-
Huzura Doğru 5 Büyük Adım - Namaza 2 Saat 2 Dakikar Var
Sevgili arkadaşlar, elinizdeki kitapta, birbirinden çok farklı aile ortamlarında yetişmiş, bir zamanlar sizler gibi çocuk ve genç olan çok kıymetli ağabey ve ablalarınızın namaza başlama hikâyelerini okuyacak, belki de her birinde kendi hikayenizden, düşünce dünyanızdan, evinizden, anne-babanızdan bir parça bulacaksınız. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğümüz bu kitapta, her beş vakitte, Rabbimiz katından yapılan davete icabet etmenin, Rabbimiz tarafından yapılan yoklamaya "burda!" demiş olmanın ruhunuza kattığı iç aydınlanmaya şahit olacaksınız. KONUŞMALARIYLA KATKIDA BULUNAN YAZARLAR: Abdurrahman Dilipak-Gazeteci-Yazar, Ahmet Mercan-Şair, Asım Gültekin-Yazar, Bakiye Marangoz-Yazar, Derya Güney-Eğitimci-Yazar, Eva Firryewh(Rus Öğrenci), Süeda Yalçın-Yazar, Gülcan Şimşekçakan-Ev hanımı, Gürcan Onat-Emekli Binbaşı-ASDER Genel Başkan Yardımcısı, Halit Bekiroğlu-Yazar-ÖNDER Genel Başkan Yardımcısı, Hasan Aksay-Devlet Eski Bakanı, İman Bedir (Suriyeli) Ev hanımı, Mehmet Güney-İnsan Medeniyet Hareketi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı, Meryem Fazlıoğlu-Öğretmen, Mücahid Gökduman-Öğrenci, Müzeyyen Taşçı-Yazar, Najla Tammy İlhan (Amerikalı)Yazar, Raziye Nur Tuna Özköse-Ev hanımı, Remzi Tuncer-Müdür (Celalettin Ökten Anadolu İHL Okulu), Sabiha Alpat Ateş-Yazar-Radyo Programcısı, Şükran Erdem-Genel Cerrah, Turan Kışlakçı-Gazeteci-Yazar-AA Ortadoğu ve Afrika Yayın Yönetmeni, Tülay Gökçimen ?Yönetmen, Zahide Poyraz-Öğretmen, Zuhal Özcan Çolaklı -Öğretmen
48.75 ₺ -
Hz Peygamber’in Fiillerinin Güncel Değeri
Hz. Peygamber’in hadis ve sünnetinin mahiyeti ve kapsayıcılığı hakkında geçmişten günümüze birçok tartışma yapılmıştır. Yaşadığımız çağda da bu tartışmaların farklı boyutlar kazanarak iki ana eksende devam ettiği görülmektedir. Bunlardan birincisi Hz. Peygamber’den günümüze kadar nakledilen ve hadis kitaplarında yer alan bütün hadis rivayetlerini hiçbir fiilî ayrıma tabi tutmadan Rasûlullah’a ait sünnet olarak kabul eden bir gruptur. Diğeri ise Hz. Peygamber’den nakledilen rivayetlerin hepsine ret düşüncesiyle yaklaşıp bir nevi hadis/sünnet inkarcılığıyla ön plana çıkan ve bunların delil olamayacağını kabul eden anlayıştır. Bu iki anlayış ya da düşüncenin Hz. Peygamber tasavvuru, onun hadis ve uygulamalarının sağlıklı ve gereği gibi anlaşılmasına bir yararı olmadığı tam aksine zararının olduğu da bilinen bir husustur. Sözü edilen iki anlayış sonuç itibarıyla hiçbir düşünme zahmetine katlanmadan ya baştan tamamen kabul ya da tamamen ret ilkesi ile hareket ederek işin kolaycılığına gitmektedir. Kur’an’ın ifadesiyle âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Peygamber ve onun sahih sünnetini oluşturan fiillerinin birçoğunun da evrensel olması inkârı mümkün olmayan bir durumdur. Sözü edilen olumsuzlukların önüne geçebilmek için Hz. Peygamber’in beşerî yönünün, onun teşrii bakımdan fiillerinin mahiyetinin ve kendine mahsus fiillerinin iyi ayırt edilerek hareket edilmesi Kur’an temelli sünnet bilincinin oluşmasında önemli bir yer tutmaktadır.
130.00 ₺ -
Mahmut Balcıya Vefa Kitabı
Bir anlamı da “sevgide süreklilik” olan vefa, önemli değerlerimizdendir. Vefa, hem bize hayatı bahşedene hem de bu dünyada münasebetimiz olan insanlara karşı gösterdiğimizde anlamlı olacaktır. Mahmut Balcı’ya Vefa Kitabı bu düşünceyle hazırlanmıştır. Mahmut Balcı kitapçı, yayıncı, eğitimci vasıflarıyla ömrünü dava şuuruyla yaşamaya gayret etmiştir. Bu, onu tanıyan insanların teslim ettiği bir özelliğidir. Onun Erzurum’da başlayan ve İstanbul’da devam eden kitap-yayın ve eğitim alanındaki gayretleri, kitaptaki yazılarda da görülecektir. Kitabın içeriği ağırlıklı olarak Mahmut Balcı’nın vefatından sonra onunla ilgili kaleme alınan yazılardan ve paylaşımlardan oluşmaktadır. Bu yazıların yanında, kendisi hayattayken hakkında yazılan ve yine onun vefa amaçlı daha önce kaleme aldığı yazılar da kitaba eklenmiştir. Aramızdan ayrılanların güzel yönlerinden söz etmek, onların değerini artırmaktan ziyade geride kalanlar için birer işaret taşı kıymetindedir. Güzel bir şahitlik düşüncesiyle hazırlanan elinizdeki kitabın Mahmut Balcı’nın hayırla anılmasına vesile olması ve iyi işler yapacak insanlar için de örnek oluşturması ümidiyle…
130.00 ₺ -
Arap Edebiyatında Edebi Tenkit
İnsanoğlu, fıtrî olarak hoşlandığı şeyler hakkında güzel, iyi, hoş, zarif; hoşlanmadığı şeyler hakkında da kaba, kötü gibi bir takım değerlendirmeler yapmaktadır. Bu özellik her millettin mensuplarında sade ve basit bir şekilde var olmuştur. En genel anlamıyla tenkidin başlangıç tarihini, insanlığın yeryüzünde sahne alış zamanından itibaren başlatmak mümkündür. Edebî tenkidin tarihini ise, duygu ve düşüncelerin birer ifâde biçimi olarak şiir ve nesrin her millette var olduğunu düşünürsek çok gerilere götürebiliriz. İnsanların bu edebî eserler karşısında beğenme veya beğenmeme gibi düşüncelerini belirtmeleri ile edebî tenkidin başladığı görülür. Edebî tenkidin başlangıç tarihini tam olarak tespit etmek mümkün olmamakla birlikte, elimizdeki bilgilerden hareketle, Eski Yunan döneminde hareketlendiğini ve Aristoteles gibi yetişmiş bir tenkitçinin mevcut olduğu söylenebilir. Daha önceki milletlerde de edebî tenkitle ilgili çalışmaların yapıldığı hatta Yunanlıların onların bilgilerini sentez ve nakil yaptığını söylememiz mümkündür. Çalışmamızda, modern anlamda edebî tenkit ve tenkidin anlam alanını, klasik dönem edebi tenkidiyle karşılaştırmalı olarak ele aldık. Ayrıca edebî tenkit tarihini ve öncülerini h. V asır Kayrevân’ın ünlü edebiyat tenkitçisi İbn Reşîk el-Kayrevânî’nin (ö.h.463/m.1071) yaşadığı döneme kadar karşılaştırmalı olarak inceledik. Daha sonra İbn Reşîk el-Kayrevânî’nin edebî tenkitçiliğini, hem Bağdat merkezli hem de Endülüs Dolayısıyla h.V/m.XI asra kadar edebî tenkidin durumunu ortaya koymaya çalıştık.
169.00 ₺