-
Benim Güzel Başörtülerim
Hey merhaba! Küçük dünyama hoş geldin. Biliyor musun? Ben süslenmeyi çok severim. Saçlarıma her gün farklı farklı şekiller veririm. Gel sana odamdaki süslenme köşemi göstereyim. Şu kurdelelerimin, tokalarımın güzelliğine bak. Ah; hele birbirinden renkli başörtülerimi bir görsen! Ben de senin gibi küçük bir kızım. Ama onları da kullanmayı çoook seviyorum. Zaten annem; “İstediğin zaman bu örtülerden kullanabilirsin. Onlar senin güzel başörtülerin.” diyor. Onlar BENİM GÜZEL BAŞÖRTÜLERİM… *** Merve Gülcemal, "Benim Güzel Başörtülerim"de minikleri meraklı, heyecanlı ve cıvıl cıvıl bir kız çocuğunun dünyasına misafir ediyor. Anneler ile kızlarının kalbini bu sefer âdeta başörtüsüyle bağlıyor, birbirine sıkı sıkı tutunsunlar diye…
143.00 ₺ -
Geçmişimi Yaktım Geldim
Bu kitap, geçmişini yakıp da gelmiş bir gencin hikâyesi... Yolunu kaybetmiş, kafası sorularla dolu, söz dinlemez, asi bir gencin... Sayfaları çevirip okumaya başladığında bu hikâyenin hayat kadar gerçek olduğunu göreceksin... Kendini bir anda merak ve heyecan içinde bulacaksın. Öyle ki; her cümlesi bir kor gibi yüreğine düşecek. Duygu yüklü ve hayret verici olaylar seni alıp götürecek. Bu yaşanmış içli hikâyeyi okumaktan ziyade yaşayacaksın. Bu hisle kitap bitene kadar elinden bırakamayacaksın. Ve en sonunda da; “Böyle bir son olamaz!” diye çok şaşıracaksın. * * * Günlerce etkisinden çıkamayacağın bu kitapla yeni bir hayata var mısını
156.00 ₺ -
Ahi Bir Ahi Evran Romanı
Bu kez sana, bütün bu derdime bir dert daha katıp birini anlattım. Hatta şöyle bir cümle kurdum kitabın içinde; “Kitaplar bazen birilerini hatırlatmak için değil başka birilerini unutturmak için yazılır ama biz bilmiyoruz diye onlar yok mânâsına gelmez ki.” İşte bu sefer öyle birini anlattım sana; Ahî Evran’ı. Elbette ismini duydun ve biliyorsun. Ama o kadar. Aslında kimdi? Neden önemliydi ve neden unutturuldu? Pek çoğuna cevap verebilirim belki ama hepsine değil. Zira dedim ya “söylemediklerim de var.” … Zamanı aşacak bir hikâyem var sana anlatacağım. Bugünü, dünü ve maziyi bir arada bulacağın bir hikâye.
208.00 ₺ -
Arzuhal
“İçinde mektup olan Mektubat’ı bir süre aradım, tahmin ettiğim gibi üst rafta duruyordu. Hemen tanıdım, tanımamak imkânsızdı, çocukluğumdan beri bu iki cildin kavuşma hikâyesi beni hep çok etkilemişti. İçeriği hakkında hiçbir şey bilmiyordum, ilgimi de çekmemişti. Ama Hâce’min her gün mutlaka bir parça okuduğu, özel zamanlarını ayırdığı kitaptı. Onları ayırmaya kıyamayıp her ikisini de raftan aldım, dayımın yatağının ucuna oturdum, kitabın sayfalarını biraz karıştırdıktan sonra sararmış zarfı buldum. Zarfın üzerinde, ‘Emanetime, Zühre’me’ yazıyordu. Ellerim titriyor, akan gözyaşlarım zarfın üzerine damlıyordu. Sakinleşmeye çalıştıkça içimdeki yangın daha da alevleniyordu. Zarfı aldım öptüm, kokladım. Nadide bir emanetmiş gibi titizlikle açtım. İç içe katlanmış sayfalardan uzunca bir mektup yazıldığını anladım. Hem bedenen hem ruhen sakinleşmeyi bekledim, yavaşça katlanmış kâğıtları açıp okumaya başladım.”
292.50 ₺ -
Tarihe Yön Veren Bilginler
Geçmiş zamanda kimler yaşadı, neler yaptılar ve neden bu kadar zaman geçmesine rağmen yine de onların isimlerini unutmuyoruz diye düşünüyor musunuz hiç? Acaba tarihe yön veren bilginler nasıl insanlardı, neler yaşamışlardı ve kimdi onlar? İşte bu kitaplar size geçmişimizin önemli isimlerinin hayatlarını anlatıyor. Kimler yok ki; Ahmed Yesevî’den Mevlana’ya, Yunus Emre’den Piri Reis’e… “Tarihe Yön Veren Bilginler”le tanışmanın tam da sırası…
325.00 ₺ -
Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir
İnsan derdini anlatmak için onlarca yol bulabilir belki kâri. Kimi söyler, kimi ağlar, kimi kaçar gider ve kimi de yazar. Ama bence en asil olanı susmak. Ben yazmayı söylemekten değil de susmaktan bir cüz olarak görenlerdenim. Yazarak susmak diye bir hâl bu bahsettiğim. Kendine saklamaya gücünün yetmediklerinin ardına saklanmak bir çeşit. Tanımadığın, tanışmadığın biriyle dertleşmek gibi. Hem söylemek hem de söylememek yani. … Bu kez sana değişen, başkalaşan hatta bence kötüleşen ne varsa –elbette kendimce– ondan bahsetmek istedim. Bizim mahallemizden, bizden, bizim gibilerden. Bir mahalle bakkalında leblebi tozunu, eski bir kıraathanede şekerli oraleti, mahalle aralarında top oynayan, ip atlayan çocukları aradım bu kez. “Sen de değiştin be abi!” diyenlere hak vererek biraz değişmesini istemediklerimi, eski ve güzel olanları yazdım.
156.00 ₺ -
Hakan Türkler Müslüman Oluyor
Türk cihan hakimiyeti mefkuresinin mimarı... Karahanlı Hakan’ı Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın Türk milletini İslam’la tanış ve biliş kılma mücadelesi... Altaylardan Tuna’ya İslam’ın son çağını yürütme ve göklere yükseltme azminin hikayesi. İstanbul’dan Pekin’e oradan da bozkırın kalbi olan Kaşgar’a yapılan esrarengiz bir seyahat. Tanrı Dağları’nın doruklarında ve uçsuz bucaksız İç Asya steplerinde hüküm süren mevsimlerin yorumları ve bozkıra İslam’ın mayasını çalan Hakan... Ve bozkırda ezan sesleri... Hakan’da, ilk Müslüman Türk devleti Karahanlılar’ın gözü pek Hakan’ı Abdülkerim Satuk Buğra Kara Han’ın olağanüstü çabalarını yazar Mürsel Gündoğdu’nun destansı kaleminden okuyacak ve bozkırın orta yerinde dünya tarihinin en önemli olaylarından birisine tanıklık edeceksiniz...
52.00 ₺ -
Vezir Nizamülmülk
Zaman ırmağı 1092 yılının Ekim ayında çağıldarken, Nizamülmülk, yetmiş dört yılın bütün yorgunluğunu sırtlamış olarak çıkmıştı Bağdat yolculuğuna. Hüzünlüydü; kederin güçlü kolları yüreğine taşıyamayacağı kadar tortu biriktirmişti ama korkuları yoktu, çünkü umudu vardı. Ebu Tahir Arrani’nin hançeri göğsüne sapladığı anda Koca Vezir, en önce onun yüzüne baktı. Canı yanıyor, yüreği kanıyordu. Acıyla dolmuştu bütün bedeni ama o tebessüm ediyordu. Zira yüce Allah, onun dualarını kabul etmişti ve onu ne bir dost bilinenin ne de bir tanıdığın elleriyle kendi katına almıştı. “Siyasetname” adlı şaheserin yazarı, Nizamiye medreselerinin kurucusu, Haşhaşilerin can düşmanı, Büyük Selçuklu Devleti’nin koca veziri Nizamülmülk’ün baş döndürücü hayat hikâyesi. Siyasi entrikaların girdabında yuvalanan bir suikastın elem verici sırrı... Yaklaşık bin yıl önce yaşanmasına rağmen “Ne kadar da az şey değişmiş!” dedirtecek benzerlikler...
39.00 ₺ -
Aklımda Deli Sorular
Daha önce bize böyle hitap eden olmamıştı. Bir an üzülsem mi sevinsem mi bilemedim. Sanki ben değildim yıllar boyunca büyüsem, özgür olsam diye hayal kuran... Büyümek, hiç gerçekleşmeyecek düş gibiydi küçük bir kızken... Ama şimdi işte karşımda birisi "gençler" diye sesleniyordu. Bu yıl son senem. Aklımda deli sorular: Gittikçe genişleyen hayatın açısı nereye uzanıyor? Lisede nasıl bir genç olacağım? Yeni yüzler, yeni telaşlar sararken hayatımı ansızın değişecek miyim? Korkuyor muyum yoksa? Peki ya geleceği düşündüğümde hızla çarpan kalbim? En önemlisi de yıllarca aynı sıraları paylaştığım Ayşegül ve Filiz'den nasıl ayrılacağım? Okuyacakların benim hikâyem, hoş geldin şimdiden!
156.00 ₺ -
Peygamberimizin Hayatı 1.Cilt Karton Kapak
Günümüzde insanlığın asıl ızdırabı, kainatın efendisi Hz. Muhammed'i (a.s.m.) tam manası ile tanımamış, hakiki şahsiyetini bilememiş olmasından ve getirdiği, hayat bahşeden esaslara aşk ve şevk içinde kucak açmayışından gelmektedir. Dünyanın manevi sarsıntısı da, sıkıntısı da, anarşi ve huzursuzluk içinde bocalayışı da bundan doğmaktadır. Onu anlamadıkça sevmedikçe ve hayat bahşeden prensiplerini kendisine rehber edinmedikçe de insanlığın bu sıkıntı, sarsıntı ve buhrandan kurtulması mümkün değildir. İnsanlık onu anlamak zorundadır! Dünya Siyer Ödülü birincisi bu eserimiz, onun bir nebze olsun anlaşılmasına vesile olacaksa kendimizi bahtiyar addedeceğiz.
195.00 ₺ -
-
Sultanı Cihan Abdülhamid Han
Kimi "Kızıl Sultan" dedi, kimi "Ulu Hakan"; Sultan II. Abdülhamid, "ifrat" ile "tefrit" arasında kaldı. Hâlbuki o, bütün tanımlamaların ve yakıştırmaların dışında, sadece devletini korumaya çalışan, bunu yaparken de sürekli ihanetlerle, suikastlarla karşılaşan, buna rağmen çok zor bir dönemde en zor görevi 33 yıl fasılasız sürdüren "Son İmparator"dur! Temelde kendisi gibi inanan insanların bile hışmına uğramış, o "devlet" derken "hürriyet" diyenler tarafından hırpalanmıştır. Derme-çatma "Hareket Ordusu"nun İstanbul’u kuşatması karşısında "Kardeş kanı dökülmesin" diye tahttan çekilmeyi kabul etmesi bile tam manasıyla anlaşılamamış. Bir taraf "korktu-bıktı-kaçtı" derken, diğer taraf "kişisel fedakârlık yaptı" demiştir. Biz ise muhaliflerinin ve taraftarlarının öne sürdükleri gerekçelerle ona/zamana bakıp hiçbir hüküm vermeden onu ve zamanını okumaya/anlamaya çalıştık. Günümüzü kavramak için bu bir zarurettir.
149.50 ₺ -
Fatihten Bugüne Mektuplar
Asırlar öncesinden günümüz gençlerine Fatih Sultan Mehmed'in sesi ve nefesiyle bir mektup gönderiliyor. Bir davanın heyecanı ve gayretiyle Oğuzhan Gürhani yeni kitabını kaleme alıyor. Bu kitabında gençliğe şairane bir üslupla Fatih Ata'dan mektuplar kaleme alıyor. Kaleme alınan bu mektuplarla gençlere bir fikriyat verilmeye; düşünce yapılarına, fikir ufuklarına bir nebze de olsa katkıda bulunulmaya çalışılıyor. Gençlere; Geleceğe nasıl bakılması gerektiğini, Başarılı ve önde olmak için neler yapılması gerektiğini, Yeni zamanın şartlarında eski ihtişamın nasıl yakalanabileceğini, Zorluklar karşısında nasıl davranılacağını, Gayretin, azmin ve sabrın ne yaman bir yardımcı olduğunu anlatan Fatih'ten Bugüne Mektuplar kitabı dikkatleri çekecek türden.
117.00 ₺ -
Çılgın Kaşifler Ciltli
“Dünya yuvarlak olsaydı, insanlar aşağı düşerdi” hâlâ buna inanan kimse yok değil mi? Hindistan’ı kim keşfetti? Yoksa siz Amerika’yı hep var mı sanıyordunuz? Ümit Burnu, kimin burnu? Leif Erikson kimdi? Neee, telefon markası mı? İşte bütün bu soruların cevabını elinizdeki kitapta bulacaksınız! Çılgın Kâşifler komik mi komik üslubuyla sizi keşfe çağırıyor. İyi okumalar...
208.00 ₺ -
Zaman Aynası Namaz
Said Nursî, vaktin kalbine dayıyor can kulağını. Varlığın göğsünden hayatın bileğine vuran nabızda tutuyor başparmağını. İnsanın varoluş sancısını uyandırarak, namazın gölgesine çağırıyor kalbi. Kalbin gizli ağlayışlarını duyarak, sonsuzluğun göğüne uzatıyor ümitleri. Ali Mermer ve Senai Demirci, yarım yüzyıla varan ders halkası birikimleriyle, Dokuzuncu Söz’ün dip seslerine kulak kesiliyor, Kur’anî göndermelerini yokluyor, Risale-i Nur’un göz gezdirdiği ufka açılıyorlar. Said Nursî’nin ardı sıra bıraktığı ‘nüve’ metnin neşvünemasına şahitlik ediyorlar. Risale-i Nur’un, vahye tutunan ve esmaya uzanan metnine refakat ederek, namazı “zaman aynası” olarak okuyorlar. Her iki yazar, Risale-i Nur’un şerh ve izah görevine mütevazı bir katkıda bulunuyorlar. Dokuzuncu Söz’ün bakış açısından yeni metinlerin doğması ümidiyle ‘Said Nursi ile Kur’ân Okumak’ta ısrar ediyorlar.
188.50 ₺ -
Yüzük Darbesi
Dünyayı yöneten ve insanlığa zulmeden gizli bir örgüt: Muktedirler... Muktedirler’e engel olmaya çalışan barışsever insanlar: Negative... Negative, Muktedirler’i öldürmeyecek ama ölüm korkusunu iliklerine kadar hissedecekleri bir planı devreye sokar. Bu planın en önemli parçaları İstanbul’da Sadekâr Victor Öcal’ın ‘negatif heykel’ tekniği ile yaptığı yüzükler ve Kütahya’da Çini ustası Saim Kolhan’ın ürettiği çinilerdir... Negative örgütünden Pearce Dowson, bu amaçla geldiği İstanbul ve Kütahya’da planın en önemli ayağı için harekete geçer... Negative, aklın sınırlarını zorlayan bu mesajı yüzük ve çiniyle Muktedirler’e acaba nasıl ulaştıracak? Bir yanda kötüler, diğer yanda ise onları engellemek isteyenlerin verdiği mücadele... Eşsiz sadekârlık örneği yüzükler ve çini sanatının incelikleriyle birlikte; macera, gizem, heyecan ve aşk dolu soluk soluğa okunacak bir hikâye...
162.50 ₺ -
Yüzleşme Vakti
Ölümün esrarengiz dokunuşlarını iliklerimize kadar hissettiğimizde, hayat yolunun sonuna geldiğimizi anlamıştık. Yalnızca eğlenceden ibaret saydığımız ömür, hiç beklenmedik bir şekilde bütün umutlarımızı yerle bir etmişti. Umursamaz iki çılgın genç olarak, o güne kadar aklımıza getirmediğimiz Allah’tan yardım dilemeye başlamıştık. Kendimizi Azrail’in kucağına teslim etmeye hazırlanırken bir mucize yaşadık o an... Dinin, Kitab’ın hiçbir yeri olmayan hayatımıza; esrarengiz bir el uzanıvermişti birden... O ses, o çığlık yankılanıyordu içimizde; bizi ve bütün kâinatı kuşatırcasına: “Ne kadar günahkâr olursanız olun, sizi kucaklamaya hazır bir Rabbiniz var. Öyleyse açın ellerinizi, kendinizle yüzleşme vaktidir.” Bu eser, bir macera veya bir nasihat kitabı değildir. Tamamen yaşanmış esrarengiz bir hadisenin ardından, gönülleri mest eden yüzleşmenin hikâyesidir. Hazırsanız buyurun...
156.00 ₺ -
Yolbaşı
Kol kola üç kadın. Çok yaşlı olanı çarşaflı, orta yaşlısı mantolu, genç kız ise mini etek giymiş. Saçları mor bir berenin altında taşkın, adımları şahsiyetindeki tenakuz kadar mütereddit. Yaşayan üç kuşağın üç temsilcisi. Üç türlü düşüncenin, üç ayrı yaşama tarzının ve üç çeşit dünya görüşünün temsilcileri. Meşrutiyetin annesi, Cumhuriyetin annesi, bir de istikbalin annesi. Nine Osmanlı terbiyesinin izleriyle hala yaşayan bir imparatorluk. Anne kafasına cebren sokuşturulmuş Batı kültürünün tesiriyle muhayyer, yerine göre değişken, "Zaman sana uymazsa sen zamana uy" düşüncesiyle mefluç... Ve genç kız boşlukta bırakılan yeni neslin savrukluğuyla yarı meczup. Ardından sorular, cevaplar ve bunlarla yoğrulan roman.
9.10 ₺ -
Yafesin Oğulları Yada Taşı Efsanesi 1
Büyük Tufan’dan sonraki dört bin yıl boyunca insanlığı belli bir noktaya getirmek şüphesiz ki kolay olmamıştı. Bulca Kağan ve onun soyundan gelen Türküt kağanlarına, Mu’nun yaşadığı felaketten sağ kurtulmayı başarabilen birkaç din adamı, birtakım olağanüstü özellikleri olan “Yada Taşı”nı ve tüm zamanların gizemli antik bilgilerini ihtiva eden “Bilgelik Kitabı”nı vermemiş olsaydı bu kardeşçe dünyayı oluşturmak mümkün olmayacaktı. Fakat Şeytan Erlik Orta Dünya’daki kardeşliği sağlayan Yada Taşı’nı çalarak büyük bir kaosun hükümranlığını başlattı. Adaletin egemen kılınmasını sadece Yafes’in oğulları başarabilirdi. Ama önce Şeytan Erlik’i yenmeleri gerekiyordu.
188.50 ₺ -
Ve Aşk Evliliğin Ellerinden Tuttu
İki insanın ömür boyu birlikteliği hem zordur hem de hoştur. Zordur; çünkü insanın belirsizliği ve kolayca çerçeveye girmemesi, ilişkiyi bir maceraya dönüştürür. Hoştur; çünkü her şeye rağmen insan, kalbine mukabil bir kalbi bulmakla, neşelerini ve sevinçlerini çoğaltır, hüzünlerini ve kaygılarını azaltır. Evliliklerin aşksız kaldığı, aşkların evliliğe erişemediği çağımızda Senai Demirci bizlere yeni bir kapı aralıyor, "Gelin ideal yuvayı eşimizle birlikte kuralım" diyor. Ve asla unutmamamız gereken bir gerçeği hatırlatıyor: "Evliliğimize anlam ve aşk kazandırmak bizim elimizde" önemli olan, sahip olduklarımızın kıymetini bilip, fırsatları değerlendirebilmek...
13.00 ₺ -
Üç Yusuf Üç Rüya Üç Gömlek
Yûsuf’un aynası düştü nasibine. Işığın şavkı vurdu içinin içine. Artık içinin mahrem sancıları ayıplanamaz. Artık küller altında tuttuğun ’âh’lar uslanmaz. Artık uyuttuğun hasretlerin rüyaya kanmaz. Artık unuttuğun hicranların susmaz. Üç rüyanın aynasında seni sana anlatıyor Yûsuf. Dünya rüyasının ardına çağırıyor gözlerini. Üç gömleği giydirerek yazgına, alnının çileli çizgilerinde okuyor hayatı. Üç Yûsuf sahnesinin gerilimlerinde, Yûsuf’un tuzağına düşmenin güzelliğini fısıldıyor. Yâkub’ca bekleyişlerin sessizliğinde kalbinin kıpırtılarına dokunuyor. Senai Demirci, Yûsuf Kıssası’nın insanı aynalayan mesajını hece hece keşfe çıkıyor. Yûsuf Kıssası’nın içinden ‘aynalı çarşı’da yürür gibi yürüyor. Yumuşacık akıp giden şiirsel anlatının sıcağında, Kur’ân’ın hitabının diri d/okunuşlarıyla şaşırtıyor okuyucuyu.
292.50 ₺ -
Tükenmişlik Sendromu
Aşırı strese maruz kalmaktan kaynaklanan ‘tükenmişlik sendromu’ modern insanı kırıp geçiriyor şimdilerde... Sahip olmanın ve tüketmenin yüksek statüyle eş değer görüldüğü bu zamanda modern insanı, farkında olmadan satın aldığı ve başa çıkmak zorunda olduğu yeni bir sorun bekliyor: Tükenmişlik Sendromu “Sanki dünya üzerime üzerime geliyor”, “Hiçbir şeyden keyif alamıyorum”, “Parmağımı kıpırdatacak enerjim yok”, “İşe gitmek istemiyorum”, “Geceleri uyuyamıyor, sabahları uyanamıyorum”, “Her şeyin sonuna gelmişim gibi hissediyorum” ve “Sürekli ağlamak istiyorum” gibi çevremizdeki kişilerden her gün duyduğumuz bu tanıdık cümleler belki de bir hastalığa; Tükenmişlik Sendromu’na işaret ediyor. Vücutta aşırı yorgunluk hissi, mutsuzluk ve bıkkınlık gibi belirtilerle kendini gösteren bu sağlık sorunu, kişinin iş hayatından aile hayatına, eşiyle ilişkisinden arkadaşlık ilişkilerine varana dek hayatının hemen hemen her alanında çeşitli sıkıntılar yaşamasına neden oluyor. Elinizdeki bu kitap, çağın hastalığı olan Tükenmişlik Sendromu’nun ne olduğunu ele alırken iş, aile ve kişilerarası ilişkilerdeki yerini de geniş bir yelpazede inceliyor. Ayrıca tükenmişlikle başa çıkma konusunda pratik öneriler sunarak Tükenmişlik Sendromu hakkında bir farkındalık kazandırıyor. Dikkat: Eşinizi, işinizi, arkadaşınızı tüketirken tükenmeyin...
19.50 ₺ -
Tasavvuf Terapisi
Tasavvuf, kalbi Allah’a bağlama sanatıdır. Aşk da, kalbi Allah’a bağlama sanatıdır. Öyleyse tasavvuf, bir ‘aşktır.’ Kalbin en ince, en hassas, en ruha dokunan ve en duygusal tarafını tasavvuf teşkil eder. Dolayısıyla tasavvuf dediğimizde ahlak, ruhsal zenginlik, derin bir hissiyat, ince bir düşünce ve bir insanın özüne dönme halini ifade ederiz. Çünkü tasavvuf; huzuru, ahlakı ve Allah ile olan bağı temsil eder. Tasavvufun temel amacı, güzel ve iyi olan bütün huylara sahip çıkmak; çirkin ve kötü huyların etkisinden sıyrılmak olduğu için, tasavvuf anlayışı kişinin kalp, duygu, zihin ve fikir kontrolünü sağlar. İnsanın kendine hâkim olması anlayışından doğan ‘Kendini Bilme-Rabbini Bilme’ farkındalığı, tasavvufun ruhları tedavi ve terapi edici yönünü ortaya koyar. Esma Sayın Tasavvuf Terapisi isimli çalışmasıyla tasavvufun sunduğu tasavvufî-ahlaki kavramların ve anlayış tarzının tedavi ve terapi edici yönünü ortaya koyuyor. Bu çalışmada; istikamet, takva, tevbe, muhasebe, murakabe, hürriyet, ibnü’l-vakt gibi tasavvufî kavramlar ile ihlâs, sabır, dua, tevazu, hayâ, tevekkül gibi ahlaki kavramlar vasıtasıyla insan ruhunun ve maneviyatının tasavvuf sayesinde nasıl tedavi ve terapi edildiğinin yollarını bulacaksınız.
130.00 ₺ -
Tapınak Şövalyelerinden 15 Temmuza Kumpas Tarihi
Tarihin ilk siyasi suikastçısı Hasan Sabbah’ın başarısının ardındaki sebepler nelerdi? Karmatîler’in, yüzyıllar sonra komünistlere ilham veren fikirlerinin kaynağı neydi? Sultan II. Abdülhamid’e düzenlenen suikastın arka planında nasıl bir kumpas vardı? Osmanlı’daki paralel devlet yapılanması nasıl sonuçlanmıştı? Halaskâr-ı Zabitan darbesinden, FETÖ darbesine değişen ne olmuştu? Cumhuriyet dönemi darbelerinde medyanın rolü neydi? Tarih kadar eski olan devlet içi illegal yapılanmalar, ortaya çıktıkları devletler için başlıca problemlerden biri olmuştur. Büyük Selçuklu Devleti’ne karşı Haşhaşiler ve Tapınakçılar, Osmanlı’da isyan ve baskınlar, Türkiye Cumhuriyeti’nde 1960, 1971, 1980 darbeleri ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimi… “Tarihi Sevdiren Adam” Yavuz Bahadıroğlu, Tapınak Şövalyeleri’nden 15 Temmuz’a Kumpas Tarihi kitabıyla, bu yapılanmaların ardındaki sebepleri irdeliyor. Kumpasların tarihsel sebepleri, perde arkası, toplumsal etkileri gibi pek çok konuda merak edilen sorulara tarihsel perspektifte cevap veriyor.
208.00 ₺ -
Şimdi Oyun Zamanı
Çocuğunuzun el becerisini geliştiren, Onun sosyalleşmesine katkı sağlayan, Öğrenmesini kolaylaştıran aktiviteler... Sadece sokakta değil, evde de oynayabileceği oyunlar... İster tek başına, ister siz anne-babasıyla, isterse arkadaşlarıyla... Bazen kâğıt-kalemle, bazen kartonla, bazen topla, bazen de oyun hamuruyla... Kısacası, aradığınız her şey bu kitapta. 200 eğlenceli aktiviteyle, çocuğunuz eğlenirken, hem sizinle vakit geçirmenin mutluluğunu doyasıya yaşayacak, hem de canı sıkılmadan pek çok şey öğrenecek. Öyleyse ne duruyoruz, hep beraber, ‘Şimdi Oyun Zamanı’ diyelim!
227.50 ₺ -
Şehzade Selim
Şehzade Selim diyor ki: Bizi padişahlığa getirirken düşününüz. Devri saltanatımızda rahat yüzü göremeyeceksiniz. İttihadı İslam için İran'a, Turan'a, Arabistan'a seferler yapacağız. Sırasında şiddet göstereceğiz. Muharebe yollarında güçlüklerle karşılaşacaksınız. Çok iyi düşününüz: Zorlukları çekmeye razı iseniz bizi padişahlığa kabul ediniz. Yok, zevk içinde rahat bir ömür sürmek istiyorsanız, that için ağabeylerimizden birini tercih ediniz.
227.50 ₺ -
Sünnete Göre Günlük Hayat 1 Ciltli
“De ki: Siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” (Âl-i İmran, 3:31.) Allah’ın sevdiği bir kul olmak ve Müslümanca yaşamak için en güzel örnek, Resûlullah aleyhissalâtü vesselâmdır. Onun yaşadığı gibi yaşamak imanımızın ve kulluğumuzun gereğidir. Peki Resûlullah’ın sünnetini derli toplu nasıl öğreneceğiz? İşte bu kitap sünneti merak eden ve hayatına taşımak isteyen herkese böyle bir fırsat sunuyor. Sevgili Peygamberimizin günlük hayatı nasıldı, İslâm’ı nasıl yaşardı, insanlara nasıl davranırdı; ibadeti, kulluğu, aile hayatı, oturup kalkması, yemesi içmesi, alışverişi, inceliği, zarafeti nasıldı? Şu müjdeyi hep hatırlayalım: “Kim benim sünnetimi yaşar ve yaşatırsa beni sevmiş demektir. Beni seven de cennette benimle beraber olacaktır.” (Tirmizî, İlim 16.)
520.00 ₺ -
Sünnete Göre Günlük Hayat 2 Ciltli
Sünnet, Peygamberimizin Kur’ân’ı yaşama biçimidir. Öyleyse Peygamberimizin sünnetini nereden, nasıl öğreneceğiz? İşte bu kitap sünneti merak eden ve hayatına taşımak isteyen herkese böyle bir fırsat sunuyor. Peygamberimizin günlük hayatı nasıldı, İslâm’ı nasıl yaşardı, insanlara nasıl davranırdı; cihadı, ahlakı, zikri, duası, şakası, eğlencesi, sporu, yöneticiliği nasıldı? Daha önce 1. cildi yayımlanan Sünnete Göre Günlük Hayat kitabı, bu çalışmayla bir taraftan Peygamber Efendimizin yaşayışını daha iyi anlamamıza yardımcı olurken aynı zamanda cihat, vesvese, nazar, büyü gibi günümüzde çok tartışılan konuları Peygamber Efendimizin izahları çerçevesinde kaleme alıyor.
520.00 ₺