-
Dilden Dile Çevirinin Konukseverliği
Bir dili çevirmek, yalnızca kelimeleri değil, bir dünyayı konuk etmektir. Nihayetinde insanlığı bir araya getirmek, kültürler arası bir köprü kurmaktır. 2025 Hervé Deluen Büyük Ödülü sahibi filozof Souleymane Bachir Diagne Dilden Dile: Çevirinin Konukseverliği’nde bu düşünceyle yola çıkarak çeviri eyleminin geçirdiği süreçleri dil-kültür-toplum ilişkisi bağlamında inceliyor. Şiirden bilimkurguya, felsefeden sömürgecilik eleştirisine uzanan örneklerle çevirinin gücünü ve sorumluluğunu düşünmemizi sağlıyor. Çeviri yoluyla farklılıkların nasıl bir araya gelebileceğini, eşitliğin ve karşılıklı anlayışın nasıl mümkün olabileceğini sorguluyor. “Senegalli filozof, çeviriyi diller arasındaki eşitsizlik açısından inceleyerek derinlikli bir çalışma ortaya koyuyor.” –Bibliobs “Çeviri yapmak, dilsel egemenliğe verilen tepkilerin sonuçlarından biridir. Bu görüş, metnin merkezinde yer alıyor. Senegalli filozof, hümanist bir bakış açısıyla çeviri eyleminin etiğini sorguluyor.” –Seneplus
135.05 ₺ -
Anadolu Türk Tarihi 1 Büyük Selçuklu Devleti
Kitapları, televizyon programları ve gezileriyle binlerce insana tarihi sevdiren Talha Uğurluel, sürükleyici üslubuyla, seyahatleriyle, fotoğraflarla ve zengin görsel kaynaklarla süslediği bu çalışmasında Büyük Selçukluları anlatıyor! * Türkler tarih sahnesine ne zaman çıktı? * Orta Asya’daki Türkler, İslamiyet’i, kimlerden ve nasıl öğrendi? * Çinliler ve Abbasiler arasındaki mücadelede Türklerin rolü neydi? * Türk tarihinde yaygın olarak kullandığımız “Türkmen” tabirinin Oğuzlarla bir ilgisi var mıydı? * Selçuklular kendilerinden önceki diğer Türk devletleri gibi neden Asya’da kalmadılar? * Selçukluları tam bağımsız hâle getiren Dandanakan Savaşı ve tarihçilerin “Dünyanın Gelini” dediği Rey hakkında bilinmeyenler... * Yıllardır aranan Malazgirt Savaşı alanı ve şehitlerin mezarları… * Bütün bilinmeyenleriyle Türklerin Romalıları ilk kez yendiği Pasinler Savaşı alanı... * Sultan Alparslan’ın kabrinin nerede olduğuna dair son bilgiler ve değerlendirmeler... * Unutulan Türkler: Suriye ve Irak Selçukluları... * Şam ve Kudüs tarihinde Selçukluların rolü... * Selçukluların Altın Çağı: Sultan Melikşah dönemi... * Nizamiye Medreseleri ile başlayan dillere destan eğitim seferberliği... Anadolu Türk Tarihi: Büyük Selçuklu Devleti, tarihseverleri şehir şehir gezdiren yepyeni bir kitap… Eseri okurken Cend’den yola çıkacak, Nişabur’dan Merv’e, İsfahan’dan Rey’e, Ani’den Ahlat’a, Antakya’dan Halep’e, Kudüs’ten Kahire’ye seyahat edeceksiniz. Büyük Selçuklu medeniyetin izini sürerken bir devrin sanatına ve tarihine şahit olacaksınız. Selçuklu’nun sanatına, insanına, ilmine-irfanına, günümüzde bile karanlıkta kalmış hayranlık uyandıran yönlerine çok şaşıracaksınız...
310.25 ₺ -
Payitahtın Kapıları Üç İmparatorluk ve İstanbulun Surları
İstanbul… En çok kuşatılan ve ele geçirilmek için en çok çaba sarf edilen şehir. Üç imparatorluğun başkenti, dünyanın gözbebeği. İstanbul, bu dünyaya düşmüş bir inci tanesi ise etrafını saran surlar onu koruyan istiridye kabuklarıdır. Bu surların önlerine kimler gelmemiştir ki? Boğaz'a köprü kuran Perslerden devasa orduları ile hücum eden Bulgarlara, Roma İmparatoru Septimus Severus’tan kendi dindaşlarına bile acımayan Latinlere kadar bu surların önüne gelenlerin zorladığı kapılar ancak 1453'te açılacaktır. Avrupa Hun İmparatoru Attila'nın önüne kadar gelip gerisin geri döndüğü Altın Kapı'nın Bizans imparatorları için anlamı neydi? İstanbul'un fethine sebep olan, açık unutulan bir kapı mıydı? Osmanlı sultanları kılıç kuşanma merasiminden sonra şehre neden Edirne Kapı'dan girerlerdi? Eğri Kapı'nın adı nereden geliyordu? Kaşıkçı Elması hangi kapının önünde bulundu? Sur dibinde yatan sahabeler kimlerdir? Sarayburnu'ndaki İmparatorluk Sarayı, Theodious surları, V. Leon'un eklemeleri, Haliç'in önem kazanmasıyla büyüyen Blaherna Sarayı, Osmanlı döneminde yapılan eklemeler, yazdırılan kitabeler, sur duvarlarının ve kapılarının mimari detayları… Sanat tarihçi Talha Uğurluel üç imparatorluğun izlerini taşıyan İstanbul sur ve kapılarının incelikle işlenmiş mimari özelliklerinin yanı sıra bu kapıların ardında saklı kalan nice hikâyeyi günümüze taşıyor.
328.50 ₺ -
Gaslighting
Bu kadar hassas olma. Bir şeyleri kafanda kuruyorsun. Sadece şaka yapıyordum! Onu kastetmedim! Bu cümleler size de tanıdık geliyor mu? Gaslighting, kişinin algılarını, duygularını ve hatıralarını sistemli ve sinsi biçimde sarsarak onu kendi aklından şüphe eder hale getirmektir. Ve bu tesadüf değil; bir iktidar biçimi, bir şiddet yöntemidir. Bu kitap, sizi hem kişisel hem toplumsal düzeyde gerçeklik, güven ve etik üzerine derin bir sorgulamaya davet ediyor. Kate Abramson, gaslighting’i yalın psikolojik tanımların ötesine taşıyor; bu kavramın etik, kişiler arası ve politik boyutlarını gözler önüne seriyor. Günlük hayattan örneklerle beslenen ve güçlü bir felsefi temele dayanan bu çalışma, bireyleri gaslighting’e maruz bırakan etkileşimleri ince bir titizlikle çözümlüyor. “Her yerde karşımıza çıkan ama çoğu zaman yanlış anlaşılan bu terime dair öğretici bir inceleme… Abramson, gaslighting’in güvene nasıl dayandığına dair önemli noktalar ortaya koyuyor ve kitabı, okurları ‘yaşadıkları deneyimleri başkalarının çarpıtmasına izin vermemek için açık ve net bir şekilde ifade etmeye’ teşvik eden umut verici bir notla bitiriyor.” — Publishers Weekly “Gaslighting üzerine hem mikro hem makro düzeyde, yalnızca ne olduğunu değil, ne olmadığını da kapsayan büyüleyici ve özgün bir inceleme.” — Karen R. Koenig, New York Journal of Books “Abramson’ın anlattığı durumlar, iş yerinde ya da ilişkilerde zorbalığa ya da manipülasyona maruz kalmış herkesin içinde yankı bulacak.” — Chris Nancollas, The Tablet
200.75 ₺ -
Hayatın Anlamı ve Amacı
Modern psikolojinin öncülerinden Alfred Adler, kitaplarında Bireysel Psikolojinin temellerini sade ve etkileyici bir dille anlatır. Hayatın Anlamı ve Amacı, sadece bir psikoloji kitabı değil; insan ilişkilerini, toplumsal işbirliği ve uyumu ve kişisel gelişimi anlamak isteyen herkes için bir rehber niteliğindedir. “Hayatın anlamı nedir?” sorusuna verilen onca anlam içerisinde tüm doğru cevaplarda ortak olan ve yanlış cevaplarda eksik kalanın ne olduğuna bakan Adler, kendini tanımak, yaşamına yön vermek ve toplumsal bir varlık olarak anlamlı bir hayat sürmek isteyen herkes için güçlü bir kaynak sunuyor. Adler’in bugün hâlâ geçerliliğini koruyan içgörüleri, okuru kendi yaşamını yeniden sorgulamaya davet ediyor. “Adler’in üstünlük çabası ve yaşam amacı üzerine düşünceleri, logoterapinin temellerini atarken ilham kaynağı oldu. O, bireyin anlam arayışının psikolojideki öncüsüdür.” Viktor Frankl (İnsanın Anlam Arayışı kitabının yazarı) “Adler, bireyin toplumla kurduğu bağa verdiği önemle, modern psikoterapinin en insani yönlerini öne çıkardı.” Rollo May
182.50 ₺ -
Scala da Korku
“Scala’da Korku”, yalnızca politik bir gerilimle değil, insanların yüzleşmekten kaçındığı bir duyguyla ilgileniyor: belirsizlik. Bir opera gösterisi, sanatla gerçeğin iç içe geçtiği bir paranoyaya dönüşüyor. Zarif maskelerin ardında yükselen korku, zarafetin maskesini düşürüyor. Bu derleme, sıradan anların çatırdayarak olağandışına dönüştüğü öykülerden oluşuyor. Kiminde bir dağa bakmak yasakken, kiminde merdivenlerden yukarıya doğru damlayan bir damlanın sesi paranoyaya dönüşüyor. Bir öyküde, oraya nasıl geldikleri belli olmayan bir oda dolusu elma büyük bir sınav haline gelirken; bir diğerinde, kusursuz ve sorunsuz görünen bir şehre düşen karakter, cennette olduğunu sanarken aslında gerçek cehennemi bulduğunu fark ediyor. İtalyan edebiyatının usta kalemlerinden Dino Buzzati’nin dili okuru hem huzursuz ediyor hem de büyülüyor. Gerilimle felsefeyi, alegorik olanla gündeliği buluşturan her öykü, görünenin ardında saklı bir çatlağı yokluyor. “Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” –Jorge Luis Borges
200.75 ₺ -
Bölük Pörçük Yaşamlar
Parçalanan yaşamlar, kesişen yazgılar, geçmişin gölgesinde sonsuz acı ve yarının umudunda küçük mutluluklar… İkinci Dünya Savaşı’yla alt üst olan yaşamlarını, birbirlerine sevgiyle tutunarak yeniden inşa etmeye çalışan insanların hikâyesi. Şair Anne Michaels’ın ilk romanı Bölük Pörçük Yaşamlar, bugüne kadar on dokuz dile çevrildi; aralarında Orange Prize, Guardian Fiction Award ve Lannan Literary Award’un da bulunduğu sekiz ödüle layık görüldü. “Bu olağanüstü güzel kitap, bir dünya… Mucize gibi yaratılmış. Umutsuzu iyileştiriyor, yitikle dans ediyor. Güvenin ve okuyun.” -John Berger “Michaels’ın dili bir akış, bir yarış değil; zamansız gizemlerin içinde ve etrafında, üstü kapalı bir anlatımla geziniyor.” -Time “Batı uygarlığındaki ihtişam ile korku arasında bir diyalog kurmanın vahşi güzelliğine, belki de sadece bir şair cesaret edebilirdi.” -Los Angeles Times Book Review “Bu, harikulade bir roman.” -Guardian
255.50 ₺ -
Ailemle Okuyorum- Oya Doğan Set
Ailece duyguları tanımanın, sınır koymanın ve empati kurmanın en güçlü yolu! Çocukların iç dünyasına dokunan yazar Oya Doğan'dan, hem çocuklara hem yetişkinlere yönelik eşsiz bir set:Duygular, sınırlar, zorbalık, sabır ve stres gibi temel konuları ele alan 5 kitap ve özel tasarlanmış MEMES kartları bir arada! Bu set, ailece okuma ve oyun yoluyla; duyguları tanımayı, zor duygularla başa çıkmayı, “hayır” diyebilmeyi, birlikte tartışmayı ve bağ kurmayı destekliyor. Set İçeriği:– Ne Zaman Evet, Ne Zaman Hayır?– Mira Stres Kulübünden Ayrılıyor– Mira Öfke Gezegeninden Ayrılıyor– Mira ve Yekta Zorbalık Adasında– Mira ve Yekta Sabır Tünelinde– MEMES Duygu Kartları (ailece sohbet ve oyunlar için) Bu set neden özel?– Ailece duygu dili geliştirir– Zorbalık, öfke, stres gibi konularda farkındalık kazandırır– Çocuklara “Evet” ve “Hayır” deme hakkını öğretir– Ebeveyn-çocuk iletişimini güçlendirir Birlikte okuyun, konuşun, güçlenin!
529.25 ₺ -
Din Tehlikeli midir
İngiliz felsefeci Keith Ward bu kitabında dinlerin modern dünyadaki rolüne ilişkin kapsamlı bir tartışma başlatıyor. Ward, dinlerin şiddetle ve bilim karşıtlığı ile beraber anıldığı günümüzde, bu tür mitleri sorgularken bir yandan da dinlerin bireysel mutluluğa ve toplumsal barışa katkı sunma potansiyeline somut verilerle dikkat çekiyor. Doç. Dr. Alper Bilgili Dünyaya barışın, sevginin ve kardeşliğin hakim olmasına din mi engel olmaktadır? Savaşlar, çatışmalar, ayrımcılık ve daha pek çok acının kaynağının din olduğu söylemleriyle karşı karşıyayız. Diğer taraftan, dinin, rasyonel düşünmeye bilime ve ahlaki olarak sorumluluk almaya engel olduğuna dair tezler sık sık ileri sürülüyor. Bu durumda din maddi ve manevi olarak büyük bir tehlike değil midir? Keith Ward bu iddiaları tek tek ele aldığı bu kitabında açık bir dille göstermektedir ki günümüzün problemleri hakkında dinî inanç haksız yere suçlanmaktadır. Önyargısız ve olgusal düşünebilen herkes buradaki tezlerden hareketle tartışmaya yapıcı katkılar sunabilecektir. Dr. Yasin Ramazan
211.70 ₺ -
Metehan
Mete elini kılıcına attı bu defa, “Babamıza saygımız sonsuzdur fakat itaatimiz bundan böyle Hun milletinin ta kendisinedir! Babamız artık güçsüz hâle getirdiği devletimize bizi de eklemek istiyorsa yanılıyor. Bizi öldürtmek istedi ama talihi yaver gitmedi. Şimdi de dostluk yoluyla yeni bir tuzak arayışındadır. Ya bağımsız yaşarız ya da ölürüz! Daha fazlası söz harmanı savurmaktır.” Teoman Han, gözde oğluna rakip olduğu için diğer oğlu Mete’yi kendi elleriyle bizzat düşmana rehin verir. Mete, sürgün koşullarına rağmen umudunu kaybetmez. Dillere destan yiğitliği ve savaşçılığıyla tutsak edildiği ülkeden kaçar. Ancak kendi ülkesinde de etrafı düşmanlarla çevrilidir. Türk halklarının efsanevi atası, Oğuz Kağan olarak da bilinen Mete Han’ın destansı kahramanlığı Okay Tiryakioğlu’nun özgün üslubuyla birleşiyor. Asya’nın kurdu Mete’nin sürgünde bir tutsakken nasıl bozkırın en büyük imparatorluğuna Kağan olduğunun sürükleyici öyküsü. Eserleri dokuz dile çevrilen, Türkiye’nin en çok okunan tarihî romanlarının yazarı, “Günümüzün Peyami Safa’sı” olarak anılan Okay Tiryakioğlu’nun kaleminden Türk tarihinin en önemli büyüklerinden olan Mete Han’ın nefes kesen hikâyesi…
255.50 ₺ -
Şam'ın Uykusuz Zürafası
Uzun yıllar boyunca çevresinde devam eden savaşın içine çekilmeye direnen ama sonunda dahil olmak zorunda kalan hayalî bir mahalle: Rus Mahallesi. Fakat bu mahallenin sakinleri savaşa silahlarla değil, hikâyeleriyle giriyor. Zürafa, Nonna ve isimsiz anlatıcının küçük hikâyesiyle başlayan roman, kurgu ilerledikçe hikâye ve karakterleriyle kalabalıklaşıyor: Hayvanat bahçesinin müdürü Victor İvaniç, Fransızca öğretmeni ve esnaf Ebû Alî Suleymân, mahallenin kahramanı İsâm, az tanınan Rus yazar Arkadi Kozmiç, zürafa, Nonna’nın ördüğü serçe, tazı, deve kuşu ve niceleri… Gûta’ya atılan bombaların seslerini uzaktan duyan Rus Mahallesi sakinleri, bir gün bu sesi yanı başlarında bulduklarında ne yapacaklar? Kendilerini tarafsız, eylemsiz gören bu kitle olayların dışında kalabilecek mi? Kendilerini bu savaşın etkilerinden koruyabilecekler mi? Khalil Alrez’den çok sesli, ironik, karnavalesk, teatral, gerçek ile hayal arasında seyreden bir roman: Şam’ın Uykusuz Zürafası. "Zekice, derinlikli bir hikâye... Şam'da uykusuz bir zürafa, savaşın ve hayatın karanlığına ışık tutan, hayali ve gerçek bir roman." –Al Akhbar “Khalil Alrez olay yaratan diliyle bizi hayrete düşürüyor; taze, pervasız, hızlı, zamanla yarışan ve dünyasını ustalıkla inşa ederken onu kuşatan bir dil bu.” –Arab News "Khalil Alrez, büyüleyici bir fantastik filmden yeni çıkmışız gibi dokunaklı öyküler ve sahnelerle dolu bir anlatımla edebiyatının zirvesinde." –Independent Arabia
226.30 ₺ -
Düşünmenin Alfabesi
Eleştirel düşünme bir sonuç değil başlangıçtır. Eleştirel düşünerek daha doğru inançlara ve daha iyi davranışlara ulaşmayı hedefleriz. Günümüzün bilgi bombardımanı altında doğruyu yanlıştan ayırabilmek, sağlam argümanlarla düşünebilmek ve eleştirel bir bakış açısı geliştirebilmek her zamankinden daha önemli. Yasin Ramazan, Düşünmenin Alfabesi’nde akıl yürütmenin temellerini, mantıklı düşünmenin yöntemlerini ve eleştirel düşüncenin önündeki engelleri ele alıyor. Varsayımlar, inançlar, bilgi, argümanlar, safsatalar, bilişsel önyargılar ve rasyonel düşünme teknikleri gibi konulara odaklanan bu kitap, okuyucusuna daha tutarlı ve sağlam düşünme alışkanlıkları kazandırmayı amaçlıyor.
127.75 ₺ -
Araştırmanın Alfabesi
Akademik dünyaya adım atanlar, tez yazım sürecinde olanlar veya araştırma pratiğini geliştirmek isteyen herkes için kaleme alınan Araştırmanın Alfabesi, okura akademik düşünceyi bir kültür olarak nasıl içselleştirebileceğini gösteriyor. Araştırmanın doğasını, sistematik çalışma anlayışını, etkili okuma, not alma ve yazım tekniklerini ele alan bu kitap, akademik dünyada yolunu kaybetmiş ya da daha sağlam bir temel arayan herkes için pratik öneriler sunuyor. Yasin Ramazan, okuruna araştırma yaparken neler yapması gerektiğine dair hazır yöntemler sunmaktansa bu yolda nasıl bir anlayışla ilerlemesi gerektiğine dair içsel bir farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Akademik okuma-yazma pratiklerinin, uygularken öğrenileceği düşüncesine karşıt olarak bilgi ve tecrübe aktarımı yapıyor.
175.20 ₺ -
Suskunlar Meclisi
İstanbul’un kalbinde, Sultanahmet Meydanı’nda başlayan bir cinayet, dedektif Eşref Kalender'i karanlık ve karmaşık bir dünyanın içine sürükler. Yaşlı ayakkabı tamircisi Nahit Söylemez’in cesedi üzerindeki garip bir bıçak yarasıyla kazınmış Latince söz dikkat çeker: Acta est fabula, yani oyun bitti! Eşref Kalender’in ulaştığı birtakım izler, onu “Suskunlar Meclisi” adında gizemli bir tarikatın varlığını keşfetmeye götürür. Arkası kesilmeyen cinayetlerin sonunda Kalender kendisini büyük bir komplonun tam ortasında bulur. İşkenceler, kaçışlar ve uluslararası bir kovalamaca... Güvenecek kimsesi yoktur. Peki, Eşref Kalender bu karanlık labirentten çıkabilecek mi? Suskunlar Meclisi’nin sırları açığa çıkacak mı? Hermes’in ilmi şeytanlardan kaçırılabilecek mi? Ve en önemlisi, hakikat galip gelebilecek mi? Cihan Çetinkaya, Suskunlar Meclisi romanıyla gizemli bir dünyanın kapılarını şiirsel üslubuyla aralıyor. Sürükleyici bir polisiye hikâye, mitolojiyle kurulmuş gizemle birlikte çok katmanlı bir hâl alıyor. Ezoterizm ve okültizmin doruklarına kadar hissedildiği bu yapıt, aynı zaman felsefi sorgulamalarla bir boyut daha inşa ediyor.
219.00 ₺ -
Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu
Mustafa Kutlu. Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri. Türk hikâyesinin yaşayan klasiği. Sadece hikâyeciliğiyle değil, fikir adamı ve yayıncı kimliğiyle, resim ve sinemaya olan ilgisiyle de kültür dünyamızın pek çok alanında varlık gösteren çok yönlü bir sanatçı. Safiye Hızlı Önal, bu çok yönlü kültür adamının, “Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu”nun sanat ve edebiyat hayatımızdaki yerini inceliyor. Büyük yazarın hayatını, çocukluk ve gençlik dönemlerini, Hareket ve Dergâh yıllarını, eserlerini, sanata, edebiyata, şiire, müziğe, resme, mimariye, ticarete ve siyasete dair görüşlerini tek tek ele alıyor. Çalışmanın sonunda Mustafa Kutlu ile yaptığı uzun bir söyleşiye ve İsmail Kara’dan Ezel Erverdi’ye, Abdullah Uçman’dan Ali Ayçil’e, Turan Karataş’tan Cihan Aktaş’a, Ahmet Tabakoğlu'na değin pek çok ismin Kutlu ile ilgili hatıralarına, düşüncelerine de yer veren kitap, “Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu”ya dair bir “uzun hikâye” ortaya koyuyor.
292.00 ₺ -
Stoacının El Kitabı
Stoacının El Kitabı ile huzurlu ve dengeli yaşamın kapılarını aralayın! Stoacılık: Hayatın zorluğuna ve değişkenliğine karşı sakin, güçlü ve dengeli bir tutum geliştirmeyi amaçlayan antik felsefe. Peki bu kadim bilgeliği modern açmazlarda sürüklendiğimiz yaşamlarımıza nasıl uygulayabiliriz? İşte bu noktada, Antik Stoacıların bilgelik dolu öğretilerini günümüze uyarlayan Stoacının El Kitabı daha sakin, mutlu ve dengeli bir hayatın anahtarını sunuyor.Marcus Aurelius, Epiktetos ve Seneca gibi büyük düşünürlerin ilham verici fikirleriyle hayatınızdaki kontrol edilebilir ve edilemez unsurları ayırt etmeyi, erdemlerle dolu bir yaşam sürmeyi öğrenebilir; Stoacılığın basit ama derin uygulamalarıyla daha anlamlı alışkanlıklar geliştirebilir ve iç huzura ulaşabilirsiniz.Akıcı dili, teoriden uzak keyifli anlatımı ve gündelik hayatınıza yön vermenizi sağlayacak pratik alıştırmalarıyla Stoacının El Kitabı, daha iyi bir yaşam için daima yanınızda olacak.
182.50 ₺ -
Ne Zaman Evet Ne Zaman Hayır
Çocuğuma ne zaman evet ne zaman hayır demeliyim? Hayır diyeceksem de onu nasıl ikna edeceğim? Gerçekten buna izin vermemeli miyim ya da bu kez görmezden gelirsem bir dahakine daha zorlu bir mücadele mi bekliyor beni? Hepimiz için ne kadar tanıdık sorular değil mi? Siz de çocuğunuza ne zaman ve nasıl sınır koyacağınız konusunda zorlanıyorsanız bilin ki yalnız değilsiniz. Çocuk eğitiminde sloganik cümlelere pek yer yoktur ama kararlı, nazik ve sabırlı olmak bizim için bir anahtar işlevi görebilir. Psikolog Oya Doğan Ne Zaman Evet Ne Zaman Hayır’da çocukların sınırlara niçin ihtiyaç duyduklarını, sınırın sadece bir disiplin yöntemi değil aynı zamanda çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini destekleyen bir araç olduğunu ve hangi durumda nasıl sınır koymamız gerektiğini anlatıyor. Tıpkı anne babalara tavsiye ettiği şekilde, sabırlı, kararlı ve nazik bir üslupla…
175.20 ₺ -
Turnalar Güneye Uçarken
Bo’nun zamanı tükenmek üzere. Bedeni artık onu yarı yolda bırakıyor ve sessiz yaşamı yalnızca bakım ekibinin günlük ziyaretleriyle kesintiye uğruyor. Elleriyse, Alzheimer hastası eşi Frederika’nın kokusunun sindiği şalı sakladığı o değerli kavanozu açamayacak kadar güçsüzleşmiş. Neyse ki hâlâ sevgili köpeği, sadık dostu Sixten var yanında. Ama şimdi de oğlu, köpeği ondan almakta kararlı. Sixten’i kaybetme tehdidi, Bo’yu dönüp geçmişine, baba oluşuna ve sevgisini ifade etme biçimlerine bakmaya itecek. Turnaların göç mevsimi yaklaşırken, Bo da hayatın kaçınılmaz döngüsüne direnmeye, sevdiklerini kaybetmeden önce onların kalbinde bir iz bırakmaya çalışacak. Otuzu aşkın ülkede okurlarla buluşan Turnalar Güneye Uçarken babalar ve oğulları, sevgi ve hayatın kontrolünü elden bırakmama mücadelesi üzerine dokunaklı bir ilk roman... “Yaşlanmak ve sevginin sessizce vuran acımasızlığı üzerine bir hikâye. Erkek olmak, insan olmak, babalar ve oğullar, babalar ve köpeklere dair bir hikâye. Aslında veda etmek zorunda kalan herkesin hikâyesi. Birine gerçekten ‘Seni düşündüm,’ demek isteyip nasıl söyleyeceğinizi bilemediğinizde hediye edebileceğiniz türden bir kitap.” –Fredrik Backman, Hayata Röveşata Çeken Adam’ın yazarı “[Turnalar Güneye Uçarken] Hayat, ölüm ve yaşamımızın temelini oluşturan ilişkiler üzerine derin düşüncelere dalmanıza neden olacak. Bu, ruhunuzda yankılanacak bir kitap.” –Garth Stein “Lisa Ridzén’in Turnalar Güneye Uçarken’i kulaktan kulağa yayılan bir fenomen haline geldi ve bunun nedenini anlamak hiç de zor değil. Birbirlerini yeniden bulmaya çalışan bir babayla oğlun etkileyici hikâyesi. [...] Dokunaklı ve acı dolu, ama basit gündelik mutlulukların dokunuşlarına da sahip.” – Strömstads Tidning, İsveç“Her şeyden önemlisi, bu romanda tamamen insana özgü olanın, bir insanın eşsizliğinin, hayal gücünün yarattığı mitolojik bir canavar fikri kadar soyut ve belgelendirilemez bir şeyin yakınında bulunuyoruz. Bo hâlâ Bo; bir yaşlıya, bir nesneye indirgenmiyor, kimliği yalnızca okuyucunun erişebildiği kelimelerle korunuyor.” –Dag og Tid, Norveç
270.10 ₺ -
İnsanın Hikayesi
İnsanı yaratan Allah, onu kendi haline bırakmadı. Ona niçin yaratıldığını, nereden gelip nereye gittiğini bildiren kitaplar ve elçiler gönderdi. Kimileri kâinatın her bir noktasında izlerini ve işaretlerini gördükleri Rablerini tanıdı, O'nun elçilerine ve kitaplarına iman etti. Yaratılış amacını bildi, buldu ve o yolda yürümeye gayret etti. Allah’ın nuru ile aydınlanan bu bahtiyar kullar hayata aydınlık bir ufuktan baktılar. Hayatlarını Allah hesabına yaşadılar. Kimileri ise kâinatta tecelli eden âyetlere gözlerini kapattı, elçiler tarafından okunan âyetlere kulaklarını kapattı. Rabbini inkâr etti. Uçsuz bucaksız çöllerde, kılavuzsuz ve rehbersiz kaldı. Engin deniz ve okyanuslarda pusulasız bir gemi gibi dalgaların arasında kaldı. Kimileri ise kâinatta tecelli eden âyetlere gözlerini yumdu, elçiler tarafından okunan âyetlere kulaklarını kapattı, Rabbini inkâr etti. Uçsuz bucaksız çöllerde, kılavuzsuz ve rehbersiz kaldı. Engin deniz ve okyanuslarda pusulasız bir gemi gibi dalgaların arasında kayboldu. Prof. Dr. Soner Duman bu kitabında, imanın aydınlığı ve inkârın karanlıkları arasında insanın durumunu ele alırken hayatın bir anlam ve amacının olduğunu, bu anlam ve amacı bilen ve buna uygun davrananların dünyada da âhirette de sonsuz bir mutluluğa kavuşacaklarını, buna karşılık Allah’ın rehberliğine kulaklarını, gözlerini ve gönüllerini kapatanların dünyada da âhirette de mutsuz, huzursuz bir hayat yaşayacaklarını Kur’an âyetleri ve Allah Resûlü’nün (s.a.v.) sözleri ile açıklıyor.
175.20 ₺ -
Sosyolojik Marifet
Ahmet Hamdi Tanpınar bundan yıllar önce kendisine “Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” diye sorulduğunda şöyle cevap vermişti: “İstihsal meselesidir.” İstihsal üretim anlamına geliyor. Tanpınar’ın tespitinden beri bu konuda pek bir yol alınamamış gözüküyor. Çünkü aynı soruyu bugün bana sorsanız şöyle cevap verirdim: Üretimin niceliği ve niteliği. Yani az üretmek ve üretilenin de kalitesinin düşük olması. Besim F. Dellaloğlu, bu kitabında deneyimli bir sosyolog ve usta bir kalem olarak Türkiye’de hatalı veya eksik bilinen birçok meseleyi sosyoloji çerçevesinde yeniden tartışmaya açıyor; laiklik, sekülerleşme, akademi, sosyal bilimler ve güncel siyasete dair birçok konuyu yazılarıyla tekrar düşünme şansı sunuyor. Ayrıca Dellaloğlu, halı, tespih, esnaf lokantası gibi gündelik hayatın sıradan detaylarını metodolojik bir incelemeye tabi tutuyor; birçok farklı konuya yeni bakış açıları sunarken istikrarlı bir yöntem de ortaya koyuyor ve okurları, meseleleri sosyal bilimler ekseninde görmeye davet ediyor.
189.80 ₺ -
Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati
“Yaşarken, bu dünyadan göçüp gidenlerin bıraktıkları yerleri işgal ederiz. Kuraldır bu.” Fransa’nın Nice şehrine yakın bir kasabasında yaşayan çobanın iki kızı vardı: Agonie ve Félicité. Agonie korkutucu bir cadıydı, Félicite ise ruhları ve hayaletleri bulan bir dedektif. İkizler yıllar içinde ayrı düşmüş, otuz yıl görüşmemişlerdi. Ta ki annelerinin annelerinin ölümünün ardından, kendilerine rağmen, bir araya gelene dek. İkizler, annelerinin ruhunu bulmak ve son sözlerini öğrenmek üzere onun hayatına tanıklık edenlerle bir araya gelecekleri ve geçmişin izini sürecekleri bir yolculuğa çıkar. Tanıştıkları her kişiyle ve gizemli çaylarının yardımıyla annelerinin hayatına dair yeni bir düğümü çözeceklerdir. Gerçeğe dair arayışları, Agonie ve Félicité’yi Nice’in dar sokaklarından terk edilmiş uzak köylere ve Endülüs’ün efsunlu bir çölünden bir ailenin geçmişinin derinlerine götürecektir. Fransa Fantastik Edebiyat Büyük Ödülü 2024 kazananı Kayıp Ruhlar İçin Çay Saati, sessizliğe gömülmüş pişmanlıklar, paylaşılamayan sevgiler ve koparılamayan bağlara dair fantastik öğelerle bezeli büyüleyici bir roman…
270.10 ₺ -
Hür Yaşadım Hür Yaşarım
Fatih Bayhan, Milli Mücadele’nin en önemli metni olarak değerlendirilen İstiklâl Marşı’nın hikâyesini anlatıyor. Yazar ‘kahraman ordu’ için kaleme alınan şiirin marş olma sürecini bütün detaylarıyla bu çalışmasında bir araya getiriyor. * Osmanlı’nın ‘millî marş’ları nelerdi? * Hangi türküler marş yerine okundu? * İstiklâl Marşı yarışmasına Mehmet Âkif dışında hangi edebiyatçılar katıldı? * Mustafa Kemal Atatürk’ün İstiklâl Marşı’na bakışı nasıldı? * Âkif, şiirini heyete neden imzasız olarak teslim etti? * Şair, İstiklâl Marşı’nı Safahat’a neden koymadı? Bu kitap, hem İstiklal Marşı şairine hem de Türk milletine bir saygı duruşunda bulunuyor.
102.20 ₺ -
Vagus Sinirine Reset At
Patronunuzdan gelen sert bir mesaj yüzünden kendinizi gergin mi hissediyorsunuz? Gürültülü bir ortama girdiğinizde bunalıyor musunuz? Endişe verici bir düşünceden sonra vücudunuza adrenalin pompalanıyor mu? Evetse, sinir sisteminizin dengesinin bozulmuş olabilir. Anna Ferguson, Vagus Sinirine Reset At’ta işte bundan bahsediyor. Sinir sisteminin işleyişini ve onu sağlığımızı, ruh halimizi ve davranışlarımızı olumlu yönde etkileyebilmesi için ne şekilde desteklememiz gerektiğini anlatıyor. Sinir sisteminin tepkilerinin algımız üzerindeki etkilerini fark ederek bu tepkileri dengelemeye yönelik stratejiler veriyor. Son zamanlarda sık sık duyduğumuz somatik deneyimlemenin ne olduğunu merak eden ve hayatına katmak isteyen herkesin yararlanabileceği bir kitap. “Kaygı ve stresin insanı ele geçirdiğini hissetmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum; bir türlü rahatlayamama, zihninizin sürekli bir düşünce ve endişe uğultusu içinde olduğunu hissetme, neredeyse her sosyal etkileşimden sonra gelen yorgunluk... Biliyorum çünkü ben de o yollardan geçtim. Güzel olan şu ki, iyileşmek ve üstesinden gelmek için doğuştan gelen bir kapasiteye sahibiz. Bu kitapta işte bunu anlatıyorum.”
219.00 ₺ -
Avukatı Mısın
Ergün ilkokul yıllarından beri, gördüğü her haksızlığa karşı çıkmaktadır. Ama arkadaşlarını savunurken aldığı yanıt hep “Avukatı mısın?” olmuştur. İşte o günden beri avukatlık, Ergün’ün aklına iyiden iyiye yerleşir. Böylece Ergün üniversite için İstanbul’a, Hukuk Fakültesine gelir. Burada aldığı eğitimden ve yaptığı stajdan sonra avukatlığa Rize’de başlar. Ancak sonunda Tahsin’in dediği olur: “Ee artık İstanbul’un suyunu içtin, daha da Rize’yi unut.” Hayat onu yeniden İstanbul’a, mücadeleyle geçecek bir dünyanın ortasına getirir. Bu romanda, Avukat Ergün Kazanır’ın çocukluğundan üniversite yıllarına, ilk iş deneyiminden başından geçen evliliklere; yaşadığı türlü macera ve anılara tanık oluyoruz. Dışarıdan göründüğü gibi olmayan avukatlık mesleğinin farklı yönlerini Kazanır’ın mücadeleden vazgeçmeyen karakteri sayesinde keşfediyoruz. Yazarın eğlenceli, samimi ve yer yer şiirsel dilinden azimli bir avukatın yaşamını okuyacaksınız!
116.80 ₺ -
Kötülük Psikolojisi ve Toksik İlişkiler
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kötülük Psikolojisi ve Toksik İlişkiler adını verdiği yeni çalışmasında kötülüğün, kötücül dilin ve toksik ilişkilerin giderek yaygınlaşmasına, değer ve anlam odaklı yaşamanın yerine hayatlarımıza hakim olan anomiye dikkat çekiyor. Kötülüğün normalleşmemesi için önce onun fark edilmesi gerektiğini ifade eden Tarhan, okuru kendi iç dünyasından gündelik hayata, toplumsal ilişkilerden çalışma hayatına ve siyasete uzanan geniş bir çerçevede kötülük tuzaklarına karşı uyaran ve iyiliği çoğaltan bir bakış açısıyla yaşamaya davet ediyor. Kitap insanı tanımaktan, nefsi ve egoyu anlamaktan başlayarak içimizdeki iyicil ve kötücül eğilimleri masaya yatırıyor. Olumlu ve olumsuz eğilimlerimizin nörobiyolojisi ile zihinsel kanıtlardan söz ediyor. Bir yandan kötülüğe yatkın kişilik tiplerine, toksik kişilere ve kötülüğün tuzaklarına değinirken öte yandan değerler hiyerarşisinin bozulmasıyla ortaya çıkan durumlara iyi ve değer odaklı çözüm önerileri getiriyor.
292.00 ₺ -
Bülbülü Susturmak
“Saklıyım ben benden bile, itirafım var, gönül dünyamı lisana döküp kendime bile aşikâr edemem. Bu yüzden gizemlerle doludur kalbimin mahzenlerinde sakladığım duygular. Ötmüyor içimde şakıyan bülbül, gönül bestesine engel olsun diye ona dut yedirip susturdular. Öyle saf, öyle berrak ve lekesiz ki mana ırmağım; gün olur, çöllere hayat verir umudundayım. Gizliyim, saklıyım, bilinmezdeyim...” Elli yılı aşan yazarlık serüveni boyunca eserleriyle okurlarında derin izler bırakan Ahmed Günbay Yıldız’dan tüm kısıtlamalara ve baskılara rağmen hayatın çıkmazlarına karşı koymayı başaran iki kız kardeşin kalplere dokunan hikâyesi: Bülbülü Susturmak...
233.60 ₺ -
Bir Varmış 1 Yokmuş
Moby Dick’in sofistike geometrik işlemlerle bezeli olduğunu biliyor muydunuz? James Joyce’un bilinçakışı tekniğiyle kaleme aldığı romanlarının kasıtlı olarak matematiksel referanslarla dolu olduğunu? Calvino’nun “görünmez kentler”indeki matematiksel sıralamadan haberdar mıydınız? Genellikle matematik ve edebiyatı zıt kutuplar olarak görürüz. Peki ya esasında aralarında kuvvetli bir bağ varsa? Profesör Sarah Hart Bir Varmış 1 Yokmuş’ta sonelerden peri masallarına ve deneysel Fransız edebiyatına kadar, matematik ve edebiyatın hem hayatlarımızı hem de evreni anlamlandırmaya yönelik arayışta birbirini tamamlayan parçalar olduğunu gözler önüne seriyor. “Sarah Hart, çetrefil bilimsel fikirleri zekice kültürel referanslarla açıklayabilme gibi istisnai bir yeteneğe sahip olma konusunda Richard Dawkins ile aynı seviyede...” –The Guardian “Oldukça geniş kapsamlı bu kitap, okur için tam anlamıyla bir kazanç.” –Jordan Ellenberg, Nasıl Hata Yapmazsınız: Matematiksel Düşünmenin Gücü’nün yazarı “Profesör Hart bu konuları bir matematikçinin titizliği, bir yazarın zekâsı ve hayal gücüyle ele alıyor.” –The Economist
248.20 ₺ -
Balinanın Ölümü
1938 yılında, uzak bir Galler adasının kıyılarına ölü bir balina vurur. Tüm hayatını adada geçirmiş Manod için bu, hem bir kıyamet alameti hem de adanın kıyılarının ötesinde neler olabileceğinin bir sembolü gibidir. Babası ve kız kardeşiyle yaşayan genç Manod, ailesinin nesiller boyunca yuva bildiği, güzel ama bir o kadar da hırçın adanın ötesindeki hayatı keşfetme arzusundan kurtulamaz. Kıyıya vuran balinanın ardından ada kültürünü incelemek üzere gelen iki İngiliz etnograf, ona hem kendi adasının uzağındaki hayata bir bakış hem de bir kaçış ihtimali sunar. Manod, topluluğunun yanlış anlaşıldığına dair şüphelerine rağmen, bambaşka duygularla hesaplaşmak zorunda kalacaktır. Balinanın Ölümü, keskin bir zekâyla yoğrulmuş ışıl ışıl anlatımıyla üzerlerine kapanan dış dünyayla yüzleşmek zorunda kalan insanların hikâyesi... O’Connor, uçurumun kenarındaki bir topluluğun ve bir kadının incelikli portresini ustalıkla gözler önüne seriyor. “Balinanın Ölümü, aşk ve kayıp, tanıdık ve yabancı, güven ve ihanet, kara ve deniz, yaşam ve ölüm gibi pek çok kutup arasında gidip gelen, şaşırtıcı derecede kendinden emin bir ilk roman. O’Connor, Manod’da baştan çıkarıcı ve aldatıcı bir anlatıcı yaratmış: Dünyayı onun gözünden görmeyi çok sevdim ve romanın bitmesini istemedim.” -Maggie O’Farrell, Evlilik Portresi ve Hamnet kitaplarının New York Times çoksatan yazarı “Balinanın Ölümü, sakin, aydınlık bir kusursuzlukla yazılmış, her duygusu özenle işlenmiş, ada hayatının dramını delici bir doğrulukla gözler önüne seren güçlü bir roman.” -Colm Toibin, New York Times çoksatan yazarı “Balinanın Ölümü’nün sessiz ritmi, tutunulan ve salıverilen kaybın derin bir melodisini içeriyor. Büyük bir değişim hakkında zarif ve çetin bir hikâye.” -Anne Enright, Booker Ödüllü yazarı “Büyük bir değişimin eşiğindeki dünyada geçen enfes, çağrışımlarla dolu bir ergenliğe giriş hikâyesi.” -The Observer, 2024 Yılının En İyileri “O’Connor her şeyin eşiğinde bir ruh hali yaratıyor: yetişkinlik, bir topluluğun sonu ve romanın geçtiği zaman göz önüne alındığında savaş. Bu aynı zamanda çatışan ideolojilerin birbirlerine karşı köpürüp kaynadığı bir dönem ve O’Connor tüm bunları ve daha fazlasını en ince ayrıntılarıyla resmediyor.” -Crack Magazine “Akıldan çıkmayacak, telaşsız, sıra dışı bir ilk roman... O’Connor kırsal olanı, izole olanı fetişleştirme eğilimimizi ve bir inceleme nesnesi haline gelmenin ne anlama geldiğini berrak bir bakışla sorguluyor.” -Joanna Quinn, The Whalebone Theater’ın New York Times çoksatan yazarı “Apaçık ve zarif... O’Connor’ın mükemmel ilk romanı ... bir karakterin kendine özgü varoluşunu sahicilikle parıldatan, titizlikle gözlemlenmiş bir yazım örneği.”-Maggie Shipstead, New York Times Book Review
200.75 ₺