-
Dua Risalesi
Duanın tesiri azîmdir. Hususan dua külliyet kesb ederek devam etse, netice vermesi galiptir, belki daimîdir. *** Dua bir sırr-ı azîm-i ubûdiyettir. Belki ubûdiyetin ruhu hükmündedir. *** ... Dua bir ibadettir. Abd, kendi aczini ve fakrını dua ile ilân eder. Zâhirî maksatlar ise, o duanın ve o ibadet-i duaiyenin vakitleridir; hakikî faideleri değil. İbadetin faidesi âhirete bakar. Dünyevî maksatlar hâsıl olmazsa, "O dua kabul olmadı" denilmez. Belki "Daha duanın vakti bitmedi" denilir.
4.20 ₺ -
Taziye Risalesi
Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fenâ değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in\'idam değil. Belki, bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. *** Dünya ise, bütün şaşaasıyla, âhirete nisbeten bir zindan hükmündedir. Elbette zindan-ı dünyadan bostan-ı cinâna çıkmak ve müz\'iç dağdağa-i hayat-ı cismaniyeden âlem-i rahata ve meydan-ı tayeran-ı ervâha geçmek ve mahlûkatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzur-u Rahmân\'a gitmek, bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir.
4.55 ₺ -
Tasavvuf Risalesi
Tasavvuf, tarikat, velâyet, seyr ü sülûk namları altında şirin, nuranî, neş\'eli, ru- hanî bir hakikat-i kudsiye vardır ki, o hakikat-i kudsiyeyi ilân eden, ders veren, tavsif eden binler cilt kitap, ehl-i zevk ve keşfin muhakkikleri yazmışlar, o hakikati ümmete ve bize söylemişler. *** Tarikatin gaye-i maksadı, marifet ve in- kişaf-ı hakaik-i imaniye olarak, Mirac-ı Ahmedînin (a.s.m.) gölgesinde ve sâyesi altında kalb ayağıyla bir seyr ü sülûk-i ruhanî neticesinde, zevkî, hâlî ve bir derece şuhudî hakaik-i imaniye ve Kur\'- âniyeye mazhariyet; \"tarikat,\" \"tasavvuf\" namıyla ulvî bir sırr-ı insanî ve bir ke- mâl-i beşerîdir.
4.90 ₺ -
Namaz Risalesi
Nasıl ki insan şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır ve Fâtiha-i Şerife şu Kur’ân-ı Azîmüşşânın bir timsal i münevveridir. Namaz dahi, bütün ibâdâtın envaını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esnâf-ı mahlûkatın elvân-ı ibadelerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir. *** Namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fani ömrünü bir cihette ibka eder. (...) Derd-i maişet için namazını terk eden, o nefere benzer ki, talimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik eder.
4.90 ₺ -
Risale- i Nur Külliyatından Namaz Risalesi
Nasıl ki insan şu âlem-i kebirin bir misal-i musağğarıdır ve Fâtiha-i Şerife şu Kur’ân-ı Azîmüşşânın bir timsal i münevveridir. Namaz dahi, bütün ibâdâtın envaını şamil bir fihriste-i nuraniyedir ve bütün esnâf-ı mahlûkatın elvân-ı ibadelerine işaret eden bir harita-i kudsiyedir. *** Namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. Hem cisme de o kadar ağır bir iş değildir. Hem namaz kılanın diğer mübah, dünyevî amelleri, güzel bir niyetle ibadet hükmünü alır. Bu surette bütün sermaye-i ömrünü âhirete mal edebilir. Fani ömrünü bir cihette ibka eder. (...) Derd-i maişet için namazını terk eden, o nefere benzer ki, talimi ve siperini bırakıp çarşıda dilencilik eder.
4.20 ₺ -
Yol Arkadaşım
Hayata birlikte yol alan iki kişi... İki yolcu... Kimi zaman birbirleriyle hemhal olan, kimi zaman zıtlaşan iki ayrı beden ve ruh. Hayat yolculuğuna birlikte çıkmaya karar vermiş bu iki insanın, yani eşlerin birbiri ile münasebetleri nasıl olmalı peki? Hayat bir yolculuksa ve bu yolculuk birlikte tamamlanacaksa, bu iki “yol arkadaşı” önlerine çıkan engelleri nasıl aşacak ve birbirine nasıl destek olacak? Elinizdeki kitap, bu sorular için gayet basit ve güzel çözüm yolları sunuyor. Eşlerin birbirine pek çok konuda nasıl yardım edeceği ve yaşanılan sorunların nasıl aşılıp çözüme kavuşturulacağı, “yol arkadaşlığı”nın nasıl olması gerektiği o kadar güzel anlatılıyor ki...
4.20 ₺ -
Güney Asya ve Uzak Doğu'da Osmanlı İzleri
Açe, Endonezya, Malezya, Singapur, Japonya, Güney Kore ve Hindistan Güney Asya ve Uzak Doğunun bu yedi ülkesi, yitik bir medeniyetin, Osmanlının izlerini hâlâ taşıyor. Bu ülkeler için Osmanlı bir devletin, Türkler ise bir milliyetin ifadesi değildi. Bilakis, onları hatıralarında hâlâ canlı olan ve bir ölçüde rafine ederek idealleştirdikleri bir inanç sisteminin ve bir medeniyet duruşunun temsilcisi olarak yüceltmişlerdi. Elinizdeki kitap, bu diyarları bu izleri ve bu hatırayı bizatihî tesbit etmek üzere gidip görmüş bir yazarın kaleminden anlatıyor. Kitabın satırları arasında dolaşırken, bir dünya medeniyeti inşası için sorgulamadan yollara düşen yitik isimlerin, Anadolu’dan binlerce kilometre uzaklıktaki toprakların semalarında yankılanan selamlarını duyacaksınız Yaklaşık iki yıl sürecek olan yoğun bir araştırma safhasından sonra, öncelikle Güney Asya ve Uzak Doğudaki ‘Türk’ algısının Türkiye’deki mevcut milliyetçi algılarla uzaktan yakından ilgisi olmayan bir içeriğe sahip olduğu sonucuna vardım. Güney Asya ve Uzak Doğu halklarının hafızasındaki Türk imgesi, asırlar boyunca Asya halklarını temsilen Avrupa’nın muhatabı ve hasmı olan Müslüman Türklere karşılık geliyordu. İstanbul ise, çağlar boyunca Güney Asya ve Uzak Doğu halklarının siyasî odağı haline gelmişti
5.95 ₺ -
Kuşatmadan Kucaklaşmaya Viyana'da 33 Yıl
Viyana, Osmanlı’nın kadim rüyasıydı. Biri Kanunî zamanında olmak üzere, iki kere kuşatıldı, ama bir türlü fethedilemedi. Nice akıncı, kaderine, surlarının dibine kadar gelse de, Viyana’ya bir türlü giremedi. Ama bu akıncıların torunları asırlar sonra, işçi veya öğrenci olarak da olsa, Viyana’ya gelip orada mesken tutabildiler. Kılıçla, okla, topla ve tüfekle gerçekleşen ‘fetihler’in geride kaldığı bir çağda, cihadın tarzını değiştirip, çalışmak veya okumak üzere geldikleri bu diyarda nice kalbi Kur’ân’ın elmas hakikatleriyle fethettiler. ‘Kuşatma’ya direnen bir şehirde, nice insanın İslâm’ı tanımasını, dahası İslâm’la ‘kucaklaşması’nı sağladılar. Elinizdeki kitap, Viyana’da manevî cihadı omuzlayan bir hizmet erinin notlarını ve hatıralarını içeriyor ve kuşatmanın hatırasını kucaklaşmanın sevinciyle harmanlıyor…
5.60 ₺ -
Aferin
- Baş memur çantayı karakola götürdü. Karakol iskele alanında. Ok gibi fırladım. Yüreğim, kuş ağzımdan fırlayacak. Merdivenleri ikişer üçer atlayıp ilk kapıyı açtım, - Çanta!... diye bağırdım. Bir çocuğa aşı yapan doktor, - Ne çantası? dedi. - Benim çantam. (Tanıtım Yazısı´ndan)
16.10 ₺ -
Bir Nehir Yangını
Sordum ehl-i dünyaya sadece köşk dediler Ehl-i neşveye sordum illa da meşk dediler Kâinatın sırrı ne, anda takılıp kaldım Gittim ehl-i ukbaya vallahi aşk dediler Aşkını arar ırmak yol açarak kendine Hiçbir engel tanımaz katar bendi bendine Aktıkça coşkun nehir kadim ezber bozulur Bulanan azgın sular bir göl bulur durulur Bu sevda büyük sevda, kalmaz daim göllerde Ömür boyu beklenmez Mecnun gibi çöllerde Halden hale bürünür beyaz gelinlik giyer Kadim gönül aşkıyla hemhal olmaya gider
4.90 ₺ -
Nerineki Analitik Li Ser Jiyana Seide Nursi
“Rîsale-î Nur tê nagîhîjin, an naxwazin têbigîhîjin. Ji wanşitrê ve ku ez, mamosteyekî medreseyekî ku ketîye çehltika skolastîk im. Ez tim bi zanistên erênî/pozitif, zanistên nujen u bi felsefeya wan mijul bum. Di vî babetî de, pirsgirêka herî kur min çareser kir. Teverê di vî babetî de, min hinek berheman nivîsand. Lê ez wusa leystikên mentiqê nizanim, hîlebazîyên felsefê re jî, guh nadim. Ez jîyana hundurî ya civatê, hebuna wî ya arîşe/me’newî, wîcdan u bawerîya wî tînim ziman; bi tenê li ser Tewhîd u Îmanê ku Qur’an wan saz kirîye, dişuxulim, girşa/si- tuna civaka îslamê ev e. Dema ku ev biheje, civat namîne.” - Seyda Bedîüzzeman rewş u kêmasîyên ci-vakî yên Kürd, Türk u Ereban baş fehm ki-rîye. Jibo perwerde ki- rin u gihîştina wan, jibo ji holê rakirina nexweşînên civakî jî, saz kirina avahîyên nujên yên perwerde-yîyê ku tê de zanistên dînî u fennî têne fêr kirin, pêwist dîtîye. Bi tenê bi zanebuyînê, bi tevgera müsbet/pozitîf feqîrtî, îxtîlaf u îstibdad/dîqtatorî ji holê dikaribu rabuya. Jibona vê yekê projeyan çê kirîye u jibo pêk anîna van projeyan serî li rayedarên birêvebirîyê xistîye. Heyya wefata xwe, hem civatê hem jî birêvebiran li ser van rastîyan hişyar kirîye.
4.20 ₺ -
Büyük Cevşen ve Türkçe Açıklaması (Orta Boy, Mealli)
Büyük cevşenin tamamı içerisinde açıklamasıyla birlikte verildi. Kullanımı kolaylaştırmak ve zamanla manasına vakıf olabilmek için bir tarafta arapçası, hemen karşı sayfa da açıklamasına yer verildi. Büyük Cevşen ve Türkçe Açıklaması (Arapça-Türkçe Yan Yana) sahasında ilk.
10.50 ₺ -
Enes’in Günlüğü Enes Bin Malik’in R.A. Hayatı
Doğup büyüdüğü yerden göç etmeye mecbur kalan bir Peygamber... Ve doğup büyüdüğü şehirde, o şehre henüz göç etmiş Peygamberle tanışan bir çocuk... *** Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde, Mâlik’in oğlu Enes on yaşındaydı. Peygamber Medine’de on yıldan fazla yaşadı. Ve bu yıllar boyunca, Enes, Peygamber’e hizmetkâr oldu. Enes’in Peygamber’den gördükleri ve duydukları, bu bakımdan, özellikle önemliydi. Enes’in şahsında, Peygamber aleyhissalâtu vesselam, gençlere nasıl muhatap olunacağının, onlarla neyin nasıl konuşulacağının, onlara en güzel şekilde nasıl davranılacağının örneğini gösterdi bütün çağlara ve insanlara... Elinizdeki kitap, Peygamberle yaşanan bu yılları Enes’in diliyle anlatıyor. Enes’in Günlüğü, Peygamber’in hayatını ve ahlâkını, her yaştan ve her diyardan insana Peygamber’i görmüş bir gencin diliyle tanıtıyor... “Ben Enes… Çok uzun yaşadım, ömrüm bir asra ulaştı. Bu uzun ve bereketli ömürde çok şeyler gördüm, çok şeyler yaşadım. Her şeyden önce Allah’ın Elçisi Muhammed’i gördüm. İslâmiyet’in bir şehirden bütün Arap çöllerine ve Arap şehirlerine yayıldığını, insanların kabile kabile gelip Müslüman olduğunu gördüm. Sonra Müslümanların Mısır’ın, Suriye’nin ve İran’ın bütün hazinelerine sahip olduğunu gördüm. Ancak size bunların hepsini değil, sadece Allah Elçisi ile yaşadığım yılları anlatacağım.”
6.30 ₺ -
Fatih Sultan Mehmet Cep Boy
Fatih’i yetiştiren atmosferin resmi, kanaatimizce, genç nesillere, “geniş ufuklu insanlar” olabilmenin sırlarını vermektedir. Böyle insanlar yetiştirmede hayli çorak dönemler yaşayan bu ülkenin eğitimcilerine, bahsi geçen noktada başarılı olmuş bir devrin insanlarını anlatmanın, gelecekte bu sorunları aşma adına, faydalı olacağını düşünüyoruz. Her biri, İstanbul kadar mühim fetihler gerçekleştirmesini umduğumuz nesillere, bir damla can suyu olabilmesi temennisiyle hazırlanan bu eser, dileriz, geleceğin Fatihlerine ulaşır.
8.40 ₺ -
Gel Sana Aşkı Anlatayım
"Kim bir Müslüman'ın hayatını anlatırsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur" sözü geliyor hatırıma. Ki öyledir ve öyle olmalıdır da. Zira ölmeyen ölüler vardır. İşte bu kitap da onlardan birini, Anadolu'nun maneviyatına temel olmuş, gönül lisanımıza ses, medeniyet mefkûremize nefes olmuş birini Emir Sultan Hazretlerini anlatıyor. Okuyan tarihî olarak Osmanlı'nın beylikten devlete dönüşünü ve hatta bir imparatorluğun doğum sancılarını hissedecektir içinde ve manevi dinamiklerini satır satır bulacaktır bu kitapta. Ama bundan belki de daha önemlisi o medeniyetin manevi sütunlarını ve mimarlarını okuyacak, Emir Sultan'ı tanırken esasen çağını aşan bir gaye ve bir ideal ile karşı karşıya olacaktır. Daha açık söylemek gerekirse bir gönül devletinin nasıl kurulduğunu hissedecektir ve genç bir yazarın gözünden girecektir o âleme. Belki de en çok da bu tarafı için okunmalıdır bu roman. Kusur bulunmak istendiği vakit her güzelde kusur bulunur. Lakin maksadımız kusur görmek değil kusur varsa örtmektir. Hem ehl-i hünerin kadrini bilmek de hünerdir. Bu sebeple genç kardeşim Hakan Baştürk'ü hem bu güzel çalışma için hem de bu gayreti için tebrik ediyorum, zira yazmak acı verir, biliyorum. Duam odur ki yolu da bahtı da açık olsun... Fatih DUMAN
168.00 ₺ -
Herkezin Öğretmeni Hz. Muhammed
Çok çeşitli ve çok ağır problemler içinde çırpınan insanlar, bugün her zamankinden daha ziyade Hz. Muhammed’e (a.s.m.) muhtaçtır. Çünkü o her türlü derdin ilacı, devası ve çaresidir.. O, en büyük öğretmen, en büyük eğitimcidir. O, en şefkatli baba, en merhametli eştir. O, en güvenilir insan, en sevilen dosttur. O, en üstün problem çözücü, en mantıklı uzlaştırıcıdır. Bu kitap, herkesin öğretmeni Hz. Muhammed’i anlatmaktadır. Psikolojik dünyasında, aile ve iş hayatında problemlerle baş edemeyenler, Efendimizin öğretmenliğine başvurmalıdırlar.
9.10 ₺ -
Minberden Gönüllere 2
Minberler İslâm tarihinin en kadim hakikat kürsüsüdür. İlk olarak, “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim” buyuran Peygamber Efendimizin (a.s.m.) çıkmış olduğu bir kürsüdür minber. Dolayısıyla hatipler, Peygamberin bu kudsî emanetinin emanetçileri olarak, onun mirası olan Kur’ân ve iman hakikatlerini onun anlattığı şekilde ve üslupta insanlara aktarmakla da yükümlüdürler. Şaban Döğen Hocaefendi’nin çok sevilen eseri Minberden Gönüllere, işte bu yolda bir çabanın eseri. Bu eser, farklı konulardaki hutbelerden oluşan muhtevasıyla, ümmetin dinini ahir zamanda diri tutmak için gayret eden manevî mücahitler için, bir başucu kitabı niteliğinde. “Dinimizi insanlara nasıl anlatırım?” sorusuna samimiyetle cevap arayan hatiplerimizin, bu kitapta bulacakları çok şey var. Dinin hakikatlerini minberden gönüllere aktarmak isteyenler için, bu kitap, hem bir rehber, hem bir reçete sunuyor.
9.10 ₺ -
Minberden Gönüllere 1
Minberler İslâm tarihinin en kadim hakikat kürsüsüdür. İlk olarak, “Ben ancak bir muallim olarak gönderildim” buyuran Peygamber Efendimizin (a.s.m.) çıkmış olduğu bir kürsüdür minber. Dolayısıyla hatipler, Peygamberin bu kudsî emanetinin emanetçileri olarak, onun mirası olan Kur’ân ve iman hakikatlerini onun anlattığı şekilde ve üslupta insanlara aktarmakla da yükümlüdürler. Şaban Döğen Hocaefendi’nin çok sevilen eseri Minberden Gönüllere, işte bu yolda bir çabanın eseri. Bu eser, farklı konulardaki hutbelerden oluşan muhtevasıyla, ümmetin dinini ahir zamanda diri tutmak için gayret eden manevî mücahitler için, bir başucu kitabı niteliğinde. “Dinimizi insanlara nasıl anlatırım?” sorusuna samimiyetle cevap arayan hatiplerimizin, bu kitapta bulacakları çok şey var. Dinin hakikatlerini minberden gönüllere aktarmak isteyenler için, bu kitap, hem bir rehber, hem bir reçete sunuyor.
9.10 ₺ -
Kürt Meselesi ve Said Nursi
"Kürt meselesi" yakın dönemde Türkiye toplumunda en büyük acı ve ızdırap konusu olan ve en ziyade gerilim ve kutuplaşma üreten mesele niteliğinde.Peki "Kürt meselesi" nasıl ortaya çıktı? Daha doğrusu, bu toprakların bir sakini iken Kürtler nasıl bir "mesele"ye dönüştü veya dönüştürüldü?Elinizdeki kitap, işte bu can alıcı sorunun izini sürüyor. Anadolu'da din ortak paydasında beraberce buluşan iki kardeş milletin bilhassa son yüzyıl içinde yaşadıklarını, sebeplerini ve sonuçlarıyla, tarihsel bir perspektif içinde ve Bediüzzaman Said Nursi'nin bakış açısının ışığında inceliyor. Dahası, yaşanan gerilime birebir vakıf bir yazarın elinden çıkmış olmak itibariyle, bu konunun "mesele" olmaktan çıkabilmesi için, ufuk açıcı çözüm yolları öneriyor. Kürt Meselesi ve Said Nursi, bu meselenin barışçı çözümü için anahtar kelimeler niteliğindeki "müzakere"yi sahih ve insaflı bir zeminde geliştirme bakımından okunması gereken bir kitap. (Tanıtım Bülteninden)
9.80 ₺ -
Hürrem ve Mihrimah Sultan
Hürrem Sultan, Osmanlı tarihinde, ismi üzerinde en çok tartışılan hanım sultanlardan birisi... Onu amansızca eleştirenler de var, aşkına sahip çıkışından dolayı göklere çıkaranlar da. Fakat her iki kesimin de üzerinde ittifak ettiği bir husus var ki, o da onun Kanunî ile tanıştıktan sonra, Osmanlı siyasetine doğrudan etki eden ilk hanım sultan oluşu ve Roxelana’dan Hürrem Sultan’a yaşadığı yolculuğudur. Bu yolculuk, aynı zamanda, Osmanlı’nın en ihtişamlı devrine, Batılıların tabiriyle “Muhteşem Süleyman”ın zamanına denk geldiği iiçin de manidardır. Ayrıca bu tabloda eksik bir şey var: Bir kadın... Güneş olan Kanunî’nin ve Ay olan Hürrem’in “Güneş ve Ay” olan kızları; Mihrimah. Peki, bu güçler dengesinde, o, nasıl bir yer bulacaktır kendisine? İşte bu roman, bilinen hikâyeyi, hiç bilmediğimiz bir yönüyle ele alıyor. Aynı devirde yaşayan, fakat fıtraten birbirinden çok farklı olan iki kadının gözünden; haremi, Osmanlı’yı ve zirvede yaşanan olayları aktarıyor bize.
9.80 ₺ -
Orduda Ve Yargıda Darbeci Kuşatma
Darbe dönemlerinin getirdiği normlar ve kurumsal yapılar, ülkemizde, askerî ve sivil bürokrasiye devletin diğer bütün kurumları ve toplum üzerinde yetkiler tanıyan bir vesayet rejimini inşa etmiş bulunuyor. Bu rejim uyarınca öyle bir yargı düzeni inşa edilmiş ki, yargı istese de, bağımsız ve tarafsız olsa da hukuka uygunluk denetimi yapabilir durumda değil. Çünkü, vesayet sistemini koruyucu hükümlerle donatılmış yasalarla bağlı durumda. Peki, orduda ve yargıda bu darbeci kuşatma nasıl inşa edildi? Bu darbeci zihniyetin kodları nelerdir? Darbeci kuşatma, hangi cesaretle millet iradesine meydan okuyor? Orduda ve yargıdaki darbeci kuşatmayı toplum nasıl aşacak? Darbeci kuşatma ile halk iradesi arasındaki kritik eşik nasıl aşılacak? Yargı neden ideolojik misyonlar üstleniyor? Toplumu ve toplumun kimlik değerlerini iç tehdit olarak algılatan güvenlik anlayışı hangi zihniyetten besleniyor? Resmi ideoloji toplumun ortak paydalarını ve iç dinamiklerini nasıl bloke ediyor? Statüko halk iradesi ekseninde nasıl değişecek? Orduda ve Yargıda Darbeci Kuşatma, içeriden gözlemlerle, bu sorulara cevap getiriyor. “Darbe öncesi ortam hazırlama ve darbe psikolojisini tüm orduya, hatta topluma hakim kılma süreçlerini fiili olarak yaşadım. Ve yaşadıklarımı tahlil ederek darbeci zihniyetin kodlarını sürekli sorguladım. Zaman içinde tekamül eden bu çalışmalarımı, darbeci zihniyet ile yüzleşmemin bir belgesi olarak bu kitapta sizlere sunuyorum.”
8.40 ₺ -
Kişilik ve Karakter Gelişiminde Çocukluk Sırrı
Her çocuğun özünde, o çocuğun nasıl bir yetişkin olacağının şifrelerini barındıran `çocukluk sırrı` vardır. Bu sır, çocuğun içinde `buyurucu bir iç kılavuz` olarak, mütevazı bir sabırla, adım adım o çocuğun kişilik ve karakterini oluşturma mücadelesi verir. Yetişkinler ise, çocuğun özünde gerçekleşen bu ince yapılanmayı hesaba katmadan, kendilerince bir zoraki kişilik oluşturma gayreti içine girdikleri için, çocuk eğitiminde sorunlar yaşanıyor. Bu kitapta, çocuğun benliğini zarara uğratmadan, kişilik ve karakterini bozmadan, onlara nasıl rehberlik yapılacağını bulacaksınız... Başka bir deyişle, bu kitapta, Mevlana`ların, Hacı Bektaş`ların, Yunus`ların, Fatih`lerin nasıl yetiştiğinin sırlarını barındıran Anadolu Pedagojisi`ni bulacaksınız...
161.00 ₺ -
Çözüm Mümkün Çareseri Mimkun
“Doğru bir çözüm, öncelikle soruları doğru sormaya ve doğru sorular sormaya bağlıdır. Doğru sorular sorabilmek için ise, meselenin adını doğru koyabilmek gerekir. Meselenin adı doğru konulmadığı sürece, çok sorular sorulur, çok konuşulur, çok çözümler üretilir; ama bütün bunlar bizi kalıcı bir çözüme ulaştırmaz. Bu bakımdan, eğip bükmeden, belli bir veçhesiyle sınırlamadan meseleyi adlandırmamız gerekirse, ortadaki asıl mesele, Türkiye sorunu, Kürt sorunu, Güneydoğu sorunu değil, demokrasi sorunudur. Madalyonun diğer tarafından bakılırsa, Kemalizm sorunudur. Türkiye toplumu, ya Kemalist ideolojinin sınırları içerisinde kalmak ve ilelebet bu sorunu yaşamak veya bu sorunu çözmek gibi ikili bir tercihle yüzyüze gelmiş durumdadır.” … “Ji bo çareseriyeke di cih de, hewceyî bi pirsên rast yên ku bi rêyeke maqûlane werine pirskirin heye. Ji bo ku pirsên rast werine kirin jî, divê navê meselê rast were danîn. Hetanî ku navê meselê rast neyê danîn, dê gelek pirs werine pirsîn, dê gelek xeberdan çêbibin û dê gelek çareserî bêne pêşniyarkirin; lêbelê evana hemî jî me nabine çareseriyeke mayinde. Ji ber vê yekê, heke em bêyî birina vir de û wê de û bêyî sinarkırına bi hêlekê ve bi nav bikin; pirsgirêka esil ya di holê de, ne pirsgirêka Tirkiyê, pirsgirêka Kurdan û pirsgirêka Rojhilatê Başûr e, ew pirsgirêka Demokrasiyê ye. Ku em li aliyê din yê madalyonê binêrin, pirsgirêk pirsgirêka Kemalîzmê ye. Civaka Tirkiyê di rewşeke wisa de ye ku bi tercîheke dualî rûbirû maye, yan dê di nava sînorên îdeolojiya Kemalîst de bimîne û vê pirsgirêkê heta bi hetayê bijî û yan jî dê vê pirsgirêkê çareser bike.” Elinizdeki kitap, Türkiye toplumunun en acil cevap bekleyen meselesi üzerine kırktan fazla akademisyen ve düşünce adamının gerçekleştirdiği Atölye Çalışması`nın sonuçlarını ve çözüm önerilerini içeriyor.
7.70 ₺ -
Ömerini Arayan Yüzyıl
Büyük zulümlerin yaşandığı bir çağdayız. Siyasî, iktisadî eşitsizlikler diz boyu. Gücünü adaletin temini için kullanması gerekenler, güçlerinden menfaat devşirme telaşında. Yerkürenin her bir yerinde ve bütünüyle küresel düzlemde böylesine eşitsizliklerin yaşandığı bir dünyanın, bir `lider` olarak Hz. Ömer`den alacağı çok dersler var. Hz. Ömer, halifeliği döneminde İslam`ı, Arabistan sınırlarını aşıp üç kıtaya hükmeder hale nasıl getirdi? O destansı adaletini nasıl tesis etti? Kısa bir zamanda, üç kıtaya adaleti ve merhameti taşırken, sorumluluğu altındaki devleti, toplumu, orduyu nasıl yönetti, nasıl sevk ve idare etti? Ömer`ini Arayan Yüzyıl, İslam`ın yol açtığı dönüşümün mücessem örneği olarak Hz. Ömer`in liderlik ve yöneticiliğini, modern liderlik teorileri ışığında irdeliyor. Hz. Ömer`in liderliğinden bugünün dünyasının, özellikle de bugünün yöneticilerinin alacağı hangi dersler var peki? Cevabı, elinizdeki kitabın iki kapağı arasında, okunmayı bekliyor
11.20 ₺ -
Deccal Ve Deccaliyat
Deccal fitnesi, hadislerin ifadesiyle, peygamberlerin ümmetlerini ikaz ettikleri en büyük fitne… Bizzat Hz. Peygamber (a.s.m.) alametlerini bildirerek ümmetini Deccal`a ve onun fitnesine karşı uyarıyor. Peki, bu alâmetler nedir? Deccal nasıl bir fitne ile mü`minlere musallat ve insanlığın başına bela olacaktır? Elinizdeki kitap, hadislerin ışığında Deccal fitnesini anlatırken, ahir zaman mü`minleri için uyarıcı ve yol gösterici bilgiler sunuyor. Çünkü, ahir zaman mü`minleri olarak, en fazla biz bu fitneye karşı bilgi sahibi olmamız gerekiyor…
133.00 ₺ -
2023 Türkiye Yol Haritası
20. yüzyılın ortalarında ekonomik ve sosyal durumları bizden daha geride olan ülkeler bugün dünya liginde ön sıralarında oynuyorlar. Kendimize ivedilikle şu soruları sormamız gerekiyor: Bir zamanlar bizden geride olan bizi nasıl geçtiler? Sorunlarını hangi formüllerle çözdüler? Ve en önemlisi tarih boyunca insanlığa birçok değer katabilmiş ülkemiz toprakları değer üretmekte bu gün neden kısırlaştı? Sanayi devriminden bu yana, modern dünyaya hediye edebildiğimiz pek az değerimiz oldu. Artık hep beraber bu makus talihin değişmesi için ne yapılması gerektiğini hem de çok derinden, inceden inceye düşünmemiz gerekiyor. Mehmet Öğütçü bu şekilde düşünmeye en önce başlayanlarımızdan. Kariyeri boyunca dünyayı hem gezdi hem de gördü. Ama gezerken ve görürken yaptığı en iyi işlerden birisi de dikkatlice bakmaktı. O baktı ve gördü. Her ülkenin gelişme çizgisinin ve o ülkenin modern dünyaya eklemlenmesinin seyrini takip etti. İspanyadan Güney Kore'ye, Hindistan'dan Brezilya'ya kadar gözlemledi ve analiz etti.
14.00 ₺ -
Derin Siyaset Vesayetin Çöküş Süreci
Vesayetin Çöküş Süreci Derin Siyaset Ünal Tanık Türkiye değişiyor... Bunu herkes söylüyor. Ama bu değişimin köşe taşları nedir, bu yeterince görülmüyor. Seksen yıllık vesayet rejimi birkaç yılda nasıl çözüldü? Türkiye daha birkaç yıl önce hayal bile edilemeyen bir aşamaya nasıl ulaştı? Derin Siyaset’te bu soruların cevabını bulacaksınız. • • • • Hem darbe yapan Cemal Gürsel, hem darbe sonucu idam edilmekten yaş haddiyle kurtulan Celal Bayar merkez sağda kimin liderliğini destekledi? • Sol siyasette Mahir Kaynak’ı deşifre eden güçler, bunu sağ siyasette neden yapmadılar? • Bir oy nasıl Türkiye demokrasisini kurtardı? • Ergenekon’da bir numara kim olabilir? • Hükümet Ergenekon konusunda hangi hataya düştü? • Heybeliada Ruhban Okulu neden açılamıyor? • Deniz Feneri davasının içyüzü nedir?
7.00 ₺