-
Korkut Ata Ne Söyledi?
Sır Derya kıyısında atlarını dinlendiren, yalçın kara dağların bağrında yurt tutan, kardeşini yitirince uğrun uğrun aramaya çıkan, havadaki kuşu yerdeki mahlukatı kovalayan, aslan yüreğiyle yeryüzünde dolaşan, hiç yorulmadan harp eden, ad kazanan, yiğitlik gösteren, göz yaşı döken, şiir söyleyen; kara elbiseli altmış kafirle bir başına vuruşan, on iki gözü gözleyen, on iki suyu izleyen, on iki hikâyeyi dillendiren Oğuzlar’ın duyulsun diye zaman rüzgarına bıraktığı hikayelerdir bunlar! Aykut Ertuğrul ve Güray Süngü’nün editörlüğünde Korkut Ata’nın hikâyelerinin on iki öykücü tarafından yazıldığını biliyoruz. Bu sefer çağrıya kayıtsız kalamayan on iki kişi daha kadim ateşin başında toplanmak ve Korkut Ata’nın hâlâ ışıldayan hikayelerini yurt tutmak için yola çıkıyor. Böylece toplam yirmi dört kişi, yirmi dört öyküyle Korkut Ata’nın kelimelerini, sesini ve kimi zaman da sözlerini muhafaza ederek, hikâyeler aracılığıyla kendini, varlığını, zamanını ve yaşam serüvenini arayan insanları başka başka yollara çağırıyor.
209.30 ₺ -
Keyfekader Kahvesi
Bir yazarın ilk kitabını dikkatle inceleyen “örnek okur”, orada onun kalan ömrü boyunca yazdıklarının izlerini de bulabilir. Keyfekader Kahvesi işte bu yüzden Aykut Ertuğrul’un, öykülerinde etrafında dolaşıp durduğu temaların en saf halde bulunabileceği kitaptır. Labirentler, birbirine bakan aynalar, Doğu ve Batı edebiyatının klasik metinleriyle kurulan akrabalık bağları, kahramanlık, deliliğin sınırları, rüyalar ve bütün bu hikayeleri bir sis gibi kuşatan ölüm, ayrılık ve kader... “Hamle sırası bende! Başından beri kaçıp durduğum, görmezden geldiğim bu çetrefil oyunun zoraki oyuncusuyum artık. Kaçacak yerim yok. Kâtip ile Kara Köpek avluda sabırsızca volta atıyor, kararımı bekliyorlar. Ayak sesleri: Biri serseri bir kurşunun ete saplanışı gibi hoyrat ve tok, diğeri keskin bir kılıcın, ipek bir eşarbı ortadan ikiye ayırışı kadar tekinsiz, yumuşak… Bir an önce karar vermeliyim.”
125.30 ₺ -
Başlangıçların Sonsuz Mutluluğu
Kökleri çok derinde olan hikayeler yazıyor Aykut Ertuğrul. Zamanlar arası dolaşan bir gezgine benziyor. Kahramanları seviyor, muhtemelen kendisi bir kahraman ve kendi kahramanlığını bu şekilde gizliyor. Elindeki kılıcı kalem gibi gösterecek kadar mahir bu konuda.Dördüncü öykü kitabında yeni bir serüvene başlıyor. Dinlenmiş, atını mahmuzlamış, kalemini kuşanmış. Başlangıçların Sonsuz Mutluluğunu yaşamaya hazır. ” Güray Süngü Onun öyküleri ;ileri çağırarak geri döndüren,durmanı isteyerek hareket ettiren, susmanı söyleyerek konuşturan harikulade bir çemberdir. Nihayetinde anlamın, dağın zirvesinde kümelenmiş bekleyişini bir çığ gibi okurunun üzerine düşürecek olan sesi de başlangıçların sonsuzluğunda yankılanır durur. Şüphe yok ki, çığın altında kalmak mutluluktur diyenlerin yazarıdır Aykut Ertuğrul.” Furkan Çalışkan “Aykut Ertuğrul, kavramın yerli yerinde kullanımıyla söyleyecek olursak, “yeniliklere bütünüyle açık” bir anlatıcı. Hayır, sizi şaşırtmayı sevmiyor fakat kendi şaşkınlığına, daha doğrusu kendi hayret duygusuna sizi sürekli ortak ediyor. Kuşağının belirgin, hatta belirleyici anlatıcısı olmasını da şaşkınlığını ve hayretini hiç yenmemesine borçlu zaten bence. “Anlatıcı diyorsun diyorsun da adam hikayeci yahu” mu dediniz? Efendim, “iyi hikaye”, anlatmaktan başka nedir ki?” İsmail Kılıçarslan
125.30 ₺ -
Acaibül Mahlukat
Ocağın etrafında toplaşıp ninesinin sesinden masallar dinleyenler dünyadaki günlerini sürdüler. Bizse az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, bu günlere eriştik. Öykü durur mu o da gitti, pek badireler atlattı, pek vadiler aştı. Arada bir çığır açıldığı olduysa da, masalların o eskimeyen sesi dönüşerek öykülerde kendine yer edinmeyi daima başardı. Epiğin güçlü kökleri süzüle süzüle ince ve zarif yapraklara dönüştüler. Mitler ve masallardaki kahramanlar don değiştirip üzerlerine zamanımızın kıyafetlerini geçirdiler. Kahramanlar değişir de yaratıklar durur mu? Devler, umacılar, ejderhalar, alageyikler, peri kızları, gulyabaniler tebdil-i kıyafet eylediler. Dememiz o ki, ölen hayvan imiş, arketipler ölesi değil! Elbette oturup masalları yeniden yazacak değildik. Yine de, masal yaratıklarını kullanarak bugün nasıl öyküler yazılır merak ediyorduk, heyecanlanıyorduk. Heyecanımızı paylaşanlarla birlikte kendimize bir ocak bulup anlatmaya başladık. Geriye ve ileriye doğru ama sonsuz bir “şimdi”nin içinde yeniden az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik… İşte bu kitap odur!
146.30 ₺