-
Kabir Azabı Ve Şiddeti
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "İçine ölü gömüldüğü zaman kabir ona der ki: "Ey Ademoğlu! Yazık sana, beni ne kadar hesaptan çıkardın. Benim sıkıntı, karanlık, yalnızlık ve böcek yurdu olduğumu bilmiyor muydun? Yolun bana düştüğünde ayakların geri geri giderken beni ne kadar hesap dışı bıraktın." Eğer ölü iyi amel işlemiş biri ise onun adına kabre denir ki: "Peki, ya bu adam iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan biri ise o zaman ona karşı tutumun ne olur?" Kabir der ki, "O zaman ben onun için yeşil bir bahçe olurum, onun vücudu nurlanır ve ruhu Allah'a yücelir." Ubeyd İbni Umeyr el-Leysî (r.a.) der ki: "Kabir, içine giren herkese seslenerek der ki: "Ben karanlık ve yapayalnızlık yurduyum. Eğer hayatta iken Allah'a itaat halinde idiysen şimdi ben sana rahmet olurum. Eğer hayatta iken Allah'a karşı başkaldırdıysan bu gün ben senin için felâketim. Allah'a itaatkâr olarak bana gelen bir gün buradan memnun ayrılır. Allah'a karşı gelmiş biri olarak bana gelen biri ise bir gün buradan feryadu figan kopararak çıkar." Ubeydullah İbni Ubeyd İbni Ömer (r.a.) bir cenaze namazında der ki: "Duyduğuma göre Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurur: "Ölü mezara konulunca, kendisini toprağa verenlerin ayak seslerini duyar oturur, kendisi ile konuşacak hiç kimse yoktur. Yalnız kabir ona seslenir ve der ki: "Ey ademoğlu, yazıklar olsun sana! Dünyada benim hakkımda, darlığım hakkında, pis kokum hakkında, dehşetim ve kurtlarım hakkında korkunç şeyler duymadın mı? Benim için ne hazırlık yaptın?
32.50 ₺ -
İmamı Gazaliden Yönetim Sırları
İmam Gazali bu kıymetli eserinde otoriteye karşı duruşumuzu irdelerken adil bir yönetici olmanın önemini vurguluyor. Kitapta; büyük Üstad Gazali, konuları öykülerle örneklendirerek akıcı bir üslupla detaylandırırken yöneticilere öğütler veriyor. Yönetici adaylarının ya da liderlerin hem dünyada adil olmak hem de ahiretini kurtarmak için muhakkak okuması gerekli bir kitap.
150.00 ₺ -
Helaller ve Haramlar
İmam Gazali "Helaller ve Haramlar" eserinde dinimizin günlük yaşam içinde uygulamamız gereken kurallarını incelikli ve detaylı bir biçimde bize anlatıyor. Kitabın birinci bölümünde; helali aramanın önemi ve değerleri, fazileti, haramın kötülüğü, helal ve haramın dereceleri anlatılıyor. İkinci bölümünde; şüphelilerin mertebeleri, bunların kaynağı, haram ile helalden bunların ayır edilmesi irdeleniyor. Üçüncü bölümünde; araştırma, sorgulama, bunların üzerine gitme ve ihmal durumlarının incelenmeleri aynı zamanda bunların helal ve haram sanılma nedenleri araştırılıyor. Dördüncü bölümünde; tövbekar olan kimsenin yapmış olduğu mali zulümlerden arınma mselesi inceleniyor. Beşinci bölümünde devlet büyüklerinin verdikleri maaşlar, hediyeler bunların helal ve haram olma sınırları tartışılıyor. Altıncı bölümünde; devlet büyükleriyle birlikte bulunmak, onlarla oturup kalkmanın kişi üzerindeki etkileri ve hükümleri inceleniyor. Yedinci bölüm olan son bölümde ise; farklı meseleler ve çözümlerine yer veriliyor.
210.00 ₺ -
Cennet ve Cennetlikler
Şimdi cennetlikleri düşün. Yüzlerinde mutluluk parıldar, tıpası mühürlü bir kaptan cennet suları içerler. Taşı ak inciden yapılmış çadırlarda, kırmızı yakut sedirlerde otururlar, yer yaygıları yeşil ipeklidendir, bal ve şarap akan ırmakların kenarlarına dizilmiş koltuklara kurulurlar, bu ırmak kenarları huriler ve hizmetçilerle dolup taşmış. Bunlar sanki yakut ve mercandır, daha önce onlara ne insan ne cin eli değmemiştir. Cennet makamlarında dolaşırlar içlerinden biri yürüyüşünde kırıtırsa eteklerini yetmiş bin gıiman taşır, giydikleri ak ipek elbiseleri gözleri kamaştırır, başlarında inci ve mercan taçlar vardır, alımlı, ağırbaşlı ve hoş kokuludurlar. İhtiyarlamaları, yıpranmaları söz konusu değildir. Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiğine göre, Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor ki: "Cennette şöyle bir ses gelir: Ey cennetlikler! Sizlere öyle bir sıhhat veriyorum ki, ondan sonra ebediyen hasta olmayacaksınız. Ölümsüz bir hayat bulacaksınız. Ardında yaşlılık olmayan bir gençliğe ereceksiniz. Arkasından ümitsizlik gelmeyecek bir mutluluğa ulaşacaksınız." Yüce Allah'ın şu âyeti, bu gerçeği ifâde eder: "Cennetliklere: 'İşlediğiniz iyi ameller sayesinde nail olduğunuz cennet işte budur' diye seslenilir."
32.50 ₺ -
Cehennem ve Cehennemlikler
Yüce Allah (c.c.) Kur'ân'ın bir çok yerinde cehennemin korkunçluğu ile Kıyametin şiddetli sıkıntılarına büyük önem vermiştir. Öyle ki Allah Teâla'nın bu beyanatı aklı başında insanların kalplerine en büyük tesiri yapmış, âhiretin faydalı ve kalıcılığını; onun dışındaki her şeyin hiçliğine tercih etmiştir. Cehennemin nasıl bir yer olduğu konusuna gelince Allah cümlemizi bağış ve keremi ile oradan korusun. Hadiste bildirildiğine göre orası simsiyah ve karanlıktır, ışığı ve alevi yoktur. Cehennemin yedi kapısı vardır. Her kapının üzerinde yetmiş bin dağ vardır, her dağın üzerinde yetmiş bin dağ vardır, her dağın üzerinde yetmiş bin ateşten tepe vardır, her ateşli tepe üzerinde yetmiş bin ateş çukuru vardır. Her ateş çukurunda yetmiş bin ateş vadisi bulunur. Her vadide yetmiş bin ateşten köşk, her köşkte yetmiş bin ateş evi, her evde yetmiş bin yılan ile yetmiş bin akrep her akrebin yetmişbin kuyruğu vardır. Her kuyrukta yetmiş bin boğumu, her boğumda da yetmiş bin testi dolusu zehir bulunur. Kıyamet günü olunca cehennemin örtüsü açılır ve ondan insanlarla cinlerin sağından solundan, önünden, arkasından ve tepeleri üzerinden uçuşan bir takım çadırlar çıkar. İnsanlar ile cinler bu manzarayı görünce dizüstü çökerek hep birlikte: "Allah'ım bizi kurtar" diye çığlık atarlar. Müslim'in rivayet ettiğine göre, Peygamberimiz (s.a.v.) buyurur: "Kıyamet günü cehennem her birinden yetmiş bin meleğin tuttuğu yetmiş bin yedek ile çekilerek getirilir. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: "Cennet Arş'ın sağında, cehennem de solunda kurulur. Mizan'ın iyilikler kefesi Arş'ın sağında, günahlar kefesiyse solunda bulunur. Böylece cennet iyilikler kefesi karşısına, cehennem de kötülükler kefesi karşısına düşer." İbn Abbas (r.a.) derdi ki; iyilikler ile günahlar iki kefesi ve bir dili olan bir Mizan'da tartılır. Kıyamet günü, Allah kulların amellerini tartmak isteyince onları maddeleştirir."
32.50 ₺ -
İhyau Ulumiddin 4 Cilt Takım
MÜTERCİM ALİ ASLAN AYDIN Allah'ı unutanları, Allah'ın unutacağı Kur'anî bir düstürdur. Bu bakımdan unutanların unutulacağı bir dünyada, unutulanların inzârı/uyarılmaları vazifesi, pek tabiidir ki İslâm davasının mümessillerince deruhde edilecektir. Nitekim güzel ahlâkı tamamlamakla görevli bir peygamberin ümmeti içerisinde, bu vazifeyi deruhde etmiş, sadece müslümanlara değil, gayri müslimlere dahi güzel ahlâkın fikren ve amelen bir numûne-i imtisali olmuş nice İslâm âliminin yetiştiği ve bu âlimlerin gerek sözleriyle, gerekse eserleriyle insanlığı İslâm'ın pak ve temiz yoluna irşad ederek insanlığın vicdanında müstesna bir mevkii işgal ettikleri de tarihen sabit bir hakikattir. İşte şu anda tanıtımını okuduğunuz İhya-i Ulûm'id-Din (İslâmî İlimlerin Canlandırılması) adlı kıymetli eserin müellifi olan bu mümtaz âlim hayatının, görüşlerinin ve eserlerinin anlatıldığı bölümde de görüleceği üzere devasa bir külliyatın sahibidir ve İhya-i Ulûm'id-Din adlı eserinin bu külliyat içerisinde müstesna bir mevkii ihraz ettiği de bir vakıadır. Âdeta tek başına tüm İslâmî ilimlerin bir ansiklopedisi mahiyetindeki bu esere olan ihtiyacın öneminin idrakinde olan yayınevimiz, sizlerin istifadesine sunmuş. Özel Kutulu İhyau Ulumiddin Tercümesi 4 Cilt 1.Hm - İmamı Gazali - Ali Arslan Aydın - Merve Yayınevi
2500.00 ₺ -
Kalplerin Keşfi Karton Kapak
Mükâşefetü’l-Kulûb konu itibariyle tasavvufî bir eserdir. İçerik itibariyle kalpleri hassas bir İslâmi hayata sevk etmeyi, oraya saf bir İslâmî hayatı sıkıştırmayı hedef edinen bir eserdir. Mükâşefetü’l-Kulûb bir “Kalpleri İhyâ” kitabıdır. Durumlarını tespit ve keşfedip aralayarak, ortaya çıkararak ıslaha çalışmayı öğreten bir eserdir. Tasavvuf kalp ile meşgul olan bir ilimdir. Malûmdur ki, kalp nasıl olursa dış âzâ ve yaşayış da ona uygun bir manzara arz eder. Allah Teâlâ’nın; “Her kulun kalbini günde birkaç kere kontrol ettiği” hadisinin mânâsına itibarla tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalp ele alınmıştır. Bu her İslâm âliminin, Hakka ubûdiyyete kendini adamış her âbid ve zahidin başta ya da sonda yaşadıkları bir hayat tarzıdır. Cenâb-ı Hakk’ın her gün ziyaret ettiği kalp hiç şüphesiz ki temiz olmaya lâyıktır. Çünkü bir kulun, Rabbine karşı (kölenin efendisine misali) edep kaidesidir. Edebi olmayan bir kulun Rabbi yanında itibarı olmaz. Hâlbuki bir köle için gaye, efendisinin teveccühünü kazanmasıdır. Kulun saadet ve huzuru da buna bağlıdır. Bu bakımdan kalp, kalplerin keşfi ve hâllerin bilinmesi (Mükâşefetü’l-Kulûb) gayet mühimdir. ------------ İmâm-ı Gazâli Hazretlerinin bu eseri, mevzuu itibariyle tasavvufî ve ahlakî bir eserdir. Eşsiz bir vaaz, nasihat,öğüt ve irşat kitabıdır. Kalpleri hassas bir islâmi hayata sevketmeyi, oraya İslâmî yaşayışı yerleştirmeyi hedefler. Büyük bir ehemmiyeti haizdir..
192.50 ₺