-
Cenk Hikayeleri
Cenk Hikâyeleri, naraları tarihte yankılanan kahramanların destansı öykülerini günümüze taşıyor ve efsaneleştirerek yeniden canlandırıyor... Sunguroğlu’nun keskin kılıcı, Umur Bey’in dahiyane taktikleri ve Kulaksız Ömer’in sarsılmaz kararlılığı; kaleleri fethetmek, gölgeler içindeki casusları takip etmek ve imkânsız görevlerin üstesinden gelmek için yeterli olabilir mi? Coşku, heyecan ve intikam fırtınalarının estiği bu epik serüvenlerde, her sayfa yeni bir evrenin kapısını aralıyor. Hain planlarla cengâverlerimizi alt edebileceğini zanneden düşmanlarla dolu bu hikâyelerde, kahramanlarımızın cesareti ve kararlılığı, genç okurları olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Yavuz Bahadıroğlu’nun kaleminden çıkan bu seri, muhteşem anlatımı ve etkileyici çizimleriyle genç okurlarını soluksuz okunacak ve asla unutulmayacak bir maceraya davet ediyor.
2448.00 ₺ -
İns
Her öyküsünde binbir yazgıyı, korkuyu ve sesi barındıran Cahit Zarifoğlu’nun düşlerden, yaşamdan ve kendi şiirinden yonttuğu İns, hurufatı okuyabilenler için sırrı dökülmüş bir ayna cismiyle var oluyor. Kimi zaman mekânı ve ânı bizzat müphemleştirirken kimi zaman da yaşamın ürpertici gerçekliğiyle yüzleştiriyor bizi. Şairin o kendine has bakışı ve dünyayı hikâye ediş biçimiyle karşılaştığımızda tutkulu okurları olarak sendeliyor ve bu görkemli sesin büyüsüne kapılmaktan kendimizi alamıyoruz. Zarifoğlu’nun 1974 yılında yayımladığı İns’in 50. Yıl Özel Baskısı, eserin ilk baskı boyutu, tasarımı ve mizanpajı korunarak karşınızda! “Bütun büyük anlar yalnızlıktan yontuldu… Ve sonunda sonu gelmeyen yalnızlık yığınlarına bekçiler seçildi.”
339.32 ₺ -
Dersaadette Ramazan Akşamları
“Ramazan piyasası ilk akşamın teravihinden sonra başlardı. Galata Köprüsü’nden boşalan arabalar, muhteşem faytonlar, kupalar, landonlar, konak ve saray arabaları katar halinde Beyazıt’a çıkarlar, Mürekkepçiler önünden kıvrılarak Vezneciler’e girerler, Unkapanı Köprüsü’nden geçenler Zeyrek’ten Vefa’ya tırmanırlar, Şehzade Camii’nin yanından Direklerarası’na dökülürlerdi.” İlk terâvih namazıyla başlayan Ramazan coşkusu her devirde, her Müslüman coğrafyada müşterek bir duyguyu barındırıyor. Türkiye’de, Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana elbette değişen pek çok şey de var. Güçlü kalem erbabının eski Ramazanlara dair his ve düşüncelerini bir araya getiren Dursun Gürlek’in kültür dünyamıza eşsiz katkısı Dersaâdet’te Ramazan Akşamları’nda devrin edebiyatını, havasını bir nebze soluma imkânı buluyoruz. Refî Cevad Ulunay, Münir Süleyman Çapanoğlu, A. Ragıp Akyavaş, Ercüment Ekrem Talu, Safiye Ünüvar, Süheyl Ünver gibi İstanbul yazarlarının “eski İstanbul”da Ramazanların yaşanışına dair yazıları hem dönemin edebiyatına ışık tutuyor hem de okuyucuyu siyah beyaz bir fotoğrafın içinde bir fayton gezintisine davet ediyor.
373.32 ₺ -
Hak Dini Kuran Dili 8 Cilt
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır (1878-1942) Mutlakiyet, Meşrutiyet ve Cumhuriyet devirlerine tanıklık etmiş, bu devirlerden son ikisinde etkin olmuş çok yönlü bir şahsiyettir. Altı asırlık bir imparatorluğun yıkılıp yerine yeni bir ulus devletin kurulduğu çok zor ve sancılı zamanlarda yaşamış; ilim, fikir ve siyaset sahalarında etkili olmuş, gençliğinden itibaren mütefekkir bir âlim olarak saygın bir yer edinmiş, geriye önemli eserler bırakmıştır. Bu büyük âlimin meşhur çalışması Hak Dini Kur’an Dili’nin, Türkçe ilim ve düşünce literatüründe benzersiz bir yeri vardır. Hak Dini Kur’an Dili İslâmî ilimler birikimini Osmanlı’dan Cumhuriyet’e liyakatle aktaran eserlerin başında gelir. Elmalılı’nın kuşatıcı ilmî kimliği, İslâmî ilimlerin yanı sıra doğa bilimleriyle felsefî düşünceye yönelik derinlikli birikimi ve bütün bilgi alanlarının arasındaki irtibatı kurmaya yönelik çabası, bu çalışmada sahihliği ve özgünlüğü birleştiren bir terkip olarak kendini göstermektedir. Kur’ân-ı Kerîm’i doğru anlama gayretiyle İslâmî ilimler geleneğinin tamamından yararlanması, ilâhî hitabın rûhunu çağın insanına aktarabilme başarısı; zengin bilgi birikimi, tahlil ve terkip gücü ve mükemmel üslûbu ile yeri geldikçe pozitivist ve ateist akımlarla hesaplaşması dikkate alındığında Elmalılı’nın eseri günümüzde de aşılamamış bir tefsir olarak önümüzde durmaktadır. Ayrıca Hak Dini Kur’an Dili’nin, dilimizin estetiğini bütün incelikleriyle, tarihî ve bölgesel zenginliğiyle yansıtan abidevî bir çalışma olduğunu da vurgulamak gerekir. Hak Dini Kur’an Dili’nin bu neşri, eserin yazma nüshalarına dayanılarak müellifin kaleme aldığı şekilde, sahih ve özgün metnin en sağlıklı şekilde oluşturulmasına yönelik uzun bir çabanın ürünüdür. Anlama etki eden nüsha farklılıkları ile eserde atıf yapılan kaynakların künye bilgileri gibi bilgileri içeren 10 bin kadar dipnotun yanı sıra; ilim, fikir ve dil açılarından böylesine benzersiz bir eserden daha iyi bir şekilde istifade edilebilmesi için bu neşre 12 bin kadar yan not (derkenar) eklenerek eserin daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Bu yan notlarda eserde geçen sarf, nahiv, belâgat, mantık, fıkıh, fıkıh usûlü, kelâm, hadis, tefsir, felsefe, doğa bilimleri gibi sahalara ait ilmî terimler açıklanmış, özel isim ve eser isimlerine dair bilgi verilmiş, anlaşılmasında zorluk olabileceği düşünülen pasajlar sade bir dille açıklanmış, kelime ve ibare açıklamaları yapılmış, metindeki Arapça ibareler tercüme edilmiş ve rivayet değerlendirmeleri yapılmıştır. Ayrıca her cildin sonuna lügatçe eklenerek istifadenin artırılması hedeflenmiştir. Ketebe Yayınları olarak, kaleme alınmaya başlanmasının 100. yılında, Hak Dini Kur’an Dili’nin 8 ciltlik bu özel baskısını okuru ile buluşturmakla iftihar ediyoruz.
4419.32 ₺ -
Din ve Cemiyet
“Dinimizin iki temel umdesi vardır. Biri iman, diğeri amel-i sâlihtir. İmansız amel nasıl hederse, amelsiz iman da meyvesiz bir ağaçtan ibarettir. Herkes, bu dünyada yaptığı işin karşılığını görecektir. Allah insanlardan bu dünyada mükâfat isteyene bu dünyada, âhiret sevabı isteyene orada, karşılığını verir.” Merhum muallim Mahir İz, bu kitapta İslâm’ın bütün zamanların fertleri ve cemiyetlerini dünya ve âhirette mutlu etmek için kendinde topladığı esasları nezih bir dille ortaya koyuyor. İslâm’ın bir cemiyet dini olduğunu ve Allah’ın insanlara buyurduğu vazifelerin en şahsi olanında bile, cemiyet hayatını düzenleyecek bir özellik bulunduğunu ortaya koyuyor. İmanın ve İslâm’ın şartları nedir; bunların bir Müslüman için gerekli kıldığı ahlâk nasıldır? Fikir, mal ve bedenle yapılacak ibadet ve davranışlar nelerdir? Dinimizin esasları, doğru ve günün şartlarına uygun olarak yapılıp, kişilere ve topluma faydalı olabilmesi için, nasıl anlaşılmalıdır? Din, insana ve cemiyete nasıl kazandırılır? Dindar insan nasıl olmalı; kendisine, ailesine ve içinde bulunduğu topluma karşı nasıl davranmalıdır? Din ve Cemiyet, bugünün sorularına cevap verirken insanların hâlini ve gönüllerin bin bir ahvâlini bilen, âlim, ârif ve kemâl sahibi, güngörmüş bir üstadın bilgi, duyuş ve görüşlerini bizlere aktarıyor.
223.72 ₺ -
Kanuni Devrinde Osmanlı Hayatı
Osmanlı toplumunun en yüksek hayat düzeyine ulaştığı Kanûnî Sultan Süleyman devri, sadece siyasi zaferlerle değil, gündelik yaşamın incelikleriyle de tarihin en merak edilen dönemlerinden biridir. M. Ertuğrul Düzdağ tarafından kaleme alınan Kanûnî Devrinde Osmanlı Hayatı, halkın en mahrem meselelerini ve en samimi sorularını aydın zümreye danıştığı “fetva” müessesesini merkeze alarak, bu devrin sosyal manzarasını eşsiz bir berraklıkla günümüze taşıyor. İslam esaslarına göre verilen bu cevaplar, sadece birer dinî hüküm değil; aynı zamanda dönemin hayat tarzını, giyim kuşamını, yeme-içme kültürünü ve tarihî hadiselerini içinde barındıran yaşayan birer sosyal belgedir. Eserin temelini, o devrin en kudretli ve meşhur şeyhülislâmı Ebussuud Efendi’nin yazma hâlindeki on binden fazla fetvası oluşturmaktadır. Bu muazzam arşiv içerisinden titizlikle seçilen bin bir adet fetva, tarih ve sosyoloji araştırmalarında ihmali mümkün olmayan bir kaynak niteliğindedir. Bir nevi “nazarî mahkeme kararı” olan bu metinler; ilahi menşeli bir hukuku temsil etmeleri ve hükümlerine uymanın bir ibadet sayılması sebebiyle, toplumun her türlü fikir ve davranışının tartıldığı en temel terazi görevini görmüştür. Ebussuud Efendi’nin kaleminden çıkan bu “yaşayan belgeler”, geçmişin tozlu sayfalarını günümüzün meraklı okuru için canlı birer tabloya dönüştürmektedir.
237.32 ₺ -
Efendimiz ve Yolu
Efendimiz Aleyhisselâm’ın (sav) hayatı, Müslümanlar için herhangi bir tarih anlatısı değildir. O’nun hayatı, siyer literatürü içinde de, her çağda diriliğini koruyan bir istikamettir şüphesiz. O’nun yolunu idrak etmek ise nübüvvetle taçlanan yüce şahsiyetini anlamakla mümkündür. Sahabe-i kirâmın davete olan tavrını ve sadakatini bilmek; yaşadıkları heyecanın, teslimiyetin ve dirayetin kalplerinde nasıl kök saldığını görmek bize ümmet olma noktasında sahici bir rota çizer. Mustafa Âsım Köksal Efendimiz (sav) ve Yolu’nda, ömrünü vakfettiği siyer ve İslâm tarihi çalışmalarından süzülmüş incileri okuyucuya sunuyor. Haniflik kavramından başlayarak tevhid akidesinin yayılışına, Asr-ı Saâdet’in canlı atmosferinden sünnetin mahiyetine kadar uzanan bu yazılarında, Resûlullah Aleyhisselâm’ın şahsiyetini, davasını ve yetiştirdiği nesli, okurunun aşina olduğu samimi ve ilmî dili ile bütünlüklü bir biçimde ele alıyor. Müellifin çeşitli mecralarda yayımlanmış makalelerinin bir araya getirildiği bu kitapta Peygamber Efendimiz’in cihanşumül daveti; bir inanç beyanı olarak ele alınmasının yanı sıra insanı baştan sona dönüştüren bir terbiye olarak işleniyor.
237.32 ₺ -
Sahihi Buhari Muhtasarı
Sahîh-i Buhârî Muhtasarı: Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, temel İslâm kültürünün dilimizde sahih bir biçimde ifade edilmesi projesinin bir parçası olarak, devrin en liyâkatli âlim ve düşünürlerinden Babanzâde’ye teklif edilen bir vazifenin ürünüdür. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın tefsiri Hak Dini Kur’ân Dili ile birlikte Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, İslâmî ilimlere dair Osmanlı’dan günümüze intikal eden en kıymetli eserlerin başında gelir. Elinizdeki eser, Babanzâde Ahmed Naim’in ilmî âdâbını, titizliğini ve şahsiyetini en berrak biçimde yansıtan eserlerden biridir. Babanzâde bu çalışmasında, Sahîh-i Buhârî’nin Arapça hadis metninin mânâ derinliğini koruyarak Türkçenin imkânlarını büyük bir incelikle kullanır, ayrıntılı ve titiz notlarıyla birlikte eserini bir tercüme olmaktan çıkararak telif kıymeti taşıyan bir hüviyete kavuşturur. Hadis ilminin temel meseleleri, rivayet farklılıkları, fıkhî açıklamalar ve şahsiyet tahlilleri; metin boyunca açık, ölçülü ve sağlam bir üslûpla ele alınır. Bu neşir, Babanzâde’nin hazırladığı ilk üç cildi esas alır: Müellifin sağlığında Arap harfleriyle yayımlanan ilk iki cilt Latin harflerine aktarılmış, üçüncü cilt ise ilk baskısı temel alınarak yeniden dizilmiştir. Tercüme edilen hadislerin ve dipnotlardaki rivayetlerin kaynakları titizlikle gösterilmiş, ana hadislerin Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) yerleri, gerektiğinde Kütüb-i Sitte ve Kütüb-i Tis‘a gibi diğer muteber hadis kaynaklarıyla birlikte tespit edilmiştir. Metin boyunca referans gösterilen İslâmî ve Batılı kaynakların asılları, mümkün mertebe dipnotlarla sunulmuş; açıklayıcı notlarla, okuyucunun sağlıklı bir biçimde takip edebilmesi hedeflenmiştir. Tecrîd-i Sarîh Tercemesi, ilmî ciddiyeti, dil hassasiyeti ve metodolojik bütünlüğüyle, klasik hadis mirasını Türkçede sahih ve güvenilir bir zeminde buluşturan temel eserlerden biridir. Bu baskı, hem metnin doğru okunmasını sağlamak hem de eserin referans değerini hatırlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Ketebe Yayınları olarak Türkçe İslâmî ilimler literatürüne kalıcı bir katkı sunmayı amaçlayan bu neşri okuyucusuyla buluşturmakla iftihar ediyoruz.
1897.20 ₺ -
Bir Medreselinin Kaleminden Medrese
Bir Medreselinin Kaleminden Medrese, İslâm ilim geleneğinin tarihî seyri içinde medreselerin doğuşunu, gelişimini, inkırazını ve yeniden ihyasını kapsamlı, hatta yer yer duygusal bir biçimde ele alır. Hz. Peygamber’in (sav) Dâru’l-Erkam’daki ilk halkasından başlayan bu yolculuk; Bağdat Nizamiye Medreselerine, Osmanlı’nın ihtişamlı ilim merkezlerine, Karadeniz’in dağ köylerine, Doğu Anadolu’nun mütevazı ilim ocaklarına ve nihayet İstanbul’un yeniden canlanan medreselerine kadar uzanır. Kendisi de medresede yetişen Muhammed Karamustafaoğlu, adeta bir vefa borcu olarak kaleme aldığı bu çalışmasında medreselerin sadece bir eğitim kurumu değil; ruhu besleyen, ümmeti ayağa kaldıran ve ilmi nesilden nesile taşıyan bir hayat tarzı olduğunu vurgular. Çeşitli coğrafyalardan onlarca âlim, mürşid, müderris ve talebenin hikâyesine yer veren Karamustafaoğlu, 20. yüzyıldaki kırılmanın aksine 21. yüzyılda yeniden ayağa kalkan medrese geleneğini yalnızca tarihsel olarak ele almakla kalmaz, aynı zamanda bugüne ve yarına bırakılan bir miras olarak değerlendirdiği medreseler bağlamında bir irşad çağrısında bulunur. Medrese talebeleri için bir rehber, medrese hocaları için bir muhasebe, medrese dostları için bir minnet ifadesi ve medreselerden habersiz olanlar içinse bir farkındalık kapısı niteliğindeki bu çalışma, medrese çatısı altındaki tüm unsurların istifade edebileceği önemli bir başucu kaynağı olarak karşımıza çıkıyor.
271.32 ₺ -
Coğrafyamızı Adımlarken Hatırda Kalanlar
Coğrafyamızı Adımlarken Hatırda Kalanlar, okuyucuları yerlerinden kalkmaya ve seyahate teşvik etmek, meraklarını uyandırmak, yollara düşmelerini sağlamak ve aslında bunun ne kadar kolay olduğunu göstermek için hazırlandı. ‘Coğrafyamız’daki iyelik vurgusu da, tarih içinde Müslümanların herhangi bir şekilde iz bıraktıkları her yerin, aslında “bizim” olduğunu hatırlatmaya matuf bir seçim.
237.32 ₺ -
Gölgelerin Peşinde 50 Portre
Her insan, ayrı bir hikâyedir. Ve her hikâyeden alınacak büyük dersler ve ibretler vardır. İnsanların gölgelerini dikkatle takip ettiğinizde, atılan her adım ve bırakılan her iz, size yeni bir şey öğretir. Gölgelerin Peşinde, Mağrib’den Doğu Türkistan’a kadar, İslâm coğrafyasının farklı ülkelerinden, bambaşka serüvenlere sahip 50 şahsiyetin ayrıntılı portresini içeriyor. Siyasetçiler, askerler, sanatçılar, lider eşleri, iş adamları, kanaat önderleri, akademisyenler… Aralarında çok ünlüler de var, belki ismini hiç duymadıklarınız da. Taha Kılınç, hepsinin birbirinden dikkat çekici hayat hikâyelerini anlatırken, ait oldukları bölgenin yakın ve uzak tarihindeki kırılma noktalarına da atıflarda bulunuyor. Böylece her bir isim, kendi ülkesinin ve döneminin tanığına dönüşüyor. Her bölümün sonuna eklenen “ileri okumalar” başlıklı kitap tavsiyeleri ise, merakını uzun soluklu araştırmalara dönüştürmek isteyen okurları, İslâm dünyasının dününde ve bugününde keyifli bir yolculuğa davet ediyor.
216.92 ₺ -
Dil ve İşgal
Geçtiğimiz yüzyılın başına kadar arkaik bir ibadet ve yazı dili konumunda bulunan İbranice, Yahudiler arasında konuşma ve günlük iletişim diline dönüşmesini, Eliezer Ben-Yehuda adlı Belarus doğumlu bir dilbilimcinin çabalarına borçludur. Ben-Yehuda, 1881’de yerleştiği Kudüs’te başladığı çalışmalarını, 1922’deki ölümüne kadar yoğun biçimde sürdürmüş, arkasında binlerce makale ve 17 ciltlik dev bir İbranice sözlük bırakmıştır. Dil ve İşgal: Eliezer Ben-Yehuda ve Modern İbranicenin Doğuşu, bir yandan Ben-Yehuda’nın hayat hikâyesine ve İbraniceyi yeniden konuşma dili hâline getirme sürecindeki öncü rolüne odaklanırken, bir yandan da İbranicenin modern hayatta tekrar sahneye çıkmasının Filistin topraklarının Siyonistler tarafından işgalinde hayatî bir etki yaptığını vurguluyor. Yahudilerin ortak bir konuşma ve iletişim diline kavuşmasının işgali sistematik hâle getirdiğine ve hızlandırdığına işaret eden kitap, İsrail’in kuruluşuna giden sürecin kültürel ve duygusal altyapısının nasıl hazırlandığını gözler önüne seriyor. Dil ve İşgal: Eliezer Ben-Yehuda ve Modern İbranicenin Doğuşu, günümüzde İslâm dünyasını adeta kilitleyen Filistin meselesinin çözümü için nasıl bir ciddiyetle ve disiplinle çalışılması gerektiğini gösteren rehber bir metin.Kapat
152.32 ₺ -
İslam Şehirleri Atlası
Taha Kılınç’ın kaleminden İslâm Şehirleri Atlası, okurlarını en batıda Rabat’tan en doğuda Kaşgar’a kadar keyifli, öğretici ve şaşırtıcı bir yolculuğa davet ediyor... Kuruluş öykülerinden isimlere, oralarda yetişen meşhur şahsiyetlerden bugün ne durumda olduklarına kadar, 45 İslâm şehrinin hikâyesini zevkle ve merakla okuyacaksınız. Kitabı niçin 45 şehirle sınırladık? Bunu yaparken, en önemlilerini öne çıkarmayı amaçladık. Serüvenin devamını getirmeyi de siz kıymetli okurlarımıza bıraktık.
679.32 ₺ -
Dört Suikast
Ortadoğu’nun geçtiğimiz yüzyılında, hepsi de doğrudan doğruya Filistin ve Kudüs’le bağlantılı, dört önemli suikast gerçekleştirildi. Ürdün’ün ilk kralı Abdullah bin Hüseyin 20 Temmuz 1951’de, Suudi Arabistan Kralı Faysal bin Abdulaziz 25 Mart 1975’te, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Enver Sedat 6 Ekim 1981’de ve İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin 4 Kasım 1995’te öldürüldüler. Katillerin kimlikleri ve dünya görüşleri birbirinden tamamen farklı olsa da, bütün bu suikastların ortak bir noktası vardı: Hepsinde de maktuller, Filistin ve Kudüs’le ilgili attıkları adımlar nedeniyle cezalandırılmıştı. Bölgenin dört karizmatik ve etkili liderinin sahneden çekilmesiyle sonuçlanan bu suikastlar, Filistin meselesinin bütün taraflarını, farklı amaç ve şekillerde politikalarını gözden geçirmeye ve hatta değiştirmeye zorladı. Etkileri ve artçı sarsıntıları günümüzde hâlâ bütün sıcaklığıyla hissedilen bu hadiseler, Filistin ve Kudüs konusunda Arapların da Yahudilerin de attığı ve at(a)madığı bütün adımları büyük ölçüde açıklamaktadır. Geniş bir tarihî arka plan eşliğinde Kral Abdullah, Kral Faysal, Enver Sedat ve Yitzhak Rabin’in akıbetlerine odaklanan Dört Suikast –Filistin’i Sarsan Kurşunlar, aynı zamanda Filistin direniş tarihinin satır başlarını, Ortadoğu ülkelerinin Filistin politikalarını, Arap-İsrail savaşlarını, barış süreçlerini ve bölgenin yakın tarihindeki önemli dönüm noktalarını anlatan belgesel bir metin.
176.12 ₺ -
Kudüs Yazıları
Söylemlerimizin coşkusuna ve iddialarımızın büyüklüğüne rağmen, Kudüs, hakkında pek az bilgi sahibi olduğumuz bir şehir. Aynı durum, aslında Filistin davasının diğer bütün boyutları için de geçerli. Çok meşhur ve yaygın bazı anekdotlar dışında, Kudüs ve Filistin’le alakalı malumatımızın büyük oranda ezbere dayandığı söylenebilir. Bunun üzerine bir de, herkes sözünü ettiği, siyasi sloganlara konu olduğu ve çokça gündeme taşındığı için konunun “eskimesi” ve “sıradanlaşma sonucu dikkatlerin dağılması” tehlikelerini eklediğimizde, Kudüs’ü hak ettiği ilmi ihtimamdan epey mahrum bıraktığımız söylenebilir. Kudüs Yazıları, meseleye gerçekler ışığında ve ilmi hassasiyetle yaklaşmayı öneren, bunu yaparken de sahadaki sıcak gelişmelerden kopmamaya gayret gösteren bir bakış açısıyla hazırlandı. Kitap, boyutu ve içeriği itibarıyla elbette “söylenmesi gereken her şeyi söylediği” iddiasını taşımıyor. Ancak ilgili ve meraklı okurlara, konunun en doğru biçimde anlaşılabilmesi için ayrıntılı bir çerçeve sunuyor ve fikri seyahatlerinde rehber olabilecek bir yol haritası vadediyor.
203.32 ₺ -
Neyi Nasıl Yapmalı
Yazmaktan, okumaktan, konuşmaktan, dostluktan, velhasıl insanların birbiriyle kurduğu her türlü iletişimden tek bir murat var: iyilikleri yaymak ve çoğaltmak, kötülükleri ise engellemek ve azaltmak. Elinizde tuttuğunuz kitabın da amacı tamamen bu. Müslümanlar arasındaki temel vazifelerden biri olan “nasihatleşme” misyonunu yerine getirme adına, güncel hayatımıza, bizi biz yapan şeylere, kaygılarımıza, problemlerimize, mühim meselelerimize ve şahsiyetimizin ana unsurlarına dair ufak hatırlatmalar, değiniler, şerhler… Karşılıklı sohbet, hasbihal ve hatta dertleşme üslubuyla kaleme alınan Neyi, Nasıl Yapmalı, yazarla okur arasında samimi bir iletişim kurarak, kalpten kalbe bir yol bulmaya çalışıyor. Üstenci bir dilden kaçınarak, hitap ettiği gönüllere doğrudan ve aracısız dokunabilme hedefiyle, kelime ve cümleleri özenle seçerek… Neyi, Nasıl Yapmalı bu yönüyle, rikkatli okurlar için içten bir yol arkadaşı olmaya aday.Kapat
201.28 ₺ -
Beyaz Gemi
Cengiz Aytmatov’dan geçmişle geleceğin, hafızayla hayal gücünün, ayrılık ve kavuşmanın ustaca bir araya getirildiği, beyaz perdeye de uyarlanmış unutulmaz bir eser! Engin ve korkutucu bir ormanın kıyısında, iyi yürekli dedesinin himayesine terk edilmiş küçük bir çocuk; balık olmayı, Isık-Göl’ün sularında ağır ağır yüzen beyaz gemiye ulaşmayı düşler. Gemide babası ve tamamlanmış bir hayat onu bekliyordur. Dedesi Hamarat Momun ise yalnız torununa ormanın ve kimsesiz çocukların koruyucusu Boynuzlu Geyik Ana’nın masalını anlatır sabırla. Elbet ormanın kalbinden çıkıp gelecektir Boynuzlu Geyik Ana. İnsanın acımasız tabiatını tüm gerçekliği ile gözler önüne sererek. Beyaz Gemi; yalnızlık, kökler, düşler, dünler ve yarınlar üzerine çarpıcı bir hikâye…
129.20 ₺ -
Cemile Ketebe
“Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” Louis Aragon Cemile neşesi, şakaları, özgüveni ve söylediği türkülerle etrafına ışık saçan güzel, genç bir kadındır. Cephedeki kocasının küçük kardeşi, kendi deyimiyle “kiçine bala”sıyla aralarından su sızmaz. Ve birgün köyde bir başına yaşayıp giden savaş gazisi Danyar ile değirmene buğday taşıma işine girişmeleriyle birlikte onlar için her şey değişmeye başlar. Köyün tüm genç erkekleri savaşa gönderildiğinden kadın erkek, yaşlı genç fark etmeksizin geride kalan herkes her işi yapmaktadır. Zorlu geçen bir iş gününün ardından dönüş yoluna düştükleri bir akşam Danyar’ın bir türkü söylemesiyle bu kimsesiz, sessiz ve tuhaf adamın ruhunun derinliklerine gizlediği yaşam sevinci duyurur sesini. Kuşkusuz bu türkü, bir güz akşamı filizlenen aşkın da habercisidir. Yapıtları 100’den fazla dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un adını tüm dünyaya duyuran en ünlü eseridir Cemile. Hikâyeden çok etkilenen Fransız şair Louis Aragon onu Fransızcaya çevirmiş ve kitap böylece önce Avrupa’da daha sonra da tüm dünyada yayımlanarak büyük bir ilgi görmüştür.
108.80 ₺ -
Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
Ufuksuz denizler, bitimsiz düşlere sürükler insanı bazen. Tıpkı kendisi gibi; uçsuz bucaksız, başlangıcı ve sonu olmayan, birbirine karışarak çoğalan sonsuz düşlere. Ölümse öğrenmenin en kısa yoludur kimi zaman… Deneyimli avcılar Emrayin ve Mılgun küreklere asıladursunlar; ilk avının heyecanını yaşayan küçük Kirisk ile ömrünü düş kurmakla tüketmiş Orhan Dede’nin umutları, korkuları ve kuşkusuz hayalleri birbirine karışmış gibidir. Sonsuz beyazlığın orta yerinde yapayalnız kalan Kirisk, ilk avından eli boş dünmüş olsa da tüm dünyalarını sığdırdıkları küçük sandaldaki benzersiz yolculukları ona yaşamın anlamını kavrama gücünü bahşedecektir. Çünkü bazen yaşatmak için ölmeyi bilmek gerekir!
108.12 ₺ -
Tarihe Tanıklığım
“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı. Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır. Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim
305.32 ₺ -
Kayıp Coğrafyanın İzinde
“Okuyacağınız metin, beklemediğim bir anda çıktığım zor, gerilimli ve hazin hatıralarla dolu bir seyahatin notları. Uzun yıllardır konuştuğumuz, dert ettiğimiz, andığımız ve anlamaya çalıştığımız Doğu Türkistan’da bizzat yaşadıklarım, şahit olduklarım ve gördüklerimin bana düşündürdükleri, müstakil bir kitap olarak şimdi elinizin altında. Böyle bir kitabı kaleme almaktaki öncelikli hedefim, Müslüman Uygurların karşı karşıya bulunduğu dramı ve gerçekliği, mümkün olduğunca anlaşılır biçimde aktarmak. Doğu Türkistan meselesi, hem sahadan doğru haber almanın zorlukları hem de Çin’in uyguladığı çok boyutlu dezenformasyon sebebiyle, ülkemizde ne yazık ki hak ettiği ilgiyi göremiyor. “Gözden ırak olan gönülden de ırak olur” misali, kendi yakın çevremizdeki krizlerin gerisinde ve gölgesinde kalan bir dava Doğu Türkistan. İkinci hedefim, geleceğe ve bizden sonraki nesillere, bugünlere dair bir kanıt ve kayıt bırakmak. İçinden geçtiğimiz dönemde Doğu Türkistan ne durumda? Dünden bugüne neler yaşandı? Yarın neler olabilir? Dönüşümlerin istikameti nereye doğru? Şimdi devam eden süreçlerin somut neticelerini kendi gözleriyle görecek olan istikbalin Müslümanları, 2025 yılında bölgeyi adımlamış birinin satır aralarından epey ipucu yakalayacaktır diye düşünüyorum. Üçüncü bir hedefim de, Doğu Türkistan havzasının coğrafi, tarihi ve kültürel bakımdan daha iyi anlaşılmasına mütevazı bir katkıda bulunmak. Seyahatname’yi okurken, bölgenin, Türkiye’den bakınca belki hiç göremediğimiz ve fark edemediğimiz bir derinliğinin bulunduğuna şahitlik edeceksiniz. Hatta belki bazı isimler ve mekânlar, sizi daha kapsamlı okumalara sevk eden birer işaret fişeğine dönüşecek.”
237.32 ₺ -
Alimler Meclisler Raviler
Klasik dönem İslam dünyasında bir kitap nasıl telif ediliyordu? Yazmak dediğimiz fiil bugün anladığımız şekliyle yazarın tek başına üstlendiği bir iş miydi? Klasik düşüncede metin ve yazar birbirine sıkıca bağlı mıydı, yoksa metnin yazardan bağımsız olarak ihtiyaca ve zamana göre değişmesi de hedeflerden biri miydi? Klasik bir esere yoğunlaşan dikkatli bir okuma bizzat metne değil fakat metnin kenarlarına köşelerine alınmış notların bir başka hikâye anlattığını gösteriyor, bir telif hikâyesini… Âlimler, Meclisler, Râviler, bu sorulardan bazılarını 9./15. asır Memlük’ünün belki de en önde gelen âlimi olan İbn Hacer’in Lisânü’l-Mîzân adlı ansiklopedik eseri çerçevesinde cevaplamayı hedefliyor. Telif zamanından müellifinin vefatına kadar gelişim gösteren bu eser, her biri İbn Hacer’in yakın talebeleri olan beş âlim-müstensihin nüshaları çerçevesinde analize tabi tutuluyor. Böylece yazma eser kültürü bağlamında ilk kez, farklı talebeler tarafından muhtelif zamanlarda kopyalanan ve her biri hocanın kontrolünden geçen nüshalar bir kitabın gelişim seyrini gözlemlemek üzere kullanılıyor ve yazma eserlerin dünyasına, metinlerin canlılığına, hayatlarına dair bir pencere aralanıyor…
176.12 ₺ -
Alemi İslam Yazıları
DAHA YAKINDAN VE DOLAYSIZ… Âlem-i İslâm Yazıları, Taha Kılınç’ın kaleme aldığı makalelerden derlenmiştir. Bu çerçevede, arşivde bulunan 600’den fazla yazı titizlikle taranmış, kitaplaşmasında fayda görülenler ilgili başlıkların altında bir araya getirilmiştir. Yazıların sıralamasında kronoloji gözetilmeyerek, anlatımın ahengine uygun bir bütünlük yakalanmaya çalışılmıştır. Üslup ve ifadeye ise müdahale edilmemiştir. Uzun yıllardır, her boyutuyla İslâm coğrafyasına odaklanan Taha Kılınç, bir yandan konuyla ilgili kitap ve makaleler yazarken, diğer yandan seyahatlerini de yoğun biçimde sürdürmektedir. Bu yöntem sayesinde teorik bilgiyle sahada akmakta olan pratik hayatı buluşturmaya çabalayan Kılınç, çalışmalarının temel hedefini “Sınırlarımızın ötesinde yaşananları, meraklı ve ilgili bakışların dikkatine sunmak” olarak tarif etmektedir. Âlem-i İslâm Yazıları’nın, Türkiye’de İslâm dünyasının daha yakından ve dolaysız biçimde tanınması yolunda mütevazı bir rehber olmasını dileriz.
543.32 ₺ -
Vahyin İzinde Dinler ve İslam
H. Asuman Karamustafaoğlu, yılların ilmî birikiminden damıtarak kaleme aldığı Vahyin İzinde Dinler ve İslâm adlı eserinde temel akâidî meseleleri insan, ilah ve din kavramları ekseninde ele alarak tarih boyunca farklı inanç sistemlerinin bu kavramlara nasıl yaklaştığını mukayeseli bir bakış açısıyla inceliyor ve okuyucusunu vahyin hikmeti üzerinde düşünmeye davet ediyor. Bu bağlamda dinî anlayış ve pratiklerin beşerî akıl ve kalp üzerindeki tesiri tarih boyunca mevcut olan inanç yapıları ve İslâm’ın uluhiyet ve insan tasavvuru çerçevesinde ele alınıyor. Yazar, semâvî dinler olan Yahudilik ve Hristiyanlık ile ve diğer kadim inanç sistemleriyle İslâm arasındaki temel farkları ayetler ve sahih rivayetler ışığında açıklarken İslâm’ın getirdiği tevhid akidesinin nihâîliğini de delillendiriyor. Bunun yanında, bu inanç sistemlerinden gelen inanış biçimleri ve pratiklere karşı Müslümanların nasıl bir tutum sergilemesi gerektiğine dair de bir perspektif sunuyor. Kur’ân’ın mesajını ilgili kavramlar çerçevesinde anlamaya ve İslam’ın inanç esaslarını idrak etmeye yönelik derinlikli bir ilmî çalışma olan bu eser, vahyin izinde yol almak isteyenler için kıymetli bir kılavuz niteliğinde. Hakikatin peşinde olanlar ve dinin özüne dair sahih bir bakış kazanmak isteyen herkes için bir başucu kitabı…
459.00 ₺ -
Har Name
Kanuni Sultan Süleyman’a sunulmak üzere kaleme alınan Har-nâme, adından da anlaşılacağı üzere eşek hikâyelerinden oluşan bir latifeler bütünüdür. Eserin en önemli ve özgün tarafı Çingene kültürüne ilişkin ayrıntılı bilgiler vermesinin yanı sıra özellikle 16. yüzyılda İstanbul’daki Çingenelerin gündelik hayatını bütün detaylarıyla ele almasıdır. Edebiyatımızın, güldüren ama incitmeden ilişen, acı duyurmadan iğneleyen letâif türündeki belki de en değerli eseriyle karşı karşıyayız. 16. yüzyılda, İstanbul’un bugün artık olmayan bir yöresinde, Kavaklı’da yaşayan Çingene Karaca katunasına bağlı Çingenelerin günlük yaşamları ile kültürlerini konu alan eser, gerçek kimliğini saklamış bir yazarın, kendisinin de farklı kimliklerle yer aldığı, insan ve hayvan oyuncuların katıldığı sembolik anlatımlı bir oyundur. Yazarın, “arkadaşlarım” diye tanıttığı eşeklerle temsil edilen, üstü kapalı bir dille cehaletle suçladığı devrinin ilim adamlarından başkası değildir. Har-nâme, edebiyat tarihimiz açısından, içinde yer bulan beş hikâyeyle Nasreddin Hoca hikâyelerinin en eski üçüncü yazılı kaynağı olmasının yanı sıra içerdiği gözlemlerle sosyal tarih araştırmaları için de olağanüstü zengin bir kaynaktır. Başta dönem Çingeneleri olmak üzere çeşitli yöre insanlarının konuşma dillerindeki farklılıklara dair barındırdığı zengin malzemeyle dil alanı çalışmalarına sağladığı katkı açısından Harnâme, bilinen tek yazma nüshasıyla benzeri olmayan bir eserdir.
543.32 ₺ -
Abdülhamit Yıldız Hatıraları
II. Abdülhamit dönemi, Osmanlı Devleti’nin yıkılış aşamasından önceki süreçleri kapsayan ve etkileri günümüze kadar gözlemlenebilen birçok sosyal ve siyasal olayın yaşandığı bir zaman dilimi olarak hâlâ konuşup tartıştığımız bir dönem. Bu kitapta hatıralarını okuyacağınız Tahsin Paşa, II. Abdülhamit’in 14 sene boyunca başkâtipliğini yapmış bir bürokrat, dönemin iç ve dış olaylarına çok yakından tanıklık etmiş bir şahsiyet olarak kaleme aldığı hatıratında, II. Abdülhamit’in saltanatına, şahsına ve çevresine dair gözlemlerini aktarıyor. Kitâbet Dâiresi’nin başında olması nedeniyle Sultan Abdülhamit’in, Bâbıâli başta olmak üzere tüm kurum ve kişilerle yaptığı yazışma ve kalem işlerini yürüten Tahsin Paşa, bundan ötürü birçok tarihî meselenin içyüzünü, sebeplerini ve aktörlerini yakinen müşahade etmiş ve döneme ait tarihî önemi yüksek olan bilgilerini hatıratında okuyucuyla paylaşmıştır.
237.32 ₺ -
Terekeler Neyi Derler
Terekeler, Osmanlı araştırmalarının en renkli ve en ihtişamlı kaynak grubunu teşkil eder. Bu belge grubunun; sosyal ve ekonomik tarih, hukuk tarihi, kültür tarihi, edebiyat tarihi, sanat tarihi gibi bilim dalları açısından çok özel ve vazgeçilmez bir yere sahip olduğu savı çok iddialı olmasa gerektir. Yaklaşık altmış yıldır belli düzeylerde çalışılan ancak, anlaşılmasından işlenmesine kadar üzerinde daha da durulacak ve odaklanılacak pek çok mikroskobik detayı barındıran terekeler, içerdikleri bilginin gerçekliğinin sağlamlığı bakımından Osmanlı tarihçileri için büyük bir şans olarak değerlendirilebilir. Zira bu kaynaklar, toplumun öne çıkan kişilerinin biyografik her türlü bilgilerinin tespitinden, yeme-içme, giyim-kuşam, okuma-yazma gibi tematik detaylara ışık tutulmasına somut deliller sunan hususi mahiyette düzenlenmiş, incelikle kayıt altına alınmış olan ilk elden bilgileri derlemektedir. Tereke nedir? Neden tutulur? Tereke defterleri neyi ne kadar derler? Tutuldukları yerin ticari, sosyal ve demografik yapısıyla ilgili bize ne söyler? Kitap kültürü çalışmalarına ne derecede katkı sağlar? gibi sorulara, alan uzmanları tarafından yazılmış on iki makaleyle cevap arayan Terekeler Neyi Derler? serlevhalı bu kitap, tereke çalışmaları sahasına yeni bir pencere açmaktadır. Osmanlılara ait izlerin terekeler üzerinden nasıl sürülebileceğine dair özgün tespit ve yorumları derleyen bu kitapta; aile, halk, kadın, sahaf, şair gibi çeşitli grup ve zümrelere mercek tutularak geniş bir toplum panoraması gözler önüne serilmektedir. Kitap kültüründen mimariye, servet düzeylerinden aileye, demografik yapıdan diplomatik yorumlara kadar farklı araştırma sahalarının bakış açılarını bir araya getiriyor olması dolayısıyla bu kitap, terekeleri temel alacak ileriki çalışmalar için önemli bir kılavuz ve kaynak işlevine sahip olma özelliği ve iddiası taşımaktadır.
237.32 ₺ -
Karlı Bir Gece Vakti
Günler Ne Kadar Kısaldı ve Babamın Şarkısı gibi iki önemli öykü kitabıyla edebiyat dünyasında kendine has bir yer edinen İsmail Özen, yolculuğuna uzun yılların ve titiz bir emeğin mahsulü bir romanla devam ediyor. Karlı Bir Gece Vakti’nde, İsmail Özen, 28 Şubat’ın o çetrefilli atmosferini, doksanlı yılların son çeyreğinin olanca karmaşasını; zihnindeki büyük sorulara bütün samimiyetiyle cevaplar arayan genç bir üniversite öğrencisinin gözünden anlatıyor. MGK bildirileri, başörtüsü eylemleri, cihad çağrıları arasında, biri “dindar” öteki “seküler” iki genç arasında filizlenen bir aşk hikayesi… Hepsi bu kadar mı, elbette değil. Pek çok açıdan bir ilk sayılabilecek bu roman, aynı zamanda hukuk okumak için yolu İzmir’den Konya’ya uzanan bir gencin, Doğu Batı, gelenek modern eski yeni arasındaki o tükenmeyen gerilim hattında ayakta durma çabasından; derinlik ve anlam arayışından, adalet ihtiyacından, dünyaya doğru yürüyebilme cesaretinden bahsediyor. Roman boyunca ülkenin içinde bulunduğu kritik süreçte yaşanan olayların incelikli detaylarını okuyucunun zihninde kendine has bir sıcaklık ve humour duygusuyla hissettiren İsmail Özen, tüm bunları yaparken gurbette derinleşen aile bağlarını, güzeli aramaya ortak olmuş arkadaşlıkları ve karşılıklı susarak bitirilen jetonlarla başlayan bir aşkın duruluğunu büyük bir titizlikle inşa ediyor.
114.24 ₺