-
Risalet ve Nübüvvet Sıfatları ile Rasulullaha Okunacak Salavatı Şerife
Her sene Mevlid ayında Mefhar-i mevcûdât Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında bir eser telîf etme husûsunda evvelce (2002 yılında Bandırma Cezâevi’nde) yaptığımız nezri îfâ etmek (ve adağımızı yerine getirmek) üzere bu sene de (1448/2026) elinizdeki bu eseri hazırlamaya bizleri muvaffak kılan kerem sâhibi Rabbimize sonsuz hamd-ü senâlar ederiz. Bu sene telîfine muvaffak kılındığımız bu eserde sizlere Kur’ân-ı Kerîm’de geçen “Nebî”, “Rasûl”, “Şâhid” ve yine Efendimiz (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) hakkında kullanılan “Ubûdiyyet” sıfatı gibi vasf-ı şerîflerine delâlet eden elfâz-ı şerîfenin zikredildiği, ayrıca Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e hitâb ihtivâ eden âyetlerle birlikte okunacak salât-ü selâmları cemettik. Bu eseri hazırlarken bana fikir veren en kıymetli eser hiç şübhesiz ki Allâme Nasr İbnü Ya‘kûb ed-Dînevrî Hazretleri’nin telîf ettiği “Câmi‘u’l-hayrât fi’l-edı‘yeti ve’s-salevât” isimli mübârek kitab olmuştur. Nitekim kendisi bu eserin dokuzuncu bâbını: “Kur’ân’da Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in risâletinin şehâdeti bulunan âyet-i kerîmelerle kendisine okunacak salâtlar” başlığıyla açmıştır. (Nasr İbnü Ya‘kûb ed-Dînevrî, Câmi‘u’l-hayrât fi’l-ed‘ıyeti ve’s-salevât, Hacı Selîm Ağa Kütüphânesi, Hüdâî Efendi, rakam:211, verak:9a-19b) Bu hususta yazılan eserlerden biri de Dr. Huseyn İbnü Sâlim’e âit olan “es-Salâtü ve’s-selâm ‘alâ Hayri’l-enâm Seyyidinâ Muhammedin Rasûlin Kerîm bimâ fi’l-Kur’âni’l-‘azîm mine’t-tekrîmi ve’t-ta‘zîm” isimli eserdir ki müellif bu kitabında el-Fâtiha’dan başlayıp en-Nâs Sûresi’nden çıkarak 114 sûrenin her birinden Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in özeliyle veyâ genel mânâda rasûllerle ilgili gördüğü bâzı âyet-i kerîmelerle birlikte bâzı salevât-ı şerîfeler ve duâlar tertîb etmiştir ki biz de bu eserden kısmen de olsa istifâde ettik. Ama onun yaptığı gibi her sûreden bir âyet alma yolunu seçmeyip sâdece ilgili âyet-i kerîmelerle bu vird-i şerîfi sınırladık. Dolayısıyla biz bu eserde Kur’ân-ı Kerîm’de Efendimiz (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ism-i şerîfinin dört yerde “Muhammed”, bir yerde ise “Ahmed” olarak geçtiği âyet-i kerîmeleri, ayrıca “Rasûl”, “Nebî”, bir de “Abd” sıfatını barındıran kelimelerin bulunduğu âyet-i celîleleri istiksâ ettik. Buna ilâveten “İnzâl (kendisine vahiy indirilme)”, “İnzâr (uyarıcılık)”, “Dâvet” ve “İrsâl (Allâh tarafından gönderilme sıfatı)” geçen âyet-i kerîmeleri istiksâ etmesek de “Câmi‘u’l-hayrât”da geçenleri bu kitabımızda zikrettik. Kitabın sağdan sola okunuşunda sâdece Arabça metinleri, soldan sağa okunuşunda ise ayrıca meâl-i şerîfleri arz ettik. Eserin sonunda ise Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ism-i şerîfi ve sıfat-ı şerîfesi geçmese de “İçerisinde İsm-i Âzam bulunan” âyet-i kerîmeleri, daha sonra “Hakkında fazîlet vârid olan” sûre-i celîlelerden derlenmiş başlıklar altında salevât-ı şerîfeleri, en sonunda ise kabûlüne vesîle olsun diye “İcâbet ve kabûl” lafzı geçen âyet-i kerîmeleri serdettik. Netîce îtibârıyla biz bu mübârek eserde takrîben 73 sûre-i celîleden toplanmış, sayıları 456’ya bâliğ olan âyet-i kerîmelerle birlikte salevât-ı şerîfeler zikrettik. Yüce Rabbimiz cümlemizi bu mübârek Mevlid-i Şerîf ayında âlemleri nûra ğarkeden Fahr-i kâinât Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)in salevât-ı şerîfesi ile çokça meşgûl eylesin, kalblerimizi ve gönüllerimizi onun muhabbetiyle meşğûf eylesin, bu eseri okuyup okutanlara ve dağıtanlara ol Rasûl-ü Kibriyâ’nın şefâati uzmâsını ihsân eylesin. Âmîn!
509.60 ₺ -
Mahmud Efendi Hazretlerinden Şiirler ve Beyitler
MUKADDİME Yüce Kitâbı Kur’ân-ı Kerîm’inde: “Şâirler (var ya); onlara da sapıtanlar iyice tâbi olur. (Sana uyanların ise dalâletle hiçbir alâkası yoktur, çünkü sen şâir değilsin). Ancak (şâirlerden) o kimseler müstesnâ(dır) ki; onlar (Kur’ân’a ve o Rasûl’e) îmân etmiştirler, (namaz, oruç, hac ve zekât gibi) sâlih ameller de işlemiştirler. Ayrıca Allâh’ı çokça zikret(meyi şiir söylemeye tercih et)miştirler (şiir söylediklerinde ise İslâm’ı yüceltme uğrunda çaba harcamıştırlar) ve (kötülemeyi kendileri başlatmayıp, kâfirler tarafından hicvedilerek) zulme uğratılmalarının ardından (misliyle mukabelede bulunarak) intikam almıştırlar.” (eş-Şu‘arâ Sûresi:224, 227’den) buyuran Allâh-u Te‘âlâ’ya hamd-ü senâlardan sonra Abdullâh ibnü Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfinde: “Bâzı beyanlar gerçekten büyüleyicidir, bâzı şiirler de elbette çok hikmetlidir.” (Ebû Dâvûd, es-Sünen, el-Edeb:94, rakam:5011, 7/358) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e ve söyledikleri şiirlerle onu müdâfaa eden âl-i ashâbına, dünyâ kurulduğundan kıyâmet kopuncaya dek söylenmiş ve söylenecek tüm manzûmeler ve şiirler adedince salât-ü selâmlar olsun! “Âlûsî Tefsîri”nde Şu‘arâ Sûresi’nin 227. âyet-i kerîmesinde beyân edildiği üzere; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şiir söylemediği, söylemesi hâlinde bunun vahiyle karışıklığa sebebiyet vereceği gerekçesiyle kendisine şiir öğretilmediği: “Biz ona şiir öğretmedik, zâten de bu ona yakışmaz.” (Yâsîn Sûresi:69’dan) âyet-i celîlesinde zikredildiği vechile; Kur’ân-ı Kerîm’in sarîh beyânıdır. Zâten Kendisinin okuma-yazma bilmemesinin nedeni de: “(Habîbim!) Sen bu (Kur’â)ndan önce hiçbir kitabı okumakta değildin, onu sağ elinle de yazamıyordun. Öyle olsaydı, bâtılda ısrarcı olanlar elbette şüpheye düşerdi (ve bu konuda bir nevî haklı olurlardı. Zîrâ bu durumda Müşrikler senin hakkında: ‘O, Kur’ân’ı evvelki kitaplardan alıyor.’ diyerek, Ehl-i Kitâb ise: ‘Kitaplarımızda tanıtılan zât, okuma yazma bilmeyen biridir, bu ise okuma yazma biliyor.’ demek sûretiyle insanları şüpheye düşürürlerdi).” (el-Ankebût Sûresi:48) âyet-i kerîmesinde hakkı iptâle çalışanların şüpheye düşmemeleri olarak açıklanmıştır. Ama Kendisinin bâzı edebî şiirleri naklettiği sahîh hadîs-i şerîflerle sâbittir. Sahâbesini de şiir söyleyerek müşrikleri susturmaya teşvîk buyurdukları ve onlara Cibrîl-i Emîn’in desteğinin ulaşması için duâcı oldukları mütevâtirdir. Sahâbe-i kirâm içerisinde Ebû Bekr, Ömer, Alî, Abdullâh ibnü Ravâha, Hassân ibnü Sâbit ve Ka‘b ibnü Mâlik (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) gibi bâzı zevât şiir söylemekte çok mahâretli fasîh ve belîğ kimselerdir ki hulefâ-i râşidîn hazarâtı dâhil diğer birçok sahâbe (Radıyallâhu Te‘âlâ Anhüm) şiir inşâd etmişlerdir. (İbnü Ebî Hâtim, et-Tefsîr, rakam:16077, 9/2835; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dımeşk, 28/92) Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem), Hassân ibnü Sâbit (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh) için mescidinde, üzerine çıkarak şiirler inşâd edeceği bir minber yaptırmış ve ona: “Onları (beyitler söylerek müşrikleri) hicvet, şüphesiz Cibrîl seninle berâberdir (sana yardım edecektir).” (el-Buhârî, es-Sahîh, rakam:5801, 5/2279) buyurmuştur. İbnü Büreyde (Radıyallâhu Anh)ın rivâyetine göre; Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem)i methetmesi için Cibrîl (Aleyhisselâm) Hassân (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)a, yetmiş beyitle yardım etmiştir. (İbnü Sa‘d, et-Tabekat, 4/326) Abdullâh ibnü Mes‘ûd (Radıyallâhu Te‘âlâ Anh)ın rivâyeti ne göre; Allâh-u Te‘âlâ İslâm’ı yaşayarak ölen şâirlere cennette, eşlerine şarkı söyleyecek hûrilere bâzı şiirler öğretmelerini emredecektir. (Şîreveyh ed-Deylemî, el-Firdevs, rakam:3613, 2/362) Şirk üzere ölen şâirler ise cehennemde kendi helâkları için nefisleri aleyhine bedduâlarla uğraşacaklardır. Âlûsî (Rahimehullâh)ın beyânına göre; demek ki şiir de diğer kelâmlar gibidir, güzeli güzel, çirkini çirkindir. Sahâbe-i kirâmın, ulemânın ve evliyânın, tevhîd, Allâh-u Te‘âlâ’yı medh-u senâ, ibâdete teşvîk, hikmet, mev‘ıza, dünyâya karşı zühd, dünyâya meyletmekten ve yaldızlarına aldanıp onun fânî lezzetlerine meftûn olmaktan terhîb (sakındırma), Allâh-u Te‘âlâ nezdindeki mükâfatları tahsîle terğîb (teşvîk), dinleyenlerin kalplerinin derinliklerine sevgisi nakşolsun diye Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in mehâsin ve medâyıhini (güzel sıfatları ile övgülerini) neşr ve âl-i ashâbı ile sulehâ-i ümmetini methetmek üzere inşâd ettikleri şiirler elbette ki Allâh-u Te‘âlâ’nın emrettiği zikr-i kesîrden ma‘dûddur. (el-Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, 19/324-326) Âlûsî (Rahimehullâh)ın bu beyanlarından anlaşıldığı üzere; dînî konularda söylenen şiirler amel-i sâlih kabîlindendir. O hâlde meşâyih-ı kirâmın da bu amel-i sâlihi ihmâl ettiklerini düşünmemiz doğru olmaz. Nitekim silsilemiz ricâlinin birçoğunun vesâir turuk-u aliyye meşâyihının ekserîsinin fasîh birer şâir oldukları bilinmektedir, bu hususta tertîb ettikleri eserleri de zâten bunun şâhididir. Bâhusûs tarîkat-i aliyyemizin müessisi Muhammed Bahâüddîn Şâh-ı Nakşibend el-Buhârî, bu yüce yolun müceddidi Mevlânâ Hâlid Ziyâüddîn el-Bağdâdî, velî nîmetimiz Büyük Şeyh Efendi Muhammed Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh el-Yanyavî ve Üstâdımız Hacı Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mürebbîsi Mevlânâ Alî Hayder el-Ahishavî (Kaddesallâhü Sırrahümü’s-Samedânî) hazarâtı nice şiirler söyleyerek birçok hikmetli ilimler izhâr etmişlerdir. Nitekim Mevlânâ Hâlid (Kuddise Sirruhû)nun mürşidine ulaşmak üzere çıkmış olduğu Hindistân seferinde uğradığı ziyâret yerleri hakkında ve nihâyet yüce şeyhi Abdullâh ed-Dehlevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne kavuşma nîmetine şükür sadedinde inşâd ettiği: “Beklentilerin kâbesi (olan şeyhime ulaşma devleti)nin mesâfesi tamamlandı, Bu ikmâli lutfeden Zât’a tam bir hamd ile (hamdolsun).” diye başlayan Arapça kasîdesi ve ekseriyeti Farsça beyitlerden oluşan “Dîvân”ı, Mollâ Câmî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Dîvân”ına rakip olacak niteliktedir. Gerçi o da Ubeydullâh Ehrâr (Kuddise Sirruhû)nun halîfelerinden olmak cihetiyle Nakşî meşâyihından sayılmıştır. Büyük Şeyh Efendi Mustafâ ‘Ismet Ğarîbullâh (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne âit “Risâle-i Kudsiyye”si tamâmıyla ilhâm-ı Hakk (Celle Celâlühû) olup, kendi beyân-ı âlîlerince misli yazılamayacak yüceliktedir. Alî Hayder Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin, onun sonuna ilâveten inşâd ettiği şiirler, silsile-i şerîfeye dâir inşâd buyurduğu beyitler ve birçok ihvânın elinde bulunup sonra, 1960 ihtilâli gibi müessif birtakım hâdiseler netîcesinde imhâ edilmiş olmaları nedeniyle cemedilemeyen muhtelif eş‘ârı kendisinin şiir konusunda akrânına fâik olduğunun delîlidir. Bu büyüklerin günümüzdeki yegâne temsilcisi olan Kutbu’l-Ektâb ve Ğavsü’l-Evtâd Hacı Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretlerimiz de ulemânın ve meşâyihın şiirlerini çokça nakletmiş ve hemen hemen her sohbetinde, özel irşâd meclislerinde ve katıldığı ihvân cemiyetlerinde birer ikişer beyit naklederek sâliklerin kalplerini ferahnâk etmiştir Bu fakîr kardeşiniz kırk seneyi mütecâviz olan uzun sayılabilecek bir zaman diliminde Üstâdımız Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden işittiğim beyitlerin birçoğunu hıfzetmiş, bir kısmını da kaydetmiştim Başıma gelen birçok vak‘alar netîcesinde eski kayıtlarımı kaybetmişken, bu kayıtlarımı muhtevî bulunan defterimi yirmi sene sonra Ömer Mahmûdoğlu Hoca Efendi’nin yanında birkaç sene önce bulduğumda bu kayıtlarımı, ezberimdekilerle birlikte bir kitap hâline getirerek meraklılarına arz etmeye niyet ettim. Sonra bu fikrimi Şeyh Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne arz ettiğim zaman çok hoş karşıladılar ve eseri kendilerinin de okutup dinleyeceklerini beyân ettiler ki, bu da beni bu hususta son derece müşevvik oldu. Birinci cild Üstâdımız Hazretleri’nin okuduğu Arapça beyitleri ve mısrâ‘ları ihtivâ etmekte, ikinci cild ise Arapça ibâreler ile Farsça ve Osmanlıca beyitleri cemetmektedir. Tabî ki bizim gibi ilimde sermâyesi kıt olanların, Efendi Hazretlerimiz’in erişilmez ilmine ihâta vechi üzere vâkıf olmamız düşünülemeyeceği için, kendisinin bu iki ciltte bulunan ebyât dışında hiçbir beyit okumadığı gibi bir iddiâmız söz konusu olamaz. Ama gerçek şu ki tüm sohbetlerinde okuduğu beyitlerin ekseriyeti bu derlememizde mevcuttur. Fakat bu beyitlerin bâzen bütün kıt‘alarını bir mecliste, bâzen de farklı meclislerde okuduğu husûsundan da sarf-ı nazar edilmemelidir. Ayrıca biz bâzı beyitleri hangi münâsebetle, hangi zaman ve mekânda okuduğunu ve öncesinde ya da sonrasında bir şey buyurmuşsa onları kasır hâfızamızın bize müsâade ettiği nisbette açıklamaya çalıştık ama yine de bu konuda yeterli hizmeti yapmış olduğumuzu düşünmemekteyiz. Ancak Müceddid Hazretlerimiz’in himmet-i âliyeleri ve sizin kıymetli duâlarınız bereketiyle cemedilen bu kifâyetsiz sermâyemizin, teşnedil tâliblere ve Efendi Hazretlerimiz’in râbıtasına devâm eden mürîdlere bir nebze de olsa ferahlık bahşetmesini Mevlâ-yı Müte‘âl’den niyâz ederiz. Nihâî olarak; bu eserin Farsça beyitlerinin tashîhinde benimle birlikte âzamî gayret gösteren Murat Soydan kardeşime, Pîrimiz Hazretleri’nin yüce himmetlerinin vusûlünü Yüce Mevlâ’dan istirhâm eder ve bu eserden istifâde edecek olan herkes adına kendisine teşekkürü bir vazîfe addederim. Sa‘y-ü gayret biz âcizlerden, tevfîk ve hidâyet ise ancak Rabb-i Kerîmimiz’dendir. 1 Muharrem 1445 / 19 Temmuz 2023
639.60 ₺ -
Çınarın Kemali Sultan II. Abdülhamid Han
Mahzundu zevalinde bütün bir ümmet, mahzundu gurûbunla bu cennet vatan. Sen çınarın en heybetli dalıydın, uyanamadı millet gaflet rüyasından, yürüyemedi arkandan. Sen vardın Nakşi Tekkeleri yârdı, Şâzelî Astâneleri hâldı, Rûffâi Zaviyeleri kârdı. Sen köklerinden aldığın o mâneviyat ile kudretli onlar senin himayen ile heybetli idi. Medine-i Münevvere idin sevdan. Sen ki ey Ulu Hakan Cennet Mekân Abdülhamid Han, Saltanatın Saltanat-ı Muhammediyye ile handan. Sen ümmetin halifesi, mülkün sultanı, teb'anın babası idin. Gayretin dini mübin-i İslâm için, himayen ehl-i sünnet için, cehdin vatanının evladları içindi. Anlamadık seni ey şefkatli Sultan, ey âdil melik, ey müminlerin zineti... Sen bu ümmet ve vatan için bir âli himaye, niceleri ise bizden olmayanları…
280.80 ₺ -
Esmai Şerife Manzümeleri
Mâlûmunuz vechile; Allâh-u Teâlẩ'nın Yüce Zât'ına âit çok güzel ve ziyâde şerefli birçok ism-i şerifleri, âyet-i kerîme ve hadîs-i şeriflerde sâbit olup özellikle bunlardan doksan dokuz ism-i şerîf vardır ki "Sünen-i Tirmizî"de Ebû Hureyre (Radıyallâbu Té'ala Anb)dan rivâyet edilen: "Şüphesiz Allâh-u Te'âlâ'nın doksan dokuz; yüzden bir eksik ismi vardır, onları ihsâ eden cennete girer." (et-Tirmizi, es-Sünen, ed-Dé avât:83, rakam:3507, 51530-531) hadîs-i şerîfınde bunları ezberleyip sayanın cennete gireceği vaad edilmiştir. İşte bu müjdeye nâil olmak için ulemå ve meşâyih hazarâtından bâzısı doksan dokuz Esmâ-i Şerife'yi her bir ism-i şerîfin muhtevâsına uygun duâlarlamezcettikleri şürler ve manzûmeler ile tertîb etmişlerdir. Elbette böyle yapmalarının, ezberlemenin kolaylaşması, kalbin huzur bulması ve duânın kabûlünün çabuk olması gibi bâzı sırları ve hikmetleri bulunmaktadır. Nitekim ulemânın beyânı vechile: "Beytler okunarak yapılan duâ müstecâb (ve süratle kabûle şâyân)dır." (Abdullâh el-'Ayyâşi, er-Ribleil-Âyyåşiyye,1/63; et-Te'âricî, Izhâru'l-kemâl fi seb'ati ricâl, 1/42) Biz bu risâlemizde sizlere Esmâ-i Şerîfe manzûmeleri hakkında yüce velilerden üç tânesinin inşâd buyurmuş oldukları ebyât-ı şerîfeyi naklettik ve her bir beytin akabinde o beytin havâssını (özel faydalarını); kaç kere tekrar edilirse hangi faydaların hâsıl olacağını zikrettik. Bu üç manzûmenin birincisi evliyânın kutbu ve sekaleynin (ins-ü cinnin)ğavsı es-Seyyid Abdülkädir-i Geylânî (Kuddise Sirrubû)ya âittir. İkincisi; Ezher vâizlerinden olan Şemsüddîn Ebû Abdillâh Muhammed İbnü Ahmed ed-Dimyâtî (v. 921 / 1515) (Kuddise Sirrubü) Hazretleri'ne âit olan manzûmedir. Nitekim kendisi "Manzümetüd-Dimyâtiyye" diye meşhûr olan bir esmâ-i hüsnâ nazmetmişir ki asıl adı "Kasidetün fi't-tevessül bi Esmâillâhi'l-Hüsnå" şeklindedir. Üçüncüsü ise; Halvetiyye meşâyihının büyüklerinden ve Malikî mezhebinin fukahâsının önde gelenlerinden Ahmed İbnü Muhammed ed-Derdîr el-Mâliki el-Adevî el-Halvetî (Kuddise Sirrubû) Hazretleri'ne âittir. Allâh-u Te'âlâ cümlemize bu manzûme-i şerîfeleri okuyup, mânâlarını tefekkür ederek ve onlarda bulunan güzel ahlâk ile tehalluk ederek havâss-ı şerîflerinden âzamî derecede istifâdeyi nasib-ü müyesser eylesin. Âmîn!
296.40 ₺ -
Şeyh Ahmet Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretleri
Bu mütevazi eser, Gümüşhanevi Hazretleri’nin hayatı, ilmi, tasavvufi duruşu, eserleri ve ümmete miras bıraktığı manevi izler üzerine tevazukarane kaleme alınmış bir derlemedir. Lakin bilinmelidir ki, onun gibi bir manevi devin hakikatini hakkıyla ihata etmek ne kaleme ne kelama kolay gelir. Bu sebeple yazılanlar, sadece bir niyet ve bir hizmetin nişanesidir. Niyetimiz halis, gayretimiz ihlas üzere olursa, okyana da yazana da bir feyiz ve bereket vesilesi olur.
353.60 ₺ -
Kutlu Ebeveyn Diriliş Ve İman
Bütün hamd-ü minnetler ve lütfu hidayetler Kur’anı Kerimin’de Habibi Edibi Muhammed Mustafa’sı (Sallellahu Te’ala Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hakkında: ‘’Elbette Allah’ın sana olan fazl(-u ihsan)ı çok büyük olmuştur.’’ (en-Nisa Suresi:113)buyuran Allah’u Teala’ya mahsustur. Sınırsız salat-ü selamlar ve ta’zimü tahiyyeler: “Kıyâmet günü olduğu zaman babama ve anneme şefâat edeceğim.” (Ebu’l-Kāsım et-Temmâm er-Râzî, el-Fevâid, rakam:1095, 2/45; Muhibbüddîn et-Taberî, Zehâiru’l-‘ukbâ, 1/7; ‘Abdurrahmân es-Süyûtî, elHâvî lül-fetâvâ, 2/363; Huseyn ed-Diyârbekrî, Târîhu’l-Hamîs, 1/232; Muhammed es-Sâlihî, Sübülü’l-hüdâ, 1/253) buyuran Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, onun tayyib ve tâhir (ak pâk) olan Ehl-i Beyt’inin ve çok uğurlu ve mübârek olan cümle sahâbesinin üzerine olsun. Emmâ ba‘d! Şu bilinsin ki; Allâh-u Tebârake ve Te‘âlâ, Kitâb-ı Kerîm’inde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in şânını pek yüce tutmuştur. Nitekim bu hususta: ‘’(Habibim!) Biz seni bütün alemler için ancak büyük bir rahmet olarak gönderdik.’’(el-Enbiya Suresi:107) buyurmuştur. Diğer bir ayeti kerimesinde ise: ‘’Yine muhakkak ki sen elbette (mahiyeti kimse tarafından idrak edilemeyecek kadar) çok büyük olan üstün bir ahlak üzeresin.’’ (el-Kalem Suresi:4) buyurmuştur.
239.20 ₺ -
Gençlere Rehber Ve Tavsiyeler
Yeni bir dünya kurmak isteyen gençlerimiz, mutlaka iman kaynağına müracaat etmelidirler. Aksi takdirde gençlerimizin, karınlarını doyurmak, pahalı elbiseler almak, helal-haram demeden bolca para kazanmak, gezmek, gülmek, eğlenmek gibi eylemlerle tatmin olmaları mümkün değildir. Çünkü sonsuzluk için yaratılan insanın kalbi ancak Allah'ı anmakla mutmain olur. Gençlik, insanın beşerî ve fıtrî duygularının en yoğun olduğu dönemdir. Bu süre zarfında dünya hayatının bütün güzellikleri de gençlere hitap eder. Ancak akıllı bir genç, bu günlerin geçici olduğunu, bize verilmiş nefesin sayılı olduğunu bilir ve bu şuurda hareket eder. Birer araç olan dünya nimetlerini amaç haline getirmez. Kendisine bu dünyadaki varoluş gayesini unutturacak işlere kendini kaptırmaz. Nefis, istediği her şeyi tadarak tatmin olacak bir aygıt değildir. Bu sebeple her lezzet ve her zevk; devamında bir huzursuzluk, boşluk ve tatminsizlik oluşturur. Dolayısıyla gençler geçici heveslerle hayatlarını talan etmemeli, kalıcı olan ahiret yurdu için çalışmalı ve ruhlarını besleyecek işlerle meşgul olmalıdırlar. Gençlerimizin ruhlarına manevi gıda ve kalplerine şifa olması temennisiyle derlediğimiz bu eserden istifade ümidiyle...
119.60 ₺ -
Siracül Müttekin Tercümesi
Mahmud Efendi Hazretleri’nden dipnotlar ile… Rasûlüllah Efendimiz'i (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) daha iyi tanımak ve anlamak için her ilim talebesinin hatta her bir müslümanın en az bir hadis kitabı okuması elzemdir. Mahmud Efendi Hazretlerimiz (Kuddise Sirruhu), sün-net-i seniyyeye olan düşkünlüğünden dolayı her Müslü-manın bir hadis metni okuyabilmesi için "Sirâcü'l-Müt-tekin" adlı eseri cem etmiş, bu eserin tamamını ezberlemiş ve sohbetlerinde okumuşlardır. Anlaşılmayan yer kalmaması için de gerekli gördüğü yerlere Osmanlıca olarak notlar ve kısa izahlar eklemişlerdir. O zamanki kısıtlı imkânlar dâhilinde yapılan bu kıymetli çalışmalar takdire şayan olmakla birlikte, bizler de bu güzide eserden her kesiminin istifade edebilmesi için bazı çalışmalar yaptık. Şöyle ki; * Eserde geçen hadîs-i şerîflerin tamamı Efendi Hazretlerimizin, Osmanlıca not aldığı şekliyle tercüme edildi. * Hadis ve dipnot numaraları, okuyanlara kolaylık olması ve daha rahat mukâbele edebilmesi için asli nüsha ile birebir uyumlu yapıldı. * Hadîs-i şerîflerin kaynakları, geçtiği bâb ve numaraları ile birlikte eklendi. * Gerekli görülen bazı yerlere de kısa izahlar getirildi. Bütün dikkat ve titizliğimize rağmen yine de eksik ve kusurlarımız bulunabilir. Rabbim çalışmalarımızı rızasına muvafik eylesin.
468.00 ₺ -
Sihrin Büyünün Mahiyeti ve Korunma Yolları
Sihir nedir? Etkileri nelerdir? Sihir, büyü, cinler ve musallatlarından nasıl korunulur? Sihir ve büyü hakkında bilinmesi gerekenler; âyet-i kerîmeler, hadîs-i şerifler, dualar ve zikirlerle birlikte hepsi bu kıymetli eserde bir araya getirildi.
442.00 ₺ -
Usulsüz Vusul Olmaz
Mürid, mümkün mertebe şeyhinin sohbetinde bulunmaya çalışmalı, onunla sürekli irtibat hâlinde bulunmalı; ona hürmet etmeli ve mensubu bulunduğu tarikatın prensiplerine bağlı kalmalıdır. Ayrıca mürid, kerâmet meraklısı olmamalı, daima istikâmet üzere bulunmaya çalışmalı, takvâ ve vera' sahibi olmalı, elde ettiği her türlü kemâlâtı şeyhinin vesilesiyle olduğuna inanmalıdır. Müridin mânevî terakkisi, bunun gibi usûl ve erkâna riayet etmesine bağlıdır. Aksi takdirde maksada vâsıl olmak imkân dâhilinde değildir. Nitekim buyruldu ki; “Usûlü terk (zâyi) eden vusûlden mahrum olur.” Bu söz hem zâhirî, hem bâtınî alanda bir düsturdur. Yani bir işte gayeniz-maksadınız cidden hedefe ulaşmaksa şayet, o işle ilgili usûlü bilmeniz ve uygulamanız şarttır. Bu manada Mahmud Efendi Hazretlerimizin buyurduğu şu söz de bunu teyit etmektedir: “Tarikata girmek ne kadar mühimse âdâbına riayet etmek de o kadar önemlidir. Usulsüz vusul olmaz. Mürid mürşidinin sözünü illa tutmalı.” Mevlâ-yı Müteâl'den temennimiz; bu yolun edeplerine riâyetle Cemâl-i bâ kemâl'e seyrimizde vuslata nâil olmamızdır. Selam ve dua ile...
104.00 ₺ -
Muhtarul Ehadis
Rasûlullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnet-i seniyyesi, Kur’an-ı Kerim’den sonra ilimlerin en büyüğüdür. Buna hem itibar edilmeli hem de hürmet gösterilmelidir. Bunun için Kütüb-i Sitte kitaplarının içerisinden güzel olanların içerisinden en güzellerini seçerek, bir kitap hazırlamayı murat ettim. Onların içlerinden de “Muhammedî Hikmetler” içerenleri seçmeyi arzu ettim. İşte Rasûlullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnetleri böylesine üstün vasıflara sahiptirler. Nasıl olmasın ki; Allah, Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında; “O, kendiliğinden konuşmamaktadır. (Size okuduğu) Kur’an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir,” (Necm Sûresi, 3-4) buyurmuştur. Bu eserde özellikle hadis-i şerifleri seçerken Müslümanların sosyal hayatını ilgilendiren ve ihtiyaç duyduğu konuları ele aldım. Bu çalışmamı da alfabetik bir düzene koydum. Kendisinden yardım istenen sadece Allah’tır.
312.00 ₺ -
Zafer İnananlarındır
Mücadelede hesabını Hak'tan yana yapanlar, o uğurda engel tanımayanlar, hayatlarını ve ölümlerini Allah'a adayanlar hep kazandılar ve kazanacaklar. Hayatını imanına şahit tutanlar, en yakınları olsa da engelleri mazeret tanımayanlar dünyanın yalancı yüzünü aldanmayanlar, işte onlar; "Zafer inananlarındır" müjdesine hangi devirde yaşarlarsa yaşasınlar hep nail olacaklar.
91.00 ₺ -
Silsilei Aliyye Ricali
Silsilei Aliyye Ricali Her gece Silsile-i ‘Aliyye’yi okuyup kötü alışkanlıkların ve huyların ortadan kalkması için mezkûr meşâyihı vesîle kılıp, meşâyihtan Allâh-u Te‘âlâ’nın izni ile yardım talep etmesi kişiye müstehâbdır. Evliyâullâh arasında “Şeyhulislâm” diye mârûf Ebû İsmâ‘îl Abdullâh el-Heravî el-Ensârî (Kuddise Sirruhû) şöyle vasiyet etmiştir: “Her velîden bir kelâm (söz) ezberleyin. Eğer buna gücünüz yetmezse, hiç olmazsa ismini öğrenin (adını ezberleyin) ki, bununla nasîbdâr (ve onların feyizlerinden hissedâr) olursunuz.” Bu Silsile-i ‘Aliyye son şeyhimiz Müceddid Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nden, Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)e kadar olan irtibâtı beyân eder.
124.80 ₺ -
Kuranı Kerimdeki Tüm Dualar 2. Cilt
Kur'ân-ı Kerim'deki tüm dualar'ın faziletleri, ne niyetle okunacakları, içinde geçtikleri Ayet-i Kerimlerin tefsirleri ve dua sahiplerinin kıssaları.
462.80 ₺ -
Veda Hutbesi
Şu bilinsin ki; Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) getirdiği dîni tebliğ husûsunda çok konuşmalar yapmış ve bulduğu her imkânda ashâbına hutbeler îrâd etmiştir. Fahr-i kâinât Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in îrâd ettiği bu hutbeler arasında cumâ günleri Mescid-i Nebevî’de, bayram günlerinde ve Mekke’nin fethinden sonra Ka‘be’de îrâd ettiği hutbeler sayılabilir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in ashâbına îrâd ettiği hutbelerden, Vedâ Hutbesi’nin hiç şüphesiz çok ayrı bir yeri vardır. Zîrâ Seyyidü’l-beşer Rasûlüllâh (Sallellâhu Te‘âlâ Aleyhi ve Sellem) Efendimiz hutbesinde sayıları yüz bini aşan bir topluluğa hitâb etmiştir. Ashâb-ı kirâmdan bâzılarının da ifâdesiyle, âdetâ ümmetine vasiyette bulunmuştur. Diğer hutbelerine nazaran daha uzun îrâd ettiği bu hutbesinde İslâm’ın temel umdelerinden bahsetmiş ve dînin artık tamâma ererek kemâle erdiğini beyân etmiştir. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in Vedâ Haccı’nın farklı günlerinde îrâd ettiği bu hutbeler, gerek hadîs gerekse İslâm târihi kaynaklarında parça parça nakledilmiştir. Konuyla ilgili nakledilen rivâyetler iyice incelendiğinde Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, Zülhıcce’nin sekizinci ve dokuzuncu günlerine rastgelen Terviye ve Arefe günleri ile Kurban Bayramı’nın birinci, ikinci ve üçüncü günlerinde toplamda beş hutbe îrâd ettiği anlaşılmaktadır. Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem)in, sayıları yüz binleri aşan bir topluluğa can, mal ve ırz güvenliği, fâiz ve kan dâvâları, kadın hakları, eşitlik ve emânete riâyet gibi birçok konuda îrâd ettiği bu hutbeler onun ümmetine olan vasiyeti olarak değerlendirilmiştir.
93.60 ₺ -
Şifai Şerif Arapça Cep Boy Kılıflı Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
260.00 ₺ -
Hasanı Basri Hz Hidayet Öncüleri
Bir çok sahabeden hadis rivayet eden Hasan-ı Basri (rahmetullahi aleyh), tâbiînin en faziletli kişilerindendir. “Basra halkının şeyhi, Basralılar’ın imamı” gibi ünvanlara sahiptir. Büyük âlim Zehebî (rahmetullahi aleyh) ise onun için “Şeyhü’l İslâm” tabirini kullanmıştır. Tasavvuf ehli kimseler ise kendisinden “Takva sahiplerinin öncüsü, Hakk’ın gerçek velisi, fütüvvet ehlinin önderi” diye söz etmişlerdir. Hasan-ı Basrî (rahmetullahi aleyh) der ki: “Sizden önce yaşayanlar; Kur’an-ı kendilerine gelmiş bir mektup gibi kabul ederlerdi. Gece onun hakkında düşünür, gündüz ise ona göre yaşamlarını düzene sokarlardı. Sizler ise Kur’an-ı sadece okuyorsunuz. Kur’an-ı ‘n irabıyla, mahreciyle uğraşıp icâzet alma peşine düşüyorsunuz.
65.00 ₺ -
İbrahim Bin Edhem Hz Hidayet Öncüleri
Rivayet olunur ki İbrahim b. Edhem’e (rahmetullahi aleyh) şöyle soruldu “Ey İbrahim ! Sana ne olduda bütün saltanatı ve mülkü terk ettin ? İbrahim b. Edhem (rahmetullahi aleyh) demiş ki: “ bir defasında tahtımın üzerinde oturmakta idim Karşıma bir ayna koydular. Aynaya bakınca, asıl vatanımın kabristan (yani mezar) olduğunu gördüm orada ise ne bir dost, ne de bir akraba vardı. O yerin yolu uzak ve ahiret azığımda yoktu. Bunun üzerine padişahlıktan soğudum.”
65.00 ₺ -
Rabiatul Adeviyye Hz Hidayet Öncüleri
Rabiâtu’l Adeviyye (rahmetullahi aleyhâ) hazretleri bir defasında “ Allah’ım! Eğer ben, sana cehennem korkusuyla ibadet ediyorsam beni cehennem ateşinde yak! Eğer cennet ümidiyle Sana kullukta bulunuyorsam, beni ondan mahrum et ! Yok, eğer sana olan sevgimden dolayı sana ibadet ediyorsam, o zaman senin ezeli cemâlinden beni mahrum bırakma !” diye dua etti.
65.00 ₺ -
Beyazıdi Bistami Hz Hidayet Öncüleri
Bir defasında Beyâzıd-i Bistâmi (rahmetullahi aleyh) hazretleri yolda yürürken, müritlerinden birisi de takip ediyor ve Beyâzıd-i Bistâmi’nin (rahmetullahi aleyh) bastığı yerlere basarak yürüyordu. Beyâzıd-i Bistâmi hazretlerinin üzerinde ise kürkü vardı. Mürit: - Ya Beyâzıd ! Şu sırtınızdaki kürkü bana verseniz de Sizde olan feyiz ve bereketlerden bizde faydalansak dedi. Bunun üzerine Beyâzıd-i Bistâmi Hazretleri şöyle buyurdu. – “Bu kürkü değil bizzat benim derimi giyinsen, benim yaptğımı yapmadığın sürece bir faydasını göremezsin.”
65.00 ₺ -
Cüneydi Bağdadi Hz Hidayet Öncüleri
Cüneyd-i Bağdâdî (rahmetullahi aleyh) hazretleri der ki: “Bu tasavvuf yolunda sağ elinde Kur’an-ı sol elinde Rasulullah’ın (aleyhisselam) sünnetini tutanlar yürüyebilirç Bid’at karanlığından ve şüphe çukurundan kurtulmak için, bu iki (Kur’an ve Sünnet) meşâlesinin aydınlığında yürümek gereklidir.”
65.00 ₺ -
Hallacı Mansur Hz Hidayet Öncüleri
Nakledilir ki Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) idam edilmeden önce insanlar taşlamaya başlamıştı. Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) kendisine atılan taşlara ses çıkarmıyor, aksine tebessümle karşılık veriyordu. Bir dostu Hallâc-ı Mansur’un (rahmetullahi aleyh) yüzüne taş yerine “gül” attı. İşte o sırada Hallâc-ı Mansur (rahmetullahi aleyh) inlemeye başladı. Bunun sebebi Hallâc-ı Mansur’a (rahmetullahi aleyh) sorulduğunda ise manidar bir cevap verdi; “Bana taş atanlar, beni yakinen tanımayan kimselerdir. Tabiki bu kişiler benim halimden anlamazlar. Beni halimden anlayan dostlarımın attığı “gül” ise beni incitti, dedi.
65.00 ₺ -
Muhyiddin İbni Arabi Hz Hidayet Öncüleri
Şâh-ı Nakşibend (rahmetullahi aleyh) hazretleri şöyle demiştir: “ Bir kimse özünü ve bütün işlerinii Allah’a teslim eder ve sonra da başkasına dayanırsa, şirke düşmüş olur. Bu tür davranışlar avam için hoş karşılanabilir ama havas olanların (yani Salih kulların) bu tür davranışları bağışlanmaz.“
65.00 ₺ -
Şahı Nakşibend Hz Hidayet Öncüleri
Şâh-ı Nakşibend (rahmetullahi aleyh) hazretleri şöyle demiştir: “ Bir kimse özünü ve bütün işlerinii Allah’a teslim eder ve sonra da başkasına dayanırsa, şirke düşmüş olur. Bu tür davranışlar avam için hoş karşılanabilir ama havas olanların (yani Salih kulların) bu tür davranışları bağışlanmaz.“
65.00 ₺ -
Halidi Bağdadi Hz Hidayet Öncüleri
Mevlânâ Hâlid-î Bağdâdî (rahmetullahi aleyh) kimine göre Osmanlı’yı yeniden kurabilecek beceri ve bilgiye sahip bir şahsiyettir. Kimine göre ise İslam dünyasında Selahaddin-i Eyyubî’den (rahmetullahi aleyh) sonra gelmiş en büyük ikinci Kürt şahsiyettir. Fakat kesin olan bir husus var ki; Mevlânâ Hâlid-î Bağdâdî (rahmetullahi aleyh) hazretlerinin yetiştirmiş olduğu yüzden fazla halifesiyle, Ortadoğu coğrafyasında meydana getirdiği hareketlilik, İmam-ı Rabbânî (rahmetullahi aleyh) hazretlerinden sonraki en aktif ve dinamik Nakşibendî mensubu olarak anılmasına vesile olmuştur.
65.00 ₺ -
Şifai Şerif Arapça 30 Cüz Özel Kutulu Yeni Dizgi
Müellif Kadı İyaz Ebul-Fazl (rahimehullah) derki: Bu kitabımızı inceleyen kimse görür ki, biz bu kitabı Peygamber Efendimiz (s.a.s)in nübüvvetini inkar eden ve onun mucizeleri hakkında saldırı yapan kimse için yazmadık; ki Nebi (s.a.s)’in nübüvvetini ispat için delillere ihtiyaç duyalım ve mucizelerine saldıran kimseleri engellemek için mucizeler dairesini koruyalım. Bilakis biz bu kitabı imanlarına iman katmaları salih amellerinde neşvü nema bulmaları ve ona olan sevgilerinde kuvvet kazanmaları için onun nübüvvetini tasdik eden ve davetine icabet eden ümmeti için telif ettik. Müellif kadı Iyaz (r.aleyh) eserinde konuların evvelinde ayeti kerimeler ve hadisi şerifler zikretmiştir. Bunlarla zikredeceği konulara delil getirmiş olur. Ayrıca müfessirlerin açıklamalarını da zikrederek ayetlere nasıl mana verilmesi gerektiğini de tenbih etmiş olmaktadır. Eserinde, Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) özel hallerinden bir çok inceliği de zikretmektedir. Bunların ravilerini de zikrederek hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde Müslümanların Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hakkındaki bilgilerini ve muhabbetlerini kuvvetlendirmektedir. Bu eserin Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu şimdi daha iyi anlamaktayız. Zira inkarcıların şüphe sokmaya çalıştığı bir çok konuyu Kadı Iyaz delilleriyle net bir şekilde zikretmiş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şanının yüceliğini ortaya koymuştur. Artık şüphelenenlerin, nifak ehli sapık kimseler olduğu açığa çıkmıştır. Aliyyul Kâri derki: Şifa kitabı, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in şemaili (sureti ve ahlakı) hakkında yazılanların en mücmel ve yeterli olanıdır.
780.00 ₺ -
İmamı Rabbani Hz Hidayet Öncüleri
İmâmı Rabbâni (rahmetullahi aleyh) davet metodunda, asla kimsenin huzurunda eğilmemiş ve kimseden de bir menfaat elde etmemiştir. Zenginlerin ve devlet adamlarının karşısında dimdik durmuş ve bir Müslüman şahsiyetin nasıl olması gerektiğini göstermiştir. Bu mücadelede her türlü sıkıntıya da göğsünü germiştir. İmâm-ı Rabbâni (rahmetullahi aleyh) Hazretlerinin bu onurlu duruşu, bir düşmanlıktan dolayı değil aksine Rabbinin emrini insanlara ulaştırmak ve herkesin kulluk yapmasına vesile olmak istemesindendir.
65.00 ₺ -
El Yazma Sohbetler 3. Cilt
(Silsile-i ‘aliyyemizin 9. halkasında sertâc-ı ‘urefâ olan) Yûsuf el-Hemedânî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’ne “Bu devir geçer ve gerçek şeyhler âhirete göçerse selâmete ulaşmak için ne yapalım?” diye sorulduğunda o zât: “Her gün onların kelâmlarından sekiz verak (on altı sayfa) okuyun (ki onlardan feyizyâb olasınız). (Kişi) böyle yaptığı takdirde, bu sözler onun gönlünün yaşamasına sebep olur.” diye cevap vermiştir. (Ebû Ya‘kûb Yûsuf ibnü Eyyûb el-Hemedânî, Risâle der Seyr-i Sülûk, Millet Kütüphânesi, Ali Emîrî Farsça Yazmalar, rakam:1028, vr:13a) Hattâ bu söz Ferîdüddin Attâr (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin Tezkiretü’l-evliyâ’yı kaleme almasına vesîle olmuştur. (Ferîdüddîn ‘Attâr, Tezkiratü’l-evliyâ, Mukaddimetü’l-müellif, sh:24-25) Mâlûmunuz Yüce Mürşidimiz ve Üstâdımız Mahmûd Efendi Hazretleri’nin mûtâd olarak yapmış oldukları sohbetleri hanım hoca kardeşlerimiz doksanlı yıllarda yazarak cemetmişlerdi. Evvelâ (ilk olarak) bu mühim hizmeti gördüklerinden dolayı Ümmet-i Merhûme adına kendilerine teşekkürü bir borç addederiz. Sâniyen (ikinci olarak) şunu ifâde etmek isterim ki; gerek Efendi Hazretlerimizin süratli konuşması, gerek hanım kardeşlerimizin yazmaya yetişememesi, gerekse Efendi Hazretlerimizin telaffuz ettiği bâzı kelimeleri doğru anlayamamaları nedeniyle Sohbetler’in fotokopilerinde azîm hatâlar vâki olmuştur. Elbette ki bunda bir kasıt yoktur ama okuyan insanların yanlış anlaması kaçınılmaz olduğu için bunları düzenlemek de aynı şekilde zarûrî olmuştur. İşte bu sadette Ahıska Yayınevi bu işi üstlenip çalışmayı belli bir kıvâma getirdikten sonra neşre hazırlanmasını bu fakîr kardeşinize tevdî ettiler. Ben de şeyhimiz Mahmûd Efendi (Kuddise Sirruhû) Hazretleri’nin “Ahmed! Benim adıma çıkacak hiçbir kitap sen görmeden basılmasın.” sözünü yerine getirmek üzere elimden geldiğince gayret ederek sizlere bu eseri arz etmiş bulunmaktayım. Ahmet Mahmut Ünlü (Cübbeli Ahmet Hoca)
436.80 ₺