-
Onun Gibi
İnsanoğlunun en kadim sorularından biri “Nasıl?” diğeri ise “Neden?”dir. “Neden?” sorusunu cevaplamak nispeten daha kolaydır çünkü bu, teorik bir sorudur. Cevapları; kavramlardan, kuramlardan, karmaşık ve mantıksal kurgulardan oluşur. Fakat ikinci soruya gelince ortaya atılan tezler, ileri sürülen argümanlar elenir ve geriye yalnızca hayatta karşılık bulabilen cevaplar kalır. İslam, bir dünya vadetti; geçmişi ve geleceği, insanı ve kâinatı, eşyayı ve hadiseleri açıklayarak onların ne olduğunun cevabını verdi ve bütün bu hakikatlere dayanarak birtakım taleplerde bulundu. Sonra sıra büyük soruya geldi: “Peki, nasıl?” Soru çok kısa ve bir o kadar da zordu. Buna mukabil cevap çok netti: “O’nun gibi.” O, insan olmanın en ideal formudur. O, hakikatle hayatın buluştuğu, sonsuz ile faninin birleştiği, soyutun somutlaştığı, ezeli ve ebedinin fanide tecelli ettiği, sonsuzluğun sonluda var olduğu; hakikatin gerçekle, idealin reelle kesiştiği, kusursuzluğun kusurlu bir tabiatta hayat bulduğu, noksansızlığın noksan bir varlıkta tecessüm ettiği, hülasa bütün imkânsızların mümkün olduğu bir beşerdir. Muhammed Yazıcı, O’nun Gibi’de, hayatın anlamını “neden”lerle ve “nasıl”larla arayan okurlar için ilham veren bir başlangıç noktası sunarak, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in (sav) özverili kulluğunu, ailevi ilişkilerindeki örnek tutumunu ve toplumda inşa ettiği sağlam bağları O’nun yaşamından örneklerle detaylandırıyor.
251.30 ₺ -
40 Öncü 1
Onlar, sadece bir topluluğun değil, bir davanın öncüleri… Zorlukların gölgesinde, belirsizliğin tam ortasında, yalnızca imanla yürüyenler… İslam’ın henüz görünür bir zafer kazanmadığı, gücün değil teslimiyetin belirleyici olduğu bir dönemde, bu yolda ilk adımları atanlar… Elinizdeki kitap, 40 Öncü serisinin ilk halkası olarak, sahabelerin sahabeleri diyebileceğimiz bu yüce şahsiyetlerden ilk 11’ini anlatıyor. Peygamber Efendimizin (sav) en yakınında duran, İslam davasına canıyla, malıyla, sadakatiyle sahip çıkan bu isimler, sadece birer tarihi figür değil; bugün de hayatımıza ışık tutan örnek şahsiyetlerdir. Bekir Develi ve Muhammed Yazıcı’nın samimi sohbetlerinden doğan bu eser, sizi Asr-ı Saadet’in en zor ama en anlamlı günlerine götürüyor. İlk olmalarının getirdiği çetin imtihanlar, sabırları, fedakârlıkları ve adanmışlıklarıyla bu çelik müminler, bugün de yaşanmışlıklarıyla gönüllere dokunmaya devam ediyor. İlklerin izini sürmeye, gerçek öncülerle tanışmaya hazır mısınız?
156.00 ₺ -
Modern Dünya İlmihali
Dokuz yıllık bir tefekkür ve tahrir sürecinin hülasası olan bu eser, günümüzün genç Müslüman zihinlerini meşgul eden bir dizi önemli meseleden yola çıkıyor. Ultra modern bir çağda imanın bizden talep ettiklerinden çağdaş ve kurumsal eğitim sisteminin bireylerde yol açtığı çıkmazlara kadar, bugün Müslüman fertlerin günlük hayatta sıkça muhatap oldukları soru ve krizler ile girdikleri arayışlar karşısında istifade edebilecekleri çıkış yolları üzerinde duruyor. Dahası, söz konusu meseleler caizdir/ değildir indirgemeciliğinden ya da ilgili tartışmaların alışılagelmiş kolaycılığından uzak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden bir bakışın odağında ele alınıyor. Bu anlamda, kitabın ilk bölümünde, inanç dünyamızı oluşturan birtakım köklü kavramlar yeniden açıklanıyor. Ardından, dinin temelini oluşturan pratiklerin hikmet ve mana itibarıyla haiz olduğu incelikler nazarıdikkate alınıyor. Nihayetinde ise, modern dünya tarafından dayatılan ve sorgusuz sualsiz benimsenen bazı popüler değer ve mefhumların eleştirisine yer verilirken Müslüman ferdin ve toplumun inşası için icap eden şahsiyet, düşünce, tavır ve davranış modellerine işaret ediliyor. Gelenek ve modernitenin bir muhasebesi niteliğindeki Modern Dünya İlmihali, özellikle genç neslin Müslüman fertlerinin modern dünya içindeki günlük yolculuklarında kuşanabilecekleri temel şuur ve donanım için gereken ilmi müktesebatı kapsamlı bir çerçevede içtenlikle paylaşıyor.
209.30 ₺ -
İsa Guci Mantık Dersleri
Düşünme yetisi insanoğluna bahşedilmiş en mühim nimettir. Diğer bütün nimetler de ancak onun sayesinde fark ve idrak edilir. Fakat bu nimeti güzel kılan dağınık, düzensiz, hatalı, nakıs düşüncelerin “doğru düşünmek” kıvamına ulaşmasıdır. Çünkü insan doğru düşünmekle, kendini, varlığını, varlığı ve hâlikini idrak eder. Bu yol ancak doğru düşünme sayesinde yürünebilir. Düşüncelerimizi muhakemelerin hatalarından arındırmadan, tefekkür mesaisinde düşüncelere ilişen illetleri tespit etmeden, istidlallerimizde fasit olanla sahih olanı teşhis etmeden “doğru düşünmek” ne yazık ki mümkün olmayacaktır. Mantık işbu düşünce terbiyesinin en kadim yolu, en güçlü disiplinidir. Bu âletten istifade etmeden düşünmek ve imal-i fikretmek mümkünse de düşüncelerimize karışan hataları dakik olarak tespit etmek maalesef mümkün olmaz. Tam da bu nedenledir ki İmam Gazâlî el-Mustasfa’da “mantık bilmeyenin ilmine itimad olunmaz”, Mi’yarü’l-İlm’in başında ise “bu mizanda tartılmayan ve bu miyar ile ölçülmeyen her istidlal bozuktur” der. Çünkü düşünce sürecine arız olan kusurları ancak bu ilmi bilen anlar.
273.00 ₺