-
Akaid ve Kelam İlimlerinde Peygamberlik Konusu
İslâm dini, “iman esasları”, “amelî hükümler” ve “ahlâk prensipleri” olmak üzere üç temel bilgi ve uygulama alanından oluşur. “İman esasları alanı”, bu yüce dinin temeli olup diğer iki alan bu esaslar üzerine bina edilir. Şayet bir Müslüman, iman esasları konusunda bazı sorun veya şüpheler taşıyorsa, onun sağlıklı bir amel ve ahlâk hayatı ortaya koyması mümkün değildir. Kur’ân-ı Kerîm’de, Allah’ın insanlara yönelik ilâhî rehberliğini ve dinî bildirimlerini, son peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselâm ile tamamladığı, bundan böyle “hak din” olarak, -özel adıyla ifade edilecek olursa- sadece İslâm’ın kabul edileceği, Hz. Muhammed’in de “bütün âlemlere, son rahmet peygamberi” olarak gönderildiği açıkça ifade edilmektedir. Akāid ve Kelâm alanında çok değerli eserler vermiş olan İslâm âlimlerinin “Peygamberlik” (Nübüvvet ve Risâlet) konusundaki önemli görüş ve çalışmalarının özetle aktarıldığı; nübüvvetin Hz. Peygamber aleyhisselâm ile sona ermesinden sonra, insanlara yönelik “ilâhî rehberlik ve bilgilendirme” görevini üstlenecek “yeni bir peygamberin artık gönderilmeyeceği” hususlarının vurgulandığı bu çalışmada; dikkatlerin Hz. Muhammed’in “en son hak peygamber”, ona Allah tarafından vahiy yoluyla indirilmiş olan Kur’ân’ın da “en son ilâhî ve evrensel kitâp” olduğu gerçeğine çekilmesine özen gösterilmiş, bu durumun özellikle günümüz Müslümanlarına çok ciddi bir “tebliğ ve temsil sorumluluğu” yüklediğinin hatırlatılmasına gayret edilmiştir.
130.00 ₺ -
Kelam Tarihi Ekoller Şahıslar Eserler
İslâm düşüncesinin en önemli unsurunu, İslâmî ilimlerin de temelini ve zirve noktasını teşkil eden Kelâm İlmi'nin, Müslümanlar arasında siyâsî ve itikâdî konularda yaşanan bazı ihtilâflar sebebiyle ortaya konulan farklı çözüm ve yorumların, bunlarla ilgili olarak yapılan çeşitli tartışmaların bir sonucu olarak hicrî ikinci yüzyılın başlarından itibaren doğduğu bilinmektedir. Yapılan askerî fetihler neticesinde oldukça genişleyen yeni İslâm coğrafyasının muhtelif yerlerinde eskiden beri yaşayan çeşitli kadîm din ve kültürler ile bunların müntesip ve mensuplarıyla karşılaşan Müslümanlar, kendi aralarında yaşadıkları çeşitli fikrî ihtilâflar yanında, İslâm dünyasına dahil olan bu yeni unsurların ürettiği problemlerin çözümü için, İslâm dininin iman esasları ve kesin hükümleriyle ilgili temel ilkelerinin, vahyin ve aklın verileri ışığında süratle sistemleştirilmesi gerektiğini hemen fark etmişlerdir. Bunun sonucunda da Kur'an'ın mantık örgüsünü kavrayıp bu örgüye dayanan delilleri, bütün insanları dikkate alacak şekilde düzenleyerek, söz konusu yabancı din ve kültürlerin karşı iddialarını hem Kur'an hem de akıl zemininde çözümlemek suretiyle İslâm'ın temel ilkelerini açıklama, kanıtlama ve savunma (îzâh, ispat ve müdafaa) misyonunu üstlenen KELÂM adlı bir ilmî disiplinin inşâına girişmişlerdir. Sistematik temellerini Mu'tezile ekolü mensuplarının attığı, daha sonraki dönemlerde ise Müslümanların kâhir ekseriyetinin (sevâd-ı a'zam, cumhûr, Ehl-i Sünnet) kabulüne mazhar olarak: İslâm dininin iman esaslarını ve bu dinin insan davranışlarıyla ilgili temel ilkelerini naslardan hareketle belirleyen, onları nasların bütünlüğü içinde temellendirip aklî yöntemlerle destekleyen ve karşı fikirleri de eleştirip cevaplandıran kelâm ilmi ve söz konusu ilmin mümtâz ulemâsı, üstlendikleri bu misyonu İslâm düşünce tarihi boyunca başarıyla sürdürme gayreti içinde olmuşlardır. Kelâm Tarihi başlıklı bu çalışmada, İslâm'ın özellikle inanç konularıyla ilgili olarak toplumda doğan sorunlara vahiyden aldığı ilhâm ile kalıcı ve etkin çözümler üretme çabası içinde olan kelâm ilminin tarihçesi, şahıs, ekol ve eser merkezli bir yöntem ile tanıtılmaktadır. Öncelikle İlâhiyat Fakültelerinin lisans öğrencilerine yönelik olan bu eserin, tüm okuyucularına faydalı olması ümit edilmektedir...
364.00 ₺