-
Asude Bahçe
Tesadüf diye bir şey yoktur. Dünya denen devasa kilimde her bir ipin, motifin ve rengin hayatımıza ne vakit ve ne kadar dâhil olacağı önceden bellidir. Funda Uçuk Er, okuru yine kalbin en kırılgan, en samimi yerlerinden yakalıyor. Modern hayatın telaşı içinde savrulan psikolog Zeynep’in eline geçen gizemli bir günlük, yalnızca geçmişe açılan bir kapı değil; aynı zamanda kendi iç dünyasına doğru yolculuğun da başlangıcı oluyor. Aşkın, kaybın, inancın ve teslimiyetin iç içe geçtiği bu hikâyede; geçmişin izleri bugünün yaralarına dokundukça, görünmeyen bağlar, susulmuş hikâyeler ve yarım kalmış duygular bir bir gün yüzüne çıkıyor. “Tesadüf” sandığımız karşılaşmaların ardındaki derin anlam açığa çıktıkça, kaderin incelikle dokunmuş örgüsü belirginleşiyor. Gönüllerde iz bırakan Huşu Ağacı’nın devam kitabı olan Asude Bahçe, o dünyayı derinleştirerek karakterlerin içsel yolculuğunu daha da katmanlandıran güçlü bir hikâye…
252.00 ₺ -
Şah Balaban Destanı
“1683. Yalın demirin, kızıl kanın ve barutun zamanlarıydı.” Osmanlı İmparatorluğu’nun Viyana surları önünde uğradığı büyük bozgun, sadece bir ordunun geri çekilişi değil; bir yiğidin kendi efsanesine yürüyüşünün başlangıcıydı. Ordusunun güvenli çekilişi için kellesini koltuğuna alıp düşman seline set olan bin yeniçeriden biriydi o: Deliormanlı Balaban Hasan. Viyana önlerinde esir düşen, bu korkusuz yeniçeri için kaderin başka bir planı vardı. Balaban Hasan ve yârenleri, ölüme meydan okuyarak tarihin saklı bir sayfasına, İtalya’nın bağrındaki Moena vadisine sığındılar. Habsburg zulmünün pençesinde inleyen bu mahzun kasabada Türkler nasıl karşılanacaktı? Kılıcını mazlumun çığlığına siper etmeyi öğrenen bir avuç Türk, kasaba halkını Hasburglardan koruyabilecek miydi? Cihan Çetinkaya, güçlü kalemiyle Şah Balaban Destanı’nda, İtalya’daki ünlü “Türk köyü”nün ilginç hikâyesini anlatıyor. Bu kitapta, yeniçerilerin yiğitlikleriyle bir İtalyan kasabasını nasıl etkilediklerini, iki yabancı medeniyetin birbirini tanıma ve anlamlandırma çabasının akıl almaz öyküsünü bir solukta okuyacaksınız.
252.00 ₺ -
İstediğim İnsan Olma Yolunda
Her gün daha iyi hissetmenin, daha güçlü olmanın, daha doğru düşünmenin yollarını anlatan sayısız cümleyle karşılaşıyoruz. Peki ya kulağa iyi gelen bu söylemler, insanı kendi gerçekliğinden uzaklaştırıyorsa? Uzm. Psk. Esra Oras, modern psikoloji dili içinde dolaşıma giren ve çoğu zaman sorgulanmadan kabul edilen söylemleri titizlikle ele alıyor. “İzin vermediğin sürece kimse sana değersiz hissettiremez”, “Kendinden emin olursan, kimse seni etkileyemez”, “Kendine yetebildikten sonra kimseye ihtiyacın olmaz” gibi kabullerin neden eksik ve indirgemeci olduğunu görünür kılıyor. İnsanın kırılganlığını ve sınırlılığını yok sayan bu dilin, kısa vadede güç verirken uzun vadede nasıl bir yabancılaşma ürettiğini sorgulamaya açıyor. Yazar aynı zamanda inançlı bireylerin psikolojiyle kurduğu mesafeyi, kopuş ve teslimiyet uçlarının ötesinde yeniden düşünmeye davet ediyor. Psikoterapi insanı bencilleştirir mi? İnançla çelişir mi? Tevekkül eden biri terapiye ihtiyaç duymamalı mı? Kaygı, üzüntü ve kararsızlık yaşamak iman zayıflığına mı işaret eder? Bu soruları ve ardındaki tereddütleri görünür kılarak daha samimi bir temas imkânı arıyor. Bizi, doğru bildiklerimizi sorgulamaya ve insan olmanın kırılgan gerçekliğiyle temas etmeye çağırıyor.
140.00 ₺ -
Kırmızı Kod Zor Veli
Bir öğretmen sınıfa yalnız girmez. Onunla birlikte o gün kaç öğrencinin uykusuzluğu, kaç çocuğun kırgınlığı, kaç ailenin telaşı da girer içeri. Ve çoğu zaman, görünmeyen ama etkisi en çok hissedilen bir ses daha vardır: VELİ! Bu kitap, “zor veli”lerin arkasındaki hikâyeyi anlamak için yazıldı. 20 bölümde 20 ayrı veli tipi ve bir bonus bölümle kapsamlı bir çözüm seti hazırlandı! • Aşırı koruyucu/helikopter veli • Aradığınızda ulaşılamayan veli • Agresif/ çabuk parlayan veli • Her şeyi bilen/profesör ebeveyn veli • Aşırı talepkâr veli • Öfkesini çocuğundan çıkaran veli • Sınır tanımayan/meraklı veli • Mükemmel çocuk isteyen veli ve diğerleri… Hepsi de çocuğunu seviyor. Onun için en iyisini istiyor. Ama belki bu yolda sizinle nasıl iş birliği yapacağını bilemiyor. Bir gün, toplantıdan sonra bir veli gelip “Öğretmenim, bu görüşme çok faydalıydı. Çocuğumun ne durumda olduğunu net anladım. Ne yapmam gerektiğini de. Teşekkürler…” derse bilin ki siz, sadece bir veli görüşmesi yapmadınız. Bir köprü kurdunuz. Okul ile ev arasında. Öğretmen ile veli arasında. En önemlisi, çocuğun geleceğine giden yolda, iki yetişkinin el ele yürümesini sağladınız.
245.00 ₺ -
Hunlardan Türkiye Cumhuriyetine Kuruluş
arih boyu en çok devlet kuran milletlerin başında Türkler gelir. Türklerde devlet, millete hükmeden değil milletin hizmetkârı olan bir müessesedir. Peki ya Hunlardan Türkiye Cumhuriyeti’ne dek kurulan, bazıları imparatorluk seviyesine ulaşan, doğudan batıya geniş bir coğrafyaya yayılan Türk devletleri hangileridir? Türkler devlet kurarken neler yaşamış, kimlerle mücadele etmiş ve hangi felsefeyi benimsemiştir? Türk devletleri hangi coğrafyalarda hangi isimlerle hüküm sürmüştür? Prof. Dr. Sadullah Gülten’in editörlüğünde hazırlanan bu çalışmada, tarih boyunca belli başlı Türk devletlerinin kuruluş süreçleri alanında uzman araştırmacılar tarafından inceleniyor. Elinizde tuttuğunuz eserde Abdullah Gündoğdu, Saadettin Yağmur Gömeç, Ali Ahmetbeyoğlu, Müslüme Melis Savaş, Ahmet Taşağıl, Hayrettin İhsan Erkoç, Altay Tayfun Özcan, Umut Üren, Ömer Soner Hunkan, Aydın Usta, Erkan Göksu, İlyas Kemaloğlu, Ayşe Atıcı Arayancan, Hayrunnisa Alan, Cihat Aydoğmuşoğlu, Mehmet Alpargu, Feridun M. Emecen ve Ömer Erden’in araştırmaları yer alıyor. Kuruluş’u okurken Türk adını ve Türk ruhunu yaşatmış liderlerin ve devletlerin destansı hikâyelerine ilk kez derli toplu bir şekilde tanık olacaksınız. Devlet-i Ebed Müddet ruhunu manevi şahsında yaşatan Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılının Türk Yüzyılı’nı doğurması temennisiyle, nice yüzyıllara…
350.00 ₺ -
Bakara Suresi Sohbetleri 2
“Allah’ın kitabıyla etkileşim içinde olmak için okuduğunuz ayetlere dikkat edin. Dikkatle baktığınızda çoğu zaman Allah’ın (cc) ne dediğini anlamadığınızı fark edeceksiniz. ‘Allah niye böyle söyledi?’ ‘Nasıl oldu da burada böyle söyledi ama orada şöyle söylemişti?’ Soru sormayı öğrenene kadar Kur’an ayetleri üzerinde derinlemesine düşünemezsiniz. Kur’an okurken aklınıza takılan soruları bir deftere yazın ve cevaplarını arayın; konferanslar dinleyin, kitaplar okuyun, konunun ehli olan insanlara sorun; bir şeyler yapın. Belki sizi tatmin eden bir cevap bulacaksınız; belki de bulamayacaksınız. Cevabı bulana kadar aramaya devam edin; arayın, arayın... Bu arayış size, hiçbir şey bilmediğinizi hatırlatacak. Cevaba ulaştığınızda kalbiniz de huzur bulacak ve Allah’ın hikmeti sizin için biraz daha anlaşılır olmaya başlayacak. Kur’an ayetleri üzerinde tefekkür etmenin gücünü takdir etmenizi sağlayacak. Kur’an sizi harekete geçirmeli… Kur’an sizi heyecanlandırmalı… Kur’an sizi motive etmeli…” Nouman Ali Khan Allah’ın Kitabı, O’na yaklaşma yollarının anahtarıdır. Davetçi kimliğiyle tanınan Nouman Ali Khan, Bakara Suresi Sohbetleri-2’de okurlarını “Hz. Adem kıssası” ve “İsrailoğulları” üzerinde derinlemesine tefekkür etmeye, Hıristiyan dünyasının ve İslam’ın, yaratılış hikayesine ve varoluşa yüklediği anlam farklılıklarını mukayeseli olarak ortaya koyarak insanı, yüzünü yaratıcısına dönmeye davet ediyor…
227.50 ₺ -
Kültür Dünyamızdan Manzaralar
Yol uzun, ömür kısa olduğuna göre, hayatı güzelleştiren sırları çözmek gerekiyor. Bunun için de kültür hazinelerinin kapılarını açmak, mücevherleri ortaya saçmak icap ediyor. Unutmayalım ki, medeniyetimizin pırlantaları, dün olduğu gibi, bugün de hem gözlerimizi hem gönüllerimizi dinlendiriyor. Kültür tarihçisi Dursun Gürlek’in hazırladığı bu kitap Osmanlı medeniyetinden ve İstanbul kültüründen kesitler sunuyor. Evliya Çelebi’den anekdotlar, eski kitapların tozlu sayfalarında unutulmaya yüz tutan latifeler, Süleyman Nazif’ten fıkralar, hediyelik altınlar, camilerimizi süsleyen şaheser tablolar, eli öpülecek insanların özellikleri, Mehmed Âkif’in gözünü yaşartan sahneler, Şair Haşmet’ten haşmetli sözler, şifalı tozlar, Mevlevi medeniyetinden ibretler, uyuyanları uyandıracak fıkralar Kültür Dünyamızdan Manzaralar’ı oluşturuyor. Cana can, yüreklere heyecan katacak, enikonu okunacak birçok konu sizleri bekliyor.
315.00 ₺ -
Boğazın Dört Muhafızı
İstanbul Boğazı… İçinden deniz geçen şehrin gerdanı… Orada mazinin diriltici saflığı, gökyüzü kadar parlak değil mi? Burada hayat bulmuş öyküler, uyku değil hâlâ görülen bir rüya. Bu yüzden ara ara zamanın perdesini sıyırıp; karşımıza çıkan dejavular, hakikat denizinde seyahat etmemizi sağlayan sessiz gemi’ler aslında. Belleğimizin ardiyelerinde asılı duran levhalar, kalbi ılıyan hemen herkesi aydınlığa; ama en çok da hüznümüzün mayasına yönlendiriyor. Ol sebepten kurmaca ile gerçeğin tahterevallisinde bir aşağı bir yukarı seyreden ruhumuz, hatıraları sayıklıyor. Bu terennümleri, hiç şüphe etmeden; ahiret rivayetleri sayıyoruz. “Çünkü kentin izini sürmeye yeltenmek, kendi ruhunu tamamlamaya yönelik bir yürüyüştür.” diyen yazar, şehrin mazisiyle yaşadığı saatleri birleştiriyor, ikinci zaman’ın kapısını aralıyor. Samet Altıntaş, Boğaz’ın Dört Muhafız’ı; Aziz Mahmud Hüdâyî, Beşiktaşlı Yahya Efendi, Yûşâ Aleyhisselam ve Telli Baba üzerinden bir İstanbul fotoğrafı çekiyor.
192.50 ₺ -
Kısa Ortadoğu Tarihi
Kısa Dünya Tarihi ile başlayan KISA TARİH serisi Kısa Ortadoğu Tarihi ile devam ediyor… İlk insan, ilk tohum, ilk şehir, ilk din, ilk savaş, ilk imparatorluk… Sümerler, Akadlar, Persler, Mısırlılar, Romalılar… Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlar… Mekke, Medine, Kudüs, Şam, Bağdat, Kahire… Türkler, İranlılar, Araplar, İngilizler, Fransızlar, Ruslar, Amerikalılar… Sünniler, Şiiler, Haşhaşiler, Maruniler, Batıniler, Hariciler, Yezidiler, Aleviler… Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Napolyon, Sultan Abdülhamid, Arabistanlı Lawrence, Gertrude Bell, Emir Faysal, Şerif Hüseyin, Atatürk, Churchill, Nasır, Arafat, Saddam, Mübarek… Peygamberler, azizler, köleler, krallar, imparatorlar, diktatörler, devrimciler, şeyhler, emirler, hainler ve kahramanlar… Petrol, halifelik, savaşlar, darbeler, isyanlar… Kısacası kutsala ve dünyaya dair ne varsa burada. BURASI, ORTADOĞU... DOĞUMUN, ÖLÜMÜN, SİYASETİN, PETROLÜN, İHANETİN VE HATTA KIYAMETİN BEŞİĞİ... ORTADOĞU’YU HİÇ BÖYLE OKUMADINIZ…
280.00 ₺ -
Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları
“İngilizlerin şedid sansürüne binaen İstanbul gazetelerine Anadolu ve Rusya hakkında havadisler yazdırılmıyor, Anadolu ise havâdis ihtiyacını Sivas’ta bırakılmış küçük bir telsiz telefon ajansıyla teskin ediyordu. Sivas telsiz ajansı Ankara’ya heyetiyle birlikte naklolunduğu zamanlara kadar Bolşevik ileri harekâtı, Mısır, Hind, İrlanda ihtilalleri, Arabistan’daki birtakım imamların İngilizlere hücum ettiği haberleriyle vazifesini ifâya devam ediyordu.” İstiklal Savaşı, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinin en karanlık günlerini içeren mütareke döneminde Anadolu'nun bağrında filizlenen bir bağımsızlık ateşidir. Bir Doktorun Kurtuluş Savaşı Hatıraları adlı bu eser, Türk ordusunun bir ferdi olan Doktor Muzaffer Alatur'un gözünden bu dönemi tüm detaylarıyla önümüze seriyor. Ayrıca Millî Mücadele döneminde Türk milletinin içine düştüğü girdabı, işgaller karşısındaki tutumunu, Kuva-yı Milliye'nin teşkilatlanma sürecini, bu süreçte yaşanan sıkıntıları, düzenli ordunun kurulmasını ve Yunan ordusuna karşı adım adım verilen mücadeleyi ele alıyor. 26 Ağustos 1922 sabahı topçu birliklerinin ateşiyle kopan Türk fırtınasının, son Yunan askerinin 9 Eylül'de Anadolu topraklarını terk etmesiyle dinmesine kadar geçen süreci tanığının gözünden anlatan bu çalışma, modern Türkiye tarihine çok önemli bir katkı sağlıyor. Bir doktorun arşivde saklı kalmış defterinin izinde, Kurtuluş Savaşı’nın aradan 100 yıl geçse de eskimeyen hikâyesine tanıklık edeceksiniz…
168.00 ₺ -
İlk Türk Liderleri
Ahmet Taşağıl, İslam öncesi Türk tarihini resmeden 56 liderin hayatını anlatıyor. Mo-tu (Mete)’dan Attila’ya, Bumin Kağan’dan Tonyukuk’a, Balamir’den Bilge Kağan’a değin İslam öncesi Türk tarihine damga vurmuş, bilinen ve bilinmeyen Eski Türklerin izini sürüyor. Bu eserde, Türklerin anavatanı Orta Asya’dan dünyaya yayılan bu uzak geçmişin seslerini dinleyecek, tarih yapıcılarıyla tanışacak, Çin’le yapılan ‘savaş ve barış’ın yankılarını duyacak, dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan memleketin aynasını göreceksiniz. Taşağıl, okuru; Orta Asya’nın steplerinde, Altay Dağları’nın eteklerinde, Ötüken’in vadilerinde süren konuşmaya davet ediyor. Yazarın alfabetik olarak kaydettiği İlk Türk Liderleri, ilk kez tek kitapta!
262.50 ₺ -
17 Haziran
Vidar’ın hayatı, öğretmenlik yaptığı okulda karıştığı bir olay ve sonrasında gelen açığa alınma kararıyla altüst olmuştur. Ancak asıl sarsıntı, eski bir kolide ailesinin 1980’lerdeki yazlık evinin numarasını bulmasıyla başlar. Vidar numarayı çevirdiğinde, hattın ucunda geçmişten bir ses yankılanır: Uzun zaman önce ölen babasının sesi. 17 Haziran 1986. Bir yaz günü. Bir mutfak. Bir aile. Vidar her aramada aynı güne adım atar; çocukluğunun seslerini dinler, sekiz yaşındaki haline yaklaşmaya çalışır. Hakkında yürütülen polis soruşturması ve üzerindeki baskı artarken belleğin labirentlerinde ilerledikçe ilerler. Sorduğu sorular onu hem kendi karanlığıyla hem de ailesinin saklı kalmış yaralarıyla yüzleştirecektir. Romanlarıyla 30’u aşkın ülkede okurla buluşan Alex Schulman’dan, geçmişin hayaletleriyle bugünün gerçeklerini birbirine düğümleyen zamansız bir roman... “Sanki Alex Schulman’ın daha önce yazdığı her şey bu romanın yolunu açmak içinmiş.” –Kristian Ekenberg, Gefle Dagblad “Açgözlü bir okur gibi okuyorum; sonunun nasıl geleceğini bilmek istiyorum. 80’lerdeki o yaz gününde gerçekten ne oldu? Vidar’ın hatırlamaya dayanamadığı şey ne? Tıpkı Schulman’ın önceki romanı Malma İstasyonu’nda olduğu gibi, kurgu zekice inşa edilmiş; ipuçları ustalıkla yerleştiriliyor, yapı taşları tek tek ekleniyor.” – Oline Stig, Sydsvenskan “Alex Schulman her zamankinden daha derine, acının merkezine iniyor.” – Annina Rabe, Expressen
252.00 ₺ -
Çocuğun Pusulası Sınırlar
Kendini “çocuklara meftun bir pediatrist” olarak tanımlayan ve uyandırmak istediği duyarlılık geniş ebeveyn kitlelerinden karşılık bulan Dr. Handan Sarımehmet Kılınç Çocuğun Pusulası: Sınırlar’da bebek ruh sağlığı ve erken ilişki sağlığı dendiğinde en öncelikli gördüğü konuyu, yani sınırları çok boyutlu bir biçimde ele aldı. Peki sınırları bu kadar önemli kılan ne? Dr. Kılınç bu kitapta, büyük bir iştahla takip ettiği nörobilimin sunduğu bilgi birikiminden ve yıllara dayanan klinik tecrübesinden süzdükleriyle işte tam olarak bunu anlatıyor. Çocuğun sınırın verdiği öngörülebilirlik haline duyduğu ihtiyacı, sınır ve kuralların nörobiyolojisini, ‘katı’ ve ‘esnek’ olma durumlarını, sınır koymakta zorlanan ebeveyn ile empati yaparak ebeveynin duygularını nasıl düzenleyebileceğini, çocukların da sınırlarının ihlal edilmemesi konusunda geliştirilecek farkındalığı ve en temelde ebeveynin çocuğun duygu düzenlemesine nasıl rehberlik edebileceğini gerekçeleriyle aktarıyor. Sürekli taktik vermek yerine, ebeveyni olay bazında kendisinin ve çocuğunun hissettiklerini anlamaya ve kendi aile sistemlerinde neler olduğunu üzerine gerçek bir düşünme egzersizine davet ediyor.
210.00 ₺ -
Manipülasyonun Tuzaklarından Kendini Kurtar
Kendinizi sık sık suçlu, yorgun veya kendi hayatınızın başrolü değil de figüranı gibi mi hissediyorsunuz? İlişkilerde maruz kalınan manipülasyon, çoğu zaman karda yürüyüp izini belli etmeyen sinsi bir süreçtir. Klinik Psikolog İrem Oturaklıoğlu Kaya, hayatın her alanına sızmış olan görünmeyen ipleri ve zihinsel tuzakları deşifre ediyor. Gaslighting’den love bombing’e, duygusal şantajdan sessizlik cezasına kadar manipülatif taktikleri fark etmenizi sağlarken, zihniniz bahaneler üretse bile bedeninizin fısıldadığı o hayati uyarıları nasıl okuyacağınızı gösteriyor. Yazar, yalnızca “Toksik kişilerden uzak dur,” diyen bir tarafta durmuyor, “Yalnız kalmadan da kendini koruyabilirsin,” diyen sağlam bir yol öneriyor. Gri Kaya tekniği, duygusal ilk yardım çantası ve sınır çizme egzersizleriyle donanmış bu yolculukta, çocukluktan gelen yaralı tepkilerden sıyrılıp “yetişkin benliğinizle” karar vermeyi keşfedeceksiniz. “Karanlıkta kaybolduğun yeri fark edersen, aydınlıkta kendini yeniden bulabilirsin.”
262.50 ₺ -
Aile İlmihali Ciltli
Günümüzün en saygın İslam âlimlerinden Prof. Dr. Hayreddin Karaman’dan her evin kütüphanesinde bulunması gereken bir başvuru kaynağı: Aile İlmihali Hayreddin Karaman; aile ve kadın denince akla gelen her türlü sorunun cevabını, evlilik, aile hayatı, çocuk bakımı ve terbiyesi, kadına ait haller, gündelik hayatın düzenlenmesine dair detayları temel kaynaklara referanslarla okura aktarıyor. Hz. Peygamber’in (sav) ev ve aile hayatının model alındığı eser, insanın yaradılış kanunlarına uygun bir hayat kurmasıyla yakalayacağı saadetin ipuçlarını sunuyor. “İslam’da ailenin ne olduğunu sağlam delillerle ve ilmî araştırmalarla ortaya koymaya çalıştık. Bu kitap dünyaya örnek bir aile modeli sunulmasında mütevazı bir hizmet görürse ne mutlu bize!” Prof. Dr. Hayreddin Karaman
350.00 ₺ -
Mutlu Evliliğin Sırları
Emniyet, yeri geldiğinde soru sormadan gözlerden cevabı almaktır. Oysa günümüzde eşler birbirlerinin telefonlarına bakmaktan gözlerine bakamaz duruma geldi. Bu asırda yolun Hatice'lerle kesişsin istiyorsan araman değil, olman gerekir. Sadık olanın yolu, sadıklarla kesişir. Doğru eşi arayanın önce doğru eş olması gerekir. İnsanlığın mayası ümmet, ümmetin mayası ise ailedir. Aile bozulursa ümmet, ümmet bozulursa insanlık bozulur. Öyleyse insanlığı düzeltmek isteyen kişi buna evvela aileden başlamalıdır. Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Mutlu Evliliğin Sırları kitabında, akıcı üslubu ve etkili örnekleriyle İslam'a uygun bir aile modelinin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
280.00 ₺ -
Türkün Dönüşü
1923 yılı Türkiye için oldukça hareketli bir yıldı. Kurtuluş Savaşı bitmiş, taraflar artık Lozan'da barış görüşmeleri yapıyorlardı. Yerli basın gelişmeleri günbegün Türk halkına duyuruyordu. Peki ya dış basın? Onlar Türkiye'yle ilgili gelişmeleri nasıl sunuyordu? İşte elinizdeki eser bu mühim soruya cevap veriyor. Türk'ün Dönüşü: Batı Basınında Lozan, Yeni Türkiye ve Cumhuriyet, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra anlaşma için masaya oturan Türk devletinin kaderinin nasıl şekillendiğini, Lozan'daki dişe diş mücadeleyi ve en nihayetinde Cumhuriyet'in nasıl kurulduğunu Batı basınının gözünden anlatıyor. Kitapta yer alan haberleri okurken Batılıların zihnindeki Türk imajını daha yakından kavrayacaksınız. Bazı manşetler ve demeçler karşısında ise şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Venizelos: "Lozan Helen Zaferidir!" L’Eclair: "Türkiye'nin Feragat Sözleşmesi" ABD Basını: "Lozan ABD Çıkarlarına Aykırı" Pravda: "Sovyetler Cumhuriyetten Memnun" Illustrated London News: "Sevr’de Ölen Hilafet Şimdi Canlandı" İsmet Paşa: "Halifeliğin Kaldırılması Mevzubahis Değil"
315.00 ₺ -
Muhabbet Ateşi
Gönüller Sultanı Hazreti Mevlânâ, “aşk”ı, yine aşkla anlatıyor. “Aşkın kaynağı ilâhî sevgi olduğuna göre, onu şerh edecek ancak aşkın kendisidir,” diyor. Aşk ateşi, öyle şiddetli bir ateştir ki cehennem ateşini bile söndürebilir. Büyük İslâm mutasavvıflarından İsmâil Hâkkı Bursevî Hazretleri’nin, Rûhü’l-Mesnevî isimli kitabının birinci cildinde nakledildiğine göre, ateş diyor ki: Yâ Rabbi! Eğer sana itâat etmeseydim, benden daha şiddetli bir nesne ile azap eder miydin? Allah buyurdu ki: Büyük ateşimi senin üzerine musallat ederdim. Nâr (ateş) dedi ki: Benden daha büyük ateş var mı? Yüce Allah, o zaman şöyle buyurdu: Evet, var. Bu, velîlerimin kalplerine yerleştirdiğim muhabbet ateşidir. Kültür tarihimize dair çalışmalarıyla tanınan Dursun Gürlek’in Muhabbet Ateşi adını verdiği bu çalışmasında Mihrî Hatun’dan Evliya Çelebi’ye, Mehmed Âkif Ersoy’dan Tâhirü’l-Mevlevî’ye, Üsküdarlı Hafız Ali Efendi’den Münevver Ayaşlı’ya birçok Osmanlı bakıyyesi şahsiyetten ilme, kültüre, kitaplara ve muhabbete dair birçok yazı bulunuyor. Muhabbet meclisinizde, muhabbet ateşi eksik olmasın!...
262.50 ₺ -
Osmanlı Filistinine Veda
İnsan hakları örgütü El-Hak’ın kurucusu, “Orwell Prize for Books” (2008) ile “Moore Prize” (2020) ödüllerinin sahibi, Filistinli avukat ve yazar Raja Shehadeh’ten muhteşem bir Filistin tarihi… Yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı döneminde Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Hristiyan tebaadan bir entelektüel olan Necib Nassar reformlara sıcak baksa da Osmanlı’nın Orta Doğu’yu zaman içinde kaybetmesinden endişelidir. Bu gerekçeyle Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet ettiğinde ise hayatını altüst edecek bir gelişme yaşanır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkar. Devlet görevlileri üç yıl boyunca Necib’i ararken o da Filistin topraklarında gizlenir. Bu kaçış sürecinde köyler, bedevi çadırları ve dağlar onun yeni yuvası olur. Raja Shehadeh, bu aile tarihi anlatısında büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğunu tekrarlıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı o hayat dolu yerlerin nasıl birer harabe hâline geldiğini gözlemliyor. Filistin’in bugün berbat bir hapishaneye dönüştüğünü, Necib amcası gibi özgürce dolaşmanın ise artık imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. Zamandaki Kırılma: Osmanlı Filistin’ine Veda, siyonizmin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, huzuru, toplumsal hafızayı nasıl geri dönülmez biçimde mahvettiğini gözler önüne seren çarpıcı bir yolculuk öyküsü. Ancak her türlü kedere ve baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgür olacağına inanan yazar, Necib amcasından miras kalan mücadeleci ruhu okuyucularına vermeyi başarıyor.
210.00 ₺ -
En Güzel Kıssa
“Kur’an insanın Rabbiyle, alemle ve diğer insanlarla ilişkilerinden bahseden bir kitaptır.” Elmalılı Hamdi Yazır “Kur'an, verdiği peygamber örnekleriyle muhatabının şahsiyetini inşa ederken insanın yaşadığı hayati problemlere de çözümler sunar. Kıssalarda anlatılan olayları masal dinler gibi dinlemeyip hayatımızın içine almayı başarabilirsek kişiliğimizin yeniden imar olduğuna şahit oluruz…” diyor Fatma Bayram ve bu düşünceyle uzun yıllar boyunca yaptığı kıssa derslerinde, “Bu kıssa bana ne söylüyor?” sorusunun cevabını arıyor. Hz. Adem’den, hatalarımızı telafi etme yollarını; Hz. Nuh’tan, bizi birbirimize bağlayan asıl bağın inanç olduğunu ve bir insanın alaylara aldırmaksızın bıkmadan, usanmadan yoluna nasıl devam edebileceğini; Hz. İbrahim’den, bir insanın tevhid arayışını ve imanından aldığı cesaretle imansız bir kavme nasıl karşı koyulacağını; Hz. Lut’tan, kötülük ne kadar yaygın olursa olsun direnç göstererek karşı koymak gerektiğini; Hz. Musa’dan, korkularımıza rağmen sebatla yolumuza devam etme yollarını; Hz. Meryem’den görünenin aldatıcı olabileceğini; Hz. Yusuf’tan bir gencin nefsinin ve çevresinin baskısına rağmen ahlakını muhafaza etmesinin yollarını öğreniriz. En Güzel Kıssa, benzersiz ve katman katman zengin içeriğiyle Hz. Yusuf’un kuyudan saraya yükselişinin öyküsüdür.
245.00 ₺ -
Fatihin Entellektüel Portresi
Fatih Sultan Mehmed, 1453 yılında İstanbul’u fethettiğinde kurmak istediği dünya imparatorluğunun başkentini aynı zamanda bir kültür merkezi haline getirmeyi amaçlıyordu. Çok genç yaşta Doğu ve Batı kültürüne hâkim olan Fatih, bir yandan İslâm bir yandan da eski Yunan ve Roma’nın kültür mirasıyla yakından ilgileniyordu. Her gün Büyük İskender’in hayatını dinleyen, dönemin ulemasının dinî konularda yaptığı sohbetlere katılan, kütüphanesi için İlyada Destanı’nın bir nüshasını hazırlatan, “din ve felsefe münasebetleri” konusundaki önemli iki âliminden birer eser yazmalarını isteyen aynı Fatih’tir. Topkapı Sarayı’nda kurduğu kütüphanede İslâm dininin ve kültürünün en önemli kaynakları yanında Grekçe, Latince, Ermenice, Süryanice, İtalyanca ve İbranice yazılmış yazma eserler de mevcuttu. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal, Fatih’in Entelektüel Portresi’nde hiçbir Osmanlı padişahı ile kıyaslanamayacak bu büyük hükümdara, ilgilerini, meraklarını ve kütüphanelerini merkeze alarak yakından bakmayı deniyor.
147.00 ₺ -
Yirmi İki Mürekkep Damlası
Elinizdeki kitap, Osmanlı kültür tarihine araştırmaları ve keşifleriyle damga vuran Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yine kültür tarihi alanında yazı ve röportajlarıyla tanınan gazeteci-yazar Halil Solak’ın yaptığı uzun soluklu bir söyleşiden oluşuyor. Prof. Erünsal’ın İstanbul Üniversitesi’nden İngiltere’ye uzanan eğitim yılları, üniversite hocalığı, akademik dünyanın problemleriyle açılan kitap, imparatorluk coğrafyasında kitap ticaretinin ve kütüphanelerin gelişimi, padişahların kitaplarla ilişkisi, Osmanlılarda kadınların okuduğu kitaplar, sıbyan mektepleri, sosyal ve kültür tarihi kaynağı olarak kadı sicillerinin kullanımı, dünden bugüne sahaflığın seyri, kütüphanelerin ve arşivlerin güncel durumuna dair değerlendirmeleriyle sürüyor. Kuruluş yıllarından itibaren TDV İslâm Ansiklopedisi ve İSAM Kütüphanesi çalışmalarının her aşamasında bulunan Prof. Erünsal, yönetici kimliğiyle değerli tecrübelerini de bizimle paylaşıyor. Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile Yirmi İki Mürekkep Damlası sizi kitapların büyülü dünyasında ilham verici bir sohbete davet ediyor.
525.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Günler
Tarihi Değiştirenler Serisi tüm hızıyla devam ediyor… Serinin bu kitabı tarihte dönüm noktası olan günlere odaklanıyor… “O sırada Türkiye’de ne oluyordu?” bölümüyle de okurlara karşılaştırmalı tarih okuması imkânı sağlıyor… Süveyş Krizi, Vietnam Sendromu, Neil Armstrong, Baas Partisi, Keşmir Sorunu, Kore Savaşı, Uzun Yürüyüş, Bağımsızlık Bildirgesi, Büyük Bunalım, New Deal, İran İslam Devrimi, Amerikan İç Savaşı, Cemal Abdül Nasır, 11 Eylül Saldırıları, Mahatma Ghandi, Başkan Kennedy, Kıbrıs Barış Harekâtı, Mehmet Ali Ağca, İnebahtı, Çernobil, Petrol Krizi, Normandiya Çıkarması, Saddam Hüseyin, Pearl Harbor Baskını, El Kaide, Everest, Apartheid, Gagarin, Perestroika, Başkan Mao, Konstantinopol, Waterloo, Küba Füze Krizi, Savaşların Anası, Afganistan'ın İşgali, Berlin Duvarı, Haçlı Seferi, Sivil İtaatsizlik, Tiananmen Olayları, Macar Ayaklanması, Prag Baharı, Nelson Mandela, Enosis, Politbüro, Klonlama, İnternet, Viyana Kuşatması, Filistin-İsrail Barışı, Napolyon, Soğuk Savaş, JFK, Albaylar Cuntası, Martin Luther King, Ekim Devrimi ve daha onlarcası... BU İSİMLER VE KAVRAMLAR HAYATIMIZA NASIL GİRDİ DERSİNİZ?
280.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Konuşmalar
Tarihin önde gelen liderlerinin kimi zaman ADALET ve ÖZGÜRLÜK çağrısı yaptığı, kimi zamansa DEMOKRASİ ve EŞİTLİK için ayağa kalktığı, bazen TEHDİT savurup KORKU saldığı ama sıklıkla da ortaya büyük bir VİZYON koyup yeni bir DÜZEN yaratmaya soyunduğu konuşmalardan oluşan bu kitabı okuduğunuzda, kelimelerin eylemlere nasıl ilham verdiğine şahit olacak, bundan böyle “söylenenlere” daha iyi kulak kabartacaksınız. Ali Çimen’in yenilenerek okuyucusuyla buluşturduğu bu kitapla; Büyük İskender’in kılıcıyla olduğu kadar sözcükleriyle de dünyayı fethettiğine tanıklık edecek, Tarık bin Ziyad’la gemileri olmasa da kelimeleri ateşe verecek, Alp Arslan’ın cümleleriyle Anadolu’nun kapılarını omuzlayacağız. Haçlı Seferleri’nin nasıl başladığına Bizzat Papa Urban’nın ağzından şahit olacak, Kraliçe I. Elizabeth’le birlikte ordusuna cesaret verecek, Abraham Lincoln’le demokrasi yemini edeceğiz. Susan B. Anthony ile kadın düşmanlarına meydan okuyacak, Bismarck’ın nutkuyla Almanya’nın düşmanlarına göz dağı vereceğiz. Durmayacak, Woodrow Wilson’la “Yeni bir dünya kurulsun!” diyecek, Atatürk’le yeni bir dünyanın kurulduğunu ilan edeceğiz. Sözün gücüne inananlara...
315.00 ₺ -
Osmanlıya Kalan Miras
"Yakın tarihin altı asrına damgasını vuran Osmanlı Devleti, Avrupa ile en çok teması olan İslâm devleti idi. Öyle ki ecnebîler, İslâm deyince Türk’ü anlar; 'Müslüman oldu!' yerine 'Türk oldu!' derlerdi. Asırlarca Batı’nın Müslümanlığa açılan penceresi Osmanlılar oldu. Bu miras, onlara cihan hâkimiyetinin yolunu açtığı gibi, bugün bile özlenen apayrı bir dünya görüşünün de temsilcisi kıldı. Elinizdeki kitap, Osmanlı’ya kalan işte bu mirastan bahsetmektedir." Ekrem Buğra Ekinci Ekrem Buğra Ekinci Osmanlı’ya Kalan Miras kitabıyla Osmanlı medeniyetini meydana getiren ve asırlarca yaşatan maddi-manevi dinamikleri akıcı bir üslupla anlatıyor. Osmanlı sosyal hayatının her sahasında, o köklü medeniyeti kuran ve devamını temin eden birçok detayı yakalayıp rehber edineceğiniz bu çalışmada, aslında matbaanın zannedildiği gibi Osmanlılara geç gelmediğini; Müslümanların ilimde geri kalmadıklarını; atalarımızın yanmayan, yıkılmayan kütüphaneler inşa ederek ilme nasıl değer verdiklerini; Osmanlı cemiyetinde okur yazar nisbetinin zannedilenden daha fazla olduğunu; mahkemeye taşınan her türlü davanın kayda geçildiğini; Ramazan ayı ile birlikte oruç ve kurban gibi vecibelerin cemiyet hayatında nasıl yerine getirildiğini ve daha nice enteresan hâdiseleri birbirinden çarpıcı misallerle okuyacaksınız… Osmanlı’yı Osmanlı yapan, Hazret-i Peygamber’den Osmanlı’ya intikal eden mirasın “Osmanlı Medeniyeti”ni nasıl kurduğu ve birçoğunun hâlâ daha nasıl yaşadığı Ekrem Buğra Ekinci’nin enfes üslubuyla Osmanlı’ya Kalan Miras’ta…
280.00 ₺ -
Kısa İslam Tarihi Başlangıcından Osmanlılara Kadar
Yüzyıllara damga vuran İslam Tarihi’ni bir de böyle okuyun… Ahmet N. Özdal, bu çalışmasında İslam Tarihi’yle alakalı öteden beri söylenmekte olanları tekrarlamaktan olabildiğince kaçınarak sadece yeni bilgilerle, yorumların ya da farklı bakış açılarının sunulmasına gayret ediyor. Hz. Muhammed ve Dört Halife dönemlerini, giriş konuları olarak ele alıp kısa tutarak Sâmânîler, Fâtımîler, Harezmşahlar, Selçuklular gibi devlet ve hanedanlıklarla alakalı bilinmeyen birçok detayı anlatıyor. Özdal; Sâmânî ile Sâsânî kelimelerini birbirine karıştırabilen, Büveyhî lafzını duyduğunda aklında sadece “Şii Büveyhoğulları” canlanan, Murâbıtlar Devleti hakkında belki hiçbir şey duymamış olan ya da Eyyûbîler konusu geçtiğinde, sohbeti “Selahaddîn Eyyûbî Kürt müydü?” tartışmasının ötesine götüren özgün bilgiler sunuyor. Aynı zamanda siyaset, ekonomi ve ticaret olgularının yanında önemli liderlerin, politik ya da dinî figürlerin, bazı şairlerin ve bilim adamlarının karakter özelliklerine yoğunlaşarak bütüncül bir bakış akışı üzerinden İslam Tarihi’ni anlatıyor. Bu kitap, başlangıcından Osmanlılara kadar ana hatlarıyla, öne çıkan karakterleriyle, ekonomisiyle, siyasetiyle, sosyal yaşamıyla İslam’ın tarihî serüvenini merak eden herkese alternatif bir tarih okuması sunuyor…
175.00 ₺ -
Tarihi Değiştiren Olaylar
MAGNA CARTA ile despot hükümdara “Dur!” diyen insanlık, RÖNESANS ile zihnin önündeki engelleri kaldırdı, kendini keşfetti. FRANSIZ DEVRİMİ ile monarşileri alaşağı edip “Ben de varım!” dedi. AYDINLANMA ile aklı keşfedip SANAYİ DEVRİMİ’nin kapısını açtı. 1917’de bu kez bu devrimin yarattığı sınıf sömürüsüne EKİM DEVRİMİ ile “Dur!” dedi. Bilim ve teknoloji ile kalkınıp zenginleşti; ancak iki dünya savaşı ve onların arasına sıkıştırdığı BÜYÜK EKONOMİK KRİZ’le kendini sıfırladı. Bu sıfırlanıştan doğan HİTLER gibi bir canavarı NORMANDİYA ÇIKARMASI ile yere serdi. Sadece onu sermekle kalmadı; suç ortağını pes ettirmek için kullandığı benzersiz bir silahla ATOM ÇAĞI’nı da başlattı. Tüm bunlara paralel gerçekleşen YAHUDİ SOYKIRIMI, alnına kara bir leke olarak kazındı, vicdanı öldü. Ölmeyen aklıyla SOĞUK SAVAŞ’ı başlatıp ortasında AVRUPA BİRLİĞİ’nin yükseldiği iki kutuplu yeni bir düzen kurdu. Soğuk Savaş’ı kazanmak için Dünya’yı tıka basa nükleer silahlarla doldururken UZAY YARIŞI ile kainatı keşfetti. Dünya’nın sınırlarını terk ederken BERLİN DUVARI ile aynı dili konuşanları birbirine hasret bıraktı. Gün geldi SOVYETLER BİRLİĞİ’nin çöküşüne şahitlik etti. Soğuk Savaş’ın bitmesiyle hızlanan tarih başını döndürürken 11 EYLÜL SALDIRILARI ile sarsıldı; yeni ve belirsiz bir düzene adım attı. Ama ne olursa olsun Fransız Devrimi’nde yüksek sesle haykırdığı özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe olan iştahı hiç dinmedi…
315.00 ₺ -
Osmanlı Devletinin Kısa Sosyal Tarihi
Sosyal tarih denildiği zaman akla gelen önemli tarihçilerden G. M. Trevelyan klasikleşmiş olan English Social History adlı eserinde sosyal tarihi siyasi tarihin hariç bıraktığı ya da unuttuğu insanların tarihi olarak tanımlar. Bunu yaparken, insanları siyasetten bağımsız düşünmenin zor olduğunu ve hele İngiltere insanı için bunun daha zor olduğunu belirtir. Sosyal tarih olmaksızın iktisadi ve siyasi tarihin anlaşılamayacağını savunur. Bu sözleri Osmanlı tarihi ve insanına uyarlamamız mümkündür. Nitekim XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Charles Issawi, Roger Owen, Halil İnalcık, Donald Quataert, Nikolai Todorov gibi tarihçi ve sosyal bilimciler “Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihinin” farklı dönemlerine ve bölgelerine ışık tutmaya çalıştılar. Bu çalışmaların hiçbirisi “devlet”i konu dışında bırakmamıştır. Bu çalışmalarda birinci ve ikinci elden nicel ve nitel veriler kullanılarak Osmanlı toplumunun bürokrasiden başka diğer unsurları da incelenmiştir. Elinizdeki bu kitap, merhum Kemal Karpat’ın vefatından kısa bir süre önce arşivini düzenlediği sırada, ayırıp yayınevinin mutfağına gönderdiği, bir yönüyle yukarıda ismi verilen sosyal bilimcilerin takip ettiği metot ve verileri kullanmak suretiyle oluşturulmuş bir sosyal tarih çalışmasıdır. Osmanlı Devleti’nin devraldığı tarihsel miras ve coğrafya üzerine kurduğu özgün sosyo-politik, ekonomik, kültürel ve askerî yapılanmasının bilhassa XVI. yüzyılın sonundan itibaren yaşadığı dönüşümün sebepleri mukayeseli bir bakış açısıyla tahlil edilmektedir. Karpat, kendisine has üslubu ve metodolojisiyle Osmanlı siyasası ve toplumsal yapısı üzerindeki temel dinamiklerin paradoksal değişimini genel yönleriyle tahlil ederken çok ilginç ayrıntılara değinmek suretiyle hem bir bütün halinde Osmanlı tarihini incelemiş hem de birtakım ayrıntıları da ihmal etmediğini göstermiştir. Merhum Kemal Karpat’ın 35 yıl önce hazırladığı bu kitabı neşretmekle hüzünlü bir sevinç yaşamaktayız.
227.50 ₺