-
Feryadım
“Koskoca devlet binası ve İslâm âleminin gözünü kendisine çevirdiği yüce hilâfet makamı ortadan kalktı ve târumar oldu, biçare vatan ve millet nice belalara uğradı. Böyle büyük bir genel musibetten bahsederken şahsımla binlere varan yakın ve uzak akrabamın uğradığı zarar ve hasarı ağza almak küçüklük olur. İşte Feryadım, bu acı olayları anlatan ve Osmanlı Devleti’nin elem verici sonuna ağlayan mensur bir mersiye hükmündedir.” Ahmet İzzet Paşa Son dönem Osmanlı Devleti’ni anlatan en önemli hatırat olarak bilinen Ahmet İzzet Paşa’nın Feryadım kitabı uzun bir süre sonra tekrar yayımlanıyor… Ahmet İzzet Paşa Osmanlı Devleti’nin son dönemini, Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği (Genelkurmay Başkanlığı), Âyan Meclisi Üyeliği, Harbiye, Dâhiliye ve Hariciye Nâzırlıkları ve devletin en yüksek makamı olan Sadrazamlık mevkiinde geçiren, devletin esenliği için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, üstlendiği bütün görevlerde olağanüstü başarılar gösteren önemli bir devlet adamıdır. Tarihimizin en karanlık ve acılı bu dönemine şahitlik etmiş ve tüm yaşadıklarını Feryadım adını verdiği hatıratında toplamıştır. Bu eser aynı zamanda çöküşe doğru uzanan yolda Osmanlı Devleti’nin kaderine ağlayan bir büyük asker ve devlet adamının feryadıdır. Ahmet İzzet Paşa’nın hatıratında, Meşrutiyet dönemini, Balkan Savaşlarını, I. Dünya Savaşı’nı, Ermeni, Irak ve Suriye olaylarını, Arap meselesini, İttihat ve Terakki Hükümeti’nin tüm bilinmezlerini, Tevfik Paşa, Ferit Paşa, Ali Rıza Paşa ve Salih Paşa kabinelerini, Lozan ve Sevr Antlaşmalarının perde arkasını, mütareke dönemi İstanbul’unu, İtilâf Devletlerinin sürekli değişen siyasetlerini ve İstiklâl Harbi’nin gerçeklerini bulacaksınız…
385.00 ₺ -
Karabekirin Kavgası
Ne Karabekir’in, ne de diğer paşaların hâtıratları, ‘resmî târih’in değiştirilmesi için yeterli görülmüştü. Söylenebilecek tek şey; onların anılarının ‘resmî târih’te önemli bir gedik açtığıdır. Belki de onlar, bu gediği daha o zamandan görmüşlerdi ve tartışmayı târihe ve geleceğe bırakmışlardı. Gelecekte târihi yazacak olanlara! Cemil Koçak Kâzım Karabekir, 1926 yılında İzmir’de Atatürk’e suikast dâvâsından dolayı yargılandığı Ankara İstiklâl Mahkemesi’nde beraat ettiğinden beri, İstanbul’da hâlen müze olan Erenköy’deki köşkünde polis gözetiminde yaşıyordu. 1927 yılında Nutuk’ta çok sert şekilde eleştirilmişti. Karabekir’e karşı kamuoyu nezdinde yeni bir polemik, 1933 yılının Mart ayında bir yazı dizisiyle Siirt milletvekili Mahmut Soydan’ın sâhibi ve başyazarı olduğu Milliyet gazetesinde başlatılmıştı. Bu, iktidârın Karabekir’e ve onunla birlikte daha sonra gözden düşmüş olan Millî Mücâdele’nin önder kadrosuna karşı siyâsî saldırısı anlamına geliyordu. Tefrikanın kimin tarafından kaleme alındığı belirsizdi. Konu, bir süre sonra Millî Mücâdele yıllarında Karabekir’in ve daha sonra onunla siyâsî işbirliği yapacak olan arkadaşlarının rolüne de gelmişti. Dizi, bu rolü yeniden tartışma konusu yapıyordu. Karabekir de, dizide anlatılanlara aynı gazetede yayınlanan mektuplarıyla yanıt vermeye başlamış; polemik diğer gazetelere de sıçramıştı. Türkiye’de yakın târih denilince ilk akla gelen isimlerden Cemil Koçak, Karabekir’in Kavgası adlı bu çalışmasında; Kâzım Karabekir’in 1933 yılında Nutuk’ta ortaya konulan Millî Mücâdele’nin resmî târihine karşı verdiği “kavga”yı tüm cepheleriyle ve belgeleriyle anlatıyor. Bu kitapta; Karabekir’in hâtırâtının yasaklanması anlatılırken; ardından onun Başbakan İsmet İnönü ile mektuplaşmaları da ilk kez belgeleriyle yayınlanıyor.
385.00 ₺ -
Sultana Öğütler
“Ey hükümdar, şunu bil ki bu ağacın on kökü ve on dalı vardır. Kökü, kalbin inancıdır, dalı ise bedenin eylemleridir.” Kimyâ-yı Saʿâdet, İhyâʾü ʿulûmi’d-dîn,Tehâfütü’l-felâsife gibi klasikleşmiş çok sayıda eseriyle İslam düşünce dünyasını şekillendiren en önemli düşünürlerden biri olan Gazzâlî’nin siyasetname niteliğindeki eseri Nasîhatü’l-mülûk Farsça aslından Türkçeye ilk defa tercüme ediliyor. Araştırmacılar, Gazzâlî'ye atfedilen bazı eserlerin ona ait olmadığını iddia etseler de Nasîhatü’l-mülûk’ün Gazzâlî tarafından Farsça yazılmış ve daha sonra Arapçaya çevrilmiş bir eser olduğunu kabul etmişlerdir. İçeriğinden anlaşıldığı üzere Nasîhatü’l-mülûk, Gazzâlî’nin Tus’ta inzivada yaşadığı hicri 500-505 yılları arasında yazılmıştır. İmam Gazzâlî manevi dönüşümüne neden olan on yıllık manevi yolculuğunun başında şunun için söz vermiştir; hiçbir hükümdardan hediye kabul etmemek, hiçbir hükümdarla görüşmemek ve münazara yapmamak. Nasîhatü’l-mülûk bir bakıma bu sözün tutulmasının bir semeresidir. Gazzâlî, Sultana Öğütler başlığıyla sunduğumuz bu eserde devlet yönetimiyle ilgili konuları belirli kısımlara ayırdıktan sonra çeşitli hikâyeler ve olaylarla örneklendirir. Fars ve Arap kökenli birçok devlet adamı ile ilgili anekdotlara yer vermesi, kitabı tarihî açıdan da değerli kılar.
192.50 ₺ -
Otağ 4 Gazneli Mahmud
“Ya İlahi! İslâm dinine yardım etmek, İslâm’ın düşmanlarını söküp atmak maksadıyla her yıl gaza için Hindistan’a gitmeyi kendime farz kılıyorum. Beni mansur ve muzaffer eyle. Niyetimi halis eyle!” Gazneli Sultan Mahmud Türk tarihinde vazgeçilmez bir yere sahip olan, çok uluslu yapısıyla imparatorluk hüviyeti taşıyan, Orta Doğu’da Ehl-i Sünnet inancını tahkim eden Gazne Devleti’nin efsanevi hükümdarı Gazneli Mahmud (971-1030); kazandığı zaferlerle, kişiliğiyle ve dönemindeki sanat anlayışıyla okuyucunun karşısına çıkıyor! Osmanlı Devleti’nin tüm safhalarını KAYI serisi ile yüz binlere ulaştıran Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, şimdi ise İslâm dünyasına yön veren Türk devletlerinin, liderlerinin ve örnek şahsiyetlerinin tarihini anlatmaya OTAĞ serisinin 4. eseri ile devam ediyor. · Gazneli Mahmud’un babasından aldığı tarihî miras ve zaferlerine etkisi… · 17 Hint seferi ve İslâm’ı Hint topraklarında tanıtıp yayması… · İran’da Şii Büveyhoğulları ile mücadelesi ve ehl-i sünneti hâkim kılma gayreti… · Tarihî ve siyasi yönünün yanı sıra mücadeleci ruhu… · Gazneli Mahmud ile Selçuklu taht varisi Arslan Yabgu arasında geçen tarihî diyalog… · Horasan’dan Mekke’ye uzanan hac yolunun güvenliği için gösterdiği çaba… · Eğitime, şairlere, adalete ve tasavvufa verdiği önem… · Devletin ekonomisi için yaptıkları ve imar faaliyetleri… · Hayatı ve vefatındaki ibretlik dersler… OTAĞ IV – Hindistan Fatihi: Gazneli Mahmud, isimli eserde, zorluklarla dolu bir başlangıçtan koca bir imparatorluğa dönüşen Gaznelilerin sürükleyici, merak uyandırıcı, akılda kalıcı tarihi yanında “Seyfüddevle/Devletin kılıcı” lakabını taşıyan bu büyük hakanın soluksuz okuyacağınız destansı hayatı sizleri bekliyor…
203.00 ₺ -
Çiçekçi Kadın
Dosan’ın sakin bir mahallesindeki küçük bitki dükkânı, kapısından içeri giren herkese huzur vadeder. Özenle bakılan saksılar, dükkânı saran toprak kokusu ve her bitkiyi sevgiyle büyüten Yuhui... Burası yalnızca bitkilerin değil, hayata yeniden tutunmaya çalışan insanların da sığınağıdır. Ancak güneş battığında, dükkânın kapıları kapansa da Yuhui'nin mesaisi sona ermez. Hayatlarını kâbusa çeviren erkeklerin sonsuza dek yok olmasını isteyen kadınlar, çözümü onun bahçesinde aramaktadır. Çok geçmeden kasabada insanlar gizemli biçimde ortadan kaybolmaya başlar. Yuhui ise her sabah dükkânını aynı sakinlikle açar, bitkilerini sular ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam eder. Peki, en huzurlu görünen bahçeler gerçekten göründükleri kadar masum mudur? Kadın öfkesini, kara mizahı ve gerilimi ustalıkla harmanlayan Çiçekçi Kadın, son sayfasına kadar gizemini koruyan, sarsıcı bir roman. “Bir kadın, ofis işini bırakıp bitkilerden fazlasını sattığı bir fidanlık açar… Kang’ın ışıl ışıl ilk romanı dikkat çekici bir çıkış. Dili hem sürükleyici hem de yalın; Yuhui’nin geçmişine dair ustalıkla serpiştirilen ayrıntılar ise hikâyeye güçlü bir duygusal derinlik kazandırıyor. Ortaya kadın öfkesine yazılmış enfes bir ağıt çıkıyor.” -Publishers Weekly “Atmosferi güçlü, beklenmedik dönüşlerle dolu ve kara mizahı ustalıkla kullanan bu roman, şiddete dair güçlü bir söz söylüyor.” -Booklist “Baştan sona son derece sürükleyici, yer yer ürpertici ama bir o kadar da tatmin edici bir roman… Kang, keskin gözlem gücü ve derin bir empatiyle, şiddete karşı hak edilmiş güçlü bir panzehir sunuyor.” -Shelf Awareness
210.00 ₺ -
Geleceği Doğadan Tasarla
Modern yaşamın hız, performans ve tükenmişlik döngüsü içinde insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeniden kendi ritmini bulmaktır. Geleceği Doğadan Tasarla, okuru doğanın kadim bilgeliğinden ilham alan içsel bir keşif yolculuğuna davet ediyor. Tohumdan köklere, gövde ve dallardan ormana uzanan bu yolculukta kitap; potansiyeli fark etmeyi, güvenli ama sınırlayıcı kabukları aşmayı, belirsizlikte yön bulmayı, ilişkilerdeki görünmez bağları güçlendirmeyi ve yaratıcılığı sürdürülebilir bir değere dönüştürmeyi anlatıyor. Ceylan Kalyon Özdemir ve Muharrem Özdemir, iş ve yaşam dünyasının sorunlarına doğanın döngüsel, esnek ve yenileyici ritmiyle bakmayı öneriyor. Her bölümde yer alan düşünme soruları, uygulamalar ve doğadan ilham alan örnekler sayesinde okur yalnızca bilgi edinmekle kalmıyor; kendi hayatı, değerleri, ilişkileri ve geleceğe bırakmak istediği miras üzerine de derinleşiyor. Bu kitap, daha hızlı koşmak isteyenlere değil; daha bilinçli, dengeli ve köklü büyümek isteyenlere sesleniyor.
315.00 ₺ -
Barbaros Hayreddin Paşa
Barbaros Hayreddin Hızır Reis, Cezayir’in sultanı idi. Kanuni Sultan Süleyman’ın bir işareti üzerine sultanlığın tapusunu padişahın önüne koydu. Birlik ve beraberliğin sembol ismi oldu. Osmanlı armadasının başında Akdeniz’e açılan Barbaros Hayreddin Paşa, 1538’te Avrupalı devletlerin bir araya getirdiği en büyük Haçlı donanmasını Preveze’de ağır bir hezimete uğrattı. Akdeniz, bir Türk gölüne dönüşürken, Avrupalılar Akdeniz’de tahta parçası yüzdüremez hâle geldiler. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Türk denizcilik tarihinin bu en önemli simasının neslini, ağabeyi Oruç ve mücahid yoldaşlarıyla hem korsan gemilerine hem İspanyollara karşı verdiği akıl almaz mücadeleyi, Cezayir’e hâkim olarak idare ve siyaset alanında gösterdiği başarıyı, Endülüs Müslümanları için çektiği çileleri, İspanyolların Mağrip’te yerleşmelerinin önünü kesen efsanevi kahramanlığını ve nihayet Osmanlı kaptan-ı deryası olduktan sonraki serüvenini kitapta çarpıcı detaylarıyla anlatıyor. Tarihi Sevdiren Adam, bu eseriyle Türk denizciliğinin yüz akı olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın destansı hayatını okuyucuların gözleri önüne seriyor.
203.00 ₺ -
Kuranın Satır Araları
Kur’ân yalnızca okunmak için değil anlaşılmak için indirilmiş bir kelam. Peki biz, onu gerçekten anlamaya çalışıyor muyuz? Kur’ân’ın Satır Araları, Kur’ân’ı anlamaya adanmış 30 yıllık bir yolculuğun meyvesidir.Ne bir meal ne de bir tefsirdir. Ancak her ikisine de ışık tutan, meal okurken fark edilmeyen incelikleri hatırlatan bir kılavuzdur. Her ayetin ardında saklı derin anlamları, dilin sınırlılığını, çevirinin getirdiği kaçınılmaz uzaklıkları fark ettiren bu eser, okurunu Kur’ân’ı anlamaya yönlendiren bilinçli bir okumaya davet ediyor. Fatiha ve Bakara Sûreleri üzerinden ilerleyen bu çalışma, sadece açıklamakla kalmıyor; Kur’ân’ı anlayarak okumanın neden hayati bir ihtiyaç olduğunu yeniden hatırlatıyor. Yazar, onlarca meal ve kaynak incelemesiyle, Kur’ân dilinin zenginliğini, ayetlerin bütünlüğünü ve tekrarların hikmetini örneklerle gösteriyor. Amacı tartışmak değil, sevdirerek öğretmek; sorgulatmak değil, Kur’ân’a yaklaştırmak. Kur’ân’ın bir mucize oluşuna, onunla bağ kurmanın insana kattığı derin anlamlara ve “anlamadan okumak”la “idrak ederek okumak” arasındaki farklara odaklanan bu çalışma, her seviyeden okuyucuya rehberlik edecek nitelikte. Kur’ân’ın Satır Araları, Kur’ân’la bağ kurmak isteyen herkes için yazıldı. Çünkü Kur’ân’ı anlamak, Rabbimizin bizimle konuştuğunu fark etmektir…
297.50 ₺ -
Kayıp Anılar Ekspresi
Suhan için her şey, kulakları sağır eden bir tren gürültüsü ve göz bebeklerini sızlatan bir baş ağrısıyla başlar. Gözlerini açtığında kendini, ölüleri son hükümlerine götüren Samdocheon Ekspresi’nde bulur; karşısında ise gizemli bir rehber vardır. Ancak bu yolculuk, büyük bir sarsıntıyla kesintiye uğrar: Ölülerin anıları birer birer silinmekte, geçmişini hatırlayamayan ruhlar yargılanamadan yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Kendi anılarını da kaybeden Suhan’ın tek şansı, bir ölüm meleğiyle birlikte başkalarının kayıp anılarını bulmaktır. Suhan her durakta başka bir hayatın kırılma anlarına tanıklık ederken kurtarılan her anı tek bir soruyu daha da derinleştirir: İnsan, unutmak istediği gerçeklerle yüzleşmeden huzura kavuşabilir mi? Kayıp Anılar Ekspresi, zamanla yarışan bu yolculukta, hafızanın, pişmanlığın ve hatırlamanın bedelini ortaya koyuyor.
315.00 ₺ -
Küllerimden Doğarken
Bazı insanlar yanarak yok olur… Bazıları ise küllerinden yeniden doğar. Melal ve Sadberk’in Kocam Bir Narsist romanıyla başlayan hikâyeleri kaldığı yerden devam ediyor. Fakat bu kez karşılarında sadece geçmiş değil; yıllarca susturulmuş korkular, çocukluk yaraları ve insanın kendi içine sakladığı karanlık var. Bir taraf hayatta kalmaya çalışırken, diğer taraf sevmeyi bir gün bile bırakmıyor. Ama sevgi, kırılmış bir ruhu gerçekten iyileştirebilir mi? Manevi sorgulamalar, vicdan hesaplaşmaları ve insan ruhunun en karanlık tarafıyla örülü bu hikâye; okuru acının, sevginin ve dönüşümün tam ortasına çağırıyor. Romanlarıyla on binlerce okurun kalbine dokunan Funda Uçuk Er, şu soruların peşine düşüyor: İnsan gerçekten değişebilir mi, yoksa bazı ateşler insanın içinde sonsuza kadar yanmaya devam mı eder? Çünkü bazı yaralar kapanmaz. Sadece insanın içinde yaşamayı öğrenir.
227.50 ₺ -
Boş Tabak
Bir aile sofrası… Masanın ortasında, söylenmemiş cümlelerle dolu boş bir tabak ve ses kayıt cihazının yanıp sönen ışığı… Çorba buharının yükseldiği, tabakların her akşam aynı yere konduğu, herkesin aynı sandalyede oturduğu, kimsenin gerçekten konuşmadığı bir ev. Sevgisini çalışarak gösterdiğini düşünen bir baba, her şey yerli yerinde durursa kalplerin de dağılmayacağına inanan bir anne, neşesiyle havada asılı kalan sessizliği kovmaya çalışan küçük kız kardeş. Yıllardır, “Büyütme!” denilerek bastırılan duygular, bir akşam masanın ortasına bırakılan birkaç soru kartıyla gün yüzüne çıkıyor. Her soru; üzeri örtülmüş kırgınlıkları, eksik bırakılmış sevgileri ve çocukluk yaralarını görünür kılarak bir yüzleşmeye dönüşüyor. Boş Tabak; bazen tek bir kelimenin yılların sessizliğini nasıl çatlatabildiğini anlatan, konuşulamayanların insanın içinde nasıl sessizce büyüdüğünü gösteren, tanıdık ve sarsıcı bir aile romanı. Ses kayıt cihazının yanıp sönen ışığı size de göz kırptığında hakikati anlayacaksınız!
238.00 ₺ -
Başlamak Zor Bitirmek Daha Zor
Bu kitap, kendini yıllardır 'dalgın', 'unutkan', 'plansız' ya da 'dağınık' hissedip de nedenini bir türlü anlayamayan, hayatlarını bir türlü düzene sokamayanlar için… Aynı zamanda, bir yakınını “Bu adamın/kadının nesi var?” diye anlamaya çalışan ama bir türlü anlayamayan ve bu sebeple nasıl davranacağını bilemeyen aile bireyleri için... Son zamanlarda çok sayıda kişinin yetişkin çağlarında DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite) tanısı aldığını görüyoruz. Mademki vardı neden çocukluk döneminde fark edilmedi? Belirtiler sonradan mı çıktı? Ve DEHB aslında ne? Bazı insanlar tembelliğin adına DEHB mi diyor? DEHB sadece dikkat dağınıklığı değildir. Zamanı yönetmekte zorlanmak, işleri hep son dakikaya bırakmak, ajandayı doldurup hiçbirini yapamamak, randevuları karıştırmak, ilişkilerde “Beni dinlemiyorsun” cümlesini sık sık duymak da işin içindedir. Ve bunlar sadece "unutkanlık" değil, beynin biraz farklı çalışmasının günlük yaşama yansımasıdır. Ve aynı zamanda DEHB’li bir zihinde, başkalarının asla sahip olamayacağı dozda bir enerji de vardır. Uzun yıllardır erişkin DEHB’li bireylerle çalışan, onları dinleyen ve kaotik olan hayatlarına çekidüzen vermelerine destek olan Prof. Dr. Serdar Nurmedov, bu işleyiş biçimini doğru anlamak ve var olan enerjiyi söndürmeden yönetebilmek için çok boyutlu bir DEHB haritası sunuyor. Tıbbi değil, insani bir dille. Kuru bilgilerle değil; gerçek deneyimler, samimi öneriler ve içten bir bakışla.
192.50 ₺ -
Asude Bahçe
Tesadüf diye bir şey yoktur. Dünya denen devasa kilimde her bir ipin, motifin ve rengin hayatımıza ne vakit ve ne kadar dâhil olacağı önceden bellidir. Funda Uçuk Er, okuru yine kalbin en kırılgan, en samimi yerlerinden yakalıyor. Modern hayatın telaşı içinde savrulan psikolog Zeynep’in eline geçen gizemli bir günlük, yalnızca geçmişe açılan bir kapı değil; aynı zamanda kendi iç dünyasına doğru yolculuğun da başlangıcı oluyor. Aşkın, kaybın, inancın ve teslimiyetin iç içe geçtiği bu hikâyede; geçmişin izleri bugünün yaralarına dokundukça, görünmeyen bağlar, susulmuş hikâyeler ve yarım kalmış duygular bir bir gün yüzüne çıkıyor. “Tesadüf” sandığımız karşılaşmaların ardındaki derin anlam açığa çıktıkça, kaderin incelikle dokunmuş örgüsü belirginleşiyor. Gönüllerde iz bırakan Huşu Ağacı’nın devam kitabı olan Asude Bahçe, o dünyayı derinleştirerek karakterlerin içsel yolculuğunu daha da katmanlandıran güçlü bir hikâye…
252.00 ₺ -
Şah Balaban Destanı
“1683. Yalın demirin, kızıl kanın ve barutun zamanlarıydı.” Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana surları önünde uğradığı büyük bozgun, sadece bir ordunun geri çekilişi değil; bir yiğidin kendi efsanesine yürüyüşünün başlangıcıydı. Ordusunun güvenli çekilişi için kellesini koltuğuna alıp düşman seline set olan bin yeniçeriden biriydi o: Deliormanlı Balaban Hasan. Viyana önlerinde esir düşen, bu korkusuz yeniçeri için kaderin başka bir planı vardı. Balaban Hasan ve yârenleri, ölüme meydan okuyarak tarihin saklı bir sayfasına, İtalya’nın bağrındaki Moena vadisine sığındılar. Habsburg zulmünün pençesinde inleyen bu mahzun kasabada Türkler nasıl karşılanacaktı? Kılıcını mazlumun çığlığına siper etmeyi öğrenen bir avuç Türk, kasaba halkını Hasburglardan koruyabilecek miydi? Cihan Çetinkaya, güçlü kalemiyle Şah Balaban Destanı’nda, İtalya’daki ünlü “Türk köyü”nün ilginç hikâyesini anlatıyor. Bu kitapta, yeniçerilerin yiğitlikleriyle bir İtalyan kasabasını nasıl etkilediklerini, iki yabancı medeniyetin birbirini tanıma ve anlamlandırma çabasının akıl almaz öyküsünü bir solukta okuyacaksınız.
252.00 ₺ -
İstediğim İnsan Olma Yolunda
Her gün daha iyi hissetmenin, daha güçlü olmanın, daha doğru düşünmenin yollarını anlatan sayısız cümleyle karşılaşıyoruz. Peki ya kulağa iyi gelen bu söylemler, insanı kendi gerçekliğinden uzaklaştırıyorsa? Uzm. Psk. Esra Oras, modern psikoloji dili içinde dolaşıma giren ve çoğu zaman sorgulanmadan kabul edilen söylemleri titizlikle ele alıyor. “İzin vermediğin sürece kimse sana değersiz hissettiremez”, “Kendinden emin olursan, kimse seni etkileyemez”, “Kendine yetebildikten sonra kimseye ihtiyacın olmaz” gibi kabullerin neden eksik ve indirgemeci olduğunu görünür kılıyor. İnsanın kırılganlığını ve sınırlılığını yok sayan bu dilin, kısa vadede güç verirken uzun vadede nasıl bir yabancılaşma ürettiğini sorgulamaya açıyor. Yazar aynı zamanda inançlı bireylerin psikolojiyle kurduğu mesafeyi, kopuş ve teslimiyet uçlarının ötesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Psikoterapi insanı bencilleştirir mi? İnançla çelişir mi? Tevekkül eden biri terapiye ihtiyaç duymamalı mı? Kaygı, üzüntü ve kararsızlık yaşamak iman zayıflığına mı işaret eder? Bu soruları ve ardındaki tereddütleri görünür kılarak daha samimi bir temas imkânı arıyor. Bizi, doğru bildiklerimizi sorgulamaya ve insan olmanın kırılgan gerçekliğiyle temas etmeye çağırıyor.
140.00 ₺ -
Kırmızı Kod Zor Veli
Bir öğretmen sınıfa yalnız girmez. Onunla birlikte o gün kaç öğrencinin uykusuzluğu, kaç çocuğun kırgınlığı, kaç ailenin telaşı da girer içeri. Ve çoğu zaman, görünmeyen ama etkisi en çok hissedilen bir ses daha vardır: VELİ! Bu kitap, “zor veli”lerin arkasındaki hikâyeyi anlamak için yazıldı. 20 bölümde 20 ayrı veli tipi ve bir bonus bölümle kapsamlı bir çözüm seti hazırlandı! • Aşırı koruyucu/helikopter veli • Aradığınızda ulaşılamayan veli • Agresif/ çabuk parlayan veli • Her şeyi bilen/profesör ebeveyn veli • Aşırı talepkâr veli • Öfkesini çocuğundan çıkaran veli • Sınır tanımayan/meraklı veli • Mükemmel çocuk isteyen veli ve diğerleri… Hepsi de çocuğunu seviyor. Onun için en iyisini istiyor. Ama belki bu yolda sizinle nasıl iş birliği yapacağını bilemiyor. Bir gün, toplantıdan sonra bir veli gelip “Öğretmenim, bu görüşme çok faydalıydı. Çocuğumun ne durumda olduğunu net anladım. Ne yapmam gerektiğini de. Teşekkürler…” derse bilin ki siz, sadece bir veli görüşmesi yapmadınız. Bir köprü kurdunuz. Okul ile ev arasında. Öğretmen ile veli arasında. En önemlisi, çocuğun geleceğine giden yolda, iki yetişkinin el ele yürümesini sağladınız.
245.00 ₺ -
Hunlardan Türkiye Cumhuriyetine Kuruluş
arih boyu en çok devlet kuran milletlerin başında Türkler gelir. Türklerde devlet, millete hükmeden değil milletin hizmetkârı olan bir müessesedir. Peki ya Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne dek kurulan, bazıları imparatorluk seviyesine ulaşan, doğudan batıya geniş bir coğrafyaya yayılan Türk devletleri hangileridir? Türkler devlet kurarken neler yaşamış, kimlerle mücadele etmiş ve hangi felsefeyi benimsemiştir? Türk devletleri hangi coğrafyalarda hangi isimlerle hüküm sürmüştür? Prof. Dr. Sadullah Gülten’in editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, tarih boyunca belli başlı Türk devletlerinin kuruluş süreçleri alanında uzman araştırmacılar tarafından inceleniyor. Elinizde tuttuğunuz eserde Abdullah Gündoğdu, Saadettin Yağmur Gömeç, Ali Ahmetbeyoğlu, Müslüme Melis Savaş, Ahmet Taşağıl, Hayrettin İhsan Erkoç, Altay Tayfun Özcan, Umut Üren, Ömer Soner Hunkan, Aydın Usta, Erkan Göksu, İlyas Kemaloğlu, Ayşe Atıcı Arayancan, Hayrunnisa Alan, Cihat Aydoğmuşoğlu, Mehmet Alpargu, Feridun M. Emecen ve Ömer Erden’in araştırmaları yer alıyor. Kuruluş’u okurken Türk adını ve Türk ruhunu yaşatmış liderlerin ve devletlerin destansı hikâyelerine ilk kez derli toplu bir şekilde tanık olacaksınız. Devlet-i Ebed Müddet ruhunu manevi şahsında yaşatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının Türk Yüzyılı’nı doğurması temennisiyle, nice yüzyıllara…
350.00 ₺ -
Bakara Suresi Sohbetleri 2
“Allah’ın kitabıyla etkileşim içinde olmak için okuduğunuz ayetlere dikkat edin. Dikkatle baktığınızda çoğu zaman Allah’ın (cc) ne dediğini anlamadığınızı fark edeceksiniz. ‘Allah niye böyle söyledi?’ ‘Nasıl oldu da burada böyle söyledi ama orada şöyle söylemişti?’ Soru sormayı öğrenene kadar Kur’an ayetleri üzerinde derinlemesine düşünemezsiniz. Kur’an okurken aklınıza takılan soruları bir deftere yazın ve cevaplarını arayın; konferanslar dinleyin, kitaplar okuyun, konunun ehli olan insanlara sorun; bir şeyler yapın. Belki sizi tatmin eden bir cevap bulacaksınız; belki de bulamayacaksınız. Cevabı bulana kadar aramaya devam edin; arayın, arayın... Bu arayış size, hiçbir şey bilmediğinizi hatırlatacak. Cevaba ulaştığınızda kalbiniz de huzur bulacak ve Allah’ın hikmeti sizin için biraz daha anlaşılır olmaya başlayacak. Kur’an ayetleri üzerinde tefekkür etmenin gücünü takdir etmenizi sağlayacak. Kur’an sizi harekete geçirmeli… Kur’an sizi heyecanlandırmalı… Kur’an sizi motive etmeli…” Nouman Ali Khan Allah’ın Kitabı, O’na yaklaşma yollarının anahtarıdır. Davetçi kimliğiyle tanınan Nouman Ali Khan, Bakara Suresi Sohbetleri-2’de okurlarını “Hz. Adem kıssası” ve “İsrailoğulları” üzerinde derinlemesine tefekkür etmeye, Hıristiyan dünyasının ve İslam’ın, yaratılış hikayesine ve varoluşa yüklediği anlam farklılıklarını mukayeseli olarak ortaya koyarak insanı, yüzünü yaratıcısına dönmeye davet ediyor…
227.50 ₺ -
Kültür Dünyamızdan Manzaralar
Yol uzun, ömür kısa olduğuna göre, hayatı güzelleştiren sırları çözmek gerekiyor. Bunun için de kültür hazinelerinin kapılarını açmak, mücevherleri ortaya saçmak icap ediyor. Unutmayalım ki, medeniyetimizin pırlantaları, dün olduğu gibi, bugün de hem gözlerimizi hem gönüllerimizi dinlendiriyor. Kültür tarihçisi Dursun Gürlek’in hazırladığı bu kitap Osmanlı medeniyetinden ve İstanbul kültüründen kesitler sunuyor. Evliya Çelebi’den anekdotlar, eski kitapların tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutan latifeler, Süleyman Nazif’ten fıkralar, hediyelik altınlar, camilerimizi süsleyen şaheser tablolar, eli öpülecek insanların özellikleri, Mehmed Âkif’in gözünü yaşartan sahneler, Şair Haşmet’ten haşmetli sözler, şifalı tozlar, Mevlevi medeniyetinden ibretler, uyuyanları uyandıracak fıkralar Kültür Dünyamızdan Manzaralar’ı oluşturuyor. Cana can, yüreklere heyecan katacak, enikonu okunacak birçok konu sizleri bekliyor.
315.00 ₺ -
Boğazın Dört Muhafızı
İstanbul Boğazı… İçinden deniz geçen şehrin gerdanı… Orada mazinin diriltici saflığı, gökyüzü kadar parlak değil mi? Burada hayat bulmuş öyküler, uyku değil hâlâ görülen bir rüya. Bu yüzden ara ara zamanın perdesini sıyırıp; karşımıza çıkan dejavular, hakikat denizinde seyahat etmemizi sağlayan sessiz gemi’ler aslında. Belleğimizin ardiyelerinde asılı duran levhalar, kalbi ılıyan hemen herkesi aydınlığa; ama en çok da hüznümüzün mayasına yönlendiriyor. Ol sebepten kurmaca ile gerçeğin tahterevallisinde bir aşağı bir yukarı seyreden ruhumuz, hatıraları sayıklıyor. Bu terennümleri, hiç şüphe etmeden; ahiret rivayetleri sayıyoruz. “Çünkü kentin izini sürmeye yeltenmek, kendi ruhunu tamamlamaya yönelik bir yürüyüştür.” diyen yazar, şehrin mazisiyle yaşadığı saatleri birleştiriyor, ikinci zaman’ın kapısını aralıyor. Samet Altıntaş, Boğaz’ın Dört Muhafız’ı; Aziz Mahmud Hüdâyî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Yûşâ Aleyhisselam ve Telli Baba üzerinden bir İstanbul fotoğrafı çekiyor.
192.50 ₺ -
Kısa Ortadoğu Tarihi
Kısa Dünya Tarihi ile başlayan KISA TARİH serisi Kısa Ortadoğu Tarihi ile devam ediyor… İlk insan, ilk tohum, ilk şehir, ilk din, ilk savaş, ilk imparatorluk… Sümerler, Akadlar, Persler, Mısırlılar, Romalılar… Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlar… Mekke, Medine, Kudüs, Şam, Bağdat, Kahire… Türkler, İranlılar, Araplar, İngilizler, Fransızlar, Ruslar, Amerikalılar… Sünniler, Şiiler, Haşhaşiler, Maruniler, Batıniler, Hariciler, Yezidiler, Aleviler… Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Napolyon, Sultan Abdülhamid, Arabistanlı Lawrence, Gertrude Bell, Emir Faysal, Şerif Hüseyin, Atatürk, Churchill, Nasır, Arafat, Saddam, Mübarek… Peygamberler, azizler, köleler, krallar, imparatorlar, diktatörler, devrimciler, şeyhler, emirler, hainler ve kahramanlar… Petrol, halifelik, savaşlar, darbeler, isyanlar… Kısacası kutsala ve dünyaya dair ne varsa burada. BURASI, ORTADOĞU... DOĞUMUN, ÖLÜMÜN, SİYASETİN, PETROLÜN, İHANETİN VE HATTA KIYAMETİN BEŞİĞİ... ORTADOĞU’YU HİÇ BÖYLE OKUMADINIZ…
280.00 ₺ -
Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları
“İngilizlerin şedid sansürüne binaen İstanbul gazetelerine Anadolu ve Rusya hakkında havadisler yazdırılmıyor, Anadolu ise havâdis ihtiyacını Sivas’ta bırakılmış küçük bir telsiz telefon ajansıyla teskin ediyordu. Sivas telsiz ajansı Ankara’ya heyetiyle birlikte naklolunduğu zamanlara kadar Bolşevik ileri harekâtı, Mısır, Hind, İrlanda ihtilalleri, Arabistan’daki birtakım imamların İngilizlere hücum ettiği haberleriyle vazifesini ifâya devam ediyordu.” İstiklal Savaşı, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinin en karanlık günlerini içeren mütareke döneminde Anadolu'nun bağrında filizlenen bir bağımsızlık ateşidir. Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları adlı bu eser, Türk ordusunun bir ferdi olan Doktor Muzaffer Alatur'un gözünden bu dönemi tüm detaylarıyla önümüze seriyor. Ayrıca Millî Mücadele döneminde Türk milletinin içine düştüğü girdabı, işgaller karşısındaki tutumunu, Kuva-yı Milliye'nin teşkilatlanma sürecini, bu süreçte yaşanan sıkıntıları, düzenli ordunun kurulmasını ve Yunan ordusuna karşı adım adım verilen mücadeleyi ele alıyor. 26 Ağustos 1922 sabahı topçu birliklerinin ateşiyle kopan Türk fırtınasının, son Yunan askerinin 9 Eylül'de Anadolu topraklarını terk etmesiyle dinmesine kadar geçen süreci tanığının gözünden anlatan bu çalışma, modern Türkiye tarihine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bir doktorun arşivde saklı kalmış defterinin izinde, Kurtuluş Savaşı’nın aradan 100 yıl geçse de eskimeyen hikâyesine tanıklık edeceksiniz…
168.00 ₺ -
İlk Türk Liderleri
Ahmet Taşağıl, İslam öncesi Türk tarihini resmeden 56 liderin hayatını anlatıyor. Mo-tu (Mete)’dan Attila’ya, Bumin Kağan’dan Tonyukuk’a, Balamir’den Bilge Kağan’a değin İslam öncesi Türk tarihine damga vurmuş, bilinen ve bilinmeyen Eski Türklerin izini sürüyor. Bu eserde, Türklerin anavatanı Orta Asya’dan dünyaya yayılan bu uzak geçmişin seslerini dinleyecek, tarih yapıcılarıyla tanışacak, Çin’le yapılan ‘savaş ve barış’ın yankılarını duyacak, dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan memleketin aynasını göreceksiniz. Taşağıl, okuru; Orta Asya’nın steplerinde, Altay Dağları’nın eteklerinde, Ötüken’in vadilerinde süren konuşmaya davet ediyor. Yazarın alfabetik olarak kaydettiği İlk Türk Liderleri, ilk kez tek kitapta!
262.50 ₺ -
17 Haziran
Vidar’ın hayatı, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olay ve sonrasında gelen açığa alınma kararıyla altüst olmuştur. Ancak asıl sarsıntı, eski bir kolide ailesinin 1980’lerdeki yazlık evinin numarasını bulmasıyla başlar. Vidar numarayı çevirdiğinde, hattın ucunda geçmişten bir ses yankılanır: Uzun zaman önce ölen babasının sesi. 17 Haziran 1986. Bir yaz günü. Bir mutfak. Bir aile. Vidar her aramada aynı güne adım atar; çocukluğunun seslerini dinler, sekiz yaşındaki haline yaklaşmaya çalışır. Hakkında yürütülen polis soruşturması ve üzerindeki baskı artarken belleğin labirentlerinde ilerledikçe ilerler. Sorduğu sorular onu hem kendi karanlığıyla hem de ailesinin saklı kalmış yaralarıyla yüzleştirecektir. Romanlarıyla 30’u aşkın ülkede okurla buluşan Alex Schulman’dan, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birbirine düğümleyen zamansız bir roman... “Sanki Alex Schulman’ın daha önce yazdığı her şey bu romanın yolunu açmak içinmiş.” –Kristian Ekenberg, Gefle Dagblad “Açgözlü bir okur gibi okuyorum; sonunun nasıl geleceğini bilmek istiyorum. 80’lerdeki o yaz gününde gerçekten ne oldu? Vidar’ın hatırlamaya dayanamadığı şey ne? Tıpkı Schulman’ın önceki romanı Malma İstasyonu’nda olduğu gibi, kurgu zekice inşa edilmiş; ipuçları ustalıkla yerleştiriliyor, yapı taşları tek tek ekleniyor.” – Oline Stig, Sydsvenskan “Alex Schulman her zamankinden daha derine, acının merkezine iniyor.” – Annina Rabe, Expressen
252.00 ₺ -
Çocuğun Pusulası Sınırlar
Kendini “çocuklara meftun bir pediatrist” olarak tanımlayan ve uyandırmak istediği duyarlılık geniş ebeveyn kitlelerinden karşılık bulan Dr. Handan Sarımehmet Kılınç Çocuğun Pusulası: Sınırlar’da bebek ruh sağlığı ve erken ilişki sağlığı dendiğinde en öncelikli gördüğü konuyu, yani sınırları çok boyutlu bir biçimde ele aldı. Peki sınırları bu kadar önemli kılan ne? Dr. Kılınç bu kitapta, büyük bir iştahla takip ettiği nörobilimin sunduğu bilgi birikiminden ve yıllara dayanan klinik tecrübesinden süzdükleriyle işte tam olarak bunu anlatıyor. Çocuğun sınırın verdiği öngörülebilirlik haline duyduğu ihtiyacı, sınır ve kuralların nörobiyolojisini, ‘katı’ ve ‘esnek’ olma durumlarını, sınır koymakta zorlanan ebeveyn ile empati yaparak ebeveynin duygularını nasıl düzenleyebileceğini, çocukların da sınırlarının ihlal edilmemesi konusunda geliştirilecek farkındalığı ve en temelde ebeveynin çocuğun duygu düzenlemesine nasıl rehberlik edebileceğini gerekçeleriyle aktarıyor. Sürekli taktik vermek yerine, ebeveyni olay bazında kendisinin ve çocuğunun hissettiklerini anlamaya ve kendi aile sistemlerinde neler olduğunu üzerine gerçek bir düşünme egzersizine davet ediyor.
210.00 ₺ -
Manipülasyonun Tuzaklarından Kendini Kurtar
Kendinizi sık sık suçlu, yorgun veya kendi hayatınızın başrolü değil de figüranı gibi mi hissediyorsunuz? İlişkilerde maruz kalınan manipülasyon, çoğu zaman karda yürüyüp izini belli etmeyen sinsi bir süreçtir. Klinik Psikolog İrem Oturaklıoğlu Kaya, hayatın her alanına sızmış olan görünmeyen ipleri ve zihinsel tuzakları deşifre ediyor. Gaslighting’den love bombing’e, duygusal şantajdan sessizlik cezasına kadar manipülatif taktikleri fark etmenizi sağlarken, zihniniz bahaneler üretse bile bedeninizin fısıldadığı o hayati uyarıları nasıl okuyacağınızı gösteriyor. Yazar, yalnızca “Toksik kişilerden uzak dur,” diyen bir tarafta durmuyor, “Yalnız kalmadan da kendini koruyabilirsin,” diyen sağlam bir yol öneriyor. Gri Kaya tekniği, duygusal ilk yardım çantası ve sınır çizme egzersizleriyle donanmış bu yolculukta, çocukluktan gelen yaralı tepkilerden sıyrılıp “yetişkin benliğinizle” karar vermeyi keşfedeceksiniz. “Karanlıkta kaybolduğun yeri fark edersen, aydınlıkta kendini yeniden bulabilirsin.”
262.50 ₺ -
Aile İlmihali Ciltli
Günümüzün en saygın İslam âlimlerinden Prof. Dr. Hayreddin Karaman’dan her evin kütüphanesinde bulunması gereken bir başvuru kaynağı: Aile İlmihali Hayreddin Karaman; aile ve kadın denince akla gelen her türlü sorunun cevabını, evlilik, aile hayatı, çocuk bakımı ve terbiyesi, kadına ait haller, gündelik hayatın düzenlenmesine dair detayları temel kaynaklara referanslarla okura aktarıyor. Hz. Peygamber’in (sav) ev ve aile hayatının model alındığı eser, insanın yaradılış kanunlarına uygun bir hayat kurmasıyla yakalayacağı saadetin ipuçlarını sunuyor. “İslam’da ailenin ne olduğunu sağlam delillerle ve ilmî araştırmalarla ortaya koymaya çalıştık. Bu kitap dünyaya örnek bir aile modeli sunulmasında mütevazı bir hizmet görürse ne mutlu bize!” Prof. Dr. Hayreddin Karaman
350.00 ₺ -
Mutlu Evliliğin Sırları
Emniyet, yeri geldiğinde soru sormadan gözlerden cevabı almaktır. Oysa günümüzde eşler birbirlerinin telefonlarına bakmaktan gözlerine bakamaz duruma geldi. Bu asırda yolun Hatice'lerle kesişsin istiyorsan araman değil, olman gerekir. Sadık olanın yolu, sadıklarla kesişir. Doğru eşi arayanın önce doğru eş olması gerekir. İnsanlığın mayası ümmet, ümmetin mayası ise ailedir. Aile bozulursa ümmet, ümmet bozulursa insanlık bozulur. Öyleyse insanlığı düzeltmek isteyen kişi buna evvela aileden başlamalıdır. Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Mutlu Evliliğin Sırları kitabında, akıcı üslubu ve etkili örnekleriyle İslam'a uygun bir aile modelinin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
280.00 ₺