-
Fatih Sultan Mehmedin İlim Ordusu
Fatih Sultan Mehmed Han’ın siyasi faaliyetlerini inceleyenler, onun at sırtından hiç inmediği, kültür faaliyetlerini tetkik edenler de, harp sahasına hiç gitmediği fikrine kapılır. Zira hadiselere tek taraflı bakmayan padişah, ordusunu devrin en yeni ve modern silahlarıyla teçhiz ettiği gibi, askerlerini dua ordusuyla muhafaza altına almaktan geri durmadı. Tahsil ettiği ilimler ve sahip olduğu meziyetler sebebiyle hem Leşker-i Gaza (Gaza ordusu), hem de Leşker-i Dua’ya (Dua ordusu) serdar oldu. Tophâne-i Âmire’de gözlerin daha önce emsalini görmediği silahlar üretilirken medreselerde de tefsir, hadis-i şerif, fıkıh, astronomi, matematik, tıp, mühendislik, tarih, coğrafya sahalarında yapılan çalışmalar, dünya devletleri nezdinde en ileri seviyedeydi. Şakâiku’n-Nu’maniye’de, sadece Fatih Sultan Mehmed Han devrinde yaşamış doksandan fazla âlimden bahsedilir. Ekserisi İstanbul’un fethi sabahı, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) müjdesine mazhar olmuş ordu ile padişahın sancağı gölgesinde surlardan içeri girdiler. Tesis ettikleri vakıflarla İstanbul’un çehresini şekillendirdiler. Okuttukları talebeler ve telif ettikleri kitaplarla, Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat itikadının bu topraklarda yeşermesi için var güçleriyle çalıştılar. Bu mütevazı çalışmamızda, İstanbul’un fethine tekabül eden 29 Mayıs tarihini esas alarak yirmi dokuz âlimi, kaynaklar ışığında araştırmayı ve okurlarımıza tanıtmayı maksat edindik. Eserimize de “Fatih Sultan Mehmed’in İlim Ordusu” adını verdik.
263.25 ₺ -
Şarkın Büyük Alimleri
İslam'ın temel eğitim müesseselerinden olan medreselerde okutulan kitaplar, müderrisin İlmî kariyeri ve vakfiyelerde belirtilen şartlar ile doğrudan alakalıydı. İçinde bulunulan zaman ve coğrafya da takip edilen müfredatta ve eserlerde bazı farklılıklara sebep olabiliyordu. Bir ilim talibi, umumiyetle doğduğu şehirdeki âlimlerden ders alır, daha sonra başka ilim merkezlerine seyahatler yapardı. Bir müderris, talebesini başta İlmî liyakat ve kabiliyeti olmak üzere bütün yönleriyle tanır, belirli bir seviyeye kadar okuttuktan sonra kendisinden daha üstün bir âlime tavsiye ile gönderirdi. Hicaz, Suriye, Mısır, Irak, İran, Anadolu, Mâverâünnehir ve Horasan gibi memleketlerde tarih boyunca pek çok İslâm devleti kuruldu. Bu topraklarda eserleri, tâbi oldukları hükümdarların sınırlarını aşıp yedi iklimde okunan nice âlimler yetişti. Şark (doğu), sahip olduğu medeniyet sebebiyle İslâm’ı temsil eder. Buradan hareketle biz de eserimize Şark’ın Büyük Âlimleri ismini koyduk. Âlimleri büyük, küçük gibi sıfatlarla vasıflandırmak gibi bir gayemiz ve haddimiz olmadığı gibi tarih boyunca gelmiş geçmiş binlerce âlimin bu mütevazı çalışmamızda sadece ismini bile zikretmemiz İmkân dâhilinde değildir. Bu çalışmamızda şer‘i ilimlerin anahtarı mesabesinde olan ve eserleri ilim müesseselerinde asırlarca okutulan İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe (rh.), Ebü'l-Hasen el-Kudûrî, Ömer en-Nesefî, Ali el-Ûşî, İbn-i Hâcib, Esîrüddîn el-Ebherî, Ali b. Ömer el-Kâtibî, İmam Bûsîrî, Hatib el-Kazvînî, Sadeddin Mesud Teftâzânî, İbn-i Habib el-Halebî, Seyyid Şerif Cürcânî, İbnü’l-Cezerî, Molla Hüsrev, Abdurrahman Câmî, Abdurrahman Karabaş, Birgivî Mehmed Efendi, Molla Aliyyü’l-Kârî, İmâm-ı Rabbânî (k.s.), Hasan eş-Şürünbülâlî, Ahmed el-Bennâ, Mahmud el-Antâkî, Davud-ı Karsî, Hâmid el-Paluvî, İbn-i Âbidîn gibi âlimleri tanıtmaya çalıştık. Bundan sonraki yapılacak çalışmalara bir basamak teşkil etmesi temennisiyle...
325.00 ₺