-
Tarihi ve Tasavvufi Şahsiyetler (Cep Boy)
Milletler veya devletler, millet olabilmek için kimi zaman kahraman ve tarih icat etmeye çalışırlar. Potansiyel olarak model ihtiyacı duyan nesillerine bu kahraman ve tarihlerini örnek göstermek suretiyle geleceği inşa etmelerini beklerler. Bizler ise doğal bir kültürel doku ve zengin bir tarihe sahibiz. Tarihimiz ruh safiyeti ve derinliğine sahip, insan kitlelerini fazilet şahikası haline getirmeyi başarmış kültür, ilim, fikir ve siyaset hazinelerimiz olan büyüklerimiz ile doludur. Bu yüzden ne hayâlî kahraman ne de hayâlî tarih icat etmeye ihtiyacı vardır. Onların ruh yüceliğini, örnek ahlâkını, düşünce ve duygularını ortaya çıkarmak, insanlığa sunmak, gerek kültür tarihimiz, gerekse geleceğin ümidi olarak görülmek istenen gençlere örnek göstermek yönünden son derece önemlidir. Merhum M. Esad Coşan Hocaefendi zikrettiğimiz düşünce ve "Kadir bilen milletler içinden kadri bilinecek insanlar çıkar." düstûrundan hareketle, yaşadıkları zamanlarda insanlara ümit ışığı olmuş, yolunu kaybettiği zamanlarda yön göstermiş, kitle için yaşama aşkına sahip gönül mimarlarını tanıtmak için sağlığında, pek çok büyüğümüz hakkında konuşmalar yapmış, sempozyum ve toplantılar tertip ettirmiş, yazılar yazmış ve yazılmasına vesile olmuştur. Ayrıca tavsiyesiyle kurulan yerel sivil toplum kuruluşlarına da onların adlarını vermek suretiyle hatıralarını yaşatmayı hedeflemiştir. Zira şunu biliyordu ki; insanlar kendilerini benzetmek için güzel örnekler, model şahsiyetler ararlar. Hocaefendi'nin, hakkında konuşma yaptığı kimseler arasında Hz. Ali, Ebû Eyyûb el-Ensârî, İmâm-ı Âzam, Ahmed-i Yesevî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Hacı Bektâş-ı Velî ve Yunus Emre vardır. Hatırasına sempozyum ve çeşitli programlar tertip ettirdiği şahsiyetler arasındaAhmed-i Yesevî, Ahmed Ziyâüddîn-i Gümüşhânevî, Zahid-i Kevserî, Çırpılarlı Ali Efendi, Necip Fazıl Kısakürek ve Ali Yakup Cenkçilerbulunmaktadır. Keza Mehmed Zahid Efendi, hocası Necati Lugal, Ali Yakup Cenkçiler ve Muammer Dolmacı hakkında da bağımsız yazılar kaleme almıştır. Hayat ileri doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır. Hocaefendi bu eserle milletimizin dünü, bugünü ve yarını arasında bir köprü kurmuştur. Eser insanımıza yeni ufuklar açarken onlara fikrî ve mânevî bir destekle emniyet de vermiş olacaktır.
175.00 ₺ -
Başmakaleler 3 - İlim Sanat ve Panzehir Dergileri Başmakaleleri
Bu kitap , Merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi tarafından yayın hayatına kazandırılmış olan İlim ve Sanat dergisi ile Panzehir dergisinin, yine Esad Coşan Hocaefendi tarafından kaleme alınmış olan başmakalelerinden oluşmaktadır. İlk sayısı Mayıs 1985 yılında çıkan İlim ve Sanat dergisi, 48. sayısı ile 1998'de yayın hayatına ara vermiştir. Dergi'de iletişimden eğitime, Avrupa Topluluğu'ndan demokrasiye, hukuktan enerjiye, çevreden şehirciliğe pek çok mesele dosya konusu yapılmıştır. Dosyalar ve sair bağımsız yazılar alanlarının uzmanlarınca ele alınmıştır. Dergi, üslûbu, hedef kitlesi, konuları ele alış ve sunuş biçimi ile çeşitli kesimlerin ilgisini çekmiş, o yayın hayatı boyunca bir okul vazifesi görmüştür. Üniversite öğretim üyelerinden, yurt dışında eğitim görmüş elemanlardan, yüksek dereceli idarecilerden, uzman planlamacılardan, olgun şahsiyetlerden müteşekkil, geniş bir ilim ve irfan çevresi derginin hedef kitlesini oluşturmuştur. Başmakalelerde müslümanların sahip olduğu ve sahip olması gereken ilim ve sanat anlayışı enine boyuna işlenmiş; maddî ve mânevî kurtuluş; metotlu çalışmaya, ilmî araştırmalara, dış dünyadaki yenilik ve gelişmeleri dikkatle takibe, yeni ve orijinal, yapıcı ve üretici olmaya bağlanmıştır. Asil ecdadımızın, kahramanlıkta olduğu kadar, ilim ve sanatta da öncü oldukları, hem akla, hem kalbe dayanarak ilerleyip yükseldikleri, kıtalar fethettikleri; maddî ve mânevî değeri yüksek medeniyetler kurdukları fikri işlenmiş; ilim ve irfan, fikir ve sanat çığırı açmaya, tüm insanlığa ışık tutulmaya çağırılmıştır. Yazılar önce İlim ve Sanat, sonra da Panzehir dergileri olmak üzere kronolojik sıraya göre yayımlanmıştır. Bu şekilde Hocaefendi'nin fikrî düşünce ve mücadelesi, siyasî ve sosyal hadiselere bakışı ile tavrı takip edilmiş olacaktır.
175.00 ₺ -
Başmakaleler 2 - Kadın ve Aile Dergisi Başmakaleleri
Kadın ve Aile, Nisan 1985'te yayın hayatına başlamış ve Haziran 1998'e kadar yayınını sürdürmüş olan, alanının ülkemizdeki ilk ve en başarılı dergilerinden biridir. Hanımlara mesafe aldırmak için kendi kulvarında lider bu dergiyi kültür ve irfan dünyamıza kazandıran Merhum M. Esad Coşan Hocaefendi, hedef kitleyi hitap aldığı şu cümleleriyle aileye bakışını özetlemiş ve derginin amacını ifade etmiştir: "Biz, yuvayı dişi kuşun yaptığını, aile fertleri arasındaki sıcak ve sevimli sevgi bağlarının sayesinde sağlandığını biliyoruz. Sizler yuvanın direği, toplumumuzun temellerisiniz. (...) Ülke ekonomisini dilerseniz siz düzenler; lüksü israfı önler; üretimi, kaliteyi kontrol edersiniz." Dergiyi alan, okuyan, istifade eden kitleler her ayın ortasını iple çekmiş, eline geçer geçmez bir mektup gibi gördükleri başmakaleleri tekrar tekrar okumaktan kendilerini alamamıştır. Karşısındakiyle sohbet eder gibi yazan Hocaefendi'nin bu mektuplarında, kimi zaman güncel olaylar enine boyuna kritik edilmiş, hadiselerin duyarlı bir müslüman bakış açısı ve farkı ile nasıl yorumlandığı görülmüş; kimi zaman ise değişmeyen ve pörsümeyen insânî ve İslâmî anlayışın yeni bir söylem ve dille aktarıldığına şahit olunmuştur. Yazılarda sadece hanımlar muhatap alınmamış, duyarlı her kesimden her insana hitap edilmiştir. Her bir yazı okunduğunda, insanlık ve İslâmlık adına ıstırap çeken bir Allah erinin seslenişlerinin bugün de aynı yankıyı bulacağı görülecektir. Dergide yayınlanan başmakaleler kronolojik sıraya göre aynen bu kitaba alınmıştır. Makalelerde yer yer o gün için önemli olup sonradan önemini kaybetmiş bazı güncel meselelerin işlenmiş olduğu görülecektir. Bu tür yazıların, Hocaefendi'nin bakış açısını ve düşünce dünyasını bir bütün olarak tanımak ve o günün şartlarını değerlendirmek açısından önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Başmakalelerde yer almış ve kaynakları verilmemiş olan âyet, hadis, kelâm-ı kibar ve şiirlerin kaynakları mümkün olduğunca tespit edilip dipnotta gösterilmiştir. Uzun zaman aralığında yazılan yazılar içerisinde kimi kelime ve kavramlardaki yazım farklılıkları giderilerek bir imlâ birlikteliği sağlanmıştır. Sonuna kaynakça ve özellikle araştırmacıların istifadesini kolaylaştırmak için ayrıntılı bir dizin ilave edilmiştir. Ayrıca her yazının başına dipnot olarak künyeleri verilmiştir. Kadın ve Aile dergisinde yer alan başyazılarda ele alınan konuların, mü'min duyarlılığı ile aktarılması ve yakın tarihimizde pek görülmeyen bir "duruş"un hikayesini sergilemesi kadar, Türkçe'nin kullanılmasındaki ustalık da bu kitabın bir solukta okunmasına vesile olacaktır.
238.00 ₺ -
Başmakaleler 1 - İslam Dergisi Başmakaleleri
"Elhamdülillah Müslümanız, gayemizin kaynağı imanımızdır. Biliyoruz ki, dünya bizim asıl yurdumuz değil, muvakkat bir imtihan yeri. Ömrümüzün rüzgâr gibi süratle geçip gittiğini gördükçe, ahiretimiz için halisane ve yoğun Salih ameller işlemek gerektiğini daha kuvvetle hissediyoruz. Fırsat kaçmadan insanlık için faydalı işler yapmalı; dinimize ve din kardeşlerimize bütün imkânlarımızı kullanarak hizmet etmeliyiz." Böyle diyordu, Merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi, İslam Mecmuası'nın 1983'te yayınlanan ilk sayısının ilk başyazısının ilk cümlelerinde… Gayesi insanlığın kurtuluşuydu… Aylık dergi olarak Eylül 1983'te yayın hayatına başlayan İslâm, Haziran 1998'e kadar 15 yıl boyunca ülkemiz insanının ilim, kültür, sanat ve düşünce seviyesinin yükselmesine önemli katkı sağlamış; dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan mazlum ve mağdur insanların durumu ile ilgilenmiş; dünya müslümanlarının Türkiye müslümanları ile tanışmasında büyük çaba sarf etmiştir. Merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, müslümanların eğitim ve öğretimini en mühim mevzu görmüş, toplumun geniş kesiminin bu yönden eğitilmesi gayesiyle İslâm dergisini çıkarmıştır. Dergi kısa süre içerisinde büyük bir rağbet görmüş; kültür, ilim ve irfan mektebi haline gelmiştir. Hocaefendi, yayın hayatı boyunca dergi ile yakından ilgilenmiş, bütün meşguliyetine rağmen başyazılarını yazmayı ihmal etmemiştir. Her bir başyazıyı, onu okuyana bir mektup olarak değerlendirmiş; günün gelişen ve değişen şartlarını göz ardı etmeden temel değerleri işlemiş; her biri ne zaman ve nerede okunursa okunsun tazeliğini koruyacak konuları büyük bir maharet ve sadelikle yazıya dökmüştür. Hocaefendi'nin üslûbu zorlamasız, sade, sürükleyici, her seviyeden insanın idrakine hitap edici ve tamamen kendine has bir mahiyet taşımaktadır. Birbirine yakın ve zıt anlam taşıyan kelimeler bir inci gibi dizilir, yazılar okuyanı dinlendirir. Dergide yayınlanan başyazılar kronolojik sıraya göre aynen bu kitaba alınmıştır. Makalelerde yer yer o gün için önemli olup sonradan önemini kaybetmiş bazı güncel meselelerin işlenmiş olduğu görülecektir. Bu tür yazıların, Hocaefendi'nin düşünce dünyasını bir bütün olarak tanımak ve o günün şartlarını değerlendirmek açısından önemli katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz. Başyazılarda yer almış ve kaynakları verilmemiş olan âyet, hadis, kelâm-ı kibâr ve şiirlerin kaynakları mümkün olduğunca tespit edilip dipnotta gösterilmiştir. Uzun zaman aralığında yazılan yazılar içerisinde kimi kelime ve kavramlardaki yazım farklılıkları giderilerek bir imlâ birlikteliği sağlanmıştır. Sonuna kaynakça ve özellikle araştırmacıların istifadesini kolaylaştırmak için ayrıntılı bir dizin ilave edilmiştir. Yaygınlığı, etkisi ve ortaya koyduğu anlayışla geniş bir kesime etkili bir çığır açmış olan İslâm dergisinin, olayların peşinden sürüklenmeden, her bir sayısında bir gündem üretmiş olan başmakaleleri okunduğunda aynı mesajın bugüne olduğu kadar yarınlara da ne kadar hitap ettiği anlaşılacaktır.
238.00 ₺ -
21. Yüzyılda Kulluk Sanatı
Bu kitap, Merhum M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin 1990-1997 yılları arasında, muhtelif yerlerde, değişik vesilelerle yaptığı "konulu" konuşmalarından oluşmaktadır. Bu konuşmalar ana hatlarıyla iyi ve güzel kulluğun yol ve yöntemini; âyetler, hadisler ve tarihî olaylarla destekleyerek ortaya koymaktadır. İbadet ve kulluğun bir veya birkaç alanda kendisini gösteren yoğunlaştırılmış ritüellerden oluşmadığı, maksadı Allah rızası olduğu takdirde hayatın bütün alanlarını kuşatacağı, bu durumun da bir tercih değil müslüman olarak hayatımızın gayesi olduğu işlenmektedir. Hayatında bu anlayışı temsil etmiş bir şahsiyet olarak Hocaefendi merhum, derin bilgi ve cesaretli yaklaşımıyla kitabın her sayfasında bizi bu şuurla bir hayat örmeye, yaşam tarzımızı buna göre şekillendirmeye davet etmektedir. Bunu bize ait kavramları yeniden, üst bir dille yorumlayarak yapmaktadır. Ona göre hayat bir ibadet alanıdır. İnsan, benliğinden geçme sanatı olan kulluk bilinciyle yaşarsa dünyada rahat eder, âhireti de kazanır. Hafızanızı tazelemek, sahip olduğunuz değerleri yeniden yorumlayarak kendinize mâl etmek istiyorsanız, buyurun M. Es'ad Coşan Hocaefendi'yi okuyarak dünyaya herkesten farklı bakmaya.
231.00 ₺ -
Sohbetlerle Hac ve Umre
Hac ve umre; bir mübarek sefer, gönüllerin hasretiyle yandığı kutlu yolculuk… Hac ve umre; en hikmetli, ihtişamlı ve görkemli ibadetlerden biri… Mahşer provasında, dünyanın her yerinden insanların aynı anda hareket ettiği kulluğun temsiliyeti.. Hacca ve umreye gideceklerin hazırlık safhasında mutlaka okuması gereken bu eser, hac ve umreyle ilgili her biri emsalsiz sohbetlerden, makalelerden oluşuyor. Prof. Dr. M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin hac ve umrenin bütün rükûnleri usul ve âdâbı hakkındaki konuşmalarını; hatıralarıyla hac esnasındaki sohbetlerini ve makalelerini içeren 544 sayfalık bu kapsamlı eser yeni başucu kitabınız olacak. Bu kıymetle eserde, hacca ve umreye gideceklerin hazırlık için istifade edeceği sorular ve cevaplarını da sohbet tadında okuyacaksınız. Bu eser merhum Prof. Dr. M. Es'ad Coşan Hocaefendi'nin hac ve umre ile ilgili konuşmaları ve bir kısmı da bizzat kendilerinin hacda ve umredeyken hacılara hitaben yaptığı konuşmalardan derlenerek hazırlanmıştır. Mahmud Es'ad Coşan Vakfı ilmi heyeti tarafından titiz bir edisyon çalışması ile gözden geçirilen bu eser her müslümanın kütüphanesinde olması gereken bir temel eserdir. Aynı zamanda hacca ve umreye gidecek olanların gitmeden önce hazırlık olarak okuyacakları kitapların başında yer alır.
357.00 ₺ -
Risalei İslamiyye Matbaacı İbrahimi Müteferrika
Merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi'nin profesörlük takdim tezi olan ve ilk kez 1982 yılında basılan Matbaacı İbrahim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye eserinin yenilenmiş baskısı. Osmanlı kültür tarihinin bu enteresan vesikasını dil,edebiyat, din ve kültür araştırmacılarının ve ilim erbabının istifadesine, yeniden gözden geçirilmiş ve yer yer uzman görüşlerine müracaat edilmiş olarak sunuyoruz. Bu önemli konu merhum Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi tarafından profesörlük takdim tezi olarak hazırlanmış ve neşredilmiştir. Merhum Hocaefendi Risale-i İslamiyye ve İbrahim-i Müteferrika konusunu neden profesörlük tezi olarak seçtiğini bir konuşmasında şöyle ifade etmiştir*: "Ben profesörlük çalışması olarak, şu bizim meşhur matbaacı, Türkiye'ye matbaayı getiren İbrâhim-i Müteferrika'nın Risâle-i İslâmiyye diye bir eseri olduğunu görmüştüm. Deniliyordu ki: '"Risâle-i İslâmiyye, müslümanlığı anlatan bir kitaptır." Böyle geçiştiriliyordu. Ben de dinî edebiyat kürsüsü başkanı olduğum için, "Bakalım bu Risâle-i İslâmiyye nedir?" diye inceledim. Sonunda onu bir kitap halinde de neşrettim. İbrâhim-i Müteferrika Romanya'da, Kolojvar şehrinde yaşamış bir papaz... Çok güzel bir tahsil görmüş, Yunancayı, Latinceyi öğrenmiş. "Eski metinleri ve kilisenin kitaplığındaki üstâd-ı bîmürüvvetlerin okunmasını yasak ettiği kitapları okudum." diyor. Üstad ama, müslüman olmadığı için, hakîkatı sakladığı için üstâd-ı bîmürüvvet diyor, yâni, "Mürüvvetsiz üstadların okumayayım diye sakladığı kitapları okudum." diyor ve orada hristiyan literatürünün, Peygamber Efendimiz'i müjdeleyen malzemesine âşinâ olduğunu ve onun için müslüman olduğunu söylüyor. Bu Risâle-i İslâmiyye isimli kitap, İslâm'ı anlatan bir kitap değil; saklanıyor bu mesele... Halk bilmesin diye bazı gerçekleri saklıyorlar araştırıcılar... Kim yapmış bu şahsın üzerinde araştırmayı?.. Bir katolik papaz yapmış. İbrâhim-i Müteferrika üzerinde en bilimsel araştırma katolik bir papaz falancanın yaptığı çalışmadır deniliyor. E, katolik papaz, İslâm'ı seçen eski bir papazın müslümanlığa yarayan malzemesini bize tanıtmak ister mi?.. İstemez, tanıtmıyor. "İslâm'ı anlatan bir eser..." diyor. Hayır, İslâm'ı anlatan bir eser değil; Bir papaz olan İbrâhim-i Müteferrika'nın müslüman olmasına sebep olan İncil ayetlerini bahis konusu eden bir kitap... O konuya kimse yanaşmasın, o konuyu kimse bilmesin diye papaz saklıyor gerçeği... İbrâhim-i Müteferrika kendi hayatını anlatıyor. Hangi ayetleri görüp de müslüman olduğunu anlatıyor. Ayetlerin Latincesini de veriyor. Müteferrika, sarayda teknik ve sanata dayalı yüksek bir hizmet demek... Müteferrika derecesine yükselmiş. İhtisas isteyen, sanat, bilgi ve görgü isteyen bir takım işlerin erbabına müteferrika derlerdi. İbrâhim-i Müteferrika, sarayda o işleri yapacak dereceye gelmiş bir saraylı eleman, memur demek oluyor. Müteferrikalıktan da yüksek bir hizmete çıkmıştır sonra... Ömrü boyunca da hakîkaten çok faydalı hizmetler yapmıştır, şayân-ı şükrân hizmetler yapmıştır. Nur içinde yatsın, mekânı cennet olsun... Samîmî müslüman olduğu ve hakîkaten İslâm'a hizmet ettiği kanaatine vardım ben incelemelerimden... Ama eseri, bir papazın İncil metinlerini okuyup da hangi ayetlerden dolayı müslüman olduğunu anlatan bir eserdir. O da faydalı olur diye ben de onu neşrettim; başka papazlar da görsün diye..."
119.00 ₺