-
Kalbin Yolculuğu İçin Harita
Cümle varlık Hakk’ın gölgesidir; Bütün mevcudât O’nun kudretinin tecellisidir. Molla Abdullah İlâhî’nin, Acem diyarından Anadolu’ya geldikten sonra kaleme aldığı ilk Türkçe risâle olan Meslekü’t-Tâlibîn, mürşidin rehberliğinden teslimiyetin inceliklerine, manevî arayıştan nefsi tanıyıp sükûna ermeye kadar uzanan dokuz erbaîni ele alan klasik bir tasavvuf rehberidir. Her bir erbaîn, kalbin üzerindeki bir perdeyi aralar; derviş nefsinin karanlığıyla yüzleşir, dünyevî arzulardan uzaklaşır ve saf yönelişin aydınlığına adım atar. Ardından risâlede mürşid-i kâmillerin nitelikleri, müritlerin adabı ve yolun incelikleri anlatılır. İlâhî, peşinden gidilmesi gereken hakikati ilmî bir kesinlik ve kalbe dokunan bir üslupla aktarır. Edep, inziva, mürşid, zikir, sabır, tevekkül ve riyâzet gibi kavramları derinlikli biçimde yeniden kurar; dervişin gündelik hayatını baştan sona düzenleyen bütüncül bir yol haritası sunar. Tasavvufî tecrübeyi, yaşadığı iklimin içinden aktarması, risâleyi hem tarihî bir tanıklığa hem de öğretici bir rehbere dönüştürür. Kalbin Yolculuğu İçin Harita, Abdurrezzak Tek’in titiz çalışmasıyla, Molla Abdullah İlâhî’nin tasavvufî birikimini günümüze taşıyan, seyr ü sülûk ve irşad geleneğinin nadide örneklerinden biri olarak müstesna bir değer kazanmıştır.
195.30 ₺ -
Hak Aşıklarının Azığı
“Bilgil ki bu kitap; seyr ü sefer, takdir-i Rabbânî’yle Rûm diyârının bir ucuna düştüğünde, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in hicretinden 895 sene sonra Vardar Yenicesi’nde Türkî ihtiyâr olundu, tâ ki Hak yolunun tâlibleri (tâlibân-ı sâdık) ve bu yolda samimi olanlar (muhlisân-ı muhikk) kulak verip yararlanalar.” Hak Âşıklarının Azığı, 15. yüzyıl Osmanlı meşâyıhından Molla Abdullah İlâhî’nin, tasavvufî terbiyeye yönelen kişilere dikkat edilmesi gerekenleri sohbet usulüyle açıklayarak Türkçe kaleme aldığı bir risâledir. Kulluk, muhabbetullah, tezkiye, tasfiye, mücâhede, müşâhede, murâkabe, tevekkül, tefekkür, kalp, nefs, ruh, hâl, makam, tarikat âdâb ve erkânı, ibadetlerde titizlik, sünnetullaha riâyet, lokmanın helâlliği gibi tüm boyutlarıyla açıklanması gereken konular, bu risâlede açıklığa kavuşturulmaktadır. Risâlenin sonunda İlâhî’nin, metin boyunca açıkladığı tasavvufî kavramları Muhyiddin İbn Arabî’nin Fütûhât-ı Mekkiyye’sinin yüz elli üçüncü bölümüne dayanarak özetlediği bir kısım da mevcuttur. Simav’da doğan ve Ali et-Tûsî gibi isimlerden medrese tahsili aldıktan sonra Semerkand’a giden Molla Abdullah İlahî, burada Nakşibendî şeyhi Ubeydullah Ahrâr’a intisab etmiştir. Şah-ı Nakşibend’in türbesinde dokuz erbain çıkardıktan sonra mürşidinin izni ve işaretiyle Anadolu’ya dönmüş, bu esnada Molla Câmî gibi isimlerle görüşme imkânı bulmuştur. Tam da bu sebeple onun satırları, birçok manevî yolun neşvesini taşımaktadır.
126.00 ₺