-
Kuranda Hz Peygamberin Vasıfları
Bu mütevazı çalışmayı yapmamızın sebebi; Kur’an ölçeği içerisinde, Peygamber Efendimiz’in ahlâkî meziyetlerinin, mücadele azminin, tebliğ ve tebyin görevini yürütürken sergilediği sabır ve metanetinin, aile hayatına dair gösterdiği hassasiyetinin, topluma karşı üstlendiği sorumluluğunun doğru bir şekilde anlaşılmasına ve tanıtılmasına sağlamaya yardımcı olmaktır. Ayrıca onun evrensel nitelik taşıyan mesajlarını anlatırken ve uygularken takip ettiği yöntemlerini ve yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Zira evvelemirde onun tutum ve davranışlarını doğru bir şekilde anlamanın ilk mercii Kur’an’dır. Çalışmamızda, “Kur’an’da Hz. Peygamber’in Vasıfları”nı anlatan kavramlardan hareketle, onun mübeşşir, münzir, şâhid, üsve-i hasene, rahmet, raûf, sâdık, harîs, burhân, mütevekkil, emîn gibi özelliklerine de değindik. Yüce ahlakına, affediciliğine, sabrına, sehâvetine, şecaatine, nezâketine, tevazuuna, teslimiyetine işaret ettik. Yaşadığı toplumda tanındığına/bilindiğine, ümmetine düşkünlüğüne, şeriat sahibi olduğuna, tebliğinde ücret istemediğine, hidâyete erdirme kudretinde olmadığına, orta yolu izlediğine, hüküm verme yetkisine sahip olduğuna, inkârcılara ve münâfıklara boyun eğmediğine, hiçbir kimsenin hevâ ve hevesine uymadığına ve benzeri konulara yer verdik. Asıl konumuz Kur’an’da Hz. Peygamber olduğuna göre, birinci kaynağımız Kur’an oldu. İhtiyaç duyuldukça tefsirlere müracaat ettik. Zaman zaman meselenin daha iyi anlaşılması için hadislere başvurduk. Böylece sünnet olmadan Kur’an’ın anlaşılmasının zor olduğunu tekrar teyit etmiş olduk. Kısmen İslam tarihi ve tefsir kaynaklarına da müracaat ettik.
272.00 ₺ -
Kur'an'da Sosyal Dayanışma
Sosyal dayanışma ve yardımlaşma, sömürülmemek, fakirleşmemek ve yoksulluğa mahkum olmamak için Kur'ân'ın, üzerinde ısrarla durduğu bir kavramdır. Bu kavramı canlandırmak, çağımızın şartlarınıda göz önüne alarak, daha teferruatlı hale getirmek, insanlar için bir mecburiyettir. Bu gün globalleşme, bir tür kapital ve patronlar diktatörlüğü çizgisinde yürümektedir. Bu sistem, kârı ana değer tüketimi adeta ibadet, insanı ise bir eşya gibi görmektedir. Bu yüzden vahşi kapitalizmin etkilemediği hemen hemen hiç bir alan kalmamıştır. Eserde sosyal dayanışma ve yardımlaşma kavramıyla, vakıf sisteminin kaynaşması, hem medeniyet hemde tarih merkezli anlatılmaktadır.
272.00 ₺ -
Namaz Akılları Durduran Mucize
Namaz, hürriyetin ifadesidir. Namaz, bağımsızlığın sembolüdür. Namaz, kula kul olmak değil, Allah’a kul olmaktır. Namaz, İslâm’ın nişanıdır. Namaz, Allah’a kulluğun beratı ve senedidir. Namaz, huzurun ve mutluluğun kaynağıdır. Namaz, bir ilkbahar yağmuru, bitmeyen bir meltemdir. Namaz, kardeşliğin parolasıdır. Namaz, İmandır. Namaz, akılları durduran mucizedir. Namaz, insan hayatını düzene sokan takvimdir. “Allah bana sizin katınızdan üç şeyi sevdirdi. Güzel koku, kadın ve namaz. Ancak namaz gözümün aydınlığıdır.” Hz. Muhammed (s.a.v.)
170.00 ₺ -
Kadına Kitabi Bir Bakış
Şüphesiz insanı en iyi tanıyan, en iyi bilen, bütün hal ve hareketlerini kontrol eden, Allah Teâlâ’dır. Çünkü insan, Allah Teâlâ’nın eseridir. Allah Teâlâ’nın sanatı, kudreti, celâl ve azameti maddeten küçük fakat manen dünyalar kadar geniş olan insanın zatında tecelli etmektedir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, kadını en iyi tanımanın ve en iyi tarif etmenin ancak Kur’ân’ın beyanları ile mümkün olacağı şüphe götürmez bir gerçektir. Yaratılışta, üreme ve çoğalmada hayatın merkezinde olan kadın, tarih boyu hep sosyal hayatın içinde ve merkezinde yer almıştır. İnsanlığın ve bütün toplumların ihyasına, gelişmesine, huzur ve saadetine hayat suyu veren kadındır. Aile kurumunun inşasında ve gelişmesinde aslî unsur olan kadına annelik imtiyazı lütfedilmiş, insanoğlunun nesli, onun zatına emanet edilerek ona üstün paye ve makam verilmiştir. Kadın, hem aile hem de toplum için bir rahmettir. Nesillerin yetişmesinde en büyük emek ve çabayı o, sergilemektedir. Cemiyetin hamurunu yoğurup şekillendiren, cemiyetin fidanını sulayan odur. Onun soluğu ile cemiyet dirilmektedir. Bu özelliğinden dolayı İslâm, kadını baş tacı etmiş ve onu erkeklerden daha hürmete layık görmüştür. Hz. Havva’nın işlediği hatanın, bütün kadınlara sirayet ettiği şeklindeki Hıristiyanlık telakkisine, sanal özgürlükler adı altında kadının nazik ve narin yapısını sömüren insafsız anlayışa, eşit haklar ve eşit şartlar sloganı ile biyolojik yapılarının üstünde onlara ağır işler yükleyen merhametsiz zihniyete karşı, “Kadına Kitâbî Bir Bakış”, büyük önem arz etmektedir. Kur’ân ve Sünnet ışığında, kadını tanımak ve tanımlamak, onu konumunu tayin etmek, en doğru ve en adil yaklaşımdır.
170.00 ₺