-
Yavuz Sultan Selim Han Davasına Adanmış Bir Ruh
Yavuz Sultan Selim’i hiç böyle okumadınız! Fatih’in kalem ve kılıç örsünde dövdüğü, Bayezid’in sabır ateşinde şekillendirdiği bu “altın zincir”in halkaları nihayet Yavuz’un usta ellerinde titizlikle işlenmiştir. Mustafa Armağan, Osmanlı’yı yeniden kuran sıra dışı sultan, zamanın İskender’i, şarkın fatihi Yavuz Sultan Selim’in hayatını, bilinmeyen yönleriyle Yavuz Sultan Selim Han kitabında anlatıyor. - 40 bin Alevi’yi kesti mi? - Portekizlilerin Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) mezarını kaçırma girişimine nasıl dur dedi? - Hilafeti devralmadı mı? - Neden Batı’ya değil de Doğu’ya seferler düzenledi? - Küpe takar mıydı? - İnsan olarak nasıl bir padişahtı? Hobileri ve ilgi alanları nelerdi? - Suriye-Mısır seferlerine dair bilinmeyenler... - Ders kitaplarında neden yanlış anlatılıyor? - Okur ve “kitap kurdu” olarak Yavuz’u ne kadar tanıyoruz? - Kürtler aleyhine söylediği iddia edilen sözlerin gerçeği... - Can dostu Hasan Can’ın kaleminden Yavuz Sultan Selim! Merak edilen bütün bu soruların cevabı Mustafa Armağan’ın sevilen diliyle bu kitapta.
135.10 ₺ -
Nureddin Mahmud Zengi Kudusun Fethinin Mimari
Küçük ülkesinin başına geçtiğinde bir tarafta Bizans diğer tarafta Urfa’dan Kudüs’e kadar yayılmış geniş bir coğrafyada Haçlılar hakimdi. Devri boyunca Haçlıların korkulu rüyası oldu. Coğrafyasında İslâm ahlâkını egemen kıldı. Kudüs’ün fethi ve Haçlıların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasında payı olduğu gibi, bilgeliği ve kurucu önderliğiyle Moğolların İslâm dünyasından uzaklaştırılmasını sağlayan yapının da mimarıydı. Faaliyetleriyle Kudüs’ün manevi fatihi oldu. İstanbul’un fethi idealini yeniden canlandırdı. Kudüs için yaptırdığı minberi Mescid-i Aksâ’ya koymak, bizzat yetiştirdiği komutanı ve selefi Selâhaddîn-i Eyyûbî’ye nasip oldu. Bu minber 1969 yılında fanatik bir Yahudi tarafından yakılıncaya kadar orada kaldı. El-Melikü’l-Adil yani Adil Sultan Nûreddin Zengî’nin kimliğini, şahsiyetini, faaliyetlerini, mirasını ve hepsinden önemlisi İslâm tarihindeki yerini keşfedin.
62.30 ₺ -
Hoş Sada İbnülemin Mahmut Kemal
Bugün bestelerini, güftelerini, nağmelerini, sazlarını büyük bir zevkle dinlediğimiz musiki üstadlarını bir araya getiren İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın konağı adeta bir musiki akademisiydi. İbnülemin, devrin büyük musiki üstadlarıyla dostluklar kurdu, konağındaki musiki ziyafetlerinde onlarla birarada bulundu. Kimini uzaktan, kimini yakından tanıdı. Son devrin musikişinaslarına dair birçok farklı kaynaktan topladığı bütün bilgileri Hoş Sadâ’da biraraya getirdi. “Üstad, Hoş Sadâ isimli eserinden sık sık bahsederdi; biz o tarihlerde bestekârlar ve musiki tarihimiz hakkında bilgi edinecek kaynak bulamazdık ve bu eserin bir an evvel yayınlanması için dua ederek bekleşirdik. Eserin musiki kitaplığımızdaki yeri emsalsizdir.” Prof.Dr. Nevzad Atlığ “İbnülemin Mahmut Kemal, seksen yedi yıllık hayatının yetmiş yılını okumak, aramak ve yazmakla geçirmiştir. Onu, bütün cepheleri, bütün hizmetleriyle birkaç sütuna sığdıramayız. Ama iki büyük sanatçımız, Süleyman Nazif ile Yahya Kemal, şu iki mısraya sığdırmışlardır: Hezâr gıpta o devr-i kadim efendisine, Ne kendi kimseye benzer, ne kimse kendisine!”
134.40 ₺ -
Endülüs Alimleri
Endülüs İslam medeniyetinin inşasında ve toplumsal gündelik hayatta bilginlerin rolünü detaylıca ele alan bu çalışma, alanında bir ilk olma özelliği taşıyor. İslam kültür ve medeniyet tarihinin en güzide örneklerinden birinin yaklaşık sekiz yüz yıl boyunca ortaya konulduğu ve her açıdan Avrupa Rönesans’ının kaynak noktası olduğuna hem fikir olunan Endülüs, bu güzide örnekliğini hiç şüphesiz yetiştirdiği âlim ve bilginler sayesinde elde etmişti. Uzun yıllardır bütün yönleriyle Endülüs üzerine çalışan Prof. Dr. Lütfi Şeyban, elinizdeki bu çalışmada Endülüs’ün bir barış (Convivencia) ve huzur yurduna dönüşmesinde âlimlerin rolünü birincil kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor. Bilgilenmenin aydınlatıcı zevkini tadarak okuyacağınızı ümid ederek beğeninize sunuyoruz
209.30 ₺ -
Osmanlının Mahrem Tarihi Bilinmeyen Yönleriyle
Farklı tarih okumalarıyla tanınan Mustafa Armağan bu kez özgün bir eserle çıkıyor karşınıza. Sizi sarayın mahrem dünyasına götürüyor. Bütün kapılar kapandığında kendisiyle baş başa kalan padişahların kişisel dünyalarını açıyor önünüze. - Padişahlığı sırasında İstanbul’a adım atmayan sultan... - Kendi eliyle kazıdığı mühürleri çarşıda sattırıp parasını fakirlere dağıtan padişah... - II. Abdülhamid’in en sevdiği atı bir Bulgar eşkıyasına ödül olarak kimler vermişti? - Sigara aleyhine makale yazan padişah... - Annesinin ismi bilinmeyen Osmanlı padişahı... - Hangi padişahlar spor kulübü kurmuşlardı? - Vahdettin tahta çıkarken hangi uğursuz sözü söyledi? - Peygamber Efendimizin ayak izini başında taşıyan padişah kimdi? - Kuyumculuk, marangozluk, urgancılık yapan padişahlar... - Divan edebiyatının gazel rekortmeninin bir padişah olduğunu biliyor muydunuz? - Annesinin adına cami yaptırıp içine kendi eliyle “Cennet anaların ayakları altındadır” hadisi hangi padişaha aitti? Osmanlı’nın Mahrem Tarihi, görünen tarihin görünmeyen yüzünü aralayan ufuk açıcı bir çalışma. Zevkli üslubu, yüzlerce kaynaktan süzülmüş bilgileri, çarpıcı dikkatleriyle bitirmeden elinizden bırakamayacağınız bir eser.
117.60 ₺ -
Doğu Batı Arasında İslam Aliya İzzetbegoviç
Son yüzyılın en önemli Müslüman düşünür ve devlet adamlarından birisi olan Aliya İzetbegoviç’in başyapıtı sayılan Doğu Batı Arasında İslam, büyük bir bilgi birikimini derin bir tefekkür ile harmanlayarak geniş bir bakış açısı sunuyor. Felsefe, sanat ve sosyoloji gibi disiplinlerin kültürel öğelerle etkileşimlerini temel alan bir düşünce sistematiği inşa eden İzetbegoviç, İslam’ın kuşatıcı ve dönüştürücü özüne doğru bir yol izliyor. Doğu’da ve Batı’da, İslam’ın bütün güzelliklerini tıpkı güneşin hareketlerini takip eder gibi modern dünyanın karanlık yanlarına ulaştırmak isteyen bu eser aynı zamanda örnek bir yaşamın da ürünü. “İslam, adını kanunlarından, emir ve yasaklarından, talep ettiği bedensel ve ruhsal çabadan değil, tüm bunları kapsayan ve aynı zamanda aşan, bir marifet anından, ruhun zaman ile yarışma kuvvetinden, bir mevcudiyetin sunabileceği her şeye tahammül etme dirayetinden, tek kelime ile teslimiyet hakikatinden almıştır. Ey teslimiyet, senin adın İslam’dır!
279.30 ₺ -
Kazım Karabekirin Gözüyle Yakın Tarihimiz 1
Karabekir Paşa’nın askeri ve siyasi hayatında haksızlıklara uğraması yetmiyormuş gibi, tarih kitaplarından da emekleri silinmişti. Doğu Cephesi’nde zafer üstüne zafer kazanarak makûs talihimizi yenen Paşa, Sevr’i yırtan ilk antlaşmanın altına imza atmıştı. Savaş sonunda adına “Şark Arslanı” diye posterler basılıyor, özellikle Doğu’da savaşın gerçek kahramanı sayılıyor, adı efsaneleşiyordu. Ne olduysa savaş sonunda oldu ve Karabekir önce ordudan uzaklaştırıldı, derken Meclis’te mücadele ederken görüldü, sonra partisi kapatıldı ve ertesi yıl İstiklal Mahkemesi’nde idamla yargılandı. Gözetim altında tam 13 yılını geçirdi. İstiklal Savaşı’nı birlikte başlattığı ve en zayıf anında “Emrinizdeyim Paşam” diye desteklediği Mustafa Kemal Paşa ve çevresine eserleriyle muhalefet etti. MUSTAFA ARMAĞAN, Karabekir’in 1918-1922 dönemini kendi ağzından aktarıyor. Yıllardır susturulmuş olan Paşa’yı konuşturuyor. Onun gözüyle tarihimizi sarsan 4 yılın hikâyesini yazıyor.
17.50 ₺ -
İslam Deklarasyonu ve Tarihi Savunma
Aliya İzetbegoviç’in fikir dünyasının temel taşı, 1969 yılında kaleme aldığı ve ertesi yıl kendi imkânlarıyla, zorlu şartlar altında Belgrat’ta yayınlattığı, İslam Deklarasyonu’dur. Bu eser, hacim itibariyle küçük olsa da, hem yerel ölçekte, hem de dünya çapında etkili olmuş, büyük yankı bulmuştur. Öyle ki, eski Yugoslavya’nın Tito rejimi tarafından açık bir tehdit olarak algılanmıştır. 1983 yılında Saraybosna’da görülen Genç Müslümanlar (Mladi Muslimani) davasının en önemli delili olarak sunulmuştur. İslam Deklarasyonu’nu kıymetli kılan; Saraybosna’da yaşayan bir Bosnalı tarafından kaleme alınmış olmasına rağmen, tüm İslam dünyasına hitap etmesidir. Aliya İzetbegoviç, sadece Yugoslavya Müslümanlarının değil, tüm dünya Müslüman halklarının sorunlarına dair tespitlerde bulunmuş ve reçeteler önermiştir. Bu tespit ve reçeteler bugün de geçerliliğini korumaktadır. Aliya İzetbegoviç'in, 1983 yılında verilen 14 yıllık mahkûmiyet kararı aleyhindeki kanun yararına bozma başvurusu yani ünlü savunması ise ilk kez Türkçeye kazandırılarak, kitabın ikinci bölümünde yer almaktadır.
153.30 ₺ -
Bilinmeyen Yönleriyle İsmet İnönü Gerçeği
Geldi İsmet, kesildi kısmet Mustafa Armağan, İnkılap Tarihi’nin hesabı verilmemiş dosyalarından birini daha açıyor. Karşınızda “Tek Adam”ın “İkinci Adam”ı İnönü’nün gerçek yüzü. Görünüşte hep kazanmış gibiydi. Genelkurmay Başkanı, Garp Cephesi Kumandanı, Hariciye Vekili, Lozan “kahramanı”, Başvekil, bir daha Başvekil, CHP Genel Başkanı, Milli Şef, Reisicumhur, bir daha Başvekil… Bir zamanlar hakkında kahramanlık destanları yazılırdı. Karşılığında da kise-i şahaneden binlerce lira ihsanlar dağıtırdı İsmet Paşa. 1950’lerde Demokrat Parti karşısında üç seçim kaybederek hezimete uğradı. Milletin kendisini istemediğini anlamamakta inat etti. Tabii iktidardan düştükten sonra etrafı tenhalaştı, Tek Parti devri boyunca baskıyla mühürlenen ağızlar açıldı, eleştiriler ve suçlamalar birbirini takip etti. 27 Mayıs o cenazeyi diriltmeyi denedi, silah zoruyla yeniden başbakan yapıldı. Sonra kendi partisi ona isyan bayrağı açtı ve nihayet bu defa CHP’deki koltuğunu Ecevit karşısında kaybetti. Böylece daha hayattayken tarihin en büyük ‘loser’larından biri unvanını mezar taşına kazıttı. Ne o halkını sevdi, ne de halkı onu. Geldi İsmet, kesildi kısmet sözü 1940’larda halkın dilinden düşmedi. Mustafa Armağan, İnönü efsanesini belgeler ve bilgiler ışığında çürüttüğü kitabında “Zafersiz Kahraman”ın iç yüzünü olanca çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
81.90 ₺ -
Yeni Çağın Sıradışı Bilgeleri
Capra daha önce yayınladığı Tao of Phsiycs ve Turning Point kitaplarıyla doğu ve batı düşüncesini harmanlayarak büyük bir üne kavuştu. Bu kitapta ise yazdığı bu iki kitabın öyküsünü ve o sırada görüştüğü seçkin düşünürlerle olan diyaloglarını otobiyografik olarak dile getiriyor. Kitapta Heisenberg, Schumacher, Krişnamurti Alan Watts, İndira Gandhi gibi ünlü şahsiyetlerle görüşmeleri ve kitaplarını yazma aşamasında onların görüşlerinden nasıl yararlandığı anlatılıyor. Genel olarak otobiyografik bir anlatım var. Fizik, psikiyatri, psikoanaliz, sağlık bilimi gibi konularda Batıda o dönemin yeni yaklaşımları ve Doğu ilimleriyle ilişkisi ele alınıyor.
29.40 ₺ -
Sermayem Yok Derdimden Başka
Olmanın bilgisi kitaplarda vardır ama kendisi olanla hemhal olmadan ele geçmez. Hal sirayet eder demişler. Derdin ne ise,ona sahip olanlarla beraber ol ki derman bulasın. Eşkıya olmak istiyorsan evliya eşiğinde tüketme ömrünü, velayet derdine düşmüşsen kendi kalbine eşkıyalık eyleme ! Kişi sevdiğinin kaderinden pay alırmış, hemderdini öyle bir sev ki derman senin olmamaya utansın
126.00 ₺ -
99 Soruda Lozan
1922-1923 şartlarını düşünerek ve Türkiye'nin o günkü uluslararası konumunu dikkate alarak bugüne kadar yapılan Lozan Konferansı ve Antlaşması değerlendirmeleri anlayışla karşılanmalıdır. Artık Cumhuriyetimizin 100. yılına yaklaştığımız bu yıllarda, Lozan Konferansı ve Antlaşması, uluslararası, bölgesel ve Türkiye açısından yeniden değerlendirilmelidir. Arşivlerin çeşitliliği, yayımlanan sayısız hatıraların varlığı ile yapılan binlerce ' araştırmanın ortaya koyduğu bilimsel gerçekler, bu sürecin yeniden değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Bu kitap, burada ifade ettiğimiz görüşler çerçevesinde yeni bir "Lozan Konferansı ve Antlaşması" okuma önerisi getirmektedir. Mevcut değerlendirmeleri önemli bulmakla beraber benim önerim, bu sürecin uluslararası sistem ve ilişkiler açısından çok taraflı bir şekilde yeniden okunması ve değerlendirilmesidir. 99 Soruda Lozan, Türk kamuoyunun yıllardır merak ettiklerini 'soru-cevap' tarzında bilimsel bir metotla cevap vermeye çalışan bir eserdir.
114.10 ₺ -
Cemil Meriçin Dünyası
Biz hakikatların sadece bir tarafını görmeye mahküm edilmişizdir. Oysa yalnız bir tarafını görmek, hiçbir şeyi görmemektir. Cemil Meriç Cemil Meriç'in Dünyası, onun dünyasına girmek isteyenlere bir davetiye ve onu bütünüyle tanımak isteyenlere bir anahtar kitap niteliğinde. Cemil Meriç hakikatleri peşin olarak verilmiş kabul etmeyen, bir başka deyişle onları 'çantada keklik' olarak, yani bir kere sahip olundu mu, ömür boyu elimizde kalacak bir meta olarak görmeyen; ancak uzun ve sabırlı arayışlar sonucunda kendisine adım adım yaklaşabileceğimiz kısmi ve geçici doğrular olarak gören bir yazar. Mustafa Armağan, Cemil Meriç'in eserlerinden yaptığı bu seçkide, daima 'arayan' cins bir kafanın, aynı zamanda nasıl 'susamış' bir gönüle dönüştüğünü, malumatla dolu bilgi ülkesinden bilgelik bahçelerinin coştuğu irfan diyarına doğru nasıl yoğun bir emekle kulaç attığını gözler önüne seriyor. Geniş bir bahçe, yasaklarla çevrili bir dünya. Ağaçlar, su ve hürriyet içinde dolaşan hayvancıklar. Trenler uğramaz o ücra yere. Petrol lambasının bir tarafında babam otururdu, bir tarafında ben. Konuşmazdık. Bazan ikimiz de okurduk. Bazan yalnız ben okurdum.
126.00 ₺ -
Yunus Emre
Anadolu'nun en zorlu dönemlerinden biri olan 13. yüzyılda yaşamış, yaralı ruhlara şifa olan, "arananı" bulan ve bulduran Yunus Emre... Yunus Emre, yeni Müslüman olmuş Anadolu insanına İslam'ı en ince noktalarına kadar öğretmeyi amaç edinmiş ve bunu yaparken de tasavvufun tüm yollarını ve gönül dilinin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmıştır. Ömrünü insanlara Hakkı anlatmaya adayan Yunus, içerik olarak kuşatıcı, üslup olarak sevdirici ve dil olarak gayet anlaşılabilir şiirler söylemiş ve bu sayede Türkçe'nin din, şiir ve edebiyat dili olmasında başat rol oynamıştır.
32.63 ₺ -
Son İbn Siracın Başından Geçenler Granada’da Bir Aşk Hikayesi
Son Granada hükümdarı Abdullah, atalarının ülkesinden ayrılırken, Padul dağının tepesinde durdu. Bu yüksek yerden deniz görünüyordu; bahtsız hükümdar Afrika’ya gitmek üzere oradan gemiye binecekti. Bulunduğu yerden Granada, Vega ve kenarında Ferdinand ile İsabella’nın çadırlarının yükseldiği Genil ırmağı da fark ediliyordu. Abdullah, bu güzel memlekete, sonra da Müslüman mezarlıklarını gösteren servilere bakıp ağlamaya başladı. Saray ileri gelenleri ile, bu sürgünde Abdullah’a eşlik eden annesi Ayşe Sultan oğluna şöyle dedi: “Erkek gibi savunmasını bilmediğin memleket için şimdi bir kadın gibi ağla!” Dağdan indiler; Granada gözlerinden ebediyen kayboldu.
30.00 ₺ -
Nureddin Zengi Şarkın Kandili
Haçlı istilalarının dünyayı kasıp kavurduğu 12. yüzyılda yaşayan Nureddin Zengi, suyu tersine akıtmayı başaran adam. Bir ayağını Halep'te tutarak müslümanları birleştiren, zillet örtüsünü üstlerinden atan, değerler bağını yeniden yeşerten mücahid ve muttaki bir önder. Müslüman Şarkın kandili, kılıcı, kalkanı. Elliden fazla beldeyi Frenk işgalinden kurtarmasının yanında, inşa ettiği medreseler ve diğer kurumlarla Sünni uyanışa can katan bilge bir yönetici. Yeryüzünü titreştiren güçlü avazıyla, acı ve korku içinde ömür tüketmekten kurtardığı hünerli ve çalışkan kadınlarla, şehirleri ayağa kaldıran yiğit ve onurlu adamlarla benzerine pek rastlanmayan gerçek bir İslâm baharının mimari. Cesareti, adaleti ve merhametiyle herkesin hayranlığını kazanan bu güzide kahraman; yetiştirdiği ve yol gösterdiği Selahaddin'e, fetih minberini bile yaptırdığı Kudüs'ün kapısını aralayan kişi aynı zamanda. Ali Emre, sanki özellikle karanlığa terk edilen, ders kitaplarında adı bile anılmayan bu kıymetli çehreye, yirmi yıllık bir çabanın ürünü olan romanıyla ışık tutuyor. İç içe geçmiş iki anlatıyla ilerleyen romanda; büyük ve karmaşık bir toplumun, farklı aktör ve gelişmelerle çalkalanan zorlu bir dönemin, tarih ile edebiyatın temasıyla yeniden devinen birçok ayrıntının toplu bir fotoğrafını görmek de mümkün.
32.20 ₺ -
Narmanlı Aşık Sümmani
Orta Asya'daki Ozanlık geleneğinin Anadolu'daki Aşıklık geleneğine dönüşmesinde en etkili şehirlerden biri olan Erzurum, kültür sahasında pek çok âşığı yetiştirmiştir. Bu aşıklardan birisi de Aşıklık geleneğinin Anadolu coğrafyasında yavaş yavaş irtifa kaybettiği bir dönemde dünyaya gelmiş ve şiirlerindeki farklı üslupla geleneğe yeni bir renk ve heyecan getirmiş Narmanlı -Aşık Sümmani'dir. Sümmani şiirlerini kendine has bir üslup ve hava ile yorumlayarak Türk Aşıklık geleneğine ve musikisine 'Sümmani Ağzı' olarak bilinen yeni bir makamı da kazandırmıştır. İlhamını gerçek hayattan ve hayal dünyasından alan Aşık Sümmani, bu sentezi şiirlerine yansıtmayı çok iyi başarmıştır. O, gözlemlediklerini ve görünenin arkasına gizlenenleri kendi üslubu ile anlatarak şiirini özgün kılmış ve ölmez eserler bırakmış bir Anadolu aşığıdır.
146.30 ₺ -
Kızıl Elma Peşinde Bir Ömür Fatih Sultan Mehmed
FATİH’İN İÇİNDE YANAN KOR’A DOĞRU BİR SEYAHAT İçinden kayıklar geçiyor bu kitabın, ilim adamlarıyla dolu. Coğrafyaları bir gerdanlık gibi birbirine rapteden altın halkaları tespit ediyor. Harita tutkusuyla iç dünya teknolojisini bir araya getiren engin bir ufka yelken açıyor. Yazar için Fatih’in ve fethinin maddesi kadar, belki de daha fazla, ifade ettiği mana önemli. Ne arıyordu bu genç Sultan, Bizans İmparatoru’nun efsanevi kütüphanesinde? Ya Delfi mabedinin kâhini Plutark’ın biyografi kitabını neden istinsah ettirmişti? Yaptırdığı onlarca Füsûsu’l-Hikem şerhindeki hikmetlerin, içindeki hangi boşluğa deva olacağını bekliyordu? Bunları yeterince bilmiyoruz. Bildiğimiz şey, onun içinde bir korun yanmakta olduğu. Bu kitap, okurunu o kor’a bir adım olsun yaklaştırabilirse vazifesini büyük ölçüde yerine getirmiş sayacaktır.
20.30 ₺ -
Enver Paşanın Türkistan Kurtuluş Savaşı
Enver Paşa bizde daha çok Meşrutiyet inkılabı ve 31 Mart hareketi ile Osmanlı Devleti’ni 1.Dünya Savaşı’na sokması, bir de Sarıkamış harekâtıyla tanınır. Ancak ömrünün Türkiye dışında geçen son dört yılı hâlâ bir muammadır. 1960’lı ve 70’li yılların usta kalemi Tekin Erer, Enver Paşa’nın bu pek az bilinen Türkistan’ın bağımsızlık savaşındaki önderliği dönemine bir roman akıcılığındaki anlatımıyla ışık tutuyor. “Kimdir bu Enver Paşa? Ortaasya’nın binlerce tepesinden biri olan Çegan tepesinin eteklerinde cenk etmek için burada ne işi var? Nasıl olmuş da, neden icap etmiş de buralara kadar gelmiş? Nasıl olmuş da Ortaasya Türk kuvvetlerinin başına geçmiş? Yüzlerce, binlerce yıl evvel Osmanlı Türkleri bu topraklardan, bu bozkırlardan Anadolu’ya göç ettiler. Asırlarca üç kıtada hüküm sürdüler. Kaderin, İlâhî kaderin tecellisine bakınız ki, Osmanlı İmparatorluğu’nun son Başkomutanı Türklerin ilk durağında şehit düşüyor. Paşa’nın hayatı ile Osmanlı İmparatorluğu’nun hayatı da ne kadar birbirine benziyor. Enver Paşa, bu genç Başkomutan, hayatı boyunca ne şanlar, ne şerefler, ne debdebeli, ihtişamlı günler görmüştür. Sonunda elbiseleri ve çizmeleri bile soyulmuştur. Tıpkı Osmanlı İmparatorluğu gibi…”
149.25 ₺ -
Acaibül Mahlukat
Ocağın etrafında toplaşıp ninesinin sesinden masallar dinleyenler dünyadaki günlerini sürdüler. Bizse az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bu günlere eriştik. Öykü durur mu o da gitti, pek badireler atlattı, pek vadiler aştı. Arada bir çığır açıldığı olduysa da, masalların o eskimeyen sesi dönüşerek öykülerde kendine yer edinmeyi daima başardı. Epiğin güçlü kökleri süzüle süzüle ince ve zarif yapraklara dönüştüler. Mitler ve masallardaki kahramanlar don değiştirip üzerlerine zamanımızın kıyafetlerini geçirdiler. Kahramanlar değişir de yaratıklar durur mu? Devler, umacılar, ejderhalar, alageyikler, peri kızları, gulyabaniler tebdil-i kıyafet eylediler. Dememiz o ki, ölen hayvan imiş, arketipler ölesi değil! Elbette oturup masalları yeniden yazacak değildik. Yine de, masal yaratıklarını kullanarak bugün nasıl öyküler yazılır merak ediyorduk, heyecanlanıyorduk. Heyecanımızı paylaşanlarla birlikte kendimize bir ocak bulup anlatmaya başladık. Geriye ve ileriye doğru ama sonsuz bir “şimdi”nin içinde yeniden az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik… İşte bu kitap odur!
146.30 ₺ -
Tuhfe-i Bahriyye Tevhid ve Sırlar Denizi
Celvetiyye tarikatının Anadolu’daki en önemli temsilcilerinden İsmail Hakkı Bursevî 100’den fazla eser sahibi hezarfen bir âlim, şarih, müfessir, şair ve bestekârdır. Bursevî hazretleri tefsir, hadis, tasavvuf ve meani gibi birçok ilim dalında eser kaleme almıştır ve tasavvufi neşve, özellikle Ekberi renk, eserlerinin neredeyse tamamında merkezi bir rol oynar. Bursevî’nin metinlerine baktığımızda Mevlana Celaleddin Rumî, Sadreddin Konevî, Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdayî gibi birçok şeyhin yanı sıra onu en çok etkileyen ismin İbnü’l- Arabi olduğu açıkça görülür. Tuhfe-i Bahriyye’nin telif sebebi, Üsküdar’da Bursevî hazretlerinin sohbet meclisine katılan Has Bahçe Müfettişi Bahrî Hüseyin Efendi’nin kendisinden kıymetli bir hediye istemesidir. Bursevî hazretleri bu istek üzerine Tuhfe-i Bahriyye’yi yazar. Eserde “Hû” ismine, tevhid lafızlarına ve Bahrî isminin bâtıni anlamına dair sırlardan bahsedilmektedir. Bursevî hazretleri okuyucudan eserdeki hakikatleri iyi anlamasını ve kitabı mümkün olan her yerde yanında taşımasını istemektedir.
167.30 ₺ -
Kuşlarla Sohbetin Şartları
Yaşadığımız dünyayı “büyüsü bozulan bir dünya” olarak tanımlıyor Ahmet Murat kitaba ismini veren “Kuşlarla Sohbetin Şartları” isimli yazısında. Kitap boyunca da büyüsü bozulan bu dünyanın içerisinde geçmişin, özellikle bir zamanlar sahip olduğumuz zengin tasavvuf kültürünün bugüne yansımalarının izini sürüyor. Dedeleri şeyh olanların şimdiki durumu, halvet ve yeni yalnızlık şekilleri, kandil gecelerinde yaşanan bir çeşit gerginlik, Müslüman saati... Bunlar ve çok daha fazlasını ihtiva eden kitap eski meselelerle yeni karşılaşmaların bir serencamını sunuyor. Ahmet Murat’ın yetkin ve samimi kaleminden çıkan yazılar okuyucuya yepyeni ufuklar açabilecek bir coğrafyanın sınırlarını çiziyor.
146.30 ₺ -
İbn Haldun Hayatı ve Dönemi
İbn Haldun ortaçağda yaşamış Müslüman filozofları arasında üzerine en fazla kafa yorulmuş, hakkında tartışmalar yapılmış, makale ve kitap yazılmış olanıdır. İbn Haldun ile ilgili çalışmaların ve düşüncelerin en sorunlu olduğu saha on dördüncü asrın başlarında hayata veda etmiş olan bu filozofu, fakihi, tarihçiyi günümüz kıstasları ve kavramları ile değerlendirmek eğilimidir. Bu sebepledir ki kendisi hakkında sosyoloji ilminin kurucusu, modern tarih yazımının başlatıcısı, hatta erken dönem modern filozofu denilmektedir. Elinizdeki bu kitap İbn Haldun’un hayatını, içinde yetiştiği koşulları, dönemindeki tarihi hadiseleri, halet-i ruhiyyesini ve eserlerini ele alarak tüm bu aceleci ve peşin hükümleri tartışmaya açmaktadır. Bir diğer ifade ile İbn Haldun’a bugünden bakmak yerine bu çok yönlü tarihi şahsiyeti kendi yaşadığı dönem ve bağlamı dahilinde yargılamadan, bir kalıba sokmaya çalışmadan, olduğu gibi tanımaya ve tanıtmaya gayret etmektedir. Bu kitap, ülkemizde de sıklıkla tartışmalara konu olan ve akademik çevrelerde eserlerine duyulan ilginin hiç azalmadığı İbn Haldun ile ilgili ciddi bir boşluğu doldurmaktadır. İbn Haldun’un kim olduğu, nasıl bir çevrede yetiştiği, hangi hocalardan eğitim aldığı, hangi ilim dallarına eğildiği, hangi görevlerde bulunduğu, hangi sultanların maiyetinde çalıştığı ve nerelere seyahat ettiği gibi soruların hepsine cevap veren kapsamlı bir biyografinin ardından tüm bunların şahsının ve fikirlerinin üzerindeki etkilerini irdelemektedir. Bunu yaparken bir yandan da günümüzdeki yaygın hatalı kabullere esaslı eleştiriler getirmektedir.
35.70 ₺ -
Abdülhamidin Kurtlarla Dansı 3
100. vefat yıldönümünde hasret, minnet ve rahmetle andığımız Sultan II. Abdülhamid’i Türkiye’ye ve Arap dünyasına tanıtan ve bugüne kadar 400 bin okura ulaşan Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı serisi yeni ufuklara yelken açıyor elinizdeki kitapla. “Biz Hasta Adam değiliz. Sadece yatağından taşan bir nehre benziyoruz”, demiş ve eklemişti Ulu Hakan: “Görevimiz, nehrin taşan kollarını tekrar yatağına toplamaktır. Bunu başarabilmek için ihtiyacımız olan zindeliği ancak İslamiyetin gücünde bulabiliriz.” Hem o nehrin taşırılma ve yeniden yatağına döndürülme hikayesi bugün de devam etmiyor mu? Sultana yönelik ihanetler, darbe girişimleri ve suikastler bugün de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve temsil ettiği millete yöneltilmiyor mu? Sultana Firavun ve Yezid diyen hainler aynı yaftaları Erdoğan’a yapıştırmak için seferber olmadılar mı? Tarih bugündür ve Yıldız Külliyesi ile Beştepe Külliyesini bir asır sonra buluşturan sır kitapta açığa çıkıyor. Okurken tarihin ışığında geleceğe yürüyen bir milletin kendisine lider inşa etmedeki azim ve kararlılığına şaşıracaksınız. Bugüne kadar imza attığı 50 kitapla milyonlara seslenen Mustafa Armağan, son kitabı Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı-3’te inanılmaz zenginlikteki tarihî malzemeden nefes nefese bir macera çıkarıyor ve okurunu Sultan’ın kavranması neredeyse imkânsız ufuklarına zevkli olduğu kadar kahredici bir yolculuğa çıkarıyor. İlk kez göreceğiniz bilgi, belge ve görselleriyle tadına doymayacağınız bir kitap tutuyorsunuz elinizde.
25.20 ₺ -
Cemil Meriç Konuşuyor
Bence ülkemiz hiçbir zaman Avrupalılaşmadı ve Avrupalılaşamaz. Avrupa’nın ayırıcı vasfı rasyonalizmdir. Müslüman Doğu ancak belli dönemlerde akla iltifat etmiştir. Bizim için mühim olan akıl değil, irfandır. İrfan ise seziştir, bağlanıştır, inanıştır. Akıl ancak vahyi anlamamıza hizmet ettiği ölçüde bir değer taşır. Batı ile Doğu arasındaki aşılmaz duvar, Batı’nın her şeyi insana ve onun minnacık zaferlerine bağlayışı, Doğu’nun ise kendi dışında ve tecrübeyi aşan hakikatlere teslim oluşudur. Yani büyük bir zihniyet farkı var arada. Gençlik önce kendi tarihini benimseyecek, kendi değerlerine sahip çıkacak, sonra da kendi tarihinin dünya tarihinden koparılamayacağını ve millî değerlerin insani değerlerin dışında olmadığını anlayacak, millî ile insaniyi mezcederek yarınlara kalacak düşünce eserleri yaratacaktır. Dönemin çeşitli gazete, dergi ve TV programlarında Cemil Meriç ile yapılan söyleşiler, ünlü popüler tarih yazarı Mustafa Armağan tarafından bu kitapta bir araya getiriliyor. Cemil Meriç’in düşünceleri, zaman içinde fikirlerinin gelişimi, kişiliği, duygu dünyası ve özel hayatından kesitler bu söyleşiler yoluyla gün ışığına çıkıyor. Batı, Cemil Meriç, Doğu, Edebiyat, Mustafa Armağan, Osmanlı, röportaj, söyleşi
209.30 ₺ -
Ali Ulvi Kurucunun Hatıraları 5 Cilt Kutulu Set
Üstad Ali Ulvi Kurucu Bey, Türkiye’mizde ve Müslüman ülkelerde milyonların tanıdığı bir zat... Sevimli çehresi, Muhammedî güzel ahlâkı, ruhlara hitap eden millî, dinî şiirleri ve insanı mânevi âlemlere alıp götüren gönül sohbetleri ile bir ilim ve irfan önderi... Üstad Ali Ulvi Kurucu Bey, bir Anadolu çocuğu... İlk feyzini doğduğu muhitten aldıktan sonra yüksek tahsilini Kahire’de yapmış; son elli altı senesini Medîne-i Münevvere’de yaşamış ve orada vefat ederek, sahabîlerin yanına uzanmış mes’ud bir insan... İslâm dünyasının mânevi ve siyâsî binbir hâdise ile sarsıldığı yakın tarihi bizzat yaşamış; önemli olayların şahidi olmuş ve mühim şahsiyetlerle tanışmış; bir Müslüman aydının, aydın bakışı ile bunları değerlendirmiş, bir fikir ve mânâ büyüğü... Onun hatıraları, bizler için, bir ilim, irfan ve mâneviyat kaynağı olduğu kadar, yakın tarihimiz için de bir “şifre çözücü” ve geleceğimizi tâyinde bir yol gösterici olacak...
1609.30 ₺ -
Ashabı Nebi Cennet Rehberi
Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız.” Âl-i İmrân, 3:110. Aksayan ayağıyla cihada katılıp şehit düşen Hz. Amr [ra], Veda Haccı’nda Efendimizin [sav] mübarek sakalını almak için koşan Hz. Süheyl [ra], halifeliğinde yaşlı bir müminenin hizmetini görmek için yarışan Hz. Ömer [ra], Mekke’nin Fethi’nde, “Ya Resûlallah! Vallahi dün senin ailen kadar zillete uğramalarını istediğim bir aile yoktu, bugün ise yeryüzünde senin ailen kadar izzet içinde olmalarını istediğim bir aile yoktur” diyen Hz. Hind [ra]… En iyi tabiatlı insanların dahi doğruları bulmakta zorlanarak toplumun yozlaşmış âdetleri arasında sıkışıp kaldığı Cahiliye döneminin hezeyanları arasında, insanlara doğru yolu göstermek için gönderilen Hz. Resûlullah [sav]; her çağda ve her dönemde dünyada meskûn olacak tüm insanlara örnek bir hayat yaşamış ve bu şekilde yaşamayı öğretmiştir. İşte bu dönemin ilk talebeleri, Peygamber Efendimizin izinden gitmek suretiyle ona birer mümin olarak ulaşan Ashâb-ı Nebî’dir. Onlar, Peygamber Efendimize gösterdikleri bağlılık ve teslimiyetle, verdikleri destekle, hem onunla yan yanayken hem de onun vefatından sonra İslâm’ın yayılması ve doğru anlaşılması için gösterdikleri çabayla, hakikat ışığını insanlara sunmuşlar ve Peygamberimizin rehberliğinde insanlığa hidayet yolunu göstermişlerdir. Cennet Rehberi: Ashâb-ı Nebî, Peygamberimizin [sav] kemalat feyzinden beslenmiş olan sadık dostları, İslam’ın ilk kahramanları Sahâbe-i Kiram’ın iman ve mücadele dolu hayatlarını, onların yaşamöykülerinden hayatımıza yön verecek derslerle açıklıyor. Bunu yaparken de onların izinden yürüyerek manevi olgunluğa erişebileceğimizi ve bu mücadele örnekleriyle hayatımıza daha derin bir anlam katabileceğimizi vurguluyor.
639.36 ₺ -
Şeytan Ye Diyor İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli
Allah. Bizlere Kur’an-ı Kerim vasıtasıyla seslenerek yiyeceklerin ‘temiz’ olanlarından yememizi öğütler. Peki ama hangi gıdalar temiz? Temizden kasıt tam olarak ne? Bir gıdanın temiz (ve helal) olup olmadığını nasıl anlarız? Sözgelimi kalsiyum fosfatla beyazlatılmış, kimyasal yapıştırıcılarla şekillendirilmiş bir kesme şeker temiz olabilir mi? Ya işkence altında, hayatı boyunca gün ışığı görmeyen bir tavuğun et ve yumurtası? Ticari glikoz ve fruktoz şurubuna aroma ve boya ilavesi ile arısız üretilen yapay bal sizce temiz mi? GDO’lu mısırla beslenen, antibiyotik delisi olmuş sığırların eti caiz olabilir mi? Çocuklara bolca yedirdiğiniz hidrojenize bitkisel yağlı ve hatta DDT’li çikolatalar, gofretler? İçinde onlarca zararlı katkı maddesi bulunan beyaz ekmek sizce temiz kapsamına girer mi? İftar sofralarından bile eksik edilmeyen kolalı ve aromalı içeceklerde alkol olduğunu biliyor musunuz? Bu gerçek liste uzar, hayatlar kısalır! Gıda Güvenliği Hareketi Lideri Kemal Özer, Kur’an-ı Kerim’de zikredilen ‘temiz gıda’nın gerçek anlamını arıyor. Yıllardır gönül rahatlığıyla tükettiğimiz ‘şüpheli’ gıdaların ipliğini tek tek pazara çıkarırken; salığı kaybetmemek için tertemiz öneriler getiriyor. Dayatılan hazcı ve tüketim endeksli yaşam tarzını reddediyor, bizleri geleneksel ve tıbbi olanla yeniden buluşturuyor. “Ne yiyeceğimizi şaşırdık” diyenlere ‘dosdoğru’ yolu gösteriyor.
244.30 ₺