-
Miras Toprak
Annesinin ölümünün ardından Nevabacka’ya dönen bir kadın için bu yolculuk, yalnızca bir evi değil, dört yüz yıla yayılan bir aile mirasını devralmak anlamına gelir. Duvarlara sinmiş düzen, bekleyen talimatlar ve köylülerin bakışlarında hâlâ yaşayan bir soyadı, onu toprağın hafızasıyla yüz yüze getirir. Orman, bataklık ve çiftlik dört yüz yıllık bir ailenin kültürel mirasını saklamaktadır. Büyülü gerçekçiliğin incelikli diliyle örülen hikâyede doğaüstü olan, gündelik hayatın ayrılmaz bir parçasına dönüşür; her neslin bıraktığı iz bir sonrakinin yolunu belirler. Toprak hem koruyan hem talep eden bir tanık gibidir. Yirmi üç ülkenin okuruyla buluşan Miras Toprak, insanla doğa arasındaki kadim bağı, aile olmanın ağırlığını ve devralınan hayatların sessiz yükünü anlatan büyüleyici bir roman. “Zaman ve mekâna güçlü bir şekilde kök salmış, ancak insan kaderlerini tasvir ederkenki derinliği ve duygusuyla bugüne taşınan bir hikâye. Büyüleyici, müthiş dokunaklı bir okuma deneyimi.” — Johanna Törn-Mangs, İsveç YLE Edebiyat Ödülü Direktörü. Finlandiyalı yazar Maria Turtschaninoff’un müthiş romanı Miras Toprak, dört yüzyıl önce Bothnia Körfezi kıyısında bir asker tarafından inşa edilen bir kulübenin, burada yüzyıllar boyunca yaşayan nesillerin ve erkekler bataklıklarda yaşayan varlıklara verdikleri söze sadık kalmadığında uyanan bir lanetin hikâyesini anlatıyor. Okuru içine çeken bir okuma deneyimi garanti. — Isabelle Falconnier
328.50 ₺ -
1868 Sofya ve Cihangir in Kitabı
Bütün İstanbullar kurmacadır. Ve bazen en gerçek İstanbul’u, bir kedi anlatır. 1868… İstanbul’un camiler, tekkeler, gizli geçitler, kütüphaneler ve karanlık sokaklarla örülü günleri. İşte bu kentin sırlarını, bir kedi çözmeye başlar. Cihangir, ailesinden gelen gölgeli mirasın, kayıp kardeşi Korkut’un ve babasının sustuğu geçmişin izlerini sürerken kendini hiç tahmin etmediği bir dünyanın içinde bulur. Hacı Selim Ağa Kütüphanesi’nin duvarlarında saklı fısıltılar, Üsküdar sokaklarına dağılmış kediler arasında örgütlü gizemli bir yapı ve tarihte ilk kez oluşturulmaya çalışılan kedi alfabesi… Tüm bu tehlikelerin arasında bir sabah Harem'de karşılaştığı o bakış ise her şeyi bozup yeniden kurar: Sofya. Kız Kulesi' ne bakan bir duvarın üzerindeki sessiz güzellik. 1868 Sofya ve Cihangir’in Kitabı; aşkı, gizemi, İstanbul’un tarihle yoğrulmuş ruhunu ve bir kedinin dünyayı değiştirme ihtimalini bir araya getiren masalsı bir anlatı.
200.75 ₺ -
Hz Ali
Savaşın, sadakatin ve dönüşümün romanı.Roma'nın kirli hesaplarıyla köle olarak Medine'ye sürülen iki Kuzeyli savaşçı, kendilerini yeni bir dünyanın içerisinde bulurlar. Kılıç ve kanla yoğrulmuş hayatlarının ortasında, karşılarına Hz. Ali çıkar: Merhametiyle şaşırtan, adaletiyle sarsan, sadakatiyle insanın ruhunu değiştiren bir lider. Hendry'nin içindeki öfke ve yalnızlık, Hz. Peygamber'in İlmin Kapısı dediği Hz. Ali'nin adaletiyle sınanırken; Arvid'in hayatta kalma içgüdüsü, İslam'ın ilk yıllarındaki siyasal fırtınaların ortasında yeni anlamlar kazanır. İki Kuzeyli, suikastlardan iç savaşın karanlığına, ihtişamlı meydan düellolarından Roma sarayına uzanan geniş bir dünyanın tanıkları olur. Fakat asıl savaş, her birinin kendi ruhunda sürmektedir.Hz. Ali tarihin en çalkantılı dönemlerinden birini farklı bir penceren anlatan; bir kahramanın değil, bir adalet fikrinin izini süren; fitnenin gölgesinde insan kalabilmenin ne anlama geldiğini sorgulayan büyük bir roman.Eserleri on dile çevrilen, Türkiye'nin en çok okunan tarihî romanlaırnın yazarı, "Günümüzün Peyami Safa'sı" olarak anılan Okay Tiryakioğlu'nun kaleminden İslam tarihinin en önemli büyüklerinden Hz. Ali'nin nefes kesen hikâyesi...
292.00 ₺ -
Bebeklikten Ergenliğe Dijital Ebeveynlik
Cihan Çelik ve Abdullah Manap, Bebeklikten Ergenliğe Dijital Ebeveynlik’te, dijital teknolojilerin gebe olduğu risklerin ve fırsatların farkında olan, çocuklarını dijital dünyada kontrol edebilen ve olumlu rol model olabilen ebeveynlik tarzını ele aldılar. İçinde bulunduğumuz çağ, anne-babalara yeni sorumluluklar yükledi. 21. yüzyıl anne-babalarının dijital ebeveynlik sorumluluklarının farkında olması, hem çocuklarının ve kendilerinin yaşam kalitesini arttırmak, hem de sağlıklı aile ilişkileri kurmak açısından artık bir zorunluluk haline geldi. Yazarlar, dijital ebeveynliği sadece çocuğun ekran kullanımı açısından değil, gelişimsel ihtiyaçlarını da gözeten bir yaklaşımla ele alıyorlar. Farklı yaş dönemlerinde ortaya çıkan ihtiyaçları ve bunların dijital araçlarla etkileşimini masaya yatırıyor; uygulama önerileri ve senaryolarla birlikte anne-babalara güzel bir pratik yapma olanağı sağlıyorlar. Dijital ebeveynlik; yasaklarla değil, yakınlık, iletişim ve farkındalıkla gelişir. Çocuğunuz büyüdükçe ihtiyaçları değişecek, ekranlarla ilişkisi de sizin rehberliğinizle dönüşmeye devam edecektir. Teknolojik gelişmeleri çocuğunuz kadar iyi takip edemiyor veya onun kadar hızlı öğrenemiyor olabilirsiniz. Yine de ümitsizliğe kapılmadan bu dönüşümün komuta merkezinde olduğunuzun farkında olmalısınız.
182.50 ₺ -
Köprüden Önceki Son Kitap
Köprüden Önceki Son Kitap, şirketlerinin geleceği için bir şeyler yapmak zorunda olduğunu düşünen iş insanları için yazıldı. “Çok fazla bilgi” çağında bir süzgeç olma iddiasında. Bugünün telaşı ile önümüzdeki 10 yılın rekabet gündemleri arasında sağlam, uygulanabilir bir geçiş köprüsü kurulmasına katkı sağlama amacında. Yazar; kamu ve özel sektörde onlarca stratejik planın, yüzlerce yönetim kurulu toplantısının ve iş insanlarıyla yaptığı mülakatların içinden geçerek, önümüzdeki 10 yılda, Türk şirketleri için rekabet avantajını belirleyecek 10 ana alanı berrak bir çerçeveye oturtuyor. İş gücünün dönüşümünden dijital dönüşüme; yapay zekâdan değişen tüketici davranışlarına kadar uzanan geniş bir alan, akademik bir ciddiyetle ama iş dünyasının diliyle ele alınıyor. Her bölümde yalnızca kavramlar anlatılmıyor; Türkiye’den ve dünyadan şirket vaka örnekleri, iş sahipleri ve üst düzey yöneticilerle yapılmış mülakatlardan damıtılmış içgörüler, yönetim kurullarında tartışmaya açılabilecek somut soru setleri ve “Yarın sabah neyi önce konuşalım, üç yıl içinde neyi mutlaka hayata geçirelim?” sorusuna cevap veren uygulama önerileri yan yana sunuluyor. Bu kitap; işletme sahipleri, genel müdürler, ticaretin mutfağında karar veren herkes ve işletme alanında kendine kariyer çizmeye çalışan genç insanlar için yazıldı. “Çokluk çağının bilgi kalabalığını” filtreleyip, “önümüzdeki 10 yılın ajandası”nı çıkarmak isteyenlere yönelik bir düşünme ve çalışma defteri olarak tasarlandı. Okurken satırların altını çizmeniz, kenarlara notlar düşmeniz, soruları cevaplamanız ve özünüzle yüzleşmeniz için…
474.50 ₺ -
Kuranın Anlattığı Tarih 2
ANLATAN, ANLATTIĞI HER ŞEYİN ŞAHİDİ” KUR’ÂN’IN TARİHÎ ANLATIMLARI ARKEOLOJİ İLE BİRLİKTE OKUNURSA Hem tarihçi hem de deneyimli bir tur rehberi olan Talha Uğurluel, Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin ikinci kitabında bu kez Hz. İbrahim’in izini sürüyor. Arkeoloji, sanat tarihi, dinler tarihi ve klasik tarihçilik disiplinlerini Kur’ân perspektifiyle buluşturan yazar, okuyucusunu 4000 yıl önce yaşamış, “Peygamberlerin Babası” ünvanlı büyük bir ismin izini sürmeye davet ediyor. Soluksuz izleyeceğiniz bu yolculukta, İlk Çağ toplumlarının akılalmaz inançlarından, Nemrut’un gerçek kimliğine, Moğolların yasaklı şehirlerinin sırlarından, toprak altından yeni çıkarılmış bulguların ışığında şaşırtıcı Peygamber izlerine birçok şeyi ilk kez duyacaksınız. Bu kitapta sadece tarihî bilgi değil, aynı zamanda sorularla dolu bir keşif duygusu da sizi bekliyor: 🔹Binlerce mağara mezarla çevrili şehir gerçekten Hz. İbrahim’in doğduğu yer olabilir mi? 🔹Hz. İbrahim’i ateşe atan Nemrut, tarih sahnesinde kimdi? 🔹Yeryüzünün son kadim Putperestlik Merkezi, Paganizm, gök cisimlerine ve balıklara tapan halklar…Sabiiler ve Harraniler. Tam olarak neye inanıyorlardı? 🔹Son kazılar ışığında Hz. İbrahim’in Basra Ur’da doğdu tezi nasıl çöktü? Harran’daki evi nasıl tespit edildi? 🔹Moğolların 800 sene önce susturduğu ve yasaklı şehir ilan ettiği Harran, artık konuşmaya başladı ve bakın bize neler anlattı? Uğurluel, “Ben Batıp Kaybolanları Sevmem” sözünün sahibi Hz. İbrahim’e dair tarihin karanlıkta kalmış köşelerini aydınlatıyor. Urfa’daki kaleler, kazılar, Nemrut’un bıraktığı izler ve Hz. İbrahim’in risâlet davasını adım adım gözler önüne seriyor. Kur’ân’ın Anlattığı Tarih serisinin bu ikinci cildi, sizi adeta geçmişe götürerek anlatılan her sahneyi yerinde görme arzusu uyandırıyor. Kitabı bitirdiğinizde, Urfa sokaklarında yürümek, Harran’da bütün kazı alanlarını incelemek, şehri çeviren bütün mağaralara girip çıkmak ve taşlara kazınmış izleri bizzat yerinde görmek isteyeceksiniz.
292.00 ₺ -
-
Asa Nuriye Çeleğen
Hz. Mûsâ Kur’an-ı Kerim’de kendisinden en çok bahsedilen peygamber. Allah’ın kendisiyle konuştuğu, Kelîmullah sıfatıyla anılan elçi. En büyük mucizelerin sahiplerinden biri. Zulmüyle zirveye çıkan Firavun’un helakine vesile olan nebi. ASÂ bu büyük peygamberin hayatını Kur’an kıssalarından ve hadis kaynaklarından yola çıkarak anlatan, Hz. Mûsâ ile birlikte Hz. Âsiye’ye, Hz. Hızır’a, Hz. Şuayb’a, Hz. Mûsâ’nın aile fertleri kardeşi Hz. Harun, annesi Yohebed, babası İmran, kız kardeşi Gülsüm’e dair bir roman. Nuriye Çeleğen, ülü’l-azm peygamberden biri olan Hz. Mûsâ’nın hayatından önemli kesitleri dönemin atmosferiyle ve Firavun’un tarifi zor işkencelerine rağmen imanları için direnen müminlerin örnekleriyle birlikte aktarıyor. Gölge adını verdiği ara bölümlerle de yaşananların bizim nefsimizde nelere tekabül ettiği üzerine düşündürüyor. Hz. Mûsâ asâsını vurunca su çıkartırdı. Mucizesi ağaç ve su ileydi. Âsiye, mû (su) ve sâ (ağaç) diye karşıladı onu. Adını verirken kulağına mucizelerini de zikretti. Hz. Mûsâ’nın mucizelerinin bir yanında hep Âsiye oldu.
219.00 ₺ -
Benim Adım Ekin
“Bu bir yas kitabı değildir. Ailesine ödünç verilen bir ışıklı oyuncağın, sahibine teslim raporudur.” Hastane kapısında elime bilekliğini verdiler. Hayatımın bundan sonrasının, hayatımın bundan öncesiyle örüleceğini bilmeden aldım. Dudaklarını ısırarak bilgi veren doktorlar, yoğun bakıma girip çıkanlar biliyordu da ben bilmiyordum. Sadece seni istiyordum. Sultan Karaaslan, sosyal medya takipçilerinin bildiği isimle anlatblog. Takipçileri onu isminde geçen anlatma yeteneğiyle, hakikatle kurduğu sıkı bağ ile, kitabın ortasından konuşan dürüstlüğüyle ama belki de en çok çocuklarıyla kurduğu gerçek ve anlam dolu ilişkiyle tanıyordu. Sonra o bir dağın altında kaldı. “Işıklı oyuncağım” dediği küçük kızı Ekin’i bir gecenin sonunda ansızın cennete uğurladı. Sultan Karaaslan, Ekin’in ardından yaşadıklarını, sonra “dağın altından” ufak ufak nefes almaya başlayışını, bitmeyen özlemini ama bu derin acıyla birlikte gelen ikramları, Ekin’in adı gibi iyiliğe dair tohumlar eken hikâyesini yazdı. Çok sarsıcı ama aynı zamanda ışıklarla dolu bir anlatı.
182.50 ₺ -
İşe Yaramayan Şeyler Üzerine
Çağımızın görünmez salgını olan örtük nihilizme karşı düşünmeye davet… Yasin Ramazan, faydayı mutlak ölçüt haline getiren çağdaş aklın, insanın anlamla olan bağını nasıl zayıflattığını sorguluyor. “Ne işe yarıyor?” sorusunun tüm değerleri belirlediği bir dünyada; sevgi, dostluk, merhamet, özgürlük, inanç ve düşünme gibi “işe yaramayan” şeylerin aslında insan olmanın özü olduğunu hatırlatıyor. Metafiziğin unutulmadığını, umudun irrasyonel değil rasyonel bir tutum olduğunu, düşünmenin bir ahlaki sorumluluk taşıdığını savunuyor. Sosyal medya çağında vasata indirgenen düşünceye karşı özgünlüğün, hızın içinde kaybolan çağımıza karşı yavaş ve derin düşünmenin savunusunu yapıyor. İşe Yaramayan Şeyler Üzerine, faydasız gibi görünen ama insanı insan yapan değerlere adanmış; anlamın, kaos ve fayda arasında hâlâ sessizce yaşadığını hatırlatan güçlü bir entelektüel direniş.
146.00 ₺ -
Kitapın Yolcuları
Fransa, 1685. Kral, Katolikliği tek yasal din olarak ilan eder. Bir grup Protestan Huguenot, yeni bir vatan bulma umuduyla ülkenin diğer ucuna ulaşmak üzere yola çıkar. Bu grupta, nişanlısı tarafından terk edilmiş Veronika, simyayla ilgilenen Marki, ayakları yere sağlam basan varlıklı de Berle ve yanından hiç ayrılmayan sarı köpeğiyle dilsiz arabacı Gauche vardır. Hepsi Paris’i farklı nedenlerle terk etmiştir. Zaman zaman maceraya dönüşen bu yolculuk, yalnızca onların kaderini değil, tüm insanlığın tarihini değiştirebilir. Hedeflerindeki Pireneler’de, ulaşılması güç bir dağ geçidinde, küçük bir manastırın duvarları arasında, yüzyıllardır saklanan bir Kitap vardır. Bu Kitap’ın dünyanın geleceğini etkileme şansı doğmuştur. Ancak dünya, onun bulunmasına hazır mıdır? “Muhteşem bir yazar.” —Svetlana Alexievich “Olga Tokarczuk, şiirsel hayal gücü ve dilin güzelliğiyle şeylerin ve deneyimlerin kaybolmasına karşı çıkıyor.” —Die Tageszeitung “Olga Tokarczuk geçen çeyrek yüzyılın sayılı Avrupalı romancısından biri.” —The Economist
219.00 ₺ -
Shokonun Gülüşü
Choi Eunyoung, Shoko'nun Gülüşü'nde Güney Kore’deki genç kadınların hayatlarını sade ve berrak bir üslupla anlatırken kişisel hikâyelerle politik gerçekleri harmanlıyor. Kitaba adını veren öyküde, bir değişim öğrencisiyle, onu ağırlayan arkadaşının gergin dostluğu, ergenlikten yetişkinliğe uzanıyor. “Uzaklardan Gelen Şarkı”da ise genç bir kadın, bir sevdiğinin ölümünün acısıyla başa çıkmaya çalışıyor ve onun hakkında bilgi edinmek için Rusya'ya gidiyor. “Sır” adlı öyküde, bir feribot kazasından hayatını kaybeden bir öğretmenin ailesi, ölüm haberini büyükanneden saklıyor. Geçmişin yüküyle geleceğin belirsizliği arasındaki tedirgin ruhların ilişkilerini yalın bir bakışla ele alan Choi Eunyoung, Güney Kore edebiyatının parlayan yıldızlarından. “Choi Eunyoung’un merak uyandıran ilk koleksiyonu, kahramanlarının özlemleri, arkadaşlıkları ve ailevi ayrılıklarındaki duygu dünyalarını inceliyor... Eunyoung’un şiirsel üslubu ve sofistike karakterleri okurları büyüleyecek.” ̶ Publishers Weekly “Shoko’nun Gülüşü, gerçekçi, dürüst ve ahlaki bütünlükle anlatılmış, son derece etkileyici bir koleksiyon. Hikâyeler keder yüklü ve karmaşık olsa da asla iç karartıcı değil. Acı dolu bir geçmişe ve bilinmeyen bir geleceğe sahip sıradan bir insanın, soğuk gün ışığında yıllarını nasıl geçirdiğini gösteriyorlar.” ̶ Guardian “Shoko’nun Gülüşü’nü oluşturan yedi öykü, sessizlikler ve yokluklar, kabul edilmeyen veya söylenmeyen şeyler ile dolu. Okur -ve bazen de karakterler- bu boşlukları çözmeye ve orada ne olabileceğini elinden geldiğince tahmin etmeye çalışır. Bazen bu mümkündür. Çoğu zaman ise değildir. Sonuç, kitaba hayat veren güçlü bir tekinsizliktir.” ̶ Washington Independent Review of Books
255.50 ₺ -
Coğrafyanın Mitleri Dünyayı Yanlış Anlamanın Sekiz Yolu
Haritalarımız artık ejderhalar ve deniz canavarlarıyla dolu değil ama dünyayı algılama biçimimiz hâlâ görünmez coğrafi mitlerle şekilleniyor: kıtalar, sınırlar, uluslar, egemenlikler, ekonomik büyüme ideali… Peki ya bütün bu kavramlar gerçekte yalnızca birer kültürel kurguysa? Paul Richardson, Coğrafyanın Mitleri’nde dünya algımızı şekillendiren sekiz temel inancı sorguluyor. Kıtaların çiziminden GSYİH ölçümüne, Çin’in Yeni İpek Yolu projesinden Rusya’nın komşularını tehdit etmeye yazgılı olduğu düşüncesine kadar uzanan örneklerle dünyayı algılayış biçimimizi belirleyen kalıpları açığa çıkarıyor. Dünyayı olduğu gibi değil, nasıl hayal ettiğimizi anlatan bu cesur kitap, okuru bilindik sınırların ötesine geçmeye davet ediyor. “Coğrafyanın Mitleri, düşündürücü, eğlenceli ve sizi farklı düşünmeye zorlayacak bir kitap. Çevremizdeki dünyanın gerçeklerini keşfetmek için büyük bir ihtiyaç.” – Dipo Faloyin, Africa is Not a Country kitabının yazarı “Olağanüstü. Daha ilk bölümde dünyayı görme şeklinizi tamamen değiştiriyor ve bunu yedi kez daha tekrarlıyor. Bir haritaya bir daha asla aynı gözle bakamayacaksınız.” – Jonn Elledge, A History of the World in 47 Borders kitabının yazarı
255.50 ₺ -
Narsist Ebeveynlerle Büyümek
Ebeveynlerimizi seçemeyiz. Ama onlarla nasıl başa çıkacağımızı seçebiliriz. Narsist Ebeveynlerle Büyümek, çocukluklarında sevgi yerine eleştiri, anlayış yerine suçluluk, güven yerine korku bulmuş yetişkinlere el uzatan bir rehber. Uzman psikoterapist Dr. Sarah Davies, narsistik ebeveynliğin ruh üzerindeki yıkıcı etkilerini açıklarken, bu ilişkilerin izlerini fark etmenin, anlamanın ve onlardan özgürleşmenin yollarını da gösteriyor. Kendini sürekli yetersiz hisseden, başkalarının duygularına fazlasıyla duyarlı olan, ilişkilerinde aynı döngüleri tekrarlayan herkese, geçmişin yükünü taşımadan kendi sesini yeniden bulabilmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Davies’in klinik deneyimlerinden, bilimsel bilgiden ve kendi iyileşme sürecinden beslenen satırlar, farkındalık ve şefkatle örülmüş bir iyileşme yolculuğuna çağırıyor.
292.00 ₺ -
Başım Secdeye Gitmiyor Allahım
Biz, dünyayı gözümüzde çok büyütüyoruz. Allah, dünyadan büyüktür; bunu bir türlü anlayamıyoruz. Allah ile namazda buluşmanın önüne, geçici ve üç kuruş etmez dünya işlerini koyuyoruz, Allah ile olan kavuşmayı erteliyoruz. Oysa bir insan, namazın manasını ve kıymetini bilse, bir vakit namazda bile Rabbiyle buluşabilmek için dünyayı yakar da yine Allah ile olan vuslatını ertelemez.
182.50 ₺ -
Otağ 5 Selahaddin Eyyubi
Can olmazsa ten ortada kalmaz, ittihad olmazsa vatan yaşamaz. Melikşah’tan sonra Büyük Selçuklu Devleti bir anda birkaç atabegliğe ayrılmış, ülke güçlü emirler arasında mücadele sahasına dönmüştü. Küçük olsun benim olsun prensibi Müslümanlara büyük acılar yaşatmıştı. Bu durumun neticesi olarak Haçlılar Orta Doğu’da kontluklar ve Kudüs Krallığı’nı kurmuşlardı. İşte bu safhada birbiri ardınca kurulan iki devlet üç sultan dikkati çekecekti. Tarihe yön veren bu iki hanedanlık Zengîler ile Eyyûbîlerdi. Sultanlarının hanedanlıkları ayrı olsa da birliktelikleri dikkate şayandı. İhlasları, samimiyetleri, din gayretleri, cihad ehli oluşları temel vasıfları idi. Hedefleri ise Kudüs’tü. Eyyûbîler, Zengî hanedanlığı içinde tarihî roller oynadılar. Mısır’da Şii Fâtımî Devleti’ne son verdiler. İmadüddin ve Nureddin Zengî Kudüs’ü fethetme yolunda büyük adımlar attılar. Urfa Haçlı Kontluğu’nu yıktılar. Onlardan sonra devletin adı Eyyûbî, sultanı ise Selahaddin Yusuf olmuştu. Sadece isim değişmişti, hedef aynıydı. Selahaddin Eyyûbî Kudüs’ü yeniden İslâm âlemine kazandırdı. Üçüncü Haçlı Seferi’ne neredeyse tek başına karşı koydu. Türk tarihine parlak zaferler kattı. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil yediden yetmişe herkese tarihi sevdirmesiyle ünlendi. Osmanlı’yı anlattığı Kayı serisini tamamladıktan sonra Otağ serisine dünyanın en tanınmış sultanlarından Selahaddin Eyyûbî’yi de ekledi. Elinizdeki Otağ V, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyûbî adlı eserde, âdil ve mücahid bu üç büyük sultanın hayatını ve şanlı mücadelesini okuyacaksınız. Bu kitap, tarihe meraklı herkes için sürükleyici bir serüven, bir o kadar da öğretici ve ibretlerle dolu bir başucu eseridir. Okudukça, Selahaddin Eyyûbî isminin neden tarihe altın harflerle yazıldığını daha iyi anlayacaksınız!
255.50 ₺ -
-
Fark Et Güçlen Hayatını Kur
Zaman hızla akıyor; işler, hedefler, beklentiler birbirine karışıyor. Gün bitiyor ama zihnimiz susmuyor. Modern hayat, son sürat koşarken neden başladığımızı bile unuttuğumuz bir yarışa dönüştü.Karar Ver, Planla, Harekete Geç’te bireysel değişimin eyleme dökülme sürecine odaklanan Ayça Karaman, bu kez içinde sıkışıp kaldığımız döngüyü durdurup anlamlı bir hayat kurmanın yollarını arıyor. Kontrol etme çabamızın, sürekli kıyaslamanın, dijital dikkat dağınıklığının ve tükenmişliğin ardındaki psikolojik dinamikleri ele alıyor.Fark Et, Güçlen, Hayatını Kur “hep daha fazlası”nı yapmaya çağıran bir kişisel gelişim kitabı değil; aksine, yolda olmanın, bazen durmanın, eksik kalmanın da insana ait olduğunu hatırlatan içten bir anlatı. Çünkü asıl güç, başkalarının temposuna uymakta değil, kendi ritmini keşfedip orada yaşam bulmakta.
219.00 ₺ -
Mademki Bir İnsanım
İnsan olmak, yalnızca var olmak değil aynı zamanda varlığının anlamını aramak, sorumluluğunu taşımaktır. Mademki Bir İnsanım, bu arayışın sesine kulak veren bir kitap. Orhan Karaağaç tarafından hazırlanan bu eserde, Nurullah Genç, Nevzat Tarhan, Savaş Barkçin, Serhat Yabancı, Reshad Strik, Yasin Pişgin, Uğur Batı, Hakan Bilgin, Cem Uçan ve Cihan Çelik, insan olmanın ahlaki, psikolojik ve manevi boyutlarını samimi bir dille ele alıyor. Her bölüm, insana dair temel bir sorunun kapısını aralıyor: Mademki insanım, o hâlde nasıl biri olmalıyım? Bu soru bir muhasebenin değil, bir uyanışın başlangıcıdır. Çünkü insan kendine bakmadan hakikatini bilemez. Bu kitap, günümüzün karmaşası içinde unutulan değerlere yeniden dikkat çekiyor, insana kendini, kalbini ve sorumluluğunu hatırlatıyor.
255.50 ₺ -
Yarın Başlarım Sendromu
Erteleme, aslında hepimizin gizli mesleği. Kimimiz “yarın başlarım” diplomasına, kimimiz “beş dakika daha” uzmanlığına sahibiz. İlginçtir ki işlerimizi sürekli geleceğe postalarken hayatın posta kutusunda fazla beklemeyi sevmediğini unutuyoruz. Bu kitabı okurken kendinizi suçlamanızı ya da yetersiz hissetmenizi istemiyorum. Çünkü erteleme, yalnızca sizin değil, insanlığın ortak hikâyesi. Ama şu anda bu satırları okuyorsanız, bir anlığına da olsa “ertelemeye” ara verdiniz demektir. Hazır motivasyon gelmişken başlayalım o zaman. Psikolog Oya Doğan Yarın Başlarım Sendromu’nda neden sürekli “yarın başlarım” deyip durduğumuzu, ertelemelerimizin altında yatan kaygılarımızı, mükemmeli hedeflemekle başarısız olma korkusu arasında gelip giden ruh halimizi ve bu konuda akla gelebilecek daha pek çok soruyu tek tek ele alıyor. Erteleme döngüden çıkmak isteyenlerin kendilerine doğru soruları sormasına imkân veren bu çalışma her bölümün sonundaki uygulama önerileriyle bizleri yarını beklemeden hemen bugün o ilk adımı atmaya davet ediyor.
175.20 ₺ -
-
-
Benim Aptal Niyetlerim
Benim Aptal Niyetlerim, Archy adında bir kaya sansarının otobiyografik romanı adeta. Yoksulluk içinde doğan ve bir kaza sonucu sakat kalan Archy, annesi tarafından köle olarak tefeci tilki Solomon’a satılır. Archy’nin hayatı, Solomon’un yönlendirmesiyle zamanı, okuma yazmayı, ölümün gerçeğini öğrenmesi ve Tanrı’yla hesaplaşması sayesinde değişse de içgüdülerinin yönlendirdiği bir varoluşun özlemini çeker. Archy “gerçek bir hayvan” olmayı arzulamaktadır. Öğrendiklerini unutmasının bir yolu yoksa yazmak çare olacak mıdır?.. İtalyan yazar Bernardo Zannoni’nin romanı, hayvanların konuştuğu ve yuvalarını gözettikleri, ancak hayatta kalma mücadelesinden asla kurtulamadıkları vahşi dünyanın hikâyesi. Albert Camus’nün Yabancısı ve Collodi’nin Pinokyosuyla benzer temaların ürünü bir okuma deneyimi... “Masalsı havasına rağmen, [Benim Aptal Niyetlerim] hiç de öyle sevimli bir hikâye değil... Archy’nin dünyasında yaşam sürekli bir hayatta kalma mücadelesi; Zannoni’nin hikâyesi, düşünme ve içgüdünün hayvanlar için başka anlamlar taşıdığını gösterirken, okuru onların dünyasının gerçekte ne kadar farklı olduğunu düşünmeye teşvik ediyor.” —The New Yorker “Benim Aptal Niyetlerim, sıradan masallardan tamamıyla ayrılıyor; bu antropomorfik anlatıda fantastik bir eğilim olsa da eğlencelik hareketlere veya ahlaki derslere yer yok... Zannoni, Archy’nin çelişkili doğasını özgür irade, Tanrı ve ölüm gibi felsefi açıdan zengin bir dizi temayı keşfetmek için kullanıyor.” —The Rumpus “Zannoni antropomorfik bir pikaresk roman yazmış, ama bu tanım romanın hakkını vermiyor. Bu sevimli olduğu kadar acımasız, farklılıklar, zayıflık ve değişim üzerine bir hikâye...” —Avvenire
219.00 ₺ -
Bilim Ne Değildir
Bilim, her soruya cevap verebilir mi? Doğa bilimleri dışındaki bilgi türleri değersiz midir? Din ile bilim arasında kaçınılmaz bir çatışma mı vardır? Bilim tarihi, dinin bilime engel olduğunu mu göstermektedir? Din, toplumun düşmanı mıdır? Müslüman toplumların geri kalmış olmalarının sebebi İslam mıdır? Sekülerleşme çağında din, birey ve toplum için ne ifade etmektedir? Dinlerin sonu gelmiş midir? Türkiye’nin önemli sosyal bilimcilerinden Alper Bilgili, bu kitabında, eleştirel ve usta kalemiyle Yeni Ateizmin bu ve benzeri birçok iddiasını sorguluyor, tarihsel ve bilimsel kanıtlarla din ve bilim ilişkisine dair gerçekçi bir resim çiziyor. Güçlü argümanlarla desteklenen bu kapsamlı çalışma, bilim-din ilişkisi ekseninde yapılan tartışmaların ideolojilerin esiri olmaktan kurtarılmasına önemli bir katkı sunacaktır. “Alper Bilgili’nin Bilim Ne Değildir? adlı eseri, bilimin doğası, amaçları ve meşru sınırları üzerine yapılan popüler ve akademik tartışmalara Türkiye’den ciddi ve önemli bir katkı niteliğinde. Teorik fizikçi bir okur olarak, metindeki yaklaşım bana bir kuramsal fizikçinin, teoremleri analiz etmedeki titizliğini hatırlattı: ön kabulleri görünür kılmak, bu aksiyomların çelişki üretip üretmediğini sınamak, aksiyomlara dayanan çıkarsamaların doğal sonuçlarını güncel verilerle test etmek. Bilgili, aksiyom-sonuç zincirini adım adım kuran üslubu ve berrak yöntemiyle argümanları sağlam bir çerçevede sunuyor ve din-bilim tartışmasını ‘çatışma’ klişesinin ötesine taşıyor.” Prof. Dr. Emre Onur Kahya İTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi
273.75 ₺ -
Gözler Gazze de Yok Edilmeye Tanıklık
7 Ekim'den sonra Gazze'de gerçekten neler olduğunu tam idrak edebilmiş değiliz. İşte bu kitap, bu süreçte Gazze'nin nasıl bir ablukaya alındığını ve dünyanın gözü önünde nasıl bir etnik temizlik sahasına çevrildiğini ortaya koyuyor. Gazze'de başlayan kıyım, hayatını kaybedenlerin sayısıyla değil, insanlık hafızasına kazınan derin yaralarla ölçülebilir. Gözler Gazze'de, bombaların gölgesinde yaşamaya mahkum edilen bir halkın; her gün biraz daha kararan dünyanın gözleri önünde yok edilişine tanıklık ediyor. Khaled A. Beydoun, soykırımın dijital çağda nasıl belgelendiğini, medyanın nasıl büyük bir ikiyüzlülük sergilediğini, Müslümanların katledilmesindeki pervasızlığın nasıl bir bilinçaltıyla şekillendiğini ve Filistin halkının yok edilişine karşı dünyanın hangi sınavlarla yüzleştiğini anlatıyor. Bu kitap, bir çağrı! Emperyal tarihe karşı sessiz kalmamaya, tanık olduğumuz dehşeti inkâr etmemeye, hafızamızı diri tutmaya bir çağrı...
182.50 ₺ -
Aileni Suçlamayı Bırak Olgunlaşmaya Bak
Bir dönem “ailenizi bağışlayın”, “ailenizi sevin” öğütlerini duyduk. Ne yaşadığımıza ne hissettiğimize odaklanmadan kendimizi bunu yapmak zorunda hissettik. Bir dönem iyi ailenin olmadığını, ailemizi affetmeyebileceğimizi, ailemizin yanlış yaptığını duyduk. Acı çektik, uzaklaşmak istedik. Şimdi bu kitapta ise ailenizle olan ilişkilerinizde çocukluğunuza takılı kalmaktansa yetişkin olma sorumluluğunu kazanmamız gerektiğini ruhunuzun derinliklerinde duyumsayacaksınız. Hazırsanız eğer, çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuğumuz başlıyor… Klinik Psikolog İrem Oturaklıoğlu Kaya, geçmişe takılı kalmak ve birilerini suçlamak yerine hayatımızın sorumluluğunu üzerimize alıp yeni bir rota çizecek gücü bulmamıza yardımcı oluyor. Geçmişle ve kendimizle kavga etmeden, anne babamızı suçlamadan olgunlaşmaya giden yola doğru bir başlangıç…
219.00 ₺ -
Takılı Kalan Zihin
Kendimizi hep aynı yoldan ilerlemek zorunda hissediyor ve sürekli bir şeyleri erteliyorsak, düşünceler bizi hayatı yaşamaktan alıkoyuyorsa, kötü hissetmekten bucak bucak kaçarken bizi iyi yönde besleyecek tüm tecrübeleri de elimizin tersiyle itiyorsak zihnimizde ne olup bittiğine bir bakmamız gerekiyor. Zira hayat zihnimizin içinde değil, dışında... Klinik Psikolog Esra Oras, Takılı Kalan Zihin’de sürekli aynı düşünceler etrafında dönüp durmak olarak ifade edebileceğimiz ruminasyon kavramı üzerinden bazı düşüncelere takılıp kalmamıza bir pencere açıyor. Bizi farkında olmadan sınırlı bir alana, psikolojik katılığa sürükleyen bu alışkanlığa Kabul ve Kararlılık Terapisi çerçevesinde nasıl yaklaşabileceğimizi anlatıyor. Psikolojik katılıktan esnekliğe geçişin yollarını keşfetmek ve uygulamak için bu kitaba bir göz atın. “Psikolojik esneklik, uzun vadeli kazanımlar için kısa vadeli kazanımlardan vazgeçebilme yetisidir.”
146.00 ₺