavvuf bir gönül terbiyesi ve Abdulkâdir Geylânî o gönül terbiyecilerinden birisi. Bize deryaya dalıp çıkardığı incileri dağıtıyor. Gönül meydanında bir gönül eri elinde tuttuğu incilere talip birilerini arıyor. Almak nasip, bulmak nasip, olmak nasip işi... Tasavvufun önde gelen isimlerinden Abdulkâdir Geylânî’nin eserlerinden derlenen bu kitap gönlünüze iyi gelecek.
97.50 ₺ -
Medeniyet Tasavvuru
Hikmeti yitiren hayat, bayatlar, solar. Hakikati yitiren ha¬yatsa, insanı yalnızca ağlarına bağlar, soldurur. İlim, hakikatin ‘söz’ hâlidir. İrfan, hakikatin ‘göz’ (kalp gözü) hâlidir. Hikmetse hakikatin öz hâli. İlim, ‘çağrı’dır: İlâhî çağrı. İrfan, ‘çağ’dır: Nebevî çağ. Hikmet’se, çağlayandır: İlâhî ‘çağrı’yla buluşan, nebevî ‘çağ’la olu¬şan insanın, hakikati çağlayana dönüştürme çabası. İlim, ‘söz’ü zenginleştirir. İrfan, ‘göz’ü derinleştirir. Hikmet’se, ‘öz’ü gürleştirir. İlim, ‘ribat’tır: Hakikate bağlanma. İrfan, ‘irtibat’tır: Hakikatin bağlarını birbirine bağlama. Hikmet’se, ‘râbıta’dır: Bağ kurma, çağ kurma, ‘çağrı’yı gürül gürül akan, insanı yıkayıp arındıran bir ‘çağlayan’a kavuşturma. İlim, ‘bakış’tır. İrfan, ‘akış’tır. Hikmet’se varış. Hâsıl-ı kelâm, ilim, hakikatin toprağa düşürülen tohumudur. İrfan, hakikat ağacının tomurcuklanmasıdır. Hikmetse, filizlenen, yeşeren, tomurcuklanan hakikat ağacının meyveye durması.
208.00 ₺ -
Allah İçin Sevmek
“Sevdiği insandan ilim, amel veya onun vasıtasıyla onun ötesinde bulunan bir hedefe varmayı elde etmek için değil sadece Allah için sevmektir. Sevginin bu derecesi, derecelerin en yüce, en ince ve en sırlı derecesidir. Bu tür sevgi de mümkündür. Çünkü sevginin çok olmasının alameti şudur: Sevgi, sevgili ile ilgili bulunan her şeye sirayet eder. Uzaktan olsa dahi sevgili ile münasebeti bulunan her şeye geçer. Bu bakımdan şiddetli bir şekilde herhangi bir insanı seven bir kimse, o insanın sevdiklerini de sever. Onun dostlarını dost edinir. Ona hizmet edeni sever. Dostunu öveni de sever. Dostunun rızasına koşanı da sever.” Asrının müceddidi Hüccetü’l-İslam İmam Gazalî bu kitabında “sevgi” kelimesini merkeze alıyor. Sevginin mahiyetini, özelliğini, kime ve neye nasıl yönlendirilmesi gerektiğini açıklıyor.
91.00 ₺ -
Allah Her Şeyi Bilir
İnsan sadece beden değil; ruhu var, gönlü var. Ve hatta biri diğerinden daha fazla olacaksa gönül terazide daha ağır basar. Ve zordur gönlün derdine derman bulmak. … Tasavvuf bir gönül terbiyesi ve Abdulkâdir Geylânî o gönül terbiyecilerinden birisi. Bize deryaya dalıp çıkardığı incileri dağıtıyor. Gönül meydanında bir gönül eri elinde tuttuğu incilere talip birilerini arıyor. Almak nasip, bulmak nasip, olmak nasip işi... … Tasavvufun önde gelen isimlerinden Abdulkâdir Geylânî’nin eserlerinden derlenen bu kitap gönlünüze iyi gelecek.
97.50 ₺ -
Anadolu Efsaneleri
HER ŞEHRİN BİR EFSANESİ VAR Şehirler de insanlar gibi… Her birinin hatırı, hatıraları ve efsaneleri var. Çoğu zaman unutulmuş, sadece birkaç yaşlı zihinde kalmış ve kimse sormaz, dinlemezse yok olacak efsaneler bunlar. Ve üzerinde yaşadığımız toprağın efsanesini bilmezsek toprak bize küsecek. … Anadolu; dört bucağında hatıraların var olduğu, uğruna devletlerin kurulduğu, canların verildiği ve destanların yazıldığı bir diyar. Çok eski zamanlardan beri dünyanın her bir yanından çıkıp da buralara gelen insanların biriktirdiği efsaneleri var. … Bu kitap işte size “Anadolu” denen bu toprakların hatıralarını anlatıyor, şehir şehir gezdirerek bir eski zaman serüvenine çıkarıyor esasında.
104.00 ₺ -
Dağıldık Allahım Sen Topla Bizi
İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani. Şimdi de bir muhabbet halkası kuruyorum kendi içimde. İsmine “muhabbet yazıları” diyorum bunun. Sen sever misin adını bilmem ama ben sevdim. Her derdime bir sır verip üç ayrı kitap olsun istedim. Sözleşmiş gibi bir kıraathanede çaylarımızı yudumlarken dertleştiğimizi, muhabbet ettiğimizi hayal ettim. Söyleyince dinleyen bulunmuyordu yazınca olur diye düşündüm. Canım kâri, say ki bir dostun içini dökmesidir bu. Dua eder gibi sessiz feryat etmesidir. Önce ken
156.00 ₺ -
-
Dört Halife Peygamberin İzinde
İslâm Tarihi'ne damgasını vurmuş dört büyük şahsiyet: Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali. Hz. Peygamberin izinden bir milim bile ayrılmayan o dört adamın, daha doğrusu dört "ermiş" adamın Hulefâ-yi Râşidîn adını almasının sebepleri neydi? Çünkü onlar: Allah'ın rızasına ve dinin ulvi gerçeğine, İhlas ve samimiyetin derin sırrına, Peygambere sadakat ve bağlılığın tadına, Ümmet-i Muhammed'e şefkatin zirvesine, İslâm ümmetinin derdiyle dertlenmenin ruhsal genişliğine, İ'la-yı kelimetullah ülküsünün insanı yücelten iklimine, İslâm'ın yanlış anlaşılmasını ve yanlış uygulanmasını önlemenin sonsuz mutluluğuna, Hz. Peygamberin, "Benden sonra onlara uyun." buyurmasının yüklediği ağır görev bilincine, Kur'ân'ın getirdiği, Allah Resûlü'nün uyguladığı değerlerin yaşamımızdaki önemine, ermişlerdi.
455.00 ₺ -
Anne Eli Değmiş Çocuk
"Ve çocuğa ulaşmak ancak oyun ile mümkündü. O zaman haydi ver elini, oynayalım. Çünkü eğitim, önce ailede başlar. Çünkü ancak eğitim ile dokunulan çocuk başarılı yol alır." Oyun oynamak çocuk için ince bir iştir, ebeveyn için ise çocuğuna erişmektir. Montessori eğitmeni Neslihan Ayan bu çalışmasında, çocuklarına erişebilen ebeveyn olmanın ve birlikte eğlenerek öğrenmenin anahtarını sunuyor.
78.00 ₺ -
Şeyh Şamil
Usta yazar Yavuz Bahadıroğlu’ndan uzun yıllar sonra yeni bir roman; Kafkas Kartalı Şeyh Şamil Şeyh Şamil, destanlaşan bir kahraman. Kafkas dağlarında milletinin bağımsızlığı için çarpışan bir yiğit. Karşısındaki düşmanın tüm zalimliğine meydan okuyan ve onca zorluğa karşı dimdik ayakta duran bir cengâver. … İşte bu roman inanmış bir komutanın, vatanı uğruna her türlü fedakârlığı göze almış bir vatanseverin, “Kafkas Kartalı” diye ünlenmiş Şeyh Şamil’in destansı hayatını anlatıyor.
208.00 ₺ -
Sünnete Göre Günlük Hayat 2
Ana Sayfa Din ve İlahiyat Sünnete Göre Günlük Hayat (Cilt 2) Mehmed Paksu ISBN: 9786051833774 Kategori: Din ve İlahiyat G. Yayın Yönetmeni: İkram Arslan Editör: Yusuf Yıldız Kapak Tasarım: Nesil Grafik Sayfa Düzeni: Said Demirtaş E-Kitap Olarak Satın Almak İçin: Online Satış Noktaları: Paylaş: Sünnet, Peygamberimizin Kur'ân'ı yaşama biçimidir. Öyleyse Peygamberimizin sünnetini nereden, nasıl öğreneceğiz? İşte bu kitap sünneti merak eden ve hayatına taşımak isteyen herkese böyle bir fırsat sunuyor. Peygamberimizin günlük hayatı nasıldı, İslâm'ı nasıl yaşardı, insanlara nasıl davranırdı; cihadı, ahlakı, zikri, duası, şakası, eğlencesi, sporu, yöneticiliği nasıldı? Daha önce 1. cildi yayımlanan Sünnete Göre Günlük Hayat kitabı, bu çalışmayla bir taraftan Peygamber Efendimizin yaşayışını daha iyi anlamamıza yardımcı olurken aynı zamanda cihat, vesvese, nazar, büyü gibi günümüzde çok tartışılan konuları Peygamber Efendimizin izahları çerçevesinde kaleme alıyor. Kitaptan bazı başlıklar: Sünnet hayatımızın neresinde olmalı? Yaşamımızı sünnete göre nasıl şekillendirmeliyiz? Peygamberimizin günlük hayatı nasıldı ? Peygamberimiz nasıl yaşardı ? Nasıl yer, içer, oturur, kalkardı ? Peygamberimizin şakası nasıldı? Peygamberimizin sporu nasıldı? Peygamber Efendimizin sünneti derli toplu bir arada nasıl bulabiliriz?
273.00 ₺ -
Kızıl Elma Ayasofya
Ayasofya, İstanbul’un tapusudur kâri. Neden çekineyim ki! Hatta bu topraklarda “inandım” diyerek yaşayan her kim varsa hepsinin namusudur. Ayasofya hayali gönülden giderse yahut bir daha secdeye eğilmezse başlar, orada hayal, dava, gaye tükenmiştir. Ki şimdi tam da öyledir işte. Kendi vatanında, kendi şehrinde ve kendi mabedinde başını secdeye eğemiyorsan söz de tükenmiştir. Hem biliyorum sen de ben gibi hissedersin kâri. Lakin sormak icap eder şimdi; bir benim mi ağrıma gidiyor ecdadın başlarını secdeye koyup da ibadet ettikleri yerlere ayakkabılarla basıyor olmak? Bence hayır, senin de benim de ve biz gibi pek çoğunun da ağırına gidiyor biliyorum. İşte belki de bunun için Ayasofya’yı açmak ölümden uyanmak gibi, Ayasofya’yı açmak yeniden doğmak gibi… Bu okuyacağın, Ayasofya’da alnını secdeye koymadan ruhunu teslim etmekten korkan birinin duasıdır. Belki de bu duaya ‘’âmin’’ denilsin diye yazılmıştır bu kitap.
273.00 ₺ -
İmam Azam Ebu Hanife
Yıldız, ışığını Güneş’ten alır. Geceleri görünür, gündüz kaybolur. Gökyüzünün süsüdür, karanlığa ışık olur. Işığını insanlığın güneşinden alan yeryüzü yıldızları da vardır. Bu yeryüzü yıldızları, etraflarına gece gündüz hep aydınlık saçarlar. Ama onları hakikatiyle görecek göz gerek... Yeryüzü yıldızları, maneviyat dünyamızın güzelliği ve süsüdürler. İnsanlık onlarla değerlenir, kıymet kazanır. Onlar, yaşanmaya değer hayatı yaşamış örneklerdir. Onlar, gecelerimizi gündüz ederler, kalbimizi nurlandırırlar. İşte onlardan biri, hem de en parlaklarından biri, İmam Azam Ebu Hanife’dir. İbretlerle dolu hayatı, en heyecanlı romanlara taş çıkartır. Zira o; imanın, irfanın, ilmin, ahlakın, cesaretin en güzel örneklerindendir.
182.00 ₺ -
Affet Beni Allahım
Öksüz ve yetim büyüdüğüm bu hayat yolunda, bütün manevi değerlerimi yitirmiştim. Darmadağın olmuş zihnimle Allah’ı unutmuş, ateizmle yatıyor, deizmle kalkıyordum. Öyle ki hiç durmadan varlığımı sorgulamaktaydım: “Ben kimim?” “Nereden geldim? Nereye gidiyorum?” “Bu hayatın anlamı ne?” “Gerçekten bu âlemin bir yaratıcısı var mı?” Artık şüpheler ve çelişkiler rüzgârının önünde kurumuş bir yaprak gibi savruluyordum. Tam pes ettiğim anda karşıma çıkmıştı, o esrarengiz adam... Sanki efsunlu bir kalem, gözyaşıyla yoğrulmuş hayat hikâyemi yeniden yazmaya başlamıştı. *** Bu kitap, deizm ve ateizm yolunda inancını yitiren bir gencin, yürek burkan yaşanmış hikâyesidir.
182.00 ₺ -
Mahkum
Mahkûmların doldurduğu konferans salonunda tam bir duygu patlaması yaşanıyordu. Gözler nemli, gönüller mahzun ve yürekler alev alevdi. Herkesin kendini sorguladığı o anda; iri yapılı, asi duruşlu ve saldırgan bir delikanlı fırlayıp bağırmaya başladı: “Bana bak,” dedi, “benim Allah’a da, peygambere de ihtiyacım yok. Git sen o nasihatlerini gerici ve yobazlara anlat. Eğer senin anlattığın o sevecen Allah olsaydı, biz burada olmazdık! Bana müebbet hapis verilip bu zindana atılırken neredeydi o Allah’ınız? Şimdi de karşıma geçmiş, Allah’ın ne kadar merhametli olduğundan bahsediyorsun, öyle mi!” Gardiyanlar, delikanlının ağzını kapatmaya çalışırken; Öyle bir öfke kusuyordu ki her kelimesi birer ateş topu gibi yüreğimize düşüyordu. Salon bir anda buz kesmiş, herkes şaşkınlık içinde birbirine bakıyordu. Kimdi bu delikanlı?
156.00 ₺