-
Yol Ayrımındaki Selefilik Klasik İslâm Modernizminin Kurân Algısı
Klasik İslâm Modernizmi, ilham alma yönünden "Protestan", temel kaynaklara ve köklere dönme söylemi ve vurgusu ile de "Selefî" bir karakter taşımaktadır. Dolayısıyla o bir medeniyet projesidir ve İslâm dünyasındaki modernleşme çabalarına tekabül etmektedir. Amacı, çağın meydan okumalarına karşı nassı ve kültürel mirası -bağlamından koparmadan- vakıaya doğru yönlendirmektir. Elinizdeki bu eser, Klasik İslâm Modernizmi'nin gerçek İslâm'ı ortaya çıkarmaya yönelik tefsir faaliyetlerini, Kur'ân algılarını ve zamanımız Kur'ân yorumlarına olan etkilerini ele almaktadır.
97.50 ₺ -
İlk Dönem İslam Tefsir Ekolleri
Tefsir, Allah’ın âyetlerde murat ettiği manaların tespitine hizmet eden bir ilimdir. Bu ilim sayesinde Müslümanların Kur’ân’dan azami derecede istifade edip kendine gelmesi en büyük beklentimizdir. Bu kitap, Hz. Peygamber’e (s.a.v.) vahyin ilk gelişinden itibaren Hz. Peygamber tarafından başlatılan tefsir faaliyetlerinin, sahabe döneminden tedvin dönemi ve sonrasına kadar geçirdiği aşamaları, ekolleşme sürecini, ilk dönem tefsir faaliyetlerini, kaynak ve yöntemleri açısından tefsir ekolleri ile bu bağlamda husule getirilen meşhur tefsirleri ele almak amacıyla kaleme alınmıştır. Kitabın hazırlanmasındaki diğer bir amaç da Kur’ân’ın anlaşılmasına yönelik olarak ilk dönemde ümmetin takip ettiği usul ve yöntem ile bu yolda harcadığı gayretleri ortaya koymaktır. “İlk Dönem İslâm Tefsir Ekolleri” adını verdiğimiz bu kitapta Sahabe döneminden başlanarak tedvin dönemine kadarki tefsir ekolleri ele alınmış, “Klasik Dönem” ve “Çağdaş Dönem” Tefsir Ekolleri ise başka bir çalışmaya bırakılmıştır. Nihai gayemiz, Kur’ân’ın maksatları ekseninde doğru anlaşılmasını sağlamak suretiyle ahlak, içtimaiyat ve siyaset bağlamında ümmetin Kur’ân’dan azami derecede faydalanmasına katkı sunmaktır.
162.50 ₺ -
Selefilik ve Selefi Tefsir Anlayışı
Selefîlik, Asr-ı Saadetin; İslam'ı anlama, yorumlama ve yaşama bağlamında model alınması ve bu modelin korunmasına yönelik gelenekçi ve muhafazakar bir çizgiyi ifade eder. Bu haliyle Selefîliğin, dînî olduğu kadar, siyasi yönünün de bulunduğu su götürmez bir gerçektir. Bu çizgi, Kitap ve Sünnet'i anlamada nassçı ve lafızcı yaklaşımıyla, başta Ahmed b. Hanbel olmak üzere, İbn Teymiyye ve Muhammed b. Abdülvehhab eliyle Hanbeli Selefîliği olarak günümüze taşınmış ve siyasal bir harekete dönüşmüştür. Selefi teolojinin İbn Teymiyye tarafından oluşturulduğunu, Muhammed b. Abdülvehhab eliyle de siyasallaştırıldığını söylemek mümkündür. Katı nassçı ve lafızcı, zamanı Asr-ı Saadete bağlayan, tarihî süreçteki dini/siyasi anlayış ve tecrübeyi tümüyle reddeden bu hareket, re'ye dayanan kıyas ve ictihad gibi akli istişhada karşı çıkmış ve bu sebeple çözümlenemeyen meseleler onu sertliğe ve radikalizme sevketmiştir. Vehhabi Selefîliğinin katı nassçı ve lafızcı muhafazakar yapısı, günümüzde asla dönüş gibi masum bir gerekçeyi bayraklaştıran, ancak yaptıkları asla İslam'a hizmet olmayan birtakım örgütlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu örgütler, marjinal olmakla birlikte, gelenekçi ve muhafazakar kesimlerde -Selefi anlayış bağlamında- büyük bir toplumsal ve siyasî tabana sahiptir. Aklı dışlayan ve Kur'an'ı Asr-ı Saadet'e hapseden bu anlayış, Müslümanlara zarar verdiği kadar, gayri müslim emperyalistleri de o derece memnun etmektedir.
169.00 ₺